Diyanet İşleri
Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Mü'minûn suresi · 1–11. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Mü'minûn suresi, 1. ayet. قَدْ أَفْلَحَ ٱلْمُؤْمِنُونَ
Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Müminler elbette kurtulmuş (olacak)tır.
Doğrusu, gereği gibi inananlar gerçek kurtuluşa erecekler:
Kesin olan şudur ki, inananlar kurtuluşa erişeceklerdir:
Gerçek şu ki, iman edenler, kurtulmuştur!
Mü'minler gerçekten felah bulmuştur;
Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;
İnananlar, kurtuluşa erişmişlerdir.
Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir.
Gerçeği onaylayanlar başarıya ulaşmışlardır.
İnananlar başarıya ulaşmışlardır.
Gerçekten kurtuluşa erdi mü'minler.
Hakikat felah buldu o mü'minler
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
İnançlılar gerçekten felah bulmuştur.
Mü'minler muhakkak felah bulmuşdur (korkduklarından emin, umduklarına nail olmuşlardır).
Mü'minler; gerçekten felah bulmuşlardır.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Gerçekten Mü'minler kurtuluşa ermiştir.
Felaha ulaştı o mü'minler.
Müminler/inanıp güvenenler, kesinlikle umduklarına kavuşacaklardır.
Müminler(İnanıp güvenenler)umduklarına kavuşacaklardır.
Müminler, kurtuluşa ermiştir.
Müminler, kurtuluşa ermiştir.
Hiç kuşku yok, kurtulmuştur müminler.
Mü'minûn suresi, 2. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى صَلَاتِهِمْ خَٰشِعُونَ
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
Onlar, salâtlarında (ibadetlerinde) huşu içinde (saygılı) olanlardır. dipnot 1
Onlar ki, namazlarında derin bir ürperti ve tevazu içinde olurlar;
onlar ki, salatlarında alçak gönüllü bir duyarlık içindedirler;
Onlar (iman edenler) salatlarında hakkıyla Allah'a yönelmenin yaşantısı içindedirler;
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır;
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler;
Namazlarında, derin saygı içindedirler.
Ki onlar namazlarını huşu içinde kılarlar.
Nitekim onlar salatlarında saygılıdırlar.
Nitekim onlar namazlarında saygılıdırlar.
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.
Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar
Onlar, salatlarında dipnot 1 huşu dipnot 2 içinde olan kimselerdir.
Onlar, salatlarında dipnot 1 huşu dipnot 2 içinde olan kimselerdir.
Onlar, salatlarında dipnot 1 huşu dipnot 2 içinde olan kimselerdir.
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.
(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarında huşuua riaayetkardırlar.
Ki onlar; namazlarında huşu' içindedirler.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır.
Ki onlar, namazlarında saygılıdırlar.
Onlar, namazlarında derin bir saygı içinde olanlardır dipnot 1 .
Onlar derin bir saygıyla namaza duran kimselerdir.
Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır.
Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.
Namazlarında huşu sahipleridir onlar.
Mü'minûn suresi, 3. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنِ ٱللَّغْوِ مُعْرِضُونَ
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Onlar boş (şeyler)den yüz çevirenlerdir.
onlar ki, yararsız her şeyden yüz çevirirler;
onlar ki, boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler;
Onlar boş laf ve boş işlerden yüz çeviricidirler;
Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir;
Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler,
Boş şeylerden yüz çevirirler.
Boş şeylerden yüz çevirirler.
Boş sözlerden yüz çevirirler.
Boş sözlerden yüz çevirirler.
Onlar ki, faydasız işe, boş lafa bakmazlar.
Onlar ki biyhude işe, boş lafa bakmazlar
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.
(Öyle mü'minler) ki onlar boş (lakırdılardan) ve faidesiz şeylerden yüz çeviricidirler.
Ki onlar; boş sözlerden yüz çevirirler.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler.
Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.
Onlar, boş şeylerden dipnot 1 kaçınanlardır.
Boş sözlerden de kaçınırlar,
Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.
Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.
Boş ve lüzumsuz sözden yüz çevirmişlerdir onlar.
Mü'minûn suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَٰعِلُونَ
Onlar ki, zekatı öderler.
