Ahzâb suresi · 53–59. ayetler

Ev âdâbı, salât ü selâm ve örtünme

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Ahzâb suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 53. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَدْخُلُوا۟ بُيُوتَ ٱلنَّبِىِّ إِلَّآ أَن يُؤْذَنَ لَكُمْ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيْرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنْ إِذَا دُعِيتُمْ فَٱدْخُلُوا۟ فَإِذَا طَعِمْتُمْ فَٱنتَشِرُوا۟ وَلَا مُسْتَـْٔنِسِينَ لِحَدِيثٍ إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ يُؤْذِى ٱلنَّبِىَّ فَيَسْتَحْىِۦ مِنكُمْ وَٱللَّهُ لَا يَسْتَحْىِۦ مِنَ ٱلْحَقِّ وَإِذَا سَأَلْتُمُوهُنَّ مَتَٰعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٍ ذَٰلِكُمْ أَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّ وَمَا كَانَ لَكُمْ أَن تُؤْذُوا۟ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓا۟ أَزْوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦٓ أَبَدًا إِنَّ ذَٰلِكُمْ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Siz (yemeğin hazırlanma) zamanını gözetmeksizin -bir yemek için size izin verilmesi hariç- Peygamber'in evlerine girmeyin; sadece davet edildiğiniz zaman girin! dipnot 1 Yemeği yediğinizde başka bir konuya girmeyerek hemen dağılın! (Çünkü) şüphesiz ki bu durum Peygamber'i üzmekte fakat o (size bunu söylemeye) utanmaktadır. (Ancak) Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onlardan (Peygamber'in hanımlarından) herhangi bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin! dipnot 2 Bu (durum) hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Allah'ın Elçisini üzmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikâhlamanız sizin için asla söz konusu olamaz. dipnot 3 Şüphesiz ki bu durum, Allah katında büyük (bir günah)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahzâb 33:45. ayette geçtiği üzere, Yüce Allah Hz. Muhammed'i ümmetine şahit olarak görevlendirdiğini ifade etmekte, böylece şahitliğin örneklik anlamı gereği, onun evinin de toplumun örnek alması gereken bir durumda olması zorunluluğu üzerinden mesaj verilmek istenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk Hz. Muhammed'in hanımlarıyla ilgili özel bir emirdir; evlerin içindeki şartlar namahrem insanlara uygun olmayabileceği için Hz. Peygamber'in eşlerinden bir şeyler isteneceği zaman bunun bir perdenin, bir örtünün arkasından istenmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Ancak bu ayetteki evrensel mesaj ise kadın-erkek ilişkilerinde mahremiyete özen gösterilmesi, hiçbir yasağın bulunmadığı zannının reddedilmesi, tesettür, nezaket, rahatsızlık vermemek vs. noktalarda dikkatli davranılması gerektiğiyle ilgili uyarılar olarak anlaşılmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu cümle Ahzâb 33:6. ayetle birlikte okunmalıdır. Müminlerin annesi olan ve bu yüzden başka bir evlilik düşünmeyen annelerimizle evlenme "düşüncesi" bile gündemden düşürülmüştür.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Size izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin; yemeğe (davet) edildiğinizde (erken gelip) yemeğin hazırlanmasını beklemeyin; lakin ne zaman davet edilirseniz o zaman içeri girin! Yemeği yediğiniz zaman da hemen ayrılın, lafa dalmayın! Çünkü böyle yapmanız Peygamber'i üzebilir, fakat o bunu söylemek için sizden çekinir; ama Allah hakikati söylemekten asla çekinmez. (Ey mü'min erkekler!) Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman, kapı dışından isteyin: bu sizin kalplerinizin de, onların kalplerinin de daha temiz kalması için en uygun yoldur. Dahası sizin ne Allah Rasulü'nü üzmeniz, ne de ölümünden sonra onun eşleriyle evlenmeniz ebediyyen helal değildir: çünkü bütün bunlar Allah katında zaten çok büyük bir vebaldir.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! İzin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin ve yemek için (davet edildiğiniz zaman erkenden) gidip hazırlanmasını beklemeye kalkışmayın, çağrıldığınızda (en uygun zamanda) girin, yemeği yiyince hemen ayrılın, lafa dalmayın. Bu durum Peygamberi üzebilir, ama sizden (gitmenizi istemeye de) çekinebilir fakat Allah doğru(yu size öğretmek)ten çekinmez. (Peygamber'in eşlerine gelince,) onlardan bir şey isteyeceğiniz vakit perde arkasından isteyin! Bu hem sizin kalplerinizin, hem de onlarınkinin temizliğini pekiştirir. Ayrıca sizin Allah'ın Elçisi'ni üzmeniz ve onun vefatından sonra eşlerini nikahlamanız caiz değildir, doğrusu bu, Allah nazarında büyük bir günahtır.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . O Nebi'nin evlerine, sizin için bir yemeğe izin verilmeniz dışında, girmeyin. . . (Bu da) onun (yemeğin pişme) vaktini beklemeksizin - gözlemeksizin (olsun). . . Fakat davet olunduğunuzda girin. . . Yemek yedikten sonra da (ev halkı veya birbirinizle) lakırdıya dalmaksızın dağılın! Muhakkak ki bu (davranışınız - laubaliliğiniz), O Nebi'ye eziyet veriyor, fakat O sizden çekiniyor (bir şey diyemiyor kırmamak için)! Allah, Hakk'ı açığa vurmaktan çekinmez! Onlardan (Nebi'nin eşlerinden) bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. . . İşte bu, sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha temizdir. . . Sizin Rasulullah'a eziyet vermeniz de, O'ndan sonra O'nun eşlerini nikahlamanız da ebeden olacak bir şey değildir. . . Muhakkak ki bu, Allah indinde Aziym'dir.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler! (Rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Allah, hak(kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah'ın Resulü'ne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Allah katında çok büyük (bir günah)tır.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber’i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah’ın Rasûlünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikâhlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Peygamberin evlerine yemeğe davet edilmeden girmeyin; yemek daveti de beklemeyin. Davet edildiğinizde girin; yemeği yiyince dağılın ve söze dalmayın. İşte bu durum, peygamberi üzer; fakat sizden çekinebilir. Oysa Allah, gerçeği bildirmekten çekinmez. Onlardan bir şey istediğinizde, kapı arkasından isteyin. Sizin yürekleriniz ve onların yürekleri için böylesi daha temizdir. Allah'ın elçisini üzmeniz ve Ondan sonra, Onun eşleriyle evlenmeniz size helal değildir. Kuşkusuz, işte bu, Allah'ın katında büyük bir suçtur.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Siz, zamanını gözetmeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyiniz. Ancak davet edildiğiniz vakit giriniz. Yemeği yediğinizde hemen dağılınız, sohbete dalmayınız. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o, bunu size söylemekten utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyiniz. