Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 45. ayet

Ahzâb suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا

yâ eyyühe-nnebiyyü innâ erselnâke şâhidev vemübeşşirav veneẕîrâ.

Diyanet İşleri

(45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 42–48 · surenin 45. ayeti / 73

Konu Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı Ahzâb 41–48 3

  1. Ahzâb 42

    O'nu sabah akşam tespih edin.

  2. Ahzâb 43

    O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size merhamet eden; melekleri de sizin için bağışlanma dileyendir. Allah, mü'minlere çok merhamet edendir.

  3. Ahzâb 44

    Allah'a kavuşacakları gün mü'minlere yönelik esenlik dileği "Selam"dır. Allah, onlara bol bir mükafat hazırlamıştır.

  4. 45–46

    (45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.

  5. Ahzâb 47

    Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

  6. Ahzâb 48

    Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. Yüce Allah’ın, Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i vasfetmiş olduğu bu sıfatlar, onun risaletinin amacı, özü ve hususi özellikleri olup beş tanedir:

Birincisi onun bir “şahit” olmasıdır. O, ümmetinin işlediği hayır ve şer türünden amellerine şahittir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Bütün insanlara karşı şahitler olasınız, Peygamber de size karşı şahit olsun diye…” (el-Bakara, 2/143); “Her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur!” (en-Nisa, 4/41) O nedenle Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adil ve makbul bir şahittir.

İkinci ve üçüncü özellik onun “müjdeleyici ve uyarıcı olarak” gönderilmiş olmasıdır. Bu ise müjdeleneni ve uyarılanı, müjdenin ve uyarının konusunu ve bu konularda yapılması gerekenleri içine alır. Şöyle ki müjdelenen kimseler iman ile salih ameli bir arada gerçekleştiren ve masiyetleri de terk eden takvâ sahibi mü’minlerdir. Müjdenin konusu dünyada, iman ve takvâ dolayısı ile söz konusu olan dinî ve dünyevî her türlü mükâfatın onların olacağı müjdesine, ahirette ise ebedî ve kalıcı nimetlerin kendisine mazhar olmalarıdır. Bütün bunlar da sözü edilen amellerin, takvâyı gerçekleştiren hususların ve mükâfat çeşitlerinin etraflı bir şekilde anılmasını da kapsar. Uyarılanlar ise günahkâr zalimler, zulüm ve cehalet sahibi olanlardır. Uyarının konusu ise dünya hayatında cehalet ve zulme bağlı olarak söz konusu olan dinî ve dünyevî cezalarla tehdit edilip uyarılmak, ahirette ise korkunç ceza ve uzun azap ile karşı karşıya kalmalarıdır. Bu genel ifadelerin tafsilatı ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu Kitap ve sünnette yer almaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Muhakkak ki biz, seni kendilerine gönderilmiş olan şeyi tebliğ etmen için insanlara karşı bir şahit, Allah'ın hazırlamış olduğu cennetleri Müminlere müjdeleyici ve Allah'ın kendileri için hazırlamış olduğu azabı ile kâfirleri korkutman için gönderdik.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلنَّبِىُّ n-nebiyyu nebi kök: نبا
  3. إِنَّآ inna elbette biz
  4. أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake seni gönderdik kök: رسل
  5. شَـٰهِدًۭا şahiden şahid kök: شهد
  6. وَمُبَشِّرًۭا ve mubeşşiran ve müjdeci kök: بشر
  7. وَنَذِيرًۭا ve neziran ve uyarıcı kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Şahitlik