Onlar arınmak için çalışanlardır. dipnot 1
onlar ki, arınmak için gerekeni yaparlar;
arınmak için yapılması gerekeni yaparlar;
Onlar arınmak - saflaşmak (zekat) için ne gerekirse yaparlar;
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;
Onlar ki, zekâtı verirler;
Zekatı verirler.
Arınmak için çalışırlar.
Zekatı pratiğe geçirirler.
Zekatı pratiğe geçirirler.
Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar.
Onlar ki zekat vermek için çalışırlar
Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.
Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.
Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir.
(Öyle mü'minler) ki onlar zekat (vazife) lerini yapanlardır.
Ki onlar; zekatlarını verirler.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar zekâtı verirler.
Onlar zekatı verirler.
Onlar, zekat için faaliyette bulunanlardır dipnot 1 .
Onlar zekat için dipnot 1 çalışırlar.
Onlar zekâtı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar).
Onlar, arınmak için hareket edenlerdir.
Zekatı vermek için faaliyettedir onlar.
Mü'minûn suresi, 5. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Onlar namuslarını koruyanlardır.
onlar ki, iffetlerini korurlar; -
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
Onlar cinsel organlarını evlilik dışı ilişkilerden korurlar.
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır;
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
Ve eşey organlarını sakınırlar.
İffetlerini korurlar.
Ve cinsel ilişkilerden sakınırlar;
Ve cinsel ilişkilerden sakınırlar;
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Ve onlar ki ırzlarını korurlar
Ve onlar, ırzlarını korurlar.
Ve onlar, ırzlarını korurlar.
Ve onlar, ırzlarını dipnot 1 korurlar.
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır.
(Öyle mü'minler) ki onlar ırzlarını koruyanlardır.
Ki onlar; ırzlarını korurlar.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar, ırzlarını/iffetlerini korurlar.
Ve onlar ırzlarını korurlar.
Onlar, edep yerlerini koruyanlar /açmayanlardır dipnot 1 ;
Bir de edep yerlerini ve çevresini dipnot 1 koruyan kimselerdir.
Onlar, ırzlarını (haramdan) koruyanlardır.
Onlar, mahrem yerlerini koruyanlardır.
Cinsiyet organlarını/ırzlarını koruyanlardır onlar.
Mü'minûn suresi, 6. ayet. إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç; dipnot 1 şüphesiz ki onlar (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.
fakat kendi eşleri, yani meşru olarak sahip oldukları müstesna; zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikten dolayı) kınanamazlar.
eşleri -yani, (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları insanlar- dışında (kimsede arzularına doyum aramazlar): çünkü onlar (eşleriyle olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar;
Eşleri veyahut sağ ellerinin malik oldukları müstesna. . . Çünkü onlar kınanmış değillerdir.
Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.
ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.
Eşlerinin veya yanlarında kendilerine bağlı olanların dışında. Kuşkusuz, bu durumda kınanmazlar. dipnot 275
Ancak eşleri ve ellerinin altında sahip oldukları hariç. Bunlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
Ancak eşleri yani yeminlerinin/anlaşmalarının hak sahibi oldukları hariç. Onlar kınanmazlar. dipnot 1
Ancak eşleri veya sahip oldukları hariç. Onlar kınanmazlar.
Ancak, eşleri ve sahibi bulundukları cariyelerine karşı durumları başka; çünkü bunlarla ilişkileri yüzünden kınanmazlar.
Ancak zevcelerine ve kendilerinin milki olan cariyelerine karşı müstesna, çünkü bunlar levm olunmazlar
Eşleri veya yeminle dipnot 1 sahip oldukları hariç. dipnot 1 Bundan dolayı kınanmazlar. dipnot 2
Eşleri veya yeminle dipnot 1 sahip oldukları hariç. dipnot 1 Bundan dolayı kınanmazlar. dipnot 2
Eşleri veya sağ ellerinin sahip oldukları hariç kimse ile ilişkiye girmezler. dipnot 1 Bundan dolayı da kınanmazlar. dipnot 2
Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda kınanmış değillerdir.
Şu var ki zevcelerine, yahud sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı (olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar (bu takdirde) kınanmışlar değildir.
