Nahl suresi

Nahl suresi, 89. ayet

Nahl suresi, 89. ayet. وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

veyevme neb`aŝü fî külli ümmetin şehîden `aleyhim min enfüsihim veci'nâ bike şehîden `alâ hâülâ'. venezzelnâ `aleyke-lkitâbe tibyânel likülli şey'iv vehüdev veraḥmetev vebüşrâ lilmüslimîn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 86–92 · surenin 89. ayeti / 128
  1. Nahl 86

    Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

  2. Nahl 87

    Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

  3. Nahl 88

    İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

  4. 89

    (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

  5. Nahl 90

    Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

  6. Nahl 91

    Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

  7. Nahl 92

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

89. Yüce Allah bundan önce “her ümmetten bir şahit” çıkaracağından söz etmişti. Burada da aynısını söz konusu etmekte ve bu şahitler arasından şerefli ve yüce son rasûlü özellikle zikrederek: “Seni de bunlar üzerine şahit getireceğiz” buyurmaktadır. Yani sen ümmetine karşı hayır ve şer hususunda şahitlik edeceksin. Her bir peygamberin kendi ümmetine karşı şahitlik etmesi, Yüce Allah’ın adaletinin kemalindendir. Çünkü her bir peygamber, diğerlerine göre ümmetinin amellerini daha iyi bilir, onlara karşı daha adaletlidir ve onlara karşı layık olmadıkları şekilde şahitlik etmeyecek kadar şefkatlidir. Bu buyruk, Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir: “Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık, bütün insanlar üzerine şahitler olasınız, bu Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye.” (el-Bakara, 2/143) “Her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur! Küfre sapanlar ve peygambere isyan edenler o gün yerle bir olma temennisinde bulunacaklardır.” (en-Nisa, 4/41-42)

“Biz, sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklayıcı… olmak üzere indirdik.” Bu Kitap dinin asli/itikadi ve fer’î/fıkhi hükümlerini, iki cihana ait hükümleri, kulların gerek duydukları her bir hususu açık ifadelerle, net ve anlaşılır anlamlar ile açıklamış bulunmaktadır. O kadar ki Yüce Allah kalplerin, her zaman duymaya ve her an tekrarlamaya ihtiyaç duyduğu önemli meseleleri tekrar tekrar sunmakta, bunları çeşitli lafızlarla ve değişik delillerle açıklığa kavuşturmaktadır. Ta ki bunlar kalpte iyice yer etsin ve kalpte yer edişlerine göre hayır ve iyiliği sonuç olarak ortaya çıkarsınlar. Ayrıca Yüce Allah, açık seçik ve az bir lafızda pek çok anlamları bir arada sunmaktadır. Böylelikle bu lafız, o anlamlar için adeta bir kaide ve temel teşkil etmektedir. Mesela bu âyet-i kerimeden sonra gelen âyet-i kerimede bu hususu görmekteyiz. Zira o âyet-i kerimede sayılamayacak kadar çok türde emir ve yasaklar yer almaktadır.

