Sâffât suresi · 1–11. ayetler

Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Sâffât suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 1. ayet. وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun: Sıra sıra dizilenlere,

    Mustafa İslamoğlu

    Şahit olsun sıra sıra dizenler ve dizilenler,

    Muhammed Esed

    Düşün sıra sıra dizilmiş bu (mesajlar)ı,

    Ahmed Hulusi

    Andolsun o saflar olarak dizilenlere (boyutları oluşturan kuvvelere).

    Ali Bulaç

    Saflar halinde dizilenlere andolsun,

    Ali Özek ve heyeti

    Saf saf dizilmişlere,

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; Sıralananlara!

    Bayraktar Bayraklı

    - Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'an okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.

    Edip Yüksel

    And olsun sıralar halinde dizenlere,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    And olsun sıralar halinde dizenlere,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun o kuvvetlere, o saf bağlayıp duranlara.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun ol kuvvetlere, o saf dizip de duranlara

    Erhan Aktaş

    Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.

    Gültekin Onan

    Saflar halinde dizilenlere andolsun,

    Hasan Basri Çantay

    (1-2-3) Saflar bağlayıb duranlara, sevk (-u idare) ve (men'-u) zecredenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki,

    İbni Kesir

    Andolsun; saf bağlayıp duranlara.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun saf saf dizilenlere.

    Süleyman Ateş

    Andolsun o sıra sıra dizilenlere,

    Süleymaniye Vakfı

    Saf saf duranlara /omuz omuza verenlere,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep aynı çizgide olanlara and olsun.,

    Şaban Britch

    Andolsun saf saf dizilenlere.

    Şaban Piriş

    Andolsun sıra sıra dizilenlere.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun o saf bağlayıp dizilenlere/o saflar tutturup sıraya dizilenlere/o kanatlarını açıp toplayarak uçanlara,

  2. Sâffât suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 2. ayet. فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Mehmet Okuyan

    Engel olanlara,

    Mustafa İslamoğlu

    Vazgeçirip set çekenler,

    Muhammed Esed

    ve bir vazgeçme çağrısı ile (kötülüklerden) alıkoymasını,

    Ahmed Hulusi

    O (Allah'tan engelleyici - perdeleyici faktörleri) şiddetle defedenlere.

    Ali Bulaç

    Haykırıp sürükleyenlere,

    Ali Özek ve heyeti

    toplayıp sürenlere,

    Ali Rıza Safa

    Haykırışlar yaparak sürükleyenlere!

    Bayraktar Bayraklı

    - Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'an okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.

    Edip Yüksel

    İtekleyip sürenlere,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İtekleyip sürenlere,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    o haykırıp da sürenlere

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O haykırıp da sürenlere

    Erhan Aktaş

    Haykırıp sürenlere,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Haykırıp sürenlere,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Haykırıp sürenlere,

    Gültekin Onan

    Haykırıp sürükleyenlere,

    Hasan Basri Çantay

    (1-2-3) Saflar bağlayıb duranlara, sevk (-u idare) ve (men'-u) zecredenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki,

    İbni Kesir

    Haykırıp sürenlere.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sürüp sevk edenlere.

    Süleyman Ateş

    Bağırıp sürenlere,

    Süleymaniye Vakfı

    Yanlışları engelleyenlere,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlışı, sürekli engelleyenlere,

    Şaban Britch

    Sürüp sevk edenlere.

    Şaban Piriş

    Alıkoyup... Engelleyenlere...

    Yaşar Nuri Öztürk

    O haykırarak sevk edenlere/o göğüs gererek durduranlara,

  3. Sâffât suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 3. ayet. فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Mehmet Okuyan

    Zikr (Kur'an) okuyanlara ki

    Mustafa İslamoğlu

    Uyarmak için peşpeşe gelenler...

    Muhammed Esed

    ve (bütün dünyaya) bir öğüt ve uyarıda bulunmasını:

    Ahmed Hulusi

    O zikir (hatırlatıcıyı) okuyanlara.

    Ali Bulaç

    Zikir okuyanlara,

    Ali Özek ve heyeti

    zikir okuyanlara yemin ederim ki,

    Ali Rıza Safa

    Öğretiyi okuyanlara!

    Bayraktar Bayraklı

    - Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'an okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.

