Diyanet İşleri
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Mü'minûn suresi · 57–62. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Mü'minûn suresi, 57. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Şüphesiz ki onlar; Rablerine olan saygıdan dolayı korkanlar,
Şüphesiz Rablerine karşı duydukları derin bir saygıdan dolayı tir tir titreyenler,
Ama, Rablerinden korkarak kendilerini saygı ve duyarlık içinde tutanlar,
Onlar ki Rablerinin haşyetinden titreyenlerdir (hakikati müşahede sonucu).
Gerçekten, Rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar,
Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar;
Kuşkusuz, Efendilerinden saygıyla korkanlar.
- Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar,Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
Rab'lerine olan saygıdan ötürü alabildiğine dikkatli olanlar,
Rab'lerine olan saygıdan ötürü alabildiğine dikkatli olanlar,
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Rabb'lerine karşı derin saygı duyan kimseler, O'nu incitmekten çekinirler.
Gerçekten, rablerine olan haşyetlerinden dolayı saygıyla korkanlar;
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Muhakkak ki Rabblarından korktukları için titreyenler,
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
Şüphesiz ki Rablerinin korkusundan titreyenler,
Onlar ki Rablerine saygıdan titrerler.
Ama Rablerinden çekindikleri için korkudan titreyenler dipnot 1 ,
Ama Rablerinin korkusundan içleri titreyen,
Şüphesiz ki Rablerinin korkusundan titreyenler,
Şüphesiz ki Rab'lerinin korkusundan titreyenler,
Onlar ki, Rablerine saygıdan titrerler,
Mü'minûn suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ
Rablerinin ayetlerine inananlar,
Rablerinin ayetlerine inananlar,
Rablerinin mesajlarına inananlar,
Rablerinin mesajlarına inananlar,
Onlar ki varlıklarındaki Rablerinin işaretlerine iman edenlerdir.
Rablerinin ayetlerine iman edenler,
Rablerinin âyetlerine iman edenler,
Efendilerinin ayetlerine inananlar.
- Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar,Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
Rab'lerinin ayetlerini onaylayanlar,
Rab'lerininin ayetlerine inananlar,
Rablerinin ayetlerine inananlar,
Rablerinin âyetlerine inananlar,
Onlar, Rabb'lerinin ayetlerine inanırlar.
Onlar, Rabb'lerinin ayetlerine inanırlar.
Onlar, Rabb'lerinin ayetlerine inanırlar.
Rablerinin ayetlerine inananlar;
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Ve Rabblarının ayetlerine inananlar,
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
Rablerinin ayetlerine iman edenler,
Ve onlar ki Rablerinin ayetlerine inanırlar.
Rablerinin ayetlerine inananlar dipnot 1 ,
Rablerinin ayetlerine inanan,
Rab’lerinin ayetlerine iman edenler.
Rab'lerinin ayetlerine iman edenler
Onlar ki, Rablerinin ayetlerine iman ederler,
Mü'minûn suresi, 59. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ
Rablerine ortak koşmayanlar,
Rablerine ortak koşmayanlar,
Rablerine şirk koşmayanlar,
Rablerinden başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmayanlar,
Onlar ki Rablerine ortak koşmayanlardır (kendilerinde açığa çıkanın Rablerinin Esma'sı olduğu bilincindedirler - fenafillah).
Rablerine ortak koşmayanlar,
Rablerine ortak koşmayanlar;
Efendilerine ortaklar koşmayanlar.
- Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar,Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine ortak koşmayanlar,
Rab'lerine ortak koşmayanlar,
Rab'lerine ortak koşmayanlar,
Rablerine ortak tanımayanlar,
ablerine ortak tanımayanlar,
Onlar, Rabb'lerine şirk dipnot 1 koşmazlar.
Onlar, Rabb'lerine şirk koşmazlar.
Onlar, Rabb'lerine şirk koşmazlar.
Rablerine ortak koşmayanlar;
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Ve Rabblarına şirk koşmayanlar,
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
Ve Rablerine şirk koşmayanlar,
Ve onlar ki Rablerine ortak koşmazlar.
Rablerine ortak koşmayanlar dipnot 1 ,
Rablerine şirk koşmayan,
Ve Rablerine şirk koşmayanlar.
Ve Rab'lerine şirk koşmayanlar.
Onlar ki, Rablerine ortak koşmazlar,
Mü'minûn suresi, 60. ayet. وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri korkudan ürpererek verenler; dipnot 1
en sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:
sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:
Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.
Ve gerçekten Rablerine dönecekler diye, vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
Rablerine döneceklerinden, verdikleri (sadakaları) ni kalpleri (onun kabul edilmemesinden) korkarak verenler;
Efendilerine döneceklerini bildikleri için, verdiklerini yürekleri ürpererek verenler.
Onlar ki Rablerinin huzuruna çıkacakları korkusuyla kalpleri titreyerek verirler.
Rab'lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,
Rab'lerine döneceklerinin bilincinde olarak verenler,
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.
Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri dipnot 1 verirler.
Ve gerçekten rablerine dönecekler diye vermekte olduklarını kalpleri ürpererek verenler;
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
Ve Rabblarına döneceklerinden kalbleri ürpererek vermeleri gerekenleri verenler,
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.
ve verdikleri her şeyi, Rablerinin huzuruna çıkacakları için kalpleri titreyerek verenler var ya dipnot 1
Rablerinin huzuruna dönecekleri için, verdiklerini kalpleri ürpererek verenler var ya.
Rablerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler.
Rab'lerine dönecek oldukları için kalpleri çarparak vereceklerini verenler..
Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;
Mü'minûn suresi, 61. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَهُمْ لَهَا سَٰبِقُونَ
İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
İşte onlar, hayırlarda yarışanlar ve onun için önde olanlardır. dipnot 1
işte onlardır hayırlarda öne geçmek için can atanlar; nitekim onlardır bu konuda öne geçecek olanlar.
işte böyleleridir, hayırlarda yarışan kimseler ve (bu konuda başka herkesi) geçecek olanlar!
İşte onlar hayırlar için yarışırlar. . . Onlar hayır yapma yarışında öne geçenlerdir.
İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
İşte, iyilik hususunda yarışanlar ve (iyilikte) öne geçenler bunlardır.
İyilikte yarışanlar ve önde gidenler, işte onlardır.
İşte onlar iyilikte yarışırlar.
İşte onlar, iyiliklerde yarışanlardır; ve onlar iyilik yapmada öncüdürler.
İşte onlar, iyiliklerde yarışanlardır; ve onlar iyilik yapmakta öncüdürler.
İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
İşte onlar, hayırlarda yarışırlar ve onda öncülük ederler.
İşte onlar, hayırlarda yarışırlar ve onda öncülük ederler.
İşte onlar, hayırlarda yarışırlar ve onda öncülük ederler.
İşte onlar, hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler.
(57-58-59-60-61) Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin ayetlerine iman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için ta önde gidenlerdir.
İşte onlar; hayırlara koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
(57-61) Onlar ki Rabbinin ürpertisinden titrerler, onlar ki Rablerinin ayetlerine iman ederler, onlar ki Rablerine ortak koşmazlar, verdiklerimizden verirler, kalpleri endişe / cille içindedir, kesinlikle onlar Rablerine geri döneceklerdir, işte onlar hayırda yarışanlardır ve o yarışta öne geçenlerdir.
İşte, iyilik hususunda yarışanlar ve (iyilikte) öne geçenler bunlardır.
İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler.
işte hayırlı işlerde yarışan ve o işlerde önde olanlar onlardır dipnot 1 .
İşte iyiliklerde yarışanlar onlardır. Onlar bu konuda hep öndedirler.
İşte onlar, hayırlarda yarışırlar ve en önde giderler.
İşte onlar, hayırlarda yarışırlar ve en önde giderler.
İşte bunlar, hayırlarda yarışırlar. Ve hayırlarda önde gidenler de onlardır.
Mü'minûn suresi, 62. ayet. وَلَا نُكَلِّفُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا وَلَدَيْنَا كِتَٰبٌ يَنطِقُ بِٱلْحَقِّ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
Biz kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz. dipnot 1 Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır; dipnot 2 onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Ve Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; zira Bizim katımızda hakkı-hakikati olduğu gibi dile getiren bir kayıt tutulmaktadır: sonuçta onlar asla zulme uğramayacaklar.
Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; ve katımızda (insanların ne yaptığı, ne yapabileceği konusunda) gerçeği söyleyen bir kitap bulunmaktadır; binaenaleyh, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Hiçbir bilince kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. . . Hak olarak açığa çıkan (her birimin yaratılış amacına göre hak ettiğini gösteren) BİLGİ vardır. . . Onlara haksızlık yapılmaz!
Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.
Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hiç kimseye, gücünün yeteceğinden aşırısını yüklemeyiz. Katımızda, gerçeği söyleyen bir Kitap vardır; onlara haksızlık yapılmaz.
Biz, herkesi ancak gücü oranında sorumlu tutarız. Katımızda hakikati konuşan bir kitap vardır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Bir kişiye ancak kapasitesi kadar yükleriz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.
Bir kişiye ancak kapasitesi kadar yükleriz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.
Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmayız. Nezdimizde gerçeği söyleyen bir kitap vardır dipnot 1 . Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde hakkı söylemekte olan bir kitap vardır ve onlar hiç bir haksızlığa uğratılmazlar.
Biz hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını teklif etmeyiz. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.
Biz, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitab vardır. Ve onlar asla haksızlığa uğratılmazlar
(62-67) Her nefise sadece kapasitesi kadar teklifte bulunuruz, katımızda hakkı konuşan bir kitap vardır. (Amellerin ve ibadetlerin yazıldığı kitap) Onlara zulmedilmez , k alpleri bundan / bu durumdan derin bir gaflet halindedir , bunun dışında / yüklediğimiz ameller dışında yapacakları şeyler vardır ve onlar için çalışırlar. Onlar lüks içinde iken / nimet bolluğu içinde iken onları azap için yakaladığımızda feryat ederler , bugün feryat etmeyin size bizden bir yardım gelmez , size ayetlerim sözlü okunuyordu da geceleri saçma saçma konuşup kibrinize kapılıyor onu terk edip, topuklarınız üzere gerisin geri kaçıyordunuz.
Biz, hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez.
Biz kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemeyiz. dipnot 1 Yanımızda gerçekleri anlatan bir defter vardır. dipnot 2 Kimse haksızlığa uğratılmayacaktır.
Kimseye, gücünün yettiğinden fazlasını yüklemeyiz. Yanımızda doğruyu gösteren bir kayıt olur. Kimse haksızlığa uğratılmaz.
Hiç kimseye gücünün üstünde görev yüklemeyiz. Yanımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla zulmedilmez.
Hiç kimseye gücünün üstünde görev yüklemeyiz. Yanımızda hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara asla zulmedilmez.
Biz hiçbir benliğe yaratılış kapasitesinin üstünde görev yüklemeyiz. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.