Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz perdelidir!" demeleri sebebiyle (onları cezalandırmıştık). Aksine (dahası), küfürleri sebebiyle Allah onlara (kalplere) mühür vurmuştur; azı hariç artık iman etmezler.
İşte böylece, taahhütlerini çiğnedikleri Allah'ın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz (bilgi ile) kaplıdır!" dedikleri için (onları cezalandırdık). Bilakis Allah inkarlarından dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve işte onlar (bu nedenle) inanmazlar; çok azı müstesna.
Böylece, taahhütlerini çiğnedikleri, Allahın mesajlarını reddettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Kalplerimiz zaten bilgi ile doludur" diye böbürlendikleri için (onları cezalandırdık), hayır, aslında Allah, hakikati inkar etmelerinden dolayı onların kalplerini mühürlemiştir ve (şimdi) artık çok az şeye inanırlar;
Ahdlerinden dönmeleri, Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar etmeleri, Hakk'ın muradına karşı Nebileri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" (şuurlarımız koza içindedir) demeleri yüzünden, yaptıklarının karşılığını verdik. Bilakis inkarları yüzünden anlayışlarını kilitledik! Artık pek azı hariç, iman etmezler!
Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkara sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkarları dolayısıyla ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar.
Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz kılıflanmıştır (kapalıdır)» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.
Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri, peygamberleri haksız yere öldürdükleri ve "Yüreklerimiz korunaklıdır!" dedikleri için. Evet! Allah, nankörlük ettikleri için, onların üzerine damga vurmuştur. Artık, çok azı dışında inanmazlar.
Sözlerinden dönmeleri, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" demeleri sebebiyle onları lanetledik, türlü belalar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildi; tam aksine inkarları sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı inanır.
Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "Sabit fikirliyiz" demelerinden ötürü, evet inkarlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı gerçeği onaylar.
Sözlerini bozmalarından, ALLAH'ın ayet ve delillerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve 'Sabit fikirliyiz,' demelerinden ötürü, evet inkarlarından ötürü ALLAH onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı inanırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine sözleşmelerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "kalplerimiz kılıflı" demeleri sebebiyle, -Doğrusu Allah, inkarları yüzünden onların kalplerini mühürlemiştir de onun için pek azı dışındakiler iman etmezler-
Bunun üzerine misaklarını nakzetmeleri ve Allahın ayatına küfürleri ve Enbiyayı nahak yere katilleri ve "kalblerimiz gılıflı" demeleri sebebiyle -ki doğrusu Allah o kalblerin üzerini küfürlerile tab'etmiştir- de onun için iymana gelmezler meğer ki pek az
Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini küfrettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, küfürlerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.
Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini küfrettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, Küfürlerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.
Verdikleri sözü bozdukları, Allah'ın ayetlerini inkar ettikleri, nebileri haksız yere öldürdükleri ve "Bizim kalplerimiz örtülüdür." dedikleri için; evet Allah, gerçeği yalanlayarak nankörlük ettiklerinden dolayı, onların kalplerini mühürlemiştir. Bu nedenle pek azı hariç, iman etmezler.
Onların kendi sözlerini bozmaları, Tanrı'nın ayetlerine küfretmeleri, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür" demeleri nedeniyle (onları lanetledik). Hayır, Tanrı, küfrettikleri için ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onlar, azı dışında inanmazlar.
(Fakat) onların (verdikleri) o sağlam sözleri bozmaları, Allahın ayetlerini inkar ederek kafir olmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve "Kalblerimiz perdelidir" demeleri sebebiyle (dir ki biz kendilerine lanet etdik.) Hayır, Allah onların kalbleri üzerine, küfürleri yüzünden, mühür basmışdır. Artık onlar, birazı müstesna olmak üzere, iman etmezler.
Sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, peygamberlerini haksız yere öldürmeleri, kalblerimiz perdelidir, demeleri yüzünden Allah, evet, inkarlarına karşılık onların kalblerini mühürledi, onun için bunların pek azı hariç inanmazlar.
