Meryem suresi · 51–58. ayetler

Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Meryem suresi, 51. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 51. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta, Musa'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resul, bir nebi idi.

    Mehmet Okuyan

    Kitapta Musa'yı da hatırla! Şüphesiz ki o samimi dipnot 1 biriydi ve peygamber olan elçiydi. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [muhlas] kelimesi Yûsuf 12:24'te de olduğu gibi "samimi, seçkin, seçilmiş" anlamında peygamberlerin sıfatıdır. Bu kelime, şeytanın pes dediği, kendilerine karşı mağlubiyeti peşinen kabul ettiği ihlâslı has kullardır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetin son cümlesi "Şüphesiz ki o elçiydi, peygamberdi" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu kitapta Musa'yı da gündeme taşı! Gerçekten o da müstesna ve seçkin biriydi; o da vahiy yoluyla haber alan elçilerdendi.

    Muhammed Esed

    Ve bu kitapta Musa'yı da an. Doğrusu, o da seçilmiş biriydi. (Allah'ın) haberci elçilerindendi.

    Ahmed Hulusi

    Gelen BİLGİ içinde Musa'yı da hatırlat (zikret). . . Muhakkak ki O muhlas (Allah'a kulluğunun farkındalığında olan, seçilmiş) idi; Rasuldü, Nebiydi.

    Ali Bulaç

    Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Kitap'ta Musa'yı da an. Gerçekten o ihlâs sahibi idi ve hem rasûl, hem de nebî idi.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'ta, Musa'yı da an. Kuşkusuz, O, içtenlikle özgüleyen ve peygamber olan bir elçiydi.

    Bayraktar Bayraklı

    Kitapta Musa'yı da an! Gerçekten o ihlas sahibi idi ve hem rasul hem de nebi idi.

    Edip Yüksel

    Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitapta Musa'yı an. O kendini tümüyle adayan biriydi. Peygamber olan bir elçiydi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitapta Musa'yı da an, çünkü O, ihlaslı idi ve bir elçi, bir peygamber idi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda Musayı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi

    Erhan Aktaş

    Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir Resul, bir Nebi'ydi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap'ta Musa'yı da an. O, muhles dipnot 1 bir rasul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan.

    Gültekin Onan

    Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

    Hasan Basri Çantay

    Kitabda Musayi da an. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş (bir zat) di. Resul bir peygamberdi.

    İbni Kesir

    Kitab'da Musa'yı da an. Muhakkak ki o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş bir peygamberdi.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kitapta Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o, ihlâsa erdirilmiş bir rasul ve bir peygamberdi.

    Süleyman Ateş

    Kitapta Musa'yı da an, çünkü o, içi temiz (bir insan)dı ve elçi bir peygamberdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu kitapta Musa'yı da anlat. O, samimiyeti onaylanmış biriydi dipnot 1 ve nebi olan resuldü. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Samimiyeti onaylanmış anlamı verdiğimiz 'muhlas' kelimesinin mastarı ihlastır. İhlas sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmayıp kulluğu sadece ona yapan, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır. Bu vasfa sahip olana "muhlis", bu vasfı Allah tarafından onaylanmış olana da "muhlas" denir. İblis, bu özelliğe sahip olanları yoldan çıkaramaz. (Hicr 15/40, Sad 38/83).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nebi, kendisine kitap ve hikmet verilen kişidir (Al-i İmran 3/81-82, En'am 6/83-90). Resul (رسول), "gönderilen"dir. "Birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü tebliğ için gönderilen elçi" anlamına da gelir (Müfredat). Nebi, Allah'ın ayetlerini tebliğ ile görevli olduğu için her nebi aynı zamanda resuldür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitap'ta Musa'yı da anlat. O, yürekten bağlıydı; nebi olan elçi idi.

    Şaban Britch

    Kitapta Musa’yı da an. O , ihlas sahibi/seçkin biridir ve bir Rasûl bir peygamber idi

    Şaban Piriş

    -Kitapta Musa'yı da an. O, ihlas sahibi idi. Ve peygamber olarak gönderilmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ta Musa'yı da an. Çünkü o, içtenlik ve dürüstlüğe erdirilmişti ve o bir resul, bir peygamberdi.

