Nahl suresi · 51–60. ayetler

İki ilah edinmeyin; kız çocuğu müjdesine öfkelenmek

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nahl suresi, 51. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 51. ayet. وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ

    Diyanet İşleri

    Allah, şöyle dedi: "İki ilah edinmeyin. O, ancak tek ilahtır. O halde, yalnız benden korkun."

    Mehmet Okuyan

    Allah şöyle demiştir: "İki ilah edinmeyin! O, yalnızca tek bir ilahtır. Yalnız benden (azabımdan) korkun!"

    Mustafa İslamoğlu

    Hani Allah şöyle buyurmuştu: "İki ilah edinmeyin; çünkü yalnızca O'dur biricik ilah! Artık Benden, sadece Benden sakının!"

    Muhammed Esed

    Ve hani, Allah: "İki (ya da daha fazla) tanrı edinmeyin!" demişti, "Çünkü O'dur tek ve biricik Tanrı; bunun içindir ki, benden, yalnızca benden korkun!"

    Ahmed Hulusi

    Allah buyurdu ki: "İki ilah edinmeyin! 'HU', sadece Uluhiyet sahibi BİR'dir (cüzlere ayrılmayı ya da cüzlerin bütünü olmayı kabul etmeyen "TEK"illiktir). . . O halde yalnız Ben'den korkun. "

    Ali Bulaç

    Allah dedi ki: "İki ilah edinmeyin: O, ancak tek bir ilahtır. Öyleyse benden, yalnızca benden korkun."

    Ali Özek ve heyeti

    Allah buyurmuştur ki: "İki ilâh edinmeyin. O, sadece tek bir ilahtır. Bu itibarla yalnız benden korkun".

    Ali Rıza Safa

    Ve Allah dedi ki: "İki tanrı edinmeyin; O, Tek ve Eşsiz Tanrıdır. Artık, yalnızca Benden korkun!"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah buyurdu ki: "İki tanrı edinmeyiniz! O ancak bir Tanrıdır. O halde yalnız benden korkunuz!"

    Edip Yüksel

    ALLAH, "İki tanrı edinmeyin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece benden çekinin" demiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH, 'İki tanrı edinmeyin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece benden çekinin,' demiştir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah da buyurmuştur ki: "İki tanrı edinmeyin; O, ancak bir ilahtır. Onun için Benden, yalnızca Benden korkun!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah da buyurmuştur ki: iki ilah tutmayın o ancak bir ilahdır, onun için benden yalnız benden korkun

    Erhan Aktaş

    Allah: "İki ilah edinmeyin! O, ancak tek bir ilahtır. O halde, yalnızca Bana rehbet dipnot 1 duyun."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Korkmak" anlamı da bulunan bu kelimenin buradaki anlamı, iki İlah edinmenin ceza ile karşılanacağının bildirilmesidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah: "İki ilah edinmeyin! O, ancak tek bir ilahtır. O halde, yalnızca Bana rehbet dipnot 1 duyun."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Korkmak" anlamı da bulunan bu sözcüğün buradaki anlamı, iki İlah edinmenin ceza ile karşılanacağının bildirilmesidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah: "İki ilah edinmeyin! O, ancak tek bir ilahtır. O halde, yalnızca Bana, Bana rehbet dipnot 1 duyun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Korkmak" anlamı da bulunan bu sözcüğün, buradaki anlamı, iki İlah edinmenin ceza ile karşılanacağının bildirilmesidir.

    Gültekin Onan

    Tanrı dedi ki: "İki tanrı edinmeyin: O, ancak tek bir tanrıdır. Öyleyse benden, yalnızca benden korkun."

    Hasan Basri Çantay

    Allah: "İki Tanrı edinmeyin. O, ancak bir Tanrıdır. Onun için benden, yalınız benden korkun" dedi.

    İbni Kesir

    Allah buyurdu ki: İki ilah edinmeyin. O, ancak bir tek ilahtır. Yalnız Ben'den korkun.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah: İki ilah edinmeyin! dedi. O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun!

    Süleyman Ateş

    Allah: "İki tanrı tutmayın. O, ancak tek Tanrıdır. Yalnız benden korkun!" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "İki ilah (tanrı) edinmeyin. O bir tek ilahtır. İçten içe, yalnız benden korkun."

    Şaban Britch

    Allah: İki ilah edinmeyin, dedi. O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun!

    Şaban Piriş

    Allah: -İki ilah edinmeyin, O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah buyurdu ki: "İki ilah edinmeyin; O sadece bir tek ilahtır. Yalnız benden korkun."

