Meryem suresi · 73–82. ayetler

İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 73. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 73. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine ayetlerimiz açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanlar iman edenlere "İki gruptan hangisinin konumu daha iyidir ve meclis (topluluk) olarak hangisi daha güzeldir?" derlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki, hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimiz ne zaman kendilerine ulaştırılsa, küfürde ısrar edenler imanda sebat edenlere şöyle sorarlar: "Bu iki guruptan hangisi konumca daha üstün ve hangisi daha hatırlı bir çevreye mensupmuş?!

    Muhammed Esed

    Hal böyleyken, ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla kendilerine ulaştırılsa, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler imana erişenlere: "(Bu) iki insan topluluğundan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü, topluluk olarak hangisi daha iyi/daha seçkindir?" diye sorup dururlar.

    Ahmed Hulusi

    Onlara delillerimiz açık açık okunup bildirildiğinde, hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere: "İki fırkanın hangisi makam itibarıyla daha hayırlı ve meclisi daha iyidir?" dedi.

    Ali Bulaç

    Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkar edenler, iman edenlere derler ki: "İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?"

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okunduğu zaman inkâr edenler, iman edenlere: İki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makamı daha iyi, meclis ve topluluğu daha güzeldir? dediler.

    Ali Rıza Safa

    Oysa ayetlerimiz onlara açık kanıtlarla okunduğunda, nankörlük edenler, inananlara, şöyle derler: "İki topluluktan hangisi, konum yönünden daha iyi ve topluluk yönünden daha güzeldir?"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkar edenler inananlara, "Hangi grubun makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" dediler.

    Edip Yüksel

    Kendilerine ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman inkar edenler iman edenlere, "Hangimiz daha güçlü ve hangimiz sayısal üstünlüğe sahiptir?" derler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman inkar edenler inananlara, 'Hangimiz daha gönençli ve hangimiz sayısal üstünlüğe sahiptir,' derler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayetlerimiz kendilerine açık açık tecvidli okunduğu zaman da o küfredenler iman edenlere: "Bu iki topluluktan hangisi makamca daha iyi ve meclis olarak daha güzel?" dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayetlerimiz kendilerine açık açık tecvid üzere okunduğu vakıt da o küfredenler dediler ki iyman edenlere: "bu iki ferikin hangisi makamca daha iyi ve meclis-ü mahfilce daha güzel?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman dipnot 1 , Kafirler, iman edenlere; "İki gruptan dipnot 2 hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada iken.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanan ve inanmayan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara iletildiği zaman dipnot 1 , gerçeği yalanlayan nankörler, iman edenlere; "İki gruptan dipnot 2 hangisi konumu itibariyle daha iyi, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünyada iken.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnanan ve inanmayan.

    Gültekin Onan

    Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o küfredenler, inananlara derler ki: "İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?"

    Hasan Basri Çantay

    Kendilerine açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman küfr (-ü inkar) eden o adamlar mü'minlere: "İki zümreden hangisi ikaametgah i'tibariyle daha hayırlı, meclis ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.

    İbni Kesir

    Ayetlerimiz kendilerine açıkça okunduğu zaman; küfreden o adamlar mü'minlere: Bu iki takım insanın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir? derler.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.

    Süleyman Ateş

    Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, inkar edenler, inananlar için "İki topluluktan hangisinin makamı daha hayırlı, meclisi (mevkii) daha güzeldir?" derler.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara ayetlerimiz, birbirini açıklayacak şekilde bağlantılarıyla dipnot 1 okununca kafirlik edenler, müminlere şöyle derlerdi: "(Bizden ve sizden) bu iki kesimden hangisinin konumu daha iyi ve sosyal çevresi daha güzeldir!"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tilavet sözcüğünün kökü olan t-l-v = تلو, "birden çok şeyin, aralarına kendi cinslerinden olmayan bir şey karışmayacak şekilde peş peşe sıralanması" anlamındadır (Müfredat). Buna göre tilavet, birbiriyle bağlantılı ayetleri birlikte okumaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerine, birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca bu kafirler müminlere şöyle derlerdi: "Bu iki kesimden hangisinin konumu daha iyi, çevresi daha etkindir. (Biz mi,onlar mı?)"

    Şaban Britch

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okununca, kâfir olanlar iman edenlere: Bu iki gruptan hangisinin makamca daha hayırlıdır, meclisçe daha güzeldir? dediler.

    Şaban Piriş

    Ayetlerimiz kendilerine okununca, kafir olanlar iman edenlere: -Bu iki gruptan hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir? dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara ayetlerimiz açık seçik okunduğunda, inkar edenler inananlara şöyle derler: "İki zümreden hangisi makamca daha üstün, meclisçe daha güzel?"

  2. Meryem suresi, 74. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 74. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًا وَرِءْيًا

    Diyanet İşleri

    Biz onlardan önce, mal mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) kendilerinden önce güç ve gösteriş bakımından daha güzel olan nice nesilleri helak etmiştik.

    Mustafa İslamoğlu

    Halbuki Biz onlardan önce de nice uygarlıkları helake uğrattık; onlar varlık ve görkem açısından daha öndeydiler.

