Diyanet İşleri
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
Lokmân suresi · 25–30. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Lokmân suresi, 25. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki: "Hamd, Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
Onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, elbette "Allah" derler. dipnot 1 De ki: "Hamd (övgü) Allah içindir; esasında onların çoğu (ne dediklerini) bilmezler."
Eğer onlara kalkıp da sorsan "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye, hiç tereddütsüz "Allah'tır" derler. Sen de "Hamd Allah'a mahsustur" de! Ne var ki onların çoğu bunu dahi kavramaktan acizdirler.
(Çoğu insan) gibi, şayet onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan, hiç tereddüt etmeden "Allah'tır!" derler. De ki: "(O halde bilin ki) bütün övgüler yalnız Allah'a mahsustur!" Fakat onların çoğu (bunun ne demek olduğunu) bilmez.
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semaları ve arzı kim yarattı?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyecekler. . . De ki: "El Hamdu Lillah = Hamd, Allah'a aittir!". . . Hayır, onların çoğunluğu anlayabilmezler!
Andolsun onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, tartışmasız; "Allah" diyecekler. De ki; "Hamd Allah'ındır." Hayır, onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, mutlaka «Allah...» derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.
Oysa aslında, "Gökleri ve yeryüzünü kim yarattı?" diye onlara sorarsan, kesinlikle, şöyle diyecekler: "Allah!" De ki: "Allah'a övgüler olsun!" Hayır, onların çoğu bilmez.
Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan; "Allah"tır derler. De ki: "Övgü, Allah'a aittir. Ama onların çoğu bilmiyorlar."
Onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan, "ALLAH" diyecekler. De ki: "Övgü ALLAH'adır." Ne var ki çokları bilmiyor.
Onlara, 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye sorarsan, 'ALLAH,' diyecekler. De ki, 'Övgü ALLAH'adır.' Ne var ki çokları bilmiyor.
Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan mutlaka "Allah" diyecekler. De ki: "Hamdolsun Allah'a" Fakat pek çokları bilmezler.
Celalim hakkı için sorsan onlara: o Gökleri ve Yeri kim yarattı? Her halde elbet Allah diyecekler, "elhamdulillah" de, fakat pek çokları bilmezler
Eğer onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle "Allah." diyecekler. De ki: "Bütün övgüler Allah'a layıktır." Hayır, çokları bunu idrak etmezler.
Eğer onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle "Allah." diyecekler. De ki: "Bütün övgüler Allah'a layıktır." Hayır, çokları bunu idrak etmezler.
Eğer onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle "Allah." diyecekler. De ki: "Bütün övgüler Allah'a layıktır." Hayır, çokları bunu idrak etmezler.
Andolsun onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, tartışmasız "Tanrı" diyecekler. De ki: "Hamd Tanrı'nındır." Hayır, onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara gökleri ve yeri kimin yaratdığını sorarsan muhakkak: "Allah" derler. Sen de "Elhamdülillah (= Hamd olsun Allaha)" de. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan; muhakkak: Allah, derler. De ki: Hamd Allah'a mahsustur. Hayır onların çoğu bilmezler.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir.De ki: "Hamt Allah'adır." Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Andolsun onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, mutlaka: "Allah" derler. "Hamd Allah'a layıktır" de. Hayır, çokları bilmezler.
Onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan kesinlikle "Allah!" derler. De ki: "Her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 Allah'a özgüdür." Fakat onların çoğu bunu bilmez dipnot 2 .
Onlara; "gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan tam bir kararlılıkla "Allah'tır" derler. De ki: "Yaptığı her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur" ama onların çoğu bunu bilmez.
Eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, Allah, derler. De ki: Hamd Allah içindir. Fakat çokları bilmez.
Eğer onlara: -Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, -Allah, derler. De ki: -Hamd Allah içindir. Fakat çokları bilmez.
Eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan yemin olsun, "Allah" derler. De ki: "Hamt Allah'adır!" Ama onların çokları bilmiyorlar.
