Nisâ suresi · 116–126. ayetler

Şirkin bağışlanmaması; şeytanın vaadi ve kuruntular

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 116. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 116. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. dipnot 1 Allah'a ortak koşan kimse, elbette uzak bir sapkınlığa düşmüş (demek)tir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nisâ 4:48. Demek ki Yüce Allah'ın bağışlamayacağını ilan ettiği tek günah, [şirk] yani şirk üzere ölmektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşkusuz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat dileyen kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlamayı diler; ve her kim Allah'a ortak koşmakta (ısrar ederse), işte o apaçık bir sapkınlığa gömülüp gitmiştir.

    Muhammed Esed

    Allah, kendisinden başka birine ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, (ama) dilediği kimsenin daha hafif günahlarını bağışlar: Çünkü Allahın yanı sıra başkasına ilahlık yakıştıranlar şiddetli bir sapıklığa düşmüş kimselerdir.

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz! Bunun dunundakileri (derece olarak bunun altındaki suçları) dilediğine bağışlar! Kim alemlerdeki her şeyi Esma'sıyla yaratan Allah'a ("B"illahi) şirk koşarsa (O'ndan bağımsız bir benlik düşünür, kabul ederse), gerçekten (hakikatten çok uzak) sapık bir inanca sapmıştır!

    Ali Bulaç

    Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah, Kendisine ortaklar koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanları ise dilediği kişi için bağışlar. Allah'a kim ortaklar koşarsa, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    Edip Yüksel

    ALLAH kendisine ortak koşulmasını affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH'a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Şirkin en basit tanımı: Allah'tan başkasının da sana yardım edebileceğine inanmaktır. Allah'a ortak koşanlar kendilerinin Allah'a ortak koşmadığını zannederler (6:22-23).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH kendisine ortak koşulmasını (ölünceye kadar sürdüğü taktirde) affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH'a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Ondan başkasını ise dilediğine bağışlar. Kim de Allah'a ortak koşarsa, hakikattan çok uzak bir sapıklığa sapmış demektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını mağfiret buyurmaz, ondan berisini ise dilediğine mağfiret buyurur, kim de Allaha şirk koşarsa hakikatte pek uzak bir dalale sapmıştır

    Erhan Aktaş

    Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında hak edeni dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında, dilediğini dipnot 1 bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Uygun gördüğünü. Yani insanın seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bağışlanmayı gerektirecek "şey"ler yapanı, bağışlanmayı hak edeni (yeşau).

    Gültekin Onan

    Hiç şüphesiz, Tanrı, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Tanrı'ya şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanıtması (nın günahını) yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimse için, yarlığar. Kim Allaha eş tanırsa muhakkak ki o, (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışdır.

    İbni Kesir

    Elbette Allah; kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar. Kim, Allah'a şirk koşarsa; çok uzak bir dalalete düşmüş olur.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.

    Süleyman Ateş

    Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka herşeyi dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, kendisine ortak /şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun altındaki günahları, gerekeni yapan kişi için bağışlar dipnot 1 . Kim Allah'a ortak koşarsa yanlış yola girip kaybolup gitmiş olur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirkten uzak kalan ve büyük günahlardan kaçınan (Nisa 4/31, Necm 53/31-32) veya günah işledikten sonra tövbe edip /dönüş yapıp kendilerini düzeltenler (Furkan 25/68-71) ile sevapları günahlarından fazla olanlar doğrudan cennete gider, cehennemin hışırtısını bile duymazlar. (Enbiya 21/101-102) Günahları sevaplarından fazla olanlar da cehenneme giderler. (Araf 7/9, Meryem 19/71-72, Meryem 19/86-87, Müminun 23/103-104, el-Karia 101/8-11) Bunlar, cezalarını çektikten sonra cennetteki yakınlarının yanına yerleştirilirler. (Tur 52/21)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun altında olanı, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüş olur.

    Şaban Britch

    Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz, bunun dışındaki (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa o uzak bir sapıklığa düşmüştür.

    Şaban Piriş

    Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa o derin bir dalalete düşmüştür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah'a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.

  2. Nisâ suresi, 117. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 117. ayet. إِن يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ إِنَٰثًا وَإِن يَدْعُونَ إِلَّا شَيْطَٰنًا مَّرِيدًا

    Diyanet İşleri

    Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

    Mehmet Okuyan

    (117, 118) (Müşrikler) O'nun (Allah'ın) peşi sıra birtakım dişilerden (dişi isimli putlardan) başkasına yalvarmıyorlar. Onlar, Allah'ın kendisine lanet ettiği inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar ki o şöyle demişti: "Şüphesiz ki kullarından belirli bir pay edineceğim.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar Allah'ı bırakıp yalnızca cansız dişil nesnelere sığınıyorlar; bu şekilde onlar, inatçı şeytana sığınmış oluyorlar;

    Muhammed Esed

    Onlar, Allahı bırakıp yalnızca cansız sembollere sığınıyorlar; böylece isyankar bir Şeytana sığınmış oluyorlar,

    Ahmed Hulusi

    O'nun dunundakilere yönelenler, sadece cansız dişi putlara tapınmaktalar ve böylece de inatçı, hayırsız şeytana yöneliyorlar!

    Ali Bulaç

    Onlar, O'nu bırakıp da (bir takım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar.

    Ali Özek ve heyeti

    (Müşrikler) Allah'tan başka, yalnız dişi (lerin isimlerini verdikleri put) lere dua edip yalvarırlar. İnatçı şeytandan başkasına da duâ etmezler.

    Ali Rıza Safa

    O'ndan başka bir de ayrıca dişilere yakarışlarda bulunuyorlar. Oysa karşı gelen şeytandan başkasına yakarış yapmış olmuyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Müşrikler, Allah'ı bırakıp yalnızca birtakım dişi zannettikleri sahte tanrılardan istiyorlar ve isyankar şeytandan dilekte bulunuyorlar.

    Edip Yüksel

    O'ndan ayrı olarak tanrıçalara hizmet ederler. Aslında inatçı sapkından başkasına hizmet etmezler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O'ndan ayrı olarak tanrıçalara taparlar. Aslında inatçı şeytandan başkasına tapmıyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar onu bırakıp da yalnız dişilere (dişi putlara) tapıyorlar ve sadece yalabık (inatçı) bir şeytana tapıyorlar ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onu bırakıb da sade dişilere tapıyorlar, ve sade yalabık bir Şeytana tapıyorlar

    Erhan Aktaş

    Onlar, O'nu bırakıp, bir takım dişilere dipnot 1 yalvarıyorlar, oysa onların yalvardıkları azgın şeytandan başkası değildir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dişi putlara (Lat, Uzza, Menat gibi.)

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, O'nu bırakıp, birtakım dişilere dipnot 1 yalvarıyorlar, oysa onların yalvardıkları azgın şeytandan başkası değildir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dişi putlara (Lat, Uzza, Menat gibi.)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, O'nu bırakıp, bir takım dişilere dipnot 1 yalvarıyorlar, oysa onların yalvardıkları azgın şeytandan başkası değildir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dişi putlara (Lat, Uzza, Menat gibi.)

    Gültekin Onan

    Onlar, O'nu bırakıp da (bir takım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla işkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar Onu (Allahı) bırakırlar da yalınız dişilere taparlar. (Böylece) o çok inadcı bir şeytandan başkasına tapmış olmazlar.

    İbni Kesir

    Onu bırakıp da yalnız dişi putlara tapıyorlar. Aslında onlar, inatçı şeytandan başkasına tapmıyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, Allah'ı bırakırlar da, yalnız dişilere taparlar (isimleri dişi ismi olan batıl tanrılardan istiyorlar). Böylece ancak inatçı şeytana ibadet ediyorlar.