    Muhammed Esed

    Oysa, Biz onlardan önce gelip geçen nice kuşakları helak ettik; öyle ki, onlar dünyevi güç ve dış görünüş olarak berikilerden daha üstündüler!

    Ahmed Hulusi

    Onlardan önce, nice nesilleri helak ettik ki, onlar zenginlik ve görünüş itibarıyla daha iyiydiler.

    Ali Bulaç

    Onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık, onlar mal (giyim, kuşam ve tefriş) bakımından da, gösteriş bakımından da daha güzeldiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlardan önce de, eşya ve görünüş bakımından daha güzel olan nice nesiller helâk ettik.

    Ali Rıza Safa

    Onlardan önceki, mal ve gösteriş yönünden daha güzel nice kuşakları yıkıma uğrattık.

    Bayraktar Bayraklı

    Oysa, biz onlardan önce gelip geçen, onlardan daha güçlü ve dış görünüş olarak onlardan daha üstün olan nice nesilleri helak ettik.

    Edip Yüksel

    Onlardan önce, daha varlıklı ve daha gösterişli nice nesilleri yok ettik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan önce, daha varlıklı ve daha gösterişli nice nesilleri yok ettik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa Biz, kendilerinden önce mal ve görünüm bakımından daha güzel nice kuşakları helak etmişiz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki biz kendilerinden evvel meta' ve manzaraca daha güzel nice karınlar helak etmişiz

    Erhan Aktaş

    Oysa onlardan önce, mal ve gösterişçe daha iyi olan nice nesilleri yok ettik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysa onlardan önce, mal ve gösterişçe daha iyi olan nice nesilleri yok ettik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Oysa onlardan önce, mal ve gösterişçe daha iyi olan nice nesilleri yok ettik.

    Gültekin Onan

    Onlardan önce nice insan nesillerini yıkıma uğrattık, onlar mal (giyim kuşam ve tefriş) bakımından da, gösteriş bakımından da daha güzeldiler.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onlardan evvel nice asır (lar halkını) helak etdik ki onlar mal ve meta'ca da, gösterişce de daha güzeldiler.

    İbni Kesir

    Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, varlıkça ve gösterişçe bunlardan çok daha üstündüler.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz onlardan önce mal, mülk ve görünüm bakımından daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.

    Süleyman Ateş

    Onlardan önce nice nesiller helak ettik ki onlar eşyaca ve gösterişce daha güzeldi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Halbuki) Kendilerinden önce nice nesilleri etkisizleştirmiştik, onların evi barkı daha düzgün, görüntüleri daha iyi idi.

    Şaban Britch

    Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik, onların malları ve görünüşleri daha güzeldi.

    Şaban Piriş

    Onlardan önce nice nesilleri helak etmiştik, onların malları ve görünüşleri daha güzeldi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan önce nice kuşaklar helak ettik ki, malca ve manzaraca daha alımlıydılar.

  3. Meryem suresi, 75. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 75. ayet. قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

    Diyanet İşleri

    (Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara) de ki: "Rahmân, sapkınlıkta olanın (süresini) uzatsın (ne çıkar)! Sonunda ya (dünyadaki) azabı ya da o (Son) Saat'i gördükleri zaman, kimin konumunun daha kötü ve ordusunun daha güçsüz olduğunu anlayacaklardır."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Sapıklığın içine dalan kim olursa olsun; O rahmet kaynağı onun süresini uzattıkça uzatsın! Taki kendilerinin tehdit edildikleri şeyi -ister (bu dünya) azabı olsun, ister Son Saat olsun- görünceye kadar... İşte o zaman, kimin konumca daha kötü ve ordu bakımından daha zayıf olduğunu öğrenecekler.

    Muhammed Esed

    De ki: "Kim ki sapıklık içinde yaşıyorsa, sınırsız rahmet Sahibi onun ömrünü, yaşama imkanını çekip uzatabilir!" (Ve bırak ne söyleyeceklerse söylesinler,) ta ki, önceden uyarıldıkları (bu dünyadaki) azabı, ya da Son Saat(in gelip çatmasını) görünceye kadar: Çünkü o zaman (bu iki insan topluluğundan) varılacak yer olarak hangisinin daha kötü, destek ve dayanak olarak hangisinin daha zayıf olduğunu anlayacaklar.

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Kim dalalette ise, Rahman ona mühletini uzatsın! Nihayet kendilerine vadolunanı -azabı veya o saati (ölümü veya kıyametin kopuşunu)- görecekleri zaman, kim daha şerrli ve ordusu itibarıyla kim daha zayıf, anlayacaklar!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey Muhammed!) De ki: "Sapıklık içinde olan bir kimseye, Rahman, belirli bir süre tanısa bile, kendilerine vadolunanı ya azâp, ya da kıyamet olarak gördükleri zaman, kimin yerinin daha kötü ve kimin taraftarının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Kim sapkınlık içindeyse, onlara sözü verileni veya evrenlerin sonunu görünceye dek, Bağışlayan, onun zamanını uzatarak süre verir!" Artık, kimin yerinin daha kötü ve yardımcılarının daha güçsüz olduğunu yakında öğrenecekler.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahman ona uzun bir süre tanısın. Sonunda onlar uyarıldıkları azabı veya kıyamet saatini görünce, o zaman kimlerin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."