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin, Allah'ın peygamberini üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikahlamanız asla caiz olmaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, peygamberin evine, yemeye çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 66:3; 33:38. Bak 33:32. Bir zamanlar babamızla evlenmiş bulunan kadınlarla evlenmemiz 4:22 ayetiyle yasaklanmıştır. Bu ilahi emir, babalarımıza ve onların özel hayatlarına olan saygıyı korur. Dini ve politik lider olarak tarihi bir misyona sahip olan Muhammed peygamberin özel hayatını korumak için peygamberin hanımları iman edenlerin anası olarak değerlendirildi (33:6).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, peygamberin evine, yemeğe çağrılmadan girmeyin. Öyle bir çağrıyı da beklemeyin. Çağrıldığınız vakit girebilirsiniz. Yemeği yedikten sonra ayrılıp dağılın. Hadislere (sözlere) dalmayın. Bu durum peygamberi üzüyor; ancak size bildirmekten utanıyordu. ALLAH gerçeği bildirmekten çekinmez. Onun hanımlarından bir şey istediğinizde onu bir perde ardından isteyiniz. Bu sizin kalbiniz ve onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. ALLAH'ın elçisini üzmemelisiniz ve ondan sonra onun eşleriyle asla evlenmemelisiniz, zira bu, ALLAH katında pek büyük bir günahtır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, Peygamberin evlerine, vaktine dikkat etmeksizin ve yemek için izin verilmedikçe girmeyin; ancak çağrıldığınızda girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın; sohbet etmek için de izinsiz girmeyin! Çünkü o, peygambere eziyet veriyor, üstelik sizden utanıyor; ama Allah, gerçeği söylemekten sıkılmaz. Bir de hanımlarına, gerekli birşey soracağınızda bir perde arkasından sorun! Öyle yapmanız, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha çok temizdir. Sizin, Allah'ın peygamberini incitmeye hakkınız yoktur; arkasından hanımlarını nikahlayamazsınız da. Çünkü, bunlar, Allah katında çok büyük bir günahtır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Vaktına bakmaksızın yemeğe izin verilmedikçe size Peygamberin evlerine girmeyin ve lakin çağırıldığınız vakıt da girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın, söz, sohbet için de izinsiz girmeyin, çünkü o, Peygambere eza veriyor, üzerine de sizden utanıyor, fakat Allah hakkı söylemekten sıkılmaz, hem haremlerine gerekli bir şey soracağınız vakıt da bir perde arkasından sorun, öyle yapmanız, hem sizin kalbleriniz ve hem onların kalbleri için daha temizdir ve sizin Resulullaha eza etmeniz olamaz, arkasından zevcelerini nikah eylemeniz de olamaz. Çünkü o günah, Allah ındinde çok büyük bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise dipnot 1 dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 2 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resul'üne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söze.
    2. metne dön, dipnot 2
      Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kastedilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının, mahremiyetinin korunmasıdır. İzin alınmadan, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Bu ev ortamında, başkasının görmesi uygun olmayan bir durumda olmaya karşı bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun kadının erkekle görüşmesini kısıtlayan bir uyarı olarak tanımlanması tamamı ile bir zihniyet sorunudur. Erkeğin kadına bakışını dinleştirmesinden kaynaklanmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise dipnot 1 dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 2 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resulüne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söze.
    2. metne dön, dipnot 2
      Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kastedilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının, mahremiyetinin korunmasıdır. İzin alınmadan, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Bu ev ortamında, başkasının görmesi uygun olmayan bir durumda olmaya karşı bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun cinsiyetler arası insani görüşmeleri kısıtlayan bir uyarı olarak algılanması doğru değildir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Nebinin evlerine, yemeğe müsaade edilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de söze dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizden çekindiği için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap dipnot 1 arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Rasulü'ne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra da eşleriyle evlenmeniz asla olacak bir şey değildir. Bu buyruklara uymamanız Allah'ın yanında büyük günahtır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Perde. (Kapı yerine kullanılan perde. O günün koşullarında iç odalarda kapı olmadığı için, kapı olarak perde kullanılmaktaydı.) Hicap, iki şey arasına girerek, birini diğerinden koruyan, saklayan nesneyi ifade etmektedir. Bu kullanıldığı yere göre somut bir şey olabileceği gibi, edep, haya gibi soyut bir şey de olabilir. Burada kast edilen şey; aile ortamının ve kişinin özel hayatının mahremiyetinin korunmasıdır. Müsaade istenmeden, haberdar etmeden özel alanlara girilmemesidir. Ev ortamında, başkalarının gördüklerinde uygun olmayacak bir kıyafet ve durumla karşılaşmaya karşı bu bir uyarıdır. Hicap aynı zamanda edepli olmayı da ifade etmektedir. Bunun cinsiyetler arası insani görüşmeleri kısıtlayan bir uyarı olarak algılanması doğru değildir.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar! (Rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağırıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Tanrı, hak(kı açıklamak)tan utanmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Tanrı'nın Resulüne eziyet vermeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebediyen (helal) olmaz. Çünkü böyle yapmanız, Tanrı katında çok büyük (bir günah)tır.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, (bundan sonra) peygamberin evlerine — yemeğe da'vet olunmaksızın, vaktına (da) bakmaksızın — girmeyin. Fakat da'vet olunduğunuz zaman girin. Yemeği yediğiniz zaman dağılın. Söz dinlemek veya suhbet etmek için de (izinsiz) girmeyin. Çünkü bu, peygambere eza vermekde, o sizden utanmakdadır. Allah ise hak (kı açıklamak) dan çekinmez. Bir de onun zevcelerinden lüzumlu bir şey istediğiniz vakit perde ardından isteyin onlardan. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allahın peygamberine eza vermeniz (doğru) olmadı (ğı gibi) kendinden sonra zevcelerini nikahla almanız da ebedi (caiz) değildir. Bu, Allah nezdinde çok büyük (bir günah) dır.