Zuhruf suresi · 57–65. ayetler

Meryem oğlu Îsâ örneği

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Zuhruf suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 57. ayet. وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

    Diyanet İşleri

    Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.

    Mehmet Okuyan

    Meryem oğlu (İsa, Kur'an'da) bir örnek olarak anlatılınca, kavmin(den bazıları) hemen sevinç çığlıkları atmaya başlamışlardı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [yasıddûne] fiili "hoşlanmak", "keyiflenmek", "yaygara basmak", "haykırmak", "sevinç çığlıkları atmak", "yüz çevirmek" gibi anlamlar içermekte ve Kureyş müşriklerinin bu durumdan memnun olduklarını göstermektedir. Hristiyanların Hz. İsa'ya ilah veya "Allah'ın oğlu" demeleri bir itiraz ve bir örnek olarak ileri sürüldüğünde, Kureyşlilerin bundan derin bir hoşnutluk içerisine girdikleri, çünkü kendi taptıkları meleklerin onlarınkinden daha iyi olduğunu düşündükleri devam eden ayetteki ifadelerinden anlaşılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne zaman Meryem'in oğlu örneği gündeme getirilse, senin kavmin bu yüzden başlar şamata yapmaya;

    Muhammed Esed

    Şimdi, ne zaman Meryem'in oğlu(nun tabiatı) örnek olarak ortaya getirilse, (ey Muhammed,) senin kavmin bu yüzden yaygarayı basar;

    Ahmed Hulusi

    Meryemoğlu bir ibretlik örnek olarak ortaya konulduğunda, toplumun hemen ondan yüz çevirdiler. . .

    Ali Bulaç

    Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.

    Ali Rıza Safa

    Meryem Oğlu da örnek olarak verilince, senin toplumun bağrışmaya başladı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Meryem'in oğlu örnek gösterilince, senin toplumun hemen yaygarayı basarlar ve "Bizim tanrılarımız mı daha iyidir, yoksa o mu?" derler. Tartışmak için bu örneği verirler. Doğrusu onlar çok kavgacı bir toplumdur.

    Edip Yüksel

    Meryem oğlu bir örnek olarak gösterilince senin halkın hemen reddetti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Meryemoğlu bir örnek olarak gösterilince senin halkın hemen reddettiler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Meryem oğlu İsa bir misal olarak ortaya atıldığında kavmin hemen ondan çığrıştılar:

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve vakta ki Meryemin oğlu bir mesel olarak ortaya atıldı derhal kavmin ondan çığrıştılar

    Erhan Aktaş

    Meryem Oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Meryem oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Meryem oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

    Gültekin Onan

    Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Meryem oğlu bir misal olarak (öne) atılınca hemen senin kavmin bundan (şımarıb haykıra haykıra) gülüyorlar.

    İbni Kesir

    Meryem'in oğlu misal olarak verilince; senin kavmin hemen bağrıştı.

    Mehmet Alagaş

    (57-60) Meryem oğlu misali verilince , kavmi yaygarayı basıyordu, dediler ki ilahlarımız mı hayırlı yoksa O mu? Bunu sana sırf mücadele olsun diye örnek verdiler , bilakis onlar kavgacı / hasım kavimdirler , O, üzerinde nimetimiz olan bir kuldur onu İsrail oğullarına örnek yaptık, isteseydik sizden melekler var ederdik, sizden arzı devralanlar / halifeler olurlardı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Meryem oğlu bir misal olarak verilince hemen senin kavmin bundan dolayı bağrışıp çağrışmaya koyuldu.

    Süleyman Ateş

    Meryem oğlu, bir misal olarak anlatılınca hemen kavmin, ondan ötürü yaygarayı bastılar:

    Süleymaniye Vakfı

    Senin halkın Meryemoğlu (İsa) örnek verilince hemen yaygarayı basıyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Meryemoğlu İsa örnek verilince senin halkın hemen yaygarayı basıyor.

    Şaban Britch

    Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.

    Şaban Piriş

    Meryem'in oğlu örnek olarak verilince, kavmin ondan (konuyu) saptırıyor:

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meryem'in oğlu, bir örnek olarak ortaya konunca, senin toplumun buna karşı hemen bağırıp çağırmaya başladı.

  2. Zuhruf suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 58. ayet. وَقَالُوٓا۟ ءَأَٰلِهَتُنَا خَيْرٌ أَمْ هُوَ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًۢا بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ

    Diyanet İşleri

    "Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?" dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler) "Bizim ilahlarımız mı hayırlı, yoksa o mu?" demişlerdi. Bunu sana ancak tartışmak için söylemişlerdi. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.

    Mustafa İslamoğlu

    ve "Bizim ilahlarımız mı daha değerli, yoksa O mu?" derler. Onlar bu karşılaştırmayı, seninle sadece polemiğe girmek için yaparlar: Kesinlikle evet, gerçekte onlar, müzmin muhalif bir kavimdirler.

    Muhammed Esed

    ve "Hangisi daha iyi, bizim ilahlarımız mı yoksa o mu?" derler. (Ama) onlar bu mukayeseyi, yalnızca, sırf muhalefet olsun diye senin önüne getirirler. Evet, onlar kavgacı/tartışmacı bir toplumdur!

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "Bizim tanrılarımız mı hayırlı yoksa O mu?". . . Bunu sadece seninle çekişmek için ileri sürdüler! İşte onlar çekişmeyi seven bir toplumdur!