  2. Nahl suresi, 52. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 52. ayet. وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İtaat de daima O'na olmalıdır. Öyle iken siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde ne varsa yalnızca O'na aittir; din (itaat) de devamlı olarak yalnız O'nun içindir. Allah'tan başkasına karşı mı takvâlı (duyarlı) oluyorsunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    Zira göklerde ve yerde olanların hepsi ona aittir; (varlıkların) O'na olan borçluluk sorumluluğunun bittiği bir nokta yoktur. Şimdi siz kalkıp Allah'tan başkasına saygı duyacaksınız, öyle mi?

    Muhammed Esed

    Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur; (o halde,) kulluk ve itaat de daima O'na olmalıdır: hal böyleyken, tutup yine de, Allah'tan başkasına mı saygı ve duyarlık göstereceksiniz?

    Ahmed Hulusi

    Semalar ve arzda ne varsa O'nun içindir! Din de daimi - ebedi - yalnız O'nundur! Allah'ın gayrından mı sakınıyorsunuz?

    Ali Bulaç

    Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat, kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnız O'nundur. O halde Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Ali Rıza Safa

    Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, O'nun malıdır. Din de her zaman O'na özgüdür. Yine de Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur;kalıcı ve sürekli olan din de yalnız O'nundur. "O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli sadece O'nundur. ALLAH'tan başkasını mı sayıyorsunuz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. öyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Göklerde yerde ne varsa onun, din de daima onundur, öyle iken siz Allahın gayrisinden mi korkuyorsunuz?

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de yalnızca O'nundur. dipnot 1 Böyleyken, Allah'tan başkasına mı takvalı oluyorsunuz?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluğun sahibi, uyulması gereken yasaların sahibi odur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de yalnızca O'nundur. dipnot 1 Böyleyken, Allah'tan başkasına mı takvalı oluyorsunuz? dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluğun sahibi, uyulması gereken yasaların sahibi odur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de O'nundur. dipnot 1 Böyleyken, Allah'tan başkasına mı takvalı oluyorsunuz. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kulluğun sahibi, uyulması gereken yasaların sahibi odur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'tan başkasına mı yöneliyor ve saygı gösteriyorsunuz?

    Gültekin Onan

    Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat, kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Tanrı'dan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

    Hasan Basri Çantay

    Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Onundur. Taat de daima Onadır. Böyle iken haala Allahdan başkasından mı korkuyorsunuz?

    İbni Kesir

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Din de sürekli olarak O'nundur. Yoksa Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz?

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İtaat de daima O’na olmalıdır. Öyle iken siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Süleyman Ateş

    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Kulluğun da yalnız O'na yapılması lazımdır. Siz, Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli onundur. Yine de Allah'tan başkasından mı çekiniyorsunuz?

    Şaban Britch

    Göklerde ve yerdeki her şey O’nundur. Her zaman din O’na aittir. O halde Allah’tan başkasından mı sakınıyorsunuz?

    Şaban Piriş

    Göklerde ve yerdeki her şey O'nundur. Her zaman otorite O'na aittir. O halde Allah'tan başkasından mı çekiniyorsunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli olarak yalnız O'nundur. Hala, Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz!

  3. Nahl suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 53. ayet. وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ ٱللَّهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ

    Diyanet İşleri

    Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.

    Mehmet Okuyan

    Nimet olarak size (ulaşan) ne varsa (hepsi) Allah'tandır. Sonra size bir zarar (sıkıntı) dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat, nimetten payınıza her ne düşerse bilin ki o Allah'tandır. Dahası başınıza ne zaman iş gelse, hemen O'ndan imdat dilersiniz.

    Muhammed Esed

    Hem, payınıza düşen her nimet Allah'tandır; (nitekim) ne zaman başınıza darlık çökse, hemen O'na yakarırsınız,

    Ahmed Hulusi

    Nimetten neyiniz varsa Allah'tandır! Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman O'na yakarırsınız.

    Ali Bulaç

    Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.

    Ali Özek ve heyeti

    Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O’na yalvarırsınız.

    Ali Rıza Safa

    Size ulaşan her nimet, Allah tarafındandır. Sonra bir zorluk dokunduğunda, hemen O'na yakarışlarda bulunursunuz.

    Bayraktar Bayraklı

    Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarırsınız.

    Edip Yüksel

    Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizde nimet olarak her ne varsa hepsi Allah'tandır. Sonra başınıza bir keder geldiğinde de hep O'na feryat edersiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem sizde ni'met namına her ne varsa hep Allahdandır, sonra size keder dokunduğu zaman da hep ona feryad edersiniz

    Erhan Aktaş

    Sahip olduğunuz nimetlerin tamamı, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda, yalnız O'na yalvarırsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sahip olduğunuz nimetlerin tamamı, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda, yalnız O'na yalvarırsınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sahip olduğunuz nimetlerin tamamı, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda, yalnız O'na yalvarırsınız.