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; Peygamber'in evlerine yemeğe çağrılmaksızın ve vakitli vakitsiz girmeyin. Ama davet olunursanız; girin ve yemeği yeyince de lafa dalmadan dağılın. Bu haliniz, Peygamber'i üzüyordu, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah ise hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde; onu perde arkasından isteyin. Bu; sizin kalbleriniz için de, onların kalbleri için de daha temizdir. Allah'ın Rasulünü üzmeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamak asla caiz değildir. Çünkü bu; Allah katında büyük bir günahtır.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Ey iman edenler; Nebinin evine size izin vermeden, müsaitlik durumunu gözetmeden yemek için girmeyin ve lakin davet edilirseniz girin ve yemeği yedikten sonra da dağılın, sohbet için dahi beklemeyin , bu yaptığınız Nebiye eziyet vermekte, sizden utanmaktadır , Allah ise gerçek hakkında utanmaz , zevcelerinden geçimlik bir şeyler isterseniz de perde ardından isteyin / yüz yüze görüşmeyin , onların ve sizin kalbiniz için daha temiz olan budur , Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz olmaz, Onun zevcelerini bundan sonra nikahlamanız da olmaz, bunu yapmak Allah katında büyük bir günahtır. Bir şeyi açığa çıkarsanız da gizleseniz de Allah kesinlikle her şeyi bilendir. Hanımların babalarıyla, oğullarıyla, erkek kardeşleri ile, erkek kardeşlerinin oğulları ile, kız kardeşlerinin oğulları ile, kadınları ile, ellerinin altında çalışanlarla (cariyelerle) görüşmelerinde bir günah yoktur, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah, her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Nebinin evlerine sizin için yemeğe izin verilmeden girmeyin. Yemek vaktini de beklemeye kalkışmayın, fakat davet olunduğunuzda girin. Yemek yediniz mi dağılın, söze dalmak için beklemeyin çünkü bu Nebiyi rahatsız etmekte ama o sizden utanmaktadır. Allah ise haktan utanmaz. Hanımlarından ihtiyacınız olan bir şey istediğinizde onlardan hicap/perde arkasından isteyin. Bu sizin kalbiniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Sizin Allah’ın Rasulüne eziyet vermeniz de, ondan sonra zevcelerini nikâhlamanız da ebediyen olacak bir şey değildir. Çünkü bu Allah’ın yanında çok büyük bir iştir.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, (rastgele) Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak yemek için size izin verilir de girerseniz (erkenden gelip) yemeğin pişmesini beklemeyin. Çağrıldığınız zaman girin; yemeği yeyince dağılın, söze dalmayın. Çünkü bu (davranışınız) Peygamberi incitiyor, fakat o, (size bunu söylemekten) utanıyordu. Ama Allah, gerçek(i söylemek)ten utanmaz. Onlardan (yani peygamberin hanımlarından) bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalbleriniz, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Sizin, Allah'ın Elçisini incitmeniz ve kendisinden sonra onun eşlerini nikahlamanız asla olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah)tır.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Yemek için izin verilmedikçe Nebinin evlerine girmeyin, (izin verildiğinde de) erken gidip beklemeyin. Ama içeri çağrıldığınızda girin. Yemeği yiyince sohbete dalmadan hemen dağılın. Bunlar nebiye sıkıntı veriyor fakat o sizden çekiniyor, halbuki Allah hakkı söylemekten çekinmez. Nebinin eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha nezih olur. Allah'ın elçisini incitmeye dipnot 1 de ondan sonra eşlerini nikahlamaya da asla hakkınız yoktur dipnot 2 . Bunları yapmanız, Allah katında ağır bir kusur olur.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Başta geçen "nebiyi incitmek" ifadesi ayetin sonunda "Resulullah'ı incitmek" şekline dönmüştür. Çünkü nebiyi incitme ile resulü incitme arasında sonuca etki eden önemli bir fark vardır. Kur'an'da nebi ve resul kavramları birbirleriyle irtibatlı ama farklı anlamlarda kullanılır. Nebi, kendisine vahiy indirildiği için değeri yükseltilmiş kişidir. Bu yönüyle nebilik ünvandır ve beşeri özellikleri de kapsar. Resul ise kendisine indirilen vahyi tebliğ etme görevini ve tebliğ edilen şeyi ifade eder. Nebi olan kişi nebilik ünvanını, hayatının her anında taşır ama resullük sadece tebliğ faaliyetini sürdürdüğü anlar için söz konusudur. Bu sebepledir ki Kur'an'da nebiye mutlak itaatten bahsedilmezken (Mümtehine 60/12) resule mutlak surette itaat istenir ve bunun Allah'a itaat anlamına geldiği bildirilir (Nisa 4/80). Bu ayette de görüldüğü gibi nebiyi incitenler kınanır yahut en fazla uyarılırken resulü incitenler acıklı bir azapla tehdit edilir. Çünkü nebiyi incitme insani ilişkilerle ilgili bir eksikliğin tezahürü iken resulü incitme onun tebliğ ettiği şeyi, dolayısıyla Allah'ı hedef alan bir karşı koyuş anlamına gelir. Bu sebeple Muhammed aleyhisselamın etrafındaki insanlar, onunla konuşur yahut tartışırken onun hangi sıfatla konuştuğuna dikkat etmeleri konusunda uyarılmışlardır (Hucurat 49/2). Zira nebiyle polemiğe girmek en fazla nezaketsizlik olarak değerlendirilebilecek iken resul vasfıyla tebliğ ettiği şeye karşı çıkmak, kişiyi Allah'ın yolundan çıkaracaktır (Ahzab 33/57).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey iman etmiş kimseler! Yemek için izin verilmeden, vakitli vakitsiz nebinin evlerine girmeyin; davet edilirseniz girin, yemeği yiyince dağılın. Orada bir sohbet ortamı da aramayın. Bu haliniz nebiyi üzüyor ama sizden çekiniyor. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Onun eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu sizin gönülleriniz için de, onların gönülleri için de daha nezih olur. Allah'ın elçisini üzmeye ve onun arkasından eşlerini nikahlamaya asla hakkınız yoktur. Böyle yapmanız Allah katında ağır bir kusur olur.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Siz yemeğe çağırılmadıkça peygamberin evlerine girmeyin ve (yemeğin) pişmesini gözetlemeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, söze dalmayın. Bu hal onu üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı (beyan etmekten) haya etmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbiniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah’ın Rasülü’ne eziyet etmeniz ve ondan sonra da onun eşlerini nikahlamanız ebedi olarak caiz değildir. Bu Allah katında büyük bir günahtır.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler, yemeğe çağrılmadan Peygamber'in evlerine vakitli vakitsiz girmeyin. Davet edildiğiniz zaman gidin ve yemek yiyince dağılın, söze dalmayın. Bu hal onu incitiyor, size söylemekten de çekiniyor. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman, perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalbiniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Sizin Allah'ın Rasülü'ne eziyet etmeniz ve ondan sonra da onun eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Bu Allah katında büyük bir günahtır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur. Allah'ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikahlanmanız, size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir.