  2. Meryem suresi, 52. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا

    Diyanet İşleri

    Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

    Mehmet Okuyan

    Ona (Musa'ya) Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve özel bilgiler vermek için onu yaklaştırmıştık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Kasas 28:30.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.

    Muhammed Esed

    Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;

    Ahmed Hulusi

    Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.

    Ali Bulaç

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

    Ali Özek ve heyeti

    Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

    Ali Rıza Safa

    Dağın sağ tarafından, Ona seslendik. Ve konuşmak için, Onu yaklaştırdık.

    Bayraktar Bayraklı

    Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.

    Edip Yüksel

    Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

    Erhan Aktaş

    Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

    Gültekin Onan

    Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onu "Tuur" un sağ yanından nida etdik. Onu çok münacat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.

    İbni Kesir

    Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

    Süleyman Ateş

    Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık.

    Şaban Britch

    O’na (sağ tarafından) Tur’un yanından seslenmiştik. Onu (kendisiyle) fısıldaşarak konuşmak için yakınlaştırdık.

    Şaban Piriş

    O'na Tur'un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.

  3. Meryem suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 53. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا

    Diyanet İşleri

    Rahmetimiz sonucu kardeşi Harun'u bir nebi olarak kendisine bahşettik.

    Mustafa İslamoğlu

    ve ona rahmetimizin bir nişanesi olsun için, kardeşi Harun'u peygamber kılarak (yardımcı) yapmıştık.

    Muhammed Esed

    ve o'na bahşettiğimiz rahmetin bir devamı olarak, kardeşi Harun'u da (o'nunla beraber) haberci kılmıştık.

    Ahmed Hulusi

    Rahmetimizden, Ona kardeşi Harun'u Nebi olarak hibe ettik.

    Ali Bulaç

    Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.

    Ali Özek ve heyeti

    Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.

    Ali Rıza Safa

    Kardeşi Harun'u da peygamber olarak, rahmetimizden, Ona armağan ettik.

    Bayraktar Bayraklı

    Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak bahşettik.

    Edip Yüksel

    Katımızdan bir rahmet olarak kardeşi Harun'u kendisine peygamber olarak armağan ettik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Katımızdan bir rahmet olarak kardeşi Harun'u kendisine peygamber olarak armağan ettik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak ona lutfettik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve rahmetimizden ona biraderi Harunu da bir Peygamber olarak ihsan eyledik

    Erhan Aktaş

    Ona rahmetimizden bir Nebi olarak kardeşi Harun'u armağan ettik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona rahmetimizden bir nebi olarak kardeşi Harun'u armağan ettik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona rahmetimizden bir nebi olarak kardeşi Harun'u armağan ettik.

    Gültekin Onan

    Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.

    Hasan Basri Çantay

    Onu, rahmetimiz cümlesinden, biraderi Harunu da bir peygamber olarak ihsan etdik.

    İbni Kesir

    Ve rahmetimizden ötürü ona; kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak bağışladık.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O’na rahmetimizden kardeşi Hârûn’u peygamber olarak bağışlamıştık.

    Süleyman Ateş

    Ona, acıdığımızdan dolayı kardeşi Harun'u da peygamber olarak armağan ettik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ona ikramda bulunarak, kardeşi Harun'u da nebi olarak armağan etmiştik.

    Şaban Britch

    O’na rahmetimizden kardeşi Harun’u peygamber olarak bağışlamıştık.

    Şaban Piriş

    O'na rahmetimizin (bir eseri olarak) Kardeşi Harun'u Peygamber olarak bağışlamıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rahmetimizden ona kardeşi Harun'u bir peygamber olarak armağan ettik.

  4. Meryem suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.

    Mehmet Okuyan

    Kitapta İsmail'i de hatırla! Şüphesiz ki o hem sözünün eriydi hem de peygamber olan elçiydi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu kitapta İsmail'i de gündeme taşı! Şu bir gerçek ki, o da sözü özü doğru biriydi; ve bir haberci, bir peygamberdi.

    Muhammed Esed

    Ve bu kitapta İsmail'i de an. Doğrusu, o da her zaman sözünde duran biriydi; bir elçi, bir nebiydi.

