Meryem suresi · 41–50. ayetler

İbrâhim ve babası

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 41. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.

    Mehmet Okuyan

    Kitapta İbrahim'i de hatırla! Şüphesiz ki o, çok doğrulayıcı (biriydi), peygamberdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu kitapta İbrahim'i de gündeme taşı! Hakikaten o doğruluk ve dürüstlük abidesiydi, (yani) bir peygamberdi.

    Muhammed Esed

    Bu kitapta bir de İbrahim'i an. Gerçek şu ki, o özü sözü doğru biriydi, (yani) bir nebiydi.

    Ahmed Hulusi

    Gelen BİLGİ içinde İbrahim'i de hatırla (zikret)! Muhakkak ki O Sıddık'tı, Nebi idi.

    Ali Bulaç

    Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu söyleyen bir peygamberdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Kitap'ta İbrahim'i an. Zira o, sıdkı bütün bir peygamberdi.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'ta, İbrahim'i de an. Kuşkusuz, O, doğruyu söyleyen bir peygamberdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Kitapta bir de İbrahim'i an! Gerçek şu ki o, özü-sözü doğru bir peygamber idi.

    Edip Yüksel

    Kitapta İbrahim'i an; peygamber olan bir doğrucu idi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitapta İbrahim'i an; peygamber olan bir doğrucu idi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitapta İbrahim'i de an, çünkü o, dosdoğru biri, bir peygamberdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İbrahimi de an, çünki o bir sıddık, bir Peygamber idi

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İbrahim'i de an. O, sadık dipnot 1 bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru, dürüst, candan dost ve erdemli kimse.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap'ta İbrahim'i de an. O, sadık dipnot 1 bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyen, özü sözü doğru olan.

    Gültekin Onan

    Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu söyleyen bir peygamberdi.

    Hasan Basri Çantay

    Kitabda Ibrahimi de an. Çünkü o, sıdkı bütün bir peygamberdi.

    İbni Kesir

    Kitab'da İbrahim'i de an. Muhakkak ki o, dosdoğru bir peygamberdi.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kitapta İbrahim’i de an. O son derece doğru sözlü bir peygamberdi.

    Süleyman Ateş

    Kitapta İbrahim'i de an; gerçekten o, çok doğru bir peygamberdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitap'ta İbrahim'in hikayesini de anlat. O, özü sözü doğru bir nebi idi.

    Şaban Britch

    Kitapta İbrahim’i de an! O çok sadık bir peygamberdi.

    Şaban Piriş

    Kitapta İbrahim'i de an, O çok sadık bir peygamberdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ta İbrahim'i de an. O, özü sözü doğru bir peygamberdi.

  2. Meryem suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 42. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا

    Diyanet İşleri

    Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

    Mehmet Okuyan

    Hani babasına demişti ki: "Ey babacığım! Duyamayan, göremeyen ve sana hiçbir yarar sağlayamayacak şeylere niçin tapıyorsun? dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. İbrahim'in babasına yönelik tebliği konusunda benzer mesajlar: En‘âm 6:74-75; Enbiyâ 21:52-55; Şu‘arâ 26:70-77; Sâffât 37:85-87; Zuhruf 43:26-27.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Niçin işitmeyen, görmeyen ve senden hiçbir bir zararı def edemeyen şeylere kulluk ediyorsun?"

    Muhammed Esed

    Hani o babasına "Ey babacığım!" demişti, "Ne işiten, ne gören ve ne de sana bir yarar sağlayabilen şeylere niçin tapınıyorsun?"

    Ahmed Hulusi

    (İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım. . . İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"

    Ali Bulaç

    Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?

    Ali Özek ve heyeti

    Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?

    Ali Rıza Safa

    Babasına, şöyle demişti: "Ey babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere neden hizmet ediyorsun?"

    Bayraktar Bayraklı

    Hani o babasına şöyle dedi: "Ey babacığım! Ne işiten, ne gören, ne de sana bir fayda sağlayan şeylere niçin tapıyorsun?"