  2. Ahzâb suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 54. ayet. إِن تُبْدُوا۟ شَيْـًٔا أَوْ تُخْفُوهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de (fark etmez): unutmayın ki Allah her şeyi en ince ayrıntısına kadar zaten bilmektedir.

    Muhammed Esed

    Bir şeyi açıktan da, gizli de yapsanız, (unutmayın ki,) Allah her şeyi hakkıyla bilir.

    Ahmed Hulusi

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, Allah kesinlikle her şeyi (yaratanı olarak) Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Bir şeyi açığa vursanız da, saklı tutsanız da; şüphesiz Allah, her şeyi bilici olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.

    Ali Rıza Safa

    Bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de kuşkusuz, Allah, her şeyi Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de, şüphe yok ki Allah, her şeyi gayet iyi bilmektedir.

    Edip Yüksel

    Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de ALLAH her şeyi iyi bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir şeyi açığa vursanız da, gizleseniz de ALLAH her şeyi iyi bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de şüphe yok ki, Allah herşeyi bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Eğer bir şey açıklar veya gizlerseniz şübhe yok ki Allah her şeye alim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şunu bilin ki; kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şunu bilin ki; kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şunu bilin ki; kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

    Gültekin Onan

    Bir şeyi açığa vursanız da, saklı tutsanız da; şüphesiz Tanrı, her şeyi bilici olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer bir şey'i açıklar veya onu gizlerseniz şüphe yok ki Allah her şey'i hakkıyle bilicidir.

    İbni Kesir

    Bir şeyi açıklasanız da, gizleseniz de muhakkak ki Allah; her şeyi bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Ey iman edenler; Nebinin evine size izin vermeden, müsaitlik durumunu gözetmeden yemek için girmeyin ve lakin davet edilirseniz girin ve yemeği yedikten sonra da dağılın, sohbet için dahi beklemeyin , bu yaptığınız Nebiye eziyet vermekte, sizden utanmaktadır , Allah ise gerçek hakkında utanmaz , zevcelerinden geçimlik bir şeyler isterseniz de perde ardından isteyin / yüz yüze görüşmeyin , onların ve sizin kalbiniz için daha temiz olan budur , Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz olmaz, Onun zevcelerini bundan sonra nikahlamanız da olmaz, bunu yapmak Allah katında büyük bir günahtır. Bir şeyi açığa çıkarsanız da gizleseniz de Allah kesinlikle her şeyi bilendir. Hanımların babalarıyla, oğullarıyla, erkek kardeşleri ile, erkek kardeşlerinin oğulları ile, kız kardeşlerinin oğulları ile, kadınları ile, ellerinin altında çalışanlarla (cariyelerle) görüşmelerinde bir günah yoktur, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah, her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

    Süleyman Ateş

    Bir şeyi açığa vursanız da, yahut onu gizleseniz de (fark etmez), Allah her şeyi gayet iyi bilmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de Allah hepsini bilir.

    Şaban Britch

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah, herşeyi bilir.

    Şaban Piriş

    Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah, herşeyi bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Siz birşeyi açıklasanız da gizleseniz de Allah bunların tümünü bilmektedir.

  3. Ahzâb suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 55. ayet. لَّا جُنَاحَ عَلَيْهِنَّ فِىٓ ءَابَآئِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآئِهِنَّ وَلَآ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ إِخْوَٰنِهِنَّ وَلَآ أَبْنَآءِ أَخَوَٰتِهِنَّ وَلَا نِسَآئِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُنَّ وَٱتَّقِينَ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدًا

    Diyanet İşleri

    Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü'min kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla şahittir.

    Mehmet Okuyan

    Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, (tanıdık) kadınları ve sağ ellerinin sahip olduklarından dolayı herhangi bir vebal yoktur. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah her şeye şahittir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Hz. Muhammed'in hanımlarının yanına kimlerin rahatça girebileceği, dolayısıyla hanımlarının bu noktada sorumlu olmayacaklarıyla ilgili bilgiler gündeme getirilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ne ki) onların babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi cinslerinden olan kadınlar ve sağ elleri altında bulunanlar konusunda bir mahzur yoktur. Ama (Ey Peygamber hanımları), siz hep Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle hareket edin: çünkü Allah her bir şeye şahittir.

    Muhammed Esed

    (Fakat) onların babalarına, oğullarına, kardeşlerine, erkek kardeşlerinin veya kız kardeşlerinin oğullarına, kadın hizmetçilerine yahut sağ ellerinin sahip olduğu (kadın köleleri)ne (serbestçe görünmelerinde) bir mahzur yoktur. Ama (ey Peygamber eşleri, her zaman) Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; şüphesiz Allah, her şeye şahittir.

    Ahmed Hulusi

    Onlara; babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer iman eden kadınlar ve köleleri hakkında hicapsız görünme hususunda bir vebal yoktur. . . Allah'tan korunun. . . Muhakkak ki Allah her şey üzerine şahittir!

    Ali Bulaç

    Onlar için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeleri) hakkında bir sakınca yoktur. (Ey müslüman kadınlar) Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeye şahid olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babalarının, oğullarının, kardeşlerinin, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğullarının, kadınlarının(mümin kadınlar) ve ellerinin altında bulunan cariyelerinin yanında (örtüyü terk etmelerinde) bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Allah’tan korkun; şüphesiz Allah, her şeye şahittir.

    Ali Rıza Safa

    Onlar için, babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları ve yanlarında kendilerine bağlı olanlardan dolayı bir sakınca yoktur. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, her şeye Tanıktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, mümin kadınları ve ellerinin altında bulunan cariyelerinden dolayı bir günah yoktur. Allah'tan sakınınız; şüphesiz Allah her şeye şahittir.

    Edip Yüksel

    Babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar ve (kadın) hizmetçileri karşısında (serbest bir biçimde giyinmelerinde) kadınlar için bir sakınca yoktur. ALLAH'ı saysınlar. ALLAH her şeye Tanıktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar ve (kadın) hizmetçileri karşısında (serbest bir biçimde giyinmelerinde) kadınlar için bir sakınca yoktur. ALLAH'ı saysınlar. ALLAH her şeye Tanıktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O hanımlar için babaları, oğulları, kardeşleri, kardeş oğulları, kız kardeş oğulları, müslüman kadınları ve sahip oldukları köleler hakkında bir günah yoktur; bununla beraber Allah'tan korkun (ey peygamberin hanımları), çünkü Allah, herşeye şahit bulunuyor!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O zevcelere şunlarda günah yoktur: ne ataları, ne oğulları, ne biraderleri, ne biraderlerinin oğulları, ne hemşirelerinin oğulları, ne kendi kadınları ne de ellerindeki milklerinde, bununla beraber Allaha korunun (ey Peygamberin zevceleri) çünkü Allah her şey üzerine şahid bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Onlara; Babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hemcinsleri ve antlaşma ile hak sahibi oldukları dipnot 1 ile serbestçe görüşmelerinde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Tanık'tır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 23:6. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara; Babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hemcinsleri ve antlaşma ile hak sahibi oldukları dipnot 1 ile serbestçe görüşmelerinde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takva[2] sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Tanık'tır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 33:50. Ayet dipnotu
    2. metne dön, dipnot 3
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nebi eşlerine; babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hemcinsleri ve sağ ellerinin sahip oldukları dipnot 1 ile serbestçe görüşmelerinde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takva dipnot 2 sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Tanık'tır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikah yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikah yapılmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Onlar için babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınları ve sağ ellerinin malik olduğu (cariyeler) hakkında bir sakınca yoktur. (Ey müslüman kadınlar) Tanrı'dan sakının. Şüphesiz Tanrı, her şeye şahid olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar için ne babaları, ne oğulları, ne biraderleri, ne biraderlerinin oğulları, ne kız kardeşlerinin oğulları, ne kendi kadınları, ne de sağ ellerinin malik oldukları hakkında hiçbir vebal yokdur. Allahdan korkun. Çünkü Allah her şey'in fevkında (hakıyki) bir şahiddir.