    Edip Yüksel

    De ki: "Sapıklığa dalanlara Rahman bir süre verir. Cezayı veya o anı görünceye kadar... Kötü yere ve zayıf orduya kimin sahip olduğunu öğrenecekler."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Sapıklığa dalanlara Rahman bir süre verir. Cezayı veya dünyanın sonunu görünceye kadar... Kötü yere ve zayıf orduya kimin sahip olduğunu öğrenecekler.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Kim sapıklık içinde ise, çok esirgeyici Allah, ona istediği kadar mühlet versin; nihayet va'dolundukları şeyi, ya azabı yada kıyameti gördükleri zaman kimin mevkisinin daha kötü ve iradesinin daha zayıf olduğunu bilecekler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: kim dalalette ise rahman onun istediği kadar meddini uzatsın, nihayet va'dolunacak şeyi gördükleri vakıt: ya azab veya saat, o zaman bilecekler ki kimmiş o mevkıı daha fena ve iradesi daha zaıyf?

    Erhan Aktaş

    De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya saati görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler.

    Gültekin Onan

    De ki: "Kim sapıklık içindeyse, Rahman, ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine vaadedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Kim sapıklık içinde ise çok esirgeyici (Allah), onu (n dünyalığını ve ipini) uzatdıkca uzatır. Nihayet va'd olunageldikleri şeyleri — ya azabı, yahud kıyameti — gördükleri zaman artık kimin yeri daha kötü, kimin cemaati (ve yardımcıları) daha zaif imiş, bileceklerdir.

    İbni Kesir

    De ki: Rahman; sapıklıkta olanın günlerinin uzunluğunu uzattıkça uzatır. Nihayet tehdit edildikleri azabı veya kıyamet gününü gördükleri zaman; kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha güçsüz olduğunu bileceklerdir.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Kim sapıklıkta ise Rahman ona verdiği mühleti uzattıkça uzatır. Nihayet kendilerine vaat olunanı, ya azabı yahut kıyameti göreceklerinde hangisinin makamca daha kötü ve askerce daha zayıf olduğunu bileceklerdir."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman ona süre versin (ne çıkar). Nihayet va'dedildiklerini -azabı veya (Duruşma) sa'ati(ni)- gördükleri zaman, kimin yerce daha kötü ve adamca daha zayıf olduğunu bileceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı

    De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman ona ne kadar fırsat verirse versin (ellerine bir şey geçmez) dipnot 1 ! Sonunda tehdit edildikleri azabı ya da tekrar dirilip kalkış saatini gördüklerinde, kimin yerinin daha kötü ve destekçisinin daha zayıf olduğunu öğrenecekler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sapıklık içinde olanlara verilen sürenin onlara bir faydası olmaz (Al-i İmran 3/178, A'raf 7/182-183).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Kim sapıklık içindeyse varsın Rahman onun süresini uzatsın. Nasıl olsa tehdit edildikleri azabı, ya da kıyamet saatini görünce kimin yerinin daha kötü, kimin arkasının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."

    Şaban Britch

    De ki: Rahman, sapıklıkta olan kimseye arttırdıkça artırır. Sonunda vaat olundukları (ya dünya) azabı veya kıyameti gördükleri zaman kimin yerinin daha kötü, kimin ordusunun daha zayıf olduğunu bileceklerdir.

    Şaban Piriş

    De ki: -Rahman, sapıklıkta olan kimseye arttırdıkça artırır. Sonunda vaat olundukları azabı veya kıyameti gördükleri zaman kimin yerinin daha kötü, kimin ordusunun daha zayıf olduğunu bileceklerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Her kim sapıklıkta ise Rahman ona iyice süre versin. Nihayet, kendilerine vaat edileni, azabı veya kıyametin kopuşunu gördüklerinde mekanca daha kötü, taraflarca daha zayıf olanın kim olduğunu bilecekler."

  4. Meryem suresi, 76. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 76. ayet. وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

    Diyanet İşleri

    Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.

    Mustafa İslamoğlu

    Öte yandan Allah, doğru yola yönelen kimseleri doğru yolda sebatlı kılar; ve (insanoğlunun) verimli ve kalıcı ürünleri olan erdemli ve yararlı davranışları, senin Rabbinin katında hem değer olarak daha iyi, hem de kazanç olarak daha üstündür.

    Muhammed Esed

    Allah doğru yolu seçenleri daha derin bir doğru yol bilinci ile destekler; ve kalıcı mahsullere dönüşen dürüst ve erdemli davranışlar Rabbinin katında karşılık olarak (dünyevi kazançlardan) daha değerli ve sonuçları itibariyle daha verimlidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah doğru yolda olanların hakikat bilgisini arttırır! İmanın gereği fiillerin getirileri Rabbinin indinde hem sevap olarak hem de sonucu itibarıyla, daha hayırlıdır.

