Meâric suresi · 1–7. ayetler

Soran birisi: azabı uzak görenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meâric suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 1. ayet. سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ

    Diyanet İşleri

    (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

    Mehmet Okuyan

    Soran biri gerçekleşecek azabı sordu.

    Mustafa İslamoğlu

    Herhangi bir soru/istek sahibi (ahirette) vuku bulması kesin olan tarifsiz azabı hemen (burada) sorup isteyebilir;

    Muhammed Esed

    Sorup araştırmak isteyen biri, (öteki dünyada) başa gelecek azabı sorabilir,

    Ahmed Hulusi

    Sorgulayan, gerçekleşecek azabını sordu!

    Ali Bulaç

    İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.

    Ali Özek ve heyeti

    Birisi, gelecek azabı istedi!

    Ali Rıza Safa

    Soran birisi, gerçekleşecek olan cezayı sordu.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.

    Edip Yüksel

    Sorgulayan birisi, gerçekleşecek azabı sordu.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sorgulayan birisi, gerçekleşecek azabı sordu.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İsteyen biri, olacak bir azabı istedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İstedi bir sail bir azabı ki olacak

    Erhan Aktaş

    İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.

    Gültekin Onan

    İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.

    Hasan Basri Çantay

    İsteyen biri inecek azabı istedi.

    İbni Kesir

    İsteyen birisi, inecek azabı istedi.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.

    Süleyman Ateş

    Bir soran, inecek azabı sordu:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Birisi, başa gelecek azabı sordu.

    Şaban Britch

    Dua eden biri, inecek azap hakkında dua ederek, (onu) istedi.

    Şaban Piriş

    Araştıran biri, inecek azap hakkında bilgi istedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Soran birisi, geleceği kuşkusuz azabı sordu.

  2. Meâric suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 2. ayet. لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ

    Diyanet İşleri

    (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

    Mustafa İslamoğlu

    (ki o azap) inkar edenlere hastır, kimsenin ona (karşı) kendini savunmaya mecali yoktur.

    Muhammed Esed

    hakikati inkar edenlerin (başına). (Öyleyse, bil ki) hiçbir şey ona mani olamaz;

    Ahmed Hulusi

    Hakikat bilgisini inkar edenler içindir (azap olan ölüm)! Onu savacak yoktur.

    Ali Bulaç

    Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkârcılara olan ve hiç kimsenin savamayacağı,

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler içindir; onu engelleyebilecek yoktur.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.

    Edip Yüksel

    Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kafirler için yok onu engelleyecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kafirler için yok onu defi' edecek

    Erhan Aktaş

    Kafirler için engellenemez olan azabı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler dipnot 1 için engellenemez olan azabı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, örten demektir. Gerçeğin üzerini örten, nankörlük eden, vahye inanmayan, güvenmeyen ve kabul etmeyen; Allah'ı ve vahyi reddeden kimse. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler için engellenemez olan azabı.

    Gültekin Onan

    Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.

    Hasan Basri Çantay

    (O) kafirlere mahsusdur ki onu (kendilerinden) hiçbir önleyecek (defedebilecek) yokdur.

    İbni Kesir

    O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler için onu (azabı) önleyecek hiç kimse yoktur.

    Süleyman Ateş

    Kafirler için, ki onu savacak yoktur,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kafirlerin başına gelecek olan, kimsenin de engelleyemeyeceği azabı...

    Şaban Britch

    Kâfirler için onu önleyecek hiç kimse yoktur.

    Şaban Piriş

    Kafirler için.. Onu önleyecek hiç kimse yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar içindir o. Yoktur onu savacak.

  3. Meâric suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

    Diyanet İşleri

    (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.

    Mehmet Okuyan

    O (azap), yüksek makamların sahibi Allah'tandır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'tan gelir; tekamül mertebelerinin sahibi olan (Allah'tan):

    Muhammed Esed

    (çünkü o,) Allah'tan (gelir,) katına yükselmenin birçok yolu olan (Allah'tan):

    Ahmed Hulusi

    Zül Mearic (pek çok uruc edeni olan) Allah'tandır!