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bizim ilâhlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu? dediler. Bunu sana ancak tartışmak için söylediler. Doğrusu onlar kavgacı bir toplumdur.

    Ali Rıza Safa

    Ve şöyle dediler: "Bizim tanrılarımız mı daha iyi; O mu?" Sana, bu örneği, seninle tartışmaktan başka bir amaçla vermediler. Hayır, onlar, kavgacı bir toplumdur.

    Bayraktar Bayraklı

    - Meryem'in oğlu örnek gösterilince, senin toplumun hemen yaygarayı basarlar ve "Bizim tanrılarımız mı daha iyidir, yoksa o mu?" derler. Tartışmak için bu örneği verirler. Doğrusu onlar çok kavgacı bir toplumdur.

    Edip Yüksel

    "Bizim tanrılarımız mı daha iyidir yoksa o mu?" dediler. Sadece seninle tartışmak için bunu söylediler. Onlar gerçekte, kavgacı bir toplumdur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bizim tanrılarımız mı daha iyidir yoksa o mu?' dediler. Sadece seninle tartışmak için bunu söylediler. Onlar gerçekte, kavgacı bir toplumdur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" dediler. Bunu sana sadece bir tartışma olsun diye fırlattılar (ortaya attılar). Doğrusu onlar çok kavgacı bir kavimdirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya! dediler: bizim ilahlarımız mı hayırlı? Yoksa o mu? Bunu sana sırf bir cidal olarak fırlattılar, doğrusu onlar çok husumetli bir kavimdirler

    Erhan Aktaş

    Ve: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlıdır, yoksa o dipnot 1 mu?" dediler. Bu örneği, yalnızca sana muhalefet etmek için verdiler. Doğrusu onlar çok düşmanca davranan bir halktır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsa mı?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlıdır, yoksa o dipnot 1 mu?" dediler. Bu örneği, yalnızca sana muhalefet etmek için verdiler. Doğrusu onlar çok düşmanca davranan bir halktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Îsa mı?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlıdır, yoksa o dipnot 1 mu?" dediler. Bu örneği, yalnızca sana muhalefet etmek için verdiler. Doğrusu onlar çok düşmanca davranan bir toplumdur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsa mı?

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Bizim tanrılarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Bizim Tanrılarımız mı hayırlı, yoksa O mu"? Bunu sana (Habibim, baatıl) bir mücadeleden başka (maksadla) irad etmediler. Daha doğrusu onlar çok düşman bir kavmdir.

    İbni Kesir

    Ve: Bizim tanrılarımız mı, yoksa o mu daha iyidir? dediler. Sana böyle demeleri, sadece tartışmaya girişmek içindir. Hayır, onlar kavgacı bir kavimdir.

    Mehmet Alagaş

    (57-60) Meryem oğlu misali verilince , kavmi yaygarayı basıyordu, dediler ki ilahlarımız mı hayırlı yoksa O mu? Bunu sana sırf mücadele olsun diye örnek verdiler , bilakis onlar kavgacı / hasım kavimdirler , O, üzerinde nimetimiz olan bir kuldur onu İsrail oğullarına örnek yaptık, isteseydik sizden melekler var ederdik, sizden arzı devralanlar / halifeler olurlardı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Bizim ilahlarımız mı daha iyidir; yoksa o mu?" dediler. Bunu sana sadece tartışmak için söylüyorlar. Zaten onlar, kavgacı bir toplumdur.

    Süleyman Ateş

    "Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa o mu? dediler. Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.

    Süleymaniye Vakfı

    Şöyle diyorlar: "Bizim ilahlarımız mı iyi, yoksa Meryemoğlu mu dipnot 1 ?" Bu karşılaştırmayı sadece seninle çekişmek için yapıyorlar. Aslında onlar, düşmanca davranan bir topluluktur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, İsa aleyhisselamın ilah olmadığını vurguladığı halde bunlar konuyu saptırarak sanki Kur'an onu ilah saymış gibi tepki gösteriyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Bizim ilahlarımız mı iyi, yoksa o mu?" diyorlar. Böyle bir karşılaştırmayı, sırf tartışma çıksın diye yapıyorlar. Aslında onlar, yaygaracı tartışmadan yana bir topluluktur.

    Şaban Britch

    Bizim ilahlarımız mı daha iyidir; yoksa o mu? dediler. Bunu sana sadece tartışmak için söylüyorlar. Zaten onlar kavgacı bir toplumdur.

    Şaban Piriş

    -Bizim ilahlarımız mı daha iyidir, yoksa o mu? diyerek... Bunu sana sadece tartışmak için söylüyorlar. Zaten onlar kavgacı bir toplumdur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler ki: "Bizim tanrılarımız mı hayırlı, o mu?" Bunu sana sadece çekişme olsun diye örnek verdiler. Çekişmeyi seven bir toplumdur onlar.

  3. Zuhruf suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 59. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا عَبْدٌ أَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَٰهُ مَثَلًا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    Diyanet İşleri

    İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

    Mehmet Okuyan

    O (İsa), kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek (delil) kıldığımız bir kuldan başkası değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    (İsa'ya gelince): O sadece kendisine ihsan ettiğimiz ve İsrailoğullarına model kıldığımız bir kuldur.

