Zümer suresi · 53–59. ayetler

"Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım"

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Zümer suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 53. ayet. قُلْ يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ أَسْرَفُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا۟ مِن رَّحْمَةِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَغْفِرُ ٱلذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın merhametinden ümit kesmeyin! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah bütün günahları bağışlayabilir. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Yüce Allah'ın merhamet ve bağışlama sıfatlarının engin oluşunu ve O'ndan ümitsiz olmamak gerektiğini içerir. Çünkü hiçbir günah Allah'ın rahmetinden büyük değildir. Yeter ki tevbe edilmiş olsun. Benzer mesajlar: Yûsuf 12:87; Hicr 15:56.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah'ın şu müjdesini) ilet: "Ey hadleri aşıp kendilerini israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden asla umut kesmeyiniz! Allah bütün günahları affedebilir: çünkü O, evet O'dur mutlak bağışlayıcı, sonsuz rahmet kaynağı olan!"

    Muhammed Esed

    De ki: "(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin: Allah bütün günahları bağışlar; çünkü yalnız O, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!"

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Ey nefslerinin hakkını vermede israf etmiş kullarım (benliğinin hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan)! Allah Rahmetinden ümit kesmeyin! Muhakkak ki Allah bütün suçları (tövbe edene) mağfiret eder. . . Muhakkak ki O, Ğafur'dur, Rahıym'dir. "

    Ali Bulaç

    (Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Ey kendi benliklerine karşı sınırı aşan kullar! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Kuşkusuz, Allah, tüm suçları bağışlar. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Deki: "Allah şöyle buyurdu: Ey kendi nefisleri aleyhinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok affedicidir; merhamet sahibidir."

    Edip Yüksel

    Onlara bildir: "Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'ya şirk koşmak, "günah" (zanb)tan farklı bir kategoridedir; o bağışlanmayan bir suçtur. Tanrı'dan başkasına kulluk söz konusu olmayacağına göre bu ayetteki "kullarım" ifadesindeki iyelik zamiri problem oluşturmakta. Ancak Arap edebiyatı zamirlerin aniden değişmesine açıktır; hatta bu değişim belagatta "iltifat" sanatı diye bilinir. * Bak 4:48, 116; 39:10.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara bildir: 'Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Ey kendi aleyhlerine haddi aşmış kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağrifet buyurur, şübhesiz ki o öyle gafur öyle rahim o

    Erhan Aktaş

    De ki: "Ey kendilerine karşı israf dipnot 1 eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. dipnot 2 O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendi aleyhlerine haksızlık yapmada, kötülük etmede haddi aşanlar. İsraf, haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Dilerse.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Ey kendilerine karşı israf dipnot 1 eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Ey kendilerine karşı haddi aşmış kullar! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    (Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Tanrı'nın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Tanrı, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Ey kendilerinin aleyhinde (günahda) haddi aşanlar, Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları yarlığar. Şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    De ki: Ey kendi nefislerine karşı aşırı davranan kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah; günahları bağışlar. Çünkü O; Gafur'dur, Rahim'dir

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağfiret eder.” Muhakkak O, çok çok mağfiret edendir, rahmet edendir.

    Süleyman Ateş

    (Tarafımdan onlara) De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."

    Süleymaniye Vakfı

    De ki (Allah, şöyle buyuruyor dipnot 1 ): "Ey kendi aleyhinde aşırılıklar yapan kullarım! dipnot 2 Allah'ın iyilik ve ikramından ümidinizi kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, daima bağışlayan, iyilik ve ikramı bol olandır dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın Elçisi, Allah'ın sözünü ulaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir (Maide 5/99, Nahl 16/35, Nur 24/54).
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada kast edilenler, yaptıkları aşırılıklardan dolayı günahkar olan insanlardır.
    3. metne dön, dipnot 3
      İşlenen günah ne olursa olsun, terk edilerek tövbe edilir ve doğru yola girilirse Allah, günahı bağışlamakla kalmaz, onu sevaba çevirerek ikramda da bulunur (Al-i İmran 3/135-136, Nisa 4/17, 48, 116, A'raf 7/153, Nahl 16/119, Taha 20/82, Furkan 25/68-71)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara şu sözü söyle: "Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları! dipnot 1 Allah'ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Türkçe'de bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok ayete, bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

    Şaban Britch

    De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayıcıdır. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    De ki: -Ey kendilerine karşı günah işlemekte aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayıcıdır. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafur, mutlak Rahim'dir."

