45. sure

Câsiye Suresi الجاثية

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11 karşılaştır — Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı
  2. Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15 karşılaştır — Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle
  3. İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20 karşılaştır — İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol
  4. Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26 karşılaştır — Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler
  5. Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37 karşılaştır — Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Göklerdeki ve yerdeki deliller; günahkâr yalancı 1–11

  1. Câsiye suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 1. ayet. حمٓ

    ḥâ-mîm.

    Erhan Aktaş

    Ha, Mim.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 1. ayet

  2. Câsiye suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 2. ayet. تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-l`azîzi-lḥakîm.

    Erhan Aktaş

    Bu Kitap'ın indirilmesi, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah tarafındandır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 2. ayet

  3. Câsiye suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 3. ayet. إِنَّ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    inne fi-ssemâvâti vel'arḍi leâyâtil lilmü'minîn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 3. ayet

  4. Câsiye suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 4. ayet. وَفِى خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    vefî ḫalḳiküm vemâ yebüŝŝü min dâbbetin âyâtül liḳavmiy yûḳinûn.

    Erhan Aktaş

    Sizin yaratılışınızda ve üretip yaydığı canlı varlıklarda "gerçek bilgi" sahibi olan bir toplum için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 4. ayet

  5. Câsiye suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 5. ayet. وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزْقٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ ءَايَٰتٌ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vaḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mir rizḳin feaḥyâ bihi-l'arḍa ba`de mevtihâ vetaṣrîfi-rriyâḥi âyâtül liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Erhan Aktaş

    Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah'ın rızık olarak gökten indirdiği şeyle dipnot 1 ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgarları yönlendirmesinde aklını kullanan bir toplum için ayetler dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yağışla.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kanıtlar, göstergeler.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 5. ayet

  6. Câsiye suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 6. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِٱلْحَقِّ فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤْمِنُونَ

    tilke âyâtü-llâhi netlûhâ `aleyke bilḥaḳḳ. febieyyi ḥadîŝim ba`de-llâhi veâyâtihî yü'minûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 6. ayet

  7. Câsiye suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 7. ayet. وَيْلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    veylül likülli effâkin eŝîm.

    Erhan Aktaş

    Bütün yalancı günahkarların vay haline!

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 7. ayet

  8. Câsiye suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 8. ayet. يَسْمَعُ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَأَن لَّمْ يَسْمَعْهَا فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    yesme`u âyâti-llâhi tütlâ `aleyhi ŝümme yüṣirru müstekbiran keel lem yesma`hâ. febeşşirhü bi`aẕâbin elîm.

    Erhan Aktaş

    Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 8. ayet

  9. Câsiye suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 9. ayet. وَإِذَا عَلِمَ مِنْ ءَايَٰتِنَا شَيْـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    veiẕâ `alime min âyâtinâ şey'en-tteḫaẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Erhan Aktaş

    Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 9. ayet

  10. Câsiye suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 10. ayet. مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    miv verâihim cehennem. velâ yugnî `anhüm mâ kesebû şey'ev velâ me-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâ'. velehüm `aẕâbün `ażîm.

    Erhan Aktaş

    Cehennem peşlerindedir. Kazandıkları şeyler ve Allah'ın yanı sıra edindikleri veliler dipnot 1 onlara bir yarar sağlamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 42:6. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 10. ayet

  11. Câsiye suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 11. ayet. هَٰذَا هُدًى وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ

    hâẕâ hüdâ. velleẕîne keferû biâyâti rabbihim lehüm `aẕâbüm mir riczin elîm.

    Erhan Aktaş

    Bu doğru yol göstericisidir. Rabb'lerinin ayetlerini yalanlayanlar için çok kötü bir azap vardır.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 11. ayet

Denizler ve gemiler; herkes kendi ameliyle 12–15

  1. Câsiye suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 12. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلْبَحْرَ لِتَجْرِىَ ٱلْفُلْكُ فِيهِ بِأَمْرِهِۦ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    allâhü-lleẕî seḫḫara lekümü-lbaḥra litecriye-lfülkü fîhi biemrihî velitebtegû min faḍlihî vele`alleküm teşkürûn.

