Ali Rıza Safa
Yemin olsun; Yıldız Kümeleri ile dolu gökyüzüne!
85. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Burûc suresi, 1. ayet. وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
vessemâi ẕâti-lbürûc.
Yemin olsun; Yıldız Kümeleri ile dolu gökyüzüne!
Burûc suresi, 2. ayet. وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
velyevmi-lmev`ûd.
Ve sözü verilen güne!
Burûc suresi, 3. ayet. وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
veşâhidiv vemeşhûd.
Tanıklık edene ve tanıklık edilene!
Burûc suresi, 4. ayet. قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
ḳutile aṣḥâbü-l'uḫdûd.
Çukuru hazırlayanların yoldaşları yıkıma uğratıldı! dipnot 584
Burûc suresi, 5. ayet. ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
ennâri ẕâti-lveḳûd.
Ateşi tutuşturanlar.
Burûc suresi, 6. ayet. إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
iẕ hüm `aleyhâ ḳu`ûd.
Onun çevresinde oturmuşlardı.
Burûc suresi, 7. ayet. وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
vehüm `alâ mâ yef`alûne bilmü'minîne şühûd.
Ve inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
Burûc suresi, 8. ayet. وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
vemâ neḳamû minhüm illâ ey yü'minû billâhi-l`azîzi-lḥamîd.
Üstün Olan; Övgülere Yaraşan Allah'a inandıkları için, onlardan öç alıyorlardı. dipnot 585
Eski Ahit · Daniel 3:10
“Boru, ney, lir, kanun, arp, davul ve her çeşit çalgı sesini duyan herkes yere kapanıp altın heykele tapınacak; kim yere kapanıp tapınmazsa kızgın fırına atılacak diye bir buyruk çıkardın, ey kral. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Burûc suresi, 9. ayet. ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
elleẕî lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. vellâhü `alâ külli şey'in şehîd.
Göklerin ve yeryüzünün yönetimi, O'na özgüdür. Ve Allah, her şeye Tanıktır.
Burûc suresi, 10. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
inne-lleẕîne fetenü-lmü'minîne velmü'minâti ŝümme lem yetûbû felehüm `aẕâbü cehenneme velehüm `aẕâbü-lḥarîḳ.
Aslında, inanan erkeklere ve inanan kadınlara işkence yaptılar. Sonra pişmanlık göstermediler. Artık, onlar için, cehennem cezası vardır. Ve onlar için, yakıcı bir ceza vardır.
Burûc suresi, 11. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm cennâtün tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ẕâlike-lfevzü-lkebîr.
Kuşkusuz, inanmış olarak erdemli edimler yapanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. En büyük başarı, işte budur.
Burûc suresi, 12. ayet. إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
inne baṭşe rabbike leşedîd.
Kuşkusuz, Efendinin yakalaması, kesinlikle çok yamandır.
Burûc suresi, 13. ayet. إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
innehû hüve yübdiü veyü`îd.
Kuşkusuz, O, yoktan var eden ve yeniden döndürendir.
Burûc suresi, 14. ayet. وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
vehüve-lgafûru-lvedûd.
Ve O, Sınırsız Bağışlayandır; Kullarını Sevendir.
Burûc suresi, 15. ayet. ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
ẕü-l`arşi-lmecîd.
Egemen Erkin Sahibidir; Şanı Yücedir.
Burûc suresi, 16. ayet. فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
fa``âlül limâ yürîd.
Dilediğini yapar.
Burûc suresi, 17. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
hel etâke ḥadîŝü-lcünûd.
Orduların haberi, sana geldi mi?
Burûc suresi, 18. ayet. فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
fir`avne veŝemûd.
Firavun ve Semud?
Burûc suresi, 19. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
beli-lleẕîne keferû fî tekẕîb.
Hayır! Nankörlük edenler yalanlamakta direniyorlar.
Burûc suresi, 20. ayet. وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
vellâhü miv verâihim müḥîṭ.
Oysa Allah, arkalarından Kuşatandır.
Burûc suresi, 21. ayet. بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
bel hüve ḳur'ânüm mecîd.
Hayır! O, çok yüce Kur'an'dır.
Burûc suresi, 22. ayet. فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
fî levḥim maḥfûż.
Korunan Yazıt'dadır. dipnot 586