Leyl suresi · 14–21. ayetler

Ateş ve ondan uzak tutulan

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Leyl suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 14. ayet. فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ

    Diyanet İşleri

    Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.

    Mehmet Okuyan

    Ben sizi alevli bir ateşe karşı uyardım.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte sizi çılgınca kışkırtılmış bir ateşe karşı uyarmış bulunuyorum:

    Muhammed Esed

    İşte, sizi alevler saçan ateşe karşı uyarıyorum;

    Ahmed Hulusi

    Sizi, çok alevlenen ateşe karşı uyardım.

    Ali Bulaç

    Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey insanlar!) Alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım.

    Ali Rıza Safa

    Artık, alevler saçan ateşle sizi uyardım.

    Bayraktar Bayraklı

    Alev alev yanan bir ateşle sizi uyarıyorum.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ben sizi alevli bir ateşe karşı uyardım.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ben size bir ateş haber verdim ki köpürdükçe köpürür

    Erhan Aktaş

    Alev saçan bir ateşe karşı sizi uyardım.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Alev saçan bir ateşe karşı sizi uyardım.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Alev saçan bir ateşe karşı sizi uyardım.

    Gültekin Onan

    Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.

    Hasan Basri Çantay

    İşte ben size alevlendikce alevlenen bir ateş (in tehlikesin) i haber verdim.

    İbni Kesir

    Sizi alevler saçan ateşle uyardım.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.

    Süleyman Ateş

    Ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu sebeple sizi, alev saçan ateşe karşı uyardım.

    Şaban Britch

    Sizi, alev alev yanan ateşe karşı uyardım.

    Şaban Piriş

    Sizi, alev saçan ateşe karşı uyardım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım.

  2. Leyl suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 15. ayet. لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى

    Diyanet İşleri

    (15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

    Mehmet Okuyan

    Ona en azgın olandan başkası girmeyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    oraya sadece sorumsuzluğun zirvesinde olan bir azgın girer;

    Muhammed Esed

    (öyle bir ateş ki) kimse girmez, en onulmaz azgınlar dışında,

    Ahmed Hulusi

    Ona sadece en şaki maruz kalır.

    Ali Bulaç

    Ona, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz;

    Ali Özek ve heyeti

    O ateşe, kötüler girer.

    Ali Rıza Safa

    En azgın olandan başkası ona atılmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    - O ateşe, yalanlayıp yüz çeviren bedbahtan başkası girmez.

    Edip Yüksel

    Oraya talihsiz olandan başkası girmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Oraya talihsiz olandan başkası girmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ona ancak en bedbaht olan yaslanır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ona ancak en şaki olan yaslanır

    Gültekin Onan

    Ona, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz;

    Hasan Basri Çantay

    Ki ona en bedbaht olandan başkası girmez.

    İbni Kesir

    Oraya ancak en azgın olan girer.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona ancak en azgın olan girecektir.

    Süleyman Ateş

    Ona ancak haydut olan girer.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada sadece en hayırsızlar dipnot 1 kızaracaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar Allaha ortak koşan kişilerdir, müşrik kimselerdir.

    Şaban Britch

    Ona ancak en azgın olan girecektir.

    Şaban Piriş

    Ona ancak isyankar olanlar girecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şiddete çok düşkün bedbahttan başkası girmez ona.

  3. Leyl suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 16. ayet. ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    Diyanet İşleri

    (15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

    Mustafa İslamoğlu

    o ki, (vahyi) yalanladı ve (gerçeğe) sırt döndü.

    Muhammed Esed

    hakikati yalanlayan ve (ondan) yüz çeviren (azgınlar).

    Ahmed Hulusi

    O ki, yalanlamış ve (hakikatinden) yüz çevirmişti!

    Ali Bulaç

    Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak yalanlayıp yüz çeviren.

    Ali Rıza Safa

    O ki, yalanladı ve yüz çevirdi.

    Bayraktar Bayraklı

    - O ateşe, yalanlayıp yüz çeviren bedbahtan başkası girmez.

