Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 66. ayet

Zuhruf suresi, 66. ayet. هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

hel yenżurûne ille-ssâ`ate en te'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

Diyanet İşleri

Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 63–69 · surenin 66. ayeti / 89

Konu Kıyamet günü dostlar ve cennet Zuhruf 66–73 3

  1. Zuhruf 63

    İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  2. Zuhruf 64

    Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.

  3. Zuhruf 65

    Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

  4. 66

    Onlar (bu tavırlarıyla) ancak, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini beklemektedirler, halbuki bunun farkında değillerdir.

  5. Zuhruf 67

    O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.

  6. Zuhruf 68–69

    (68-69) (Allah, şöyle der:) "Ey ayetlerimize iman eden ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. “Onlar” yani yalanlayanlar “ille de kıyametin hiç farkında değillerken kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?” O geleceği vakit, onu ve onun gerçekleşeceğine dair haber getirenleri yalanlayanların hallerini hiç sorma!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsa hakkında ayrılığa düşmüş olan bu gruplar, farkında olmadıkları bir sırada kıyamet vaktinin ansızın kendilerine gelip çatmasını mı bekliyorlar? Eğer kıyamet, onlar küfürleri üzerindeyken gelirse şüphesiz onların akıbetleri acı verici bir azaptır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هَلْ hel -mı?
  2. يَنظُرُونَ yenzurune bekliyorlar kök: نظر
  3. إِلَّا illa başkasını-
  4. ٱلسَّاعَةَ s-saate sa'atin kök: سوع
  5. أَن en
  6. تَأْتِيَهُم te'tiyehum başlarına gelmesinden kök: اتي
  7. بَغْتَةًۭ begteten ansızın kök: بغت
  8. وَهُمْ vehum ve onlar
  9. لَا la hiç
  10. يَشْعُرُونَ yeş'urune farkında değillerken kök: شعر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): "Atalarımız da darlığa…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

  • Aynı kök: شعر (40 geçiş)

    İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan…

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar, kendileri farkında değilken, ansızın başlarına gelecek olan Son Saat dışında bir şey mi gözlüyorlar?

Muhammed Esed

Onlar, (günaha batmış olanlar) (oturup) Son Saat'i mi bekliyorlar; onun (yaklaştığı) fark edilmeden başlarına ansızın gelmesini mi?

Ahmed Hulusi

Onlar farkında olmadıkları halde iken, o saatin (ölümün - kıyametin) ansızın kendilerine gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar!

Ali Bulaç

Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet saatinden başkasını mı gözlüyorlar?

Ali Özek ve heyeti

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Ali Rıza Safa

Beklemedikleri bir sırada, evrenlerin sonunun ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Bayraktar Bayraklı

Onlar, farkında olmadan kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar.

Edip Yüksel

Onlar, farkında değilken, o anın kendilerine aniden gelmesini mi bekliyorlar?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, farkında değilken, Saatin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hep kıyamete, hiç farkında değillerken onun ansızın başlarına gelivermesine bakıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hep o saate, hiç farkında değillerken ansızın onun başlarına gelivermesine bakıyorlar

Erhan Aktaş

O Sa'at'ın dipnot 1 , farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O Sa'at'ın dipnot 1 , farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O Sa'at'ın dipnot 1 , farkında değillerken, ansızın onlara gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyametin.

Gültekin Onan

Onlar, hiç şuurunda değilken kendilerine apansız geliverecek olan kıyamet saatinden başkasını mı gözlüyorlar?

Hasan Basri Çantay

Onlar, kendileri farkında olmayarak, (başlarına) gelecek o saatden başkasını mı gözetliyorlar?

İbni Kesir

Onlar, farkında değillerken kendilerine ansızın o saatın gelmesini mi bekliyorlar?

Mehmet Alagaş

(61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, farkında olmadıkları bir anda ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?

Süleyman Ateş

Onlar ille o sa'atin, kendilerinin hiç farkında olmadıkları bir sırada, ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar?

