Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 104. ayet

Yûsuf suresi, 104. ayet. وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

vemâ tes'elühüm `aleyhi min ecr. in hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

Diyanet İşleri

Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemler içinde ancak bir öğüttür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 101–107 · surenin 104. ayeti / 111

Konu "Bu kıssa gayb haberidir"; akıl sahipleri için ibret Yûsuf 102–111 3

  1. Yûsuf 101

    Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat."

  2. Yûsuf 102

    İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.

  3. Yûsuf 103

    Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.

  4. 104

    Halbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemler içinde ancak bir öğüttür.

  5. Yûsuf 105

    Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

  6. Yûsuf 106

    Onların çoğu Allah'a ancak ortak koşarak inanırlar.

  7. Yûsuf 107

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

104. “Halbuki sen bu (Kur'ân’a) karşılık onlardan hiçbir ücret de istemiyorsun. O, ancak alemlere bir öğüttür.” Ondan kendilerine faydalı olacak öğütler alırlar. Ki bu, faydalı şeyleri yapsınlar ve zararlarına olacak şeyleri de terk etsinler diyedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer akıl etseydiler sana iman ederlerdi. Çünkü sen -Ey Resul!- Kur'an'dan ve davet ettiğin şeyden dolayı onlardan bir karşılık talep etmedin. Kur'an bütün insanlara öğütten başka bir şey değildir.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma
  2. تَسْـَٔلُهُمْ teseluhum sen istemiyorsun kök: سال
  3. عَلَيْهِ aleyhi buna karşılık
  4. مِنْ min bir
  5. أَجْرٍ ۚ ecrin ücret kök: اجر
  6. إِنْ in
  7. هُوَ huve O
  8. إِلَّا illa sadece
  9. ذِكْرٌۭ zikrun bir öğüttür kök: ذكر
  10. لِّلْعَـٰلَمِينَ lil'aalemine bütün alemler için kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Elbette ki, ahiret mükafatı, inananlar ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    "Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak)…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki sen onlardan (davetine) bir karşılık da beklemiyorsun; elbet bu (vahiy) tüm insanlığı muhatap alan bir uyarıdır.

Muhammed Esed

Oysa sen onlardan herhangi bir karşılık da beklemiyorsun; bu, (Allah'ın) bütün insanlığa bir hatırlatmasıdır sadece.

Ahmed Hulusi

(Halbuki) onun (Hakikat konusundaki uyarın) karşılığında onlardan bir bedel istemiyorsun. . . O, ancak alemler (ins ve cinn) için bir hatırlatmadır!

Ali Bulaç

Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'

Ali Özek ve heyeti

Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini ifa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.

Ali Rıza Safa

Oysa onlardan bir karşılık da istemiyorsun. O, evrenler için yalnızca bir öğretidir.

Bayraktar Bayraklı

Halbuki sen bunun karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, alemler için ancak bir öğüttür.

Edip Yüksel

Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün alemlere ancak ilahi bir uyarıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buna karşı onlardan bir ecir de istemiyorsun, o ancak bütün alemine ilahi bir tezkirdir

Erhan Aktaş

Ve sen buna karşılık dipnot 1 onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiyle öğüt vermeye, anımsatma ve uyarıda bulunmaya karşılık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Öğüt. Zikir, Kur'an'ın isimlerinden birisidir. Bu kelimenin hatırlatmak, hatırlamak ve anmak anlamları da bulunmaktadır. Hatırlatmak ve anmak ile kast edilen şey, sorumlulukları hatırlamak, yapılan her şeyin Allah tarafından görüldüğünü ve bilindiğini akıldan çıkarmamaktır. Tesbih çekmek/tesbihat olarak bilinen belli sözlerin (Suphanallah, elhamdülillah vb. gibi) tekrarlanarak söylenmesine zikir denmesi hurafedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve sen buna karşılık dipnot 1 onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün bir insanlık için ancak bir zikirdir. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiyle öğüt vermeye, anımsatma ve uyarıda bulunmaya karşılık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Öğüt. Öğüt aynı zamanda Kur'an'ın isimlerinden biridir. Anmak ve hatırlamak anlamları da olan öğüt sözcüğünün, anmak ve hatırlamak ile kast ettiği şey sorumlulukları unutmamak, yapılan her şeyin Allah tarafından bilindiğini akıldan çıkarmamaktır. Belli sözlerin tekrarlanarak söylenmesine zikir denmesi hurafedir.