    Edip Yüksel

    O ki yalanladı ve sırtını döndü.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki yalanladı ve sırtını döndü.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, yalanlamış ve tersine gitmiştir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, ki tekzib etmiş ve tersine gitmiştir

    Erhan Aktaş

    O ki yalanladı ve yüz çevirdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O ki yalanladı ve yüz çevirdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O ki yalanladı ve yüz çevirdi.

    Gültekin Onan

    Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.

    Hasan Basri Çantay

    (öyle bedbaht ki) o, hakkı yalanlamış, (imandan) yüz çevirmişdir.

    İbni Kesir

    Yalanlayıp yüz çevirmiş olan,

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyle yalancıdır ki, yalanlamıştır ve yüz çevirmiştir.

    Süleyman Ateş

    O ki, yalanlandı ve sırtını döndü.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar yalana sarılan ve sırt çevirendir.

    Şaban Britch

    Yalanlayan, yüz çeviren,

    Şaban Piriş

    Yalanlayan, yüz çeviren..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.

  4. Leyl suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 17. ayet. وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

    Diyanet İşleri

    (17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

    Mehmet Okuyan

    En muttakî (duyarlı) olan ondan uzak tutulacaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Meryem 19:66-72, Enbiyâ 21:102 ve Zümer 39:61. ayetlerle birlikte okunmalıdır. [Takvâ] (duyarlılık) sahibi olanlar cehennemden uzak tutulmuş olacaklardır. Cehenneme gitmek de oraya uğramak da bir korku ve hüzün sebebidir. Bu konuda bkz. Bakara 2:38, 62, 112, 262, 274; Al-i İmrân 3:170; Mâide 5:69; En‘âm 6:48; A‘râf 7:35; Yûnus 10:62; Zümer 39:61; Ahkâf 46:13. Mahşer gününde güvende olacakların bulunacağı Neml 27:89'da bildirilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama yüce ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket eden kimse, o (ateşten) uzak tutulacak;

    Muhammed Esed

    Ama, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlar (ateşten) uzak kalacak:

    Ahmed Hulusi

    En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.

    Ali Bulaç

    Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.

    Ali Özek ve heyeti

    İyiler ondan (ateşten) uzak tutulur.

    Ali Rıza Safa

    Oysa sorumluluk bilinci taşıyan, ondan uzaklaştırılacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Arınmak uğruna malını hayra harcayan takva sahipleri, o ateşten uzak tutulacaktır.

    Edip Yüksel

    Erdemli ise ondan uzak tutulacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erdemli ise ondan uzak tutulacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O en çok takva sahibi olan ise ondan çok uzaklaştırılacaktır!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O en müttaki olan ise ondan uzaklaştıkca uzaklaşdırılacaktır

    Erhan Aktaş

    Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Takva sahibi olan, ondan uzak tutulacak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Takva dipnot 1 sahibi olan, ondan uzak tutulacak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.

    Hasan Basri Çantay

    (17-18) Halbuki çok sakınan, malını (Allah nezdinde sırf) temizlenmek için veren ondan uzaklaşdırılacakdır.

    İbni Kesir

    En çok sakınan ise; ondan uzak tutulur.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Takva sahibi ise oradan uzak tutulacaktır.

    Süleyman Ateş

    En çok korunan da ondan uzak tutulur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendini en iyi koruyan dipnot 1 da oradan uzak kalacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bunlar, kendilerine çok iyi karşılık sözü verilen kimselerdir. İlgili ayetler şöyledir: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Bu, kötü davrananları yaptıklarına karşılık cezalandırsın ve güzel davrananları da daha güzeli ile karşılasın diyedir. Onlar, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır; diğer günahlar başka. Rabbinin affı kapsamlıdır…" (Necm 53/31-32)

    Şaban Britch

    Takva sahibi ondan uzak tutulacaktır.

    Şaban Piriş

    Takva sahibi ondan uzak tutulacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İyice sakınan da ondan uzak tutulur.

  5. Leyl suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 18. ayet. ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

    Diyanet İşleri

    (17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

    Mehmet Okuyan

    O ki (malını) vererek arınır.

