Diyanet İşleri
Ha Mim.
Câsiye suresi · 1–11. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Câsiye suresi, 1. ayet. حمٓ
Ha Mim.
Hâ. Mîm. dipnot 1
Ha-Mim!
Ha-Mim.
Ha, Miiim.
Ha, Mim.
Hâ. Mîm.
H. M.
Ha, mim.
H8 M40 dipnot 1
HH. M.
Ha, Mim,
Ha, mim.
Ha, Mim.
Ha, Mim.
Ha, Mim.
Ha, Mim.
Haa, Mim.
Ha, Mim.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Hâ, Mîm. dipnot 1
Ha mim.
Ha-Mim dipnot 1 !
HA! MÎM!
Hâ Mîm.
Ha Mim.
Ha, Mim.
Câsiye suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ
Kitab'ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.
(Bu) Kitabın indirilişi, güçlü, doğru hüküm veren Allah'tandır.
Bu kitabın indirilişi her işinde tek mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden Allah katındadır.
Bu ilahi kelam, Kudret ve Hikmet Sahibi olan Allah'tan gelmektedir.
Bilginin tenzili (tafsile indirme), Aziyz, Hakiym Allah'tandır!
Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tandır.
Kitap, azîz ve hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.
Kitap'ın indirilişi, Üstün Olan; Bilgelik ve Adaletle Yöneten Allah tarafındandır. dipnot 427
Kitap, üstün ve hikmet sahibi Allah tarafından indirilmiştir.
Bu kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan ALLAH katındandır.
Bu kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan ALLAH katındandır.
Kitap indirilmesi o güçlü ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.
Kitab indirilmek o aziz, hakim Allahdan
Bu Kitap'ın indirilmesi, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah tarafındandır.
Bu Kitap'ın indirilmesi, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah tarafındandır.
Bu Kitap'ın indirilmesi, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah tarafındandır.
Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Tanrı'dandır.
(Bu) kitabın indirilişi mutlak kaadir, yegane hukum ve hikmet saahibi Allahdandır.
Kitabın indirilmesi; Aziz, Hakim Allah'tandır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Bu kitap; Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.
Kitabın indirilmesi, o üstün, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.
Bu kitabın indirilmesi, daima üstün ve kararları doğru olan Allah tarafındandır dipnot 1 .
Bu Kitap, üstün olan ve doğru kararlar veren Allah tarafından indirilmiştir.
Kitap, Aziz ve Hakim olan Allah tarafından indirilmiştir.
Kitabın indirilmesi güçlü ve hakim Allah'tandır.
Aziz ve Hakim olan Allah'tan Kitap'ın indirilişidir bu...
Câsiye suresi, 3. ayet. إِنَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) nice deliller vardır.
Şüphesiz ki göklerde ve yerde inananlar için dersler vardır.
Elbet göklerde ve yerde inanmaya gönlü olanlar için sayısız mesajlar vardır.
Bakın, göklerde ve yerde inan(mak istey)enler için (ibret dolu) mesajlar vardır.
Semalarda ve arzda, iman edenler için işaretler vardır.
Şüphesiz, mü'minler için göklerde ve yerde ayetler vardır.
Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için birçok âyetler vardır.
Aslında, inananlar için, göklerde ve yeryüzünde kesinlikle kanıtlar vardır.
Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için deliller vardır.
Gerçeği onaylayanlar için göklerde ve yerde ayetler var.
İnananlar için göklerde ve yerde ayetler var.
Muhakkak göklerde ve yerde mü'minler için ayetler vardır.
Her halde Göklerde ve Yerde mü'minler için ayetler var
Kuşkusuz göklerde ve yeryüzünde İman Edenler için ayetler dipnot 1 vardır.
Kuşkusuz göklerde ve yeryüzünde inananlar için ayetler dipnot 1 vardır.
Kuşkusuz göklerde ve yeryüzünde inananlar için ayetler dipnot 1 vardır.