    Süleyman Ateş

    O(Allah'a ortak koşa)nlar, O'nu bırakıp birtakım dişilerden başkasına çağırmıyorlar ve onlar, (hayırsız) asi şeytandan başkasına yalvarmıyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların Allah'tan önce yardıma çağırdıkları sadece dişilerdir dipnot 1 . Aslında yardıma çağırdıkları sadece hayırsız şeytandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "(Müşrikler) Allah'tan önce öyle şeye kul oluyorlar ki, kendilerine ne bir faydası dokunur ne de zarar verebilir. Bir de derler ki "Bunlar, Allah'ın huzurunda bizim şefaatçilerimiz olacaklar." De ki: "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şey var da onu mu haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak saydıkları şeylerden uzak ve yücedir." (Yunus 10/18) Mekkeliler, Allah'ın kızları saydıkları melekleri araya koyuyorlardır. Allah Teala bunlarla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:   Siz, Lat'ı ve Uzza'yı hiç düşündünüz mü? Ya diğerini; üçüncüsü olan Menat'ı? (Size göre bunlar Allah'ın kızlarıdır.) Erkekler sizin olsun, kızlar da Allah'ın, öyle mi? (Size göre) bu, haksız bir paylaşma olmaz mı? Bunların kendileri yok, sadece adları vardır. O adları, siz ve atalarınız dillendiriyorsunuz. Allah onlarla ilgili bir belge indirmedi. Sadece varsayımlarınızın ve canınızın istediği şeyin peşinden gidiyorsunuz. Bakın işte size Sahibinizden bir rehber geldi. Acaba insan her istediğini elde edebilir mi? (Aklınızı başınıza alın!) Her şeyin sonu da Allah'ındır, başı da.(Siz melekleri ilah ediniyorsunuz;) Göklerde çok melek var ama onların şefaati işinize yaramaz. İşe yaraması için şefaatin, şirkten uzak kalmayı tercih etmiş bir kişi lehine, Allah'ın izni ve rızası ile olması gerekir. Ahirete inanmayanlar meleklere hep kız ismi takarlar.Bu konuda ellerinde bir bilgi de yoktur, sadece varsayımlarıyla hareket ederler. Varsayım, gerçeğin yerini tutamaz. (Necm 53/20-28)

    Şaban Britch

    Allah’ı bırakıp yalnızca putlara dua/ibadet ediyorlar. Oysa Onlar azgın şeytandan başkasına dua/ibadet etmiyorlar .

    Şaban Piriş

    Allah'ı bırakıp yalnızca putlara dua ediyorlar. Oysa azgın şeytandan başkasına dua etmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın berisindekilere davet/dua edenler sadece dişilere/dişileşmiş halde davet/dua ederler. Ve onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.

  3. Nisâ suresi, 118. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 118. ayet. لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَقَالَ لَأَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا

    Diyanet İşleri

    Allah, o şeytana lanet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (117, 118) (Müşrikler) O'nun (Allah'ın) peşi sıra birtakım dişilerden (dişi isimli putlardan) başkasına yalvarmıyorlar. Onlar, Allah'ın kendisine lanet ettiği inatçı şeytandan başkasına yalvarmıyorlar ki o şöyle demişti: "Şüphesiz ki kullarından belirli bir pay edineceğim.

    Mustafa İslamoğlu

    ki Allah onu lanetlemiş, o da şöyle demişti: "Senin kullarından payıma düşeni mutlaka alacağım!

    Muhammed Esed

    ki onu Allah şöyle dediği için lanetlemiştir: "Senin kullarından kendi istediğimi mutlaka alacağım,

    Ahmed Hulusi

    (Oysa şeytan - bedensel dürtüler) Allah'ın lanetine uğramıştır. . . Şeytan: "Senin kullarından bir mukadder pay alacağım". . .

    Ali Bulaç

    Allah, onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah onu (şeytanı) lânetlemiş; o da; «Yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim» demiştir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, onu lanetlemiştir. Üstelik şöyle dedi: "Senin kullarından, kesinlikle belirli bir pay alacağım!"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah şeytanı lanetlemiş, o da "Yemin ederim ki, kullarından bir pay edineceğim" demişti.

    Edip Yüksel

    ALLAH ona (şeytana) lanet etmiş ve o da, "Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım" demişti, dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Halkın büyük kısmı aslında ebedi kurtuluşu ilgilendiren gerçekleri onaylamaz (12:103). Onaylayanların da çoğunluğu çeşitli yollarla Tanrı'ya ortak koşar (12:106).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH kendisine lanet etmiş ve o da, 'Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım,' demişti,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah onu lanetlemiş, o da şöyle demişti: "Celalin hakkı için kullarından belirli bir kısmını alacağım.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki Allah onu la'netledi, o da şöyle dedi: Celalin hakkı için kullarından bir mukadder pay alacağım

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah onu lanetledi ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından belli bir kısmını alacağım." dipnot 1 dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İstediğim yöne yönlendireceğim.

    Gültekin Onan

    Tanrı onu lanetlemiştir. O da (şöyle) dedi: "Andolsun, kullarından 'miktarları tesbit edilmiş bir grubu' (kendime uşak) edineceğim."

    Hasan Basri Çantay

    (118-119) Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: "Celalin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat'iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahın yaratdığını değiştirecekler". Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yar edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.

    İbni Kesir

    Allah; ona la'net etsin. O dedi ki: Celal'in hakkı için, kullarından muayyen bir pay alacağım.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah ona lanet etmiştir. O da: “Andolsun, kullarından belli bir pay alacağım” dedi.

    Süleyman Ateş

    (O şeytan) Ki Allah ona la'net etti ve o da, "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, şeytanı dışlamıştır (lanetlemiştir). O demişti ki "Ne olursa olsun, senin kullarından belli bir takımını ele geçireceğim.

    Şaban Britch

    O şeytan ki Allah onu lanetledi. O da şöyle dedi: Elbette kullarından belirli bir nasip edineceğim.

    Şaban Piriş

    O şeytan ki Allah onu lanetledi. O da şöyle dedi: -Elbette kullarından belirli bir nasip edineceğim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah o şeytana lanet etmiştir. Demişti ki o: "Senin kullarından belirli bir pay elbette alacağım."

  4. Nisâ suresi, 119. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 119. ayet. وَلَأُضِلَّنَّهُمْ وَلَأُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَـَٔامُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ ءَاذَانَ ٱلْأَنْعَٰمِ وَلَـَٔامُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ ٱللَّهِ وَمَن يَتَّخِذِ ٱلشَّيْطَٰنَ وَلِيًّا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُّبِينًا

    Diyanet İşleri

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.

    Mehmet Okuyan

    Onları mutlaka saptıracağım, elbette onları boş kuruntulara boğacağım; elbette onlara emredeceğim (fısıldayacağım) ve hayvanların kulaklarını yaracaklar; elbette onlara emredeceğim ve Allah'ın yarattığını değiştirecekler." dipnot 1 Kim Allah'ın dışında (O'nu bırakır da) şeytanı dost edinirse, elbette apaçık bir şekilde kaybetmiştir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette Yüce Allah'ın yaratma sistemine ve yarattığı şeylere sebepsiz yere müdahale etmenin şeytan kaynaklı bir işlem olduğuna ve bu türden uygulamalardan kaçınmak gerektiğine dair bilgi verilmektedir. [Sünnetüllah] denen "ilahi kanun"a müdahale anlamında her bir işlem bu ayetin kapsamına girebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümlede şeytanın dost edinilmesinin bir "alın yazısı" değil, isteyen kişilerin "tercihinin sonucu" olduğu belirtilmektedir. Şeytanın dostluğunu istemek "sebep", şeytanın dost edinilmesi ise "sonuç"tur.

    Mustafa İslamoğlu

    Onları saptıracağım ve kuruntularla oyalayacağım: zira ben onlara emredeceğim, onlar da develerin kulaklarını kesecekler; yine onlara emredeceğim, onlar Allah'ın yaratışını değiştirecekler!" Fakat Allah'ı bırakıp Şeytan'ı kendilerine rehber edinenler, apaçık bir ziyana uğramış olurlar.

    Muhammed Esed

    onları saptıracağım ve boş hevesler, özlemler ile dolduracağım; ben onlara emredeceğim, onlar da (putperestçe bir kurban adeti olarak) deve(lerin) kulaklarını kesecekler; ve ben onlara emredeceğim, onlar Allahın mahlukatını ifsad edecekler!" Ama Allahı bırakıp Şeytanı kendilerine rehber edinenler, kesinlikle ziyana uğrarlar.