    Edip Yüksel

    Ve mesajı okuyanlara...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve mesajı okuyanlara...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ve o yolda (Allah'ın) uyarı(sını) okuyanlara ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o yolda zikr okuyanlara

    Erhan Aktaş

    Öğüt okuyanlara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Öğüt okuyanlara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Öğüt okuyanlara,

    Gültekin Onan

    Zikir okuyanlara,

    Hasan Basri Çantay

    (1-2-3) Saflar bağlayıb duranlara, sevk (-u idare) ve (men'-u) zecredenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki,

    İbni Kesir

    Zikir okumakta olanlara.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zikri okuyanlara.

    Süleyman Ateş

    Zikir okuyanlara,

    Süleymaniye Vakfı

    ve doğru bilginin peşinde olanlara yemin olsun ki dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tefsir bilginlerinin çoğu, ilk üç ayetteki özelliklerin meleklere ait olduğunu söylemişlerdir. Allah'ın yaptığı yeminler, bir şeyin önemini ortaya koymak içindir. Bu yeminlerin önemini herkesin kavrayabilmesi için bunların, kadın erkek her şahsı içine alan (النفوس) en-nüfus yani nefisler sözünün sıfatı olması gerekir (Al-i İmran 3/104, Kehf 18/27, Ankebut 29/45).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aynı zamanda doğru bilgiden ayrılmayanlara dipnot 1 and olsun ki dipnot 2 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bütün bu kelimeler النفوس kelimesinin sıfatı sayılarak anlam verilmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "O müjde, zorbalardan (tağut'tan), ona kul olmaktan uzak duran ve Allah'a yönelenlere müjde vardır. Müjdeyi şu kullara, söz dinleyip sözlerin en  güzeline uyanlara ver. Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. İşte sağlam duruşlu (ulu'l-elbab) olanlar işte onlardır." (Zümer 39/17-18)

    Şaban Britch

    Zikir okumakta olanlara.

    Şaban Piriş

    Ögüt dinleyenlere...

    Yaşar Nuri Öztürk

    O Zikir okuyanlara,

  4. Sâffât suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 4. ayet. إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

    Diyanet İşleri

    (1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ilahınız tektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet, ilahınızın bir tek olduğunda şüphe yoktur;

    Muhammed Esed

    Şüphe yok ki sizin İlahınız Tek'tir,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki sizin tanrınız (olarak düşündüğünüz) Vahid'dir!

    Ali Bulaç

    Tartışmasız, sizin ilahınız gerçekten birdir.

    Ali Özek ve heyeti

    ilâhınız birdir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Tanrınız, Tek ve Eşsizdir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sıra sıra dizilenlere, toplayıp sürenlere, Kur'an okuyanlara andolsun ki sizin tanrınız tektir.

    Edip Yüksel

    Ki sizin Tanrınız birdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki sizin Tanrınız birdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ilahınız birdir sizin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki ilahınız birdir sizin

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek'tir.

    Gültekin Onan

    Tartışmasız, sizin tanrınız gerçekten birdir.

    Hasan Basri Çantay

    Gerçek, sizin Tanrınız hakikaten birdir.

    İbni Kesir

    Ki, sizin ilahınız muhakkak ki bir tektir.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır.

    Süleyman Ateş

    Ki Tanrınız, birdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır.

    Şaban Britch

    İlahınız tek birdir!

    Şaban Piriş

    İlahınız, sadece birdir!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki sizin ilahınız hiç kuşkusuz bir ve tektir.

  5. Sâffât suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 5. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    Diyanet İşleri

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.

    Mehmet Okuyan

    Hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi hem de doğuların Rabbidir.

    Mustafa İslamoğlu

    gökleri, yerin ve onların arasındaki her şeylerin Rabbi; ve bütün doğuların Rabbi.

    Muhammed Esed

    göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi; bütün gündoğumu noktalarının Rabbi!

    Ahmed Hulusi

    Semaların, arzın ve ikisi arasında olanların Rabbidir (Esma'sıyla açığa çıkaranı) ve doğu(ş)ların (açığa çıkacakların) da Rabbidir!

    Ali Bulaç

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir, doğuların da Rabbi'dir.

    Ali Özek ve heyeti

    O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir.