    Ali Bulaç

    Allah, hidayet bulanlara hidayeti arttırır. Sürekli olan salih davranışlar, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Oysa doğru yolda olanların hidayetini Allah daha da artıracaktır. Sevabı kalacak olan iyi ameller, Rabbın katında sevâb yönünden daha hayırlıdır; netice olarak da daha iyidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, doğru yolu seçenlerin, doğru yola erişmelerine destek verir. Sürekli olan erdemli edimler, Efendinin katında, karşılık olarak daha iyidir; sonuç olarak da daha iyidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, doğru yolda gidenlerin hidayetini arttırır. Kalıcı olan iyi işler, Rabbinin katında hem ödül bakımından daha iyi, hem de sonuç olarak daha hayırlıdır.

    Edip Yüksel

    ALLAH, doğru yolu seçenlerin hidayetini arttırır. Erdemli işler, Efendinin katında ebedi olarak en iyi ödülü ve en iyi sonucu hakeder.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH, doğru yolu seçenlerin hidayetini arttırır. Erdemli işler, Rabbinin katında ebedi olarak en iyi ödülü ve en iyi sonucu hakkeder.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hidayeti kabul edenlere ise, Allah daha çok hidayet verir. Kalıcı olan iyi ve yararlı işler Rabbinin katında hem sevap bakımından hem de sonuç bakımından daha hayırlıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hidayeti kabul edenlere ise Allah daha ziyade hidayet verir ve baki kalacak olan salih ameller rabbının ındinde sevabca da daha hayırlı akıbetçe de daha hayırlıdır

    Erhan Aktaş

    Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, hidayete yönelenleri, hidayete iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından daha hayırlıdır.

    Gültekin Onan

    Tanrı, hidayet bulanlara hidayeti arttırır. Sürekli olan salih davranışlar, rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah, hidayeti kabul edenlerin feyzini artırır. Bekaa bulacak iyi ameller Rabbinin nezdinde sevabca da hayırlıdır, aakıbetce de hayırlıdır.

    İbni Kesir

    Allah, hidayete erenlerin hidayetini artırır. Baki kalacak salih ameller Rabbının katında hem sevab olarak daha hayırlı, hem de netice olarak daha hayırlıdır.

    Mehmet Alagaş

    (64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 76, 76) Bizler ancak Allah'ın emri için ineriz. İlerimizde / önümüzde ve gerimizde / ardımızda ve bu ikisi arasında olanlar onundur. Rabbim unutan / unutkan değildir . Göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin rabbidir. Ona ibadet et, ona ibadette sebat et. Ona bir adaş / isimdaş hiç biliyor musun? insan diyor ki; ben öldüğüm vakit ileride diri olarak gerçekten çıkarılacak mıyım? İnsan düşünmüyor mu ki önceden o hiçbir şey değilken biz onu yarattık. Senin Rabbin kesinlikle onları ve şeytanları toplayacak sonra onları cehennemin etrafında dizüstü çökmüş vaziyette girişe hazır hale getirecek. Sonra her bir gruptan Rahman ’a karşı en şiddetli küstahları çekip çıkaracağız. Onlardan oraya atılmaya en layık olanları elbette biz biliriz. Sizden hiç kimse yok ki oraya varacak olmasın / uğramasın. Bu Rab binin önceden belirlediği ve gerçekleşecek bir zorunluluktur. Sonra sakınanları kurtaracağız ve zalimler orada dizüstü çökmüş halde kalmaya devam edecekler. Ayetlerimiz onlara apaçıkça okunduğu vakit, kafirler iman edenlere dedi ki; makam ve güzel bir itibar olarak her iki bölükten hangisi hayırlıdır? Onlardan önce nice nesilleri helak ettik, ki onlar eşyaca ve görünüşçe daha güzellerdi. De ki sapmış kimsenin süresini Rahman istediği kadar uzatsın, onlar kendilerine vaad edilen azabı yahut kıyamet saatini görünce, işte o zaman, kimin mekânı kötü, kimin ordusu zayıf bilecekler. Allah doğru yola soktuklarına olan rehberliğini artırır / ziyadeleştirir, kalıcı olan / baki kalan onarıcı işlerdir / salih ameldir. Rabbinin yanında sevapça da hayırlıdır, akıbetçe de hayırlıdır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah hidayete erenlerin hidayetini arttırır. Kalıcı olan salih ameller ise sevap bakımından da Rabbin yanında hayırlıdır, âkıbetçe de daha hayırlıdır.

    Süleyman Ateş

    Allah, yola gelenlerin hidayetini artırır. Kalıcı olan yararlı işler, Rabbinin yanında hem mükafat bakımından daha iyidir, hem varılacak yer bakımından daha iyidir!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah yola gelenlerin yolunu daha da doğrultur. Kalıcı iyi işlerin, Rabbin katındaki sevabı da daha iyi, sonucu da daha iyidir.

    Şaban Britch

    Allah, hidayet bulanlara hidayeti arttırır. Kalıcı olan salih ameller, Rabbinin katında hem sevapça hem de netice bakımından daha hayırlıdır.