    (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden…

  • Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…

  • Nisâ 69 olası

    Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Nübüvvet

    Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(45, 46) Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şahit, müjdeleyici, uyarıcı, dipnot 1 O'nun izniyle Allah'a davet eden dipnot 2 ve münîr (ışık saçan) bir kandil olarak gönderdik.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Sebe' 34:28; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hz. Muhammed'in bu göreviyle ilgili olarak "davet eden kişi" anlamında [dâ‘î] kelimesi kullanılmaktadır. Yapılacak iş "davet"tir; zorlama değildir. Zaten Bakara 2:256, Yûsuf 12:108, Nahl 16:125, Kasas 28:87, Şûrâ 42:48, Kâf 50:45, Ğâşiye 88:22 gibi ayetlerde dikkat çekilen husus da budur. Hz. Muhammed'in "davetçi" olduğunun ifade edildiği Yûsuf 12:108 ve Ahzâb 33:46'da onun davet ettiği makam [ilellâhi] ifadesi gereği "Yüce Allah" olarak belirlenmektedir. Fussilet 41:33'te yer alan "Allah'a davet edenden daha güzel sözlü kim olabilir ki!" ifadesi de oldukça belirleyicidir. Hacc 22:67 ve Kasas 28:87'de verilen mesaj da bu doğrultudadır. Yüce Allah davetin kime veya neye yapılması gerektiğini ifade bağlamında Nahl 16:125'te "Rabbinin yoluna" ifadesine yer vermektedir. Yüce Allah Hz. Muhammed'e hitap ederek davetinin "Rabbine, Rabbinin yoluna" olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

Mustafa İslamoğlu

Sen ey Peygamber! Elbet Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;

Muhammed Esed

(Sana gelince,) ey Peygamber, unutma ki Biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik,

Ahmed Hulusi

Ey Nebi. . . Muhakkak ki biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak irsal ettik;

Ali Bulaç

Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Özek ve heyeti

Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Rıza Safa

Ey peygamber! Aslında seni, tanık, muştulayıcı ve uyarıcı olarak gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Edip Yüksel

Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gönderdik, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gönderdik, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamber, Biz seni hakka bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir gocundurucu (uyarıcı) olarak gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o Peygamber! Biz seni hakka bir şahid hem bir müjdeci hem bir kocundurucu gönderdik

Erhan Aktaş

Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Nebi! Biz seni tanık, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Gültekin Onan

Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Hasan Basri Çantay

(45-46) Ey peygamber, biz seni hakıykaten bir şahid, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allaha, Onun emir (ve teysiri) ile bir da'vetci ve nuur saçan bir kandil olarak gönderdik.

İbni Kesir

Ey peygamber; Biz, seni muhakkak şahid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey peygamber! Gerçekten biz seni; bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Süleyman Ateş

Ey peygamber, biz seni şahid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Nebi, biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı elçi olarak gönderdik.

Şaban Britch

Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Şaban Piriş

-Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Peygamber! Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you the Prophet: We have sent you, to the people to be a witness lo their response to the divine message and a spectacle and a warning and a herald of joyful tidings,

Abdul Haleem

Prophet, We have sent you as a witness, as a bearer of good news and warning,

Abdullah Yusuf Ali

O Prophet! Truly We have sent thee as a Witness, a Bearer of Glad Tidings, and Warner,-

Abul A'la Maududi

O Prophet, dipnot 1 We have sent you forth as a witness, dipnot 2 a bearer of good tidings, and a warner, dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After admonishing the Muslims, Allah now addresses a few words of consolation to His Prophet (peace be upon him), as if to say: "We have blessed you with such and such a high rank and raised you to an exalted place of honor. Your opponents will not be able to harm you in any way by their propaganda campaign of slander and calumny. Therefore, you should not take their mischief to heart, nor give any weight to their propaganda. You should continue doing the duties of your mission, and let them utter whatever nonsense they like." Along with this, incidentally, the other people, both the believers and the unbelievers, also have been told that the person they have to deal with is not an ordinary man but a great personality, whom Allah has raised to the highest ranks of honor and glory.
  2. metne dön, dipnot 2
    The meaning of the Prophet’s (peace be upon him) being a "witness" is very vast. It includes three kinds of evidence:
  3. metne dön, dipnot 3
    (1) Verbal evidence, i.e. the Prophet (peace be upon him) should bear out the truth of the realities and principles on which Allah’s religion is based and tell the world plainly that they are the truth and all that is opposed to them is falsehood. He should rise to proclaim without hesitation and fear the Being of Allah and His Unity, the existence of the angels, the coming down of revelation, the occurrence of life-after-death, the Hell and Heaven, all are realities, even if they appear strange to the world, and the people mock the one presenting them, or call him a madman. Likewise, the Prophet (peace be upon him) should openly present before the people the concepts, values, principles and rules pertaining to morality and civilization and social life that God has revealed to him, and reject as wrong all the concepts and ways which are prevalent and are opposed to them, even if the whole world rejects them as wrong and violates them in practice. Similarly, the Prophet (peace be upon him) should proclaim as lawful what is lawful in Allah’s law even if the whole world regards it as unlawful, and should proclaim as unlawful whatever is unlawful in Allah’s law even if the world regards it as lawful and pure.