Şüphesiz, inançlılar için göklerde ve yerde ayetler vardır.
Şübhe yok ki göklerde ve yerde mü'minler için kat'i ayetler (delaletler, ibretler) vardır.
Muhakkak ki göklerde ve yerde mü'minler için ayetler vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Şüphesiz göklerde ve yerde iman edenler için ayetler vardır.
Şüphesiz göklerde ve yerde, inananlar için ibretler vardır.
Şüphesiz göklerde ve yerde, inanıp güvenenler için ayetler /göstergeler vardır dipnot 1 .
İnanıp güvenecekler için göklerde ve yerde göstergeler (ayetler) olduğu kesindir.
Şüphesiz göklerde ve yerde iman edenler için ayetler vardır.
Şüphesiz göklerde ve yerde inanacaklar için belgeler vardır.
Kuşkusuz, göklerde ve yerde, iman sahipleri için sayısız ayetler vardır.
Câsiye suresi, 4. ayet. وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ
Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır.
Sizin yaratılışınızda ve (Allah'ın yeryüzünde) yaydığı canlılarda, kesin bir şekilde inanan bir toplum için dersler vardır.
Hem sizin yaratılışınızda, hem de O'nun yeryüzüne yaydığı diğer tüm yürüyen canlı türlerinde gönülden inanacaklar için tarifsiz mesajlar vardır.
Kendi yaratılışınızda ve O'nun (yeryüzüne) serpiştirdiği hayvan (tür)ler(in)de bütün kalpleriyle inananlar için mesajlar vardır.
Sizin (insanlar - bilinçler) yaratılışınızda ve hayvanları (ırkları) türlendirmesinde, yakin sahibi topluluk için elbette işaretler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve türetip yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve (Allah'ın) yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici işaretler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve çoğaltarak yaydığı canlılarda da kesin inancı olan bir toplum için kanıtlar vardır.
Sizin yaratılışınızda ve yeryüzüne yaydığı canlıların yaratılışında, kesin olarak inananlar için dersler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve yaydığı tüm canlılarda kuşkusuz bir onaya/güvene sahip bir toplum için ayetler var.
Sizin yaratılışınızda ve yaydığı tüm canlılarda kuşkusuz bir inanca sahip bir toplum için ayetler var.
Canlıları çeşit çeşit üreterek sizi yaratmasında da kesin inanan bir topluluk için çok deliller vardır.
Hayvanatı tenevvü' ettirip üreterek sizi yaratmasında da yakin edinecek bir kavm için çok ayetler var
Sizin yaratılışınızda ve üretip yaydığı canlı varlıklarda "gerçek bilgi" sahibi olan bir toplum için ayetler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve üretip yaydığı canlı varlıklarda "gerçek bilgi" sahibi olan bir toplum için ayetler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve üretip yaydığı canlı varlıklarda "gerçek bilgi" sahibi olan bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.
Sizin yaratılışınızda ve türetip yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.
(Allahın) sizi yaratmasında ve yer yüzüne yayıb üretmekde olduğu herbir canlıda da sağlam bilgi edinecek bir zümre için ayetler (delaletler, ibretler) vardır.
Sizin yaratılmanızda ve yeryüzüne yaydığı her canlıda yakinen inanan topluluklar için ayetler vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Sizin yaratılışınızda da yeryüzünde yaydığı canlılarda da iyice bilen bir toplum için ayetler vardır.
Sizin yaratılışınızda ve (yeryüzünde) yaymakta olduğu canlılarda, kesin olarak inananlar için ibretler vardır.
(Allah'ın) sizi yaratmasında ve yaydığı canlılarda, kesin bilgiye ulaşmak isteyen bir topluluk için ayetler /göstergeler vardır dipnot 1 .
Sizin yaratılışınızda ve canlıların dağılımında, ikna olmak isteyen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
Sizin yaratılışınızda da yeryüzünde yaydığı canlılarda da iyice bilen bir toplum için ayetler vardır.