    Edip Yüksel

    Babasına, "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye hizmet ediyorsun?" demişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Babasına, 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana bir yararı dokunmayan şeylere niye tapıyorsun,' demişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım, o işitmeyen, görmeyen ve sana hiç faydası olmayan şeytana niçin tapıyorsun?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir vakıt babasına demişti: a babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın

    Erhan Aktaş

    Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk dipnot 1 ediyorsun?" demişti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah'a ya da Allah'tan başka şeylere olur. Allah'a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah'tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah'a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, unvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü'min için kulluk, insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbadet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbadet kul kelimesinin mastarıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk dipnot 1 ediyorsun?" demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluk, kaçınılmaz, zorunlu bir durumdur, seçim kul olup olmamakla ilgili bir şey olmayıp, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk; ya Allah'a özgü olur ya da Allah'ın dışında başka şeylere olur. Kulluğun Allah'a özgü olması özgürlüktür, Allah'tan başkasına ki bu bir güce, dünya malına, insanın kendi hevasına, iktidara, düşünceye, kişiye vs. olması ise köleliktir. Kulluk seçiminde tevhid gerçekleştirilmezse inanca dair her şey anlamını ve önemini yitirir, yaşam ve inanç şirke dönüşür. İnsanın yaşamında kulluğun kapsamadığı hiçbir alan yoktur. Müslüman için kulluk insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ve yönelmesidir. İbadet, kulluğun mastar formudur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Babasına: "Ey babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?" demişti.

    Gültekin Onan

    Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?

    Hasan Basri Çantay

    Bir vakit o, babasına (şöyle) demişdi: "Ey babam, işitmez, görmez, sana hiç bir faidesi olmaz şeylere neye tapıyorsun"?

    İbni Kesir

    Hani babasına demişti ki: Babacığım; işitmeyen, görmeyen ve sana hiç bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun?" dedi.

    Süleyman Ateş

    Babasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün babasına dedi ki "Ey babacığım! Dinlemeyen ve görmeyen bir şeye neden kulluk ediyorsun? O senin hiçbir ihtiyacını karşılamaz ki!

    Şaban Britch

    Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun? dedi.

    Şaban Piriş

    -Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hani, babasına demişti ki: "Babacığım; işitmeyen, görmeyen, sana hiçbir yarar sağlamayan şeylere niçin kulluk ediyorsun?"

  3. Meryem suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 43. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

    Mehmet Okuyan

    Ey babacığım! Şüphesiz ki sana gelmeyen bir ilim (Allah tarafından) bana geldi. Bana uy ki sana düzgün (doğru) yolu göstereyim.

    Mustafa İslamoğlu

    "Ey babacığım! İnan ki bana, sana ulaşmamış olan hakikat bilgisinden bir pay ulaşmış bulunuyor; öyleyse bana uy ki, seni dosdoğru bir yola yönlendireyim!"

    Muhammed Esed

    "Ey babacığım, gerçek şu ki, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ışığı ulaştı bana; öyleyse bana uy ki seni dosdoğru bir yola çıkarayım.

    Ahmed Hulusi

    "Ey babacığım. . . Kesinlikle sende olmayan ilim, bende açığa çıktı! Bu nedenle bana tabi ol, seni düzgün yola yönlendireyim. "

    Ali Bulaç

    "Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."

    Ali Özek ve heyeti

    Babacığım! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni doğru yola çıkarayım.

    Ali Rıza Safa

    "Ey babacığım! Aslında, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Artık, beni izle; gerçeğin yoluna seni eriştireyim!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey babacığım! Bana, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ulaştı. Öyleyse buna uy ki seni dosdoğru bir yola götüreyim."

    Edip Yüksel

    "Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni düzgün yola ileteyim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni düzgün yola ileteyim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Babacığım, emin ol sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Gel bana uy da seni düz yola çıkarayım.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    A babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım

    Erhan Aktaş

    "Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim dipnot 1 bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy.

    Gültekin Onan

    "Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey atam, bana muhakkak ki sana gelmeyen bir ilim gelmişdir. O halde bana uy da seni dümdüz bir yola çıkarayım".

    İbni Kesir

    Babacığım, doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana gelmiştir. Öyleyse bana uy da, seni dosdoğru bir yola ileteyim.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim."

    Süleyman Ateş

    "Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi; bana uy, seni düzgün bir yola ileteyim."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey babacığım! Sana gelmemiş olan bir bilgi bana geldi. Bana uy da sana düzgün bir yol göstereyim.

    Şaban Britch

    Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.

    Şaban Piriş

    Babacığım, gerçekten bana, sana gelmeyen bir bilgi gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim."

  4. Meryem suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 44. ayet. يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."

    Mehmet Okuyan

    Ey babacığım! Şeytana kulluk etme! Şüphesiz ki şeytan, Rahmân'a asi oldu.