    Mustafa İslamoğlu

    o ki, malını gönülden verir ve arınıp gelişir;

    Muhammed Esed

    arınmak için servetini (başkalarına) harcayanlar,

    Ahmed Hulusi

    O ki, arınmak için zenginliğini başkalarına harcar (yığmaz). . .

    Ali Bulaç

    Ki o, malını vererek temizlenip arınır.

    Ali Özek ve heyeti

    Temizlenmek üzere malını hayra veren

    Ali Rıza Safa

    O ki, arınmak için malını verir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Arınmak uğruna malını hayra harcayan takva sahipleri, o ateşten uzak tutulacaktır.

    Edip Yüksel

    O ki malını vererek temizlenir;

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki malını vererek temizlenir;

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O ki, malını verir, temizlenir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, ki malını verir, tezekki eder

    Erhan Aktaş

    O ki malını vererek arınır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O ki malını vererek arınır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O ki malını vererek arınır.

    Gültekin Onan

    Ki o, malını vererek temizlenip arınır.

    Hasan Basri Çantay

    (17-18) Halbuki çok sakınan, malını (Allah nezdinde sırf) temizlenmek için veren ondan uzaklaşdırılacakdır.

    İbni Kesir

    Ki o, malını temizlemek için verir.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Ki o) Malını vererek arınır.

    Süleyman Ateş

    O ki malını hayra vererek arınır, yücelir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O da malını verip kendini geliştiren kimsedir.

    Şaban Britch

    Malını veren ve arınan…

    Şaban Piriş

    Malını veren ve arınan..

    Yaşar Nuri Öztürk

    O ki, temizlenip arınsın diye malını verir.

  6. Leyl suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 19. ayet. وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ

    Diyanet İşleri

    (19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

    Mehmet Okuyan

    (19, 20) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.

    Mustafa İslamoğlu

    (Bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir;

    Muhammed Esed

    gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil,

    Ahmed Hulusi

    Bunu ne karşılık bekleyerek yapar (ne de kendisine yapılanların karşılığı olarak)!

    Ali Bulaç

    Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.

    Ali Özek ve heyeti

    onun nezdinde hiç bir kimseye ait şükranla karşılanacak,

    Ali Rıza Safa

    Ve O'nun katında, hiç kimseye karşılık olsun diye verilecek bir nimet yoktur. dipnot 603

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 603
      Yapılan iyilikler için, Allah'ın bir karşılık vermek zorunda olmadığı anlamında yazdığımız bu ayet, kimi Kur'an çevirilerinde, insanlara yönelik anlam verilerek, "Karşılık görmek için iyilik yapmaz." veya "Hiç kimseden bir iyilik beklemez." veya "Karşılığında O'nun katında bir nimet verilmesi için iyilik yapmaz." biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.

    Edip Yüksel

    Hiç kimseden de buna karşılık bir iyilik beklemez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hiç kimseden de buna karşılık bir iyilik beklemez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir nimeti yoktur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir ni'meti yoktur

    Erhan Aktaş

    Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunu kimseden karşılık beklemeden yapar.

    Gültekin Onan

    Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.

    Hasan Basri Çantay

    Onun nezdinde bir kimsenin (Allah tarafından) mükafat edilecek — hiçbir ni'met (ve minnet) i yokdur,

    İbni Kesir

    O'nun nezdinde, bir kimsenin karşılık olarak verilecek hiç bir nimeti yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez.

    Süleyman Ateş

    Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),

    Süleymaniye Vakfı

    O, kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olsun diye değil,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun kimseye minnet borcu da yoktur.

    Şaban Britch

    Hiç kimseden bir karşılık, nimet beklemez.

    Şaban Piriş

    Hiç kimseden bir karşılık, nimet beklemez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.

  7. Leyl suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 20. ayet. إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

    Diyanet İşleri

    (19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

    Mehmet Okuyan

    (19, 20) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.

    Mustafa İslamoğlu

    sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanma iştiyaki iledir.

    Muhammed Esed

    ama yalnızca yüce Rabbinin rızasını kazanmak için:

    Ahmed Hulusi

    Yalnızca Ala olan Rabbinin vechini arzuladığı için!

    Ali Bulaç

    Ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).