    Gültekin Onan

    Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Tanrı'dandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.

    Hasan Basri Çantay

    Size ulaşan her ni'met Allahdandır. Sonra size her hangi bir keder ve musiybet dokunduğu zaman ancak Ona tezarru ve feryad edersiniz.

    İbni Kesir

    Sizdeki her nimet, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.

    Süleyman Ateş

    Size ulaşan her ni'met Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sahip olduğunuz bütün nimetler Allah'tandır. Size bir zorluk dokununca da yalnız O'na yalvarıp yakarırsınız.

    Şaban Britch

    Size verilen her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da hemen O’na yalvarırsınız.

    Şaban Piriş

    Sizin sahip olduğunuz her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da hemen O'na yalvarırsınız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sahip olduğunuz her nimet Allah'tandır. Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.

  4. Nahl suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 54. ayet. ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

    Diyanet İşleri

    Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.

    Mustafa İslamoğlu

    O daha sonra üzerinizden darlığı çekip alacak olsa, o zaman da içinizden bir gurup hemen Rablerine şirk koşmaya başlar;

    Muhammed Esed

    sonra, üzerinizden darlığı giderir gidermez, içinizden bazıları hemen Rablerinin uluhiyetinden başka güçlere de bir pay yakıştırır,

    Ahmed Hulusi

    Sonra (Allah) sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, bir de bakarsın ki sizden bir kısmı hemen Rablerine ortak koşarlar (o sıkıntının kalkışını Rablerine değil, başka bir tesire bağlarlar).

    Ali Bulaç

    Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Rablerine şirk koşar;

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak koşarlar!

    Ali Rıza Safa

    Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiğinde, aranızdan bir küme, Efendilerine ortaklar koşarlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir grup hemen Rabblerine ortak koşarlar.

    Edip Yüksel

    Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Efendi'lerine ortak koşmaya başlar,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Rab'lerine ortak koşmaya başlar,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra o kederi sizden kaldırdığı zaman, içinizden bir kısmı derhal Rablerine ortak koşarlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra sizden o kederi açtığı zaman da içinizden bir kısmı derhal rablarına şirk ederler

    Erhan Aktaş

    Sonra O, sizden sıkıntıyı giderince, bir kısmınız hemen Rabb'lerine şirk koşmaya başlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra O, sizden sıkıntıyı giderince, bir kısmınız hemen Rabb'lerine şirk koşmaya başlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra O, sizden sıkıntıyı giderince, bir kısmınız hemen Rabb'lerine şirk koşmaya başlar.

    Gültekin Onan

    Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) rablerine şirk koşar.

    Hasan Basri Çantay

    Nihayet O, sizden bu keder ve musıybeti açıb giderdiği vakit ise içinizden bir takımları, bakarsınız ki, Rablerine eş tutuyorlar.

    İbni Kesir

    Sonra sıkıntınızı giderince de içinizden bir grup; Rabblarına şirk koşarlar.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiği zaman içinizden bir grup hemen Rablerine şirk koşarlar.

    Süleyman Ateş

    Sonra, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman içinizden bir grup, hemen Rablerine ortak koşarlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra o zorluğu üzerinizden kaldırdı mı içinizden bir takımı hemen Rablerine bir ortak oluştururlar.

    Şaban Britch

    Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiği zaman içinizden bir grup hemen Rab’lerine şirk koşarlar.

    Şaban Piriş

    Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiğimiz zaman içinizden bir grup hemen Rab'lerine şirk koşarlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra da zorluk ve kederi sizden kaldırdığında, içinizden bir zümre kendi Rablerine hemen ortak koşuverir,

  5. Nahl suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 55. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: ‘Ankebût 29:66; Rûm 30:34.

    Mustafa İslamoğlu

    adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edercesine... Haydi, tadımlık lezzetlerle oyalanın bakalım: gün gelecek nasıl olsa (gerçeği) öğreneceksiniz.

    Muhammed Esed

    (adeta) kendilerine bahşettiğimiz nimetler için nankörlüklerini gösterircesine! (Bu geçici) dünya hayatıyla böylece avunun bakalım: nasıl olsa (gerçeği) er geç öğreneceksiniz!

    Ahmed Hulusi

    Kendilerine verdiğimize nankörlük etmek için (böyle yaparlar). . . O halde zevklenin. . . Yakında bileceksiniz.

    Ali Bulaç

    Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!

    Ali Rıza Safa

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler bakalım. Şimdi yararlanın; artık yakında öğreneceksiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için böyle yaptılar. O halde bir süre daha faydalanınız, fakat yakında hakikati bileceksiniz.