Lokmân suresi, 26. ayet. لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Şüphesiz Allah, her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye layık olandır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. Şüphesiz ki gerçek zengin, övülmeye layık olan yalnızca Allah'tır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir; şüphesiz Allah var ya: işte O'dur kendi kendine yeterli olan, her tür övgüye layık olan.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Şüphesiz yalnız Allah, kendi kendine yeterlidir, bütün övgüler yalnız O'na mahsustur!
Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir (O'nun Esma'sının işaret ettiği özelliklerin seyrinin oluşması için). . . Muhakkak ki Allah, "HU"; Ğaniyy'dir, Hamiyd'dir.
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Şüphesiz Allah, Gani (hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan)dır, Hamid (hamd da yalnızca O'na ait)tir.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah, her şeyden müstağnidir; hamd olunmaya lâyıktır.
Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Varlıklıdır; Övgülere Yaraşandır.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Şüphesiz yalnızca Allah, kendi kendine yeterlidir; bütün övgüler O'na aittir.
Göklerde ve yerde olan her şey ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH Zengindir, Övülendir.
Göklerde ve yerde olan herşey ALLAH'ındır. Kuşkusuz ALLAH Zengindir, Övülendir.
Göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) Allah'ındır. Gerçekten Allah herşeyden müstağni, övülmeye layıktır.
Göklerde ve Yerde ne varsa Allahındır, hakıkat Allah, öyle gani öyle Hamiddir
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ındır. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ındır. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ındır. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Göklerde ve yerde olanlar Tanrı'nındır. Şüphesiz Tanrı, Ganidir, Hamiddir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allahındır. Şübhe yok ki Allah, O, ganidir (müstağnidir), her hamde layıkdır.
Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Muhakkak ki Allah'tır O, Gani ve Hamid.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Göklerlerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Muhakkak Allah Ganî'dir, Hamîd'dir.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, işte ğani (zengin) O, övülen O'dur.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır dipnot 1 . Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, yaptığını da mükemmel yapandır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Allah zengindir, yaptığını güzel yapar.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan ve hamde layık olandır.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan ve hamde layık olandır.
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Kuşkusuz, Allah mutlak Gani, mutlak Hamid'dir.
Lokmân suresi, 27. ayet. وَلَوْ أَنَّمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَٰمٌ وَٱلْبَحْرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَٰتُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak (mürekkep) olsa yine de Allah'ın sözleri (yazmakla) tükenmez. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Ve eğer dünyanın tüm ağaçları kalem olsa denizleri de mürekkep, buna yedi deniz daha eklense, Allah'ın kelimeleri yine de tükenmez: çünkü Allah'tır her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden.
Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem olsaydı, denizler de mürekkep, sonra yedi deniz (daha) eklenseydi, Allah'ın sözleri yine de tükenmezdi: çünkü Allah, kudret ve hikmet sahibidir.
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de (mürekkep olsa), ondan sonra yedi deniz de ona eklense, Allah'ın kelimeleri tükenmez. . . Muhakkak ki Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah'ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.
Yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, deniz de yedi deniz daha eklense; Allah'ın Sözleri tükenmez. Kuşkusuz, Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsa, yedi denizle desteklenen bir deniz de mürekkep olsa, yine de Allah'ın sözleri yazmakla bitmezdi. Doğrusu Allah, güçlüdür; hikmet sahibidir.
Yeryüzünde bulunan tüm ağaçlar kalem olsa, denizlere yedi deniz eklenerek kullanılsa ALLAH'ın kelimeleri tükenmez. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Yeryüzünde bulunan tüm ağaçlar kalem olsa, denizlere yedi deniz eklenerek kullanılsa ALLAH'ın kelimeleri tükenmez. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de mürekkep, arkasından da yedi deniz (mürekkep olup kendisine katılsa) Allah'ın sözleri tükenmez. Gerçekten Allah, çok güçlüdür, hikmet sahibidir.