    Erhan Aktaş

    Allah, koyduğu yasalar sayesinde, içinde gemileri yüzdürmeniz ve O'nun lütfundan, onda rızık aramanız için denizi hizmetinize sunandır. Umulur ki şükredersiniz.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 12. ayet

  2. Câsiye suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 13. ayet. وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    veseḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi cemî`am minh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için ayetler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Göstergeler, kanıtlar.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 13. ayet

  3. Câsiye suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 14. ayet. قُل لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَغْفِرُوا۟ لِلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ أَيَّامَ ٱللَّهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًۢا بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.

    Erhan Aktaş

    İman Edenlere de ki: "Allah'ın, kendilerini hesaba çekeceği günün geleceğini ummayanları bağışlasınlar. Her halka yaptıklarının karşılığı verilecektir."

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 14. ayet

  4. Câsiye suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 15. ayet. مَنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

    men `amile ṣâliḥan felinefsih. vemen esâe fe`aleyhâ. ŝümme ilâ rabbiküm türce`ûn.

    Erhan Aktaş

    Her kim iyilik yaparsa kendisi için yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendisi için yapmış olur. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 15. ayet

İsrâiloğullarına verilenler ve sana konulan yol 16–20

  1. Câsiye suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَفَضَّلْنَٰهُمْ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    veleḳad âteynâ benî isrâîle-lkitâbe velḥukme vennübüvvete verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm `ale-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 16. ayet

  2. Câsiye suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 17. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُم بَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَمَا ٱخْتَلَفُوٓا۟ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veâteynâhüm beyyinâtim mine-l'emr. feme-ḫtelefû illâ mim ba`di mâ câehümü-l`ilmü bagyem beynehüm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Erhan Aktaş

    Onlara, buyruklardan, apaçık, açıklayıcı bilgiler verdik. Sonra onlar, kendilerine ilim dipnot 1 geldikten sonra hırslarına kapılarak ayrılığa düştüler. Rabb'in, ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü hüküm verecektir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 17. ayet

  3. Câsiye suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 18. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةٍ مِّنَ ٱلْأَمْرِ فَٱتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    ŝümme ce`alnâke `alâ şerî`atim mine-l'emri fettebi`hâ velâ tettebi` ehvâe-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 18. ayet

  4. Câsiye suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 19. ayet. إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلْمُتَّقِينَ

    innehüm ley yugnû `anke mine-llâhi şey'â. veinne-żżâlimîne ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. vellâhü veliyyü-lmütteḳîn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, Allah'tan gelecek olan hiçbir şeyi senden savamazlar. Zalimler, birbirlerinin velileridirler dipnot 1 , Allah ise takva sahiplerinin velisidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 42:6. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 19. ayet

  5. Câsiye suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 20. ayet. هَٰذَا بَصَٰٓئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ

    hâẕâ beṣâiru linnâsi vehüdev veraḥmetül liḳavmiy yûḳinûn.

    Erhan Aktaş

    Bu Kur'an, insanlar için gerçeği görme, gerçekten iman eden halk için doğru yolu gösterme ve bir rahmettir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 20. ayet

Nefsini ilah edinen ve dirilişi inkâr edenler 21–26

  1. Câsiye suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 21. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَوَآءً مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    em ḥasibe-lleẕîne-cteraḥü-sseyyiâti en nec`alehüm kelleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti sevâem maḥyâhüm vememâtühüm. sâe mâ yaḥkümûn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, İman edip, salihatı yapan kimseleri, dipnot 1 hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "iman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Salihat, bozgunculuk ve kötülükle mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir. Bu kelimenin karşıtı "seyyiat" yani kötülük ve "fesad" yani bozgunculuk kelimeleridir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 21. ayet

  2. Câsiye suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 22. ayet. وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