    Ali Rıza Safa

    Göklerin, Yeryüzünün ve İkisi Arasındakilerin Efendisi ve Doğuların Efendisidir. dipnot 375

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 375
      "Doğular" biçimindeki çoğul anlatım, yeryüzündeki bölgelerin konumlarına göre yönlerin değişiklik göstermesi veya güneşin doğuş ve batış konumlarının mevsimlere göre değişiklik göstermesi olarak yorumlanabilir.

    Bayraktar Bayraklı

    O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuş yerlerinin de Rabbidir.

    Edip Yüksel

    Göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Efendisidir, doğuların Efendisidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbidir, doğuların Rabbidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbi ve bütün doğuların Rabbidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hep o Göklerin Yerin ve aralarındakilerin rabbı ve bütün meşrıkların rabbı

    Erhan Aktaş

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb'idir. Ve doğuların dipnot 1 Rabb'idir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş'in doğduğu yerin.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb'idir. Ve doğuların dipnot 1 Rabb'idir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş'in doğduğu yerin.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb'idir. Ve doğuların dipnot 1 Rabb'idir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş'in doğduğu yerin.

    Gültekin Onan

    Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların rabbidir, doğuların da rabbidir.

    Hasan Basri Çantay

    (O), göklerin ve yerin ve bunlar arasında ne varsa hepsinin Rabbidir. Doğuların da Rabbidir O.

    İbni Kesir

    Göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbıdır. Ve doğruların da Rabbıdır.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

    Süleyman Ateş

    Göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunanların Rabbi, doğuların da Rabbidir.

    Süleymaniye Vakfı

    O, göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabbi /Sahibidir. (Güneşin) doğuş noktalarının dipnot 1 da sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, yılın her altı ayı boyunca farklı noktalardan doğar ve batar. Şöyle ki 21 Aralık'tan 21 Haziran'a kadar doğuş noktaları sürekli kuzeye kayar; 21 Haziran'da geri döner ve 21 Aralık'a kadar sürekli güneye kayar. Bu yüzden 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerine gündönümü denir. 20 Aralık'ta kuzey yarımkürede en kısa gün ve en uzun gece yaşanırken güney yarımkürede en uzun gün ve en kısa gece yaşanır. 20 Haziran tam tersidir. 20 Mart ve 22 Eylül günlerinde Güneş tam doğu noktasına geldiği için bu günlerde bütün dünyada gece gündüz eşit olur (Şuara 26/28, Rahman 55/17, Mearic 70/40, Müzzemmil 73/9).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin sahibidir. Güneşin doğuş noktalarının dipnot 1 da sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş, yılın her gününde farklı noktadan doğar ve batar. 21 Aralıktan 21 Hazirana kadar doğuş noktaları sürekli kuzeye kayarken 21 Haziranda geri döner ve 21 Aralığa kadar sürekli güneye kayar. Bu yüzden 21 Haziran ve 21 Aralık günlerine gündönüm günleri denir. 20 Aralıkta kuzey yarımkürede en kısa gün ve en uzun gece yaşanırken güney yarımkürede en uzun gün ve en kısa gece yaşanır. 20 Haziran tam tersidir. 20 Mart ve 22 Eylül günlerinde Güneş tam doğu noktasına geldiği için bu günlerde bütün dünyada gece gündüz eşit olur. 21 Hazirandan 21 Aralığa kadar kuzey yarımkürede günler sürekli kısalırken güney yarımkürede uzar. 21 Hazirandan itibaren de bunun tam tersi olur. İşte ayet, bütün bu doğuş ve batışlara işaret etmektedir. Bir ayet de şöyledir: Hayır, doğuların ve batıların rabbine yemin ederim. (Mearic 70/40)

    Şaban Britch

    O, göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

    Şaban Piriş

    O, göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabb'idir. O, doğuların da Rabbidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir O; doğuların da Rabbidir O.

  6. Sâffât suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

    Diyanet İşleri

    Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz Biz, yerin en yakın göğünü yıldızların güzelliğiyle süsledik;

    Muhammed Esed

    Biz yeryüzüne en yakın gökleri yıldızların güzelliğiyle süsledik,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz, o Dünya semasını gezegenler ile zinetlendirdik.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, dünya gök katını gezegenlerle süsledik.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık.