    Ali Bulaç

    (Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Allah'tandır.

    Ali Özek ve heyeti

    yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından

    Ali Rıza Safa

    Yükseliş Yollarının egemeni olan Allah tarafındandır. dipnot 536

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 536
      Sureye ismini veren ve "Yükseliş yolları" olarak yazdığımız "Mearic" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yükseliş dereceleri" veya "Yükseliş boyutları" veya "Yükseklikler" veya "Yüksek makamlar" veya "Miraçlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.

    Edip Yüksel

    Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, miraçların sahibi Allah'tandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O, mi'racların sahibi Allahdan

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yükselme zamanları. Yücelikler. Yükseliş yolları.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yükselme zamanları. Yücelikler. Yükseliş yolları.

    Gültekin Onan

    (Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Tanrı'dandır.

    Hasan Basri Çantay

    (O), derecelerin saahibi Allahdandır.

    İbni Kesir

    Derecelere sahip, Allah katındandır.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.

    Süleyman Ateş

    Yükselme derecelerinin sahibi Allah'tan.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göğe yükselen yolların sahibi Allah'ın azabını!

    Şaban Britch

    Üstün ve ulu Allah’tan (kimse koruyamaz).

    Şaban Piriş

    Yüksek dereceler sahibi Allah'tandır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yükselme boyutlarının/derecelerinin sahibi Allah'tandır o.

  4. Meâric suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

    Diyanet İşleri

    Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

    Mehmet Okuyan

    Melekler ve ruh(lar), miktarı elli bin sene olan bir günde O'na yükselir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade zamanın göreliliğine ve Allah'ın yüceliğine işarettir. Benzer mesajlar: Hacc 22:47; Secde 32:5.

    Mustafa İslamoğlu

    Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.

    Muhammed Esed

    bütün melekler ve (insana bahşedilmiş olan) ilham O'na (bir günde) yükselir, uzunluğu elli bin yıl (gibi) süren bir günde.

    Ahmed Hulusi

    Melekler ve ruh, miktarı (size) elli bin sene gibi olan bir süreç içinde uruc ederler (hakikatlerindeki Allah'a ermek için yöneliş süreci) O'na.

    Ali Bulaç

    Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

    Ali Rıza Safa

    Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir gün içinde O'na yükselirler. dipnot 537

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 537
      İşte, bir bilgi ayeti: Newton'un on sekizinci yüzyılda ortaya attığı "Her yerde aynı işleyen; herkes için aynı olan değişmez zaman" kuramı, son yüzyıla dek geçerliliğini korudu. Fakat Einstein, zamanın büzülebileceği savını "Genel görelilik" kuramıyla yirminci yüzyılda ortaya attı. Einstein, değişmez zamanın var olmadığını, zamanın ve uzunluğun gözlemcinin kullandığı konaç düzenine bağlı olarak değiştiğini kanıtladı. Kur'an'da bildirilen göreli zaman bilgisi, 10:45, 22:47, 23:113 ve 32:5 ayetlerinde değişik anlatımlarla tekrarlanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Melekler ve Ruh ona miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkarlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki ona Melaike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Melekler ve ruh, O'na yükselirler. dipnot 1 Azabın dipnot 2 bir günü elli bin yıl dipnot 2 gibi uzun sürecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun sahip olduğu yüceliklere.
    2. metne dön, dipnot 2
      Müşriklerin alay konusu ettikleri azabın bir günü, hiç bitmeyecekmiş gibi uzun sürecek. Kur'an'da bu tür sayılar, rakamsal değerleri değil, çokluk ifade etmektedirler. (97/Kadr, 1-5; 32/Secde, 5; 11/Hud,123; 22/Hac, 47.)

    Gültekin Onan

    Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.

    Hasan Basri Çantay

    Melekler de, Ruuh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünya seneleriyle) elli bin yıldır.