Sizin yaratılışınızda da yeryüzünde yaydığı canlılarda da iyice bilen bir toplum için ayetler vardır.
Ve sizin yaratılışınızda, her yana yaydığı canlılarda, kesinliği yakalayan bir topluluk için ibretler, işaretler vardır.
Câsiye suresi, 5. ayet. وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.
Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten indirmiş olduğu rızıkta (yağmurda) ve ölümünden sonra yeri onunla diriltmesinde, rüzgârları çevirmesinde (estirmesinde) akıl eden toplum için dersler vardır. dipnot 1
Aklını kullanan bir topluluk için gece ve gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın semadan indirerek kendisiyle ölü toprağı dirilttiği rızık vasıtalarında ve rüzgarları çeşitli kılmasında da sayısız mesajlar vardır.
Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde ve Allah'ın göklerden indirip onunla cansız toprağa hayat verdiği rızık imkanlarında ve rüzgarların değişmesinde, (bütün bunlarda) akıllarını kullanan insanlar için mesajlar vardır.
Gece ve gündüzün dönüşümünde, Allah'ın semadan yaşam gıdası (bilgi) inzal edip de onunla ölümü (şuursuz - kendini yalnızca beden sanan yaşamı) sonrasında arzı (şuurlu yaşamla bedeni) diriltmesinde, rüzgarları (sürekli esen fikirleri) yönlendirmesinde; aklını kullanabilen bir topluluk için işaretler vardır.
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah'ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için ayetler vardır.
Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten indirmiş olduğu rızıkta (yağmurda) ve ölümünden sonra yeri onunla diriltmesinde, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan toplum için dersler vardır.
Gece ve gündüzün birbirini izlemesinde, Allah'ın, gökten nimet indirerek, yeryüzünü, ölümünden sonra onunla canlandırmasında ve rüzgarları değiştirmesinde de aklını kullanan bir toplum için kanıtlar vardır.
Gece ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten indirmiş olduğu rızıkta ve onunla ölümünden sonra yeri diriltmesinde, rüzgarları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan toplum için dersler vardır.
Gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, ALLAH'ın gökten bir rızık indirerek onunla ölümünden sonra toprağı diriltmesinde ve rüzgarları yönetmesinde anlayan bir toplum için ayetler var.
Gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, ALLAH'ın gökten bir rızık indirerek onunla ölümünden sonra toprağı diriltmesinde, ve rüzgarları yönetmesinde anlayan bir toplum için ayetler var.
Gece ile gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten rızık (kaynağı yağmuru) indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgarları çevirmesinde (yönlendirmesinde) aklı olan bir kavim için bir çok deliller vardır.
Gece ile gündüzün ıhtilafında ve Allahın Semadan bir rızk indirip de onunla Arzı ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgarları çevirmesinde de aklı olan bir kavm için bir çok ayetler var
Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah'ın rızık olarak gökten indirdiği şeyle dipnot 1 ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları yönlendirmesinde aklını kullanan bir toplum için ayetler dipnot 2 vardır.
Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah'ın rızık olarak gökten indirdiği şeyle dipnot 1 ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları yönlendirmesinde aklını kullanan bir toplum için ayetler dipnot 2 vardır.
Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah'ın rızık olarak gökten indirdiği şeyle dipnot 1 ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları yönlendirmesinde aklını kullanan bir toplum için ayetler dipnot 2 vardır.
Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Tanrı'nın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde akleden bir kavim için ayetler vardır.
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allahın gökden rızık indirib onunla yere, ölümünden sonra, can vermesinde, rüzgarları (o halden bu haale) evirib çevirmesinde de akıllarını kullanacak bir kavm için ayetler (delaletler, ibretler) vardır.
