Diyanet İşleri
(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.
Tekvîr suresi · 22–29. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Tekvîr suresi, 22. ayet. وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ
(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.
Arkadaşınız asla cinlenmiş değildir.
Arkadaşınız da cin musallat olmuş biri değildir.
Çünkü, bu arkadaşınız bir deli değil:
Sahibiniz (Hz. Muhammed) bir cin etkisi altında olan değildir!
Sizin sahibiniz bir deli değildir.
Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.
Arkadaşınız, delirmiş değildir.
- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
Arkadaşınız deli değildir.
Arkadaşınız deli değildir.
Yoksa sizin arkadaşınız (Muhammed), delirmiş değildir.
Yoksa sahibiniz mecnun değil
Arkadaşınız mecnun dipnot 1 değildir.
Arkadaşınız mecnun dipnot 1 değildir.
Arkadaşınız mecnun dipnot 1 değildir.
Sizin arkadaşınız bir deli değildir.
Sizin saahibiniz bir mecnun değil.
Sizin arkadaşınız asla deli değildir.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Arkadaşınız bir mecnun değildir.
Arkadaşınız cinli değildir.
Arkadaşınız (Muhammed) cinlerin etkisinde değildir dipnot 1 .
Sizin arkadaşınız cinlerin etkisinde değildir.
Arkadaşınız mecnun değildir.
Arkadaşınız mecnun değildir.
Ve arkadaşınız bir cin çarpmış değildir.
Tekvîr suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ
Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.
Yemin olsun ki onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştü. dipnot 1
Doğrusu o, meleği berrak bir ufukta görmüştür.
o gerçekten (meleği) gördü, berrak bir ufukta (gördü) onu;
Andolsun ki Onu apaçık ufuk olarak müşahede etti!
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Gerçek şu ki, Onu, ufukta apaçık görmüştür.
- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
Onu apaçık bir ufukta görmüştür. dipnot 1
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Vallahi onu (Cebrail) açık ufukta gördü.
Vallahi gördü onu açık ufukta
Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.
Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1
Ant olsun o, onu açık ufukta gördü. dipnot 1
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Andolsun ki O (saahibiniz) onu apaçık ufukda görmüşdür.
Andolsun ki; onu, apaçık ufukta görmüştür.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.
Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Cebrail'i, o açık ufukta (Nur Dağı'nda) kesinlikle gördü dipnot 1 .
O, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.
Onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.
Tekvîr suresi, 24. ayet. وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ
O, gayb hakkında cimri değildir.
O, gayb (bilinemeyenler) hakkında cimri değildir. dipnot 1
kaldı ki o, görünmeyenin bilgisi üzerinde tekel kurup (onu saklayan) biri de değildir;
o, (başka birine vahyedilmiş olan) insan kavrayışının ötesindeki şeylerin bilgisinden dolayı onları kıskanan biri değildir.
O, gayb hakkında cimri değildir!
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Gizli gerçeklerin bilgisinden dolayı kıskanan birisi değildir. dipnot 577
- Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez.
O, hiçbir haberi gizlemiyor.
O, hiçbir haberi gizlemiyor.
O, gayb hakkında kıskanılır da değildir.
Ve o ğayb üzerine kıskanılır değil
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O vahyi gizlemez. dipnot 1
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
O gaybden dolayı asla suçlu da değildir.
Gaybdan ötürü o, asla suçlu da değildir.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
O, gayp hakkında cimri değildir.
O, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz.
O, (kendisine bildirilen) gaybı /Kur'an'daki bilgileri dipnot 1 kimseden saklayacak değildir.
Kendindeki gayb bilgisini dipnot 1 kimseden saklamaz.
O, gayb hakkında cimri değildir.
O, gayb hakkında suçlanacak değildir.
O, gayb konusunda cimri değildir.
Tekvîr suresi, 25. ayet. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ
Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
O (Kur'an), asla kovulmuş şeytanın sözü değildir.
dahası bu kelam, Allah'ın kendisine sığınanları şerrinden emin kıldığı Şeytanın sözü de değildir.
Bu (mesaj), lanetlenmiş bir şeytani gücün sözü de değildir.
Ve O, recm olunmuş (hakikatten uzaklaştırılmış) şeytanın lafı da değildir!
O (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir.
O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.
Ve O, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Bu Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
O, kovulan sapkının sözü olamaz.
O, kovulan şeytanın sözü olamaz.
Ve o (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Ve o bir racim Şeytanın sözü değil
O, taşlanmış şeytanın sözü değildir.
O, taşlanmış şeytanın dipnot 1 sözü değildir.
O, taşlanmış şeytanın dipnot 1 sözü değildir.
O (Kuran) da kovulmuş şeytanın sözü değildir.
O (Kur'an) da taşlanmış (koğulmuş) bir şeytanın sözü değil.
Bu, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.
O (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Bu Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir dipnot 1 .
Bu Kur'an, taşlanmış Şeytan'ın sözü değildir.
O, kovulmuş şeytanın sözü de değildir.
O, koğulmuş şeytanın sözü de değildir.
Ve o, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Tekvîr suresi, 26. ayet. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
Gidişiniz nereye!
Hakikat buyken (ey insanlar), nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde (Kuran'ı bırakıp) nereye gidiyorsunuz?
Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Böyle iken siz nereye gidiyorsunuz?
Siz nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
O halde nereye gidiyorsunuz? dipnot 1
Şu halde, siz nereye kaçıp gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Böyleyken nereye gidiyorsunuz?