Sadece eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesnadır. Doğrusu onlar; bunun için de kınanacak değildirler.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
Ancak eşleri, yahut ellerinin sahip olduğu (cariyeler) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar.
sadece (hür) eşlerine veya dipnot 1 hakimiyetleri altında olanlara /esir eşlerine açabilirler. dipnot 2 Onlar, bundan dolayı kınanmazlar.
Sadece eşlerine veya hakimiyetleri altındaki esirlere karşı kınanmazlar dipnot 1 .
Ancak eşleri ve cariyeleri hariç. Çünkü onlar, (bu durumda) kınanmazlar.
Ancak eşleri ve cariyeleri hariç, çünkü bunlar, kınanmazlar.
Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır. Bu durumda kınanmış değillerdir onlar.
Mü'minûn suresi, 7. ayet. فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise haddini aşanların ta kendileridir. dipnot 1
Ama bu sınırın ötesine geçen kimseler, haddi aşmış olanlardır-
ama bu (sınırı) aşmak isteyenler, işte haddi aşanlar böyleleridir;
Artık kim bundan ötesini (daha değişiğiyle seks arzusu) isterse, işte onlar haddini aşanların ta kendileridirler.
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.
Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.
Artık, kim bundan çoğunu ararsa; sınırı aşanlar, işte onlardır.
Ama bunun ötesine gitmek isteyen olursa, işte onlar haddi aşanlardır.
Kim bunun ötesini ararsa sınırı aşmış olur.
Kim bunun ötesini ararsa sınırı aşmış olur.
Kim de bunun ötesini ararsa, işte onlar sınırı aşanlardır.
Kim de bundan ötesini ararsa işte artık onlar haddi aşanlardır
Kim bunun ötesinde dipnot 1 bir şey isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
Kim bunun ötesinde dipnot 1 bir şey isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
Kim bunun ötesinde dipnot 1 bir şey isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.
O halde kim bunların ötesini isterse şübhe yok ki onlar haddi aşanlardır.
Kim de bundan başkasını ararsa; işte onlar, haddi aşanlardır.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Artık her kim bundan başkasını isterse işte onlar sınırı aşan kimseler olurlar.
Ama bunun ötesine gitmek isteyen olursa, işte onlar haddi aşanlardır.
Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar sınırı aşanlardır dipnot 1 .
Bunlardan başkalarına açarlarsa sınırları aşmış olurlar,
Kim bundan başkasını ararsa, işte onlar da haddi aşanlardır.
Kim bundan başkasını ararsa, işte onlar da haddi aşanlardır.
Kim bundan ötesini isterse, işte onlar, sınırı aşanlardır.
Mü'minûn suresi, 8. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.
Onlar, emanetlerine ve sözlerine uyanlardır. dipnot 1
yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler;
ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,
Ayrıca onlar (o iman edenler) ki kendilerine emanet edilmiş olana ihanet etmeyip, verdikleri sözlere uyarlar.
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;
Hem sorumluluklarına hem de verdikleri sözlere ilişkin güvenilir olanlar.
Müminler emanetleri korur ve verdikleri sözleri yerine getirirler.
Onlar ki kendilerine emanet edilen şeylere dikkat ederler. Verdikleri sözleri de yerine getirirler.
Onlar ki kendilerine emanet edilen şeylere dikkat ederler. Verdikleri sözleri de yerine getirirler.
Ve onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.
Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayetkardırlar
Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.
Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.
Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
(Öyle mü'minler) ki onlar emanetlerine ve ahidlerine riaayetkardırlar.
Ki onlar; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
Ve o(mü'min)ler emanetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.
Ayrıca müminler, aldıkları emanetlere riayet eden ve verdikleri sözü yerine getirenlerdir dipnot 1 .
Onlar emanetler ve üstlendikleri görevler konusunda titiz davranan kimselerdir.
Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.
Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.
O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır.
Mü'minûn suresi, 9. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَٰتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
Onlar, bütün ibadetlerini koruyanlardır.
ve onlar ki, namazları üzerine titizlenirler.
salatlarını (tüm dünyevi kaygılardan) uzak tutarlar.
Yine onlar ki salatlarını muhafaza ederler (Allah'a yönelişleri - müşahedeleri süreklidir).