  2. Zümer suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 54. ayet. وَأَنِيبُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَأَسْلِمُوا۟ لَهُۥ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

    Mehmet Okuyan

    Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun; sonra size yardım edilmez.

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi, azap gelip sizi bulmazdan önce Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun; sonra kimse size yardım edemez.

    Muhammed Esed

    Öyleyse (yalnız) Rabbinize yönelin ve (ölümün ve yeniden dirilmenin) azabı başınıza gelmeden önce O'na teslim olun, sonra hiç kimse sizi koruyamaz.

    Ahmed Hulusi

    Rabbinize yönelin (tövbe edin) ve size azap (ölüm) gelmeden önce O'na teslim olun. . . Sonra yardım olunmazsınız!

    Ali Bulaç

    Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O'na teslim olun, sonra size yardım edilmez.

    Ali Rıza Safa

    "Efendinize yönelin ve ceza gelmeden önce O'na teslim olun. Yoksa yardım edilmeyecektir!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönünüz, O'na teslim olunuz, sonra size yardım edilmez."

    Edip Yüksel

    Efendinize yönelin ve cezaya çarpılmadan önce O'na teslim olun, zira o zaman yardım görmezsiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbinize yönelin ve cezaya çarpılmadan önce O'na teslim olun, zira o zaman yardım görmezsiniz

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azap gelmeden önce tevbe ile Rabbınıza yönelin ve O'na halis müslümanlık yapın! Sonra kurtulamazsınız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azab gelmeden evvel tevbe ile rabbınıza dehalet edin ve ona halis müslimanlık yapın, sonra kurtulamazsınız

    Erhan Aktaş

    Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

    Gültekin Onan

    Azab size gelip çatmadan evvel, rabbinize yönelip dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

    Hasan Basri Çantay

    "Size azab gelib çatmazdan evvel Rabbinize dönün, Ona teslim olun (müslüman olun). Sonra yardım edilmezsiniz".

    İbni Kesir

    Ve Rabbınıza yönelin. Size azab gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım edilmezsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Azap size gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra size yardım olunmaz.

    Süleyman Ateş

    "Size azab gelip çatmadan Rabbinize dönün, O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O azap gelip çatmadan Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Yoksa daha sonra yardım göremezsiniz.

    Şaban Britch

    Azap size gelmeden önce, Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun ki sonra hiç bir yardım göremezsiniz.

    Şaban Piriş

    Azap size gelmeden önce, Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun ki sonra hiç bir yardım göremezsiniz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Azap yakanıza yapışmadan Rabbinize dönüp O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

  3. Zümer suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 55. ayet. وَٱتَّبِعُوٓا۟ أَحْسَنَ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلْعَذَابُ بَغْتَةً وَأَنتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

    Diyanet İşleri

    (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

    Mehmet Okuyan

    Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmesinden önce dipnot 1 Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) uyun! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.
    2. metne dön, dipnot 2
      Rabbimizin merhametine ulaşabilmek için O'nun indirdiği en güzel söze uymak bir zorunluluk olarak ifade edilmektedir. Kur'ansız bir hayat, sahibinin felaketine sebebiyet verir. Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve bu azap siz farkında değilken ansızın gelip çatmadan önce, Rabbiniz tarafından siz (insanlara) indirilmiş olan en mütekamil vahye uyun

    Muhammed Esed

    Bu azap, siz farkında olmadan, aniden başınıza gelmeden önce Rabbiniz tarafından size indirilmiş olan en güzel (öğretiye) uyun,

    Ahmed Hulusi

    Siz farkında olmadan, ansızın azap (ölüm) size gelmeden önce, Rabbinizden size inzal olunan en güzele tabi olun!