    Ahmed Hulusi

    "Elbette onları saptıracağım, onları boş heveslerde (bedensellikte) boğacağım; onlara emredeceğim de en'amın (kendilerinden kurban olan davarların) kulaklarını kesecekler ve dahi onlara emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirecekler. " Kim Allah'ı bırakır da şeytanı (bedensel dürtülerini) yönetici edinirse, gerçekten o apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Ali Bulaç

    Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    "Ve onları mutlaka (doğru yoldan) saptıracak, boş umutlarla oyalayacağım. Onlara emredeceğim ki; (Putları için) hayvanların kulaklarını yarsınlar; ve yine emredeceğim ki, Allah'ın yarattığını değiştirip bozsunlar". İşte kim, Allah’ı bırakıp da (bu inatçı) şeytanı dost edinirse, apaçık bir hüsrana uğramış olur.

    Ali Rıza Safa

    "Onları kesinlikle saptıracağım ve kesinlikle kuruntulara sürükleyeceğim ve kesinlikle hayvanların kulaklarını yarmaları için zorlayacağım ve kesinlikle Allah'ın yarattıklarını değiştirmeleri için baskı yapacağım!" Oysa Allah'ın yerine, kim şeytanı dost edinirse, apaçık bir yitime uğramıştır. dipnot 93

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 93
      Kur'an'dan önceki Arap toplumunda, hayvanların kulakları yarılarak, kutsallaştırılmış kişilere-simgelere adak olarak sunulur ve bu hayvanlar kutsal kabul edilerek, kullanımı ve kesimi yasaklanırdı. Aynı konu, 5:103 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler!" Kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, elbette açık bir ziyana uğramıştır.

    Edip Yüksel

    "Onları saptıracağım, onları kuruntularla oyalayacağım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (böylece etlerini haram etmelerini) emredeceğim, ALLAH'ın yaratışını/tasarımını değiştirmelerini emredeceğim." Kim ALLAH yerine sapkını dost ve egemen edinirse apaçık bir kayba uğramıştır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Sünnet denilen merasimle çocukların cinsel organlarını kesenler (Afrika ülkelerinde kız çocuklarının klitorislerini Sünnet edip cinsel organlarını parçalayanlar) sağlık açısından gereksiz olan bu ameliyatla hem çocuklara acı çektirmekte ve hem de insanın yaratılışında Tanrı'nın hata yaptığını ima etmektedirler. Kuşkusuz, çocukların cinsel organlarının derisi Tanrı'nın yaratılışında bir anomali değildir; normal bir durumdur. Sünnetçiler Tanrı'ya karşı meydan okur: "Ey Tanrı, yüce yaratıcı, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen Efendimiz, sen en iyi biçim verensin, evrenin yaratanısın. * Ne var ki, ey Tanrı, sen bizim cinsel organlarımızı yamuk yaratmışsın. Senin işlediğin hatayı usturalar ve makaslarla BİZ düzelteceğiz. Cinsel Organlardan kan akarken ve çocuklarımız çığlıklar atarken senin büyüklüğünü anacağız Efendimiz!" Erkek ve kız çocukları üzerinde Sünneti uygulamak isteyenler sürekli olarak yeni sebepler uydurmaktadırlar. Mastürbasyonu veya cinsel yollarla bulaşan hastalıkları engellemek ilk önerilen sebeplerdi. Daha sonra bunlara birçok sebep daha eklendi: yatağa işemek, kanseri engellemek, AIDS'e karşı korunmak gibi... Ne var ki, tıbbi araştırmalar Sünnetin bir yararı olmadığını ve hatta çocuklara dayatılan bu ameliyatın onların psikolojik gelişmelerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini göstermektedir. Sünnet sonucu sakatlananların ise sayısı belli değildir. İşin ilginci, Hadis kitapları, Peygamber döneminde Müslüman olanların Sünnet olduklarına dair hikayeler nakletmeyi unutmuşlardır. * Ebu Bekir, Ömer yahut Hamza bugün müslüman olsaydı, bizim müslümanların ilk yapacağı işlerden biri onları bir Sünnetçiye teslim ederek cinsel organlarını kana bulamak olacaktı. Sünnilerin kutsal Hadis kitaplarından Ahmed B. Hanbel'in Müsned'i, Osman bin el-As'ın Sünnet törenine katılmayı reddettiğini ve bunun bir bidat olduğuna inandığını rivayet eder. Ünlü Taberi, Halife Abdul Aziz'in, jizye vermekten kurtulmak için İslam'ı kabul eden Horasanlılar'ın Sünnet edilmesi önerisine karşı çıktığını rivayet eder. El-Nevevi, İbn-i Munzir'den alıntı yaparak Sünnet etmenin bidat olup olmadığını tartışır. Kısacası, ehl-i Sünnet kaynakları, her şey gibi bu konuda da çelişkilerle dolu. * Sakat doğan çocuklar üzerinde yapılan ameliyatlara ne demeli? Kuşkusuz, bireylerin ve toplumların günahları ve aşırılıkları sonucu, veya bir sınav amacıyla, sakat olarak doğan çocuklar bir anomali olup, ameliyat yoluyla onları Tanrı'nın asıl yaratılışına uygun bir hale sokmak kınanamaz. Ayrıca, "peki tıraş olmanın hükmü nedir?" diye soru yöneltenlere cinsel organı kesme ile kıl kesme arasındaki farkı anlatmalı mı bilmiyorum? Muhammed peygamber insanları Sünnet etmek için halklara elçi olarak gönderilmedi. Çocuklara karşı işlenen bu suç artık tarihe gömülmeli. * Bak 13:8; 25:2; 32:7; 40:64; 64:3; 82:6-9.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Onları saptıracağım, onları kuruntularla oyalayacağım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (böylece etlerini haram etmelerini) emeredeceğim, ALLAH'ın yaratıklarını değiştirmelerini emredeceğim.' Kim ALLAH yerine şeytanı dost ve egemen edinirse apaçık bir kayba uğramıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve mutlaka onları saptıracağım ve her durumda onları kuruntulara düşürüp, olmayacak kuruntularla aldatacağım. Mutlaka onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine mutlaka onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Ve her kim Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinirse, şüphesiz açıktan açığa bir zarara düşmüştür!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve labüd onları sapıtacağım, ve her halde onları ümniyyelere düşürüb olmayacak kuruntularla aldatacağım, ve labüd onlara emr edeceğim de hayvanların kulaklarını dilecekler ve labüd onlara emredeceğim de Allahın halkını tağyir edecekler, ve her kim Allahı bırakıb Şeytanı veliyy ittihaz ederse şüphesiz açıktan açığa husrana düşmüştür

    Erhan Aktaş

    Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar; dipnot 1 onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar. dipnot 2 " Kim, Allah'ın yanı sıra şeytanı veli dipnot 3 edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye Arapları, çeşitli nedenlerle kimi hayvanlardan yararlanmayı kendilerine yasaklamışlardı. Maide Suresi, 103. ayette bu hayvanlar şu şekilde açıklanmaktadır: Bahira, saibe, vasile ve ham. Bahira: Beşinci doğumunda erkek doğuran deve. Saibe: adak vs. nedenlerle salıverilen deve. Vasile: Yedinci doğumlarında çift doğan kuzular. Ham: On kez baba olan deve.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fıtratını (yaradılışını) bozacaklar; yaradılış amacına aykırı kullanacaklar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bkz. 4:45. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar; dipnot 1 onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar dipnot 2 . Kim, Allah'ın yanı sıra şeytanı veli dipnot 3 edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye Arapları, çeşitli nedenlerle kimi hayvanlardan yararlanmayı kendilerine yasaklamışlardı. Maide Suresi, ayet 103'te bu hayvanlar şu şekilde açıklanmaktadır: Bahira, saibe, vasile ve ham. Bahira: Beşinci doğumunda erkek doğuran deve. Saibe: adak vs. nedenlerle salıverilen deve. Vasile: Yedinci doğumlarında çift doğan kuzular. Ham: On kez baba olan deve.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fıtratını(yaradılışını) bozacaklar; yaradılış amacına aykırı kullanacaklar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "Veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" sözcüklerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu sözcükler, etik anlamdaki dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin: 2:254; 4:125; 17:73; 25:28.)