    Erhan Aktaş

    Allah, gökleri ve yeryüzünü Hakk dipnot 1 ile yarattı. Herkes yaptığının karşılığını görecek ve hiç kimseye haksızlık edilmeyecektir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her şeyi yerli yerince, en doğru ve iyi şekilde, adalet üzerine; ilkeli, anlamlı ve amaçlı.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 22. ayet

  3. Câsiye suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 23. ayet. أَفَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَٰهَهُۥ هَوَىٰهُ وَأَضَلَّهُ ٱللَّهُ عَلَىٰ عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلَىٰ سَمْعِهِۦ وَقَلْبِهِۦ وَجَعَلَ عَلَىٰ بَصَرِهِۦ غِشَٰوَةً فَمَن يَهْدِيهِ مِنۢ بَعْدِ ٱللَّهِ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    eferaeyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâhü veeḍallehü-llâhü `alâ `ilmiv veḫateme `alâ sem`ihî veḳalbihî vece`ale `alâ beṣarihî gişâveh. femey yehdîhi mim ba`di-llâh. efelâ teẕekkerûn.

    Erhan Aktaş

    Hevasını, dipnot 1 ilahlaştıran dipnot 2 kimseyi gördün mü? Allah, bir bilgiye dayalı olarak, dipnot 3 onu sapkınlıkta bıraktı. Ve onun kulağını ve kalbini mühürledi. Gözlerine perde çekti. Artık Allah'tan başka kim onu doğru yola iletebilir? Öğüt almıyor musunuz?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. 44:8. ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Onun tercihlerini bildiğinden.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 23. ayet

  4. Câsiye suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 24. ayet. وَقَالُوا۟ مَا هِىَ إِلَّا حَيَاتُنَا ٱلدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَآ إِلَّا ٱلدَّهْرُ وَمَا لَهُم بِذَٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ إِنْ هُمْ إِلَّا يَظُنُّونَ

    veḳâlû mâ hiye illâ ḥayâtüne-ddünyâ nemûtü venaḥyâ vemâ yühlikünâ ille-ddehr. vemâ lehüm biẕâlike min `ilmin. in hüm illâ yeżunnûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, "Hayat, ancak bu dünya hayatından ibarettir. Doğar ve yaşarız, bizi ancak zaman yok eder." dediler. Oysaki bu konuda gerçeğe dayalı hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanda bulunuyorlar.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 24. ayet

  5. Câsiye suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 25. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtim mâ kâne ḥuccetehüm illâ en ḳâlü-'tû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş

    Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da hüccetleri, dipnot 1 "Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin." demekten başka bir şey olmadı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dayanak. Tutanak, belge.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 25. ayet

  6. Câsiye suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 26. ayet. قُلِ ٱللَّهُ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳuli-llâhü yuḥyîküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yecme`uküm ilâ yevmi-lḳiyâmeti lâ raybe fîhi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Erhan Aktaş

    De ki: "Sizi yaşatan sonra öldüren Allah'tır. Sonra sizi, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet günü bir araya toplayacaktır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 26. ayet

Diz çökmüş ümmetler ve kitapların açılması 27–37

  1. Câsiye suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 27. ayet. وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَيَوْمَ تَقُومُ ٱلسَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ ٱلْمُبْطِلُونَ

    velillâhi mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. veyevme teḳûmü-ssâ`atü yevmeiẕiy yaḫseru-lmübṭilûn.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 27. ayet

  2. Câsiye suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 28. ayet. وَتَرَىٰ كُلَّ أُمَّةٍ جَاثِيَةً كُلُّ أُمَّةٍ تُدْعَىٰٓ إِلَىٰ كِتَٰبِهَا ٱلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    veterâ külle ümmetin câŝiyeh. küllü ümmetin tüd`â ilâ kitâbihâ. elyevme tüczevne mâ küntüm ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    Her ümmeti dipnot 1 toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: "Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Toplum.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 28. ayet

  3. Câsiye suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 29. ayet. هَٰذَا كِتَٰبُنَا يَنطِقُ عَلَيْكُم بِٱلْحَقِّ إِنَّا كُنَّا نَسْتَنسِخُ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    hâẕâ kitâbünâ yenṭiḳu `aleyküm bilḥaḳḳ. innâ künnâ nestensiḫu mâ küntüm ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    "İşte bu, yüzünüze karşı gerçekleri ortaya koyan amel defterinizdir. Kuşkusuz Biz, bütün yaptıklarınızı yazdırdık."