Gece ve gündüzün değişmesinde ve Allah'ın gökten indirmiş olduğu rızıkla ölümünden sonra yeri diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde akleden bir kavim için ayetler vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Gece ve gündüzün değişip durmasında, Allah’ın gökten bir rızık indirip onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları evirip çevirmesinde de aklını kullanan bir topluluk için ayetler vardır.
Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten rızık (sebebi) indirip onunla ölümünden sonra yeri diriltmesinde, rüzgarları estirmesinde düşünen bir toplum için ibretler vardır.
Gece ile gündüzün art arda gelmesinde, Allah'ın gökten indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra canlandırdığı rızıkta dipnot 1 , rüzgarları farklı yönlerden ve farklı özelliklerde estirmesinde de aklını kullanan /doğru bağlantılar kuran bir topluluk için ayetler /göstergeler vardır dipnot 2 .
Gece ile gündüzün farklı olmasında, Allah'ın gökten indirdiği rızık kaynağında, onunla ölümünün ardından toprağı diriltmesinde ve rüzgarların değişik yönlerden esmesinde aklını kullanan bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah’ın rızık olarak gökten indirdiği şeyde ki, onunla yeryüzü kuruduktan sonra yeniden ona hayat veren rüzgarı estirmesinde de aklını kullanan bir toplum için ayetler/işaretler vardır.
Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah'ın rızık olarak gökten indirdiği şeyde ki onunla, yeryüzü kuruduktan sonra, yeniden ona hayat veren rüzgarı estirmesinde de aklını kullanan bir toplum için ayetler/işaretler vardır.
Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah'ın gökten bir rızık indirip de onunla yerküreyi ölümünden sonra hayata kavuşturmasında, rüzgarların herbir yana sevkedilişinde de aklını çalıştıran bir topluluk için izler, işaretler vardır.
Câsiye suresi, 6. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤْمِنُونَ
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte şu(nlar), Allah'ın sana bir amaç ile tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetleridir. dipnot 1 Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar ki! dipnot 2
İşte bunlar, Allah'ın hakikati sana kendisiyle aktardığı ayetlerdir: Peki, Allah ve O'nun ayetleri de değilse, kimden (gelen) hangi habere inanacaklar?
Hakikati ortaya koyan Allah'ın bu mesajlarını sana aktarıyoruz. Eğer Allah'ın (bu ibret dolu) mesajlarına değilse başka hangi habere inanacaklar?
İşte bunlar Allah'ın işaretleridir. . . Onları sana Hak olarak bildiriyoruz. . . Allah'tan ve O'nun işaretlerinden sonra hangi söze iman ederler?
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?
İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah'ın âyetleridir. Artık Allah'tan ve O'nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte bunlar, gerçek olarak sana okuduğumuz Allah'ın ayetleridir. Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra, artık, hangi söze -hadiseinanacaklar? dipnot 428
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir. Bunları sana gerçek olarak okuyoruz. Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH'tan ve ayetlerinden sonra hangi hadisi onaylıyorlar? dipnot 1
Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz ALLAH'ın ayetleridir. ALLAH'tan ve ayetlerinden başka hangi hadise inanıyorlar?
İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah'ın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar.
İşte bunlar Allahın ayetleri, sana onları bihakkın okuyoruz. Artık Allahın ayetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?
İşte bunlar, Bizim sana Hakk dipnot 1 olarak anlattığımız Allah'ın ayetleridir. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi hadise dipnot 2 inanacaklar?
İşte bunlar, Bizim sana hakk dipnot 1 olarak anlattığımız Allah'ın ayetleridir. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi hadise dipnot 2 inanacaklar?
İşte bunlar, Bizim sana hakk olarak anlattığımız Allah'ın ayetleridir. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte bunlar Tanrı'nın ayetleridir, sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Tanrı'dan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte bunlar Allahın ayetleridir ki sana bunları hak olarak okuyoruz. Artık onlar Allahın ayetlerinden sonra hangi bir söze inanırlar?