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar; dipnot 1 onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar dipnot 2 . Kim, Allah'ı bırakır da şeytanı veli edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cahiliye Arapları, çeşitli nedenlerle kimi hayvanlardan yararlanmayı kendilerine yasaklamışlardı. Maide Suresi, ayet 103'te bu hayvanlar şu şekilde açıklanmaktadır: Bahira, saibe, vasile, ham. Bahira: Beşinci doğumunda erkek doğuran deve. Saibe: adak vs. nedenlerle salıverilen deve. Vasile: Yedinci doğumlarında çift doğan kuzular. Ham: On kez baba olan deve.
    2. metne dön, dipnot 2
      Fıtratını(yaradılışını) bozacaklar.

    Gültekin Onan

    "Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini buyuracağım ve Tanrı'nın yarattıklarını değiştirmelerini buyuracağım" Kim Tanrı'yı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Hasan Basri Çantay

    (118-119) Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: "Celalin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat'iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahm yaratdığını değiştirecekler". Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yar edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.

    İbni Kesir

    Onları mutlaka saptıracağım, olmayacak kuruntulara boğacağım. Onlara emredeceğim; davarların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim; Allah'ın yaratışını değiştirecekler. Allah'ı bırakıp şeytanı dost edinen kimse; şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve onları saptıracağım, onları boş kuruntularla aldatacağım. Onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıp da Şeytan'ı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Süleyman Ateş

    "Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah'ın yaratışını değiştirecekler!" kim Allah'ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları kesinlikle saptıracağım, kesinlikle beklentilere sokacağım. Onlara mutlaka emredeceğim, en'am'ın kulaklarını yaracaklar dipnot 1 . Mutlaka emredeceğim, Allah'ın yarattığını değiştirecekler dipnot 2 ." (Ey insanlar!) Sizden kim şeytanı, kendine Allah'tan daha yakın sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekke müşrikleri, putlara kurban edecekleri bazı hayvanları önceden işaretlemek için onların kulaklarını yarar ve onları bir müddet serbest bırakırlardı (Bkz: Maide, 5/103). O hayvanların etlerinden, sütlerinden ve yünlerinden ölünceye kadar yararlanmazlar, bazılarının sadece erkeklere helal, kadınlara haram olduğunu söylerlerdi (Bkz: En'am, 6/138-139). Bu ayette kınanan husus budur. Bu, birçok müşrik toplumda görülen bir uygulamadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Onlara emredeceğim, halkullahı /Allah'ın yarattığını değiştirecekler." ifadesinde geçen "halkullah"a, Rum Suresi 30. ayette fıtrat denmiş ve Allah'ın dini olarak tanımlanmıştır. Fıtrat, varlıkların temel yapısını ve onu oluşturan yaratılış, değişim ve gelişim ilke ve kanunlarını ifade eder. İnsan da o varlıklardan olduğu için Allah'ın dini, kişinin doğal yapısı ile tam uyuşur. Kur'an'ın Allah'ın kitabı olduğu da aynı yöntemle anlaşılır (Fussilet 41/53). Sonuç olarak bu ayet, ister indirilen ayetler, isterse yaratılan ayetler olsun, bunlardan herhangi birini bozmanın şeytan işi bir davranış olduğunu gösterir.<br />

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları yoldan çıkaracağım. Onları beklentiler içine sokacağım. Onlara emredeceğim, en'am'ın kulaklarını yaracaklar dipnot 1 . Onlara emredeceğim, Allah'ın yarattığını (dinini) kesinlikle değiştirecekler dipnot 2 ." Bakın! Sizden kim o şeytanı, Allah ile arasına giren bir dost (veli) sayarsa apaçık bir hüsrana uğramış olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      En'am; koyun, keçi, sığır ve devedir. Bunlar En'am 6/143-144. ayetlerde sayılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      - Fıtratı bozarlar. Rum Suresi 30/30. ayete göre Allah'ın dini fıtrat olduğu için ayete "dini bozacaklar" anlamı verilebilir.

    Şaban Britch

    Ve onları saptıracağım, onları boş kuruntularla aldatacağım, onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Şaban Piriş

    Ve onları saptıracağım onları boş kuruntularla aldatacağım, onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı veli edinirse, apaçık bir hüsrana uğramıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.

  5. Nisâ suresi, 120. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 120. ayet. يَعِدُهُمْ وَيُمَنِّيهِمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا

    Diyanet İşleri

    Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

    Mehmet Okuyan

    (Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir. (Oysa) şeytan, onlara aldanmadan başka bir şey vadetmemektedir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah şeytanın insanlara çeşitli vaatlerde bulunduğunu, onlara boş ve anlamsız kuruntular fısıldadığını belirtmekte, onun bütün vaatlerinin aldatmadan başka bir şey olmadığını dile getirmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şeytan onlara boş vaadlerde bulunur ve kuruntularla oyalar; ama Şeytan'ın onlara vaad ettiği her şey, aldanışa sürüklemekten başka bir işe yaramaz.

    Muhammed Esed

    Şeytan onlara vaatlerde bulunur ve onları boş özlemlerle doldurur. Ama Şeytanın onlara vaat ettiği her şey sadece akıl çelmekten başka bir şeye yaramaz.

    Ahmed Hulusi

    Onlara vaatlerde bulunur ve onlara umut verip sonu boş çıkacak arzular peşinde koşturur. (Oysa) şeytan, aldanıştan başka bir şey vadetmemektedir.

    Ali Bulaç

    (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.

    Ali Özek ve heyeti

    (Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir, halbuki şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.

    Ali Rıza Safa

    Onlara sözler verir ve kuruntulara sürükler. Zaten şeytan, onları aldatmaktan başka söz vermez.

    Bayraktar Bayraklı

    Şeytan onlara söz verir ve onları ümitlendirir. Fakat şeytanın onlara söz vermesi aldatmacadan başka bir şey değildir.

    Edip Yüksel

    Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şeytan onlara vaadde bulunur, kuruntu ve ümitlere düşürür. Fakat şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'deder?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, onlara va'd verir, ümniyyelere ümidlere düşürür fakat Şeytan onlara kuru bir aldatmadan başka ne va'd eder?

    Erhan Aktaş

    Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şeytan, onlara vaatlerde bulunup, onları kuruntulara sürükler. Şeytan, ancak aldatmak için vaatte bulunur.

    Gültekin Onan

    (Şeytan) Onlara vaadler ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez.

    Hasan Basri Çantay

    (Şeytan) onlara va'd eder, onları olmayacak kuruntulara düşürür. Şeytanın kendilerine va'd etdiği şeyler ise aldatmadan başkası değildir.

    İbni Kesir

    Şeytan onlara vaad ediyor, kuruntulara düşürüyor. Şeytanın kendilerine vaad ettikleri, aldatmaktan başka birşey değildir.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şeytan onlara vaadeder ve onları kuruntuya düşürür. Halbuki, şeytan onlara bir aldatmadan başka bir şey vaadetmez.

    Süleyman Ateş

    (Şeytan) Onlara söz verir, umut verir, fakat şeytanın onlara sözü, aldatmadan başka bir şey değildir.

    Süleymaniye Vakfı

    O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O (şeytan), onlara söz verir, onları beklenti içine sokar. Şeytan, sadece aldatmak için söz verir.

    Şaban Britch

    Şeytan onlara vaat eder, kuruntularla oyalar, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar. Şeytanın onlara vaat ettiği sadece oyalamadır.

    Şaban Piriş

    Şeytan onlara vaat eder, onları boş kuruntu ve uzun emellerle oyalar şeytanın onlara vaat ettiği sadece aldatmadır/seraptır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.

  6. Nisâ suresi, 121. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 121. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَلَا يَجِدُونَ عَنْهَا مَحِيصًا

    Diyanet İşleri

    İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

    Mehmet Okuyan

    İşte onların barınağı cehennemdir; ondan (kaçabilecek) herhangi bir sığınak da bulamayacaklardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Böylelerinin varacağı yer cehennemdir, oradan kaçış yolu da bulamayacaklar.

    Muhammed Esed

    Böylelerinin varacağı yer cehennemdir ve oradan kaçış yolu bulamayacaklardır.

    Ahmed Hulusi

    Böylelerinin varacakları yer cehennemdir (yanma ortamı)! Ondan kurtuluş için hiçbir çareleri de yoktur.

    Ali Bulaç

    Onların barınma yerleri cehennemdir, ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte onların yeri cehennemdir; ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamayacaklardır.

    Ali Rıza Safa

    İşte, kalacakları yer cehennemdir. Zaten kaçacak yer bulamazlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylelerinin varacakları yer cehennemdir ve oradan kaçış yolu bulamayacaklardır.