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 29. ayet

  4. Câsiye suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 30. ayet. فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ فِى رَحْمَتِهِۦ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْمُبِينُ

    feemme-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti feyüdḫilühüm rabbühüm fî raḥmetih. ẕâlike hüve-lfevzü-lmübîn.

    Erhan Aktaş

    İman eden ve salihatı dipnot 1 yapan kimseleri Rabb'leri rahmeti ile kuşatacaktır. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 45: 21. ayetin dipnotu.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 30. ayet

  5. Câsiye suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 31. ayet. وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَفَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنتُمْ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    veemme-lleẕîne keferû. efelem tekün âyâtî tütlâ `aleyküm festekbertüm veküntüm ḳavmem mücrimîn.

    Erhan Aktaş

    Kafirlere denir ki: "Ayetlerim size okunduğu zaman, büyüklük taslayarak suç işleyen bir halk olmuştunuz değil mi?"

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 31. ayet

  6. Câsiye suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 32. ayet. وَإِذَا قِيلَ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱلسَّاعَةُ لَا رَيْبَ فِيهَا قُلْتُم مَّا نَدْرِى مَا ٱلسَّاعَةُ إِن نَّظُنُّ إِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِنِينَ

    veiẕâ ḳîle inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv vessâ`atü lâ raybe fîhâ ḳultüm mâ nedrî me-ssâ`atü in neżunnü illâ żannâ vemâ naḥnü bimüsteyḳinîn.

    Erhan Aktaş

    "Allah'ın verdiği söz gerçektir ve Sa'at dipnot 1 mutlaka gelecektir." dendiği zaman, siz: "Biz, o Sa'at nedir bilmeyiz? Yalnızca bir varsayım olduğunu sanıyoruz, kesin bilgi sahibi değiliz." dediniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 32. ayet

  7. Câsiye suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 33. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vebedâ lehüm seyyietü mâ `amilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

    Erhan Aktaş

    Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 33. ayet

  8. Câsiye suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 34. ayet. وَقِيلَ ٱلْيَوْمَ نَنسَىٰكُمْ كَمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    veḳîle-lyevme nensâküm kemâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ veme'vâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

    Erhan Aktaş

    "Bugüne kavuşmayı nasıl umursamadıysanız, Biz de bugün sizi umursamıyoruz. Kalacağınız yer ateştir. Ve sizin için bir yardımcı da yoktur." denir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 34. ayet

  9. Câsiye suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 35. ayet. ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

    ẕâliküm biennekümü-tteḫaẕtüm âyâti-llâhi hüzüvev vegarratkümü-lḥayâtü-ddünyâ. felyevme lâ yuḫracûne minhâ velâ hüm yüsta`tebûn.

    Erhan Aktaş

    İşte bu, Allah'ın ayetlerini alay konusu etmeniz nedeniyledir. Sizi, dünya hayatı aldattı. Artık bugün onlar, Cehennem'den çıkarılmazlar. Ve onlardan özür de kabul edilmez.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 35. ayet

  10. Câsiye suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 36. ayet. فَلِلَّهِ ٱلْحَمْدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    felillâhi-lḥamdü rabbi-ssemâvâti verabbi-l'arḍi rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Öyleyse övgünün tamamı, göklerin ve yerin Rabb'i ve alemlerin Rabb'i Allah'a mahsustur.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 36. ayet

  11. Câsiye suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Câsiye suresi, 37. ayet. وَلَهُ ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    velehü-lkibriyâü fi-ssemâvâti vel'arḍ. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde erişilmez büyüklük ve egemenlik yalnızca O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Ayet detayı — Câsiye suresi, 37. ayet