    Ahmed Hulusi

    Gelen BİLGİ içinde İsmail'i de hatırla (zikret). . . Muhakkak ki O sadık-ul va'd (Allah'a kulluğundan gafil olmayacağı vaadine sadık) ve Rasul idi, Nebi idi.

    Ali Bulaç

    Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Kitap'ta İsmail'i de an. Gerçekten o, sözüne sâdıktı, rasûl ve nebî idi.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'ta, İsmail'i de an. Kuşkusuz, O, verdiği sözde duran ve peygamber olan bir elçiydi.

    Bayraktar Bayraklı

    Kitapta İsmail'i de an!. Gerçekten o, sözüne sadıktı. Rasul ve nebi idi.

    Edip Yüksel

    Kitapta İsmail'i an. O sözünde duran biriydi. Aynı zamanda peygamber olan bir elçiydi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitapta İsmail'i an. O sözünde duran biriydi. Aynı zamanda peygamber olan bir elçiydi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitapta İsmail'i de an; çünkü o cidden va'dinde sadık bir kimse idi, bir Resul, bir peygamber idi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi

    Erhan Aktaş

    Kitap'ta İsmail'i de an. O, sözüne sadık dipnot 1 bir Resul, bir Nebi'ydi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyen, özü sözü doğru olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İsmail'i de an. O, sözüne sadık dipnot 1 bir resul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyen, özü sözü doğru olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap'ta İsmail'i de an. O, sadık dipnot 1 bir rasul, bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her zaman doğruyu söyleyen, özü sözü doğru olan.

    Gültekin Onan

    Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, vaadinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

    Hasan Basri Çantay

    Kitabda İsmaili de yadet. Çünkü o, va'dinde saadıkdı, resul bir peygamberdi.

    İbni Kesir

    Kitab'da İsmail'i de an. Muhakkak ki o, vaadine sadık idi ve katımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve rasûl bir peygamber idi .

    Süleyman Ateş

    Kitapta İsma'il'i de an. Çünkü o sözünde duran, elçi bir peygamberdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu kitapta İsmail'i de anlat. dipnot 1 O, sözünü tutan biriydi; dipnot 2 nebi olan resuldü. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      İsmail aleyhisselamın tuttuğu sözlerden Kur'an'da geçeni, babası İbrahim aleyhisselama verdiği sözdür (Saffat 37/100-109). Buradan, İbrahim aleyhisselamın kurban etmekle emrolunduğu oğlunun İsmail aleyhisselam olduğu anlaşılmaktadır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Mezheplerin İslam inancıyla ilgili kitaplarında, nebi ve resul kavramlarıyla ilgili pek çok farklı bilgi yer alır. Kur'an'a göre ise bütün nebilere kitap verilmiştir (Bakara 2/136, 213; Al-i İmran 3/84). Nebilerin, aldıkları vahyi tebliğ etme zorunluluğu olduğundan dolayı her nebi aynı zamanda resuldür (Ankebut 29/18). Bu ayette de İsmail aleyhisselam için "nebi olan resuldu" denmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitap'ta İsmail'i de anlat. O, sözünü tutmuştu dipnot 1 ; nebi olan elçiydi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Babasına verdiği o sözü(el va'di) tutmuştu. Bu ayet, kurban olanın İshak değil, İsmail olduğunu gösterir.

    Şaban Britch

    Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve bir rasûl bir peygamber idi

    Şaban Piriş

    -Kitapta İsmail'i de an. O, sözüne sadıktı. Peygamber olarak gönderilmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ta İsmail'i de an. Çünkü o, vaadinde sadıktı; bir resuldü, bir peygamberdi.

  5. Meryem suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

    Diyanet İşleri

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

    Mehmet Okuyan

    Ayrıca o, ailesine (halkına) salâtı (namazı) ve zekâtı emrederdi. dipnot 1 Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet namaz, zekât vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve yakınlarına Allah davasına destek vermeyi ve arınmak için ödenmesi gereken bedeli ödemeyi emrederdi; ve o da Rabbi katında hatırı sayılan biriydi.