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
O halde nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz! dipnot 1
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
-Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
Tekvîr suresi, 27. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
(27, 28) O (Kur'an) âlemler için, yani içinizden doğru yolda gitmek isteyenler için ancak bir hatırla(t)madır. dipnot 1
Bu vahiy, tüm insanlık için bir uyarı ve öğütten ibarettir;
Bu (mesaj), bütün insanlık için bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir,
O alemler (insanlar) için yalnızca Zikir'dir (hatırlatmadır)!
O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikirdir;
O, herkes için, bir öğüttür.
O, evrenler için yalnızca bir öğretidir.
- Bu Kur'an, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.
Bu, tüm halklara bir mesajdır.
Bu, tüm halklara bir mesajdır.
O, sadece bir öğüttür, alemler için.
O halis bir zikirdir alemin için
O alemler için zikirden dipnot 1 başka bir şey değildir.
O alemler için zikirden dipnot 1 başka bir şey değildir.
O alemler için zikirden dipnot 1 başka bir şey değildir.
O (Kuran), alemler için yalnızca bir zikirdir;
(27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.
O; ancak alemler için bir öğüttür.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
O, alemlere öğüttür.
Kur'an, herkes için akılda tutulması gereken bir bilgiden /zikirden başka bir şey değildir; dipnot 1
Kur'an, herkesin işine yarayacak doğru bilgidir (zikirdir) dipnot 1 .
O, ancak alemler için bir öğüttür.
O, ancak alemler için bir zikir/uyarıdır.
O, alemlere bir öğütten başka şey değildir.
Tekvîr suresi, 28. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
(27, 28) O (Kur'an) âlemler için, yani içinizden doğru yolda gitmek isteyenler için ancak bir hatırla(t)madır. dipnot 1
sonuçta, içinizden doğru yolda yürümeyi dileyenler (öğüt alır).
doğru yolda yürümek isteyen her biriniz için.
Sizden bilfiil gerçek üzere yaşamayı dileyenler için!
Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için.
Aranızdan, doğru olmak isteyenler için.
- Bu Kur'an, sizden doğru yola gitmek isteyenleriniz için, bütün insanlara bir öğütten ibarettir.
Sizden doğru davranmak isteyenler için...
Sizden doğru davranmak isteyenler için...
Ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için.
İçinizden müstekim olmak dileyenler için
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
(27-28) O, aalemler için, (hele) sizden doğruluk isteyenler için bir öğüdden başkası değildir.
Sizden doğru olmak isteyenler için.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.
Aranızdan doğru hareket etmek isteyen için;
içinizden dosdoğru olmayı tercih eden herkes için... dipnot 1
Sizden doğruluğu tercih edenler dipnot 1 için.
Sizden doğru yolu isteyenler için.
Sizden doğru yolu isteyenler için..
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için.
Tekvîr suresi, 29. ayet. وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
(Böylece), âlemlerin Rabbi olan Allah'ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz. dipnot 1
Zaten alemlerin Rabbi Allah (size irade vermeyi) dilememiş olsaydı, siz hiçbir şey dileyemezdiniz.
Ama Allah, bütün alemlerin Rabbi, (o yolu size göstermeyi) istemedikçe siz onu isteyemezsiniz.
Rabb-ül alemin olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Evrenlerin Efendisi Allah dilemedikçe, siz zaten dileyemezsiniz.
Siz zaten ancak, alemlerin Rabbi olan Allah'ın dilediğini dilersiniz.
Ne dilerseniz, ancak evrenlerin Efendisi olan ALLAH'ın dilediğine göredir. dipnot 1
Ne dilerseniz, ancak evrenlerin Rabbi olan ALLAH'ın dilediğine göredir.
Fakat o alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz!
Fakat o alemlerin rabbı Allah dilemeyince siz dilemezsiniz
Alemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dileyemezsiniz.
Âlemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dileyemezsiniz.
Âlemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe dipnot 1 siz dilemezsiniz.
Alemlerin rabbi olan Tanrı dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
(Bununla beraber o doğruluğu) alemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz.
Alemlerin Rabbı olan Allah dilemedikçe, sizler dileyemezsiniz.
(15-29) Gündüzün görünmeyen yıldızlara, yörüngelerinde dolaşan gezegenlere, kararmaya yüz tutan geceye, ağarmaya başladığında / gündüz olmaya başladığında sabaha yemin olsun ki / kasem olsun ki, kesinlikle O /Kuran, kerim / ikram eden elçinin / Resulün / Cibril’in sözüdür. Taht sahibinin / arş sahibinin yanında kuvvet ve makam sahibidir, itaatkârdır ve de güvenilirdir / emindir. Arkadaşınız cinli / mecnun falan değildir. Hatta Onu /Cibril’i apaçık ufukta gördü. Gaybı size açıklamakta tutuk /cimri davranmaz. O taşlanmış / recmedilmiş şeytan sözü değildir. Peki nereye gidiyorsunuz ? Kesinlikle O / Kuran a lemlere ancak bir hatırlatmadır. Sizden düzgünlük isteyen / istikamet isteyen kişiler içindir. Siz isteyemezsiniz ancak evrenlerin / alemlerin Rabbi Allah, isteyebilir. (Resulullah iki defa Meleği / Cibril’i gördü biri Hira da diğeri isra da Sidretil müntehada)
Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Sizin bir şey yapmanız, ancak varlıkların sahibi olan Allah'ın, şartları oluşturması ile mümkündür dipnot 1 .
Sizin yaptığınız tercih ancak varlıkların Sahibi dipnot 1 olan Allah'ın yaratması ile gerçekleşir.
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe, siz de dileyemezsiniz.
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.