    Edip Yüksel

    Varacakları nokta cehennemdir; ondan kaçamazlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Varacakları nokta cehennemdir; ondan kaçamazlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte onların varacakları yer cehennemdir ve ondan kurtuluşa hiçbir çare bulamayacaklardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte onların varacakları yer Cehennemdir, ve ondan halasa hiç bir çare bulamıyacaklardır.

    Erhan Aktaş

    Onların varacakları yer Cehennem'dir ve oradan kurtulmak için hiçbir yol bulamayacaklar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların varacakları yer Cehennem'dir ve oradan kurtulmak için hiçbir yol bulamayacaklar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların varacakları yer Cehennem'dir ve oradan kurtulmak için hiçbir yol bulamayacaklar.

    Gültekin Onan

    Onların barınma yerleri cehennemdir, ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    İşte onlar (böyle). Onların yurdları cehennemdir. Oradan kaçacak bir yer de bulamayacaklardır onlar.

    İbni Kesir

    Onların varacağı yer, cehennemdir. Oradan kaçacak yer de bulamayacaklardır.

    Mehmet Alagaş

    (116-121) Allah kendisine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz, bunun dışındaki istediği kimseyi bağışlar, her kim Allah’a ortak koşarsa, kesinlikle uzak bir sapmaya sapmıştır. O’nun dışında sadece dişi putlara dua ediyorlar , onlar sadece inatçı şeytana dua ediyorlar , Allah ona (şeytana) lanet etti, dedi ki; senin kullarından belli bir miktarda pay alacağım. (Bir kısmı benim kulum olacaklar) Onları saptıracağım onlara ümit vereceğim hayaller kuracaklar ve onlara hayvanların kulaklarını yarın diye emredeceğim, Allah’ın yarattığını bozmalarını emredeceğim. Her kim Allah’ın dışında dost olarak şeytanı edinirse, apaçık hasarla hasarlanmıştır. Onlara vaatte bulunur hayaller kurdurur , şeytan ancak ve ancak aldanmayı vaad edebilir, onların barınacakları yer cehennemdir ondan kaçacakları bir yer bulamazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte onların barınacakları yer Cehennem'dir ve ondan kurtulmak için hiçbir yer bulamayacaklardır.

    Süleyman Ateş

    İşte onların varacağı yer cehennemdir. Asla ondan kaçmak (imkanı) bulamazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte onların varıp kalacakları yer cehennemdir. Oradan bir kaçış yolu bulamayacaklardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların varacağı yer cehennemdir. Oradan kaçacakları bir yer de bulamayacaklardır.

    Şaban Britch

    İşte onların barınacakları yer Cehennem'dir ve ondan kurtulmak için hiçbir yer bulamayacaklardır.

    Şaban Piriş

    İşte onların barınacakları yer cehennemdir ve ondan kurtulmak için hiç bir yol bulamayacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunların varacakları yer cehennemdir. Ve cehennemden kaçıp kurtulacak bir yer bulamazlar.

  7. Nisâ suresi, 122. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 122. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ ٱللَّهِ قِيلًا

    Diyanet İşleri

    İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanları, Allah'ın gerçek bir vaadi olarak ileride içlerinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. dipnot 1 Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir ki! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah şeytanın izini takip edip onun vaatlerine kanan, dolayısıyla onun güdümüne girenlerin feci akıbetlerini ifade ettikten sonra, Kur'an'daki "mesânîlik" üslubu gereği cennetliklerden bahsetmektedir. Bu çerçevede Nisâ 4:57'de de yer aldığı üzere, Yüce Allah iman edip salih ameller işleyenleri içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacaktır. Kur'an'da kurtuluşun nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili olarak verilen bilgiler "iman" ve "salih amel" çerçevesinde şekillenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Nisâ 4:87.

    Mustafa İslamoğlu

    İman eden ve o imanla uyumlu ıslah edici iyi işler yapanlara gelince: onları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, orada ebediyyen kalacaklar. Bu Allah'ın gerçekleşecek bir vaadidir; hem, kim Allah'tan daha doğru sözlü olabilir ki?

    Muhammed Esed

    Ama imana erip yararlı ve doğru işler yapanları içlerinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar. Bu, Allahın gerçek vaadidir. Kimin sözü Allahın sözünden daha doğru olabilir?

    Ahmed Hulusi

    İman edip imanının gereği davranışlarla (salih amel) yaşayanlara gelince, onları altlarından nehirler akan cennetlere dahil edeceğiz. . . Orada sonsuza dek kalırlar (kendilerinde açığa çıkan Allah Esma'sı sonucu). . . Allah'ın Hak olan vaadidir! Allah'tan daha doğru sözlü var mıdır?

    Ali Bulaç

    İman edip salih amellerde bulunanlar, biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın gerçek olan va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

    Ali Özek ve heyeti

    Îman edenler ve salih amel işleyenler ise, onları, içinde ebediyyen kalacakları, (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Allah, (bu söylenenleri) hak bir söz olarak vâdetti. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanları ise altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Sonsuza dek orada kalacaklardır. Allah'ın sözünü verdiği gerçektir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Bayraktar Bayraklı

    İman eden ve yararlı işler yapanları da içinden ırmaklar akan cennetlere sokacağız; orada süreli kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp erdemli işler yapanları, içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada ebedî kalacaklar. ALLAH'ın sözü gerçektir. ALLAH'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp erdemli işler yapanları, içlerinde ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz; orada ebedi kalacaklar. ALLAH'ın sözü gerçektir. ALLAH'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edip de iyi işler yapan kimselere gelince, yarın onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız, ebedi olarak oralarda kalacaklar. Bu Allah'ın gerçek va'didir. Allah'tan başka doğru sözlü kim olabilir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İyman edib de iyi iyi işler yapan kimselere gelince yarın onları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacağız, ebediyyen onlar da kalacaklar. Hakka Allah va'di, Allahdan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Erhan Aktaş

    İman edip, salihatı dipnot 1 yapanları, içinde kesintisiz ve ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Allah'ın verdiği söz hakikattir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      4:57. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İman edip, salihatı dipnot 1 yapanları, içinde kesintisiz ve ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Allah'ın verdiği söz hakikattir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İman edip, salihatı yapanları dipnot 1 , içinde süresiz kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Allah'ın verdiği söz gerçektir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışanları, düzeltici olanları, yapıcı olanları, düzeltmeye teşvik edenleri, iyiye yönlendirenleri.

    Gültekin Onan

    İnanıp salih amellerde bulunanlar, biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Tanrı'nın gerçek olan vaadidir. Tanrı'dan daha doğru sözlü kim vardır?

    Hasan Basri Çantay

    İman edib de iyi iyi işler yapanlar (a gelince:) Biz onları altlarından ırmaklar akan cennetlere — içlerinde temelli temelli kalıcı oldukları halde — sokacağız, İşte Allahın dosdoğru bir va'di! Allahdan daha doğru sözlü kim olabilir?

    İbni Kesir

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince; Biz, onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. İşte Allah'ın gerçek vaadi. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Mehmet Alagaş

    (121-126) İman edenler ve ıslah edici amel yapanları, onları altlarından nehirler akan cennete sokacağız, orada süresiz / ebedi kalıcıdırlar, bu Allah’ın gerçek bir söz vermesidir / vaadidir , söz olarak, Allah’tan başka kim sözüne daha sadıktır ki? Sizin beklentileriniz gibi de değildir, ehli kitabın beklentileri / temennileri gibi de değildir. (Allah’ın dediği gibi olur) Kim bir kötülük ederse / eylerse onunla cezalandırılır, Allah’ın dışında da o kişi ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz. Erkek yahut kadın her kim de düzeltici faaliyet / salihat işlerse ve de mümin ise , işte onlar cennete girerler, zerre kadar dahi zulüm görmezler. (Mümin olmayana, yok bir ödül) Din olarak yüzünü Allah’a teslim edenden daha güzeli kim vardır? Üstelik (tıpkı dini gibi) o kişi de güzeldir ve de doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini beraberliğine / milletine uymuştur. Allah, İbrahim’i yakın dost olarak / halil olarak edinmiştir , semalarda ve yer de ne varsa Allah’ındır , Allah her şeyi kuşatıcıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları, altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

    Süleyman Ateş

    İnanıp iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Süleymaniye Vakfı

    İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları da ölümsüz olarak sonsuza dek kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın gerçek olan vaadidir dipnot 1 . Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. Nisa 4/57. ayetin dipnotu, Lokman 31/8-9.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, bozulmadan sürekli kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın sözüdür; gerçekleşecektir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

    Şaban Britch

    İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları altından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

    Şaban Piriş

    İman edip doğru hareket edenlere gelince onları altından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere girdireceğiz. Bu, gerçekten Allah'ın vaadidir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Sonsuza değin kalacaklardır orada. Allah'ın şaşmaz vaadidir bu. Söz söyleme bakımından Allah'tan daha doğru ve tutarlı kim olabilir?

