Diyanet İşleri
De ki: "O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Mülk suresi
Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.
De ki: "O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu De ki: sorular ve son uyarı Mülk 22–30 3
De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"
De ki: "O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O'nun huzurunda toplanacaksınız."
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
De ki: "O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkar edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, "İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir" denir.
De ki: "Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helak etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkarcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?"
De ki: "O, Rahman'dır. O'na iman ettik, yalnızca O'na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. Hiçbir yaratılmış bunu bilemez. Ayrıca verdiğimiz bu haber ile onun gerçekleşme vaktini bildirmek arasında bir ilişki yoktur. Çünkü doğru olan bir şey, delilleri ile bilinir. Yüce Allah da hakka şahit olarak bu gerçeğe kulak veren kimselerin, en ufak bir şüpheleri kalmayacak şekilde bunun doğruluğunu ortaya koyan apaçık delilleri ve belgeleri ortaya bildirmiş bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- De ki: “Kıyamet gününün bilgisi sadece Allah’ın katındadır. Ne zaman kopacağını ancak O bilir. Ben, size yaptığım uyarımda sadece apaçık bir uyarıcıyım.''
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "O bilgi yalnızca Allah katındadır. dipnot 1 Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır! Ben ise, yalnızca onu olduğu gibi ileten bir uyarıcıyım."
Onlara de ki (ey Peygamber): "Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım".
De ki: "O'nun bilgisi Allah indindedir! Şüphesiz ki ben apaçık uyarıcıyım!"
De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: O bilgi, ancak Allah’a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım .
De ki: "Bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Aslında, ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım!"
De ki: "O bilgiyalnızca Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki, 'Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.'
De ki: "(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben, yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim)."
De ki, o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezir (kocundurucu bir Peygamber)im.
De ki: "Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Tanrı'nın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: O (nun vaktına aid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sadece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im".
De ki: Bilgi; ancak Allah katındadır. Ve ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
(25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?
De ki: “Bunun bilgisi yalnız Allah’ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.''
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "O bilgi, sadece Allah katındadır dipnot 1 . Ben, sadece açık bir uyarıcıyım dipnot 2 ."
De ki "O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."
De ki: Bunun bilgisi yalnız Allah’tadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: - Bunun bilgisi yalnız Allah'tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
Say to them: "The acquaintance with this fact lies entirely in the hands of Allah and in His power; I am only a spectacle and a warning; I only give you timely notice of impending danger and I caution you against denying Allah".
Say, ‘God alone has knowledge of this: my only duty is to give clear warning.’
Say: "As to the knowledge of the time, it is with Allah alone: I am (sent) only to warn plainly in public."
Say: "Allah alone knows about that; and I am no more than a plain warner." dipnot 1
Say: ‘The knowledge is with Allah alone and I am only a clear warner. ’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "The knowledge (of its exact time) is with Allâh only, and I am only a plain warner."
Say, ‘Its knowledge is only with Allah; I am only a manifest warner. ’
Say, `The knowledge (of the time of its occurrence) is with Allâh. I am only a plain Warner.'
Say: 'The knowledge is with God; I am only a clear warner. '
Tell them: "Only God knows when. I do not know the time. My only job is to warn you."
Say, 'The knowledge is only with God; and I am but a plain warner!'
Say, "The knowledge is only with God, and I am but a clear warner."
Answer, the knowledge of this matter is with God alone: For I am only a public warner.
Say, " The knowledge thereof is only with Allah and I am only a plain Warner. "
Say, "Surely the knowledge is only in the Providence of Allah, and surely I am only an evident Warner. "
Say: The knowledge is with Allah only, and I am but a plain warner;
Say: "God alone has knowledge. My duty is only to warn you clearly."
Say thou, [O Prophet:] "Knowledge thereof rests with God alone; and I am only a plain warner. "
Say, ˹O Prophet,˺ "That knowledge is with Allah alone, and I am only sent with a clear warning."
Say: "The knowledge is only with God, and I am but a clear warner. "
Say, "Such knowledge is with GOD; I am no more than a manifest warner."
Say, "The knowledge is only with Allah, and I am only a clear warner. "
Say thou: “The knowledge is but with God; and I am only a clear warner.”
Say, "This knowledge rests with Allah alone and I am only a plain Warner. "
Say: "As to the knowledge of the time, it is with Allah Alone: I am (sent) only to warn plainly in public. "
Say, "The knowledge (of that Day) is only with Allah, and I am only a plain warner.
Say: "The knowledge is with God, and I am but a clear warner."