    Edip Yüksel

    Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz en aşağıdaki göğü gezegenler ile süsleyip,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bakınız Biz o dünya göğünü (yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla donattık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bakınız biz o Dünya Semayı (o yakın Göğü) bir ziynetle donattık; kevakib.

    Erhan Aktaş

    Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, dünya semasını bir ziynetle, yıldızlarla bezedik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, dünya semasını yıldızlarla süsledik.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz biz dünya göğünü 'çekici bir süsle', yıldızlarla süsleyip donattık.

    Hasan Basri Çantay

    Hakikat biz (size) en yakın göğü bir zinetle, yıldızlarla (donatıp) süsledik.

    İbni Kesir

    Doğrusu Biz; dünya göğünü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

    Süleyman Ateş

    Biz en yakın göğü bir zinetle, yıldızlarla süsledik.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz en yakın göğü (birinci kat semayı) bir süsle; gezegenlerle süsledik dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökler yedi kattır (Bakara 2/29, Talak 65/12, Mülk 67/3). Güneş sistemi ve Ay, dünya ile yıldızlar arasında yer alır (Nuh 71/15-16). Güneşin ve Ay'ın dolaştığı yörüngeler farklıdır (Yasin 36/38-40). Güneşin çekim alanında olan gök cisimlerine yıldız /necm değil, gezegen /kevkeb denir. Bunlar Kur'an'a göre 11 tanedir (Yusuf 12/4). Bu ayete göre gezegenler, birinci kat semanın süsleridir (Hicr 15/16-18, Furkan 25/61-62, Fussilet 42/12, Kaf 50/6, Mülk 67/5).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz, en yakınınızda olan göğü bir süsle; yıldızlarla süsledik.

    Şaban Britch

    Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

    Şaban Piriş

    Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık.

  7. Sâffât suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 7. ayet. وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

    Diyanet İşleri

    Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

    Mustafa İslamoğlu

    üstelik (onları) her isyankar Şeytanın tasallutundan koruduk,

    Muhammed Esed

    ve onları her türlü bozguncu, şeytani güce karşı emin kıldık,

    Ahmed Hulusi

    (Dünya semasını) kurallara itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

    Ali Bulaç

    Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;

    Ali Özek ve heyeti

    (Gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan korumak için.

    Ali Rıza Safa

    Ve bozgunculuk yapan şeytanların tümünden koruduk.

    Bayraktar Bayraklı

    O yakın göğü her türlü inatçı asi şeytandan koruduk.

    Edip Yüksel

    Her türlü inatçı sapkına karşı bir koruma yaptık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Her türlü inatçı şeytana karşı bir koruma yaptık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İtaata yanaşmaz her şeytandan koruduk.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem mütemerrid ve her şeytandan koruduk

    Gültekin Onan

    Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;

    Hasan Basri Çantay

    (Onu itaatden çıkan) her mütemerrid şeytandan koruduk.

    İbni Kesir

    Ve onu inatçı her şeytandan koruduk.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve onu (göğü) kovulmuş Şeytanlar'dan koruduk.

    Süleyman Ateş

    Ve (onu) ita'at dışına çıkan her türlü şeytandan koruduk.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu, her hayırsız şeytana karşı da koruduk.

    Şaban Britch

    Her inatçı şeytandan koruyarak.

    Şaban Piriş

    Her inatçı şeytandan koruyarak.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve her türlü inatçı, asi şeytandan koruduk.

  8. Sâffât suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 8. ayet. لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

    Diyanet İşleri

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

    Mehmet Okuyan

    (8, 9) Onlar yüce topluluğa dipnot 1 kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. dipnot 2 Onlar için ebedî bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sâd 38:69'da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, "yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu" anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Şu‘arâ 26:212; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.

    Mustafa İslamoğlu

    ki yüce katın sakinlerini dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüz geri edilsinler;

    Muhammed Esed

    (ki) onlar, (o bilinmeyeni bilmek isteyenler,) yüce sakinler topluluğuna kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,

    Ahmed Hulusi

    (O şeytanlar) Mele-i Ala'yı dinleyemezler ve her taraftan şiddetle defedilirler!

    Ali Bulaç

    Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, artık mele-i a 'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

    Ali Rıza Safa

    Yüce topluluğu dinleyemezler ve her taraftan kovulurlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.