    Şaban Piriş

    Allah, doğru yola girenlerin hidayetini artırır. Kalıcı olan doğrular, Rabbinin katında hem sevapça hem de netice bakımından daha hayırlıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, doğru yolda olanların hidayetini artırır. Barışa ve hayra yönelik kalıcı işler, Rabbin katında sevapça daha üstün, sonuç bakımından daha hayırlıdır.

  5. Meryem suresi, 77. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 77. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?

    Mustafa İslamoğlu

    Küfre saplanmış olan, üstelik "Servet ve evlat elbette bana verilecekti!" diyen kimseye baksana bir.

    Muhammed Esed

    Mesajlarımızı inkara şartlanmış olan ve "Şüphesiz, bana mal mülk ve evlat verilecektir" diyen kimseyi hiç düşündün mü?"

    Ahmed Hulusi

    O işaretlerimizi inkar eden ve: "Kesinlikle bana mal ve çocuk verilir" diyen kimseyi gördün mü?

    Ali Bulaç

    Ayetlerimizi inkar edip, bana: "Elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü?

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Âyetlerimizi inkâr eden ve «Muhakkak suretle bana mal ve evlât verilecek» diyen adamı gördün mü?

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimizi inkar eden ve "Bana, mal ve çocuk kesinlikle verilecektir!" diyeni görüyor musun?

    Bayraktar Bayraklı

    Ayetlerimizi inkar eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlat verilecek" diyen adamı gördün mü?

    Edip Yüksel

    Ayetlerimizi reddeden ve, "Bana mal ve çocuk verilecek!" diyeni gördün mü?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi reddeden ve, 'Bana mal ve çocuk verilecek!,' diyeni gördün mü?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi şu küfredip de: "Bana muhakkak mal ve evlat verilecektir." diyen herifi gördün mü?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi şu küfredip de bana muhakkak mal ve veled verilecek diyen herifi gördün mü?

    Erhan Aktaş

    Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi dipnot 1 görüyor musun?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölümden sonra dirilmeyi ve Hesap Günü'nü yok saydığı halde, öte dünyada da kendisine zenginlik ve güç verileceğini söyleyen kimseyi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi dipnot 1 görüyor musun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldükten sonra dirilmeyi ve hesap gününü yok saydığı halde, öte dünyada da kendisine zenginlik ve güç verileceğini söyleyen kimseyi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi inkar edip, yine de "Bana kesinlikle mal ve evlat verilecek." diyen kimseyi dipnot 1 görüyor musun?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldükten sonra dirilmeyi ve hesap gününü yok saydığı halde, öte dünyada da kendisine zenginlik ve güç verileceğini söyleyen kimseyi.

    Gültekin Onan

    Ayetlerimize küfredip "bana elbette mal ve çocuklar verilecektir" diyeni gördün mü?

    Hasan Basri Çantay

    (Şu) ayetlerimizi (inkar ile) kafir olan ve "Bana elbette mal ve evlad verilecekdir" diyen adamı gördün mü?

    İbni Kesir

    Ayetlerimizi inkar eden; bana elbette mal ve çocuk verilecektir, diyeni gördün mü?

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Rasûlüm) Ayetlerimizi inkâr eden ve muhakkak; “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?

    Süleyman Ateş

    Ayetlerimizi inkar edip: "Bana mal ve evlad verilecek" diyen adamı gördün mü?

    Süleymaniye Vakfı

    Ayetlerimizi görmezlikte direnen ve "Elbette bana mal da verilecek evlat da!" diyen kişiyi gördün mü!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi görmezlikten geleni gördün mü? Der ki "Elbette bana mal da verilecek, evlat ta."

    Şaban Britch

    Ayetlerimizi küfredenleri gördün mü? Bana mal ve çocuk verilecek, diyor.

    Şaban Piriş

    Ayetlerimizi kabul etmeyenleri gördün mü? -Bana mal ve çocuk verilecek, diyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimizi inkar edip, "Bana mal da evlat da kesinlikle verilecek." diyeni gördün mü?

  6. Meryem suresi, 78. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 78. ayet. أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    Diyanet İşleri

    Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?

    Mehmet Okuyan

    Bu kişi, gaybı (bilinemeyenleri) mi biliyor dipnot 1 yoksa Rahmân'ın katında bir söz mü aldı?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [ettale‘a] ifadesinin aslı [eittale‘a] şeklinde soru kalıbındadır.

    Mustafa İslamoğlu

    o, kendisine gaybın sırlarının açıldığını mı düşünüyor; yoksa O rahmet kaynağının katında (muteber olan) bir sözleşme mi yaptı?

    Muhammed Esed

    Yoksa o beşeri algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı erişti; yahut sınırsız rahmet Sahibi'yle bir sözleşme mi yaptı?

    Ahmed Hulusi

    Gayba ait bilgisi mi oldu yoksa Rahman'ın indinde bir söz mü edindi?

    Ali Bulaç

    O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahman (olan Allah)ın katında(n) bir ahid mi aldı?

    Ali Özek ve heyeti

    O, gaybı mı bildi, yoksa Allah’ın katından bir söz mü aldı?

    Ali Rıza Safa

    Gizli gerçeklerin bilgisine mi erişti? Yoksa Bağışlayandan bir söz mü aldı?

