Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye,
92. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Leyl suresi, 1. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ
velleyli iẕâ yagşâ.
Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye,
Leyl suresi, 2. ayet. وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
vennehâri iẕâ tecellâ.
Ve parıldadığı zaman gündüze,
Leyl suresi, 3. ayet. وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana,
Leyl suresi, 4. ayet. إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sa`yeküm leşettâ.
Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır.
Leyl suresi, 5. ayet. فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
Kim verir ve sakınırsa,
Leyl suresi, 6. ayet. وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
Ve güzeli doğrularsa,
Leyl suresi, 7. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.
Leyl suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,
Leyl suresi, 9. ayet. وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
Ve güzelliği yalanlarsa,
Leyl suresi, 10. ayet. فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.
Leyl suresi, 11. ayet. وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır.
Leyl suresi, 12. ayet. إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.
Leyl suresi, 13. ayet. وَإِنَّ لَنَا لَلْـَٔاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
Sonrası da öncesi de sadece bizimdir.
Leyl suresi, 14. ayet. فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًا تَلَظَّىٰ
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım.
Leyl suresi, 15. ayet. لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
Şiddete çok düşkün bedbahttan başkası girmez ona.
Leyl suresi, 16. ayet. ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.
Leyl suresi, 17. ayet. وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
İyice sakınan da ondan uzak tutulur.
Leyl suresi, 18. ayet. ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
O ki, temizlenip arınsın diye malını verir.
Leyl suresi, 19. ayet. وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍ تُجْزَىٰٓ
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.
Leyl suresi, 20. ayet. إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.
Leyl suresi, 21. ayet. وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerḍâ.
Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.