Ali Özek ve heyeti
Yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.
87. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
A'lâ suresi, 1. ayet. سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
sebbiḥi-sme rabbike-l'a`lâ.
Yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.
A'lâ suresi, 2. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
elleẕî ḫaleḳa fesevvâ.
Yaratıp düzene koyan,
A'lâ suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
velleẕî ḳaddera fehedâ.
takdir edip yol gösteren,
A'lâ suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
velleẕî aḫrace-lmer`â.
(topraktan) yeşil otu çıkarıp
A'lâ suresi, 5. ayet. فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
fece`alehû guŝâen aḥvâ.
sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren.
A'lâ suresi, 6. ayet. سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
senuḳriüke felâ tensâ.
Sana (Kur'an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın.
A'lâ suresi, 7. ayet. إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
illâ mâ şâe-llâh. innehû ya`lemü-lcehra vemâ yaḫfâ.
Artık Allah'ın dilediği hariç, şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir.
A'lâ suresi, 8. ayet. وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
venüyessiruke lilyüsrâ.
Seni en kolaya muvaffak kılacağız.
A'lâ suresi, 9. ayet. فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
feẕekkir in nefe`ati-ẕẕikrâ.
O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.
A'lâ suresi, 10. ayet. سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
seyeẕẕekkeru mey yaḫşâ.
(Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak.
A'lâ suresi, 11. ayet. وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
veyetecennebühe-l'eşḳâ.
Kötü kimse ise öğütten kaçınır.
A'lâ suresi, 12. ayet. ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.
En büyük ateşe girecek olan
A'lâ suresi, 13. ayet. ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.
sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar.
A'lâ suresi, 14. ayet. قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
ḳad efleḥa men tezekkâ.
Temizlenen, kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.
A'lâ suresi, 15. ayet. وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
veẕekera-sme rabbihî feṣallâ.
Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden.
A'lâ suresi, 16. ayet. بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
bel tü'ŝirûne-lḥayâte-ddünyâ.
Fakat siz (ey insanlar!) dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
A'lâ suresi, 17. ayet. وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
vel'âḫiratü ḫayruv veebḳâ.
Ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde.
A'lâ suresi, 18. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
inne hâẕâ lefi-ṣṣuḥufi-l'ûlâ.
Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda,
A'lâ suresi, 19. ayet. صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
ṣuḥufi ibrâhîme vemûsâ.
İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.