    İbni Kesir

    Peygamber'in eşlerine; babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hizmetçi kadınları ve sağ ellerinin malik oldukları hususunda vebal yoktur. Ve Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah; her şeye şahid olandır.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Ey iman edenler; Nebinin evine size izin vermeden, müsaitlik durumunu gözetmeden yemek için girmeyin ve lakin davet edilirseniz girin ve yemeği yedikten sonra da dağılın, sohbet için dahi beklemeyin , bu yaptığınız Nebiye eziyet vermekte, sizden utanmaktadır , Allah ise gerçek hakkında utanmaz , zevcelerinden geçimlik bir şeyler isterseniz de perde ardından isteyin / yüz yüze görüşmeyin , onların ve sizin kalbiniz için daha temiz olan budur , Allah’ın Resulüne eziyet vermeniz olmaz, Onun zevcelerini bundan sonra nikahlamanız da olmaz, bunu yapmak Allah katında büyük bir günahtır. Bir şeyi açığa çıkarsanız da gizleseniz de Allah kesinlikle her şeyi bilendir. Hanımların babalarıyla, oğullarıyla, erkek kardeşleri ile, erkek kardeşlerinin oğulları ile, kız kardeşlerinin oğulları ile, kadınları ile, ellerinin altında çalışanlarla (cariyelerle) görüşmelerinde bir günah yoktur, Allah’tan sakının muhakkak ki Allah, her şeye şahittir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara (Peygamber'in hanımlarına) babalarının, oğullarının, kardeşlerinin, kardeşlerinin oğullarının, kız kardeşlerinin oğullarının, kadınlarının (iman eden kadınların) ve ellerinin altında bulunan cariyelerinin yanında (örtüyü terk etmelerinde) bir günah yoktur. (Ey Peygamber hanımları!) Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeye şahittir.

    Süleyman Ateş

    Onlara (yani Peygamberin hanımlarına) ne babaları, ne oğulları, ne kardeşleri, ne kardeşlerinin oğulları, ne kızkardeşlerinin oğulları, ne kadınları ve ne de ellerinin altında bulunan (köle)leri hakkında bir günah yoktur, (bunlara karşı örtünmeleri gerekmez. Ey Peygamberin hanımları) Allah'tan korkun; şüphesiz Allah, her şeyi görmektedir.

    Süleymaniye Vakfı

    Babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınlar ve hakimiyetleri altında olanlar hakkında bir günah yoktur (Onları her zaman evlerine alabilirler). dipnot 1 (Ey Nebinin eşleri!) Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Allah her şeye şahittir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir mümin kadının, burada sayılan kişiler yanında örtünmesi gerekmez (Nur 24/31) Nebinin eşlerine günah olmadığı belirtilen şey, o kişileri her zaman evlerine almalarıdır (Nur 24/61).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nebi'nin eşlerinin babaları, oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve yönetimleri altındaki esirlerle ilgili bir sorumlulukları yoktur. Ey Nebinin eşleri! Allah'tan çekinin, Allah her şeye şahittir.

    Şaban Britch

    Kadınların; babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, kendileri gibi kadınlara ve sahip oldukları kölelerine (örtünmelerinde) bir günah yoktur. Ey kadınlar, Allah’tan korkun. Çünkü Allah, herşeye şahittir.

    Şaban Piriş

    Kadınların; babalarına, oğullarına, erkek kardeşlerine, erkek kardeşlerinin oğullarına, kız kardeşlerinin oğullarına, kendileri gibi kadınlara ve cariyelerine görünmelerinde bir günah yoktur. Ey kadınlar, Allah'tan korkun. Çünkü Allah, herşeye şahittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Peygamber'in hanımlarına; babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, hizmetindeki kadınlar ve anlaşmalarıyla sahip olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur. Allah'tan korkun, ey Peygamber hanımları! Kuşkusuz, Allah herşeye tanıklık etmektedir.

  4. Ahzâb suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ وَمَلَٰٓئِكَتَهُۥ يُصَلُّونَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ صَلُّوا۟ عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salat ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin, selam edin.

    Mehmet Okuyan

    Allah ve melekleri, Peygamber'e salât ediyorlar (destek veriyorlar). Ey iman edenler! Siz de ona salât edin (destek verin) ve tam teslimiyet gösterin! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümleye "Allah ve melekleri Peygamber'e [salavat] getiriyor/dua ediyor" şeklinde anlam vermek büyük bir hatadır. Buradaki [yüsallûne] fiili ile [sallû] emir kalıbı, tıpkı Tevbe 9:103 ve Ahzâb 33:43'teki ilgili kelimelerde olduğu gibi "yardım etmek, destek olmak" demektir. Bu anlamın delili Enfâl 8:62'dir. Ayetteki buyruk Yüce Allah'ın ve meleklerinin yaptığı gibi müminlerin de Hz. Muhammed'e destek vermeleridir; ayrıca bütün müminlerin ona teslimiyet ve samimiyet göstermeleridir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu kesin ki Allah ve O'nun melekleri Peygamber'i desteklerler; ey iman edenler, siz de onu destekleyin ve tam bir teslimiyetle (onun örnekliğine) teslim olun!

    Muhammed Esed

    Allah ve melekleri, şüphesiz, Peygamberi kutsarlar: (o halde) ey iman etmiş olanlar, siz de o'nu kutsayın ve kendinizi (o'nun rehberliğine) tam bir teslimiyetle terk edin!