Eğer yerdeki ağaçlar hep kalem olsa deniz de mürekkeb, arkasından yedi deniz, Allahın kelimatı tükenmez, hakıkat Allah, aziz hakimdir
Eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi dipnot 1 deniz dipnot 2 daha ilave edilseydi, Allah'ın kelimeleri dipnot 3 tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir
Eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi dipnot 1 deniz dipnot 2 daha ilave edilseydi, Allah'ın kelimeleri dipnot 3 tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir
Eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi deniz dipnot 1 daha ilave edilseydi, Allah'ın kelimeleri dipnot 2 tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir
Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Tanrı'nın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Tanrı üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Eğer yer (yüzün) deki (herbir) ağaç kalemler olsa, deniz de, arkasından yedi deniz daha kendisinden yardım ederek (mürekkeb) olsa yine Allahın kelimeleri tükenmez. Şübhesiz ki Allah yegane gaalibdir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Eğer yeryüzündeki ağaçların hepsi kalem olsa, deniz de, arkasından yedi deniz daha kendisine yardım ederek mürekkep olsa, yine de Allah'ın kelimeleri tükenmez. Muhakkak ki Allah; Aziz'dir, Hakim'dir.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Muhakkak Allah Azîzdir, Hakîmdir.
Yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsa, deniz(ler) de (mürekkep olsa), arkasından yedi deniz (daha gelip) ona yardım etse de (Allah'ın kelimeleri yazılsa), yine (bunlar tükenir), Allah'ın kelimeleri tükenmez. Allah öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.
Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem, denizler de onların mürekkebi olsa ve arkasından yedi deniz daha eklense yine de Allah'ın sözleri /ilmi (yazmakla) tükenmez dipnot 1 . Daima üstün olan ve kararları doğru olan Allah'tır.
Yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa ve arkasından yedi deniz eklense yine de Allah'ın sözleri bitmez. Allah güçlüdür, doğru karar verir.
Eğer yeryüzündeki bütün ağaçlar, kalem; denizler de mürekkep olsa, arkasından bunlara yedi deniz daha eklense yine de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Muhkkak Allah, çok güçlüdür, Hakim'dir.
Eğer yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem ve denizler de mürekkep olsa, arkasından bunlara yedi deniz daha eklense, yine de Allah'ın sözleri tükenmezdi. Nitekim Allah, güçlüdür, hakimdir.
Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, deniz de arkasında yedi deniz daha katılarak yardımcı olsa, Allah'ın kelimeleri tükenmez. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Lokmân suresi, 28. ayet. مَّا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَٰحِدَةٍ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ
(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.
Hepinizin yaratılması ve tekrar diriltilmesi, (O'nun için) bir tek can(ın yaratılması ve diriltilmesi) gibidir: Kuşkusuz Allah her şeyi işitir, her şeyi tarifsiz bilir.
Hepinizin yaratılması ve yeniden diriltilmesi, (O'nun için) tek bir can(lının yaratılması ve diriltilmesi) gibidir: Şüphe yok ki Allah, her şeyi işiten, her şeyi görendir.
Sizin yaratılmanız da, daha sonra yeni bir yapıyla yeni bir boyutta oluşumunuz da (ba's) bir tek nefsinki gibidir. . . Muhakkak ki Allah, Semi'dir, Basıyr'dir.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz yalnızca tek bir kişi(yi yaratıp sonra diriltmek) gibidir. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
(İnsanlar!) Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Şüphe yoktur ki Allah, her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
Sizin yaratılmanız ve yeniden yaşama döndürülmeniz, yalnızca bir tek kişi gibidir. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.
Hepinizin yaratılması ve yeniden diriltilmesi, tek bir canlının yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Şüphesiz ki, Allah her şeyi işitendir; her şeyi görendir.
Hepinizin yaratılışı ve dirilişi bir tek kişininki gibidir. ALLAH Dinleyendir, Görendir.
Hepinizin yaratılışı ve dirilişi bir tek kişininki gibidir. ALLAH Dinleyendir, Görendir.