    Edip Yüksel

    Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kendilerine verdiğimiz nimeti nankörlük ile karşılamak için yaparlar bunu. Şimdi zevk sürün bakalım, yarın bileceksiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kendilerine verdiğimiz ni'meti küfran ile karşılamak için şimdi zevk edin bakalım fakat yarın bileceksiniz

    Erhan Aktaş

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!

    Gültekin Onan

    Kendilerine verdiklerimize küfretmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

    Hasan Basri Çantay

    (Bunu) kendilerine verdiğimiz (nimetler) e karşı nankörlük etmeleri için (yaparlar). Öyle ise eğlenedurun! Yakında (akıbetinizi) bileceksiniz.

    İbni Kesir

    Kendilerine verdiğimize nankörlük etmeleri için. Geçinin bakalım, yakında bileceksiniz.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

    Süleyman Ateş

    Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.

    Şaban Britch

    Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, yakında bileceksiniz.

    Şaban Piriş

    Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, nasıl olsa anlayacaksınız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Hadi, zevklenin/nimetlenin, yakında bileceksiniz.

  6. Nahl suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 56. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَصِيبًا مِّمَّا رَزَقْنَٰهُمْ تَٱللَّهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَفْتَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine rızık olarak verdiklerimizin bir kısmından, (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun: dipnot 1 İftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Tellâhi] ifadesi Kur'an'da dokuz kez geçen yeminlerden birisidir (Bkz. Yûsuf 12:73, 85, 91, 95; Nahl 16:63; Enbiyâ 21:57; Şu‘arâ 26:97; Sâffât 37:56).

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de kendilerine verdiğimiz rızıktan (dolayı), hakkında bir şey bilmedikleri nesnelere bir pay ayırırlar. Allah şahittir ki, iftira ede geldikleri şeylerden dolayı, kesinlikle sorguya çekilecekler.

    Muhammed Esed

    Üstelik bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri şeylere de bir pay ayırırlar. Allah tanıktır ki, bütün o uydurup durduğunuz şeylerden ötürü mutlaka sorguya çekileceksiniz!

    Ahmed Hulusi

    Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden hayali tanrılarına bir pay ayırırlar. . . Tallahi (hayret ihtiva eden yemin türü), yaptığınız uydurmalardan elbette sorgulanacaksınız!

    Ali Bulaç

    Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

    Ali Rıza Safa

    Kendilerine geçimlik olarak verdiklerimizden, bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah tanıktır ki, uydurmuş olduklarınızdan kesinlikle sorguya çekileceksiniz.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine verdiğimiz rızıktan, ne olduğunu bilmedikleri tanrılarına pay ayırırlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden, mutlaka sorguya çekileceksiniz.

    Edip Yüksel

    Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a ant olsun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a andosun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de onlar kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutup o hiçbir şey bilmeyen nesnelere bir pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de bizim kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden tutuyorlar ılim şanından olmıyan nesnelere bir nasib ayırıyorlar, tallahi siz bu yaptığınız iftiralardan mutlak mes'ul olacaksınız

    Erhan Aktaş

    Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce dipnot 1 pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Körü körüne, akılsızca, düşüncesizce. Bu pay, "ilah" olarak gördükleri nesnelere ayrılan paydır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce dipnot 1 pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Körü körüne, akılsızca, düşüncesizce. Bu pay, "ilah" olarak gördükleri nesnelere ayrılan paydır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce dipnot 1 pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Körü körüne, akılsızca, düşüncesizce. Bu pay, "ilah" olarak gördükleri nesnelere ayrılan paydır.

    Gültekin Onan

    Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Tanrı'ya karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Kendilerine rızk olarak verdiğimizden onlar, o bilmezler, (o putlar) için hisse ayırırlar. Allaha andolsun ki düzmekde olduğunuz (bu iftiralar) dan elbette mes'ul olacaksınız.

    İbni Kesir

    Kendilerine verdiğimiz rızıktan, bilmediklerine pay ayırırlar. Allah'a andolsun ki; uydurup durduğunuz şeylerden muhakkak sorguya çekileceksiniz.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine verdiğimiz rızıklardan o hiç bir şey bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki uydura geldiğiniz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz

    Süleyman Ateş

    Kendilerine verdiğimiz rızıktan, (hiçbir şey) bilmeyen(tanrı)lar(ın)a pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki siz, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir de kendilerine verdiğimiz rızıklardan ne olduğunu bilmedikleri ilahlarına pay çıkarırlar. Vallahi dipnot 1 bu iftiranızdan dolayı sorguya çekileceksiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yemin etmek:

    Şaban Britch

    Onlara verdiğimiz rızıktan bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah adına andolsun ki, uydurmakta olduklarınızdan sorguya çekileceksiniz.