    Muhammed Esed

    Ve halkına salatı ve zekatı emrederdi; ve o da Rabbinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

    Ahmed Hulusi

    Ailesine salatı yaşamayı ve safiyeti emrederdi. Rabbinin indinde mardiye (şuurunda - tecelli-i sıfat) idi.

    Ali Bulaç

    Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

    Ali Özek ve heyeti

    Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbi nezdinde de hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.

    Ali Rıza Safa

    Ailesine, namazı ve zekatı öğütlerdi. Efendisinin katında hoşnutluk kazanmıştı.

    Bayraktar Bayraklı

    Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.

    Edip Yüksel

    Ailesine salatı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Efendisi tarafından beğenilmişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ailesine namazı gözetmeyi ve zekatı vermeyi emrederdi. Rabbi tarafından beğenilmişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ailesine namaz ve zekat emrederdi ve Rabbi katında hoşnutluğa ermişti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu dipnot 1 . Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Salat, ibadete layık yegane ilahın Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmak, dayanışmak, ilgi duymak, duyarlı olmak, izleyici kalmamak, yanında yer almak, salatı (namaz) kılmak, dua etmek demektir. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Salatın ayrıca din ve havra anlamı da bulunmaktadır. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir; sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir. Namaz, Farsça bir sözcüktür ve bu sözcük Kur'an'da geçmez. Zekat, arınmak, arındırmak, arınmak temektir. Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi demektir. (Bkz. 19:13; 18:81; 23:4) "Zekat vermek" terkibinin anlamı, malı yardımda bulunmak değildir. Bir terkip olarak, arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle Allah'ın emirlerine tabi olmak, demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve o kendisi ile birlikte olanlara salatı ve zekatı buyuruyordu. dipnot 1 Ve o Rabb'inin yanında kendisinden hoşnut olunmuşlardandı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmeyi; ibadete layık yeğane ilahın Allah olduğuna inanmayı; benliğini arındırmayı, ruhen, kalben, manen temizlenmeyi, arı duru hale gelmeyi buyuruyordu.

    Gültekin Onan

    Ehline, namazı ve zekatı buyuruyordu ve o, rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

    Hasan Basri Çantay

    Kavmine namaz (kılmayı), zekat (vermeyi) emr ederdi. Rabbi nezdinde rızaya ermişdi o.

    İbni Kesir

    Kavmine namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbının katında hoşnudluğu ermişti.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

    Süleyman Ateş

    Halkına namaz kılmayı, zekat vermeyi emrederdi. Rabbi yanında beğenilmişti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ailesine namazı ve zekatı emreder ve Rabbinin katında beğenilirdi.

    Şaban Britch

    Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.

    Şaban Piriş

    Ailesine namazı ve zekatı emrederdi. Rabbinin yanında kendisinden hoşnut olunan birisiydi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ailesine namazı, zekatı emrederdi. Rabbi katında hoşnutluk kazanmış bir kişiydi.

  6. Meryem suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 56. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    Diyanet İşleri

    Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.

    Mehmet Okuyan

    Kitapta İdris'i de hatırla! Şüphesiz ki o, çok doğrulayıcı (biriydi) ve peygamberdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu kitapta İdris'i de gündeme taşı! Elbet o da doğruluk ve dürüstlük abidesiydi, (yani) bir peygamberdi.

    Muhammed Esed

    Ve bu kitapta İdris'i de an. O da özü sözü doğru olan biriydi; bir nebiydi.

    Ahmed Hulusi

    Gelen BİLGİ içinde İdris'i de hatırlat (zikret). . . Hakikaten O Sıddık idi, Nebi idi.

    Ali Bulaç

    Kitap'ta İdris'i de zikret. Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Kitapta İdris’i de an. Hakikaten o, pek doğru bir insan, bir peygamberdi.

    Ali Rıza Safa

    Kitap'ta, İdris'i de an. Kuşkusuz, O, doğruyu söyleyen bir peygamberdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Kitapta İdris'i de an.!Gerçekten o, pek doğru bir insan, bir peygamberdi.