    Edip Yüksel

    Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yüce topluluğu dinleyemezler; her yandan atılırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar mele-i a'layı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar.

    Erhan Aktaş

    Mele-i A'la'ya dipnot 1 kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahiy. Kur'an ayetleri. Sözlük anlamı "yüce dolu, yüce depo" demek olan Mele-i A'la ile kastedilen şey vahiydir, Kur'an ayetleridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mele-i A'la'ya dipnot 1 kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahiy. Kur'an ayetleri. Sözlük anlamı "yüce dolu, yüce depo" demek olan Mele-i A'la ile kastedilen şey "vahiydir, Kur'an ayetleridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mele-i A'la'ya dipnot 1 kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahye.

    Gültekin Onan

    Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;

    Hasan Basri Çantay

    (8-9) Ki onlar "Mele'-i a'la" ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (ahiretde de) ardı arası kesilmez bir azab vardır.

    İbni Kesir

    Onlar Mele-i Ala'yı dinleyemezler ve her yönden sürülerek atılırlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

    Süleyman Ateş

    O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar Mele-i A'la'yı (büyük meleklerin toplantısını) dinleyemez; her taraftan taşlanırlar.

    Şaban Britch

    Onlar, artık mele-i a'la'ya kulak veremezler. Her taraftan kendilerine (ateş topları) atılır.

    Şaban Piriş

    Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;

  9. Sâffât suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

    Diyanet İşleri

    (8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

    Mehmet Okuyan

    (8, 9) Onlar yüce topluluğa dipnot 1 kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. dipnot 2 Onlar için ebedî bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sâd 38:69'da da geçen [Mele-i A‘lâ] ifadesi, "yüce topluluk, en yüce meclis, melekler topluluğu" anlamlarına gelmekte ve şeytanların oradan hiçbir şekilde bilgi çalamayacakları belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Şu‘arâ 26:212; Mülk 67:5; Cinn 72:8-9.

    Mustafa İslamoğlu

    (dünyada) dışlansınlar ve (ahirette de) sürekli bir azaba mahkum olsunlar;

    Muhammed Esed

    (rahmetten) yoksun kalsınlar ve (öteki dünyada) kendilerini bekleyen ebedi azaba duçar olsunlar;

    Ahmed Hulusi

    Kovularak. . . Onlar için daimi bir azap vardır.

    Ali Bulaç

    Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Hem kovulurlar hem de onlar için sürekli bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Kovulurlar ve onlar için yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    Kovulurlar; sürekli bir azabı hak etmişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kovulurlar; sürekli bir azabı hakketmişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve onlara ayrılmaz bir azab vardır

    Erhan Aktaş

    Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.

    Gültekin Onan

    Uzaklaştırılırlar. Onlara kesintisiz bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    (8-9) Ki onlar "Mele'-i a'la" ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (ahiretde de) ardı arası kesilmez bir azab vardır.

    İbni Kesir

    Kovularak. Ve onlar için sürekli bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kovularak uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    Kovulurlar. Onlar için sürekli bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu, kovulmaları içindir. Onlara orada daimi bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hep kovulurlar. Azap yakalarını bırakmaz.

    Şaban Britch

    Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    Uzaklaştırılarak... Onlar için devamlı bir ceza vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kovulurlar. Ve onlar için, yakalarını bırakmayan bir azap vardır.

  10. Sâffât suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 10. ayet. إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

    Diyanet İşleri

    Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

    Mehmet Okuyan

    Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz çalmaya kalkışan olursa, onu hemen delip geçen parlak bir ışık takip eder. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler Hicr 15:18 ve Cinn 72:9 ile birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç, Allah katından bilgi hırsızlığının ne kadar imkânsız olduğunu ve böyle bir girişimin akıbetini ortaya koymaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    ancak bir (bilgi) kırıntısı kapanlar olursa, onlar da delik deşik eden bir ateş korunun pençesine düşsünler.

    Muhammed Esed

    ama eğer birisi (bu bilgiden) bir kırıntı koparmayı başarırsa, (bundan dolayı) yakıcı bir alevin pençesine düşsün.

    Ahmed Hulusi

    Ancak bir söz kapan olursa, bu yüzden onu yakıcı bir alev takip eder.

    Ali Bulaç

    Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

    Ali Rıza Safa

    Ancak, bir söz çalan olursa, delip geçen bir alev onu izler.

