Diyanet İşleri
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
Kamer suresi
Kamer suresi, 48. ayet. يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ
yevme yüsḥabûne fi-nnâri `alâ vucûhihim. ẕûḳû messe seḳara.
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar Kamer 47–55 3
O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.
Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.
Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)
Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “O gün yüz üstü ateşte sürüklenirler.” Oysa yüz, vücut azalarının en şereflisidir. Yüzün acı ve ızdırabı, başka organlarınkinden daha fazladır. Bu şekilde azap edilerek aşağılanıp rezil edilecekler ve kendilerine: “Cehennemin (can yakıcı) dokunuşunu tadın!” denilecektir. Yani cehennem ateşinin acısını, öfkesini ve alevinin ızdırabını tadın, denilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüzleri üzere cehenneme sürüklendikleri gün, kınamak için onlara şöyle denir: "Haydi cehennem azabını tadın!"
Aynı kök: سحب (11 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Yahut (inkarcıların küfür içindeki halleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen…
Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş)
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)
O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.
Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.
Aynı kök: سحب (11 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün ateşe yüzüstü sürüklenip (kendilerine) "Sekar (cehennemin)in dokunuşunu tadın!" (denecektir).
O gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler (ve denilecek ki): "Tadın bakalım, değdiğinin fiyakasını bozan cehennemin okşayışını!"
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri o Gün (onlara denilecek:) "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın bakalım şimdi!"
O süreçte yüzleri üzere ateşte sürüklenirler! "Sakar'ın (cehennemin) yakışını tadın!" (denilir).
Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün "Cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek.)
O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde «cehennemin elemini tadın!» denir.
O gün, yüzüstü ateşe sürüklenecekler: "Tadın, yakıcı ateşin dokunuşunu!"
Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denir.
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri gün: "Sakar'ın dokunuşunu tadın." dipnot 1
Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri gün: 'Cehennemin dokunuşunu tadın.'
O gün yüz üstü ateşe sürüklenecekler! "Tadın neymiş cehennemin dokunuşu!" diye.
O gün ki yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler tadın ne imiş diye messi Sakar
O Gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
O gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
O gün yüz üstü sürülerek ateşe atılırlar. "Cehennem ateşinin dokunuşunu tadın!"
Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün; "cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek).
O gün onlar yüzleri üstü ateşde sürüklenirler. (Onlara) "Tadın cehennemin dokunuşunu" (denilir).
O gün, yüzleri üstü ateşe sürüldüklerinde: Tadın cehennemin tadını, denir.
(43-48) Sizin kafirleriniz onlarınkinden daha mı hayırlı ? veya yazıt levhalarında / Zeburlarında, bir beraatleri mi var? / dokunulmazlık senetleri mi var? Yahut bizler kendi aralarında yardımlaşan bir topluluğuz / cemaatiz mi diyorlar. (Yardımlaşarak her şeyin üstesinden geliriz mi diyorlar) Toplulukları bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar. Bilakis onlara saat vaadedildi. S aat, müthiş dehşetli ve acıtıcıdır. Suçlular hakiki bir sapma ve kavurucu bir ateş içindedirler. O gün ateşe yüz üstü sürüklenecekler, kavurucu ateşin /sekarın dokunuşunu tadın.
O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenecekler. "Cehennemin dokunuşunu tadın."
O gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" diye.
Ateşin içinde yüzüstü süründürülecekleri gün dipnot 1 onlara: "Sakarın dipnot 2 /Cehennemin dokunuşlarını tadın bakalım!" (denir).
Ateşin içinde yüzüstü süründürülecekleri gün: "cehennemin dokunuşlarını tadın!" denilir.
O gün Cehennem'e yüzüstü sürüleceklerdir. Tadın ateşin dokunuşunu!
O gün cehenneme yüzüstü sürüleceklerdir. -Tadın ateşin dokunuşunu!
O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler. "Cehennemin dokunuşunu tadın bakalım!"
There shall come the Day when they are dragged on their faces and be told: " Now, feel the unbearable sensation coming over your bodies by being cast into Hell fire.
on the Day when they are dragged on their faces in Hell. ‘Feel the touch of Hell.’
The Day they will be dragged through the Fire on their faces, (they will hear:) "Taste ye the touch of Hell!"
There shall come a Day when they will be dragged on their faces into the Fire and will be told: "Now taste the flame of Hell."
on the Day that they are dragged face-first into the Fire: ‘Taste the scorching touch of Saqar!’
The Day they will be dragged on their faces into the Fire (it will be said to them): "Taste you the touch of Hell!"[1]
The day when they are dragged into the Fire on their faces, [it will be said to them,] ‘Taste the touch of hell!’
On that day they shall be dragged on their faces into the fire (of the battle, it will be said to them), `Suffer the smite of fire. '
The day when they are dragged on their faces into the Fire: 'Taste now the touch of Sakar!'
When they are thrown into fire, they will be told: Taste now the flame of Hell. "
On the day when they shall be dragged to the fire upon their faces!- 'Taste ye the touch of hell. '
The day when they will be dragged upon their faces into the fire: "Taste the agony of Saqar!"
On that day they shall be dragged into the fire on their faces; and it shall be said unto them, taste ye the touch of hell.
On the day when they shall be dragged upon their faces into the Fire, "Taste the touch of hell. "
The Day (when) they are pulled into the Fire on their faces, (It will be said), "Taste (now) the touch of Saqar!" (The Scorching Fire)
On the day when they are dragged into the Fire upon their faces (it is said unto them): Feel the touch of hell.
On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell. "
On the Day when they shall be dragged into the fire on their faces, [they will be told:] "Taste now the touch of hell-fire!"
On the Day they will be dragged into the Fire on their faces, ˹they will be told,˺ "Taste the touch of Hell!"[1]
The Day when they will be dragged upon their faces into the Fire: "Taste the agony of the scorching heat!"
They will be dragged into the hellfire, forcibly. Suffer the agony of retribution.
The Day they are dragged into the Fire on their faces [it will be said], "Taste the touch of Saqar. "
The day they are dragged into the Fire on their faces: “Taste the touch of Saqar!”
On the Day when they shall be dragged through the Fire on their faces, "Taste you the touch of Blaze!" ('Wajh' = Face = Countenance = Whole being = Total personality. )
The Day they will be dragged through the Fire on their faces, (it will be said:) "You taste the touch of Hell!"
On the Day when they will be dragged into the Fire on their faces, (it will be said to them,) "Taste the touch of Hell."
The Day when they will be dragged upon their faces into the Fire: "Taste the agony of the scorching heat!"