Diyanet İşleri
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Meâric suresi · 1–7. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Meâric suresi, 1. ayet. سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Soran biri gerçekleşecek azabı sordu.
Herhangi bir soru/istek sahibi (ahirette) vuku bulması kesin olan tarifsiz azabı hemen (burada) sorup isteyebilir;
Sorup araştırmak isteyen biri, (öteki dünyada) başa gelecek azabı sorabilir,
Sorgulayan, gerçekleşecek azabını sordu!
İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Birisi, gelecek azabı istedi!
Soran birisi, gerçekleşecek olan cezayı sordu.
- Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.
Sorgulayan birisi, gerçekleşecek azabı sordu.
Sorgulayan birisi, gerçekleşecek azabı sordu.
İsteyen biri, olacak bir azabı istedi.
İstedi bir sail bir azabı ki olacak
İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.
İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.
İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.
İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
İsteyen biri inecek azabı istedi.
İsteyen birisi, inecek azabı istedi.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
İsteyen kimse inecek olan azabı istedi.
Bir soran, inecek azabı sordu:
Birisi, (ileride) gerçekleşecek olan azabı (hemen şimdi) istedi dipnot 1 .
Birisi, başa gelecek azabı sordu.
Dua eden biri, inecek azap hakkında dua ederek, (onu) istedi.
Araştıran biri, inecek azap hakkında bilgi istedi.
Soran birisi, geleceği kuşkusuz azabı sordu.
Meâric suresi, 2. ayet. لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Kâfirler için, o azabı savacak dipnot 1 (kimse) yoktur.
(ki o azap) inkar edenlere hastır, kimsenin ona (karşı) kendini savunmaya mecali yoktur.
hakikati inkar edenlerin (başına). (Öyleyse, bil ki) hiçbir şey ona mani olamaz;
Hakikat bilgisini inkar edenler içindir (azap olan ölüm)! Onu savacak yoktur.
Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.
İnkârcılara olan ve hiç kimsenin savamayacağı,
Nankörlük edenler içindir; onu engelleyebilecek yoktur.
- Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.
Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur.
Onu inkarcılardan savacak kimse yoktur.
Kafirler için yok onu engelleyecek.
Kafirler için yok onu defi' edecek
Kafirler için engellenemez olan azabı.
Kafirler dipnot 1 için engellenemez olan azabı.
Gerçeği yalanlayan nankörler için engellenemez olan azabı.
Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.
(O) kafirlere mahsusdur ki onu (kendilerinden) hiçbir önleyecek (defedebilecek) yokdur.
O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Kâfirler için onu (azabı) önleyecek hiç kimse yoktur.
Kafirler için, ki onu savacak yoktur,
Kafirlerin başına gelecek olan ve kimsenin engelleyemeyeceği azabı... dipnot 1
Kafirlerin başına gelecek olan, kimsenin de engelleyemeyeceği azabı...
Kâfirler için onu önleyecek hiç kimse yoktur.
Kafirler için.. Onu önleyecek hiç kimse yoktur.
Küfre sapanlar içindir o. Yoktur onu savacak.
Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ
(1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
O (azap), yüksek makamların sahibi Allah'tandır.
Allah'tan gelir; tekamül mertebelerinin sahibi olan (Allah'tan):
(çünkü o,) Allah'tan (gelir,) katına yükselmenin birçok yolu olan (Allah'tan):
Zül Mearic (pek çok uruc edeni olan) Allah'tandır!
(Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Allah'tandır.
yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından
Yükseliş Yollarının egemeni olan Allah tarafındandır. dipnot 536
- Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kafirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu.
Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.
Yükseliş Yollarının Sahibi olan ALLAH'tandır.
O, miraçların sahibi Allah'tandır.
O, mi'racların sahibi Allahdan
Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.
Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.
Mearic dipnot 1 sahibi Allah tarafından.
(Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Tanrı'dandır.
(O), derecelerin saahibi Allahdandır.
Derecelere sahip, Allah katındandır.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
(O azap) Yüksek dereceler sahibi olan Allah tarafındandır.
Yükselme derecelerinin sahibi Allah'tan.
(Göklere) yükselten araçların sahibi dipnot 1 Allah'tan gelecek azabı…
Göğe yükselen yolların sahibi Allah'ın azabını!
Üstün ve ulu Allah’tan (kimse koruyamaz).
Yüksek dereceler sahibi Allah'tandır.
Yükselme boyutlarının/derecelerinin sahibi Allah'tandır o.
Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Melekler ve ruh(lar), miktarı elli bin sene olan bir günde O'na yükselir. dipnot 1
Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.
bütün melekler ve (insana bahşedilmiş olan) ilham O'na (bir günde) yükselir, uzunluğu elli bin yıl (gibi) süren bir günde.
Melekler ve ruh, miktarı (size) elli bin sene gibi olan bir süreç içinde uruc ederler (hakikatlerindeki Allah'a ermek için yöneliş süreci) O'na.
Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.
Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir gün içinde O'na yükselirler. dipnot 537
Melekler ve Ruh ona miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkarlar.
Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir. dipnot 1
Melekler ve ruh (vahiy/komutlar/Cebrail), elli bin yıla eşit bir gün içinde O'na yükselir.
Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.
