Sâd suresi · 86–88. ayetler

Kapanış: bundan dolayı sizden bir ücret istemiyorum

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Sâd suresi, 86. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâd suresi, 86. ayet. قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُتَكَلِّفِينَ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) De ki: "Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim."

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey peygamber!) De ki: "Ben bu mesajı (iletmemden) dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum; ben kendi kendini zorla yükümlülük altına sokanlardan da değilim.

    Muhammed Esed

    De ki (ey Peygamber!): "Bu (mesaj) için sizden hiçbir karşılık istemiyorum; ve ben sahip olmadığı şeyleri iddia edenlerden değilim.

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Bildirdiklerim için sizden karşılık istemiyorum ve ben size asılsız iddialarla da gelmedim. "

    Ali Bulaç

    (Ey Peygamber) De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve (kendiliğinden) bir yükümlülük getirenlerden de değilim."

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) De ki: Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir şey iddia edenlerden de değilim."

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. Zaten kendiliğimden bir yükümlülük getirmiyorum!" dipnot 391

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 391
      "Kendiliğimden bir yükümlülük getirmiyorum." tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kendiliğimden bir şey teklif edenlerden değilim." veya "Kendiliğimden peygamberlik taslamıyorum." veya "Kendiliğimden bir şey iddia etmiyorum." veya "Gösteriş yapmıyorum." veya "Düzmeci değilim." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ben, tebliğime karşılık sizden bir karşılık istemiyorum. Ben, zorluk çıkaranlardan da değilim."

    Edip Yüksel

    De ki: "Buna karşılık olarak sizden bir ücret istemiyorum. Ben bir sahtekar değilim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Buna karşılık olarak sizden bir ücret istemiyorum. Ben bir sahtekar değilim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve ben yapmacık davrananlardan da değilim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: bir ecir istemiyorum sizden ona karşı ve ben o tekellüfcilerden değilim

    Erhan Aktaş

    De ki: "Sizden yaptığım bu işe karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir sorumluluk getirenlerden değilim."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Sizden yaptığım bu işe karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir sorumluluk getirenlerden değilim."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Sizden yaptığım bu işe karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir sorumluluk getirenlerden değilim."

    Gültekin Onan

    (Ey Peygamber) De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve (kendiliğinden) bir yükümlülük getirenlerden de değilim."

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) de ki: "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben (size) kendiliğimden (bir şey) teklif edenlerden de değilim".

    İbni Kesir

    De ki: Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve ben, kendiliğimden bir şey iddia edenlerden de değilim.

    Mehmet Alagaş

    (69-88) Mele-i âlâ da / yüce mecliste niçin hasımlaştıklarına dair benim bir ilmim / bilgim yok. Sadece bana , benim kesinlikle apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor. Rabbin meleklere ben kurutulmuş çamurdan bir derili / bir beşer yaratacağım, onu düzenlediğimde ve ruhumdan üfürdüğüm vakit onun için hemen secdeye kapanın dedi. İblis hariç meleklerin hepsi toptan secde etti. O, büyüklendi / kibirlendi ve k âfirlerden oldu. Dedi ey İblis! Seni, benim elimle yaptığıma secde etmeye engel olan nedir? Büyüklendin mi? yahut yücelerden mi oldun? Ben ondan hayırlıyım dedi. Beni ateşten yarattın ve onu ise kurutulmuş çamurdan yarattın. De ki oradan çık, sen kesinlikle taşlandın / recm edildin. Din gününe kadar da üzerinde lanetim olacak. Dedi Rabbim, tekrar diriliş gününe kadar beni bekletebilir misin? Allah, muhakkak ki sen bilinen vakte / malum vakte kadar bekletilenlerdensin dedi. Şerefin / izzetin üzere söylüyorum ki onlardan saf / ihlaslı olan kulların hariç hepsini azdıracağım. Allah dedi ki bu gerçektir ve gerçeği de ben söylerim. Cehennemi senle ve onlardan sana uyan / tabii olan hepinizle dolduracağım. (Ey Resulüm) De ki size bir ücret sual etmiyorum (hani bunun ücreti demiyorum) ben böyle bir teklifte bulunan değilim. Muhakkak ki O / Kuran , evrenler için / alemler için bir hatırlatmadır. Onun haberini de az bir vakit sonra öğreneceksiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir yükümlülük getirenlerden de değilim."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Ben sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Ve ben yapmacık yapanlardan, (uydurma şeylerle peygamberlik taslayanlardan) değilim."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ey Muhammed) Onlara de ki "Yaptığım işe karşılık sizden bir karşılık istemiyorum. Ağır yükler yükleyen biri de değilim."