    Ali Bulaç

    Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.

    Ali Özek ve heyeti

    Siz farkında olmadan, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) tâbi olun.

    Ali Rıza Safa

    "Beklemediğiniz bir sırada, ceza ansızın başınıza gelmeden önce, Efendinizden size indirilenin en güzeline bağlı kalın!"

    Bayraktar Bayraklı

    - "Siz farkında olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce, Rabbinizden size indirilen en güzel kitaba uyunuz ki, hiçbir insan, "Allah'a karşı aşırı gittiğim, küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!" demesin.

    Edip Yüksel

    O azap beklemediğiniz anda sizi ansızın yakalamadan önce, Efendiniz tarafından size indirilen en güzel öğretiye uyun. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 39:23.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O azap beklemediğiniz anda sizi ansızın yakalamadan önce, Rabbiniz tarafından size indirilen en güzel öğretiye uyun.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haberiniz olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce samimi müslüman olun da, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ve uygulayın!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haberiniz olmıyarak ansızın başınıza azab gelmeden evvel halis müsliman olun da rabbınızdan size indirilenin en güzelini ta'kıb ve tatbık edin

    Erhan Aktaş

    Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana uyun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana dipnot 1 uyun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hiç beklemediğiniz bir anda, size ansızın azap gelmeden önce, Rabb'inizden size indirilen en iyi olana dipnot 1 uyun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'a.

    Gültekin Onan

    Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel.

    Hasan Basri Çantay

    "Rabbinizden size indirilenin en güzeline — kendiniz farkında olmayarak, ansızın (başınıza) azab gelmezden önce — tabi' olun".

    İbni Kesir

    Siz, farkında değilken ansızın azab gelmezden önce Rabbınızdan size indirilen sözün en güzeline uyun.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Farkında olmadan ansızın azap size gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.

    Süleyman Ateş

    "Ansızın ve hiç farkına varmadığınız bir sırada, size azab gelmezden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun."

    Süleymaniye Vakfı

    O azap, siz farkında değilken, ansızın başınıza gelmeden önce Rabbinizden size indirilenin en güzeline (Kur'an'a) uyun dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İndirilenlerin en güzeli Kur'an'dır (Zümer 39/23). Allah, önceki kitaplardaki hükümlerin çoğunu bu kitaba almış /misliyle nesh etmiş (Bakara 2/106, Nisa 4/163, Şura 42/13) bazılarını da almamış (Maide 5/15), bir kısmını ise daha iyisi ile değiştirmiş /hayırlısıyla nesh etmiş (Maide 5/6, Bakara 2/187) ve dinini tamamlamıştır (Maide 5/3).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Farkına varmadığınız bir anda o azap gelip çatmadan önce Rabbinizden size indirilenlerin en güzeline uyun dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabbimiz, bize pek çok nimet indirmiştir (en'am, su, bitki ve hayvanlar) . Bize indirilenlerin en güzeli Kur'an'dır.

    Şaban Britch

    Azap size, farkında olmadığınız bir anda ansızın gelmeden önce Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun.

    Şaban Piriş

    Azap size, farkında olmadığınız bir anda ansızın gelmeden önce Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Farkında olmadığınız bir sırada, azap ansızın karşınıza çıkmadan önce size Rabbinizden indirilenin en güzeline uyun!

  4. Zümer suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 56. ayet. أَن تَقُولَ نَفْسٌ يَٰحَسْرَتَىٰ عَلَىٰ مَا فَرَّطتُ فِى جَنۢبِ ٱللَّهِ وَإِن كُنتُ لَمِنَ ٱلسَّٰخِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Gerçekten ben alay edenlerden idim" demesin.