Gültekin Onan

Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'

Hasan Basri Çantay

Halbuki sen buna (bu tebliğaata) karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) alemlere nasıyhatden başka bir şey değildir.

İbni Kesir

Halbuki sen, buna karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O, alemler içn bir öğütten başka bir şey değildir.

Mehmet Alagaş

(102-111) Bu, Gaybden haberlerdi, sana vahyediyoruz , sen onlar / kardeşler iş için toplaşırlarken ve hile / tuzak kurarlarken yanlarında değildin. İnsanların çoğu / ekserisi sen hırs etsen dahi mümin olacak değiller, bunun karşılığında onlardan bir ücreti sormuyorsun / ücret sual etmiyorsun (ücretsiz geçmiş verilerin temini) O sadece Alemlere bir öğüttür. Gökler de ve yerde nice ayetler vardır üzerlerinden gelir geçer ler de onlardan yüz çevirirler (Bu ayet neyi ifade ediyor diye düşünmezler) Onların çoğu ancak ortak koşarak / şirk koşarak iman ederler. Allah’ın azabının onları sarmasından yahut saatin onlar bilincinde değillerken / şuursuz iken gelmesinden emin mi oldular? De ki bu benim yolumdur, Allah’a çağırırım, ben ve bana uyanlar bu görüş üzeredir , Allah’ı üstün tutarım ki / tesbih ederim ki ben, ortak koşanlardan değilim. Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahy ettiğimiz elçiler de memleket lerin halkından / ahalisinden erkeklerdi, yer de gezmiyorlar mı? kendilerinden öncekilerin sonları / akıbetleri nasıl olmuş bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır bağlantı kurmayacak mısınız / akletmeyecek misiniz? R esullerimiz ümitlerini artık kestiklerinde ve de kesinlikle yalanlanacaklarını sandıklarında / zannettiklerinde onlara yardımımız / nusretimiz geldi ve dilediklerimizi kurtardık suçlu kavimden azabımız geri çevrilmez / reddedilmez. Kesinlikle anlatılarda / kıssalarda akıl uluları için ibretler vardır / dersler vardır, iftira edilen bir söz değildir, bilakis i man eden kavim için ellerinde olanı doğrulayan / tasdik edendir, her şeyi açıklayandır, yola iletendir ve esirgemedir / rahmettir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.

Süleyman Ateş

Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün alemler için bir öğüttür.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan bir ücret de istemiyorsun dipnot 1 . Kur'an, herkes için akılda tutulması gereken bir bilgiden /zikirden dipnot 2 başka bir şey değildir dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat ذكر md.). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209). Kur'an'daki bütün bilgiler doğru olduğu için Allah ona zikir adını vermiştir. (Bkz. Hicr 15/9.)
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oysa bunun için onlardan bir karşılık istemiyorsun. O, herkese yararlı doğru bilgi (zikir) dışında bir şey de değildir .

Şaban Britch

Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.

Şaban Piriş

Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için sadece bir öğüttür.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen, bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün alemler için bir hatırlatmadan başka şey değildir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In fact you never ask them for a price nor do you strike a bargain with them for advantaging them of divine knowledge and practical divinity cited in the Quran which is but a divine illumination and enlightenment revealed to guide mankind into all truth.

Abdul Haleem

You ask no reward from them for this: it is a reminder for all people

Abdullah Yusuf Ali

And no reward dost thou ask of them for this: it is no less than a message for all creatures.