    Şaban Britch

    De ki: Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey de uydurmuyorum

    Şaban Piriş

    De ki: -Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey de uydurmuyorum

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ben size kendiliğimden/zorlamayla yükümlülük getirenlerden de değilim."

  2. Sâd suresi, 87. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâd suresi, 87. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    "Bu Kur'an, alemler için ancak bir öğüttür."

    Mehmet Okuyan

    O (Kur'an) ancak âlemler için bir hatırla(t)madır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki bu (vahiy), bütün alemler için serapa bir uyarıdır:

    Muhammed Esed

    Bu (ilahi kelam), bütün alemler için ancak bir öğüt ve uyarıdır.

    Ahmed Hulusi

    "O, alemler (insanlar) için bir hatırlatmadan başka değildir. "

    Ali Bulaç

    "O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dır."

    Ali Özek ve heyeti

    Bu Kur'an, ancak âlemler için bir öğüttür.

    Ali Rıza Safa

    "O, evrenler için yalnızca bir öğretidir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Bu Kur'an sadece alemlere bir öğüttür.

    Edip Yüksel

    "Bu, tüm dünyaya bir mesajdır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bu, tüm dünyaya bir mesajdır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O (Kur'an) bütün alemler için sırf bir zikir, bir öğüttür.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O sırf bir zikir, bir öğüttür bütün alemin için

    Gültekin Onan

    "O (Kuran), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dır."

    Hasan Basri Çantay

    "O (Kur'an) alemlere bir öğüdden başka (bir şey) değildir".

    İbni Kesir

    Bu, ancak alemler için bir zikirdir.

    Mehmet Alagaş

    (69-88) Mele-i âlâ da / yüce mecliste niçin hasımlaştıklarına dair benim bir ilmim / bilgim yok. Sadece bana , benim kesinlikle apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor. Rabbin meleklere ben kurutulmuş çamurdan bir derili / bir beşer yaratacağım, onu düzenlediğimde ve ruhumdan üfürdüğüm vakit onun için hemen secdeye kapanın dedi. İblis hariç meleklerin hepsi toptan secde etti. O, büyüklendi / kibirlendi ve k âfirlerden oldu. Dedi ey İblis! Seni, benim elimle yaptığıma secde etmeye engel olan nedir? Büyüklendin mi? yahut yücelerden mi oldun? Ben ondan hayırlıyım dedi. Beni ateşten yarattın ve onu ise kurutulmuş çamurdan yarattın. De ki oradan çık, sen kesinlikle taşlandın / recm edildin. Din gününe kadar da üzerinde lanetim olacak. Dedi Rabbim, tekrar diriliş gününe kadar beni bekletebilir misin? Allah, muhakkak ki sen bilinen vakte / malum vakte kadar bekletilenlerdensin dedi. Şerefin / izzetin üzere söylüyorum ki onlardan saf / ihlaslı olan kulların hariç hepsini azdıracağım. Allah dedi ki bu gerçektir ve gerçeği de ben söylerim. Cehennemi senle ve onlardan sana uyan / tabii olan hepinizle dolduracağım. (Ey Resulüm) De ki size bir ücret sual etmiyorum (hani bunun ücreti demiyorum) ben böyle bir teklifte bulunan değilim. Muhakkak ki O / Kuran , evrenler için / alemler için bir hatırlatmadır. Onun haberini de az bir vakit sonra öğreneceksiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.