    Şaban Piriş

    Onlara verdiğimiz rızıktan bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah adına andolsun ki, uydurmakta olduklarınızın hesabı sorulacaktır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, iftira edip durduğunuz şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

  7. Nahl suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 57. ayet. وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ ٱلْبَنَٰتِ سُبْحَٰنَهُۥ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlar, kızları Allah'a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini.

    Mustafa İslamoğlu

    Üstelik kızları Allah'a isnat ederken, -haşa, beşeri niteliklerden uzak aşkın bir varlıktır O- beğendiklerini ise kendilerine ayırıyorlar.

    Muhammed Esed

    Ayrıca, kızları Allah'a yakıştırırken -oysa O tüm beşeri bağlardan uzaktır, yücedir- kendileri için (sanki buna güçleri yetermiş gibi) hoşlarına gideni (seçmek isterler):

    Ahmed Hulusi

    Kız çocuklarını da Allah'a nispet ederler. . . Subhan'dır "HU"! ("HU", münezzehtir bu yakıştırmadan)! Hoşlarına gideni de (erkek çocukları) kendilerine. . .

    Ali Bulaç

    Ve Allah'a kızlar isnad ediyorlar, (haşa) O yücedir. Hoşlandıkları (erkek çocuklar) da kendilerinindir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorlar. Hâşâ! Allah bundan münezzehtir. Beğendikleri de (erkek çocuklar) kendilerinin oluyor.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a, kızları yakıştırıyorlar. O, bundan ayrıktır. Beğendikleri de kendilerinin mi?

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, kızların Allah'a ait olduğunu iddia ediyorlar. Haşa! Allah bundan uzaktır. Beğendikleri de kendilerinin oluyor.

    Edip Yüksel

    Yüce ALLAH'a kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yüce ALLAH'a kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını..

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'a kızlar isnat ediyorlar O, bundan münezzehtir kendilerine ise canlarının istediğini.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allaha kızlar da isnad ediyorlar, haşa o sübhane, kendilerine ise canlarının istediği

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kız çocuklarını Allah'a yakıştırıyorlar. O, bundan münezzehtir. dipnot 1 Hoşlandıklarını dipnot 2 da kendilerine ayırıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kusur ve eksikliklerden arınık. Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Allah'ın acizlik, eksiklik ve yaratılmış özelliklerinden arınmış olduğunu benimsemek. Tenzih, tevhidin başka bir ifadesidir. Eş koşulanların ve yakıştırılan niteliklerin tamamından arındırma demektir. "Hiçbir şey O'nun benzeri değildir 42:11." Allah'a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Erkek çocukları.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kız çocuklarını Allah'a yakıştırıyorlar. O, bundan münezzehtir. Hoşlandıklarını dipnot 1 da kendilerine ayırıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Erkek çocukları.

    Gültekin Onan

    Ve Tanrı'ya kızlar isnad ediyorlar, (haşa) O yücedir. Hoşlandıkları (erkek çocuklar) da kendilerinindir.

    Hasan Basri Çantay

    Bir de onlar Allaha kızlar isnad ederler. Haaşa, O (nun şanı) münezzehdir. Kendilerinin candan isteyegeldikleri (oğlan çocuğuna gelince:) bu da onlarındır!

    İbni Kesir

    Onlar; Allah'a kızlar isnad ederler. O'nun sanı yücedir. Hoşlandıkları da kendilerinindir.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir de onlar Allah’a kızlar isnat ederler. O, bundan münezzehtir. Hâlbuki candan arzuladıklarını da kendileri için isterler.

    Süleyman Ateş

    O şanı yüce Allah'a kızları veriyorlar (melekleri Allah'ın kızları sanıyorlar) da kendilerine hoşlandıkları(erkek çocukları)nı (alıyorlar). (Kız çocuklarından arlanıyorlar. Peki ama neden arlandıkları şeyleri Allah'a layık görüyorlar?)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah için kızlar oluşturuyorlar dipnot 1 ; O bundan uzaktır. Özledikleri oğlanlar da kendilerine kalıyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Melekleri Allah'ın kızı sayıp ilah(tanrı) ediniyorlar.

    Şaban Britch

    Allah’a kızlar isnat ederler. O, bundan münezzehtir. Kendilerine de arzu ettiklerini. (Erkek çocukları)

    Şaban Piriş

    Allah'a kızları isnat ederler. O, bundan uzaktır. Kendilerine de arzu ettiklerini..(erkek çocukları)

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tutuyor, Allah'a kızları nispet ediyorlar. Haşa! O, bunlardan arınmıştır. İştah duydukları şeyler de kendilerinin mi?