  8. Nisâ suresi, 123. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 123. ayet. لَّيْسَ بِأَمَانِيِّكُمْ وَلَآ أَمَانِىِّ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ مَن يَعْمَلْ سُوٓءًا يُجْزَ بِهِۦ وَلَا يَجِدْ لَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

    Diyanet İşleri

    İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

    Mehmet Okuyan

    (Cennete giriş) sizin kuruntularınızla da kitap ehlinin kuruntularıyla da değildir. dipnot 1 Kim bir kötülük yaparsa ona (yaptığının) karşılığı verilir ve kendisi için Allah'tan başka dost da yardımcı da bulamaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Bakara 2:111. ayetle birlikte okunmalıdır. Yüce Allah gerek müslümanların, gerekse kitap ehlinin kuruntularının gerçek olmadığını, böyle kuruntulu davranmakla kurtuluşa ermenin mümkün olmadığını ifade etmektedir. Kuruntunun hiçbir işe yaramayacağıyla ilgili olarak Bakara 2:111'de şöyle buyrulmaktadır: (Kitap ehli:) "Yahudi olanlar veya hristiyanlar hariç kimse asla cennete giremeyecek." demişlerdi. İşte şu (iddiaları), kendi kuruntularıdır. De ki: "Doğruysanız delilinizi getirin!"

    Mustafa İslamoğlu

    Değil, sizin kuruntularınız da, geçmiş vahiy mensuplarının kuruntuları da belirleyici değil: Kötülük işleyen herkes cezalandırılacaktır. Allah'tan başka dost ve yardımcı da bulamayacaktır.

    Muhammed Esed

    Kötülük işleyen(in) cezalandırılacak (olması) ve kendisini Allaha karşı savunacak ve yardım edecek bir kimse bulamaması, ne sizin kuruntularınıza uygun düşer, ne de geçmiş vahiy mensuplarının kuruntularına.

    Ahmed Hulusi

    (Sünnetullah - Allah sistem ve düzeni) ne sizin kuruntularınıza ne de kendilerine daha önce hakikat bilgisi verilmiş (de onu değerlendirememiş) olanların kuruntularına göre değildir! Kim bir kötülük yaparsa onun sonuçlarını yaşar! (Artık bundan sonra da) Allah dununda olan ne bir hami ne de bir yardımcı bulabilir!

    Ali Bulaç

    Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.

    Ali Özek ve heyeti

    (Kurtuluş) ne sizin boş hayallerinizle ve ne de kitap ehlinin boş hayalleriyle olur. Her kim bir kötülük işlerse, o yüzden cezalandırılır. O kimse, kendisi için, Allah'tan başka ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulabilir.

    Ali Rıza Safa

    Sizin kuruntularınıza ve kitap halkının kuruntularına göre değildir; kim kötülük yaparsa, onunla cezalandırılır. Allah'tan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz.

    Bayraktar Bayraklı

    İş, ne sizin kuruntularınızla, ne de kitap ehlinin kuruntularıyla olur. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulur.

    Edip Yüksel

    Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularına göredir: Kim bir kötülük işlerse karşılığını bulur ve ALLAH'tan başka bir Sahip ve Yardımcı bulamaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularıra göredir: Kim bir kötülük işlerse karşılığını bulur ve ALLAH'tan başka bir Sahip ve Yardımcı bulamaz

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, ne sizin kuruntularınıza, ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allah'tan başka da ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, sizin kuruntularınızla da değil, ehli kitabın kuruntulariyle de değil, kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allahdan beride ne bir veliy bulabilir ne de bir nasir

    Erhan Aktaş

    Ne sizin kuruntularınız ne de Kitap Ehli'nin kuruntularına göre değil; kim bir kötülük yaparsa, onun karşılığını bulur. O, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulabilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ne sizin kuruntularınız ne de Ehli Kitap'ın kuruntularına göre değil; kim bir kötülük yaparsa, onun karşılığını bulur. O, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulabilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ne sizin kuruntularınız ne de Ehli Kitap'ın kuruntularına göre değil; kim bir kötülük yaparsa, onun karşılığını bulur. O, kendisine Allah'tan başka ne bir veli ne de bir yardımcı bulamaz.

    Gültekin Onan

    Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Tanrı'dan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.

    Hasan Basri Çantay

    (İş) ne sizin kuruntularınızla, ne de kitablıların kuruntularıyle (olub bitmiş) değildir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve o, kendisine Allahdan başka ne bir yar, ne bir mededkar da bulamaz.

    İbni Kesir

    Ne sizin kuruntunuzla, ne de kitab ehli olanların kuruntularıyladır. Kim, kötü iş yaparsa; cezasını görür. Ve kendisine Allah'tan başka ne bir dost bulabilir, ne de bir yardımcı.

    Mehmet Alagaş

    (121-126) İman edenler ve ıslah edici amel yapanları, onları altlarından nehirler akan cennete sokacağız, orada süresiz / ebedi kalıcıdırlar, bu Allah’ın gerçek bir söz vermesidir / vaadidir , söz olarak, Allah’tan başka kim sözüne daha sadıktır ki? Sizin beklentileriniz gibi de değildir, ehli kitabın beklentileri / temennileri gibi de değildir. (Allah’ın dediği gibi olur) Kim bir kötülük ederse / eylerse onunla cezalandırılır, Allah’ın dışında da o kişi ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz. Erkek yahut kadın her kim de düzeltici faaliyet / salihat işlerse ve de mümin ise , işte onlar cennete girerler, zerre kadar dahi zulüm görmezler. (Mümin olmayana, yok bir ödül) Din olarak yüzünü Allah’a teslim edenden daha güzeli kim vardır? Üstelik (tıpkı dini gibi) o kişi de güzeldir ve de doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini beraberliğine / milletine uymuştur. Allah, İbrahim’i yakın dost olarak / halil olarak edinmiştir , semalarda ve yer de ne varsa Allah’ındır , Allah her şeyi kuşatıcıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

    Süleyman Ateş

    (İş) Ne sizin kuruntularınızla, ne Kitap ehlinin kuruntularıyla olmaz. Kötülük yapan, onunla cezalandırılır ve kendisine Allah'tan başka ne dost, ne de yardımcı bulamaz (Allah'ın vereceği cezayı hiç kimse ondan savamaz).

    Süleymaniye Vakfı

    Ne sizin beklentileriniz ne de ehlikitabın beklentileri geçerlidir dipnot 1 . Kim bir kötülük yaparsa cezasını çeker. Allah ile arasına girecek bir dost ve bir yardımcı bulamaz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne sizin kuruntularınız ne de Ehl-i Kitab'ın kuruntuları geçerlidir dipnot 1 . Kötülüğü kim yaparsa cezasını görür. Böylesi, kendine, ne Allah ile arasına girecek bir dost, ne de bir yardımcı bulacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      -  Bakara 2/111

    Şaban Britch

    Bu (mükâfat) ne sizin kuruntularınızla ve ne de ehli kitabın kuruntuları ile (elde edilir) değildir. Kim bir kötülük işlerse onun cezasını görür. O, kendisi için Allah’tan başka bir veli ve yardımcı bulamaz.

    Şaban Piriş

    (Ey müşrikler!) Sizin boş ümit ve kuruntularınız da, ehli kitabın kuruntu ve hayalleri de hiç bir şey değildir. Kim bir kötülük işlerse onun cezasını görür. O, kendisi için Allah'tan başka bir veli ve yardımcı bulamaz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İş ne sizin kuruntularınızla/hurafelerinizle/anlamını bilmeden okuyuşlarınızla ne de Ehlikitap'ın kuruntuları/hurafeleri/anlamını bilmeden okuyuşlarıyla çözülür. Kötülük yapan onunla cezalandırılır. Ve böyle biri, kendisi için Allah dışında ne bir dost bulur ne de bir yardımcı.

