67. sure

Mülk Suresi الملك

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5 karşılaştır — Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler
  2. Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12 karşılaştır — Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı
  3. Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15 karşılaştır — Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün
  4. Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21 karşılaştır — Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık
  5. De ki: sorular ve son uyarı 22–30 karşılaştır — De ki: sorular ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Hükümranlık, ölüm-hayat imtihanı ve kusursuz gökler 1–5

  1. Mülk suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 1. ayet. تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Ayet detayı — Mülk suresi, 1. ayet

  2. Mülk suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ

    elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü `amelâ. vehüve-l`azîzü-lgafûr.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Ayet detayı — Mülk suresi, 2. ayet

  3. Mülk suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 3. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَىٰ فِى خَلْقِ ٱلرَّحْمَٰنِ مِن تَفَٰوُتٍ فَٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ هَلْ تَرَىٰ مِن فُطُورٍ

    elleẕî ḫaleḳa seb`a semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferci`i-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Ayet detayı — Mülk suresi, 3. ayet

  4. Mülk suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 4. ayet. ثُمَّ ٱرْجِعِ ٱلْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنقَلِبْ إِلَيْكَ ٱلْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسِيرٌ

    ŝümme-rci`i-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Ayet detayı — Mülk suresi, 4. ayet

  5. Mülk suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلْنَٰهَا رُجُومًا لِّلشَّيَٰطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ

    veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa vece`alnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni vea`tednâ lehüm `aẕâbe-sse`îr.

    Mehmet Alagaş

    (1-5) Egemenliği / Mülkiyeti elinde bulunduran ne mübarektir, işte O, her şey üzerine iktidar sahibidir / muktedirdir, ölümü ve hayatı hangilerinizin güzel işler yapacağının belirlenmesi için yarattı, O saygıdeğerdir, bağışlayandır. O ki yedi semayı tabakalar halinde yarattı, Rahman’ın yaratmasında biz aykırılık / uyumsuzluk göremezsin, gözünü geri çevir bak, bir çatlak / yarık görebilir misin? Sonra ikinci bir kere daha gözünü geri çevir bak, bakışın tedirgin ve yorgun olarak sana geri dönecektir. Dünyanın semas ını yıldızlarla süsledik, onda (semada) şeytanlara atılması için taşlar yaptık , onlara (şeytanlara) çılgın ateş azabını hazırladık,

    Ayet detayı — Mülk suresi, 5. ayet

Cehennem ve uyarıcıyı yalanlayanların itirafı 6–12

  1. Mülk suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 6. ayet. وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    velilleẕîne keferû birabbihim `aẕâbü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 6. ayet

  2. Mülk suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 7. ayet. إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ

    iẕâ ülḳû fîhâ semi`û lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 7. ayet

  3. Mülk suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 8. ayet. تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ

    tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem ye'tiküm neẕîr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 8. ayet

  4. Mülk suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 9. ayet. قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ كَبِيرٍ

    ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şey'. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 9. ayet

  5. Mülk suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 10. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِىٓ أَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    veḳâlû lev künnâ nesme`u ev na`ḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sse`îr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 10. ayet

  6. Mülk suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 11. ayet. فَٱعْتَرَفُوا۟ بِذَنۢبِهِمْ فَسُحْقًا لِّأَصْحَٰبِ ٱلسَّعِيرِ

    fa`terafû biẕembihim. fesuḥḳal liaṣḥâbi-sse`îr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 11. ayet

  7. Mülk suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 12. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ

    inne-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

    Mehmet Alagaş

    (6-12) Kafirlere ise Rablerinden cehennem azabı var, o ne kötü bir yerdir, orayla buluştuklarında onun kaynarken ki solumasını işitirler, öfkesinden neredeyse çatlayacak, ona her bir insan yığını atıldıkça bekçileri onlara sorarlar , size bir uyarıcı gelmedi mi? Derler ki evet bize bir uyarıcı geldi biz yalanladık, Allah herhangi bir şey indirmemiştir siz (uyarıcılar) büyük bir sapma içindesiniz dedik, şayet biz işitseydik veya akletseydik, çılgın ateşin halkı içinde olmaz idik, günahlarını itiraf ettiler, ateş halkı uzakta olsun. Gayb olduğu halde Rablerinden korkanlar işte onlara , bağışlanma ve büyük bir ecir vardır. (İbda: yaratmaya var etmeye başlamak, süreci başlatmaktır, Takdir; varın sınırlarını ve dozunu ayarlamak (zehri ilaç yapan dozudur) İcat; vardan var etmektir , Halk; bu üç kavramı içerir, Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır. Bariu ise; yoktan var etmektir , Fâtır; fıtratlı yaratmaktır)

    Ayet detayı — Mülk suresi, 12. ayet

Allah gizliyi bilir; yeryüzünde yürüyün 13–15

  1. Mülk suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 13. ayet. وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 13. ayet

  2. Mülk suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 14. ayet. أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ

    elâ ya`lemü men ḫaleḳ. vehüve-lleṭîfü-lḫabîr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 14. ayet

  3. Mülk suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 15. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ ذَلُولًا فَٱمْشُوا۟ فِى مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا۟ مِن رِّزْقِهِۦ وَإِلَيْهِ ٱلنُّشُورُ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-l'arḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 15. ayet

Göktekinden emin misiniz? Kuşlar, ordu ve rızık 16–21

  1. Mülk suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 16. ayet. ءَأَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يَخْسِفَ بِكُمُ ٱلْأَرْضَ فَإِذَا هِىَ تَمُورُ

    eemintüm men fi-ssemâi ey yaḫsife bikümü-l'arḍa feiẕâ hiye temûr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 16. ayet