  8. Nahl suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 58. ayet. وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلْأُنثَىٰ ظَلَّ وَجْهُهُۥ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki onlardan birine (bir) kız çocuğu olduğu müjdelense suratı kapkara kesilir. İçini öfkeyle karışık bir hüzün kaplar;

    Muhammed Esed

    (O kadar ki,) ne zaman birine bir kız çocuğu olduğu müjdesi verilse hemen yüzü kararır, içi öfkeyle dolar;

    Ahmed Hulusi

    Onlardan biri dişi ile müjdelendiğinde, öfkeli bir halde, yüzü simsiyah kesilir!

    Ali Bulaç

    Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.

    Ali Rıza Safa

    Onlardan birisine, bir kız çocuğu sevinçli bir haber olarak verildiğinde, yüzü kararır ve öfkelenir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlardan birine kızı olduğu müjdelendiği zaman, öfkesini yutkunarak yüzü kapkara olur.

    Edip Yüksel

    Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa onlardan birine kız müjdesi verildiğinde öfkesinden yüzü simsiyah kesiliyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki onların birine dişi müjdelendiği vakıt öfkesinden yüzü simsiyah oluyor

    Erhan Aktaş

    Onlardan birisine, çocuğunun kız olduğu haberi verildiği zaman, kızgınlığından yüzü kapkara kesilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan birisine, çocuğunun kız olduğu haberi verildiği zaman, kızgınlığından yüzü kapkara kesilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan birisine, kız çocuğu olduğu haberi verildiği zaman, kızgınlığından yüzü kapkara kesilir.

    Gültekin Onan

    Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.

    Hasan Basri Çantay

    Onlardan birine kız (doğumu) müjdesi verilince, kendisi pek öfkeli olarak, yüzü simsiyah kesilir.

    İbni Kesir

    Onlardan birine bir kızı olduğu müjdelenirse; içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilir.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

    Süleyman Ateş

    Onlardan birine dişi (çocuğu olduğu) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan birine "Kızın oldu!" diye müjde verilince yutkunur ve yüzü kapkara kesilir,

    Şaban Britch

    Onlardan birine bir kız çocuğu müjdelendiği zaman, kederlenerek yüzü simsiyah kesilir.

    Şaban Piriş

    Onlardan birine bir kız çocuğu müjdelendiği zaman, kederlenerek yüzü simsiyah kesilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan birine kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir. Öfkeden kuduracak gibidir o.

  9. Nahl suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 59. ayet. يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلْقَوْمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓ أَيُمْسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمْ يَدُسُّهُۥ فِى ٱلتُّرَابِ أَلَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    Diyanet İşleri

    Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

    Mehmet Okuyan

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı toplumdan gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun yoksa onu toprağa mı gömsün! Dikkat edin! Verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

    Mustafa İslamoğlu

    Ona müjdelenen şeyin kendisinde oluşturduğu kötümser duygulardan dolayı, toplumdan kaçıp köşe bucak saklanacak delik arar: şimdi onu zillete katlanma pahasına tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Görüyorsunuz değil mi; ne berbat akıl yürütüyorlar.

    Muhammed Esed

    kendisine verilen bu kötü müjdeden ötürü -bu zillete/bu küçük düşmeye rağmen, şimdi onu acaba tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün (diye düşünerek)- kıyı bucak insanlardan kaçar. Yazıklar olsun, izledikleri düşünce tarzı ne kadar kötü!

    Ahmed Hulusi

    Kendisi ile müjdelendiği şeyin (ona göre) kötülüğünden (dolayı), halkından gizlenir. . . (Kız çocuğu oldu diye) horlanmayı göze alıp onu tutacak mı; yoksa onu toprağın içinde gizleyip saklayacak mı (diri diri toprağa mı gömecek)? Kesinlikle biline ki, hükmettikleri şey çok kötüdür!

    Ali Bulaç

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

    Ali Özek ve heyeti

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki, verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

    Ali Rıza Safa

    Kendisine verilen sevinçli haberi kötü bularak, toplumundan gizlenir. Aşağılanarak onu tutsun mu; yoksa toprağa mı gömsün? Ne kötü yargılıyorlar; bir bakın!

    Bayraktar Bayraklı

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu, aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakınız ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!