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.
Ve namazlarını gözetenler.
Namazlarını korurlar/eda ederler.
Onlar ki salatlarını düzenli olarak gözetirler.
Onlar ki namazlarını düzenli olarak gözetirler.
Onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.
Onlar ki namazlarının üzerine muhafızlık ederler
Onlar, salatlarını dipnot 1 koruyan kimselerdir.
Onlar, salatlarını dipnot 1 koruyan kimselerdir.
Onlar, salatlarını dipnot 1 koruyan kimselerdir.
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarına devam ederler.
Ki onlar; namazlarını korurlar.
(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.
Onlar, namazlarını eda ederler.
Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.
Onlar, namazlarına özen gösterenlerdir dipnot 1 .
Onlar namazlarına özen gösterirler.
Onlar, namazlarını koruyanlardır.
Onlar, namazlarını koruyanlardır.
Namazlarını korumaya devam ederler onlar.
Mü'minûn suresi, 10. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْوَٰرِثُونَ
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
İşte onlar, gerçek mirasçıların ta kendileridir. dipnot 1
İşte onlar, (mutluluk yurduna) varis olacak kimselerdir:
İşte varis olacak olanlar böyleleridir:
İşte onlardır varisler!
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.
İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır;
Kalıtçı olanlar, işte böyleleridir.
İşte asıl varis olacaklar onlardır.
İşte mirasçı olacaklar onlardır.
İşte varis olacaklar onlardır.
İşte onlardır o mirasçılar,
İşte onlardır o varisler
İşte onlar varis dipnot 1 olanlardır.
İşte onlar varis dipnot 1 olanlardır.
İşte onlar varis dipnot 1 olanlardır.
İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.
İşte onlar varis olanların ta kendileridir.
İşte onlar; varis olanlardır.
Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
İşte varis olacaklar onlardır.
İşte onlar sahip olacak olanlardır.
İşte pay sahibi olacak olanlar onlardır.
İşte onlar, varis olanlardır.
İşte onlar, varis olanlardır.
İşte bunlardır mirasçı olanlar;
Mü'minûn suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Firdevs dipnot 1 (cennetin)e mirasçı olacak olan bu kişiler orada ebedî kalıcıdır.
onlar ki, görkemli cennetlerin mirasçısı olacaklar, onlar orada ebedi kalacaklar.
Cennete varis olacak ve orada sonsuza kadar kalacak olanlar.
Ki, Firdevs'e (cennet yaşamına) varis olmuş bu kimseler orada sonsuza dek yaşarlar.
Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.
(Evet) Firdevs'e vâris olan bu kimseler, orada ebedî kalıcıdırlar.
Firdevs'e kalıtçı olacaklar; sürekli orada kalacaklardır. dipnot 276
Onlar Firdevs'e varis olacaklar ve orada çok uzun süreli kalacaklardır.
Bahçeye mirasçı olacak ve orada ebedi kalacaklar.
Cennete mirasçı olacak ve orada ebedi kalacaklar.
Firdevs'e varis olacaklar; orada sonsuza dek kalacaklar onlar.
Ki Firdevse varis olacak, onda muhallad kalacaklardır
Onlar, Firdevs'e dipnot 1 varis olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.
Onlar, Firdevse dipnot 1 varis olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.
Onlar, Firdevse dipnot 1 varis olacaklar ve orada sürekli kalacaklardır.
Ki onlar Firdevs (cennetlerine) de varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalacaklardır.
Ki onlar Firdevse varis olacaklardır. Onlar bunun için ebedi kalıcıdırlar.
Onlar ki; Firdevs'e varis olacaklardır ve orada ebedi kalıcıdırlar.
Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedî kalacaklardır.
Onlar (en yüksek cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedi kalacaklardır.
Onlar Firdevs cennetlerine sahip olacaklar, onlar orada ölümsüz olarak kalacaklardır dipnot 1 .
Cennetten pay alacaklar ve orada ölümsüzleşeceklerdir.
Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar orada ebedi kalacaklardır.
Onlar, Firdevs'e varis olacaklardır ve onlar, orada ebedi kalacaklardır.
Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sonsuza dek kalırlar.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.