    Mustafa İslamoğlu

    "Ey babacığım! Şeytan'a kulluk etme! Hatırla ki Şeytan, O rahmet kaynağına isyan eden biriydi"

    Muhammed Esed

    "Ey babacığım! Gel, Şeytan'a kulluk etme; çünkü Şeytan O sınırsız rahmet Sahibi'ne baş kaldıran biridir!

    Ahmed Hulusi

    "Ey babacığım. . . Şeytana kulluk yapma! Muhakkak ki şeytan Rahman'a asi oldu. "

    Ali Bulaç

    "Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahman (olan Allah)a başkaldırandır."

    Ali Özek ve heyeti

    Babacığım! Şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan, Rahmân'a (çok merhametli olan Allah'a) âsi oldu.

    Ali Rıza Safa

    "Ey babacığım! Şeytana hizmet etme. Çünkü şeytan, Bağışlayana karşı gelmiştir!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey babacığım! Şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman olan Allah'a isyan etmiştir."

    Edip Yüksel

    "Babacığım, sapkına hizmet etme. Sapkın, Rahman'a karşı çıkmıştır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Babacığım, şeytana tapma. Şeytan, Rahman'a karşı çıkmıştır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Babacığım, şeytana tapma; çünkü şeytan esirgeyen Allah'a isyan etti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Babacığım Şeytana tapma, çünki Şeytan rehmana asi oldu

    Erhan Aktaş

    "Ey babacığım! Şeytana kulluk etme. Şeytan Rahman'a isyan eden biridir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Şeytana kulluk etme. Şeytan Rahman'a isyan eden biridir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey babacığım! Şeytana kulluk etme. Şeytan Rahman'a dipnot 1 isyan eden biridir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rahmeti bol olan Allah'a.

    Gültekin Onan

    "Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahmana başkaldırandır."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey babam, şeytana tapma. Çünkü şeytan, hakkıyle esirgeyen (Allah) a çok aasi olmuşdur".

    İbni Kesir

    Babacığım, şeytana tapma. Çünkü şeytan, Rahman'a başkaldırmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Babacığım! Şeytan'a ibadet etme! Çünkü Şeytan Rahman’a asi olmuştur."

    Süleyman Ateş

    "Babacığım, şeytana tapma, çünkü şeytan, Rahman'a isyan etmiştir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey Babacığım! Şeytan'a kulluk etme. Şeytan, Rahman'a baş kaldırmıştır.

    Şaban Britch

    Babacığım, şeytana ibadet etme! Çünkü şeytan Rahman’a asi olmuştu.

    Şaban Piriş

    Babacığım, şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman'a isyan etmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Babacığım, şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman'a isyan etmişti."

  5. Meryem suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 45. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّا

    Diyanet İşleri

    "Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahman tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."

    Mehmet Okuyan

    Ey babacığım! Rahmân'dan sana azap dokunup da şeytanın dostu olmandan korkuyorum."

    Mustafa İslamoğlu

    "Ey babacığım! O rahmet kaynağından gelecek bir azabın sana dokunmasından endişe ediyorum; işte o zaman Şeytan'ın bir dostu da sen olmuş olursun!"

    Muhammed Esed

    Ey babacığım, ben senin başına O sınırsız rahmet Sahibi'nin katından bir azabın çökmesinden korkuyorum; (öyle bir azap ki,) başına geldiği zaman Şeytan'ın dostu ol(duğunu hemen anlar)sın."

    Ahmed Hulusi

    "Ey babacığım. . . Ben, sana Rahman'dan bir azap dokunmasından, böylece (gelecek yaşamda da) şeytanın dostu (bedensellik sınırları içinde kalmış) olmandan korkarım. "

    Ali Bulaç

    "Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun."

    Ali Özek ve heyeti

    "Ey babacığım! Ben, Rahmân'dan gelecek bir azabın sana da dokunmasından korkuyorum. Bu takdirde Cehennem'de de şeytana dost olursun.

    Ali Rıza Safa

    "Ey babacığım! Aslında, Bağışlayandan sana bir ceza gelmesinden, bu yüzden, şeytana dost olmandan korkarım!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey babacığım! Ben senin başına Rahman olan Allah katından bir azabın çökmesinden korkuyorum. O azap başına geldiği zaman, şeytanın dostu olursun."