    Ali Özek ve heyeti

    Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka bir nimet yoktur.

    Ali Rıza Safa

    Efendisinin hoşnutluğunu kazanmak isteyen başkadır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yüce Rabbinin rızasını elde etmekten başka, hiç kimseden beklediği herhangi bir karşılık da yoktur.

    Edip Yüksel

    Sadece En Yüce olan Efendisinin rızasını gözetir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sadece En Yüce olan Rabbinin rızasını gözetir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak yüceler yücesi Rabbinin rızasını aramak için verir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak rabbi a'lasının rızasını aramak için verir

    Erhan Aktaş

    İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.

    Gültekin Onan

    Ancak yüce rabbinin rızasını aramak için (verir).

    Hasan Basri Çantay

    O, (bunu) sırf O çok yüce Rabbinin rızaasını aramak (için yapmışdır).

    İbni Kesir

    Ancak yüce Rabbının hoşnudluğunu gözetmek içindir.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

    Süleyman Ateş

    Yalnız yüce Rabbinin rızası için verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aradığı sadece yüce Rabbinin iltifatıdır.

    Şaban Britch

    Sadece yüce Rabbinin yüzünü/rızasını arzular.

    Şaban Piriş

    Sadece yüce Rabbi'nin hoşnutluğunu kazanmak için..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.

  8. Leyl suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Leyl suresi, 21. ayet. وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

    Diyanet İşleri

    Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.

    Mehmet Okuyan

    Kendisi de ileride memnun olacaktır.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte böyle biri, kesinlikle, zamanı gelince (gördüğü karşılıktan) fazlasıyla memnun olacaktır.

    Muhammed Esed

    işte böyleleri de, zamanı geldiğinde sevinci tadacaklar.

    Ahmed Hulusi

    Elbette rızaya erecektir!

    Ali Bulaç

    Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.

    Ali Rıza Safa

    Ve yakında, kesinlikle hoşnut olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    O kesinlikle ileride memnun olacaktır.

    Edip Yüksel

    Kendisi de yakında mutlu olacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendisi de yakında mutlu olacaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve mutlaka o hoşnutluğa erecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve elbette o rızaya irecektir.

    Erhan Aktaş

    Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.

    Gültekin Onan

    Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.

    Hasan Basri Çantay

    Her halde kendisi de ileride hoşnuud olacakdır.

    İbni Kesir

    Elbette kendisi de hoşnud olacaktır.

    Mehmet Alagaş

    (1-21) Kapladığı / bürüdüğü zaman geceye, aydınlığı ortaya çıktığında gündüze, dişi ve erkek olarak ne yarattı ise andolsun ki, çalışmalarınız kesinlikle türlü türlüdür. Bundan böyle kim verir ve de sakınırsa , g üzel olana / hüsniyete bağlılığını ispatlarsa / doğrularsa / tasdiklerse, Onu kolaylığa ulaştırırız / müyesser ederiz. Bundan böyle kim de cimri davranır ve kendime yetebilirim derse / müstağnileşirse, güzel olanı yalanlarsa, onu da z orluğa ulaştırırız / müyesser ederiz. Malı ona, yuvarlandığı vakit fayda vermez, Yola sokmak / hidayete erdirmek kesinlikle bize aittir. İlk olanda / dünya da / sonra olan da / ahirette bizimdir. Çılgınca kışkırtılmış / köpürerek kayna yan ateşle sizi uyardım. İsyancı olanlar / şaki olanlar ona salınacak / atılacak. Öyle ki yalanladı ve yüz çevirirdi. Sakınanlar / takvalılar ise ondan /ateşten uzak tutulacak. Öyle ki malını ver erek arın ırdı. Yüce Rabbinin yüzünü kazanmaktan başka birinden karşılık olarak aldığı yanında herhangi bir nimette yoktu. İleride elbette hoşnut olacaktır / razı olacaktır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.

    Süleyman Ateş

    Yakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İlerisinde aradığı iltifatı bulacaktır.

    Şaban Britch

    Elbette o da hoşnut olacaktır.

    Şaban Piriş

    Elbette o da hoşnut olacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.