Nebe suresi · 21–30. ayetler

Azgınlar için cehennem

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nebe suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 21. ayet. إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا

    Diyanet İşleri

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

    Mehmet Okuyan

    (21, 22) Şüphesiz ki cehennem, azgınların durağı olarak (cehennemlikleri) gözetlemektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz (o gün) Cehennemin gözleri yolda kalacaktır;

    Muhammed Esed

    (O Gün,) cehennem, (hakikati inkar edenleri) kuşatmak için bekleyecek;

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle Cehennem güzergah olmuştur (herkes oradan geçer)!

    Ali Bulaç

    Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, cehennem gözlemektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    -Azgınların barınağı olacak Cehennem, pusuda beklemektedir.

    Edip Yüksel

    Cehennem ise gözetlemekte:

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cehennem ise gözetlemekte:

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz, cehennem bir gözetleme yeri olmuştur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz ki Cehennem olmuştur mırsad

    Erhan Aktaş

    Cehennem gözetleme yeri oldu;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cehennem gözetleme yeri oldu;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Cehennem gözetleme yeri oldu;

    Gültekin Onan

    Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki cehennem bir pusudur.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki cehennem; bir gözetleme yeridir.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Cehennem de bir gözetleme yeridir.

    Süleyman Ateş

    Cehennem de gözetleme yeri olmuş (suçluları gözetleyip durmakta)dır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cehennem, gözetleme durumuna geçer;

    Şaban Britch

    Cehennem de gözlemektedir.

    Şaban Piriş

    Cehennem de gözlemektedir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cehennem, bir gözetleme yeri olmuştur.

  2. Nebe suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 22. ayet. لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا

    Diyanet İşleri

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

    Mehmet Okuyan

    (21, 22) Şüphesiz ki cehennem, azgınların durağı olarak (cehennemlikleri) gözetlemektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    (o) haddini bilmezler için bir son duraktır;

    Muhammed Esed

    hak ve adalet sınırlarını ihlal etmiş olanların durağı!

    Ahmed Hulusi

    Tuğyan edenler (azgınlar; zalimler, Sünnetullah'a göre korunma çalışmaları yapmayanlar) için yerleşim alanıdır!

    Ali Bulaç

    Taşkınlık edip azanlar için son bir varış yeridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Azgınların barınağı olacak,

    Ali Rıza Safa

    Azıtanlar için, kalınacak bir yer olarak.

    Bayraktar Bayraklı

    -Azgınların barınağı olacak Cehennem, pusuda beklemektedir.

    Edip Yüksel

    Azgınlar için bir varış yeri olarak...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Azgınlar için bir varış yeri olarak...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Azgınlara bir barınak olmuştur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Azgınlar için bir meab

    Erhan Aktaş

    Haddi aşanlar için varacakları yer olarak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Haddi aşanlar için varacakları yer olarak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Haddi aşanlar için varacakları yer olarak.

    Gültekin Onan

    Taşkınlık edip azanlar için son dönüş yeridir.

    Hasan Basri Çantay

    Azgınların dönüb dolaşıb girecekleri bir yerdir.

    İbni Kesir

    Azgınlar için varılacak bir yer.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Azgınların varacağı sığınaktır.

    Süleyman Ateş

    Azgınların varacağı yerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    azgınları gözetler. Orası, onların varacağı yerdir.

    Şaban Britch

    Azgınların varacağı sığınak,

    Şaban Piriş

    Azgınların varacağı yerdir..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Azgınlar için bir barınak.

  3. Nebe suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 23. ayet. لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا

    Diyanet İşleri

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

    Mehmet Okuyan

    (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Mustafa İslamoğlu

    onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.

    Muhammed Esed

    Onlar orada uzun süre kalacaklar.

    Ahmed Hulusi

    Çok uzun süre kalıcılar olarak!

    Ali Bulaç

    Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar,

    Ali Rıza Safa

    Çağlar boyunca orada kalacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Azgınlar, çağlar boyu orada kalırlar.