u Kur’an-ı Kerim, her şeyin mükemmel bir açıklaması olduğundan dolayı o, ayrıca Yüce Allah’ın bütün kullara karşı bir hücceti ve delilidir. Böylelikle zalimlerin kendi lehlerine sürebilecekleri herhangi bir delilleri ve mazeretleri kalmamış, müslümanlar da bu Kitaptan gereği gibi yararlanmışlardır. Bu itibarla bu Kitap, onlar için din ve dünya işlerinde kendisiyle hidâyet buldukları bir hidâyet rehberi ve kendisi ile dünya ve âhiretin her türlü hayrına nail olabildikleri bir rahmet olmuştur. Bu Kitab’ın hidâyeti, onun vasıtasıyla sahip oldukları faydalı ilim ve salih amel ile ortaya çıkar. Bu Kitap vasıtasıyla nail oldukları rahmet ise bunlara bağlı olarak elde ettikleri dünya ve âhiret sevabı ile müşahhaslaşır. Kalbin salâh bulması, iyiliğe yönelmesi, huzur ve sükûn bulması, buna bir örnektir. Diğer taraftan aklın da tamam olma noktasına ulaşması da bunun bir örneğidir ki esasen akıl, ancak en üstün ve en yüce anlamları ihtiva eden Kur'ân’ın manaları üzere eğitilmedikçe tamam olmaz. Yine bu Kitap sayesinde faziletli amellere, üstün ahlâka, geniş rızka, söz ve fiillerle düşmanlara karşı zafere de ulaşılır. Yüce Allah’ın rızasına ve ihtiva ettiği ebedi nimetleri rahmeti sonsuz yüce Rabbin dışında hiç kimsenin bilmediği pek büyük lütuflara nail olunur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Her ümmete, onlara karşı küfür veya iman üzerine olup olmadıklarına şahitlik eden bir peygamber gönderdiğimiz o günü hatırla. Bu peygamber onların kendi soylarındandır, onların dilinden konuşur. -Ey Peygamber!- Biz seni de bütün ümmetlere karşı şahitlik etmen için getirdik. Helal ve haram, sevap ve günah olan ve bunların dışında açıklamaya ihtiyaç duyulan her şeyi açıklaman için sana Kur'an'ı indirdik. Biz onu insanları hakka hidayet etmesi için indirdik. Ona iman ederek onunla amel edenlere bir rahmet olması ve (cennette bulunan) kalıcı nimetleri arzulayarak, Allah’a iman eden Müminlere bir müjde olması için indirdik.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve gün kök: يوم
  2. نَبْعَثُ neb'asu getireceğimiz kök: بعث
  3. فِى fi içinde
  4. كُلِّ kulli her kök: كلل
  5. أُمَّةٍۢ ummetin ümmet kök: امم
  6. شَهِيدًا şehiden bir şahid kök: شهد
  7. عَلَيْهِم aleyhim üzerlerine
  8. مِّنْ min
  9. أَنفُسِهِمْ ۖ enfusihim kendi aralarından kök: نفس
  10. وَجِئْنَا ve ci'na getireceğiz kök: جيا
  11. بِكَ bike seni de
  12. شَهِيدًا şehiden şahid kök: شهد
  13. عَلَىٰ ala üzerine
  14. هَـٰٓؤُلَآءِ ۚ ha'ula'i bunların
  15. وَنَزَّلْنَا ve nezzelna ve indirdik kök: نزل
  16. عَلَيْكَ aleyke sana
  17. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe bu Kitabı kök: كتب
  18. تِبْيَـٰنًۭا tibyanen açıklayan kök: بين
  19. لِّكُلِّ likulli her kök: كلل
  20. شَىْءٍۢ şey'in şeyi kök: شيا
  21. وَهُدًۭى ve huden ve yol gösterici olarak kök: هدي
  22. وَرَحْمَةًۭ ve rahmeten ve rahmet olarak kök: رحم
  23. وَبُشْرَىٰ ve buşra ve müjde olarak kök: بشر
  24. لِلْمُسْلِمِينَ lilmuslimine müslümanlara kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Şahitlik

    (45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Şahitlik

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün kendilerinden her ümmete bir şahit göndereceğiz (getireceğiz). dipnot 1 Seni de bunların üzerine şahit olarak getirmiş olacağız. Bu Kitabı sana, her şey için bir açıklama, dipnot 2 müslümanlar için de bir rehber, rahmet ve müjde olarak indirdik. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:144; Nisâ 4:41; Nahl 16:84; Kasas 28:75.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetlerin apaçık ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesaj: A‘râf 7:52.

Mustafa İslamoğlu

ve günü gelince onların aleyhine (de) her bir ümmetin kendi içerisinden bir şahit çıkaracağız. Seni de (Ey Muhammed), işte şu (mesajın muhatabı olan) insanlara bir şahit olarak getirdik; ve sana (din ile ilgili) her şeyi ana kaynağından indirerek vurgulu bir biçimde açıklayan ve bir yol haritası, bir rahmet ve Allah'a teslim olanlar için bir müjde olan bu ilahi mesajı indirdik.

Muhammed Esed

Ve gün gelecek her toplum içinden kendi aleyhlerine bir şahit çıkaracağız. Ve seni de (ey Peygamber, mesajının ulaşabileceği) kimseler üzerinde şahit kıldık; nitekim sana adım adım her şeyi olduğu gibi açıklayan, bir doğru yol bilgisi, bir rahmet ve Allah'a yürekten boyun eğenlere müjde olarak bu ilahi kelamı indirdik.