Ki ona Melaike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar
Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl dipnot 1 olan bir günde O'na yükselir. dipnot 2
Melekler ve ruh, miktarı elli bin yıl dipnot 1 olan bir günde O'na yükselir. dipnot 2
Melekler ve ruh, O'na yükselirler. dipnot 1 Azabın dipnot 2 bir günü elli bin yıl dipnot 2 gibi uzun sürecek.
Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.
Melekler de, Ruuh da oraya bir günde yükselib çıkar ki mesafesi (dünya seneleriyle) elli bin yıldır.
Melekler de, ruh da miktarı ellibin yıl olan bir günde ona yükselip çıkarlar.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Melekler ve Ruh (Cebrâîl) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.
Süresi elli bin yıl olan bir günde /zaman diliminde dipnot 1 melekler ruhlarla birlikte dipnot 2 ona yükselir.
Süresi elli bin yıl olan bir günde dipnot 1 (tekrar diriliş öncesinde) melekler ve ruhlar dipnot 2 O'na yükselir.
Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.
Melekler ve Ruh (Cebrail) süresi elli bin yıl olan bir günde ona yükselirler.
Melekler ve Ruh, miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselirler O'na.
Meâric suresi, 5. ayet. فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
Sen güzelce sabret!
Artık (sen ey muhatap), güzel bir sabırla diren!
Bu nedenle, (sen ey iman eden), bütün sıkıntılara sabırla katlan!
O halde güzel bir sabır ile sabret.
Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.
(Rasûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.
Şimdi, sen güzelce sabret.
Şimdi sen güzelce sabret!
Şimdi sen güzelce sabret.
Şimdi sen güzelce sabret.
O halde sabret biraz, güzel bir sabır ile!
O halde sabret biraz bir sabri cemil ile
O halde, güzel bir sabır ile sabret.
O halde, güzel bir sabır ile sabret.
O halde, güzel bir sabır ile sabret.
Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.
(Habibim) sen (şimdilik) güzel bir sabr ile katlan.
Öyleyse Sen, güzel güzel sabret.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Öyleyse sen de güzel bir sabırla sabret!
Şimdi sen güzelce sabret.
Öyleyse sen güzelce sabret /duruşunu bozma dipnot 1 .
Sen güzelce sabır göster.
Öyleyse sen, güzel bir sabırla sabret!
Öyleyse sen, güzel bir sabırla sabret.
Artık güzel bir sabırla sabret!
Meâric suresi, 6. ayet. إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Doğrusu onlar, o (hesabı) uzak (ihtimal) görüyorlar.
Çünkü onlar (Hesap Günü'nü) çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar;
Bak, insanlar o (hesaba) uzak bir şey olarak bakıyorlar,
Muhakkak ki onlar onu (azap günü olan ölümü) uzak görüyorlar!
Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.
Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
Aslında, onu uzak görüyorlar.
- Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.
Onlar onu uzak görüyorlar.
Onlar onu uzak görüyorlar.
Çünkü onlar, onu uzak görürler.
Çünkü onlar onu uzak görürler
Onlar onu dipnot 1 uzak olarak görüyorlar.
Onlar onu dipnot 1 uzak olarak görüyorlar.
Onlar onu dipnot 1 uzak olarak görüyorlar.
Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.
Filhakıyka onlar bunu (imkandan) uzak görürler,
Doğrusu onlar; bunu uzak görüyorlar.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Doğrusu onlar, o günü çok uzak görüyorlar.
Onlar onu uzak görüyor(lar).
Onlar o azabı (kendilerinden) uzak görüyorlar dipnot 1 ;
Onlar o günü uzak görüyorlar;
Onlar bunu uzak görüyorlar.
Onlar bunu uzak görüyorlar.
Onlar onu çok uzak görüyorlar.
Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görmekteyiz. dipnot 1
Biz ise onu çok yakın görüyoruz.
ama Biz onu yakın görüyoruz!
Biz ise onu yakın görüyoruz!
Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görmekteyiz.
Oysa Biz, onu yakın görüyoruz.
- Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görürüz.
Biz se onu yakın görürüz
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz, onu yakın görüyoruz.
Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise; onu, yakın görmekteyiz.
(1-18) İsteyici biri , y ükselinecek yerleri / mearicleri olan Allah’tan , olacak olan azabı yani kafirler için olan azabı istedi , O savılacak bir şey değildir. Melekler ve Ruh miktarı elli bin sene olan bir günde Allah’a yükselirler, güzel bir sabırla sabret, onlar kesinlikle onu uzak görüyorlar , (Daha süre varmış diyorlar) biz ise onu yakın görüyoruz. Gök o gün kaynayan maden / erimiş maden olur , dağlar da atılmış yün olur , birbirlerini gördükleri halde hiçbir samimi dost dostunu soramaz, suçlular azabın fidyesi olarak (kefalet le azaptan kurtuluş ücreti olarak) evlatlarını, eşini, kardeşini, kendisini barındıran ailesini ve de yer yüzünün hepsini vermeyi ister ki sonrasında kendisi kurtulabilsin. Hayır Asla! O alevli bir ateştir, başın derisini söker alır, (vahye) arkasını döneni yüz çevireni, (malı) depo edip toplayanı çağırır.
Oysa biz onu çok yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz.
oysa biz onu (onlara) yakın görüyoruz dipnot 1 .
oysa Biz yakın görüyoruz.
Biz ise onu yakın görüyoruz
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Biz ise onu çok yakın görüyoruz.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.