    Mehmet Okuyan

    Herhangi bir kişinin ‘Allah'ın katında (O'nun buyruklarını) umursamamamdan dolayı dipnot 1 ah, yazıklar olsun (bana)! Doğrusu ben alay edenlerdendim!' demesi(nden önce Kur'an'a uyun)!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cümlede yer alan [‘alâ mâ farrattü] ifadesi "hafife almam, umursamamam nedeniyle", "işlediğim kusur sebebiyle" gibi anlamlar vermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    ki, hiç kimse, "Allah'a karşı yabancılaştığım ve gerçeği alay konusu yaptığım için vay benim halime" demesin!

    Muhammed Esed

    ki hiçbir insan (Kıyamet Günü) "Allah'a karşı umursamaz davrandığım ve (hakikati) küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!" demesin;

    Ahmed Hulusi

    (O süreçte) bir nefs şöyle der: "Allah'ı tanımada yetersiz kalmam dolayısıyla düştüğüm hasrete (kayıplarıma) bak! Elbette ben alay edenlerdendim! (İşin gerçeğinin ve ciddiyetinin farkında değilmişim?)"

    Ali Bulaç

    Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah'ın diniyle) alay edenlerdendim."

    Ali Özek ve heyeti

    Kişinin: Allah'a karşı aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun! Gerçekten ben alay edenlerdendim (diyeceği günden sakının)!

    Ali Rıza Safa

    Benlik, şöyle diyecek: "Allah'a karşı umursamaz davrandığım ve küçümsediğim için, vay başıma gelene!"

    Bayraktar Bayraklı

    - "Siz farkında olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce, Rabbinizden size indirilen en güzel kitaba uyunuz ki, hiçbir insan, "Allah'a karşı aşırı gittiğim, küçümseyenlerden biri olduğum için yazıklar olsun bana!" demesin.

    Edip Yüksel

    Ki kişi, "ALLAH'ın öğretisine aldırmamaktan ötürü vay halime; doğrusu ben aşağılayanlardan idim" demesin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki kişi, 'ALLAH'ın öğretisine aldırmamaktan ötürü vay halime; doğrusu ben alay edenlerdendim,' demesin

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir kimsenin: "Eyvah, Allah'ın huzurunda yaptığım kusurlardan dolayı vay bana! Doğrusu ben, alay ederlendendim." diyeceği,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Diyeceği gün bir nefis: eyvah, Allah yanında yaptığım eksikliklerden dolayı hasretime bak, doğrusu ben eğlenenlerden idim

    Erhan Aktaş

    Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." dememeniz için;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." Dememeniz için;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonunda: "Allah'a karşı aşırı gittiğimden dolayı yazıklar olsun bana! Doğrusu ben alay edenlerdendim." denmemesi için,

    Gültekin Onan

    Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Tanrı yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana), doğrusu ben, (Tanrı'nın diniyle) alay edenlerdendim."

    Hasan Basri Çantay

    (O azab günü) her nefsin "Allah yanında işlediğim taksıyrlerden dolayı vay hasret (ve nedamet) ime! Hakıykat, hakıykat ben (Onun diniyle, kitabiyle) eğlenenlerdendim" diyeceği,

    İbni Kesir

    Kişinin: Allah'a karşı aşırı gitmemden dolayı vay bana, yazıklar olsun; gerçekten ben, alaya alanlardandım, diyeceği gün gelmezden önce.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ki sonra hiç kimse, “Allah’a itaat hususunda gerekeni yapmadığım için yazıklar olsun bana! Ben gerçekten de (İslâm ile) alay edenler arasında yer almıştım” diyerek (kendi kendini kınamasın);

    Süleyman Ateş

    (O gün günahkar) nefsin şöyle demesinden sakının: "Allah'ın yanında (O'na kullukta) kusur edişimden dolayı vah (bana). Gerçekten ben alay edenlerdendim."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra kalkıp şöyle der: "Allah'a karşı çok kusur işledim; her şeyi kaybettim. Gerçekten ben hafife alanlardandım"

    Şaban Britch

    Kişi (o gün): Allah’a karşı (itaat etmede) aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun! Gerçekten ben alay edenlerdendim.