    İbni Kesir

    Melekler de, ruh da miktarı ellibin yıl olan bir günde ona yükselip çıkarlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

    Süleyman Ateş

    Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.

    Süleymaniye Vakfı

    Süresi elli bin yıl olan bir günde /zaman diliminde dipnot 1 melekler ruhlarla birlikte dipnot 2 ona yükselir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gün kelimesi zaman dilimi anlamına da gelir (Müfredat) Kur'an'da kameri yıl esas alınır (Tevbe 9/36). Bir kameri yılın uzunluğu bazen 354 bazen de 355 gündür. Ortalaması 354,5 gün eder. Allah'a göre bir gün, bize göre bin yıl (Hac 22/47, Secde 32/5) olduğu için Allah'a göre bir yıl, bize göre 354.500 yıl eder. İlk insanın ölümü ile yeniden diriliş arası Allah'a göre elli bin yıl ettiğinden bunun bize göre uzunluğu, 50.000 X 354.500 =17.725.000000 (onyedi milyar yedi yüz yirmibeş milyon) yıl olur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ölen insanların ruhları göğe yükselecektir (Al-i İmran 3/55, En'am 6/61, A'raf 7/40, Zümer 39/42). İnsan, ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. Kur'an'da hem bedene hem de ruha "nefs (نفس)" denir. İnsanın vücut yapısının ana rahminde tamamlanmasından sonra, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibi bedene yüklenen ruh (A'raf 7/179, Müminun 23/14, Secde 32/7-9), uyku ve ölüm sırasında vücuttan çıkar, uyanma (Zümer 39/42) ve yeniden dirilme sırasında gelip tekrar vücuda girer (Tekvir 81/7). Ruh kişiye, işitmenin yanında dinleme, bakmanın yanında basiret, kan pompalayan kalbin yanında gönül sahibi olma/karar verme yeteneği kazandırır. Böylece o, imtihan edilebilir bir varlık haline gelir. Bu yapı cinlerde de vardır (A'raf 7/179). Bu yüzden, sadece bu iki varlık imtihana tabidir (Zariyat 51/56). Kur'an'da ruh kelimesi, Allah'tan gelen bilgi anlamında da kullanılır (Nahl 16/2, Mümin 40/15, Şura 42/52). Allah'ın bilgisi, hayallerin ötesinde bir büyüklüğe sahiptir (Kehf 18/109, Lokman 31/27), ama o bilgiden insanlara verilen çok azdır. Allah'tan aldığı bilgileri onun nebilerine ulaştırmakla görevli olan Cebrail için de Allah, "Ruh'ul-emin" (Şuara 26/192-193), "Ruh'ül-kudüs" (Nahl 16/102), "ruhumuz" (Meryem 19/16-17) ifadelerini kullanmıştır. Adem aleyhisselam yaratılırken, her insan gibi, bedenine ruh üflenmişti. Daha sonra Allah Teala'nın ona öğrettiği varlıklar alemine dair bilgiler de Kur'an'da ruh olarak adlandırılmıştır (Hicr 15/29, Sad 38/72). Bu bilgiler İblis'i kıskandırıp isyan ettirmiştir (Bakara 2/30-34). İsa aleyhisselamı beşikteyken konuşturan, kendisine kitap ve nebilik verildiğini, namaz ve zekat görevi yüklendiğini, iyi bir evlat olacağını (Meryem 19/30-33) söyleten de ona, ana rahminde iken insana üflenen ruhtan ayrı olarak öğretilen özel bilgilerdir (Enbiya 21/91, Tahrim 66/12). Allah'ın, gayretli ve dürüst kişilere destek mahiyetinde ilham ettiği bilgiye de ruh denir (Mücadele 58/22).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Süresi elli bin yıl olan bir günde dipnot 1 (tekrar diriliş öncesinde) melekler ve ruhlar dipnot 2 O'na yükselir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güneş dürülmüş olacağı için bildiğimiz gün oluşmayacak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kabirde yeniden yaratılış öncesi insanların ruhları göğe yükselecek.