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki Allah ve melekleri, Nebi'ye salat eder. . . Ey iman edenler, siz de O'na salat (yönelin) edin ve teslimiyet ile selam verin!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah ve melekleri peygambere destek verirler. Ey inanca çağırılanlar! Siz de Ona destek verin ve tam bir saygıyla Ona boyun eğin! dipnot 358

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 358
      "Allah ve melekleri peygambere destek verirler; siz de ona destek verin!" tümcesindeki "Yusallune" ve "Sallu" terimleri, tüm gücüyle destek vermek anlamına gelir. Bu tümce, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, "Allah ve melekleri, peygamberin şanını yüceltirler; siz de ona selam verin!" biçiminde çevrilmiş ve peygamberin isminin her söylenişinde, selam söylemleri eklenmesinin, Allah'ın buyruğu olduğu öne sürülmüştür. Oysa bu terimin tıpkısı, 33:43 ayetinde, benzer bir tümceyle inananlara yönelik olarak bildirilmiş ve aynı çevirilerde, "Allah, inananlara melekleriyle merhamet eder!" biçiminde çevrilmiştir. Peygamberi abartılı biçimde övenlere ve selamlayanlara ilişkin Allah'ın uyarıları, 58:8 ve 63:1,2 ayetlerinde bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah ve melekleri peygambere destek oluyorlar. Ey iman edenler! Siz de peygambere destek olunuz, ona yürekten bağlılığınızı ifade ediniz.

    Edip Yüksel

    ALLAH ve melekleri peygamberi desteklemektedir. Ey iman edenler siz de onu destekleyin, gereken saygı ve itaati gösterin. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet, anlamı kaydırılarak suistimal edilen ayetlerden biridir. "Desteklemek" olarak çevirdiğimiz kelime 33:43 ve 9:99, 103 ayetlerinde de geçmektedir. Bu üç ayeti birlikte incelediğinizde, söz konusu kelimeyle nasıl oynandığını göreceksiniz. Bu ayetin anlamını kaydıran din adamları, Müslümanları, sürekli olarak Allah'ı anıp yüceltmek yerine Muhammed peygamberi anıp yüceltmeye sevketti (33:41-42). * Ayrıca bak 2:157; 2:136; 3:84

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH ve melekleri peygamberi desteklemektedir. Ey inananlar siz de onu destekleyin, gereken saygı ve itaati gösterin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Muhakkak ki, Allah ve melekleri, peygambere hep salat ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydi ona teslimiyetle salat ve selam getirin!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Muhakkak ki Allah ve Melaikesi Peygambere hep salat ile tekrim ederler, ey o bütün iyman edenler! Haydin ona teslimiyyetle salat-ü selam getirin

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat dipnot 1 ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salat edin. Tam bir bağlılıkla selam dipnot 2 edin.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Destek olun, yardım edin. Allah ve melekleri, nebiye destek oluyorlar, siz de ona destek olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Teslim olun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat dipnot 1 ederler. Ey iman edenler! Siz de O'na salat dipnot 1 edin. Tam bir bağlılıkla salat dipnot 1 edin.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Destek olun, yardım edin. Allah ve melekleri, nebiye destek oluyorlar, siz de ona destek olun.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, Tanrı ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey inananlar siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki Allah ve melekleri o peygambere çok salat (ve tekrim) ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin, tam bir teslimiyyetle de selam verin.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Allah ve melekleri, Peygamber'e salat ederler. Ey iman edenler; siz de O'nun üzerine salavat getiriniz ve onun için selamet dileyin.

    Mehmet Alagaş

    (56-57) Allah ve Melekleri Nebisi yle iletişime geçerler / salat ederler, ey iman edenler sizler de onunla iletişime geçin / salat edin ve teslimiyetle teslim olun. Muhakkak ki Allah’a ve Resulüne eziyet edenler, Allah onlara dünyada ve ahirette lanet etti, onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Allah ve melekleri Nebi’ye salat ederler. Ey Müminler siz de ona salat ve selam edin.

    Süleyman Ateş

    Allah'ı ve melekleri, Peygambere salat etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şanını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salat edin, (onun şanını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selam edin (ona esenlik dileyin).

    Süleymaniye Vakfı

    Allah ve melekleri bu Nebiye sürekli destek olurlar dipnot 1 . Ey inanıp güvenmiş kimseler! Siz de ona sürekli destek olun dipnot 2 ve hükmüne teslim olun.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin metninde geçen yusallune (يُصَلُّونَ)"nin türediği es-salat (الصَّلَاة) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisan'ul-Arab). Bu ayet Allah'ın, sürekli Nebimizin arkasında olduğunu ve melekleriyle onu desteklediğini gösterir (Enfal 8/62, Tevbe 9/40). Her Müslümanın hiç aksatmadan yapması gereken tek ibadet namaz olduğu için ona da salat denmiştir. Burada Müslümanlara verilen emir, sürekli onun arkasında olmaları ve samimi davranmalarıdır (A'raf 7/157).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nisa 4/65. Buradaki teslimiyet kayıtsız - şartsız değil, Kur'an'a uygun olması şartına bağlıdır (Mümtehine 60/12).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah ve melekleri bu nebiye destek olurlar. Ey inanmış kimseler! Ona siz de destek olun ve içtenlikle samimi davranın.

    Şaban Britch

    Allah ve melekleri Peygamber’e salat/sena eder. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve selâm verin.

    Şaban Piriş

    Allah ve melekleri peygamber'e rahmet eder. Ey iman edenler! Siz de onun için rahmet ve esenlik dileyin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber'e destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin.

  5. Ahzâb suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 57. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ لَعَنَهُمُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا مُّهِينًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Allah ve Resulünü incitenlere, Allah dünya ve ahirette lanet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ı ve Elçisini incitenlere Allah dünyada da ahirette de lanet etmiş ve onlar için küçük düşürücü bir azap hazırlamış (olacak)tır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ı ve Rasulü'nü incitenlere gelince: Allah onları bu dünyada da öte dünyada da rahmetinden mahrum edecek ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlayacak.

    Muhammed Esed

    Allah'ı ve Rasulü'nü (bilerek) incitenlere gelince; Allah onları bu dünyada ve ahirette (rahmetinden) yoksun bırakacak ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlayacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Allah'a ve O'nun Rasulüne eziyet edenlere gelince, Allah onlara dünyada ve sonsuz gelecek yaşamında lanet etmiş ve onlar için aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, Allah'a ve elçisine eziyet edenler; Allah, onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için aşağılatıcı bir azab hazırlanmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah ve Rasûlünü incitenlere Allah, dünyada ve ahirette lânet etmiş ve onlar için horlayıcı bir azap hazırlamıştır.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah'ı ve O'nun elçisini tedirgin edenlere, Allah, dünyada ve sonsuz yaşamda lanet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir ceza hazırlamıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, Allah'ı ve Peygamberini incitenlere Allah, dünya ve ahirette lanet eder ve onlara alçaltıcı bir azap hazırlar.