    Edip Yüksel

    Orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçinde devirlerce kalacaklardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Devirlerce içinde kalacaklar

    Erhan Aktaş

    Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin anlamı "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." şeklindedir. "Ahkaben," "hukubu" kelimesinin çoğulu olup, kelime anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da kelime, kök anlamı (hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin doğru çevirisi: "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." olmalıdır. "Ahkaben, " "hukubu" sözcüğünün çoğulu olup, sözcük anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da sözcük, kök anlamı (hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin doğru çevirisi: "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." olmalıdır. "Ahkaben," "hukubu" sözcüğünün çoğulu olup, sözcük anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da sözcük, kök anlamı(hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette de bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

    Gültekin Onan

    Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sonsuz devirler boyunca içinde kalacaklar,

    İbni Kesir

    Sonsuz devirler boyunca orada kalacaklardır.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Süleyman Ateş

    Orada çağlar boyu kalacalardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada çağlar boyu kalacaklar,

    Şaban Britch

    Orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Şaban Piriş

    Orada çağlar boyu kalacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Devirlerce kalacaklardır içinde.

  4. Nebe suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 24. ayet. لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا

    Diyanet İşleri

    Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

    Mehmet Okuyan

    (24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak dipnot 1 kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet mahşerde verilecek cezaların hak edildiğinin yani orada hiç kimseye haksızlık edilmeyeceğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Orada ne (yürek) serinletici bir (haber) tadacaklar, ne de (iç yangını söndürecek) bir içecek.

    Muhammed Esed

    Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de (susuzluk giderici) bir içecek;

    Ahmed Hulusi

    Orada ne bir serinlik tadarlar ne de keyif veren içecek!

    Ali Bulaç

    Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek.

    Ali Özek ve heyeti

    orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,

    Ali Rıza Safa

    Bir serinlik tatmazlar; içecekleri de yoktur.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

    Edip Yüksel

    Orada bir serinlik ve bir içecek bulamazlar;

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada bir serinlik ve bir içecek bulamazlar;

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Orada ne bir serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne bir serinlik tatacaklar ne de bir şarab

    Erhan Aktaş

    Orada ne bir serinlik tadacaklar ne de içecek bir şey.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada ne bir serinlik tadacaklar ne de içecek bir şey.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada ne bir serinlik tadacaklar ne de içecek bir şey.

    Gültekin Onan

    Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek.

    Hasan Basri Çantay

    orada ne bir serinlik, ne de içilecek bir şey tatmayacaklar.

    İbni Kesir

    Orada serinlik ve içecekler tadamayacaklardır.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.

    Süleyman Ateş

    Orada ne bir serinlik, ne de içilecek bir şey tadarlar,

    Süleymaniye Vakfı

    Orada bir serinlik de (rahatlatıcı) bir içecek de tadamayacaklar;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne serinlik, ne bir içecek tadacaklardır.

    Şaban Britch

    Orada ne serinlik tadacaklar, ne de bir içecek.

    Şaban Piriş

    Orada ne serinlik ne de içecek..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ne bir serinlik tadacaklar ne de bir içecek.

  5. Nebe suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 25. ayet. إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا

    Diyanet İşleri

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

    Mehmet Okuyan

    (24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak dipnot 1 kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet mahşerde verilecek cezaların hak edildiğinin yani orada hiç kimseye haksızlık edilmeyeceğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık.

    Muhammed Esed

    yalnız yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık:

    Ahmed Hulusi

    Ancak hamim (kaynar su) ve gassak (irin) müstesna!

    Ali Bulaç

    Kaynar sudan ve irinden başka.

    Ali Özek ve heyeti

    kaynar su ve irin tadarlar.

    Ali Rıza Safa

    Kaynar su ve iğrenç bir sıvıdan başka. dipnot 565

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 565
      "Kaynar su ve iğrenç bir sıvı" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Kaynar su ve irin" veya "Yakıcı bir umutsuzluk ve buz gibi bir karanlık" olarak çevrilmiştir. Bu söylem, 38:57 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

    Edip Yüksel

    Ancak kaynar su ve acı bir yiyecek hariç.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak kaynar su ve acı bir yiyecek hariç.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yalnızca bir kaynar su ve irin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak bir hamim ve bir gassak

    Erhan Aktaş

    Yalnızca kaynar ve kokuşmuş su tadacaklar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yalnızca kaynar ve kokuşmuş su tadacaklar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yalnızca kaynar su ve irin tadacaklar.