Ahmed Hulusi

O süreçte, her ümmet içinde, kendi nefslerinden aleyhlerine bir şahit ba'sederiz. . . Seni de bunların üzerine bir şahit getirdik! Sana bu Bilgiyi (Kitabı); her şeyi açıklayan, bir (yaşam) kılavuzu, bir rahmet ve teslimiyetlerinin farkındalığına ermişler için bir müjde olmak üzere, kısım kısım indirdik.

Ali Bulaç

Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Ali Özek ve heyeti

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu Kitab’ı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Ali Rıza Safa

O gün, her topluluğun içinden bir tanık göndeririz. Seni de tanık olarak onların üzerine getiririz. Kitap'ı, her şeyi açıklayan, yol gösteren, rahmet ve teslim olanlara sevinçli bir haber olması için sana indirdik.

Bayraktar Bayraklı

O gün her ümmetin içinden kendilerine birer şahit göndereceğiz. Seni de hepsinin üzerine şahit olarak getireceğiz. Ayrıca bu kitabı da sana, herşey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Edip Yüksel

Her topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün... Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Kurtuluşumuz için gerekli her şeyi açıklayan Kuran'ı yeterli görmeyenler hakkında elçinin tanıklığı için bak 25:30.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Her topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün... Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve müslümanlara bir müjde olarak indirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hele her ümmet içinde kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğimiz seni de onların üzerine şahit getirdiğimiz gün!.. Bu Kitabı sana, herşeyi beliğ bir şekilde açıklamak; hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslümanlara müjde olmak üzere ceste ceste indirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hele her ümmet içinde kendilerinden üzerlerine bir şahid ba's edeceğimiz, seni de onlar üzerine şahid getirdiğimiz gün!... ve bu kitabı sana ceste ceste indirdik ki her şeyi beliğ bir surette beyan etmek hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslimine bir müjde olmak için

Erhan Aktaş

Biz, O Gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için dipnot 1 yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz Kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a gönülden boyun eğen, bağlılık gösteren.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, o gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için dipnot 1 yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a gönülden boyun eğen, bağlılık gösteren.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, o gün, her ümmetin kendi içinden birini, onların üzerine tanık getireceğiz. Seni de onların dipnot 1 üzerine tanık getiririz. Biz, sana her şeyin açıklayıcısı dipnot 2 olan bu Kitap'ı, teslim olanlara dipnot 3 bir kılavuz, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendi çağdaşların/ümmetin.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hak ve batılın bilinmesi için gerekli olan şeylerin tamamını.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'a gönülden boyun eğen, bağlılık gösteren.

Gültekin Onan

Her ümmet içinde kendi nefslerinden onların üzerine bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

Hasan Basri Çantay

O gün her ümmetin içinden kendilerinin üzerine birer şahid (-i hak) göndereceğimiz gibi seni de (Habibim) onların üstüne tam bir şahid olarak getirdik. Sana (bu) kitabı her şey'in apaçık bir beyanı, bir hidayet, bir rahmet ve (hele) müslümanlar için bir müjde olmak üzere peyderpey indirdik.

İbni Kesir

Her ümmette bir kişiyi aleyhlerine şahid gönderdiğimiz gün; seni de onların üzerine tastamam şahid olarak getirdik. Sana; her şeyi açıklayan, hidayet ve rahmet, müslümanlara da bir müjde olan kitabı indirdik.

Mehmet Alagaş

(84-89) O gün her topluluktan / her ümmetten bir şahit var ederiz , sonra kafirlere izin de verilmez, özür beyanı sunma hakkı da verilmez, zalimler azabı gördüklerinde, o azap, onlardan hafifletilmeyecek ve de onlar bekletilmeyecekler. Müşrikler de ortak koştuklarını gördükleri zaman Rabbimiz işte bunlar bizim sana ortak koştuklarımız , senin dışında çağrı da bulunduklarımız / dua ettiklerimiz işte bunlar , diyecekler. Onlara ortak koştukları da şu lafı söyleyecekler “siz yalancısınız” Allah’a teslim ol dular, iftira edip durdukları da onlardan saptı , k afirler öyleleridir ki Al lah yolundan alıkoyarlar, yaptıkları bu bozgunculuktan dolayı / bu fesatlıktan dolayı onlara azabımızı kat kat ilave ederiz / ziyadeleştiririz. O gün her topluluktan / her ümmetten kendilerinden olan / insan şahit var ederiz. Seni de işte bunların üzerine şahit olarak getiririz, biz bu kitabı sana her şeyi açıklaması, teslim olanları yola sokması, esirgeyici olması ve müjde olması için indirdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de onların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.