    Bayraktar Bayraklı

    O kişi gaybı mı bildi, yoksa Allah'ın katından bir söz mü aldı?

    Edip Yüksel

    Geleceğin bilgisine mi sahip oldu? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Geleceğin bilgisine mi sahip oldu? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, gayba vakıf mı olmuş yoksa esirgemesi çok olan Allah'ın katında bir söz mü almış?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gaybe muttali' mi olmuş? Yoksa rahmanın huzurunda bir ahid mi almış?

    Erhan Aktaş

    O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, bilinmeyeni mi biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?

    Gültekin Onan

    O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahmanın katında(n) bir ahid mi aldı?

    Hasan Basri Çantay

    O, gayba mı vaakıf, yoksa çok esirgeyici (Allah) nezdinde bir ahid mi edinmiş?

    İbni Kesir

    O, görülmeyeni mi biliyor yoksa Rahman katından bir söz mü almış?

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gaybı mı tanık oldu, yoksa Rahman’dan bir söz mü almış?

    Süleyman Ateş

    Gaybe mi çık(ıp bak)tı, yoksa Rahman'ın huzurunda bir söz mü aldı (Allah ile bir andlaşma mı yaptı)?

    Süleymaniye Vakfı

    O kişi gayba /gizli bilgilere mi ulaştı, yoksa Rahman'ın katından söz mü aldı!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu kimse gizli bilgilere mi ulaştı, yoksa Rahman'ın katından söz mü aldı?

    Şaban Britch

    O gaybı mı biliyor, yoksa Rahman’dan bir söz mü almış?

    Şaban Piriş

    O gaybı mı biliyor, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu adam gaybı mı öğrendi, yoksa Rahman katında bir söz mü aldı?

  7. Meryem suresi, 79. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 79. ayet. كَلَّا سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا

    Diyanet İşleri

    Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Biz onun söylediğini yazacağız ve azabını da uzattıkça uzatacağız.

    Mustafa İslamoğlu

    Kesinlikle hayır! Biz onun söylediklerini kaydedeceğiz ve onun cezasını uzattıkça uzatacağız;

    Muhammed Esed

    Asla! Biz onun (bu) söylediğini kaydedeceğiz ve onun (ahirette çekeceği) azabın süresini uzatacağız;

    Ahmed Hulusi

    Hayır! Biz onun söylediğini kaydedeceğiz ve onun için azabını, uzattıkça uzatacağız.

    Ali Bulaç

    Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azabta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız.

    Ali Özek ve heyeti

    Kesinlikle hayır! Biz onun söylediğini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız.

    Ali Rıza Safa

    Asla! Onun söylediklerini yazacağız ve onun için cezayı uzattıkça uzatacağız.

    Bayraktar Bayraklı

    Kesinlikle hayır! Biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız.

    Edip Yüksel

    Hayır. Söylediklerini kaydedeceğiz ve cezasını arttıracağız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hayır. Söylediklerini kaydedeceğiz ve cezasını arttıracağız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır! Biz onun dediğini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır biz onun dediğini yazacağız ve kendisine azabdan bir med çekeceğiz

    Erhan Aktaş

    Hayır! Onun söylediklerini yazacağız. Ve ona azabı uzattıkça uzatacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Onun söylediklerini yazacağız. Ve ona azabı uzattıkça uzatacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Onun söylediklerini yazacağız. Ve ona azabı uzattıkça uzatacağız.

    Gültekin Onan

    Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azabta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır, öyle değil. Biz onun söyleyegeldiği (sözü) yazar, azabını da uzatdıkca uzatırız.

    İbni Kesir

    Hayır, onun söylediğini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız.

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız.

    Süleyman Ateş

    Hayır (yanılıyor), biz onun dediğini yazacağız ve onun için azabı uzattıkça uzatacağız.

    Süleymaniye Vakfı

    Öyle bir şey asla olamaz! Onun bütün sözlerini kayda geçirecek ve azabına azap ekleyeceğiz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle şeyler olamaz dipnot 1 . Ama biz onun söylediği bu sözü kayda geçireceğiz ve azabına azap ekleyeceğiz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kehf 18/26

    Şaban Britch

    Hayır! Ne dediğini yazacağız ve ona azabı artırdıkça artıracağız.

    Şaban Piriş

    Hayır ne dediğini yazacağız ve ona azabı artırdıkça artıracağız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, hayır! Biz onun söylediğini yazacağız ve onun için azabı uzattıkça uzatacağız.

  8. Meryem suresi, 80. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 80. ayet. وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا

    Diyanet İşleri

    Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.

    Mustafa İslamoğlu

    ve onun (gururla) dile getirdiği (servet ve evlat) Bize kalacak; ve kendisi huzurumuza yalnız başına çıkacak.

    Muhammed Esed

    ve onun (bu) söylediğini geri bırakacağız; çünkü o (Hesap Günü'nde) tek başına huzurumuza çıkacaktır.

    Ahmed Hulusi

    Dediklerini yitirir de, biz onun varisi oluruz. . . Ve o, bize tek başına gelir.