    Edip Yüksel

    ALLAH'a ve elçisine hakaret edenlere, ALLAH dünya ve ahirette lanet eder ve onlar için aşağılayıcı bir ceza hazırlamıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'a ve elçisine hakaret edenlere, ALLAH dünya ve ahirette lanet eder ve onlar için aşağılayıcı bir ceza hazırlamıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü Allah ve Resulüne eziyet edenler, muhakkak Allah dünyada ve ahirette onlara lanet etmiş (rahmet sahasından kovmuş) ve onlara pek hakaretli bir azap hazırlamıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü Allah ve Resulüne eza edenler muhakkak ki Allah onları Dünyada ve Ahırette la'netlemiş (rahmeti sahasından koğmuş) ve onlara pek hakaretli bir azab hazırlamıştır

    Erhan Aktaş

    Allah ve Resul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah ve Resul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet dipnot 1 etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlamak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah ve Rasul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, Tanrı'ya ve elçisine eziyet edenler; Tanrı, onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için aşağılatıcı bir azab hazırlanmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, Allah ve Resulüne eza edenler (yok mu?) Allah onları dünyada da, ahıretde de rahmetinden koğmuş, onlara horlayıcı bir azab da hazırlamışdır.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Allah'ı ve Rasulünü incitenlere Allah; dünya ve ahirette la'net etmiştir. Ve onlar için, horlayıcı bir azab hazırlamıştır.

    Mehmet Alagaş

    (56-57) Allah ve Melekleri Nebisi yle iletişime geçerler / salat ederler, ey iman edenler sizler de onunla iletişime geçin / salat edin ve teslimiyetle teslim olun. Muhakkak ki Allah’a ve Resulüne eziyet edenler, Allah onlara dünyada ve ahirette lanet etti, onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah ve Peygamber’ine eza verenleri Allah, dünyada ve ahirette lanetlemiş ve onlara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

    Süleyman Ateş

    Allah'ı ve Elçisini incitenler var ya, işte Allah onlara dünyada ve ahirette la'net etmiş ve onlar için alçaltıcı bir azab hazırlamıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ı ve Elçisini incitenleri, Allah dünyada da ahirette de dışlar dipnot 1 ; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Lanetlemek, dışlamaktır.

    Şaban Britch

    Allah ve Peygamber’i incitenleri Allah, dünyada ve ahirette lanetlemiş ve onlara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

    Şaban Piriş

    Allah ve Peygamber'i incitenleri Allah, dünyada ve ahirette lanetlemiş ve onlara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ı ve resulünü incitenleri Allah dünyada da ahirette de lanetlemiştir. Onlar için, alçaltıcı bir azap da hazırlanmıştır.

  6. Ahzâb suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ بِغَيْرِ مَا ٱكْتَسَبُوا۟ فَقَدِ ٱحْتَمَلُوا۟ بُهْتَٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

    Diyanet İşleri

    Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları işlemedikleri şeyler yüzünden incitenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Mehmet Okuyan

    Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, elbette bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de, mü'min erkekler ve kadınları işlemedikleri şeylerle suçlayarak eza edenler var: İşte bunu yapanlar, iftira atmış ve apaçık bir suç işlemiş olurlar.

    Muhammed Esed

    Mümin erkekleri ve mümin kadınları yapmadıkları bir fiilden dolayı suçlayanlara gelince, onlar iftira atma suçu işlemiş ve böylece açık bir günaha girmiş olurlar.

    Ahmed Hulusi

    İman etmiş erkeklere ve iman etmiş kadınlara yapmadıkları şeyler (iftira) ile eziyet edenlere gelince, onlar gerçekten bir iftira ve apaçık bir vebal yüklenmişlerdir.

    Ali Bulaç

    Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise, gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Ali Rıza Safa

    İnanan erkekleri ve inanan kadınları, yapmadıkları bir şeyden dolayı tedirgin edenler, onları karalamışlar ve apaçık bir suç yüklenmişlerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    İnanan erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden dolayı incitenler, şüphesiz iğrenç bir iftira ve günah yüklenmiş olurlar.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayan erkeklere ve kadınlara, haksız yere hakaret edenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanan erkeklere ve kadınlara, haksız yere hakaret edenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnanan erkeklere ve inanan kadınlara hak etmedikleri bir biçimde eziyet edenler de şüphesiz bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mü'minin ve mü'minata istihkak kesbetmedikleri bir vechile eza edenler de şübhesiz bir bühtan (açık bir vebal) yüklenmişlerdir

    Erhan Aktaş

    Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular.

    Gültekin Onan

    İnançlı (erkek)lere ve inançlı (kadın)lara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

    Hasan Basri Çantay

    Erkek mü'minlerle kadın mü'minlere işlemedikleri (bir günah) yüzünden eza edenler de muhakkak bir yalan ve apaçık bir günah yüklenmiş (ler) dir.

    İbni Kesir

    Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları yapmadıkları bir şeyle incitenler; doğrusu bir iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmişlerdir.

    Mehmet Alagaş

    (58-59) Erkek müminlere ve Kadın müminlere yapmadıkları şeyler dışında eziyet edenler, iftira / bühtan ve açık bir günah yüklenmişlerdir. Ey Nebi , zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına deki , dış örtülerini üzerlerine salsınlar, tanınmamaları ve eziyet edilmemeleri için bu daha iyi seçenektir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Süleyman Ateş

    Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları yapmadıkları bir şeyle (suçlayıp) incitenler bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mümin erkeklerle mümin kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, iftira suçunu ve apaçık bir günahı yüklenmiş olurlar.

    Şaban Britch

    Mü’min erkek ve kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler de bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Şaban Piriş

    Mü'min erkek ve kadınlara suçsuz yere eziyet edenler de bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Mümin erkeklerle mümin kadınları, yapmadıkları bir şeyden dolayı rahatsız edenler, bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

  7. Ahzâb suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 59. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ ٱلْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِن جَلَٰبِيبِهِنَّ ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Diyanet İşleri

    Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (dışarı çıktıklarında) dış örtülerini üzerlerine salmalarını söyle! dipnot 1 Bu, onların tanınması ve incitilmemesi için en uygunudur. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu buyruk, bir dış örtü veya giysinin gerekliliği hükmünü içermektedir. Ayrıca bu ayette dış giysi giyilmesinin gerekçesi "tanınmak ve eziyete uğratılmamak"tır. İddia edildiği gibi "tanınmamak" şeklinde bir gerekçe ayetin metnine açıkça aykırıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına, (bütün) mü'minlerin hanımlarına (toplum içine çıktıklarında) üzerlerine (tesettürü tam sağlayan) giysilerini almalarını söyle: bu onların (mü'min ve saygın kadınlar olarak tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha uygundur: Ve Allah zaten tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve (öteki) bütün mümin kadınlara (toplum içine çıktıklarında) dış kıyafetlerini üzerlerine almalarını söyle! Bu, onların (temiz kadınlar olarak) tanınmalarını ve rahatsız edilmemelerini temin eder. Ama (unutma ki) Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!