    Bayraktar Bayraklı

    Yüce konseyden/topluluktan bir söz kapan olursa, onu da delice bir alev izler.

    Edip Yüksel

    Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak bir çalıp çarpan (olursa), onunda peşine delip geçen bir ateş takılır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak bir çalıp çarpan, onun da peşine bir şihabı sakıb takılır

    Erhan Aktaş

    Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

    Gültekin Onan

    Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).

    Hasan Basri Çantay

    Meğer ki (içlerinden) bir çalıb çarpan (ı) olsun. Fakat onu da delib geçen bir alev ta'kıyb etmişdir.

    İbni Kesir

    Ancak çalıp çırpan olursa; onu da hemen delip geçen yakıcı bir alev takib eder.

    Mehmet Alagaş

    (1-10) Saf halinde dizilenlere, seslenerek sevk ve idare edenlere, hatırlatmayı / kuranı sıralı okuyanlara, yemin olsun ki ilahınız kesinlikle tektir. Semaların ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbi ve doğuların Rabbi tektir. Muhakkak ki bizler dünya semasını gezegen ziyneti ile ziynetledik, (Necm ve kevakib her ikisi de yıldız) reddedici şeytanın her birine karşı (dünya semasının) koruması vardır , şeytanlar Mele-i Âlâ yı / ileri gelenlerin mekanını dinleyemezler ve de her bir taraftan kovularak ateşle yakılırlar, onlar için süren bir azap vardır, kim de bir şey kapıp kaçırırsa onu da delici / oyucu bir ateş taşı takip eder.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.

    Süleyman Ateş

    Yalnız (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihab (ışın) izler.

    Süleymaniye Vakfı

    Ama her kim bir söz kapacak olsa onu da hemen delici bir ışın takip eder.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan kim bilgi hırsızlığı yaparsa, delici bir ateş parçası hemen onun peşine düşer.

    Şaban Britch

    Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.

    Şaban Piriş

    Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yüce konseyden bir söz çalıp çarpan olabilirse de onun peşine hemen delici, alevli bir yıldız takılır.

  11. Sâffât suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Sâffât suresi, 11. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?" Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Mehmet Okuyan

    (Şimdi) sor onlara! Onları yaratmak mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (diğer) bilinçli (varlıkları yaratmak) mı? Şüphesiz ki biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlardan şu sorunun cevabını iste: "Kendileri yaratılışça (takdir ettiğimizden) daha üstün ve güçlü müdürler, yoksa Bizim yarattığımız (ve çok iyi bildiğimiz Şeytansı) birileri midir? Açık gerçek şu ki, onları konsantre bir balçık türünden yaratan Biziz.

    Muhammed Esed

    Ve şimdi, o (hakikati inkar ede)nlerden sana cevap vermelerini iste: Onları yaratmak, Bizim yarattığımız bu (sayısız mucizelerden) daha mı zordur? Nitekim Biz onları (basit) bir balçıktan yarattık!

    Ahmed Hulusi

    O halde görüşlerini sor onlara (seni inkar edenlere): Yaratılışları itibarıyla onlar mı daha güçlü yoksa yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları Tıyn-i Lazib'den (yapışkan - kopup ayrılmayan bir balçıktan) yarattık.

    Ali Bulaç

    Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları, cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Ali Rıza Safa

    Şimdi, onlara sor: "Yaratılış yönünden onlar mı daha zor; yarattıklarımız mı?" Aslında, onları, yapışkan bir balçıktan yarattık.

    Bayraktar Bayraklı

    Şimdi onlara sor: "Yaratılış bakımından kendileri mi daha zor, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Edip Yüksel

    Sor onlara, "Yaratılış bakımından onlar mı daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?" Onları yapışkan bir balçıktan yarattık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sor onlara, 'Yaratılış bakımından onlar mı daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?' Onları yapışkan bir balçıktan yarattık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi sor onlara: "Yaratılışça kendileri mi daha çetin, yoksa Bizim yarattıklarımız mı?" Biz kendilerini cıvık bir çamurdan yarattık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi sor onlara yaradılışça kendileri mi daha çetin yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz kendilerini bir cıvık çamurdan yarattık.