Aisha Bewley

O Prophet! We have sent you as a witness, and a bringer of good news and a warner,

Al-Hilali & Khan

O Prophet (Muhammad صلى الله عليه وسلم)! Verily, We have sent you as witness, and a bearer of glad tidings, and a warner,

Ali Quli Qarai

O Prophet! Indeed We have sent you as a witness, as a bearer of good news and as a warner

Amatul Rahman Omar

Prophet! We have sent you to be a Witness, a Bearer of glad tidings and a Warner.

Arthur John Arberry

O Prophet, We have sent thee as a witness, and good tidings to bear and warning,

Bijan Moeinian

O’ Prophet (Mohammad), I have sent you as a witness [to verbally explain the truth as you have witnessed it, to conduct a way of life which is a witness to a God pleasing way of life and to be a witness in the Hereafter as to how the people responded to the truth], the bearer of the good news [about the Paradise] and a Warner [explaining the true nature of the Hell for those still have time to save themselves from it. ]

E. Henry Palmer

O thou prophet! verily, we have sent thee as a witness and a herald of glad tidings and a warner,

Edip-Layth

O prophet, We have sent you as a witness, and a bearer of good news, and a warner.

George Sale

O prophet, verily We have sent thee to be a witness, and a bearer of good tidings, and a denouncer of threats,

Hamid S. Aziz

Their salutation on the day that they meet Him shall be, "Peace", and He has prepared for them an honourable reward.

Mahmoud Ghali

O you Prophet, surely We have sent you as a witness, and a bearer of good tidings, and a constant warner,

Marmaduke Pickthall

O Prophet! Lo! We have sent thee as a witness and a bringer of good tidings and a warner.

Mohamed Ahmed - Samira

O Prophet, We have sent you as a witness and a bearer of happy tidings and an admonisher,

Muhammad Asad

[And as for thee, ] O Prophet - behold, We have sent thee as a witness [to the truth], and as a herald of glad tidings and a warner,

Mustafa Khattab

O Prophet! We have sent you as a witness, and a deliverer of good news, and a warner,

Progressive Muslims

O prophet, We have sent you as a witness, and a bearer of good news, and a warner.

Rashad Khalifa

O prophet, we have sent you as a witness, a bearer of good news, as well as a warner.

Sahih International

O Prophet, indeed We have sent you as a witness and a bringer of good tidings and a warner.

Sam Gerrans

O Prophet: we have sent thee as a witness, and a bringer of glad tidings, and a warner,

Shabbir Ahmed

O Prophet! Behold, We have sent you as a witness and a herald of good news and a Warner. (The Divine System that you establish will be a watcher over humanity to ensure international justice and peace. Give them the good news of what the System can accomplish, and warn them of the harm without it 2:143).

Syed Vickar Ahamed

O Prophet! Truly, We have sent you as a witness, a bearer of happy news (to the believers), and a warner (to the disbelievers)—

Taqi Usmani

O prophet, We have sent you as a witness and as a bearer of good news and a warner,

The Monotheist Group

O prophet, We have sent you as a witness, and a bearer of good news, and a warner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