Süleyman Ateş

Her ümmet içinde, kendi aralarından, aleyhlerine bir şahid getireceğimiz gün, seni de bunların aleyhine şahid getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her toplumun (ümmetin) içinden kendilerine karşı bir şahit çıkardığımız gün, seni de bunlara karşı şahit getiririz. Bu Kitabı, her şeyi açıklasın, doğru yolu göstersin, bir ikram ve İslam'a girenlere müjdeci olsun diye sana parça parça indirdik.

Şaban Britch

Her topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara (ümmetine) şahid olarak getireceğiz. (Bu) Kitabı, sana her şeyi açıklamak, hidayet, rahmet ve müslümanlar için müjde olarak indirdik.

Şaban Piriş

Her topluma, kendi içlerinden bir şahid getirdiğimiz gün, seni de bunlara şahid olarak getireceğiz. Çünkü, sana her şeyi açıklamak için ve müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak kitabı indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap'ı indirdik ki herşey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The day shall come when We summon a witness from every nation, the Messenger who evolved from their midst and conveyed Our message, to testify of his peoples' response and We summon you O Muhammad to testify of your peoples' response. The Book -the Quran- which We sent down to you is the fountain-head of divine knowledge and the chief source of divine information. It illucidates every aspect of every thought and it is a guide into all truth and a mercy extended to the people and a joyful tidings to those who conformed to Islam.

Abdul Haleem

The day will come when We raise up in each community a witness against them, and We shall bring you [Prophet] as a witness against these people, for We have sent the Scripture down to you explaining everything, and as guidance and mercy and good news to those who devote themselves to God.

Abdullah Yusuf Ali

One day We shall raise from all Peoples a witness against them, from amongst themselves: and We shall bring thee as a witness against these (thy people): and We have sent down to thee the Book explaining all things, a Guide, a Mercy, and Glad Tidings to Muslims.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), warn them of the coming of a Day when We shall bring forth a witness against them from each community and We shall bring you forth as a witness against them all; (and it is for that purpose that) We sent down the Book to you which makes everything clear, dipnot 1 and serves as a guidance and mercy and glad tidings to those who have submitted to Allah. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Quran makes manifest everything on which depends guidance or deviation, success or failure. Whose knowledge is essential for following the right way. What clearly distinguishes truth from falsehood.
  2. metne dön, dipnot 2
    In this connection one should guard against that meaning of this sentence and the like in the Quran according to which some people interpret "everything" to mean the knowledge of all sciences, arts, etc. and in order to prove the correctness of their interpretation, they have to pervert the real meaning of the Quran.

Aisha Bewley

On that Day We will raise up among every community a witness against them from amongst themselves, and bring you as a witness against them. We have sent down the Book to you making all things clear and as guidance and mercy and good news for the Muslims.

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day when We shall raise up from every nation a witness against them from amongst themselves. And We shall bring you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) as a witness against these. And We have sent down to you the Book (the Qur’an) as an exposition of everything, a guidance, a mercy, and glad tidings for those who have submitted themselves (to Allâh as Muslims).

Ali Quli Qarai

The day We raise in every nation a witness against them from among themselves, We shall bring you as a witness against these. We have sent down the Book to you as a clarification of all things and as a guidance and mercy and good news for the muslims.

Amatul Rahman Omar

(Beware of) the day when We shall raise from every people a witness who shall hail from among themselves and who shall testify against them. And We shall bring you (O Muhammad!) as a witness against (all) these. And (that is why) We have revealed to you this perfect Book explaining every (basic) thing and (which serves as) a guidance and a mercy, and (gives) good tidings to those who submit (to God).

Arthur John Arberry

And the day We shall raise up from every nation a witness against them from amongst them, and We shall bring thee as a witness against those. And We have sent down on thee the Book making clear everything, and as a guidance and a mercy, and as good tidings to those who surrender.

Bijan Moeinian

On the Day that I will raise up a person from each nation to witness against their wrongdoing, I will ask you to witness against these people. After all, I have revealed this Book as a mercy to you to be served as a reference for explaining every issues, guidance, and relaying the good news [about the Hereafter] for those who join you in submission to the will of God.