    Şaban Piriş

    Kişinin: Allah'a karşı işlediğim kusurlardan ve aldatılanlardan olduğum için bana yazıklar olsun demesinden önce...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Benlik şöyle diyecektir o zaman: "Allah'a karşı aşırı gitmem yüzünden başıma gelenlere bak! Alay edip duranlardan biriydim doğrusu!..."

  5. Zümer suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 57. ayet. أَوْ تَقُولَ لَوْ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُتَّقِينَ

    Diyanet İşleri

    Yahut, "Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum" demesin.

    Mehmet Okuyan

    Veya ‘Allah beni doğru yola ulaştırsaydı, elbette muttakîlerden (duyarlı olanlardan) olurdum!' demesi(nden önce Kur'an'a uyun)! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu üç ayet (yani Zümer 39:56-58. ayetler), En‘âm 6:156-157 ve A‘râf 7:172-173. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Veya "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbet ben de sorumlu davrananlar arasında olurdum" demesin!

    Muhammed Esed

    yahut, "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi mutlaka O'na karşı sorumluluk bilinci duyanlardan biri olurdum!" demesin diye,

    Ahmed Hulusi

    Yahut şöyle der: "Eğer Allah bana hidayet etseydi, elbette korunanlardan olurdum. "

    Ali Bulaç

    Veya: "Gerçekten Allah bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum" diyeceği,

    Ali Özek ve heyeti

    Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği,

    Ali Rıza Safa

    Veya şöyle diyecek: "Allah, beni gerçekten doğru yola eriştirseydi, kesinlikle sorumluluk bilincine erişirdim!"

    Bayraktar Bayraklı

    Yahut, "Eğer Allah beni doğru yola iletseydi, elbette O'na karşı saygı duyanlardan olurdum" demesin diye.

    Edip Yüksel

    Veya "ALLAH beni doğruya iletseydi kesinlikle erdemlilerden biri olacaktım" demesin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Veya, 'ALLAH beni doğruya iletseydi kesinlikle erdemlilerden biri olacaktım,' demesin

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yahut: "Allah, bana yolunu gösterseydi, kesinlikle ben takva sahiplerinden olurdum."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yahud diyeceği: Allah bana yolunu gösterse idi her halde ben müttekılerden olurdum

    Erhan Aktaş

    Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." dememeniz için;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Veya "Allah bana doğru yolu gösterseydi, takva sahibi olurdum." denmemesi için.

    Gültekin Onan

    Veya: "Gerçekten Tanrı bana hidayet verseydi, elbette muttakilerden olurdum" diyeceği,

    Hasan Basri Çantay

    yahud "Hakıykaten Allah bana hidayet verseydi her halde (şirkden günahlardan) sakınanlardan olurdum" diyeceği,

    İbni Kesir

    Veya: Allah beni hidayete erdirseydi, ben de muttakilerden olurdum, diyeceği gün.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yahut “Eğer Allah bana hidayet nasip etseydi günahtan sakınanlardan olurdum” diyerek;

    Süleyman Ateş

    Yahut şöyle demesinden: "Allah bana hidayet etseydi, elbet ben de (Allah'ın azabından) korunanlardan olurdum."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kalkıp şunu diyebilir: "Beni Allah yola getirseydi ben de çekinerek korunanlardan dipnot 1 olurdum."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müttekiler: Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratını) bozmayan. Bakınız Bakara 2/2.

    Şaban Britch

    Yahut keşke Allah bana hidayet etseydi de muttakilerden olsaydım der.

    Şaban Piriş

    Veya keşke Allah bana doğru yolu gösterseydi de korunanlardan olsaydım demesi...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana kılavuzluk etseydi elbette ben de korunanlardan olurdum."

  6. Zümer suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 58. ayet. أَوْ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلْعَذَابَ لَوْ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Yahut azabı gördüğünde, "Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam" demesin.

    Mehmet Okuyan

    Veya azabı gördüğünde ‘Keşke benim için bir kez (dünyaya dönme) imkânı olsa da güzel davrananlardan olsam!' dipnot 1 demesi(nden önce Kur'an'a uyun)!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:167; En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü'minûn 23:99-100; Secde 32:12; Fâtır 35:37.