(153-162) Kitap halkı, senden gökten bir kitap indirmeni istiyor / sual ediyor. (Parçalı değil bütün bir kitabı tek seferde istiyorlar.) Bundan daha büyüğü Musa’ya sual edilmişti / Musa’dan istenmişti, dediler ki açık ve net bir şekilde Allah’ı bize göster. Bu zulümleri nedeniyle onları yıldırım çarptı, sonra kendilerine açıklamaların gelmesinin ardından da buzağıyı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa’ya da büyük bir delile dayalı otorite / sultanlık verdik. Onlarla sözleşme yaparken Tur dağını üstlerine kaldırdık ve onlara dedik ki; secde ederek kapıdan girin ve yine onlara dedik ki cumarteside / sabitlik gününde / şabat ta haddi aşmayın. Onlardan sert / galiz bir söz aldık. (Galiz; Fidanın sertleşmesi gibi) Sözleşmelerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini yok saymaları, gerçeğe dayanmadan / haksız yere Resulleri öldürmeleri ve de kalplerimiz kılıflıdır / perdelidir demeleri nedeniyle Evet Allah ta onların kalplerin e küfürleri dolayısıyla mühür vurdu. Onların çok azı iman etti. Küfretmeleri ve Meryem hakkında uydurdukları büyük şeyler. Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demeleri. Onu öldürmediler ve Onu asmadılar, lakin onlara o şekilde benzetildi / teşbih edildi. Bu konuda ihtilaflı görüş ileri sürenler / ihtilafa düşenler onun hakkında şüphe içindeler. Onların, onun hakkında zanna uymak dışında herhangi bir bilgileri yoktur. Onu kesin bir şekilde / yakın bir şekilde öldüremediler. Bilakis Allah onu kendine kaldırdı. Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Kitap halkından kimse yoktur ki, ölmeden önce ona iman edecek ler. Kıyamet gününde de O, aleyhlerine şahit olacaktır. (Ölümlerinden önce İsa’ya iman edip öyle ölecekler.) Bu zulümleri ve çoklarını Allah’ın yolundan saptırmaları ve de kesinlikle yasaklandıkları halde faiz almaları, ayrıca insanların mallarını gerekçesiz bir şekilde yemeleri nedenleriyle, Yahudilere, onlara helal edilmiş temiz olan şeyleri haram ettik. Onlard an kafir olanlar için acıtıcı bir azap hazırladık. Oysa ki onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve müminler; sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler, namaza kalkıp kılanlardır, zekâtı verenlerdir, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara ilerde çok büyük bir ücret / ecir vereceğiz.
Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Artık onlar, pek azı hariç iman etmezler.
Sözlerini bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, haksız yere peygamberleri öldürmelerinden ve "Kalblerimiz kılıflı" demelerinden ötürü (başlarına belalar getirdik). Hayır, fakat inkarlarından ötürü Allah o kalblerin üzerini mühürlemiştir. Artık pek az inanırlar.
Sözlerinden caymaları, kafirlik etmeleri /Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnmeleri, nebilerini bir gerçeğe dayanmadan itibarsızlaştırma çabaları ve "Bizim (bu sözlere) karnımız tok!" demeleri sebebiyle dışlandılar. Aslında kafirlikleri sebebiyle Allah, kalplerinde yeni bir yapı oluşturmuştur. Pek azı hariç artık onlar inanıp güvenmezler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sözlerinden caymaları, Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelmeleri (kafirlik etmeleri), nebileri haksız yere öldürmeleri ve "Bizim gönüllerimiz tok!" demeleri yüzünden (cezalarını buldular). Hayır! Ayetleri görmezlikten gelmeleri sebebiyle Allah, kalplerinde bir huy oluşturmuştur. Artık pek az inanırlar.
Verdikleri sözü bozmaları, Allah’ın ayetlerine küfretmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle, Allah, küfürlerine karşılık onların kalplerini mühürledi. Onun için bunların pek azı iman eder.
Verdikleri sözü bozmaları, Allah'ın ayetlerini tanımamaları ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve -Kalplerimiz perdelidir, demeleri sebebiyle evet, Allah kafirlikleri sebebiyle kalplerini mühürlediği için çok azı dışında onlar iman etmezler.
Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "kalplerimiz kılıflıdır" demeleri yüzündendir. Doğrusu, Allah küfürleri yüzünden kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.