E. Henry Palmer

And on the day when we will raise up in every nation a witness against them from among themselves, and we will bring thee as a witness against these;- for we have sent down to thee a book explaining clearly everything, and a guidance, and a mercy, and glad tidings to the believers.

Edip-Layth

The day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. We have sent down to you the book as a clarification for all things, a guide, mercy and good tidings for those who have peacefully surrendered.

George Sale

On a certain day We will raise up in every nation a witness against them, from among themselves; and We will bring thee, O Mohammed, as a witness against these Arabians. We have sent down unto thee the book of the Koran, for an explication of every thing necessary both as to faith and practice, and a direction, and mercy, and good tidings unto the Moslems.

Hamid S. Aziz

And on the day when We will raise up in every nation a witness against them from among themselves, and We will bring you (Muhammad) as a witness against these (your people or the other witnesses); for We have revealed (sent down) to you a Book (Scripture) expounding all things clearly, and a guidance, and a mercy, and glad tidings for those who have Surrendered unto Allah (Muslims).

Mahmoud Ghali

And the Day We will make to rise again in every nation a witness against them from among themselves, and We will cause you (The prophet) to come as a witness against these. And We have been sending down on you the Book as an evident (exposition) of everything, and as a guidance, and a mercy, and as good tidings to Muslims (i.e., those who surrender to Allah).

Marmaduke Pickthall

And (bethink you of) the day when We raise in every nation a witness against them of their own folk, and We bring thee (Muhammad) as a witness against these. And We reveal the Scripture unto thee as an exposition of all things, and a guidance and a mercy and good tidings for those who have surrendered (to Allah).

Mohamed Ahmed - Samira

Remind them of the Day when We shall call from every people a witness against them, and make you a witness over them, for We have revealed to you the Book as an exposition of everything, and as guidance and grace and happy tidings for those who submit.

Muhammad Asad

for one Day We shall raise up within every community a witness against them from among themselves. And thee [too, O Prophet,] have We brought forth to bear witness regarding those [whom thy message may have reached], inasmuch as We have bestowed from on high upon thee, step by step, this divine writ, to make everything clear, and to provide guidance and grace and a glad tiding unto all who have surrendered themselves to God.

Mustafa Khattab

˹Consider, O  Prophet,˺ the Day We will call against every faith-community a witness of their own. And We will call you to be a witness against these ˹people of yours˺. We have revealed to you the Book as an explanation of all things, a guide, a mercy, and good news for those who ˹fully˺ submit.

Progressive Muslims

And the Day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. And We have sent down to you the Scripture as a clarification for all things, and a guide and mercy and good tidings to those who have surrendered.

Rashad Khalifa

The day will come when we will raise from every community a witness from among them, and bring you as the witness of these people. We have revealed to you this book to provide explanations for everything, and guidance, and mercy, and good news for the submitters.

Sahih International

And [mention] the Day when We will resurrect among every nation a witness over them from themselves. And We will bring you, [O Muúammad], as a witness over your nation. And We have sent down to you the Book as clarification for all things and as guidance and mercy and good tidings for the Muslims.

Sam Gerrans

And the day We raise in every community a witness against them from themselves, and We bring thee as a witness against these[...]. And We sent down the Writ upon thee as a clarification of all things, and as guidance, and as a mercy, and as glad tidings for those submitting.

Shabbir Ahmed

For, one Day, We shall raise from every community a leading witness against them from among themselves. And We shall call you (O Prophet) to testify regarding those whom your Message has reached. The Book We have revealed to you explains everything; a Guide and Grace and the glad tiding for all those who have submitted.

Syed Vickar Ahamed

On the Day when from all people, and We shall raise a witness (from themselves) against themselves: And We shall bring you (O Prophet!) as a witness against them (your people who reject Allah): And to you, We have sent down the Book (the Quran) explaining everything, a Guide, a Mercy, and Happy News for Muslims.

Taqi Usmani

And (think of) the day We shall send to every people a witness from among them (to testify) against them, and We shall bring you (O prophet) as witness against these. And We have revealed to you the Book, an exposition of everything, and guidance, and mercy, and glad tidings for the Muslims.

The Monotheist Group

And the Day We send to every nation a witness against them from themselves, and We have brought you as a witness against these. And We have sent down to you the Book as a clarification for all things, and a guidance and a mercy and good tidings to those who have submitted.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 89. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 89. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 89. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