    Ahmed Hulusi

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve iman etmişlerin hanımlarına de ki: "Cilbap"larını (dış elbise) giysinler. . . Bu, onların tanınmalarına, bu yüzden de rahatsız edilmemelerine yarar. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Ali Rıza Safa

    Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına, dış giysilerini üzerlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve tedirgin edilmemesi için böylesi daha uygundur. Ve Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve inananların hanımlarına, dışarıya çıkarken "üstlerine örtü almalarını" söyle. Bu, onların tanınmasını ve incitilmemesini sağlayan en uygun yoldur. Allah çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve iman edenlerin kadınlarına örtülerini üzerlerine salmalarını söyle. Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) ayırdedilip hakarete uğramamaları için daha elverişlidir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve inananların kadınlarına örtülerini üzerlerine salmalarını söyle. Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete uğramamaları için daha elverişlidir. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerinden (cilbablarından) üzerlerini sıkıca örtsünler! Bu, onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah, çok bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o Peygamber! Zevcelerine ve kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına hep söyle: cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler, bu onların tanınmalarına, tanınıp da eza edilmemelerine en elverişli olandır, bununla beraber Allah bir gafur rahim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve Mü'minlerin kadınlarına söyle, cilbablarını dipnot 1 üzerlerine salsınlar. dipnot 2 Bu, salma onların bilinmeleri dipnot 3 ve eziyet edilmemeleri dipnot 4 için daha uygundur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cilbab, (celabib) söylendiği gibi, kadını tepeden tırnağa örten bir giysi türü değil, o günün toplumunda bir dış kıyafet, bir çeşit üstlüktü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dışarı çıkarlarken.
    3. metne dön, dipnot 3
      İffetli olduklarının bilinmesi.
    4. metne dön, dipnot 4
      Sarkıntılık yapılarak incitilmemeleri.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve Mü'minlerin kadınlarına söyle, cilbablarını dipnot 1 üzerlerine salsınlar dipnot 2 . Bu, salma onların bilinmeleri dipnot 3 ve eziyet edilmemeleri dipnot 4 için daha uygundur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cilbab, (celabib) söylendiği gibi, kadını tepeden tırnağa örten bir giysi türü değil, o günün toplumunda iffetli, ağırbaşlı, edepli oluşu ifade eden bir dış kıyafet, bir çeşit üstlük demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dışarı çıkarlarken.
    3. metne dön, dipnot 3
      İffetli olduklarının bilinmesi.
    4. metne dön, dipnot 4
      Sarkıntılık yapılarak incitilmemeleri.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle, üzerlerine dipnot 1 cilbablarını (celabib) dipnot 2 örtünsünler. Bu, onların bilinmeleri dipnot 3 ve eziyet edilmemeleri dipnot 4 için daha uygundur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dışarı çıkarlarken.
    2. metne dön, dipnot 2
      Cilbab, söylendiği gibi, kadını tepeden tırnağa örten bir giysi türü değil, o günün toplumunda İffetli, hür Arap kadınlarını, cariyelerden ayırt eden bir kıyafet çeşididir. Hür kadınların dışarı çıktıklarında giydiği bir çeşit "üstlük" demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İffetli, hür kadın olduklarının anlaşılması.
    4. metne dön, dipnot 4
      Sarkıntılık yapılarak incitilmemeleri.

    Gültekin Onan

    Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve inançlıların kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Tanrı çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey peygamber, zevcelerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanılıb eza edilmemelerine daha uygundur. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Ey peygamber; eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle: Üstlerine örtü alsınlar. Bu, onların tanınıp da incitilmemeleri için daha elverişlidir. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (58-59) Erkek müminlere ve Kadın müminlere yapmadıkları şeyler dışında eziyet edenler, iftira / bühtan ve açık bir günah yüklenmişlerdir. Ey Nebi , zevcelerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına deki , dış örtülerini üzerlerine salsınlar, tanınmamaları ve eziyet edilmemeleri için bu daha iyi seçenektir, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey Nebi zevcelerine, kızlarına ve Müminlerin hanımlarına de ki: “Cilbâblarını üzerlerine giysinler.” Bu onların tanınıp, incitilmemeleri için daha uygundur. Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle! (Bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) örtülerini üstlerine salsınlar; onların tanınıp incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle de cilbablarını dipnot 1 /büyük başörtülerini sıkıca örtsünler. Bu, onların tanınmaları, dolayısıyla incitilmemeleri açısından daha uygundur. Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cilbab, başörtüden büyük örtüdür. Kadın onunla başını ve göğüs bölgesini örter (Lisan'ul-Arab). Kelime dış giysi anlamında da kullanılır ama ayette geçen "daha uygun (أَدْنَى)" ifadesi başörtü (hımar) ile büyük başörtüyü (cilbabı) karşılaştırdığı için burada dış giysi anlamında değildir. Bu ayete göre cilbabın kullanılması, Nur 24/31. ayetteki yakaları örten başörtünün kullanılmasından daha uygundur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve inanıp güvenenlerin kadınlarına söyle de cilbablarını (büyük başörtülerini) dipnot 1 üzerlerine yaklaştırsınlar. Bu, namuslu olduklarının anlaşılarak incitilmemeleri açısından daha uygundur. Allah bağışlar, ikramı boldur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cilbab, dış giysiden küçük, başörtüsünden büyük örtüdür. Kadın onunla başını ve göğüs bölgesini örter. (Lisan'ul-arab) Kelime dış giysi anlamında da kullanılır ama burada ona büyük başörtü dışında anlam verilemez. Çünkü dış elbiseyi vücuda yaklaştırma diye bir şey olmaz. Ama büyük başörtü vücuda yapıştırılmazsa açılır, göğüs, boyun ve saçlar ortaya çıkar. Ayetteki "daha uygun= أَدْنَى ifadesi de başörtüsü (hımar) ile cilbabı karşılaştırmaktadır. Yakaları kapatacak şekilde örtülen başörtüsü, kötü niyetli erkeklerin rahatsız edici davranışlarını engeller. Ama hem başı hem de göğüs bölgesini örten bir örtü onların beklentilerini büsbütün ortadan kaldırır.

    Şaban Britch

    Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerini üzerlerine örtsünler. Bu tanınmaları ve incitilmemeleri için en uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Şaban Piriş

    -Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerini üzerlerine örtsünler. Bu tanınmaları ve incitilmemeleri için en uygundur. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınmaları ve incitilmemeleri için çok daha uygun bir yoldur. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.