Sizin yaratılmanız da (tekrar) diriltilmeniz de ancak bir tek kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir; muhakkak Allah, işitendir, bilendir.
Sizin yaratılmanız da, ba'solunmanız da ancak tek bir nefis gibidir. Hakıkat Allah, semidir basirdir
Sizin yaratılmanız ve ölümden sonra diriltilmeniz Allah için bir kişiyi yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Sizin yaratılmanız ve ölümden sonra diriltilmeniz Allah için bir kişiyi yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Sizin yaratılmanız ve ölümden sonra diriltilmeniz Allah için bir kişiyi yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz yalnızca tek bir kişi(yi yaratıp sonra diriltmek) gibidir. Şüphesiz Tanrı işitendir, görendir.
Sizin (topunuzun) yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de bir tek kişi (yi yaratmak ve diriltmek) gibidir. Hakıykat Allah herşey'i işiden, kemaliyle görendir.
Sizin yaratılmanız da, yeniden diriltilmeniz de bir tek kişininki gibidir. Şüphesiz ki ALLAH; sEMİ'DİR, bASİR'DİR.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz ancak bir tek kişi(nin yaratılması ve diriltilmesi) gibidir. Şüphesiz Allah; hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, bir tek kişi(nin yaratılıp diriltilmesi) gibidir. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
Sizin yaratılmanız ve tekrar diriltilmeniz sadece tek bir nefsin yaratılması ve diriltilmesi gibidir dipnot 1 . Allah, daima dinleyen ve görendir.
Sizin yaratılmanız ve tekrar dirilmeniz tek bir nefsin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Allah işitir, görür.
Sizin yaratılışınız da tekrar diriltilmeniz de ancak tek bir kişininki gibidir. Kuşkusuz Allah, her şeyi işitendir, görendir.
Sizin yaratılışınız da, tekrar diriltilmeniz de, ancak tek bir kişininki gibidir. Kuşkusuz Allah, her şeyi işitir ve görür.
Sizin yaratılmanız da diriltilmeniz de bir tek canlınınki gibidir. Allah Semi'dir, Basir'dir.
Lokmân suresi, 29. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
Bilmez misin ki Allah geceyi gündüzün içine koyuyor, gündüzü de gecenin içine koyuyor. dipnot 1 Güneşi ve ayı emri altına almıştır. dipnot 2 Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. dipnot 3 Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Fark etmez misin ki (ey insan): Allah geceyi uzatıp gündüzü kısaltıyor ve gündüzü uzatıp geceyi kısaltıyor; O güneşi ve ayı bir yasaya tabi kıldı da, her biri sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar hareketini sürdürüyor? Yine (bilmez misiniz) ki Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır?
Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah'tır; O, her biri belirlenmiş bir vade içinde hareketini sürdüren güneşi ve ayı (kendi yasalarına) tabi kılmıştır; ve bütün yaptıklarınızdan haberdardır?
Görmedin mi ki Allah, geceyi gündüze dönüştürüyor, gündüzü de geceye dönüştürüyor! Güneş'i ve Ay'ı işlevlendirmiştir! Her biri belli bir ömre kadar işlevine devam eder. . . Allah yaptıklarınızdan (yaratanı olarak) Habiyr'dir.
Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar, gündüzü de geceye bağlayıp katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir süreye kadar akıp gider. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Bilmez misin ki Allah, geceyi gündüze ve gündüzü geceye katmaktadır. Güneşi ve ayı da buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belli bir vâdeye kadar hareketine devam eder. Ve Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
Aslında, Allah'ın, geceyi, gündüzün içine soktuğunu; gündüzü de gecenin içine soktuğunu görmüyor musun? Güneşi ve ayı da buyruğuna boyun eğdirmiştir. Belirlenmiş bir süreye dek, tümü akıp gider. dipnot 346 Ve kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Allah'ın, geceyi gündüze ve gündüzü de geceye kattığını, güneşi ve ayı insanların hizmetine verdiğini görmedin mi? Bunlardan her biri belirlenen süreye kadar yörüngelerinde seyredip dururlar. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
ALLAH'ın geceyi gündüzün içine soktuğunu, gündüzü de gecenin içine soktuğunu, güneşi ve ayı kontrolü altında tuttuğunu, her birinin belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmekte olduğunu ve ALLAH'ın onların yaptıklarından haberdar olduğunu görmez misin?