    Edip Yüksel

    Kendisine müjdelenen ‘kötülükten' utanarak halkından kendini gizlemeye çalışır. Şimdi onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü yargıda bulunuyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendisine müjdelenen 'kötülükten' utanarak halkından kendini gizlemeye çalışır. Şimdi onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü yargıda bulunuyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Verilen müjdenin kötü etkisiyle kavminden gizleniyor. Onu, hakarete katlanıp sağ mı bırakacak, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne fena hükümler veriyorlar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Verilen müjdenin sui te'siriyle kavminden gizleniyor, hakaret üzere onu tutacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? Bak ne fena hukümler veriyorlar

    Erhan Aktaş

    Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete dipnot 1 karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm dipnot 2 ne kötüdür!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küçük düşürücü duruma karşı!
    2. metne dön, dipnot 2
      Böyle düşünmeleri.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete dipnot 1 karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm dipnot 2 ne kötüdür!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küçük düşürücü duruma karşı!
    2. metne dön, dipnot 2
      Böyle düşünmeleri.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete dipnot 1 karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm dipnot 2 ne kötüdür!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küçük düşürücü duruma karşı!
    2. metne dön, dipnot 2
      Böyle düşünmeleri.

    Gültekin Onan

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür?

    Hasan Basri Çantay

    Verilen müjdenin te'siriyle kavmden gizlenir. O (doğa) nı (sağ bırakıb) hakaaretle mi tutacak, yoksa onu toprağa mı gömecek (kendi kendine düşünür) Bak, hükmedegeldikleri (bu) şey ne kötüdür!

    İbni Kesir

    Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenmeye çalışır. Utana utana onu tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın ne kötü hükmediyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (48-59) Allah’ın yarattığı şeyi görmüyorlar mı? Gölgesi sağa ve sola düşer vaziyette boyun eğerek, onlar Allah için secde ederler, göklerde ve yerde, yaratıklardan ve meleklerden her ne varsa, kibirlenmeden Allah için secde ederler, üstlerinde olan Allah’tan dolayı korkarlar ve ne yi emrediyorsa onu da yaparlar. Allah dedi ki “iki ilah edinmeyin” Muhakkak ki O tek ilahtır, sadece ve sadece benden korkun. (Rahip; korkan) semalarda ve arzda ne varsa onundur, daima din onun içindir, Allah dışında birinden mi sakınıyorsunuz? Sizde olan nimetler de Allah’tandır, sonra size zarar dokunduğunda yine ona yalvarırsınız, sonrasında sizden zararı kaldırdığında sizden bir fırka / bir bölüm onlara verdiğimizi yok saymak için / görmezden gelmek için rabbine ortak koşar / şirk koşar , geçinin / metalan ın ilerde bileceksiniz. Verdiğimiz rızıktan herhangi bir şey bilmeyen ilahlarına nasip / hisse ayırıyorlar Allah’a yemin olsun ki iftara ettikleri bu şeyden dolayı sorgulanacaklar, kızları Allah’a yaptılar, onu üstün tutarız, iştah ettikleri şey ise onlarınmış! Herhangi birisine bir kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir ve öfkelidir , müjdelenen şeyin hissettirdiği kötülükten dolayı kavminden saklanır, hor ve hakir olarak onu elinde mi tutsun yahut toprağa mı gömsün? (Desse yedüssü gizlice gömmek) Dikkat edin ne kötü hüküm veriyorlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!

    Süleyman Ateş

    Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. (Şimdi ne yapsın) onu, hakaretle tutsun mu yoksa onu toprağa mı gömsün! Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

    Süleymaniye Vakfı

    Müjdelendiği şeyin (ona göre) kötü olmasından dolayı halkından gizlenir. Şimdi aşağılanmayı göze alıp çocuğu tutacak mı, yoksa onu (diri diri) toprağa mı gömecek! dipnot 1 Bakın, vardıkları karar ne kötüdür!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müjdelendiği şeyin kötülüğünden dolayı halkının karşısına çıkamaz olur. Aşağılanmayı göze alarak onu tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın, ne kötü karar veriyorlar!

    Şaban Britch

    Kendisine verilen kötü müjdeden dolayı halktan gizlenmeye çalışır. Onu aşağılanarak tutsun/yaşatsın mı; yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!

    Şaban Piriş

    Kendisine verilen kötü müjdeden dolayı halktan gizlenmeye çalışır. Utana utana onu tutsun/yaşatsın mı; yoksa toprağa mı gömsün? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendisine muştulananın utancından ötürü toplumdan gizlenir. Hakaret/eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu. Bakın ne kötü hüküm veriyorlar!

  10. Nahl suresi, 60. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 60. ayet. لِلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوْءِ وَلِلَّهِ ٱلْمَثَلُ ٱلْأَعْلَىٰ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Diyanet İşleri

    Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Kötü örnek(ler) ahirete inanmayanlar içindir. En yüce örnek(ler) ise yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1 O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahirete inanmayanların kötü örneği Yüce Allah'a çocuk yakıştırması, kız çocuklarını öldürmeleri vs.'dir. Allah'a ait olanlar ise yaratıklarda bulunmayıp sadece O'nda bulunan niteliklerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Çirkin niteleme(ler)e ahirete inanmayanlar layıktır; Allah'a layık olan ise en yüce, en güzel niteleme(ler)dir: zira O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet sahibidir.