Süleymaniye Vakfı

Onlar, o saatin /yeniden diriliş saatinin kendilerine ansızın gelmesi dışında bir şey mi bekliyorlar? Gelişinin farkına bile varamazlar dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, kıyamet saatinin dipnot 1 ansızın gelip çatmasından başka ne bekliyorlar? Farkına bile varamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kıyamet, her insana, gözünü kapayıp açacağı zaman kadar, hatta daha yakındır.

Şaban Britch

Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek Kıyamet'ten başka bir şey mi bekliyorlar?

Şaban Piriş

Onlar, farkında olmadıkları bir anda, ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç farkında olmadıkları bir sırada o saatin birdenbire kendilerine gelmesinden başka neyi bekliyorlar?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

What do they expect after their refusal to acknowledge Allah other than the sudden confrontation with the predetermined Hour they shall encounter unexpectedly as it takes them unawares !

Abdul Haleem

what are they waiting for but the Hour, which will come upon them suddenly and take them unawares?

Abdullah Yusuf Ali

Do they only wait for the Hour - that it should come on them all of a sudden, while they perceive not?

Abul A'la Maududi

Are they awaiting anything other than the Last Hour that it should suddenly come upon them without their even perceiving it?

Aisha Bewley

What are they waiting for, but the Hour to come upon them suddenly when they are not expecting it?

Al-Hilali & Khan

Do they only wait for the Hour that it shall come upon them suddenly, while they perceive not?

Ali Quli Qarai

Do they await anything but that the Hour should overtake them suddenly, while they are unaware?

Amatul Rahman Omar

These (opponents of the truth) await only the (promised) Hour so that it may befall them suddenly and take them unawares.

Arthur John Arberry

Are they looking for aught but the Hour, that it shall come upon them suddenly, when they are not aware?

Bijan Moeinian

What are the disbelievers waiting for [what are they wasting their time on]? Are they waiting [wasting their lives in vain] for the Day [of resurrection] which will overtake them unexpectedly?

E. Henry Palmer

Do they expect aught but that the Hour will come upon them suddenly while they do not perceive?

Edip-Layth

Do they only wait for the moment to come to them suddenly, while they do not perceive?

George Sale

Do the unbelievers wait for any other than the hour of judgment; that it may come upon them suddenly, while they foresee it not?

Hamid S. Aziz

Do they wait for aught but the Hour, that it should come upon them all of a sudden while they perceive not?

Mahmoud Ghali

Are they looking for (anything) except the Hour, that it will come to them suddenly, when they are not aware?

Marmaduke Pickthall

Await they aught save the Hour, that it shall come upon them suddenly, when they know not?

Mohamed Ahmed - Samira

Are they waiting (for any thing) but the Hour (of Doom) which would descend upon them suddenly, and catch them unawares?

Muhammad Asad

ARE THEY [who are lost in sin] but waiting for the Last Hour - [waiting] that it come upon them of a sudden, without their being aware [of its approach]?

Mustafa Khattab

Are they waiting for the Hour to take them by surprise when they least expect ˹it˺?

Progressive Muslims

Do they only wait for the Hour to come to them suddenly, while they do not perceive

Rashad Khalifa

Are they waiting for the Hour (Day of Judgment) to come to them suddenly when they least expect it?

Sahih International

Are they waiting except for the Hour to come upon them suddenly while they perceive not?

Sam Gerrans

Look they save for the Hour to come upon them unexpectedly when they perceive not!

Shabbir Ahmed

(Herein was the response to the idolaters' objections about their idols and Jesus (43:58). ) Do they only wait for the Revolution that will (seem to) come upon them all of a sudden while they perceive not?

Syed Vickar Ahamed

Do they only wait for the Hour— That it should come on them all of a sudden, while they do not expect it?

Taqi Usmani

They are waiting for nothing but for the Hour to come upon them suddenly, while they would not even imagine (it).

The Monotheist Group

Do they only wait for the Hour to come to them suddenly, while they do not perceive?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