    Edip Yüksel

    Kitapta İdris'i an. O peygamber olan bir doğrucu idi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kitapta İdris'i an. O peygamber olan bir doğrucu idi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kitapta İdris'i de an; çünkü o, dosdoğru biri, bir peygamber idi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İdrisi de an, çünkü o bir sıddık, bir Peygamber idi

    Erhan Aktaş

    Kitap'ta İdris'i de an. O, çok sadık bir Nebi'ydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kitap'ta İdris'i de an. O, çok sadık bir nebiydi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kitap'ta İdris'i de an. O, çok sadık bir nebiydi.

    Gültekin Onan

    Kitap'ta İdris'i de zikret. Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi.

    Hasan Basri Çantay

    Kitabda İdrisi de an. Çünkü o çok saadık bir peygamberdi.

    İbni Kesir

    Kitab'da İdris'i de an. Muhakkak ki o, dosdoğru bir peygamberdi.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kitapta İdris'i de an. Gerçekten o çok doğru sözlü bir peygamberdi.

    Süleyman Ateş

    Kitapta İdris'i de an: Çünkü o, çok doğru bir peygamberdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu kitapta İdris'i de anlat. O, özü sözü doğru biri ve bir nebi idi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitap'ta İdris'i de anlat. O da özü sözü doğru olan bir nebi idi.

    Şaban Britch

    Kitapta İdris'i de an. O, çok dürüst bir peygamberdi.

    Şaban Piriş

    -Kitapta İdris'i de an. O, çok dürüst bir peygamberdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ta İdris'i de an. Çünkü o, özü sözü tam uyuşan bir kişiydi, bir peygamberdi.

  7. Meryem suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 57. ayet. وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

    Diyanet İşleri

    Onu yüce bir makama yükselttik.

    Mehmet Okuyan

    Kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.

    Muhammed Esed

    Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.

    Ahmed Hulusi

    Biz Onu yücelik makamına yükselttik!

    Ali Bulaç

    Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, onu üstün bir makama yükseltmiştik.

    Ali Rıza Safa

    Onu, çok yüce bir yere yükselttik.

    Bayraktar Bayraklı

    Onu yüce bir makama yüceltmiştik.

    Edip Yüksel

    Onu yüce bir makama yükselttik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu yüce bir makama yükselttik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve biz onu yüksek bir mekana ref'ettik

    Erhan Aktaş

    Onu yüce bir mekana yükselttik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onu yüce bir mekana yükselttik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu yüce bir mekana yükselttik.

    Gültekin Onan

    Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.

    İbni Kesir

    Onu yüce bir yere yükselttik.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz onu yüce bir makama yükselttik.

    Süleyman Ateş

    Onu yüce bir yere yükseltmiştik.

    Süleymaniye Vakfı

    Onu yüce bir mekana yükseltmiştik dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İdris'in (a.s.) kim olduğu konusunda çok çeşitli iddialar vardır. Bunlardan en makul olanı Tevrat'ta anlatılan Enok'tur. Enok, Nuh'un a.s büyük dedesidir. Tevrat'ta Enok'tan bahseden bölüm şöyledir: "Enok 65 yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu. Metuşelah'ın doğumundan sonra Enok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü. Başka oğulları, kızları oldu. Enok toplam 365 yıl yaşadı. Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı." Yaratılış 5:21-24. Yeni Ahit'te Enok hakkında söylenenler de Tevrat'ı destekler niteliktedir: "Kimse onu bulamadı, çünkü Tanrı onu yukarı almıştı. Yukarı alınmadan önce Tanrı'yı hoşnut eden biri olduğuna tanıklık edildi. İman olmadan Tanrı'yı hoşnut etmek olanaksızdır." İbraniler 11:5. Enok'un göklere olan yolculuğu aynı zamanda onun kimsenin sahip olmadığı bilgeliklere ulaştığının da bir göstergesi olarak yorumlanmıştır. Hem Kur'an, hem Eski Ahit, hem de Yeni Ahit'te Enok'un göksel yolculuğunun ön plana çıkıyor oluşu dikkat çekicidir. Enok ismi İbranice "Hanak" kökünden gelir, manası "eğitim vermek, eğitmek" şeklindedir. Kur'an'daki İdris kelimesinin de "de-ra-se" (ders vermek, eğitmek) kökünden geldiği dikkate alınırsa, mana bakımından birbirlerine yakın oldukları düşünülebilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu yüce bir yere yükseltmiştik.