    Mustafa İslamoğlu

    Ya da azabı gördüğü zaman, "Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyiler arasına girsem" demesin!

    Muhammed Esed

    yahut, (kendisini bekleyen) azabın farkına vardığında "Keşke (hayatta) bana bir şans daha verilse de iyilik yapanlar arasına girsem!" demesin diye.

    Ahmed Hulusi

    Yahut azabı gördüğünde şöyle der: "Keşke bir kere daha (bedenli - beyinli yaşama) sahip olsam da, muhsinlerden olsam. "

    Ali Bulaç

    Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

    Ali Özek ve heyeti

    yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.

    Ali Rıza Safa

    Veya cezayı gördüğünde, şöyle diyecek: "Benim için bir kez daha olsaydı, güzel davrananlar arasında olurdum!"

    Bayraktar Bayraklı

    Ya da azabı gördüğünde, "Keşke dünyaya bir daha gönderilseydim de iyi amel yapanlardan olsaydım" demesin diye.

    Edip Yüksel

    Yahut azabı gördüğü an, "Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım" demesin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yahut azabı gördüğü an, 'Keşke ikinci bir şansım daha olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım,' demesin

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ya da azabı gördüğü zaman: "Bana bir daha geri dönüş (imkanı) olsaydı da güzel davrananlardan olsaydım!" diyeceği gün (gelmeden uyun!)

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve yahud azabı gördüğü zaman diyeceği: bana bir geri dönmek olsa idi de muhsinlerden olsa idim!

    Erhan Aktaş

    Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." dememeniz için.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Veya azabı gördüğü zaman, "Keşke bir kez daha dünyaya dönme imkanım olsaydı, o zaman muhsinlerden dipnot 1 olurdum." denmemesi için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

    Gültekin Onan

    Ya da azabı gördüğü zaman: "Benim için bir kere daha (dünyaya dönme fırsatı) olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım" (diyeceği günden sakının).

    Hasan Basri Çantay

    yahud azabı görürken "Benim için (dünyaye) bir dönüş daha olsaydı da iyi hareket edenlerden (mü'minlerden) bulunsaydım" diyeceği (gündür).

    İbni Kesir

    Yahut azabı gördüğü vakit: Keşki benim için bir dönüş daha olsaydı da ihsan edenlerden olsaydım, diyeceği gün.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ya da azabı gördüğünde, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” diyerek hayıflanmasın.

    Süleyman Ateş

    Yahut azabı gördüğü zaman: "Keşke benim için bir kez daha (dünyaya dönüş) olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım!" demesinden.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Azabı görünce şöyle de diyebilir: "Keşke elimde bir fırsat daha olsa da güzel davrananlardan olsam."

    Şaban Britch

    Veya azabı görünce; "Keşke bir kere daha hak verilse de iyi amel yapanlardan olsam" der.

    Şaban Piriş

    Veya azabı görünce keşke bir kere daha hak verilse de iyilerden olsam, demesi...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Azabı gördüğünde şöyle de konuşacaktır: "Bana bir kez daha imkan verilseydi de güzel düşünüp güzel davrananlardan olsaydım!"

  7. Zümer suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Zümer suresi, 59. ayet. بَلَىٰ قَدْ جَآءَتْكَ ءَايَٰتِى فَكَذَّبْتَ بِهَا وَٱسْتَكْبَرْتَ وَكُنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (Allah, şöyle diyecek:) "Hayır, öyle değil! Ayetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkarcılardan oldun."

    Mehmet Okuyan

    (Allah, bu isteği dile getirenlere şöyle diyecektir): "Hayır! Ayetlerim elbette sana gelmişti de sen onları yalanlamış, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştun." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet cehennemlik olmada kulun iradesinin belirleyici olduğunun delilidir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah onlara şöyle diyecek): "Tam aksine sana ayetlerim gelmişti de, sen onları yalanlamış, küstahça büyüklenmiş ve hakkı inkar edenlerden olmuştun.