  9. Nisâ suresi, 124. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 124. ayet. وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَقِيرًا

    Diyanet İşleri

    Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama erkek olsun kadın olsun, imanlı olarak salih amel işleyen herkes cennete girecek, zırnık kadar da haksızlığa uğratılmayacaktır.

    Muhammed Esed

    Halbuki -ister erkek ister kadın olsun- iman edip (yapabileceği) doğru ve yararlı işler yapan kimse cennete girecek ve bir hurma çekirdeği(ni dolduracak) kadar bile haksızlığa uğramayacaktır.

    Ahmed Hulusi

    İman etmiş olarak erkek veya kadın, kimler hayırlı bir iş yaparlarsa, onlar cennete girerler, zerrece hakları kaybolmaz.

    Ali Bulaç

    Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

    Ali Rıza Safa

    Erkek veya kadın, kim inanmış olarak erdemli edimler yaparsa; işte onlar, cennete girecekler ve en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Erkek olsun kadın olsun, her kim mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.

    Edip Yüksel

    Erkek veya kadın, her kim gerçeği onaylayarak erdemli bir hayat sürerse bahçeye girer ve en ufak bir haksızlık görmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erkek veya kadın, her kim inanarak erdemli bir hayat sürerse cennete girer ve en ufak bir haksızlık görmez

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Erkek olsun, kadın olsun her hangi bir kimse mümin olarak iyi bir iş yaparsa, işte böyleleri cennete girerler ve zerrece hakları yenmez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gerek erkeklerden gerek dişi her hangi bir gişi de mü'min olarak iyi işlerden bir iş tutarsa işte böyleler Cennete girerler ve zerrece hakları yenmez

    Erhan Aktaş

    Erkek ve kadın; her kim Mü'min olarak salihatı dipnot 1 yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 4:57. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Erkek ve kadın; her kim Mü'min olarak salihatı dipnot 1 yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz 4:122 Nolu Ayet dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Erkek ve kadın; her kim mü'min olarak salihatı yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

    Gültekin Onan

    Erkek olsun, kadın olsun inançlı olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    Erkekden veya kadından kim de mü'min olarak güzel güzel işlerden (bir şey) yaparsa işte onlar cennete girerler. Bir çekirdeğin çukurcuğu kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

    İbni Kesir

    Erkek veya kadın her kim ki; mü'min olarak salih amel işlerse cennete girer. Ve kendilerine zerre kadar zulmedilmez.

    Mehmet Alagaş

    (121-126) İman edenler ve ıslah edici amel yapanları, onları altlarından nehirler akan cennete sokacağız, orada süresiz / ebedi kalıcıdırlar, bu Allah’ın gerçek bir söz vermesidir / vaadidir , söz olarak, Allah’tan başka kim sözüne daha sadıktır ki? Sizin beklentileriniz gibi de değildir, ehli kitabın beklentileri / temennileri gibi de değildir. (Allah’ın dediği gibi olur) Kim bir kötülük ederse / eylerse onunla cezalandırılır, Allah’ın dışında da o kişi ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz. Erkek yahut kadın her kim de düzeltici faaliyet / salihat işlerse ve de mümin ise , işte onlar cennete girerler, zerre kadar dahi zulüm görmezler. (Mümin olmayana, yok bir ödül) Din olarak yüzünü Allah’a teslim edenden daha güzeli kim vardır? Üstelik (tıpkı dini gibi) o kişi de güzeldir ve de doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini beraberliğine / milletine uymuştur. Allah, İbrahim’i yakın dost olarak / halil olarak edinmiştir , semalarda ve yer de ne varsa Allah’ındır , Allah her şeyi kuşatıcıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mümin olarak kim bir salih amel işlerse erkek olsun, kadın olsun işte bunlar Cennet'e girecekler ve bir hurma çekirdeğinin üzerindeki çukur kadar bile haksızlık görmeyeceklerdir.

    Süleyman Ateş

    Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    İster erkek ister kadın olsun, kim mümin olarak iyi işler yaparsa cennete işte onlar gireceklerdir. Onlara zerre kadar haksızlık yapılmayacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İster erkek, ister kadın olsun, kim inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa onlar da cennete gireceklerdir. Onlara kıl kadar haksızlık yapılmayacaktır.

    Şaban Britch

    Mümin olarak kim bir salih amel işlerse erkek olsun, kadın olsun işte bunlar Cennet'e girecekler ve bir hurma çekirdeğinin üzerindeki oyuk miktarı kadar bile haksızlık görmeyeceklerdir.

    Şaban Piriş

    Mümin olarak kim bir doğru iş yaparsa erkek olsun, kadın olsun işte bunlar cennete girecekler ve zerre kadar haksızlık görmeyeceklerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır.

  10. Nisâ suresi, 125. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 125. ayet. وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًا مِّمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَٱتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَٱتَّخَذَ ٱللَّهُ إِبْرَٰهِيمَ خَلِيلًا

    Diyanet İşleri

    Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i dost edindi.

    Mehmet Okuyan

    Güzel davranarak yüzünü (benliğini) Allah'a teslim eden ve din bakımından hanîf (Allah'ı birleyen) İbrahim'in dipnot 1 milletine (dinine) uyandan daha güzel kim olabilir ki! dipnot 2 (Nitekim) Allah, İbrahim'i dost edinmişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:135; Al-i İmrân 3:95; En‘âm 6:79, 161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette dikkat çekilen "din", evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği "tevhid"dir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bütün varlığıyla Allah'a adanan, sürekli iyilik yapan ve bir muvahhid olarak İbrahim'in iman ailesine -ki Allah İbrahim'ten hoşnut ve razı olmuştu- tabi olan kimseden daha güzel dinli biri olabilir mi?

    Muhammed Esed

    Bütün benliğini Allaha teslim eden, daima iyilik yapan ve her türlü batıldan yüz çeviren İbrahimin inanç sistemine Allahın onu sevgisiyle yücelttiğini görerek uyan kişiden daha iyi iman sahibi kim vardır?

    Ahmed Hulusi

    Muhsin olarak (varlığının Allah Esma'sının açığa çıkışıyla yaratıldığının idrakı içinde), vechinin Allah için olduğunun teslimiyetinde olan ve hanif olarak (tanrı kavramı olmayan - yalnızca Allah'a kulluk edilmekte olduğunun bilincinde) İbrahim milletine tabi olanın din anlayışından daha güzeli ne olabilir ki! Allah, İbrahim'i Haliyl edindi. (Ona "Hullet makamı" yaşamı ihsan etti. Bu konuda ek bilgi: El İnsan-ı Kamil, Abdülkerim el Ciyli, Abdülaziz Mecdi Tolun çevirisi. A. H. )

    Ali Bulaç

    İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.

    Ali Özek ve heyeti

    İşlerini en iyi yapan kimse olarak, Allah'a kendisini teslim eden ve dosdoğru olarak İbrahim'in dînine tabi olan kimseden, dîn yönünden daha güzel kim vardır? Zira Allah, İbrahim'i (kendisine) dost edinmişti.

    Ali Rıza Safa

    Güzel davranarak, benliğini Allah'a teslim eden ve gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan İbrahim'in dinine bağlı kalan kimseden, daha güzel dini olan kimdir? Çünkü Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Bütün benliğini Allah'a teslim eden, daima iyilik yapan ve her türlü batıldan yüz çeviren İbrahim'in inanç sistemine, Allah'ın onu sevgisiyle yücelteceğini görerek uyan kişinin dininden daha güzel bir din var mıdır?