    Şaban Britch

    Biz onu üstün bir makama yükseltmiştik.

    Şaban Piriş

    Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onu yüce bir mekana yükselttik.

  8. Meryem suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Meryem suresi, 58. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا secde ayeti

    Diyanet İşleri

    İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Mehmet Okuyan

    İşte bunlar, Allah'ın Âdem'in soyundan kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in (Yakup'un) soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız peygamberlerden bir bölümüdür. Onlara Rahmân'ın ayetleri tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman ağlayarak secde ederlerdi. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte bütün bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden (sadece) bir kısmı; (yani) Adem'in neslinden, Nuh'la birlikte taşıdıklarımızın neslinden ve İbrahim ve İsrail'in neslinden olup, doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerden bazılarıdır: ne zaman O rahmet kaynağının ayetleri kendilerine okunsa (hepsi de) gözyaşları içinde yere kapanarak (teslimiyetlerini sunmuşlardır).

    Muhammed Esed

    İşte bunlar Allah'ın kutlu, onurlandırıcı bağışlarda bulunduğu nebilerden bazıları Adem'in soyundan, Nuh'la birlikte (o gemide) taşıdığımız kimselerin soyundan, İbrahim ve İsrail'in soyundan gelen ve (hepsi de) doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerden bazıları: Ne zaman kendilerine O sınırsız rahmet Sahibi'nin mesajları okunsa ağlayarak (O'nun huzurunda) yere kapanan kimseler.

    Ahmed Hulusi

    İşte bunlar, Allah'ın kendilerine in'amda bulunduğu Nebilerden, Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in (Yakup) zürriyetinden hakikate erdirdiğimiz ve (ezelden) seçtiğimiz kimselerdir. Onlara Rahman'ın varlığının delilleri okunduğu zaman (yakini müşahede ile) secde ederler ve ağlarlar. (58. ayet secde ayetidir. )

    Ali Bulaç

    İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail (Ya'kub) 'in soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselendendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Ali Rıza Safa

    İşte Onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler arasındadır. Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'i. dipnot 242 soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendir. Bağışlayanın ayetleri Onlara okunduğunda, sessizce ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 242
      Bu ayetten başka, 3:93 ayetinde de İsrail ismiyle bildirilen Yakup peygamberdir. Yakup peygamberin soyunun devamı olan toplum, Kur'an'da İsrailoğulları olarak anılır. Yakup peygambere Allah tarafından İsrail isminin verilmesi, Tevrat, Yaratılış 35:9-15 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Tanrı, Yakup'a tekrar görünerek onu kutsadı ve ‘Artık, ismin, İsrail olacak.' dedi."

    Bayraktar Bayraklı

    İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in/Yakup'un soyundan doğruya ulaştırdığımız ve peygamber olarak seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Edip Yüksel

    İşte bunlar, ALLAH'ın nimetlendirdiği peygamberlerin bir kısmıdır. Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim'in ve İsrail'in soyundan... Doğruya ulaştırdığımız ve seçtiğimiz kimselerdir onlar. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye varırlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşte bunlar, ALLAH'ın nimetlendirdiği peygamberlerin bir kısmıdır. Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim'in ve İsrail'in soyundan... Doğruya ulaştırdığımız ve seçtiğimiz kimselerdir onlar. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye varırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden Adem soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan İbrahim ile İsrail'in soyundan hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendirler. Kendilerine Rahmanın ayetleri okunduğu zaman, ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte bunlar Allahın kendilerine in'am eylediği Peygamberlerden, Adem zürriyyetinden ve Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail zürriyyetinden ve hidayete erdirdiğimiz ve intihab eylediğimiz kimselerdendir. Kendilerine rahmanın ayetleri tilavet olunduğu zaman ağlıyarak secdelere kapanırlardı

    Erhan Aktaş

    İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği Nebilerdendi. Adem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara dipnot 1 Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu Nebilere.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği nebilerdendi. Âdem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in dipnot 1 soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara dipnot 2 Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yakub'un.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu nebilere.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği nebilerdendi. Âdem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in soyundan ve hidayete ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yere yıkılacak derecede bir etkilenme ile, tam bir teslimiyet gösterirlerdi.