    Erhan Aktaş

    Şimdi onlara sor: "Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı dipnot 1 ?" Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Ama insanların çoğu bilmiyorlar (40:57)."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şimdi onlara sor: "Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı? dipnot 1 " Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Ama insanların çoğu bilmiyorlar." (40:57)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şimdi onlara sor: "Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı? dipnot 1 Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Ama insanların çoğu bilmiyorlar." (40/Mü'min, 57)

    Gültekin Onan

    Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu biz onları, cıvık, yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi onlardan haber iste: Yaratılışda kendileri mi daha kuvvetli, yoksa bizim yaratdıklarımız mı? Hakıykat biz onları bir cıvık çamurdan yaratdık.

    İbni Kesir

    Onlara sor; yaratış bakımından kendileri mi daha zordur, yoksa bizim yaratmış olduklarımız mı? Doğrusu Biz; onları cıvık bir çamurdan yarattık.

    Mehmet Alagaş

    (11-34) Şimdi onlara şu konuda kanaatlerini iste / fetva sor, kim yaratmaca şiddetli, onlar mı veya bizim yarattığımız kimseler mi? Gerçekten onları biz, yapışkan bir çamurdan yarattık, Bilakis sen bunu acayip buldun onlar dalga geçiyorlar, onlara hatırlatıldığında bile hatırlamazlar, bir ayet gördüklerinde onu alaya alırlar , derler ki bu sadece bir büyüdür / sihirdir , bizler ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı tekrar diriltileceğiz? Hatta evvel ki babalarımız da mı? de ki evet ve de hor ve hakir bir halde sizler de. O tek bir komuttur / çığlıktır, o vakit onlar bakar halde dururlar , derler ki vay bizim halimize işte bu, din günüymüş / hesaplaşma günüymüş, (Duyunu umumiye) işte bu yalanlayıp durduğununuz ayrışma günüymüş, bir araya gelin / Toparlanın ey zalimler ve türdeşleri / eş ve benzerleri ve de Allah’ın yerine ibadet ettikleri toparlanın, onlara cehenneme doğru yol gösterin / hidayet edin , alıkoyun tutuklayın onları , kesinlikle onlar sorguya çekilecekler. Size ne oldu ki yardımlaşmıyorsunuz? Bilakis onlar bugün teslim alınıyorlar. (Önceki günler maalesef teslim olmadılar) ve de bazıları bazılarına yanaşarak derler ki sizler de bize sağımızdan geldiniz (sureti haktan gözüktünüz) Onlarda derler ki sizler de iman eden olma dınız, sizin üzerinizde bir delile dayalı bir otorite / sultanlığımız da yoktu (serbest vaziyette idiniz) Bilakis sizler taşkınlık içinde /tuğyan içinde bir kavimdiniz ve de Rabbimizin üzerimizdeki sözü gerçekleşti, şimdi de tadacağız , s izleri azdırdık , bizler de zaten azgındık , onlar o gün azapta ortaktırlar / azapta müşterektirler, biz suçlulara / cürüm işleyenlere böyle yaparız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Doğrusu biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Süleyman Ateş

    Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara görüşlerini sor; onların yarattıkları mı daha güçlüdür dipnot 1 yoksa bizim yarattığımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanlar birçok icatlar yaparlar. Ama bunlar, Allah'ın yarattıklarıyla kıyaslanamazlar. Bu sebeple Allah kendisini "yaratanlar içinde en güzel yaratan" (Müminun 23/14) diye nitelemiştir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şu insanlardan tutarlı bir görüş iste; kendi yarattıkları mı güçlüdür, dipnot 1 yoksa bizim yarattığımız mı? Biz kendilerini özlü balçıktan yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanlar bir çok icatlar yaparlar. Bunların tabiatta bir eşi yoktur. Bu sebeple Allah kendisini "yaratanlar içinde en güzel yaratan" (Müminun 23/14) diye nitelemiştir.

    Şaban Britch

    Şimdi onlara sor: Yaratılışça onlar mı daha çetin/zor yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Şaban Piriş

    Şimdi onlara sor: -Yaratılışça onlar mı daha güçlü; yoksa bizim yarattıklarımız mı? Biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şimdi sor onlara: Yaratış ve yaratılış bakımından onlar mı daha güçlüdür, yoksa bizim yarattığımız şuurlular mı? Gerçek şu ki, biz onları bir cıvık çamurdan yarattık.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.