    Edip Yüksel

    ALLAH'a teslim olarak iyilik yapan ve İbrahim'in tektanrıcı dinine uyandan daha güzel bir dine kim sahip olabilir? ALLAH İbrahim'i arkadaş edindi. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Adem'den itibaren tüm elçiler aynı mesajı iletmişlerdir. Hepsi müslüman idiler, yani Allah'a teslim olmuş olanlardı. "islam" kelimesi özel bir ad olmayıp, "teslim olmak" anlamına gelen bir tanımlamadır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a teslim olarak iyilik yapan ve İbrahim'in tektanrıcı dinine uyandan daha güzel bir dine kim sahip olabilir? ALLAH İbrahimi arkadaş edindi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Din bakımından o kimseden daha iyi kimdir ki, özü iyi olarak yüzünü İslam ve Allah'a tutmuş ve muvahhid olarak İbrahim'in dinine uymuştur. Allah ki, İbrahim'i dost edinmişti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem kimdir o kimseden daha güzel dinli ki özü muhsin olarak yüzünü tertemiz islam ile Allaha tutmuş ve hanif (sade hakka boyun eğer muvahhid müslim) olarak İbrahim milletine uymuştur, Allah ki İbrahimi halil edindi

    Erhan Aktaş

    Kimin dini, kendisini muhsin dipnot 1 olarak Allah'a teslim etmiş; hanif dipnot 2 olan İbrahim'in milletine dipnot 3 tabi olandan daha iyi olabilir? Allah, İbrahim'i "halil" dipnot 4 edinmişti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet.
    4. metne dön, dipnot 4
      Dost, arkadaş, sevgili.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kimin dini, kendisini muhsin dipnot 1 olarak Allah'a teslim etmiş; hanif dipnot 2 olan İbrahim'in milletine dipnot 3 tabi olandan daha iyi olabilir? Allah, İbrahim'i "halil" dipnot 4 edinmişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Uygarlık, inanç sistemi, yaşam biçimi, yol, sünnet.
    4. metne dön, dipnot 4
      Samimi dost, arkadaş, sevgili.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kimin dini, kendisini muhsin dipnot 1 olarak Allah'a teslim etmiş; hanif dipnot 2 olan İbrahim'in milletine dipnot 3 tabi olandan daha iyi olabilir? Allah, İbrahim'i "halil" dipnot 4 edinmişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi ve sağlamca, gereği gibi.
    2. metne dön, dipnot 2
      Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      İbrahim'in kurduğu uygarlık. Onun halkının yaşam biçimi.
    4. metne dön, dipnot 4
      Samimi dost/arkadaş, sevgili.

    Gültekin Onan

    İyilik yaparak kendini Tanrı'ya teslim eden ve hanif olan İbrahim'in dinine uyandan daha güzel dinli kimdir? Tanrı, İbrahim'i dost edinmiştir.

    Hasan Basri Çantay

    İyilik yapan (bir insan) olarak, (tam bir hulus ile) kendisini Allaha teslim eden, İbrahim'in Allahı bir tanıyıcı dinine tabi' olan kimseden daha güzel dinli kimdir? Allah İbrahim'i bir dost edinmişdir.

    İbni Kesir

    İhsan ederek kendini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine uymuş olandan daha güzel din sahibi kim olabilir? Allah İbrahim'i dost edinmiştir.

    Mehmet Alagaş

    (121-126) İman edenler ve ıslah edici amel yapanları, onları altlarından nehirler akan cennete sokacağız, orada süresiz / ebedi kalıcıdırlar, bu Allah’ın gerçek bir söz vermesidir / vaadidir , söz olarak, Allah’tan başka kim sözüne daha sadıktır ki? Sizin beklentileriniz gibi de değildir, ehli kitabın beklentileri / temennileri gibi de değildir. (Allah’ın dediği gibi olur) Kim bir kötülük ederse / eylerse onunla cezalandırılır, Allah’ın dışında da o kişi ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz. Erkek yahut kadın her kim de düzeltici faaliyet / salihat işlerse ve de mümin ise , işte onlar cennete girerler, zerre kadar dahi zulüm görmezler. (Mümin olmayana, yok bir ödül) Din olarak yüzünü Allah’a teslim edenden daha güzeli kim vardır? Üstelik (tıpkı dini gibi) o kişi de güzeldir ve de doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini beraberliğine / milletine uymuştur. Allah, İbrahim’i yakın dost olarak / halil olarak edinmiştir , semalarda ve yer de ne varsa Allah’ındır , Allah her şeyi kuşatıcıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim’in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim’i dost/halil edindi.

    Süleyman Ateş

    Hangi insan, din yönünden, iyilik edici olarak yüzünü Allah'a teslim edip dosdoğru İbrahim dinine tabi olandan daha güzel olabilir? Allah, İbrahim'i dost edinmişti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimin dini, samimi olarak kendini Allah'a vermiş olanın dininden güzel olabilir? O (kişi), İbrahim'in dosdoğru dinine uymuştur. Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.

    Şaban Britch

    Din yönünden, iyilik işleyen kimse olarak yüzünü Allah'a teslim edip, hanif olan İbrahim'in dinine tabi olandan daha güzel kim olabilir? Allah, İbrahim’i dost/halil edinmiştir.

    Şaban Piriş

    İyilik eden bir kimse olup, kendisini tam bir yönelişle Allah'a teslim eden ve İbrahim'in hanif olan yoluna uyan kimseden daha güzel din sahibi kimdir? ki Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Güzellikler sergileyerek ve özü-sözü doğru bir halde İbrahim'in milletine uyarak yüzünü Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kim olabilir! Allah İbrahim'i dost edinmişti.

  11. Nisâ suresi, 126. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 126. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ مُّحِيطًا

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir ve Allah her şeyi çepeçevre kuşatandır.

    Mustafa İslamoğlu

    Neticede, göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'a aittir ve Allah her şeyi çepeçevre kuşatandır.

    Muhammed Esed

    Çünkü göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve Allah her şeyi kuşatmıştır.

    Ahmed Hulusi

    Semalar ve arzda olan ne varsa Allah içindir (Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların açığa çıkması için). Allah, şeyleri Esma'sından yaratmış olması sonucu Muhiyt'tir.

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır ve Allah her şeyi kuşatmıştır. (Hiçbir şey O'nun ilim ve kudretinin dışında kalamaz).

    Ali Rıza Safa

    Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, her şeyi Kuşatandır.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır ve Allah her şeyi kuşatmıştır.

    Edip Yüksel

    Yerde ve göktekilerin hepsi ALLAH'ındır. ALLAH her şeyi Kuşatır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yerde ve göktekilerin hepsi ALLAH'ındır. ALLAH her şeyi Kuşatır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah herşeyi kuşatıcıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki göklerdeki ve yerdeki hep Allahındır ve Allah her şey'i muhit bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Ve Allah, Her Şeyi Kuşatmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Ve Allah, Her Şeyi Kuşatmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Ve Allah, Her Şeyi Kuşatmıştır.

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde ne varsa tümü Tanrı'nındır. Tanrı, her şeyi kuşatandır.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. Allah (ın ilm-ü kudreti çepçevre) her şey'i kuşatıcıdır.

    İbni Kesir

    Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Allah; her şeyi kuşatıcı olandır.

    Mehmet Alagaş

    (121-126) İman edenler ve ıslah edici amel yapanları, onları altlarından nehirler akan cennete sokacağız, orada süresiz / ebedi kalıcıdırlar, bu Allah’ın gerçek bir söz vermesidir / vaadidir , söz olarak, Allah’tan başka kim sözüne daha sadıktır ki? Sizin beklentileriniz gibi de değildir, ehli kitabın beklentileri / temennileri gibi de değildir. (Allah’ın dediği gibi olur) Kim bir kötülük ederse / eylerse onunla cezalandırılır, Allah’ın dışında da o kişi ne bir dost ne de bir yardımcı bulamaz. Erkek yahut kadın her kim de düzeltici faaliyet / salihat işlerse ve de mümin ise , işte onlar cennete girerler, zerre kadar dahi zulüm görmezler. (Mümin olmayana, yok bir ödül) Din olarak yüzünü Allah’a teslim edenden daha güzeli kim vardır? Üstelik (tıpkı dini gibi) o kişi de güzeldir ve de doğru olana meyilli / hanif İbrahim dini beraberliğine / milletine uymuştur. Allah, İbrahim’i yakın dost olarak / halil olarak edinmiştir , semalarda ve yer de ne varsa Allah’ındır , Allah her şeyi kuşatıcıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah bütün her şeyi kuşatmıştır.

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah(ın bilgisi), herşeyi kuşatmıştır.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah, her şeyi kuşatmıştır.

    Şaban Piriş

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatmıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ne var, yerde ne varsa Allah'ındır. Allah Muhit'tir, her şeyi çepeçevre kuşatmıştır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.