    Muhammed Esed

    (İsa'ya gelince,) o sadece (bir insandır) kendisini (peygamberlikle) onurlandırdığımız ve İsrailoğulları için örnek kıldığımız bir kul(umuz).

    Ahmed Hulusi

    O ancak kendisine in'amda bulunduğumuz ve kendisini İsrailoğullarına bir ders alınası örnek kıldığımız bir kuldur.

    Ali Bulaç

    O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık.

    Ali Özek ve heyeti

    O, sadece kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.

    Ali Rıza Safa

    O, yalnızca kendisini nimetlendirdiğimiz bir kuldur. Ve Onu, İsrailoğulları için örnek yaptık.

    Bayraktar Bayraklı

    İsa, kendisine nimet verdiğimiz ve kendisini İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldan başka bir şey değildir.

    Edip Yüksel

    O, kendisine iyilikte bulunduğumuz bir kuldan başka bir şey değildi. Onu İsrail oğullarına bir örnek kıldık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, kendisine iyilikte bulunduğumuz bir kuldan başka bir şey değildi. Onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır, o (İsa) kendisine nimet verdiğimiz ve İsrail oğullarına örnek kıldığımız halis bir kuldur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır o ilah değil, halis bir kuldur, biz ona in'am ettik ve kendisini Beni İsrail için bir mesel yaptık

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O dipnot 1 kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Îsa

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsa, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

    Gültekin Onan

    O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğulları'na bir örnek kıldık.

    Hasan Basri Çantay

    O, bizim kendisine ni'met verdiğimiz, İsrail oğullarına (ibret verici) bir misal yapdığımız bir kuldan başkası değildi.

    İbni Kesir

    O; kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.

    Mehmet Alagaş

    (57-60) Meryem oğlu misali verilince , kavmi yaygarayı basıyordu, dediler ki ilahlarımız mı hayırlı yoksa O mu? Bunu sana sırf mücadele olsun diye örnek verdiler , bilakis onlar kavgacı / hasım kavimdirler , O, üzerinde nimetimiz olan bir kuldur onu İsrail oğullarına örnek yaptık, isteseydik sizden melekler var ederdik, sizden arzı devralanlar / halifeler olurlardı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, yalnızca kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.

    Süleyman Ateş

    O, sadece kendisine ni'met verdiğimiz ve İsrail oğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Meryem oğlu İsa sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrail oğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.

    Şaban Britch

    O, yalnızca kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.

    Şaban Piriş

    O, yalnızca kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek yaptığımız bir kuldur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meryem'in oğlu, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek yaptığımız bir kuldu.

  4. Zuhruf suresi, 60. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 60. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَٰٓئِكَةً فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ

    Diyanet İşleri

    Eğer dileseydik, içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.

    Mehmet Okuyan

    Dileseydik içinizden, yeryüzünde yerinize geçecek melekler yaratırdık.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve eğer isteseydik, elbet sizi de birbiri ardınca gelen melekler yapabilirdik.

    Muhammed Esed

    Ve eğer isteseydik, (siz ey meleklere tapanlar,) sizi yeryüzünde birbiri ardından gelen melekler yapardık!

    Ahmed Hulusi

    Eğer dileseydik, sizden melekler oluştururduk, arzda halife olacak (ama melekiyeti bünyesinde barındıran beşer olarak meydana getirdik sizi)!

    Ali Bulaç

    Eğer biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize geçenler) olurlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer dileseydik, içinizden, yeryüzünde yerinize geçecek melekler yaratırdık.

    Ali Rıza Safa

    Eğer dileseydik, yeryüzünde yerinize geçecek melekler, kendi aranızdan kesinlikle yapardık.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer dileseydik, sizin yerinizde yeryüzünde melekler yaratırdık.

    Edip Yüksel

    Dileseydik sizi, yeryüzünü koloni haline getiren meleklere çevirirdik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dileseydik sizi, yeryüzünü koloni haline getiren meleklere çevirirdik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dilersek sizden yeryüzünde yerinize geçecek melekler yaparız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve dilersek sizlerden de Melaike yaparız Arzda halef olurlar

    Erhan Aktaş

    Eğer isteseydik sizi yeryüzünde birbirinizin ardı sıra gelen melekler dipnot 1 yapardık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Melek" kelimesinin çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" kelimesi, terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir (21:27). Melek, aynı zamanda Allah'ın kullandığı "güç" güçlü varlık demektir. Melek, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan; öküz, eşek vb. (2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Eğer isteseydik sizi yeryüzünde birbirinizin ardı sıra gelen melekler dipnot 1 yapardık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Egemenlik sahibi, güç sahibi, yönetici. Melek" sözcüğünün çoğulu "melaike"dir. "Kuvvet, mülk, melik, yönetim gücü, elçi, haber verici" demek olan "melek" sözcüğü terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir. Sözcük, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, yük taşıyan; öküz, eşek vb. (2:248) anlamlarında da kullanılmaktadır. Çevirilerde, "melek" sözcüğüne yanlış anlam verildiğinden bu ayete;" Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik." şeklinde yanlış anlam verilmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer isteseydik sizi yeryüzünde birbirinizin ardı sıra gelen melekler dipnot 1 yapardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Egemenlik sahibi, güç sahibi, yönetici. Kök anlamları itibariyle; "elçi göndermek", "güç", "mülk", "melik", "malik", "elçi", "haber verici" anlamlarına gelen "melek" sözcüğü terim olarak, Allah'ın bütün emirlerine uyan, O'na hiç isyan etmeyen varlıkları ifade etmektedir. İçinde yer aldığı ayetin cümle akışına ve bağlamına bakılarak hangi anlamı ifade ettiği belirlenmelidir. Sözcük, Kur'an'da ayrıca, "hafıza, koruyucu melek, cesaret, rüzgar, zorba, diktatör vs." anlamlarında da kullanılmaktadır. Bakara suresinin 248. ayetinde yük taşıyan manada öküz, eşek, katır gibi hayvanlar "melaike" olarak ifade edilmiştir. Çevirilerde, "melek" sözcüğüne yanlış anlam verildiğinden bu ayete;" Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik." şeklinde yanlış anlam verilmektedir.