  2. Mülk suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 17. ayet. أَمْ أَمِنتُم مَّن فِى ٱلسَّمَآءِ أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

    em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile `aleyküm ḥâṣibâ. feseta`lemûne keyfe neẕîr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 17. ayet

  3. Mülk suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 18. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

    Mehmet Alagaş

    (13-18) Sözünüzü ister gizli tutun isterse açığa çıkarın muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir, yaratan hiç bilmez mi? O nazik davranandır / latiftir, haberdardır, sizin için arzı uysal / boyun eğmiş kılmıştır, onun omuzlarında yürüyün, onun rızıklarından yiyin, O’nun (Allah’ın) yanında tekrar diriltileceksiniz. Gökte olanın (Allah’ın) arzı çalkalayıp ta sizin üzerinize geçirmeyeceğimizden emin misiniz? Gökte olanın (Allah’ın) üzerinize taş yağdıran bir fırtına göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarmak nasıl olurmuş ileride bileceksiniz, kesin olan şu ki, onlardan öncekiler de yalanlanmıştı, inkâr ediyor olmak nasıl olurmuş?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 18. ayet

  4. Mülk suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٰٓفَّٰتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحْمَٰنُ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَىْءٍۭ بَصِيرٌ

    evelem yerav ile-ṭṭayri fevḳahüm ṣâffâtiv veyaḳbiḍn. mâ yümsikühünne ille-rraḥmân. innehû bikülli şey'im beṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 19. ayet

  5. Mülk suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 20. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى هُوَ جُندٌ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ إِنِ ٱلْكَٰفِرُونَ إِلَّا فِى غُرُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî hüve cündül leküm yenṣuruküm min dûni-rraḥmân. ini-lkâfirûne illâ fî gurûr.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 20. ayet

  6. Mülk suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 21. ayet. أَمَّنْ هَٰذَا ٱلَّذِى يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُۥ بَل لَّجُّوا۟ فِى عُتُوٍّ وَنُفُورٍ

    emmen hâẕe-lleẕî yerzüḳuküm in emseke rizḳah. bel leccû fî `utüvviv venüfûr.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 21. ayet

De ki: sorular ve son uyarı 22–30

  1. Mülk suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 22. ayet. أَفَمَن يَمْشِى مُكِبًّا عَلَىٰ وَجْهِهِۦٓ أَهْدَىٰٓ أَمَّن يَمْشِى سَوِيًّا عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    efemey yemşî mükibben `alâ vechihî ehdâ emmey yemşî seviyyen `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 22. ayet

  2. Mülk suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 23. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَٱلْأَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî enşeeküm vece`ale lekümü-ssem`a vel'ebṣâra vel'ef'ideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 23. ayet

  3. Mülk suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 24. ayet. قُلْ هُوَ ٱلَّذِى ذَرَأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    ḳul hüve-lleẕî ẕera'eküm fi-l'arḍi veileyhi tuḥşerûn.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) Onlar üzerlerinde saf saf kanat çırparak uçan kuşları görmediler mi? Onları Rahman havada tutuyor , muhakkak ki O her şeyi görendir. Rahman dışında kim size ordu olacak ta yardım edecek? Kafirler aldanış içindeler. O rızkı kısar ise size kim rızık verebilir? Muhakkak ki onlar azgınlık ve nefret içinde direnişteler. Şimdi yüz üstü sürünen mi daha doğrudur? Ya da düzgün şekilde doğru yolda yürüyen mi? Deki sizi inşa eden O’dur? Kulaklar, gözler ve gönüller yapan O’dur? Az teşekkür ediyorsunuz. De ki sizi arzda üreten O’dur ve O’nda toplanacaksınız.

    Ayet detayı — Mülk suresi, 24. ayet

  4. Mülk suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 25. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 25. ayet

  5. Mülk suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 26. ayet. قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 26. ayet

  6. Mülk suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 27. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

    felemmâ raevhü zülfeten sîet vucûhü-lleẕîne keferû veḳîle hâẕe-lleẕî küntüm bihî tedde`ûn.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 27. ayet

  7. Mülk suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 28. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِىَ ٱللَّهُ وَمَن مَّعِىَ أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ ٱلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    ḳul era'eytüm in ehlekeniye-llâhü vemem me`iye ev raḥimenâ femey yücîru-lkâfirîne min `aẕâbin elîm.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 28. ayet

  8. Mülk suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 29. ayet. قُلْ هُوَ ٱلرَّحْمَٰنُ ءَامَنَّا بِهِۦ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî ve`aleyhi tevekkelnâ. feseta`lemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 29. ayet

  9. Mülk suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mülk suresi, 30. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَآؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَآءٍ مَّعِينٍۭ

    ḳul era'eytüm in aṣbeḥa mâüküm gavran femey ye'tîküm bimâim me`în.

    Mehmet Alagaş

    (25-30) Diyorlar ki eğer doğru sözlü isen iz vaadiniz ne zaman? De ki onun bilgisi Allah’ın yanındadır , kesinlikle ben apaçık bir uyarıcıyım. Onun / vaadin yaklaştığını gördüklerinde kafirlerin yüzünün kötüleştiğini görürsün işte davet edildiğiniz şey budur denilir. De ki ben ve beraberimdekileri Allah helak ederse yahut da merhamet ederse, kim kafirleri acıtıcı azaptan kurtarır, gösterebilir misiniz? (Ben ve beraber olduklarım olmasak dahi siz yine Rahmana muhtaçsınız) De ki O acıyandır / rahmandır, O’na iman ettik ve O’na tevekkül ettik , yakında kimin apaçık bir sapıklıkta olacağını bileceksiniz. De ki suyunuz saçılıp derinlere gittiğinde kim size akan bir su getirebilir ki gösterebilir misiniz?

    Ayet detayı — Mülk suresi, 30. ayet