    Muhammed Esed

    (O zaman Allah şu cevabı verecektir:) "Tabii, elbette! Mesajlarım sana ulaştı(ğı halde) sen onları yalanladın, yersiz bir gurura kapıldın ve hakikati inkar edenler arasına girdin!"

    Ahmed Hulusi

    "Hayır, sana işaretlerim gerçekten geldi de onları inkar ederek yalanladın, benlik tasladın ve hakikat bilgisini inkar edenlerden oldun!"

    Ali Bulaç

    "Hayır, Benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun."

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır (dönemeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun.

    Ali Rıza Safa

    "Hayır, öyle değil!" "Ayetlerim sana ulaştı; Onları yalanladın, büyüklük tasladın ve nankörlük ettin!"

    Bayraktar Bayraklı

    O zaman Allah şu cevabı verecektir: "Elbette sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, sen kibirlendin ve sen inkar edenlerden oldun."

    Edip Yüksel

    Evet, sana ayet ve mucizelerim geldi, fakat sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkarcılardan oldun.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Evet, sana ayet ve mucizelerim geldi, fakat sen onları yalanladın, kibirlendin ve inkarcılardan oldun

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Ona): "Hayır, sana ayetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kafirlerden oldun!" denir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır sana ayetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibretmek istedin ve kafirlerden oldun

    Erhan Aktaş

    Hayır dipnot 1 , sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştun.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayır! İş işten geçti artık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır dipnot 1 , sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve Kafirlerden olmuştun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayır! İş işten geçti artık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır dipnot 1 , sana ayetlerim gelmişti de onları yalanlamıştın, büyüklük taslamış ve gerçeği yalanlayan nankörlerden olmuştun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hayır! İş işten geçti artık.

    Gültekin Onan

    "Hayır, benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun."

    Hasan Basri Çantay

    (Allah tarafından onlara şöyle Duyurulur:) Hayır, sana (bunca) ayetlerim gelmişdi de sen onları yalan saymış, kibirlenmiye kalkmış, kafirlerden olmuşdun.

    İbni Kesir

    Hayır, sana ayetlerim gelmişti de, onları yalanlamış, büyüklük taslayarak kafirlerden olmuştun.

    Mehmet Alagaş

    (53-59) De ki Ey kendilerini haddi aşarak harcayan / israf eden kullarım Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, muhakkak Allah günahların hepsini bağışlar, muhakkak ki O, bağışlayıcıdır, esirgeyendir. Rabbinize gönülden yönelin azap size gelmeden önce O’na teslim olun, sonra size yardım da edilmez. Siz , bilincinde değilken / şuurunda değilken ansızın / aniden, azap size gelmeden önce Rabbinizden size indirilene, en güzele tabi olun! Kimse şunu demesin! Yazıklar olsun bana! Allah katında taşkınlık ettim ve alay edenlerden idim yahut keşke Allah beni yönlendirseydi / yola iletseydi bende sakınanlardan olurdum demeyin yahut azabı gördüğü vakit bir kerre daha olsa bana, ben de güzel davrananlardan / Muhsinlerden olsaydım demeyin, (Tedbirinizi alın) . Bilakis sizlere ayetlerim geldiydi ve sen onları yalanladın, büyüklendin / kibirlendin ve örtbas edenlerden / kafirlerden oldun.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Allah Teâlâ da, şöyle diyecek:) “Hayır, sana ayetlerim gerçekten gelmiş idi. Sen ise onları yalanlamış, büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuş idin.”

    Süleyman Ateş

    (Allah şöyle buyurur): "Hayır, sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve nankörlerden oldun!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır, sana bunca belgelerim geldi de sen onlar karşısında yalana sarıldın, büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.

    Şaban Britch

    Hayır, sana ayetlerim gelmişti ve sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştun.

    Şaban Piriş

    -Hayır, sana ayetlerim gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştun.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, olmaz! Ayetlerim sana geldi de onları hemen yalanlayıverdin; büyüklük tasladın ve kafirlerden oldun.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.