    Edip Yüksel

    "Babacığım, Rahman tarafından bir cezaya çarpılman ve sapkına dost olmandan korkuyorum."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Babacığım, Rahman tarafından bir cezaya çarpılman ve şeytana dost olmandan korkuyorum.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Babacığım doğrusu ben, sana o Rahman'dan bir azabın dokunup da şeytana dost olmandan korkuyorum."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Babacığım ben cidden korkarım ki sana o rahmandan bir azab dokunur da Şeytana yar olursun.

    Erhan Aktaş

    "Ey babacığım! Ben, Rahman'dan sana bir azap dokunur dipnot 1 da bu durumda şeytan dipnot 2 için bir veli dipnot 3 olursun diye korkuyorum."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ebedi olarak sapkınlıkta kalmayı hak edersin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey babacığım! Ben, Rahman'dan sana bir azap dokunur dipnot 1 da bu durumda şeytan dipnot 2 için bir veli dipnot 3 olursun diye korkuyorum."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ebedi olarak sapkınlıkta kalmayı hak edersin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sözcük anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, hakka, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey babacığım! Ben, Rahman'dan sana bir azap dokunur dipnot 1 da bu durumda şeytan için bir veli dipnot 2 olursun diye korkuyorum."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ebedi olarak sapkınlıkta kalmayı hak edersin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

    Gültekin Onan

    "Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey babam, hakıykaten korkuyorum ki çok esirgeyen (Allahdan sana bir azab gelib çatar da şeytana yar olmuş olursun".

    İbni Kesir

    Babacığım, sana Rahman'ın katından bir azabın gelmesinden korkuyorum. Böylece şeytanın dostu olarak kalırsın.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Babacığım, doğrusu Rahman’ın azabı sana dokunur da şeytanın velisi olursun, diye korkarım.”

    Süleyman Ateş

    "Babacığım, ben sana Rahman'dan bir azabın dokunmasından korkuyorum. O zaman, şeytanın dostu olursun."

    Süleymaniye Vakfı

    Ey Babacığım! Rahman'dan gelecek bir azap sana dokunur da o zaman (cehennemde) dipnot 1 şeytanın velisi / en yakını haline gelirsin diye korkuyorum."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey Babacığım! Rahman'dan gelecek bir azabın seni çarpmasından ve senin şeytanın dostu haline gelmenden korkuyorum."

    Şaban Britch

    Babacığım! Allah tarafından sana azap dokunup da (ateşte) şeytanın yakını olmandan korkuyorum.

    Şaban Piriş

    Babacığım eğer şeytana dost olarak kalırsan Rahman'dan sana bir azabın dokunmasından korkuyorum.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Babacığım, ben sana Rahman'dan bir azap dokunmasından, böylece şeytanın dostu haline gelmenden korkuyorum!"

  6. Meryem suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 46. ayet. قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا

    Diyanet İşleri

    Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Babası) şöyle demişti: "Ey İbrahim! Sen ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Vazgeçmezsen şüphesiz ki seni (taşlayarak) kovarım! Uzun bir süre benden uzak dur!"

    Mustafa İslamoğlu

    (Babası): "Ey İbrahim! Yoksa sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun?" dedi, "Eğer buna bir son vermezsen, yemin olsun ki seni öldüresiye taşa tutarım! Şimdi gözümün önünden kaybol bakayım!"

    Muhammed Esed

    (Babası:) "Ey İbrahim, sen benim tanrılarımdan hoşlanmıyor musun?" dedi, "Eğer bu tutumuna bir son vermezsen, seni mutlaka öldüresiye taşa tutarım! Haydi, şimdi bir süre benden uzak dur!"

    Ahmed Hulusi

    (Babası) dedi ki: "Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm. . . Uzun müddet benden uzak kal!"

    Ali Bulaç

    (Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git."

    Ali Özek ve heyeti

    Babası ise, ona şöyle demişti: "Ey İbrâhim! Benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni muhakkak taşlarım. Benden uzun bir müddet uzaklaş."

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Ey İbrahim! Benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Buna son vermezsen, kesinlikle seni taşlarım; uzun bir süre benden uzak dur!"

    Bayraktar Bayraklı

    Babası, "Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun?" dedi. "Eğer vazgeçmezsen andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!"