İşte bunlar; Allah'ın ayetleridir. Onları sana hak ile okuyoruz. Artık Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
İşte bunlar, sana hak olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte şunlar, Allah'ın ayetleridir, onları sana gerçek ile okuyoruz. Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi hadise (söze) inanacaklar?
Bunlar Allah'ın ayetleridir, onları sana tüm gerçekleri içerecek şekilde sıralıyoruz dipnot 1 . Allah'a ve ayetlerine güvenmedikten sonra artık hangi söze güvenecekler dipnot 2 ?
Bunlar Allah'ın sana aktardığı tümüyle gerçekleri içeren ayetleridir dipnot 1 . Allah'a ve ayetlerine güvenmedikten sonra artık hangi söze güvenecekler?
İşte bunlar, sana hak olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Artık Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
İşte bunlar, sana hak olarak okuduğumuz, Allah'ın ayetleridir. Artık Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?!
İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise/söze inanıyorlar?!
Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ
Her günahkar yalancının vay haline!
Yalancı (ve) günahkâr herkesin vay hâline!
Kendini aldatarak günaha gömülenlerin topuna birden yazıklar olsun!
Vay haline kendi kendini aldatan günahkarın,
Her kendini aldatan esime (hakikatini inkar ederek, oluşmuş benliğin içgüdüleri ve dürtüleriyle yaşayana) yazıklar olsun!
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.
Vay haline, her yalancı ve günahkâr kişinin!
Suçlu yalancıların tümünün; vay başlarına gelene!
Bütün yalancı ve günahkarların vay haline!
Vay haline her uydurukçu günahkarın!
Vay haline her uydurukçu günahkarın!
Her günahkar sahtekarın vay haline!
Veyl o her bir vebal yüklü sahtekara
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Bütün yalancı günahkarların vay haline!
Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline.
Yalana, günaha dadanan her (kimsen) in vay haaline!
Yalancı, günahkar her kişinin vay haline.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Yazıklar olsun yalancı günahkâra!
Her yalancı, günah yüklü kimseye yuh olsun!
Her günahkar iftiracının vay haline dipnot 1 !
Yalanlanlar uydurup duran ve günaha dalan herkese yazıklar olsun!
Yazıklar olsun yalancı günahkara!..
Yazıklar olsun yalancı günahkara!..
Yazıklar ve azaplar olsun günaha batmış her yalancı iftiracıya,
Câsiye suresi, 8. ayet. يَسْمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
Kendisine Allah'ın ayetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
O, kendisine tilavet edilen (okunup aktarılan) Allah'ın ayetlerini duyar da sonra kibirlenerek sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. dipnot 1 İşte onu elem verici bir azapla müjdele!
(Bu tip) Allah'ın kendisine okunan ayetlerini işitir de, sonra onu hiç işitmemiş gibi küstahça bir direnişi sürdürür: artık böylesini acıklı bir azap ile müjdele!
o ki, kendisine iletilen Allah'ın mesajlarını duyar ama sanki onları duymamış gibi küstahça umursamazlığında devam eder! Bu sebeple ona acıklı bir azabı haber ver!
Kendisine bildirilirken, Allah işaretlerini işitir; sonra sanki onları işitmemiş gibi (üstüne alınmadan) büyüklük taslayarak (şirk düşüncesinde) ısrar eder. . . Onu, içine düşeceği feci azabı ile müjdele!
Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu duyduktan sonra, onları duymamış gibi, büyüklük taslayarak direnir. Artık, acı bir cezayı ona bildir.
Onlar, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini dinler, sonra sanki hiç duymamış gibi, gururlanarak, inanmamakta ısrar ederler. Böylelerini acıklı bir azapla müjdele!
Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.
Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.
Allah'ın ayetleri, karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Allahın ayetleri karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eyler, işte onu elim bir azab ile müjdele
Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.
Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.
Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.