    Gültekin Onan

    Eğer biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize geçenler) olurlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer biz dileseydik size bedel elbet yer (yüzün) de, ardınızda kalacak, melekler yaratırdık.

    İbni Kesir

    Şayet dileseydik; sizden, yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.

    Mehmet Alagaş

    (57-60) Meryem oğlu misali verilince , kavmi yaygarayı basıyordu, dediler ki ilahlarımız mı hayırlı yoksa O mu? Bunu sana sırf mücadele olsun diye örnek verdiler , bilakis onlar kavgacı / hasım kavimdirler , O, üzerinde nimetimiz olan bir kuldur onu İsrail oğullarına örnek yaptık, isteseydik sizden melekler var ederdik, sizden arzı devralanlar / halifeler olurlardı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik.

    Süleyman Ateş

    Eğer dileseydik, sizden şu dünyada yerinize geçen melekler yapardık.

    Süleymaniye Vakfı

    İsteseydik içinizden, yeryüzünde yerinize geçecek melekler var ederdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tercihimiz farklı olsa orada sizden melekler / melikler oluştururduk ki hakimiyeti size geçsin dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakınız İsra 17/95.

    Şaban Britch

    Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik.

    Şaban Piriş

    Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer dileseydik, içinizden, yeryüzünde size halef olacak melekler vücuda getirirdik.

  5. Zuhruf suresi, 61. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 61. ayet. وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki o, (Son) Saat için bir bilgidir. dipnot 1 Ondan şüphe etmeyin ve bana uyun! dipnot 2 Bu doğru yoldur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki mesaj, "Hz. İsa" veya "Kur'an" ile ilişkili olarak anlaşılabilir. Amaç, her ikisinin de Son Saat'le ilgili bilgi verdiklerini bildirmektir. Konunun, Hz. İsa'nın yeniden dünyaya gelişiyle hiçbir şekilde ilgisi yoktur. Eğer gelecek olsaydı o zaman, bu ayette "bana uyun" değil de "ona uyun" denirdi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk, Hz. Muhammed'e tabi olmanın zorunluluğunu içermektedir; Al-i İmrân 3:31, A‘râf 7:157 ve 158. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    İyi bilin ki o (Kur'an) Son Saat'in (geleceğine) ilişkin tarifsiz bir bilgi kaynağıdır; şu halde bu konuda asla şüpheye düşmeyin ve Bana uyun: İşte bu dosdoğru yoldur!

    Muhammed Esed

    Bakın, bu (ilahi kelam) Son Saati(n geleceğini) bildiren bir araçtır; o halde (Son Saat) hakkında hiçbir şüpheye kapılmayın ve Bana uyun; dosdoğru yol (yalnız) budur.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki O, o Saat için bir ilimdir. . . Ondan şüphe etmeyin ve bana tabi olun! Bu, işin doğrusudur!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz o, kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz ki o (İsa), kıyametin (ne zaman kopacağının) bilgisidir. Ondan hiç şüphe etmeyin ve bana uyun; çünkü bu, dosdoğru yoldur.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, O, evrenlerin sonu için de bir bilgidir. Artık, Onun hakkında sakın kuşkuya düşmeyin ve Bana bağlı kalın. Dosdoğru yol, işte budur. dipnot 424

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 424
      "Aslında, O, evrenlerin sonu için de bir bilgidir." tümcesindeki "O" zamiri, bu çeviride olduğu gibi, çoğunlukla, Kur'an'a yönelik olduğu anlaşılacak biçimde yazılmıştır. Kimi yorumcular ise önceki üç ayetin İsa peygamberle ilgili olması nedeniyle, zamirin İsa'ya yönelik olduğunu ve evrenlerin sonu gelmeden önce, İsa'nın yeryüzüne ineceğinin bildirildiğini öne sürmüşler, üstelik zamirin yerine İsa ismini yazmışlardır. İsa peygamberin, evrenlerin sonu gelmeden önce yeryüzüne tekrar geleceği savı, Protestan ve Bahai hurafeleridir. Diğer kutsal kitaplarda da böyle bir bilgi yoktur.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz Kur'an, kıyametin kopacağını bildirir. Kıyamet hakkında hiç şüphe duymayınız. Bana tabi olunuz. Dosdoğru yol budur.