    Edip Yüksel

    (Babası:) "Sen benim tanrılarıma yüz mü çeviriyorsun İbrahim? Buna son vermezsen seni taşlarım/kovarım. Benden uzaklaş!" dedi. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Müşrik liderler tarih boyunca saldırgan tutumlarıyla dikkatimizi çeker. Azer İbrahim peygamberi, Firavunun adamları Musa peygamberi, Yahudiler İsa peygamberi, Ebu Lehebler Muhammed peygamberi öldürmek istemişlerdir. Birçok elçinin müşrikler tarafından öldürüldüğü Kuran'da bildirilir. Gerçekler karşısında, hurafe ve yalanlarla ayakta duramayan müşrikler sürekli olarak, barışa ve eleştirel düşünmeye çağıran elçileri öldürmeye çalışmışlardır. * Geçmiş müşriklerin azgın ve saldırgan karakterlerinin günümüz müşriklerinde de aynen ortaya çıkması rastlantı değildir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    (Babası:) 'Sen benim tanrılarıma yüz mü çeviriyorsun İbrahim? Buna son vermezsen seni taşlarım. Benden uzaklaş!,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Babası: "Sen benim ilahlarımdan geçmek mi istiyorsun ey İbrahim? Yemin ederim ki, eğer vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım; beni sen uzun bir süre bırak git!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git

    Erhan Aktaş

    "Ey İbrahim! Sen, benim ilahlarıma değer vermiyor musun? Eğer vazgeçmezsen kesinlikle seni taşlarım. Şimdi uzun bir süre gözüme görünme." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey İbrahim! Sen, benim ilahlarıma değer vermiyor musun? Eğer vazgeçmezsen kesinlikle seni taşlarım. Şimdi uzun bir süre gözüme görünme." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey İbrahim! Sen, benim ilahlarıma değer vermiyor musun? Eğer vazgeçmezsen kesinlikle seni taşlarım. Şimdi uzun bir süre gözüme görünme." dedi.

    Gültekin Onan

    (Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git."

    Hasan Basri Çantay

    (Babası) dedi ki: "Ey İbrahim, sen benim Tanrılarımdan yüz mü çeviricisin? Andolsun ki vaz geçmezsen seni muhakkak taşlarım. Uzun bir müddet benden ayrıl, git".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Sen, benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Ey İbrahim, eğer bundan vazgeçmezsen; andolsun ki seni taşlarım, uzun bir müddet benden ayrıl, git.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ey İbrahim! Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette taşlarım. Uzun bir müddet benden uzak dur." dedi.

    Süleyman Ateş

    (Babası): "Ey İbrahim, dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (onlara dil uzatmaktan) vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım. Uzun süre benden ayrıl, git!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Babası dedi ki "İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çevirdin? Eğer vazgeçmezsen seni taşlayarak öldürürüm. Uzunca bir süre gözüme görünme!"

    Şaban Britch

    Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun Ey İbrahim? Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette taşlarım. Uzun bir müddet benden uzak dur, dedi.

    Şaban Piriş

    Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun Ey İbrahim?! Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette kovarım, benden uzun bir müddet ayrıl dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Babası dedi: "Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun ey İbrahim! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi seni taşlarım. Uzun bir süre uzak kal benden!"

  7. Meryem suresi, 47. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 47. ayet. قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا

    Diyanet İşleri

    İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."

    Mehmet Okuyan

    (İbrahim) şöyle demişti: "Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. dipnot 1 Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetler Tevbe 9:113-114, Şu‘arâ 26:86-87 ve Mümtehine 60:4. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Hz. İbrahim babası sağken onun tevbe etmesi için dua etmişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (İbrahim): "Sen sağlıcakla kal!" dedi, "Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım; çünkü O, bana karşı oldukça lütufkardır!

    Muhammed Esed

    (İbrahim:) "Sana selam olsun!" diye cevap verdi, "Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkar olmuştur.

    Ahmed Hulusi

    (İbrahim) dedi ki: "Selam üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır" dedi.

    Ali Bulaç

    (İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.

    Ali Özek ve heyeti

    İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.

    Ali Rıza Safa

    "Sana selam olsun!" dedi; "Senin için, Efendimden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz, O, bana İyilik Yapandır!"

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim, "Selam sana" dedi. "Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."

    Edip Yüksel

    "Sana selam (barış) olsun" dedi, "Senin bağışlanman için Efendim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sana selam (barış) olsun,' dedi, 'Senin bağışlanman için Rabbim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İbrahim: "Selam sana, senin için Rabbimden af dileyeceğim; çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: selam sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkardır

    Erhan Aktaş

    "Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır. dipnot 1 "

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut edicidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır." dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut edicidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sana selam olsun. Seni af etmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır." dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut edicidir.

    Gültekin Onan

    (İbrahim:) "Selam üzerine olsun, senin için rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır" dedi.