    Gültekin Onan

    Kaynar sudan ve irinden başka.

    Hasan Basri Çantay

    Sade bir kaynar su, bir de irin (içeceklerdir),

    İbni Kesir

    Sade kaynar bir su ve bir de irinden başka.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yalnızca kaynar su ve irinden içecekler.

    Süleyman Ateş

    Yalnız kaynar su ve irin (içerler);

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tadacakları sadece kaynar su ile irin olacaktır.

    Şaban Britch

    Kaynar su ve irinden başka...

    Şaban Piriş

    Kaynar su ve irinden başka...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sadece kaynar su, atık su,

  6. Nebe suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 26. ayet. جَزَآءً وِفَاقًا

    Diyanet İşleri

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

    Mehmet Okuyan

    (24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak dipnot 1 kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet mahşerde verilecek cezaların hak edildiğinin yani orada hiç kimseye haksızlık edilmeyeceğinin delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    (İnkarlarına) uygun bir karşılık...

    Muhammed Esed

    (günahlarına) uygun bir karşılık!

    Ahmed Hulusi

    Tam karşılığı olarak yaşamlarının!

    Ali Bulaç

    (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.

    Ali Rıza Safa

    Yakışan bir karşılık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

    Edip Yüksel

    Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir ceza ki bervechi vifak

    Erhan Aktaş

    Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.

    Gültekin Onan

    (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,

    Hasan Basri Çantay

    (Amellerine) uyaun bir ceza olarak.

    İbni Kesir

    İşlediklerine uygun bir ceza olarak.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.

    Süleyman Ateş

    Yaptıklarına uygun bir ceza olarak.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tam suça göre ceza!

    Şaban Britch

    Uygun bir ceza!

    Şaban Piriş

    Uygun bir ceza!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Çok uygun bir karşılık olarak.

  7. Nebe suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 27. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا

    Diyanet İşleri

    Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki onlar hesabı ummazlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;

    Muhammed Esed

    Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki onlar bir hesap (yaşamlarının sonucunu) ummuyorlardı!

    Ali Bulaç

    Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, bir hesap beklemiyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

    Edip Yüksel

    Onlar bir hesap ummuyorlardı. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Burada sözü edilen hesap, dirildikten sonra yargılanmanın dışında başka bir şeyi daha içerir mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar bir hesap ummuyorlardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü onlar, hiçbir hesap ummazlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    çünkü ummazlardı onlar hiç bir hisab

    Erhan Aktaş

    Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.

    Gültekin Onan

    Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

    Hasan Basri Çantay

    Çünkü onlar hiçbir hisab ummuyorlardı,

    İbni Kesir

    Çünkü onlar hiç bir hesab beklemezlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

    Süleyman Ateş

    Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çünkü hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı;

    Şaban Britch

    Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.

    Şaban Piriş

    Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Doğrusu onlar böyle bir hesap ummuyorlardı.

  8. Nebe suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 28. ayet. وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًا

    Diyanet İşleri

    Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

    Mehmet Okuyan

    Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    üstelik ayetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;

    Muhammed Esed

    mesajlarımızı tek tek ve tümüyle yalanladıkları halde;

    Ahmed Hulusi

    Varlıklarındaki işaretlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı!

    Ali Bulaç

    Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    Ali Rıza Safa

    Ayetlerimizi alabildiğine yalanlıyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.

    Edip Yüksel

    Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayetlerimize yalan diye diye tam bir yalancı olmuşlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayetlerimizi tekzib ede ede kesilmişlerdi kezzab

    Erhan Aktaş

    Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.

    Gültekin Onan

    Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.

    Hasan Basri Çantay

    bizim ayetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.

    İbni Kesir

    Ve ayetlerimizi yalan sayıp dururlardı.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

    Süleyman Ateş

    Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ayetlerimiz karşısında hep yalan söylüyorlardı.

    Şaban Britch

    Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    Şaban Piriş

    Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.

  9. Nebe suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 29. ayet. وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًا

    Diyanet İşleri

    Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

    Mehmet Okuyan

    Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp kaydetmişizdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Biz de her şeyi bir bir sayarak kayıt altına aldık.

    Muhammed Esed

    ama Biz, (yaptıkları) her şeyi bir kayda almışızdır.