    Ali Bulaç

    Onun söylemekte olduğuna biz mirasçı olacağız; o bize, 'yapayalnız tek başına' gelecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onun dediğine biz vâris oluruz, (malı ve evlâdı bize kalır); kendisi de bize yapayalnız gelir.

    Ali Rıza Safa

    Söylediklerine, Biz kalıtçı olacağız. Çünkü Bize, yapayalnız gelecek.

    Bayraktar Bayraklı

    Onun dediğine biz varis oluruz, kendisi de bize yapayalnız gelir.

    Edip Yüksel

    Sözünü ettikleri bize kalacak ve bize yalnız gelecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sözünü ettikleri bize kalacak ve bize yalnız gelecektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve o söylediği şeyleri hep elinden alacağız da o, Bize tek başına gelecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o söylediği şeyleri hep elinden alacağız da o bize tek başına gelecek

    Erhan Aktaş

    Ve onun söylediği şeylere Biz mirasçı olacağız. dipnot 1 Ve o Bize tek başına gelecek.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söylediklerinin tamamı, mal, mülk ve evlat elinden alınacak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onun söylediği şeylere Biz mirasçı olacağız. dipnot 1 Ve o Bize tek başına gelecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söylediklerinin tamamı, mal, mülk ve evlat elinden alınacak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve onun söylediği şeylere Biz mirasçı olacağız. dipnot 1 Ve o Bize tek başına gelecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Söylediklerinin tamamı, mal, mülk ve evlat elinden alınacak.

    Gültekin Onan

    Onun söylemekte olduğuna biz mirasçı olacağız; o bize, 'yapayalnız tek başına' gelecektir.

    Hasan Basri Çantay

    Onun söyler olduğuna biz mirascı olacağız ve o, bize tek başına gelecekdir.

    İbni Kesir

    Onun söylemekte olduğuna Biz, mirasçı olacağız. Kendisi Bize tek olarak gelecektir.

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onun söylemekte olduğuna (mal ve çocuklarına) biz mirasçı olacağız. O tek başına bize gelecek.

    Süleyman Ateş

    O dediği(malı ve evladı)na biz varis olacağız (nesi varsa hepsi bize kalacak) ve o, bize tek başına gelecek (yanında ne malı, ne de evladı olmayacak).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun sözünü ettiği şeyler (malı ve evladı) bize kalacaktır. Kendisi de karşımıza tek başına gelecektir.

    Şaban Britch

    Onun söylemekte olduğuna (mal ve çocuklarına) biz mirasçı olacağız. O tek başına bize gelecek.

    Şaban Piriş

    Onun dediği bize kalacak, o tek başına bize gelecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O dediklerine biz varis olacağız. Kendisi bir başına bize gelecek.

  9. Meryem suresi, 81. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 81. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا

    Diyanet İşleri

    Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, kendilerine itibar (kaynağı) olsunlar diye Allah'ın peşi sıra ilahlar edindiler.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu (gibiler), Allah'tan başkalarını kendilerine statü ve nüfuz sağlamak için ilahlaştırırlar.

    Muhammed Esed

    Çünkü böyleleri, kendilerine güç ve statü (kaynağı) olurlar diye, Allah'tan başka varlıkları tanrılar edinirler.

    Ahmed Hulusi

    Kendilerine üstünlük edinsinler diye Allah dununda tanrılar edindiler.

    Ali Bulaç

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, kendilerine bir itibar ve kuvvet (vesilesi) olsun diye Allah’tan başka tanrılar edindiler.

    Ali Rıza Safa

    Oysa Allah'tan başka, kendilerine destek olmaları için, bir de ayrıca tanrılar edindiler. dipnot 244

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 244
      "Allah'tan başka, bir de ayrıca tanrılar edindiler." tümcesi, çevirilerin büyük çoğunluğunda, "Allah'tan başka tanrılar edindiler." veya "Allah'ı bırakıp, başka tanrılar edindiler." biçiminde, yani "Allah'a yakarışta bulunmayarak, başka tanrılar edindiler." anlamı verilerek çevrilmiştir. Oysa "Duni Allahi" tamlamasının yer aldığı tümceler, "Allah'tan başka, bir de ayrıca tanrılar edindiler." biçiminde; hem Allah'a yakarışlarda bulunan hem de kimi kişileri ve birtakım simgeleri de kutsallaştıran kişileri tanımlayacak biçimde çevrilmelidir. Bu ayetten sonra gelen 19:82 ayeti de yüceltilerek Allah'a ortaklar koşulan insanları bildirmektedir. Bu konuda, önyazıların yedinci bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar kendilerine bir itibar ve kuvvet olsun diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.