ALLAH'ın geceyi gündüzün içine soktuğunu, gündüzü de gecenin içine soktuğunu, güneşi ve ayı kontrolü altında tuttuğunu, herbirinin belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmekte olduğunu ve ALLAH'ın onların yaptıklarından haberdar olduğunu görmez misin?
Görmedin mi Allah geceyi gündüze sokuyor gündüzü de geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine amade kılmış. Herbiri belirli süreye doğru akıp gidiyor. Gerçekten Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Görmedin mi? Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor ve Şems-ü Kameri teshır etmiş hepsi müsemma bir ecele doğru cereyan ediyor ve filvakı' Allah, bütün yaptıklarınıza habirdir
Allah'ın; geceyi gündüze, gündüzü de geceye çevirdiğini görmüyor musun? dipnot 1 Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına aldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar hareketini sürdürüyor. Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın; geceyi gündüze, gündüzü de geceye çevirdiğini görmüyor musun? Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına aldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar hareketini sürdürüyor. Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın; geceyi gündüze, gündüzü de geceye çevirdiğini görmüyor musun? Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına aldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar hareketini sürdürüyor. Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Görmüyor musun ki, gerçekten Tanrı geceyi gündüze bağlayıp katar, gündüzü de geceye bağlayıp katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir ecele kadar akıp gider. Tanrı yaptıklarınızdan haberdardır.
Görmedin mi, Allah geceyi gündüzün içine, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi, ayı (size) müsahhar kılmışdır. Her biri muayyen bir vakta kadar akıb gidecek (vazifesinde devam edecek) dir. Hakıykat, Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.
Görmez misin ki; Allah, geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Güneşi ve ayı buyruk altında tutar. Her birisi belirli bir süreye kadar akıp gider. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye (kadar) akıp gider. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Görmedin mi Allah, geceyi gündüzün içine sokuyor; gündüzü gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı, emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Ve Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.
Allah'ın geceyi gündüzün içine soktuğunu, gündüzü gecenin içine soktuğunu, Güneş'i ve Ay'ı da hizmete koyduğunu görmedin mi dipnot 1 ? Her biri, (yörüngesinde) belli bir süreye kadar akar gider dipnot 2 . Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünden haberdardır.
Görmez misin Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve ayı hizmete sokmuştur; her biri belirlenmiş eceline kadar akar gider. Allah yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.
Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye (kadar) akıp gider. Allah, yaptığınız herşeyden haberdardır.
Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye doğru akıp gider. Allah, ne yaptığınızdan haberdardır.
Görmedin mi, Allah geceyi gündüzün içine sokuyor, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneş'i ve Ay'ı bir emre boyun eğdirmiş. Hepsi belirlenmiş bir süreye doğru akıp gidiyor. Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Lokmân suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ
Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.
Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir; dipnot 1 O'nun peşi sıra yalvardıkları ise şüphesiz ki batıldır. Şüphesiz ki Allah -evet yalnız O- yücedir, büyüktür.
İşte bu yüzdendir ki Allah mutlaka hakikatin ta kendisidir ve onların O'nun dışında yalvarıp yakardığı her şey bütünüyle batıldır: evet o Allah ki yüce olan O'dur, ulu olan O'dur.
Gerçek budur: Yalnızca Allah, Mutlak Hakikattir ve insanların O'ndan başka çağırdıkları her şey tamamiyle değersiz ve geçersizdir; çünkü yalnız Allah yüce ve gerçekten uludur!