Abul A'la Maududi

You do not seek from them any recompense for your service. dipnot 1 This is merely an admonition to all mankind. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In order to grasp the full significance of the underlying admonition implied in it, we must keep in view the background of the revelation of this story given in the introduction to this Surah. The Quraish themselves had invited the Prophet (peace be upon him) to a meeting that had been arranged for putting him to a test which was to show whether he was a true Prophet or not. When he arrived there, they put this question to him without any previous notice or intimation: why did the Israelites go to Egypt? In answer to this, the Prophet (peace be upon him) recited this Surah then and there. As they themselves knew that this was an abrupt question and there had been no preparation for its answer beforehand, it was expected that they would believe in his Prophethood. But they were so obdurate that they did not believe in him even then. As Allah was aware of their intentions, he informed His Messenger beforehand, as if to say: Though you have come out successful in the test, to which they themselves put to you, yet most of them are not going to believe it because they are not sincere in their quest for the truth. That is why they will not believe even now when the revelation of this Surah has proved conclusively that the Quran is not being forged by you but is being sent down by Allah Himself. As their real aim and intention is to reject your message anyhow, they will now invent another excuse for their denial.
  2. metne dön, dipnot 2
    This is not meant to remove any misunderstanding the Prophet (peace be upon him) might have cherished, but is merely an indirect warning to the questioners that Allah knew their intentions well. This was meant to warn them like this: O obdurate people, this Surah has been placed before you to serve as a mirror for you. You demanded a proof from Our Messenger that he was not forging the Quran: had you been reasonable and sincere people, you would have accepted the truth that has been established according to your own test, but you are obdurate people and are still denying it.

Aisha Bewley

You do not ask them for any wage for it. It is only a reminder to all beings.

Al-Hilali & Khan

And no reward you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) ask of them (those who deny your Prophethood) for it; it (the Qur’ân) is no less than a Reminder and an advice unto the ‘Âlamîn (men and jinn).

Ali Quli Qarai

You do not ask them any reward for it: it is just a reminder for all the nations.

Amatul Rahman Omar

While you ask from them no wages for it (- bringing this teaching contained in the Qur'ân). On the other hand this (Qur'ân) is but (a source of) eminence and glory for all mankind.

Arthur John Arberry

Thou askest of them no wage for it; it is nothing but a reminder unto all beings.

Bijan Moeinian

You charge people nothing for delivering this message, which is a reminder for the intelligent residents of the whole universe.

E. Henry Palmer

Thou dost not ask them for it a hire; it is naught but a reminder to the world.

Edip-Layth

Though you do not ask them for a wage for it; it is but a reminder to the worlds.

George Sale

Thou shalt not demand of them any reward for thy publishing the Koran; it is no other than an admonition unto all creatures.

Hamid S. Aziz

And though you ardently desires it, most of mankind will not believe (or have faith).

Mahmoud Ghali

And in no way do you ask of them any reward for it; decidedly it is (nothing) except a Remembrance for the worlds.

Marmaduke Pickthall

Thou askest them no fee for it. It is naught else than a reminder unto the peoples.

Mohamed Ahmed - Samira

Even though you ask no recompense (for it). It is only a warning for all mankind.

Muhammad Asad

although thou dost not ask of them any reward for it: it is but [God's] reminder unto all mankind.

Mustafa Khattab

even though you are not asking them for a reward for this ˹Quran˺. It is only a reminder to the whole world.

Progressive Muslims

And you do not ask them for a wage for it, it is but a reminder to the worlds.

Rashad Khalifa

You are not asking them for any money; you simply deliver this reminder for all the people.

Sahih International

And you do not ask of them for it any payment. It is not except a reminder to the worlds.

Sam Gerrans

And thou askest not of them for it any reward; it is only a reminder to all mankind.

Shabbir Ahmed

Although you ask them no reward for it. It is but a Reminder for the Worlds.

Syed Vickar Ahamed

And you ask no reward from them for this: It (the Quran) is nothing less than a (Clear) reminder for all creatures (and a Message to all the jinns' and men).

Taqi Usmani

And you do not demand from them any reward against it. It is nothing but a reminder for all the (people of the) worlds.

The Monotheist Group

And you are not asking them for any wage, it is but a reminder to the worlds.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