    Edip Yüksel

    O (İsa), o an hakkında bir bilgi kaynağı ve işarettir. Öyleyse onun (zamanı) hakkında kuşku beslemeyin ve beni izleyin. Doğru yol budur. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran, Dünyanın Sonunun tarihini verir (20:15; 15:87). * İsa'nın doğum tarihi, bu hesabı doğrulayıp destekleyen işeretlerden birisidir. Dünyanın, İsa'nın doğumundan 2280 (19x120) yıl sonra son bulacağını Kuran ayetlerinin işaretiyle öğrenmiş bulunuyoruz. * Ayrıca, dünyanın sonunun tarihleri olan 1710 (19x90) kameri/hicri ve 2280 (19x120) şemsi/miladi yılları, İsa ile Muhammed peygamberin doğumu arasındaki yılların sayısı olan 570 (19x30) sayısına ayrı ayrı tam olarak bölünmektedir. * Bak 47:18.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O (İsa), Saat hakkında bir bilgi kaynağı ve işarettir. Öyleyse onun (zamanı) hakkında kuşku beslemeyin ve beni izleyin. Doğru yol budur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten o (İsa) saat için bir ilimdir (kıyametin yaklaştığını gösteren bir bilgidir). Onun için sakın kıyametin geleceğinden şüpheye düşmeyin de bana uyun, işte tek doğru yol ancak budur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hakkıkat o, saat için bir ılimdir, onun için sakın o saatin geleceğinde şekk etmeyin de bana tabi' olun, işte bu yegane doğru yoldur

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz o, dipnot 1 kesinlikle o Sa'at dipnot 2 için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "O" zamirinin neyi kastettiği konusunda üç farklı görüş mevcuttur: Kur'an, Muhammed Nebi, İsa Nebi. O zamirinin, Kur'an'ı kastettiğine dair görüşünün isabetli olduğu kanaatindeyiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıyamet.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz o, dipnot 1 kesinlikle o Sa'at dipnot 2 için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "O" zamirinin neyi kastettiği konusunda üç farklı görüş mevcuttur: Kur'an, Nebi Muhammed ve Nebi Îsa. O zamirinin, Kur'an'ı kastettiğine dair görüşünün isabetli olduğu kanaatindeyiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıyamet.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz o, dipnot 1 kesinlikle o Sa'at dipnot 2 için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "O" zamirinin neyi kastettiği konusunda üç farklı görüş mevcuttur: Kur'an, Nebi Muhammed ve Nebi İsa. O zamirinin, Kur'an'ı kastettiğine dair görüşünün isabetli olduğu kanaatindeyiz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıyamet.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz o, kıyamet saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.

    Hasan Basri Çantay

    Şüphesiz ki o, saat (in) ilmi (kendisiyle bilinenlerden) dir. Artık buna karşı sakın şüpheye düşmeyin. (Onlara de ki.) "Bana tabi' olun. (Sizi da'vet etdiğini) bu (yol) doğru bir yoldur".

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki o, saatın bilgisidir. O'ndan hiç şüphe etmeyin ve Bana tabi olun. İşte doğru yol.

    Mehmet Alagaş

    (61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz o (İsa), kıyamet için bir ilimdir/delildir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.

    Süleyman Ateş

    O, kıyametin kopacağını gösterir bir ilimdir. O sa'atin geleceğinden hiç şüphe etmeyin, bana uyun, doğru yol budur.

    Süleymaniye Vakfı

    (De ki:) "İsa, o saat /yeniden diriliş saati için kesinlikle bir ilimdir dipnot 1 . Sakın o saat hakkında tartışmaya girmeyin! Siz bana uyun dipnot 2 ; bu dosdoğru bir yoldur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala, İsa aleyhisselamın kıyamet için bir ilim /bilgi olduğunu bildirmekte, kıyamette yeniden dirilişin nasıl olacağını sorgulayanlara, İsa'nın (a.s.) yaratılışı gibi olacağını söylemektedir. İsa'nın (a.s.) durumunun da Adem (a.s.)'in durumu gibi olduğu bildirilmektedir (Al-i İmran 3/59). Adem (a.s.) için anne görevini toprak, İsa (a.s.) için Meryem (r.a.) görmüştü. İkisinin de ortak yönü, babasız dünyaya gelmeleridir. İşte ahirette insanların yeniden yaratılışı da böyle babasız ama anne vasıflı topraktan olacaktır. İsa'nın (a.s.) yeniden diriliş için bir ilim olması, onun aynı zamanda bir mucize olmasına engel değildir (Meryem 19/21, Enbiya 21/91, Mü'minun 23/50) Ayrıca bkz. Al-i İmran 3/37'nin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Muhakkak ki o (İsa), yeniden diriliş için bir bilimdir dipnot 1 . Sakın o saat hakkında şüphe etmeyin, bana uyun; doğru yol budur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yeniden yaratılışın nasıl olacağına dair örnek alınarak üzerinden bilim üretilecek bir kişidir.

    Şaban Britch

    Şüphesiz o (İsa), Kıyamet için bir ilimdir/delildir. O halde, Kıyamet'ten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz o, kıyamet için bir ilimdir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz o, kıyamet saati için bir bilgidir. O halde sakın o saat hakkında şüpheye düşmeyin; bana uyun. Dosdoğru yol budur.

  6. Zuhruf suresi, 62. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 62. ayet. وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

    Mustafa İslamoğlu

    Şeytanın sizi saptırmasına izin vermeyin: çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır!

    Muhammed Esed

    Şeytan'ın sizi (bu yoldan) çevirmesine izin vermeyin; çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır!

    Ahmed Hulusi

    Şeytan sizi engellemesin! Kesinlikle o sizin için apaçık bir düşmandır!