Bu böyledir çünkü Allah, "HU"dur; Hak'tır (Mutlak Hakikattir). . . Muhakkak ki, O'nun dununda isimlendirdikleri şeyler, asılsız - boş şeylerdir! Muhakkak ki Allah "HU"dur; Aliy'dir, Kebiyr'dir.
İşte böyle; şüphesiz Allah, O, Hak olandır ve şüphesiz O'nun dışında taptıkları (tanrılar) ise, batıldır. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür.
Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir; O’ndan başka taptıkları ise hiç şüphesiz bâtıldır. Gerçekten Allah çok yüce, çok uludur.
Bu böyledir. Kuşkusuz, Allah, Gerçektir. Ve aslında, O'ndan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulundukları şeyler gerçek değildir. Ve kuşkusuz, Allah, Yücedir; Uludur.
Bütün bunlar, Allah'ın yegane gerçek tanrı, O'ndan başka her şeyin batıl olduğunu göstermektedir. Çünkü Allah, yücedir; büyüktür.
Çünkü ALLAH gerçektir, O'nun dışında çağırdıkları batıldır ve ALLAH En Yüce ve En Büyüktür.
Çünkü ALLAH gerçektir, O'nun dışında çağırdıkları batıldır ve ALLAH En Yüce ve En Büyüktür.
Bu şundan: Allah, gerçeğin ta kendisidir. O'ndan başka çağırdıklarınız hep batıldır. Ve gerçekten, Allah, tek yüksek, tek büyük olan O'dur.
Bu şundan: Çünkü Allah hakıkat hak o, ondan başka çağırdıklarınız hep batıl ve hakıkat Allah, yegane yüksek büyük o
Çünkü Allah gerçekliğin ta kendisidir. Ve onların, O'nun yanı sıra yakardıkları ise kesinlikle gerçek dışıdır. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.
Çünkü Allah gerçekliğin ta kendisidir. Ve onların, O'nun yanı sıra yakardıkları ise kesinlikle gerçek dışıdır. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.
Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir. Ve onların, O'dan başka yakardıkları ise kesinlikle gerçek dışıdır. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.
İşte böyle; şüphesiz Tanrı, O, Hak olandır ve şüphesiz O'nun dışında taptıkları (tanrılar) ise batıldır. Şüphesiz Tanrı yücedir, büyüktür.
Bu, şundandır: Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, Ondan başka tapdıklarınız ise hiç şübhesiz baatıldır. Hakıykat, Allah, O, çok yüce, çok büyükdür.
Bu, Allah'ın; hakkın kendisi ve O'ndan başka taptıklarının da batıl olmasındandır. Doğrusu Allah; çok yücedir, çok büyüktür.
(20-34) Görmediler mi! Allah, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa sizin emrinize amade kılmıştır , gizli açık nimetlerini sizin üzerinize bollaştırmıştır , İnsanlardan birileri, Allah’la ilimsizce / bilgisizce tartışıyor / cedelleşiyor , bir yol tutturmuş değiller ve de ışıtıcı / aydınlatıcı bir kitap ları da yok, onlara Allah’ın indirdiğine uyun / tabi olun denildiğinde dediler ki bilakis babalarımızı neyin üzerine bulduysak biz ona uyarız / tabi oluruz. (Babadan atadan gördüğüne uy, diğerlerine sakın uyma dini). Velev ki şeytan onları ateş azabına çağırıyor ise de mi? (Uymaya devam bedeli ne olursa olsun mu? diyecekler) Kim yüzünü Allaha teslim ederse işte o güzel davranandır / muhsindir , sağlam bir kulpu da tutmuştur , (Urvetil vusqa) işlerin sonucu / akıbeti Allah’a varır . Kim yok sayarsa / küfrederse, onun yok sayması seni hüzünlendirmesin, o nların gerisin geri dönecekleri yine bizleriz, yaptıklarını haber