    Hasan Basri Çantay

    (İbrahim şöyle) dedi: "Üstüne selamet. Senin için Rabbime istiğfar edeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır".

    İbni Kesir

    İbrahim dedi ki: Selam olsun sana, senin için Rabbımdan mağfiret dileyeceğim. Zira O, bana karşı çok lütufkardır.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."

    Süleyman Ateş

    (İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İbrahim dedi ki "Esenlik ve güvenlik içinde ol; Rabbimden seni bağışlamasını dileyeceğim. O, bana iyi davranır.

    Şaban Britch

    İbrahim: Selam olsun sana! dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip, lutfeder.

    Şaban Piriş

    İbrahim: - Selam olsun sana dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o buna çok lütufkardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."

  8. Meryem suresi, 48. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 48. ayet. وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا

    Diyanet İşleri

    "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

    Mehmet Okuyan

    Sizden de Allah'ın dışında yalvardığınız şeylerden de uzaklaşıyorum ve Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime duada mahrum olmam."

    Mustafa İslamoğlu

    Artık hem sizden, hem de sizin Allah'ı bırakıp da yalvarıp yakardıklarınızdan uzaklaşacağım; ve (sizin için) Rabbime yalvarmayı sürdüreceğim; umarım, Rabbime duamdan dolayı mahrum olmam.

    Muhammed Esed

    Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım: Böylece umulur ki, yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır."

    Ahmed Hulusi

    "Sizden de, sizin Allah dunundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım. "

    Ali Bulaç

    "Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."

    Ali Özek ve heyeti

    Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.

    Ali Rıza Safa

    "Hem sizden hem de Allah'tan başka bir de ayrıca yakarışlarda bulunduklarınızdan ayrılıyorum ve Efendime yakarışlarda bulunuyorum. Efendime yakarışlarda bulunarak, mutsuz olmayacağımı umut ediyorum!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmemle bedbaht olmam."

    Edip Yüksel

    "Sizden ve ALLAH dışında yalvardıklarınızdan ayrılıyorum. Ben Efendime yalvarıyorum. Umarım ki Efendime yalvarmakla bahtsız olmam."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sizden ve ALLAH dışında yalvardıklarınızdan ayrılıyorum. Ben Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizi Allah'tan başka taptıklarınızla başbaşa bırakıp çekilirim ve Rabbime dua ederim; umarım, Rabbime yaptığım dua sayesinde mutsuz olmam." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma dua ederim, umulur ki rabbıma dua ile bedbaht olmam

    Erhan Aktaş

    "Sizden ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden uzak durup, yalnızca Rabb'ime dua edeceğim. Umulur ki, Rabb'ime ettiğim dualar sayesinde mahrum olmam."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizden ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden uzak durup, yalnızca Rabb'ime dua edeceğim. Umulur ki, Rabb'ime ettiğim dualar sayesinde mahrum olmam."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sizden ve Allah'tan başka kulluk ettiğiniz şeylerden uzak durup, yalnızca Rabb'ime dua edeceğim. Umulur ki, Rabb'ime ettiğim dualar sayesinde mahrum olmam."

    Gültekin Onan

    "Sizden ve Tanrı'dan başka taptıklarınızdan kopup ayrılıyorum ve rabbime dua ediyorum. Umulur ki, rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım."

    Hasan Basri Çantay

    "Sizi ve Allahdan başka tapdıklarınızı bırakıb çekiliyorum. Rabbime düa ediyorum. Umulur ki Rabbime düa sayesinde (sizin gibi) bedbaht olmam".

    İbni Kesir

    Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı bırakıp çekilirim, Rabbıma yalvarırım. Rabbıma yalvarışımdan ötürü mahrum kalmayacağımı umarım.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ben sizi de, sizin Allah’tan başka taptıklarınızı da terk ediyorum. Yalnız Rabbime dua ediyorum. Rabbime dua etmekle bedbaht olmayacağımı ümit ederim.''

    Süleyman Ateş

    "Sizden de, Allah'tan başka yalvardıklarınızdan da ayrılıyor ve yalnız Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam (istediklerimden mahrum bırakılmam)."