    Gültekin Onan

    İşte bunlar; kendilerine Tanrı'nın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahmanın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar.

    Hasan Basri Çantay

    İşte bunlar, Allahın kendilerine ni'metler verdikleri peygamberlerden, Ademin zürriyetinden, Nuuh ile beraber taşıdıklarımızdan, İbrahim ile İsrailin neslinden, hidayete erdirdiğimiz ve seçdiğimiz kimselerdendir. Onlar çok esirgeyici (Allahın) ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    İbni Kesir

    İşte bunlar; Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Adem in soyundan, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan ve İbrahim ile İsrail'in neslinden, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Rahman'ın ayetleri onlara okunduğu zaman; ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Mehmet Alagaş

    (51-63) Kitapta Musa’yı hatırla, Muhakkak ki O saf ve içten biriydi, gönderilmiş nebilerdendi. Tur'un sağ tarafından seslendik. Ona sırlarımızı anlatacak bir yakınlık sağladık. Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u nebi olarak hibe ettik. Kitapta İsmail'i hatırla. Muhakkak o sözüne bağlı / vaadine sadık idi, resul ve nebi idi. Yakın çevresine namazı / salatı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında hoşnut olunmuş / razı olunmuş biri idi. Kitapta İdris'i hatırla. O sözüne bağlı bir nebiydi. Onu yüce bir mek âna yükselttik. İşte bunlar , Allah'ın üzerlerine nimet verdiği , Adem'in soyundan / zürriyetinden, Nuh'la beraber taşıdığımız ve İbrahim ile Yakub’un / İsrail’in ailelerinden, yola soktuğumuz / hidayet verdiğimiz seçkin kıldığımız nebilerdir, onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman secdeye kapanır ve ağlarlardı. Onların ardından gelenlerden öyle birileri geldi ki namazı ziyan ettiler şehvetlerine tabi oldular ileride kuyuya / gayyaya atılacaklar. Vazgeçenler ve Salih amel işleyenler, iman edenler ise işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şey de zulme uğramayacaklar. Allah'ın kullarına , gaybi olarak vadettiği Cennet , Adn Cennetleridir. Kesinlikle O vaadini yerine getirendir. (Allah'ımız sahipleri için şimdilik kaybolan adn cennetlerini vaat etmiştir) Orada Selam hariç boş bir söz işitmezler, orada sabah akşam onların rızıkları vardır. Bu öyle bir cennettir ki ona, takvalı kullarımızı varis edeceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte onlar, Âdem’in ve Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim’in, İsrail'in/Ya'kûb'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Süleyman Ateş

    İşte bunlar; Allah'ın ni'met verdiği peygamberlerden, Adem neslinden, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail (Ya'kub) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte bunlar, Allah'ın nimet verdiği nebilerdendir. Adem'in ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan, İbrahim'in ve İsrail'in dipnot 1 soyundandır. Seçip doğru yolu gösterdiğimiz kimselerdendir dipnot 2 . Rahman'ın ayetleri kendilerine bağlantılarıyla okununca ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İsrail, Yakub aleyhisselamın lakabıdır (Tevrat/Yaratılış 32:22-28, 35:9-10). Bu nedenle onun soyundan gelenlere İsrailoğulları denir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte bunlar Allah'ın mutluluk dipnot 1 verdiği nebilerdendir; Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte gemiye bindirdiklerimizden, İbrahim'in ve İsrail'in (Yakup'un) soyundan olup kendilerine doğru yolu gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Onlara Rahman'ın ayetleri okununca gözleri dolarak secdeye kapanırlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nimet

    Şaban Britch

    İşte onlar, Adem’in ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim’in, İsrail'in/Yakub'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Şaban Piriş

    İşte onlar, Adem'in ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim'in, İsrail'in ve doğru yolu gösterip, seçtiğimiz kimselerin soyundandır. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet lütfettiği peygamberlerdendir: Adem'in soyundan, Nuh'la birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in soyundan, kılavuzluk edip seçtiğimiz kimselerden. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdelere kapanırlardı.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.