    Edip Yüksel

    Kendilerine destek olsunlar diye ALLAH'ın yanında tanrılar edindiler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kendini heykellere adamak (7:138) şirkin sadece bir türüdür. Allah'ın isminin yanında başka isimleri anmaktan hoşlanmak (39:45), din adamlarının Tanrı adına koyduğu din kurallarını izlemek (9:31; 42:21, 6:148), peygamberlerin ve evliya olduğuna inanılan kimselerin şefaat ve yardımına inanmak (2:48;10:18), peygamberlerin hatasız olduğunu ileri sürmek (18:110) gibi tavırlar da şirktir. * Müşrik kafalar, sapkının hipnozu altında bulunduklarından Kuran'daki apaçık ayetlere rağmen kendilerinin hala tektanrıcı olduklarını sanırlar (6:23). * Bak 18:32-42.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine destek olsunlar diye ALLAH'ın yanında tanrılar edindiler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Tuttular, kendilerine şeref ve kuvvet sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tuttular Allahtan başka ma'budlar edindiler ki kendilerine ızzet ve kuvvet olsunlar diye

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve onlar, kendileri için bir izzet dipnot 1 olsun diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güç, şan, şeref.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve onlar, kendileri için bir izzet dipnot 1 olsun diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güç, şan, şeref.

    Gültekin Onan

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Tanrı'dan başka tanrılar edindiler.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar kendileri için bir izzet (ve kuvvet kaynağı) olsunlar diye Allahdan başka (düzme) Tanrılar edindiler.

    İbni Kesir

    Onlar; kendilerine güç kazandırsın diye, Allah'ı bırakarak ilahlar edindiler.

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Süleyman Ateş

    Kendilerine destek olsunlar diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Destek almak için Allah ile aralarında bir takım ilahlar edindiler.

    Şaban Britch

    Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Şaban Piriş

    Kendilerine güç versin diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendilerine onur ve destek olsunlar diye Allah dışında ilahlar edindiler.

  10. Meryem suresi, 82. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 82. ayet. كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

    Diyanet İşleri

    Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama hayır! Aksine (ahirette) onlar kendilerine yönelik tüm tapınmaları reddedecekler ve berikilerin aleyhine zillet ve utanç delili olacaklar.

    Muhammed Esed

    Fakat hayır! Bu (tapınma nesneleri Hesap Günü'nde) kendilerine yöneltilen tapınmaları tanımayacaklar ve tapınanların karşısında yer alacaklar!

    Ahmed Hulusi

    Hayır! (O tanrıları) onların tapınmalarını inkar edecek ve onların karşıtı olacaklar!

    Ali Bulaç

    Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, hayır! (Taptıkları), onların ibadetlerini tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

    Ali Rıza Safa

    Asla! Onların kendilerine hizmet ettiklerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır, hayır! Onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tam tersine! Bu tapınmayı reddedeceklerdir ve onlara karşıt olacaklardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır! Yarın ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman kesileceklerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır yarın ıbadetlerini inkar edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar

    Erhan Aktaş

    Hayır! İlah edinilenler, onların kulluklarını inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! İlah edinilenler, onların kulluklarını inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! İlah edinenler, onların kulluklarını inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler.

    Gültekin Onan

    Hayır; (o yalancı tanrılar) onların tapınışlarına küfredecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır, öyle değil. O (Tanrıları) onların tapmalarına küfredecekler, onların aleyhine (yardımcı ve) düşman olacaklar.

    İbni Kesir

    Hayır, onlar kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine döneceklerdir.

    Mehmet Alagaş

    (77-87) İşaretlerimizi / Ayetlerimizi yok sayanları /örtbas edenleri ve bana mal ve evlat elbette verilecek diyeni gördün mü ? Gaybolan’a şahit mi oldu / muttali mi oldu? Yahut Rabbimin yanında O’ndan bir söz mü / ahit mi almış? Hayır ne dediğini kaydediyoruz, Onun (bu şekilde konuşanın) azap süresini / müddetini de uzattıkça uzatacağız. Dediğine de (mal ve evlatlara) biz mirasçı olacağız. O bize birey olarak / fert olarak gelecek. Allah'ın dışında ilahları, saygınlık / izzet kazanmak için edindiler. Hayır! ileride onlara olan ibadetlerini ilahları yok sayacaklar, Birbirlerine karşı zıtlaşacaklar. Görmedin mi? Biz kafirlerin üzerine şeytanları indiririz, onları kışkırttıkça kışkırtırlar. Onlar için acele etme. Onlar ı tek tek sayıyoruz. O gün sakınanları / muttakileri Rahman'a gitmeleri için misafir heyeti şeklinde toplayacağız. Suçluları / mücrimleri cehenneme sus uz ve y aya halde ileteceğiz / sevk edeceğiz. Rahman'ın yanında söz almış olanlar dışında herhangi bir kimse, aracılık etmeye / şefaat etmeye Malik değildir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! O ilahlar, onların kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklardır.

    Süleyman Ateş

    Hayır, (yarın o taptıkları tanrılar), bunların tapmalarını inkar edecekler ve bunlara zıd olacaklardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böyle şey olmaz. Onlar (uydurdukları ilahlar), bunların yaptığı kulluğu tanımayacak, bunlara karşı çıkacaklardır.

    Şaban Britch

    Hayır! O ilahlar, onların kendilerine yaptığı ibadeti inkar edecekler ve onlara karşı olacaklardır.

    Şaban Piriş

    Hayır! O ilahlar, kendilerine yapılan kulluğu tanımayacaklar ve onların aleyhine olacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, hayır! Onlar, onların ibadetlerini inkar edecekler ve onların aleyhinde düşman kesilecekler.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.