    Süleymaniye Vakfı

    Ben sizden de Allah ile aranıza koyup yalvardıklarınızdan da uzaklaşıyorum. dipnot 1 Ben Rabbime dua ediyorum. Rabbime yaptığım dualar sayesinde mutsuz olmayacağımı ümit ediyorum."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Enbiya 21/71, Ankebut 29/26, Saffat 37/99, Zuhruf 43/27. Kur'an'da bahsedilen bu hicret, Tevrat'ın Yaratılış 12:1 pasajına göre Allah'ın "Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git"emriyle başlar. Yaratılış 12:2'deki İbrahim'in (as) büyük bir ulus yapılacağı müjdesi de orada çocuklarının olacağını gösterir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizden de Allah ile aranıza koyup yalvardıklarınızdan da uzaklaşıyorum. Ben Rabbime yalvarırım, Rabbime yaptığım dua sayesinde yoksun kalmayacağımı umuyorum."

    Şaban Britch

    Sizden ve sizin Allah’tan başka dua ettiklerinizden uzaklaşıyorum. Ben, Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki Rabbine dua etmekle bedbaht olmam.

    Şaban Piriş

    Sizden ve sizin Allah'tan başka dua ettiklerinizden uzaklaşıyorum. Ben, Rabbim'e yalvarıyorum. Umulur ki Rabbine dua etmekle bedbaht olmam.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sizden de Allah dışındaki yakardıklarınızdan da ayrılıyorum; Rabbime dua edeceğim. Umarım, Rabbime yakarışımla bahtsızlığa düşmem."

  9. Meryem suresi, 49. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 49. ayet. فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    Diyanet İşleri

    İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda (İbrahim) onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşınca ona İshak'ı ve (bir süre sonra da torunu) Yakup'u bağışlamıştık; her birini de peygamber yapmıştık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:83; Hûd 11:71; Enbiyâ 21:72.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda onlardan ve onların Allah'ı bırakıp da taptıklarından uzaklaşınca, Biz ona İshak ve Yakub'u armağan ettik ve onların her birine de peygamberlik verdik;

    Muhammed Esed

    Ve böylece, onlardan ve onların Allah'ı bırakıp tapındıkları şeylerden uzaklaşınca, o'na İshak'ı ve Yakub'u bahşettik ve bunların her ikisini de nebi yaptık;

    Ahmed Hulusi

    (İbrahim) onlardan ve onların Allah dunundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik. . . Hepsini Nebi oluşturduk!

    Ali Bulaç

    Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.

    Ali Özek ve heyeti

    Nihayet İbrahim onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir tarafa çekildiği zaman biz ona İshak ve Yâ’kub’u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

    Ali Rıza Safa

    Onlardan ve Allah'tan başka bir de ayrıca hizmet ettiklerinden ayrıldığı zaman, İshak'ı ve Yakup'u, Ona armağan ettik. Ve her birini peygamber yaptık.

    Bayraktar Bayraklı

    Nihayet İbrahim, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir tarafa çekildiğinde, biz ona İshak ve Ya'kub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.

    Edip Yüksel

    Onları ve ALLAH dışında hizmet ettiklerini terkedince ona İshak'ı ve Yakub'u verdik. Hepsini peygamber yaptık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları ve ALLAH dışında taptıklarını terkedince ona İshak'ı ve Yakub'u verdik. Hepsini peygamber yaptık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İbrahim, onları ve Allah'tan başka taptıklarını bırakıp çekildiğinde, Biz de ona İshak'ı ve Ya'kub'u ihsan ettik ve her birini bir peygamber yaptık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vaktaki onları ve Allahtan başka taptıklarını bırakıp çekildi, biz de ona İshakı ve Ya'kubu bahşeyledik ve her birini birer Peygamber yaptık

    Erhan Aktaş

    Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Ya'kub'u bağışladık. Hepsini Nebi yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan ve onların Allah'ın yanı sıra kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Yakub'u bağışladık. Hepsini nebi yaptık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan ve onların Allah'tan başka kulluk ettiklerinden ayrılınca, Biz, ona İshak'ı ve torunu Yakup'u bağışladık. Hepsini nebi yaptık.

    Gültekin Onan

    Böylelikle, onlardan ve Tanrı'dan başka taptıklarından kopup ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.

    Hasan Basri Çantay

    İşte (İbrahim) onları ve Allahdan başka tapdıklarını bırakıb çekilince biz ona İshaakı ve Ya'kubu ihsan etdik ve her birini peygamber yapdık.

    İbni Kesir

    Onları ve Allah'tan başka taptıklarını bırakıp çekilince; ona İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Ve her birini peygamber yaptık.