    Ahmed Hulusi

    (Oysa biz) her şeyi en incesine kadar kaydedip dosyalaştırdık!

    Ali Bulaç

    Oysa biz, her şeyi yazıp saymışızdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

    Ali Rıza Safa

    Ve Biz, her şeyi sayıp yazdık.

    Bayraktar Bayraklı

    Oysa biz, her şeyi en ince detayına kadar kaydetmişizdir.

    Edip Yüksel

    Halbuki biz her şeyi sayıp yazmıştık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Halbuki biz herşeyi sayıp yazmıştık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz ise her şeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her şey'i ise biz ıhsa etmiş bir kitaba geçirmişiz

    Erhan Aktaş

    Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

    Gültekin Onan

    Oysa biz her şeyi yazıp saymışızdır.

    Hasan Basri Çantay

    Biz ise her şey'i yazıb saymışızdır.

    İbni Kesir

    Oysa Biz, her şeyi yazıp saymıştık.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

    Süleyman Ateş

    Biz de her şeyi sayıp yazmıştık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oysa biz, her şeyi tek tek yazıyorduk.

    Şaban Britch

    Her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

    Şaban Piriş

    Her şeyi sayıp bir kitap/yazıt olarak kaydetmiştik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Oysaki biz, her şeyi iyiden iyiye sayıp kitaplaştırmıştık.

  10. Nebe suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nebe suresi, 30. ayet. فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

    Diyanet İşleri

    Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

    Mehmet Okuyan

    Tadın (azabı)! Bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nahl 16:88. Burada kastedilen, Nebe' 28. ayette de işaret edildiği üzere inkârlarının artmasına uygun olarak cezalarının da artmasıdır; yoksa herhangi bir haksızlık söz konusu değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda (onlara diyeceğiz ki): "(Büyüttüğünüz Cehennem ağacının meyvelerini) tadın; artık size tarifsiz bir mahrumiyetten başka bir şey artırmayacağız.

    Muhammed Esed

    (Ve onlara şöyle diyeceğiz:) "O halde, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) tadın, artık size şiddetli azaptan başka bir şey vermeyeceğiz!"

    Ahmed Hulusi

    O halde tadın; size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız!

    Ali Bulaç

    Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;

    Ali Özek ve heyeti

    Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.

    Ali Rıza Safa

    "Artık tadın! Bundan böyle, size cezadan başka bir şey artırmayacağız!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara, "Azabı tadınız. Size azabımızı arttırmaktan başka birşey yapmayacağız" denir.

    Edip Yüksel

    Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse tadın, sizin sadece cezanızı arttıracağız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık tadın! Artık, azabınızı artırmaktan başka birşey yapacak değiliz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık tadınız, artık size azab artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz

    Erhan Aktaş

    Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Şimdi azabı tadın bakalım! Artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

    Gültekin Onan

    Şimdi tadın. Size artık azabtan başkasını arttırmayacağız;

    Hasan Basri Çantay

    (Onlara şöyle denilir:) "İşte tadın (cezanızı)! Artık size azab (ınız) ı artırmakdan başka bir şey yapmayacağız".

    İbni Kesir

    Öyleyse tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız.

    Mehmet Alagaş

    (17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”

    Süleyman Ateş

    "Şimdi tadın (yaptıklarınızın tadını), artık size azabdan başka bir şey artırmayacağız!

    Süleymaniye Vakfı

    Şimdi tadın bakalım dipnot 1 ! Size sadece bir (kat) azab artıracağız dipnot 2 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötülüğün misliyle cezalandırılması hükmü gereğince artırılacak azab ancak bir kat azab olabilir. (En'am 6/160, Yunus 10/27, Neml 27/90, Kasas 28/84, Mümin 40/40, Nebe 78/26). Şu ayetlerde de azabın bir kat artırılmasından bahsedilmektedir: A'raf 7/38, Furkan 25/68-69, Ahzab 33/30, 68, Sad 38/61.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!

    Şaban Britch

    İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

    Şaban Piriş

    -İşte, tadına bakın, size azaptan başka bir şey artırmayacağız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Hadi, tadıverin! Size azaptan başka bir şey asla artırmayacağız."

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.