    Şaban Britch

    Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.

    Şaban Piriş

    Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Melekler ve Ruh, miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselirler O'na.

  5. Meâric suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 5. ayet. فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

    Mehmet Okuyan

    Sen güzelce sabret!

    Mustafa İslamoğlu

    Artık (sen ey muhatap), güzel bir sabırla diren!

    Muhammed Esed

    Bu nedenle, (sen ey iman eden), bütün sıkıntılara sabırla katlan!

    Ahmed Hulusi

    O halde güzel bir sabır ile sabret.

    Ali Bulaç

    Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.

    Ali Rıza Safa

    Şimdi, sen güzelce sabret.

    Bayraktar Bayraklı

    Şimdi sen güzelce sabret!

    Edip Yüksel

    Şimdi sen güzelce sabret.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Şimdi sen güzelce sabret.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde sabret biraz, güzel bir sabır ile!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde sabret biraz bir sabri cemil ile

    Erhan Aktaş

    O halde, güzel bir sabır ile sabret.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, güzel bir sabır ile sabret.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde, güzel bir sabır ile sabret.

    Gültekin Onan

    Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) sen (şimdilik) güzel bir sabr ile katlan.

    İbni Kesir

    Öyleyse Sen, güzel güzel sabret.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyleyse sen de güzel bir sabırla sabret!

    Süleyman Ateş

    Şimdi sen güzelce sabret.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen güzelce sabır göster.

    Şaban Britch

    Öyleyse sen, güzel bir sabırla sabret!

    Şaban Piriş

    Öyleyse sen, güzel bir sabırla sabret.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık güzel bir sabırla sabret!

  6. Meâric suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 6. ayet. إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Doğrusu onlar, o (hesabı) uzak (ihtimal) görüyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Çünkü onlar (Hesap Günü'nü) çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar;

    Muhammed Esed

    Bak, insanlar o (hesaba) uzak bir şey olarak bakıyorlar,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki onlar onu (azap günü olan ölümü) uzak görüyorlar!

    Ali Bulaç

    Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, onu uzak görüyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.

    Edip Yüksel

    Onlar onu uzak görüyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar onu uzak görüyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü onlar, onu uzak görürler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü onlar onu uzak görürler

    Gültekin Onan

    Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    Filhakıyka onlar bunu (imkandan) uzak görürler,

    İbni Kesir

    Doğrusu onlar; bunu uzak görüyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğrusu onlar, o günü çok uzak görüyorlar.

    Süleyman Ateş

    Onlar onu uzak görüyor(lar).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar o günü uzak görüyorlar;

    Şaban Britch

    Onlar bunu uzak görüyorlar.

    Şaban Piriş

    Onlar bunu uzak görüyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar onu çok uzak görüyorlar.

  7. Meâric suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا

    Diyanet İşleri

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    Mustafa İslamoğlu

    Biz ise onu çok yakın görüyoruz.

    Muhammed Esed

    ama Biz onu yakın görüyoruz!

    Ahmed Hulusi

    Biz ise onu yakın görüyoruz!

    Ali Bulaç

    Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz ise onu yakın görmekteyiz.

    Ali Rıza Safa

    Oysa Biz, onu yakın görüyoruz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.

    Edip Yüksel

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz ise onu yakın görürüz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz se onu yakın görürüz

    Erhan Aktaş

    Biz, onu yakın görüyoruz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, onu yakın görüyoruz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, onu yakın görüyoruz.

    Gültekin Onan

    Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.

    Hasan Basri Çantay

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    İbni Kesir

    Biz ise; onu, yakın görmekteyiz.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.

    Süleyman Ateş

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    oysa Biz yakın görüyoruz.

    Şaban Britch

    Biz ise onu yakın görüyoruz

    Şaban Piriş

    Biz ise onu yakın görüyoruz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz ise onu çok yakın görüyoruz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.