Kendisine Tanrı'nın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi israr eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
Ki kendisine karşı Allahın ayetleri okunurken işidir de sonra büyüklük taslayıcı olarak bunları hiç işitmemiş gibi (küfründe) ısraar eder. İşte onu çok elem verici bir azab ile müjdele.
Kendisine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip de sonra onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnir. Ona elim bir azabı müjdele.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
O Allah’ın ayetleri kendisine okunurken işitir de sonra onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak ısrar eder. İşte ona çok acıklı bir azabı müjdele!
O, Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Onu, acı bir azab ile müjdele.
O, Allah'ın ayetleri kendisine bağlantılarıyla birlikte dipnot 1 okunurken dinler; sonra, sanki onları hiç dinlememiş gibi kibirlenmeye devam eder dipnot 2 . Onu acıklı bir azapla müjdele!
Böyleleri, Allah'ın ona okunan ayetlerini dinler ama hiç dinlememiş gibi büyüklük taslayarak bildiğini okur. Sen ona acıklı bir azabı müjdele.
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Kendisine okunan Allah'ın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Ki Allah'ın ayetlerinin kendisine okunuşunu dinler, sonra böbürlenmiş olarak inadında devam eder. Sanki hiç duymamıştır onları. Artık acıklı bir azapla muştula böylesini!
Câsiye suresi, 9. ayet. وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
Ayetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. İşte onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Üstelik bu tipler, ayetlerimizden bazılarının farkına vardığı zaman da başlarlar onunla alay etmeye. İşte böylelerini aşağılayıcı bir azap beklemektedir:
Çünkü o, mesajlarımızdan birinin farkına vardığında onu hemen küçümseyip alaya alır. Böylelerini alçaltıcı bir azap beklemektedir.
İşaretlerimizden bir şey ulaştığında, onları alaya alır! İşte onlar içindir aşağılayıcı azap!
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
(O) âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onlarla alay eder. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır!
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde, Onunla alay eder. Aşağılayıcı bir ceza, işte onlar içindir.
Ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde, onu alaya alırlar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır.
Ayetlerimizden birşey öğrendiği vakit, onu alaya alır. İşte onlar için horlayıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey, ma'lumu olduğu vakıt da onu eğlenceye tutar, işte onlar için mühin bir azab var
Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
Ayetlerimizden bir şey'e muttali' olduğu zaman o, bunu eğlenti edinir, işte onlar böyle. Onlar için zillet verici bir azab vardır,
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de o, onları alaya alır. İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.
O, bizim ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onunla alay eder. İşte öyleleri için alçaltıcı bir azab vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de onu hafife alır dipnot 1 . İşte onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de hafife alır. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap var!
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. İşte onlar, onlar için alçaltıcı bir azap var!
Ayetlerimizden birşeyin bilgisine ulaşınca, alaya aldı onu. İşte onlar içindir horlayıp yere batıran bir azap.
Câsiye suresi, 10. ayet. مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah'tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır.
Arkalarından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de Allah'ın peşi sıra edindikleri dostlar da onlara hiçbir yarar sağlamaz. Onlar için büyük azap vardır.
cehennem hemen peşlerindedir. Ne kazandıkları şeylerin, ne de Allah'tan başka edindikleri dostların onlara en ufak bir yararı dokunur: zira onları korkunç bir azap beklemektedir.
Cehennem önlerindedir; ve ne (bu dünyada) kazanabilecekleri şeyler, ne de Allah'ın yerine dost ve koruyucu edindikleri, onlara hiçbir fayda sağlamaz, çünkü onları korkunç bir azap beklemektedir.
Peşlerinde de cehennem! Kazandıkları (servet ve makam türü) şeyler de, Allah dununda edindikleri veliler de kendilerinden hiçbir azabı savamaz! Onlar için aziym bir azap vardır.
Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamaz. Allah'tan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır.
Ötelerinde de cehennem vardır. Kazandıkları şeylerde, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.
