Ahmed Hulusi
Kasem ederim örttüğü vakit geceye,
92. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Leyl suresi, 1. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli iẕâ yagşâ.
Kasem ederim örttüğü vakit geceye,
Leyl suresi, 2. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
vennehâri iẕâ tecellâ.
Parlayıp açığa çıktığında gündüze,
Leyl suresi, 3. ayet. وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Erkeği ve dişiyi (etken ve edilgeni) yaratana ki,
Leyl suresi, 4. ayet. إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sa`yeküm leşettâ.
Muhakkak ki çalışmanız, elbette farklı amaçlara dönüktür.
Leyl suresi, 5. ayet. فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
Kim verir ve korunursa,
Leyl suresi, 6. ayet. وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
El Hüsna'yı (en güzelini hakikati olarak) tasdik ederse,
Leyl suresi, 7. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
Böylece ona en kolayı kolaylaştırırız!
Leyl suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
Ama kim de cimrilik eder ve müstağni olursa (arınmaya, korunmaya ihtiyaç duymazsa);
Leyl suresi, 9. ayet. وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
El Hüsna'yı (en güzelini hakikati olarak) yalanlarsa;
Leyl suresi, 10. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
Ona en zoru (hakikatten ve Sünnetullah'tan perdeli yaşamayı) kolaylaştırırız!
Leyl suresi, 11. ayet. وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
(Cehenneme) yuvarlandığında, malı (zenginliği) ona hiçbir fayda sağlamaz.
Leyl suresi, 12. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Muhakkak ki hakikate erdirmek bize aittir.
Leyl suresi, 13. ayet. وَإِنَّ لَنَا لَلْـَٔاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
Muhakkak ki bizimdir gelecek sonsuz yaşam da şu anki de!
Leyl suresi, 14. ayet. فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
Sizi, çok alevlenen ateşe karşı uyardım.
Leyl suresi, 15. ayet. لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
Ona sadece en şaki maruz kalır.
Leyl suresi, 16. ayet. ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
O ki, yalanlamış ve (hakikatinden) yüz çevirmişti!
Leyl suresi, 17. ayet. وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
Leyl suresi, 18. ayet. ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
O ki, arınmak için zenginliğini başkalarına harcar (yığmaz). . .
Leyl suresi, 19. ayet. وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
Bunu ne karşılık bekleyerek yapar (ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak)!
Leyl suresi, 20. ayet. إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
Yalnızca Ala olan Rabbinin vechini arzuladığı için!
Leyl suresi, 21. ayet. وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerḍâ.
Elbette rızaya erecektir!