    Süleyman Ateş

    "O (Kur'an), ancak bütün alemlere öğüttür."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Benim anlattığım (Kur'an), herkesin işine yarayacak doğru bilgidir

    Şaban Britch

    Bu (Kur’an) ancak, alemler için bir hatırlatmadır.

    Şaban Piriş

    Bu (Kur'an) ancak, alemler için bir hatırlatmadır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu, alemler için bir Zikir'den başka şey değildir.

  3. Sâd suresi, 88. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâd suresi, 88. ayet. وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ

    Diyanet İşleri

    "Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz."

    Mehmet Okuyan

    Haberini bir süre sonra öğreneceksiniz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu "haber"ler muhatapların inkâr durumuna göre bir tehdit olarak da düşünülebilir. Nebe' suresinin ilk ayetlerinde ve Tekâsür suresinde de bu konuya dikkat çekilmektedir. Nitekim bu gerçekleri bazı müşrikler dünyada ölümleri anında, bazıları Bedir'de, bazıları da mahşerde anlamış olacaklardır; ancak bunun onlara herhangi bir faydası olmayacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!"

    Muhammed Esed

    Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!"

    Ahmed Hulusi

    "Onun ne olduğunu bir süre sonra (ölüm anında) elbette anlayacaksınız!"

    Ali Bulaç

    "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

    Ali Özek ve heyeti

    Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.

    Ali Rıza Safa

    "Ve Onun haberini, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.

    Edip Yüksel

    "Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz

    Erhan Aktaş

    Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz dipnot 1 .

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.

    Gültekin Onan

    "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

    Hasan Basri Çantay

    "Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz".

    İbni Kesir

    Onun haberini bir müddet sonra öğreneceksiniz.

    Mehmet Alagaş

    (69-88) Mele-i âlâ da / yüce mecliste niçin hasımlaştıklarına dair benim bir ilmim / bilgim yok. Sadece bana , benim kesinlikle apaçık bir uyarıcı olduğum vahyediliyor. Rabbin meleklere ben kurutulmuş çamurdan bir derili / bir beşer yaratacağım, onu düzenlediğimde ve ruhumdan üfürdüğüm vakit onun için hemen secdeye kapanın dedi. İblis hariç meleklerin hepsi toptan secde etti. O, büyüklendi / kibirlendi ve k âfirlerden oldu. Dedi ey İblis! Seni, benim elimle yaptığıma secde etmeye engel olan nedir? Büyüklendin mi? yahut yücelerden mi oldun? Ben ondan hayırlıyım dedi. Beni ateşten yarattın ve onu ise kurutulmuş çamurdan yarattın. De ki oradan çık, sen kesinlikle taşlandın / recm edildin. Din gününe kadar da üzerinde lanetim olacak. Dedi Rabbim, tekrar diriliş gününe kadar beni bekletebilir misin? Allah, muhakkak ki sen bilinen vakte / malum vakte kadar bekletilenlerdensin dedi. Şerefin / izzetin üzere söylüyorum ki onlardan saf / ihlaslı olan kulların hariç hepsini azdıracağım. Allah dedi ki bu gerçektir ve gerçeği de ben söylerim. Cehennemi senle ve onlardan sana uyan / tabii olan hepinizle dolduracağım. (Ey Resulüm) De ki size bir ücret sual etmiyorum (hani bunun ücreti demiyorum) ben böyle bir teklifte bulunan değilim. Muhakkak ki O / Kuran , evrenler için / alemler için bir hatırlatmadır. Onun haberini de az bir vakit sonra öğreneceksiniz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onun haberini bir süre sonra bileceksiniz.

    Süleyman Ateş

    Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gayet iyi bileceksiniz!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Onun) verdiği haberi, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz."

    Şaban Britch

    Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.

    Şaban Piriş

    Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.