    Ali Bulaç

    Şeytan sakın sizi (Allah'ın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Sakın şeytan sizi yoldan çevirmesin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Ali Rıza Safa

    Şeytan, sakın sizi yoldan çevirmesin. Aslında, o, apaçık düşmanınızdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şeytan, sizi alıkoymasın. Şüphesiz o, sizin apaçık düşmanınızdır.

    Edip Yüksel

    Sapkın sizi yoldan çıkarmasın. O size açık bir düşmandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Şeytan sizi yoldan çıkarmasın. O size açık bir düşmandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve sakın sizi şeytan çelmesin; çünkü o size açık bir düşmandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve sakın sizi Şeytan çelmesin, çünkü o size belli bir düşmandır

    Erhan Aktaş

    Sakın şeytan sizi alıkoymasın. Kuşkusuz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sakın şeytan sizi alıkoymasın. Kuşkusuz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sakın şeytan sizi alıkoymasın. Kuşkusuz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Gültekin Onan

    Şeytan sakın sizi (Tanrı'nın yolundan) alıkoymasın. Gerçekten o, sizin için açıkça bir düşmandır.

    Hasan Basri Çantay

    Sakın sizi şeytan çevirmesin. Çünkü o, hakıykat sizin aşikar bir düşmanınızdır.

    İbni Kesir

    Sakın şeytan sizi çevirmesin. Şüphesiz ki o, size apaçık bir düşmandır.

    Mehmet Alagaş

    (61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Süleyman Ateş

    Şeytan sizi (bundan) alıkoymasın. Çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sakın şeytan sizi engellemesin çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.

    Şaban Britch

    Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Şaban Piriş

    Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sakın şeytan sizi geri çevirmesin. O, sizin için açık bir düşmandır.

  7. Zuhruf suresi, 63. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 63. ayet. وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Diyanet İşleri

    İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyle ise, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

    Mehmet Okuyan

    İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: "Ben size elbette hikmet (doğru hükümler) getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size elbette açıklayacağım. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

    Mustafa İslamoğlu

    İsa hakikatin apaçık belgeleriyle geldiğinde dedi ki: "Ben size hikmetle, hakkında tartıştığınız bazı konuları açıklamak için geldim; artık Allah'a karşı sorumululuk bilinciyle davranın ve bana uyun!

    Muhammed Esed

    İsa, (kendi halkına) hakikatin bütün kanıtları ile geldiği zaman, "Ben" dedi, "size hikmet ile ve üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklığa kavuşturmak üzere geldim. O halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın ve bana tabi olun!"

    Ahmed Hulusi

    İsa apaçık deliller olarak açığa çıktığında dedi ki: "Gerçekten size hikmeti (sistem ve düzenin gerçeklerini) getirdim ve hakkında ayrılığa düştüklerinizin bir kısmını size açıklayayım diye (geldim). . . O halde Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin. "

    Ali Bulaç

    İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

    Ali Özek ve heyeti

    İsa, açık delillerle geldiği zaman demişti ki: Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Ali Rıza Safa

    İsa, açık kanıtlarla geldiğinde, şöyle demişti: "Hakkında uyuşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir bölümünü açıklamak için, size bilgelik getirdim. Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

    Bayraktar Bayraklı

    İsa, apaçık mucizeler getirince şöyle dedi: "Ben size bu hikmeti getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'a saygı duyunuz ve bana itaat ediniz."

    Edip Yüksel

    İsa apaçık mucizelerle gelince demişti ki "Size bilgelik ve ayrılığa düştüğünüz konulara açıklama getirdim. ALLAH'ı dinleyiniz ve bana uyunuz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İsa apaçık mucizelerle gelince demişti ki, 'Size bilgelik, ve ayrılığa düştüğünüz konulara açıklama getirdim. ALLAH'ı dinleyiniz ve bana uyunuz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İsa da açık mucizelerle geldiği vakit şöyle dedi: "Ben size hikmet ve anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir bölümünü açıklamak üzere geldim. Onun için Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Isa da o beyyinelerle geldiği vakıt şöyle dedi: ben size hikmet ile ve ihtilaf edip durduğunuz şeylerin ba'zısını size beyan edeyim diye geldim, onun için Allahdan korkun ve bana ıtaat edin,

    Erhan Aktaş

    İsa, apaçık beyyinelerle dipnot 1 geldiği zaman: "Ben size Hikmet'i dipnot 2 getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi (62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Îsa, apaçık beyyinelerle dipnot 1 geldiği zaman: "Ben size Hikmeti dipnot 2 getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kitap'ı. Hikmet, kök anlamı engel olmaktır. Toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsa, apaçık beyyinelerle dipnot 1 geldiği zaman: "Ben size hikmeti dipnot 2 getirdim. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını size açıklamak için geldim. O halde Allah için takvalı olun ve bana itaat edin." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanıt içeren açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkeler. Yargı, yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma.

    Gültekin Onan

    İsa, açık belgelerle gelince, dedi ki: "Ben size bir hikmetle geldim ve hakkında ihtilafa düştüklerinizin bir kısmını size açıklamak için de. Öyleyse Tanrı'dan sakının ve bana itaat edin."