    Muhammed Esed

    (Bunun içindir ki,) kötü niteleme(ler) ahirete inanmayanlara yakışır; en yüce niteleme(ler) ise Allah'a. Çünkü, doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibi O'dur!

    Ahmed Hulusi

    Kötü sıfatlar, sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenler içindir. . . En mükemmel sıfatlar da Allah içindir! O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Ahirete inanmayanların kötü örnekleri vardır, en yüce örnekler ise Allah'a aittir. O, güç sahibi olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kötü sıfat, ahirete inanmayanlar içindir. En yüce sıfatlar ise Allah'a aittir. Çünkü O, her şeyden üstün ve hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Kötü yakıştırmalar, sonsuz yaşama inanmayanlarındır. En yüce nitelemeler ise Allah'a özgüdür. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kötü sıfat, ahirete inanmayanlar içindir. En yüce sıfatlar ise Allah'a aittir. Çünkü O, her şeyden üstündür; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Ahireti onaylamayanlar kötü örneği oluştururlar; halbuki en yüce örnekler ALLAH'ındır. O Üstündür, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ahirete inanmıyanlar kötü örneği oluştururlar; halbuki en yüce örnekler ALLAH'ındır. O Üstündür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ahirete iman etmeyenler için kötülük örneği sıfatlar vardır; en yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, güçlüdür, hikmet sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ahırete iymanı olmıyanlar için kötülük meseli sıfatlar var, Allah için ise en yüksek sıfatlar, ve aziz odur, hakim o

    Erhan Aktaş

    Kötü misaller dipnot 1 ahirete inanmayanlara aittir. En yüce misaller Allah içindir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kız çocuğunun doğum haberinin kötü görülmesi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kötü misaller dipnot 1 ahirete inanmayanlara aittir. En yüce misaller Allah içindir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kız çocuğunun doğum haberinin kötü görülmesi

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kız çocuğunun doğum haberinin kötü görülmesi ahirete inanmayanlara aittir. En yüce benzetme dipnot 1 Allah'a aittir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, bunu "iyi" bir şey olarak görmektedir.

    Gültekin Onan

    Ahirete inanmayanların kötü örnekleri vardır, en yüce örnekler ise Tanrı'ya aittir. O güç sahibi olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Ahirete iman etmeyenlerin (işte böyle) kötü sıfat (lar) ı vardır. En yüce mesel (vasıflar) ise Allahındır. O, mutlak kaadirdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Ahirete inanmayanlar kötülük örneğidirler. En yüce örnek ise Allah'ındır. O; Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (60-63) Ahirete inanmayanların hâli kötülüğe benzerdir. Allah’ın hâli ise yüceye benzer, O saygıdeğerdir, hâkimdir, eğer ki Allah zulümleri nedeniyle insanı hemen yakalasaydı, Onun üzerinde tek bir yaratık dahi kalmazdı ve lakin belli bir süreye kadar öteliyor / tehir ediyor, süreleri gelince de bir saat dahi tehir edilmezler yahut önceye alınmazlar. Hoşlanmadıkları vasıfları Allah’a veriyorlar dilleriyle de “Güzel olan onlarınmış” yalanını söylüyorlar , şüphesiz onlar için ateş vardır ve onlar kesinlikle en önde gi rerler / ifrat ederler. Allah’a yemin olsun ki biz senden önce de toplu mlara / ümmetlere gönderdik, şeytan o ümmetlere faaliyetlerini / amellerini süslü gösterdi , bugün de şeytan onların dostudur , onlara acıtıcı bir azap vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kötü sıfatlar ahirete iman etmeyenlere aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Ahirete inanmayanların durumu, kötüdür. En yüce durum, Allah'ındır. O, üstün hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ahirete inanmayanlar kötü örnek verirler. En iyi örnek, Allah'ın verdiği örnektir. Üstün olan ve doğru kararlar veren O'dur.

    Şaban Britch

    Kötülük, ahirete iman etmeyenler içindir. En üstün sıfatlar Allah’ındır. O, Aziz'dir, hakimdir.

    Şaban Piriş

    Kötülük örneği ahirete inanmayanlarındır. En yüce örnek ise Allah'ındır. Çünkü O, saygındır, hakimdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ahirete inanmayanlar için kötülük örneği var. En yüce örnekse Allah içindir. O'dur Aziz, O'dur Hakim.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.