Ardından cehennem. Ne kazandıkları şeyler ne de Allah'tan başka bir de ayrıca edindikleri dostlar, onlara yarar sağlamaz. Çünkü onlar için, büyük bir ceza vardır.
Önlerinde cehennem vardır. Kazandıkları malları, Allah'tan başka edindikleri dostları, kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Onları cehennem beklemektedir. Ne işledikleri şeyler, ne de ALLAH'tan başka edindikleri dostlar onları kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı hak etmişlerdir.
Onları cehennem beklemektedir. Ne işledikleri şeyler, ne de ALLAH'tan başka edindikleri dostlar onu kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı haketmişlerdir.
Peşlerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, onlardan hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlara büyük bir azap vardır.
Peşlerinde Cehennem ve onlardan ne kazandıkları bir şey def'edebilir, ne de Allahdan başka evliya edindikleri şeyler, hem onlara azim bir azab var
Cehennem peşlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'ın yanı sıra edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.
Cehennem peşlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'ın yanı sıra edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.
Cehennem önlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'tan başka edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.
Arkalarından cehennem (onları izlemektedir). Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamaz. Tanrı'dan başka edindikleri veliler de. Onlar için büyük bir azab vardır.
önlerinde cehennem. Onların ne kazandıkları şeyler, ne de Allahı bırakıb da dostlar edindikleri nesneler kendilerinden hiçbir şey'i def'edemez. Onların hakkı büyük bir azabdır.
Arkalarından da cehennem. Kazandıkları şeyler de, Allah'tan başka edindikleri veliler de onlara bir fayda vermez. Ve onlar için, büyük bir azab vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Önlerinden Cehennem (beklemektedir)! Kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.
Ötelerinden de cehennem (onları beklemektedir). Ne kazandıkları ve ne de Allah'tan başka edindikleri veliler kendilerine bir yarar sağlayabilir. Onlar için büyük bir azab vardır.
Önlerinde ise cehennem… Kazandıkları şeyler de Allah ile aralarına koydukları velileri /en yakınları da hiçbir işlerine yaramayacak. Onlara büyük bir azap vardır dipnot 1 .
Onların sonu Cehennemdir. Ne kazandıkları şeyler işlerine yarayacak ne de Allah ile aralarına koydukları dostları... Onların hak ettiği büyük bir azaptır.
Arkalarından cehennem (vardır)! kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.
Arkasından cehennem! Kazandıkları hiçbir şey, Allah'tan başka edindikleri hiçbir veli onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.
Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri veliler de onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.
Câsiye suresi, 11. ayet. هَٰذَا هُدًى وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ
İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır.
İşte bu (Kur'an) bir rehberdir. Rablerinin ayetlerini inkâr edenlere gelince, onlara en kötüsünden elem verici bir azap vardır.
(Allah'ın ayetlerini izlemek...) İşte hidayet budur; bir de Rablerinin (kevni ve vahyi) ayetlerini yok sayanlar var: işte onları, (bu) akıl almaz bayağılaşmadan dolayı acınılası bir azap beklemektedir.
(Allah'ın işaretlerine ve mesajlarına dikkatlice kulak vermek; işte) rehberliğ(in anlamı) budur. Diğer taraftan, Rablerinin mesajlarını inkara şartlanmış olanları, (yaptıkları) çirkinliklerin bir karşılığı olarak acı bir azap beklemektedir.
İşte hakikat rehberi! Rablerinin, varlıklarındaki işaretlerini inkar edenlere gelince, onlar için en kötü türden feci bir azap vardır.
İşte bu (Kur'an) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerini inkar edenler ise, onlar için, (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır.
İşte bu Kur'an bir hidayettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere gelince, onlara en kötüsünden, elem verici bir azap vardır.
İşte bu, yol gösterendir. Ve Efendilerinin ayetlerini inkar edenler için, acı veren ağır bir ceza vardır.