    Hasan Basri Çantay

    İsa o apaçık delilleri getirdiği zaman (şöyle) demişdi: "Ben size gerçek hikmeti getirdim. Bir de hakkında ihtilaf edegeldiğiniz şeylerden ba'zısını size açıklayayım diye (geldim). Artık Allahdan korkun, bana tabi' olun".

    İbni Kesir

    İsa huccetlerle gelince; demişti ki: Size hikmetle ve ihtilafa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak için geldim. Öyleyse Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Mehmet Alagaş

    (61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin."

    Süleyman Ateş

    İsa açık kanıtlar getirince dedi ki: "Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için (geldim), Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

    Süleymaniye Vakfı

    İsa, açık belgelerle gelince dipnot 1 (İsrailoğullarına dipnot 2 ) dedi ki: "Ben size hikmeti dipnot 3 getirdim, anlaşmazlığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açık açık anlatmak için geldim. Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin dipnot 4 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      İsa aleyhisselam, İsrailoğullarına gönderilmiş bir elçiydi (Al-i İmran 3/49, Saf 61/6).
    3. metne dön, dipnot 3
      Hikmet, Allah'ın indirdiği ve yarattığı ayetlerden doğru bilgiye ulaşma yöntemi ve bu yöntem ile ulaşılan doğru bilgidir. Tüm nebiler gibi İsa'ya (a.s.) da Allah tarafından hikmet verilmiştir (Al-i İmran 3/48, 81). Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kitap-ve-hikmet.html
    4. metne dön, dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İsa, açık belgelerle gelince (İsrailoğullarına) dedi ki: "Size hikmeti, anlaşamadığınız bazı şeylerin açık çözümlerini göstermeye geldim. Artık Allah'tan çekinin de gönülden bana uyun."

    Şaban Britch

    İsa apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin.

    Şaban Piriş

    İsa belgelerle geldiği zaman şöyle demişti: -Size hikmet ile hakkında ihtilafa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak için geldim. Allah'tan korkun ve bana uyun!

    Yaşar Nuri Öztürk

    İsa, açık seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "Ben size hikmet getirdim ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım diye geldim. O halde, Allah'tan korkun ve bana itaat edin!"

  8. Zuhruf suresi, 64. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 64. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah -yalnızca O- benim de Rabbimdir; sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin! Doğru yol budur." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İsa'nın bu mesajıyla ilgili bkz. Al-i İmrân 3:51; Mâide 5:117; Meryem 19:36.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet Allah benim Rabbimdir, sizin de Rabbiniz yalnızca O'dur; artık sadece O'na kulluk edin: bu, dosdoğru bir yoldur.

    Muhammed Esed

    "Allah, şüphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; öyleyse (yalnızca) O'na kulluk edin; doğru yol (sadece) budur!"

    Ahmed Hulusi

    "Kesinlikle Allah, "HU"; benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir! Öyle ise O'na kulluk edin! Bu, yolun doğrusudur!"

    Ali Bulaç

    "Şüphesiz Allah, O, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; şu halde O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur."

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur.

    Ali Rıza Safa

    "Kuşkusuz, Allah, hem benim Efendim hem de sizin Efendinizdir. Artık, O'na hizmet edin. Dosdoğru yol, işte budur!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Şüphesiz Allah, benim ve sizin yegane Rabbinizdir. Yalnız O'na kulluk ediniz; doğru yol budur."

    Edip Yüksel

    "ALLAH benim Efendim ve sizin de Efendinizdir, sadece O'na hizmet etmelisiniz. Dosdoğru yol budur."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'ALLAH benim Rabbim ve sizin de Rabbinizdir, sadece O'na kulluk etmelisiniz. Dosdoğru yol budur.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haberiniz olsun Allah benim Rabbim, sizin de Rabbiniz ancak O'dur. Onun için hep O'na ibadet edin! İşte bu tek doğru yoldur."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    haberiniz olsun Allah benim rabbım sizin de rabbınız ancak odur, onun için hep ona ıbadet edin, işte bu yegane doğru yoldur

    Erhan Aktaş

    Allah, benim de sizin de Rabb'inizdir. Öyleyse O'na kulluk edin! Bu, dosdoğru yoldur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, benim de sizin de Rabb'inizdir. Öyleyse O'na kulluk dipnot 1 edin! Bu, dosdoğru yoldur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 43:45. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, benim de sizin de Rabb'inizdir. Öyleyse O'na kulluk edin! Bu, dosdoğru yoldur.

    Gültekin Onan

    "Şüphesiz Tanrı, O, benim de rabbim, sizin de rabbinizdir; şu halde O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur."

    Hasan Basri Çantay

    "Şüphesiz Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbiniz. Haydi (hepiniz) Ona kulluk edin. Doğru yol budur".

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Allah, benim de Rabbımdır, sizin de Rabbınızdır. Öyleyse O' na ibadet edin. İşte doğru yol.

    Mehmet Alagaş

    (61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Şüphesiz Allah; benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin! Doğru yol budur."

    Süleyman Ateş

    "Allah, işte benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz O'dur. O'na tapın, doğru yol budur."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah benim de Sahibim, sizin de Sahibinizdir. O'na kul olun; doğru yol budur."

    Şaban Britch

    Allah, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz O’dur. Öyleyse (yalnızca) O’na ibadet edin. Dosdoğru yol budur.

    Şaban Piriş

    Allah, benim de Rabb'im sizin de Rabbiniz O'dur. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Kuşkusuz, Allah hem benim Rabbimdir hem sizin Rabbiniz. O halde O'na kulluk/ibadet edin! İşte bu, dosdoğru bir yoldur."