vereceğiz, muhakkak ki Allah göğüslerde olanı bilendir. Onları birazcık geçindireceğiz / az bir süre tüketecekler, sonra kaba / galiz bir azaba zorlarız. Onlara sorsan ki semaları ve arzı kim yarattı? Allah diyeceklerdir , Allah’a hamdolsun de , b ilakis insanların çokları / ekserisi bilmiyorlar. Göklerde ve yerde ne varsa Allah içindir, muhakkak ki Allah zengindir / kendine yetendir, övülendir. Eğer ki yeryüzünde ağaçtan kalemler olsa ve deniz de ardından da yedi deniz daha ona katılsa Allah’ın kelimeleri kesinlikle tükenmez, muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, gerekçeli / hikmetli karar verendir. Sizi yaratmamız da sizi tekrar diriltmemiz de tek bir kişi / tek b ir nefis gibidir, (İşte bu kadar kolaydır) kesinlikle Allah işitendir, görendir. Görmedin mi? Muhakkak ki Allah gündüze geceyi katar, geceyi de gündüze katar, güneşi ve ayı da emre amade yapar, hepsi belirli bir vakte kadar akar / cereyan eder , muhakkak ki Allah yapıyor olduklarınızdan haberi olandır. İşte bu Allah’ın O’nun Hak olmasındandır / gerçek olmasındandır, O’nun dışında çağrıda bulundukları / dua ettikleri ise iptaldir / geçersizdir/ batıldır, muhakkak ki Allah, O, yücedir, büyüktür. Görmedin mi? Gemi deniz de Allah’ın bir nimeti olarak onun ayetlerini size göstermek için akıyor / cereyan ediyor, işte bunda çokça sabreden, teşekkür eden her bir kimse için ayetler vardır. Bir vakit onları kara bulut şeklinde dalgalar sarmaladı , Allah’a, onun dinini ona has kılarak / katışıksız olarak çağrıda / duada bulundular, karaya doğru onları kurtardığımızda ise onlar ölçülü davrandılar / iktisatlı davrandılar, ayetlerimizle ancak hain kafirler mücadele ederler. Ey insanlar, Rabbinizden sakının, o günden ürperin, baba çocuğuna bir şey ödeyemez, ne de çocuk babasına bir şey ödeyemez, muhakkak ki Allah’ın verdiği söz / Allah’ın vaadi gerçektir , dünya hayatı sizi aldatmasın / gururlandırmasın , aldatıcı sizi Allah’la aldatmasın. Saatin bilgisi de yağmur yağdırmanın bilgisi de Allah’ın yanındadır, rahimlerde olanı da biliyor, yarın için kişi neyi kazanacak / kesbedecek idrak edemez , kişi arzın neresinde öleceğini de idrak edemez, kesinlikle bilen, haberdar olan Allah’tır.
Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah; yüksektir/uludur, büyüktür.
Böyledir, çünkü Allah haktır, O'ndan başka yalvardıkları batıldır. Gerçekten ulu ve büyük olan, yalnız Allah'tır.
Bunun sebebi şudur: Allah gerçek ilahtır; onunla aralarına koyup yardıma çağırdıklarının ilahlığı ise gerçek dışıdır /uydurmadır. Allah daima yücedir, büyüktür dipnot 1 .
Bu şundandır: Allah, gerçeğin ta kendisidir. Onunla araya koyup yardıma çağırdıkları ise gerçek dışıdır. Allah yücedir, büyüktür.
Çünkü Allah, tek haktır ve O’ndan başka dua ettikleriniz batıldır. O Allah, herşeyden üstündür, büyüktür.
Bu, Allah'ın hak ve O'ndan başka yalvardıklarının batıl olduğunu gösterir. Ki Allah, yüce O'dur, büyük O'dur.
Bu böyledir; çünkü Allah, Hakk'ın ta kendisidir. O'nun berisinde yalvarıp yakardıkları ise batıldır. Ve Allah Aliyy'dir, yüceliğine sınır yoktur; Kebir'dir, büyüklüğüne sınır yoktur.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.