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

    Süleyman Ateş

    İşte onlardan ve onların Allah'tan başka taptıklarından ayrılınca biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Ya'kub'u armağan ettik ve hepsini de peygamber yaptık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan ve Allah' ile aralarına koyup yalvardıklarından uzaklaşınca ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladık. Onların her ikisini de nebi yaptık.

    Şaban Britch

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

    Şaban Piriş

    Onlardan ve Allah'tan başka kulluk ettikleri şeylerden uzaklaşınca, O'na İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İbrahim, onlardan ve Allah dışında kulluk ettiklerinden uzaklaşınca, ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladık ve hepsini peygamber yaptık.

  10. Meryem suresi, 50. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 50. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

    Diyanet İşleri

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

    Mehmet Okuyan

    Onlara rahmetimizden lütufta bulunmuş ve kendilerine yüksek bir doğruluk dili vermiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin son cümlesi "Kendilerine sadakatin yüksek dilini (ününü), üstün bir anlatım gücü nasip etmiştik" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Mustafa İslamoğlu

    dahası onlara rahmetimizi bahşettik; nihayet onları doğruluğun ve hakikatin yüce dili yaptık.

    Muhammed Esed

    ve o'nları rahmetimizle ödüllendirdik. Ve o'nlara doğru olanı (başkalarına) ulaştırmaları için üstün bir anlatım gücü bahşettik.

    Ahmed Hulusi

    Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk.

    Ali Bulaç

    Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk ve onlar için üstün güzel övgüler kıldık.

    Ali Rıza Safa

    Onlara, rahmetimizden de armağan ettik ve Onlar için çok yüce bir doğruluk dili oluşturduk.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk, kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.

    Edip Yüksel

    Onlara rahmetimizden verdik. Onlara, doğru ve onurlu bir dil bağışladık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara rahmetimizden verdik. Onlara, doğru ve onurlu bir dil bağışladık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz, bunlara rahmetimizden lütuflar, ihsanlar ettik ve hepsine dillerde yüksek bir doğruluk şanı verdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerde yüksek bir yad-ı sıdk verdik

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve rahmetimizden onlara lutfettik dipnot 1 . Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut ettik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve rahmetimizden onlara lutfettik dipnot 1 . Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşnut ettik.

    Gültekin Onan

    Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

    Hasan Basri Çantay

    Bunlara rahmetimizden (peygamberlik, mal ve evlad) lutfetdik. Onlar için çok yüce sadakat dili de verdik.

    İbni Kesir

    Bunlara rahmetimizden lutfettik. Onlar için yüce bir doğruluk dili verdik

    Mehmet Alagaş

    (41-50) Kitapta İbrahimi hatırla sözüne bağlı / Sıddık bir bildirici idi / nebi idi. Babasına dedi ki ey babacığım işitmeyene , görmeyene, sana bir faydası olmayana niçin kulluk edersin / taparsın. Ey babacığım sana verilmeyen ilim bana verildi, bana uy / tâbi ol ki seni düzgün yola yönlendireyim. Ey babacığın şeytana ibadet etme, muhakkak ki şeytan Rabbine asi oldu. Ey babacığım sana Rahmanın azabının dokunmasından ve de şeytanla dost olmandan korkuyorum. Babası dedi ki; ey İbrahim, s en ilahlarımla mı ilgileniyorsun ? Eğer vazgeçmezsen seni taşlarım , benden uzunca bir süre uzaklaş. İbrahim dedi ki; selam senin üzerine olsun, Rabbime senin için sığınacağım kesinlikle O beni bana karşılık verendir. Sizden de Allah’ın dışında dua ettiklerinizden de çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum, umarım Rabbim duama karşı çıkmaz. Onlardan ve Allah’tan başka taptıklarından çekilince, biz de ona İshak ve Yakub’u hibe ettik. Hepsini de Bildirici / Nebi yaptık. Onlara da rahmetinizden hibe ettik ve de onlar için yüce bir bağlılık dili / sadakat dili / lisanı yaptık.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).

    Süleyman Ateş

    Onlara rahmetimizden (mal ve çocuk) lutfettik ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların, doğruluklarıyla ve yücelikleriyle dilden dile aktarılan kişiler olmasını sağladık.

    Şaban Britch

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk ve Onlara dillerde yüksek ve sadakat (bir nam) bıraktık.

    Şaban Piriş

    Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk ve onlara üstün bir doğruluk dili verdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara, rahmetimizden nimetler bağışladık. Ve kendileri için yüksek bir doğruluk dili oluşturduk.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.