  9. Zuhruf suresi, 65. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zuhruf suresi, 65. ayet. فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

    Mehmet Okuyan

    (Çeşitli) gruplar (İsa hakkında) kendi aralarında ayrılığa düştüler. Elem verici günün azabı nedeniyle zalimlerin vay hâllerine! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Meryem 19:37.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat onlar arasından çıkan hizipler birbirleriyle anlaşmazlığa düştüler: Artık, acı bir günün azabından dolayı yazıklar olsun zulme gömülüp giden o kimselere!

    Muhammed Esed

    Fakat (İsa'dan sonra gelenler) arasından çıkan gruplar farklı görüşleri savunmaya başladılar. Vay haline o zulmedenlerin ve yazık o acı Gün'de (başlarına gelecek) azap için!

    Ahmed Hulusi

    Anlayışta ayrılığa düşenler kendi aralarında zıtlaştılar! Feci bir sürecin azabından dolayı yazıklar olsun o (nefslerine) zulmedenlere!

    Ali Bulaç

    Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü. Artık, acı bir günün azabından vay o zulmetmiş olanlara.

    Ali Özek ve heyeti

    Ama aralarından çıkan gruplar, bir ihtilâfa düştüler. Acı bir günün azabı karşısında vay o zulmedenlerin haline!

    Ali Rıza Safa

    Yine de kümeler, kendi aralarında uyuşmazlığa düştüler. Acı Gün'ün cezasından, o haksızlık yapanların; artık, vay başlarına gelene!

    Bayraktar Bayraklı

    Bunun ardından gruplar, yine ayrılığa düştüler. Azabı acıklı günden dolayı vay o zalimlerin hallerine!

    Edip Yüksel

    Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar. Acı azaptan dolayı vay zalimlerin haline.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar. Acı azaptan dolayı vay zalimlerin haline.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra o gruplar kendi aralarında (İsa hakkında) ihtilafa düştüler. Onun için acı bir günün azabından dolayı vay o zulmedenlerin haline!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra o hizibler kendi aralarında ıhtilaf ettiler, onun için elim bir günün azabından vay o zulmedenlere

    Erhan Aktaş

    Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra gruplar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Artık acı veren günün azabından dolayı haksızlık yapanların vay haline!

    Gültekin Onan

    Sonra, içlerinden birtakım fırkalar ihtilafa düştü. Artık, acı bir günün azabından vay o zulmetmiş olanlara.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra aralarından partiler (çıkıb) ihtilaf etdiler. Artık pek acıklı bir günün azabından vay o zulmedenlere!

    İbni Kesir

    Ama aralarında hizibler birbirleriyle ihtilafa düştüler. Acıklı bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline.

    Mehmet Alagaş

    (61-77) Muhakkak ki saatin bilgisi ondadır onda tereddüt / mirye etmeyin bana tabi olun işte bu doğru yoldur, sakın şeytan sizi alıkoymasın, O, sizin için a paçık düşmandır. İsa , açıklamalarla / beyanatlarla ve size belli bir gerekçeyle / hikmetle geldim, karşıtlaştığınız / ihtilaf ettiğiniz bazı şeyleri , açıklığa kavuşturayım diye geldim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin, muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir , sizin de Rabbinizdir , O’na ibadet edin , işte bu doğru yoldur dedi. Sonra taraflar kendi aralarında ihtilaf ettiler, zalimlere acıtıcı azap nedeniyle yazıklar olsun / veyl olsun. Onlar farkında değillerken saatin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Dostların, o gün bazısı bazısına düşmandır sakınanlar hariç (onların dostlukları kalıcı). Ey kulum, bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz, onlar ayetlerimize iman ettiler ve ayetlerimize teslim olanlarılar, siz ve zevceleriniz sevinç içinde / mutluluk içinde cennete giriniz, altından tabaklar ve kupalar / kadehler onların etraflarında döner / tavaf eder , orada nefislerinin iştahlandığı gözlerini lezzetlendiren şeyler vardır, (Gözde lezzet nefiste iştah) Orada kalıcısınız, ,yaptıklarınızdan ötürü varis olduğunuz cennet işte budur, Orada fazla fazla meyveler sizin içindir , o nlardan yersiniz. Suçlular, cehennem azabında kalıcıdırlar, onlardan dindirilmeyecek / hafifletilmeyecek , onlar o rada ümidi kesik vaziyettedirler , onlara biz zulmetmedik ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı. Kafirler seslenirler ey malik üzerimizde yapacağını yapsın. Rabbin der ki orada bekleyip duracaksınız.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Fırkalar/gruplar, aralarında (İsa hakkında) anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline.

    Süleyman Ateş

    Aralarından çıkan partiler, birbirleriyle ihtilafa düşmüşlerdir. Acı bir günün azabından vay o zulmedenlerin haline!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra onlardan farklı kesimler ihtilafa düştüler. Bu yanlışı yapanların, o acıklı günün azabından çekecekleri var."

    Şaban Britch

    Fırkalar/gruplar, aralarında (İsa hakkında) anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline.

    Şaban Piriş

    Buna rağmen gruplar, aralarında anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Böyle iken, aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler. Korkunç bir günün azabından vay haline o zulmedenlerin!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.