Bu Kur'an, yol gösteren bir rehberdir. Rabblerinin ayetlerini inkar edenler için çok çetin bir azap vardır.
Bu bir rehberdir. Efendi'lerinin ayetlerini inkar edenler için iğrenç ve acı bir azap vardır.
Bu bir rehberdir. Rab'lerinin ayetlerini inkar edenler için iğrenç ve acı bir azap vardır.
Bu (Kur'an) bir irşattır. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere ise, en kötüsünden acı bir azap vardır.
Bu bir irşaddır, rablarının ayetlerine küfredenler ise onlara en fenasından bir elim azab var
Bu doğru yol göstericisidir. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlayanlar için çok kötü bir azap vardır.
Bu doğru yol göstericisidir. Rabblerinin ayetlerini yalanlayanlar için çok kötü bir azap vardır.
Bu doğru yol göstericisidir. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlayanlar için çok kötü bir azap vardır.
İşte bu (Kuran) bir hidayettir. Rablerinin ayetlerine küfredenler ise, onlar için, (en) iğrenç olanından acı bir azab vardır.
Bu (Kur'an) bir hidayetdir. Rablerinin ayetlerine küfredenler (e gelince:) Onlar için öyle bir azab vardır (ki bu) çok elem verici bir azab (nev'in) den (dir).
Bu; hidayettir. Rabblarının ayetlerini inkar edenlere gelince; çetin ve elim bir azab vardır.
(1-11) Ha Mim, Kitabın indirilişi aziz ve hâkim Allah'tandır, semalarda ve arzda iman edenler için göstergeler / ayetler vardır, sizi yaratmasında ve yaratıklar üretmesinde inanan / kanaat getiren kavim için ayetler vardır , gece ve gündüzün ard arda gelmesinde / ihtilaf etmesinde, gökten rızık indirmesinde, onunla öldükten sonra arzı diriltmesinde, rüzgârı estirmesinde, akleden boylar / kavimler için ayetler vardır , işte bu, Allah'ın ayetleridir , o nları sana gerçek olarak okuyoruz, artık Allah'tan ve onun ayetinden sonra hangi söze iman ederler. Yazıklar olsun her bir kara çalıcı / ifk edene ve kötüye ki, Allah'ın ayetleri okunduğunda işitirler sonra da sanki onu duymamış gibi büyüklenmekte de ısrar ederler, onları, acıtıcı bir azapla müjdele, ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alırlar, işte onlara onur kırıcı / mühin bir azap vardır, arkalarında cehennem vardır, kazandıkları hiçbir şey ve de Allah'tan başka edindikleri dostlar , onlara fayda vermez, onlara çok büyük bir azap vardır, İşte bu hidayettir, Rablerinin ayetlerini inkâr edenler için, onlar için, acıtıcı pislikten bir azap vardır.
Bu (kitap), bir hidayettir. Rablerinin ayetlerine kâfirlik edenlere acı bir azap vardır.
İşte yol gösterici, bu (Kur'an)dır. Rablerinin ayetlerini tanımayanlar için çok çetin bir azab vardır!
Bu (Kitap) bir rehberdir dipnot 1 . Rablerinin ayetlerini görmezlikte direnenlere, en fenasından acıklı bir azap vardır dipnot 2 .
İşte doğru yol budur. Rablerinin (Sahiplerinin) ayetlerini görmezlikten gelenlerin hak ettiği, pis ve acıklı bir azaptır.
Bu (kitap), bir hidayettir. Rablerinin ayetlerine kâfirlik edenlere acı bir azap vardır.
Bu (kitap), bir kılavuzdur. Rab'lerinin ayetlerine nankörlük edenlere acı bir felaket vardır.
İyiye ve güzele bir kılavuzdur bu! Rablerinin ayetlerini inkar edenler için, korkunç bir pislik azabı öngörülmüştür.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.