Hicr suresi · 26–44. ayetler

İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Hicr suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 26. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Biz insanı süzme, kurumuş, ses veren bir balçık türünden özgün bir biçim almaya elverişli, tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun çamur nevi bir şeyden yarattık.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki, biz insanı dönüşüp gelişen hücresel yapıdan (toprak + su + hava) halkettik.

    Ali Bulaç

    Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, insanı, kiremit gibi pişmiş çamurdan; biçimlendirilmiş balçıktan yarattık. dipnot 189

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 189
      "Kiremit gibi pişmiş çamur; biçimlendirilmiş balçık" tümcesi, bu surenin 28. ve 33. ayetlerinde, bu sözcüklerin tıpkısıyla tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

    Edip Yüksel

    İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Yaratıcı'nın mikroskobik canlılarda başlattığı biyolojik evrimin ilk belirtileri balçık katmanları arasında başladı. Balçık geosedik olarak sekizyüzlü ve dörtyüzlü dizilen bir atomlar şebekesinden oluşur. Sekizyüzlü ve dörtyüzlü birimler sıkıca paketlenmedikleri için birbirlerine göreli olarak kayma özelliğine sahiptirler. Moleküler yapısındaki bu esneklik, balçığın birçok kimyasal reaksiyona katalist olmasını sağlar. İnsanlar balçık katmanları arasında milyonlarca yıl önce başlayan organik hayatın en gelişmiş meyvesidir. * Bak: 24:45; 29:19-20; 71:14-17.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Filhakika biz insanı bir "salsal" den, mesnun bir balçıktan yarattık

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şıngırdayan, çın çın eden, tıkırdayan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şıngırdayan, çın çın eden, tıkırdayan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki; Biz, insanı kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.

    Gültekin Onan

    Andolsun insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan yaratdık.

    İbni Kesir

    Andolsun ki Biz; insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz o insanı dipnot 1 kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Adem'i.

    Şaban Britch

    İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.

    Şaban Piriş

    İnsanı, kuru bir çamurdan, olgunlaşmış bir balçıktan yarattık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken, cıvık bir balçıktan yarattık.

  2. Hicr suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 27. ayet. وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

    Diyanet İşleri

    Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

    Mehmet Okuyan

    Cini (İblis'i) de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Görünmez varlıkları ise, (insandan) daha önce, yakıp kavuran (şaşırtıcı bir karışımda), zehir gibi (insanın gözeneklerine) nüfuz eden tarifsiz bir ateşten yarattık.

    Muhammed Esed

    Görünmeyen yaratıkları ise, ondan (çok) önce, yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşinden yaratmıştık.

    Ahmed Hulusi

    Cann'ı da daha önce semum ateşten (gözeneklerden geçen, zehirleyici ateşten; ışınsal bedenle, cehennemdeki ateş, semum kelimesiyle tanımlanmıştır. A. H. ) yarattık.

    Ali Bulaç

    Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık.

    Ali Özek ve heyeti

    Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

    Ali Rıza Safa

    Cinleri de ondan önce kavurucu ateşten yaratmıştık. dipnot 190

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 190
      Kavurucu ateşten yaratılan cinlerin, insanlardan daha önce yaratıldığı, yalnızca bu ayette bildirilmiştir. Kavurucu ateş, büyük olasılıkla enerjiyi tanımlamaktadır. Evrenlerin başlangıcında enerjinin dışında bir oluşum olmadığı, bilimsel bir gerçeklik olarak onaylanmıştır. 55:15 ayetinde de cinlerin dumansız bir ateşten yaratıldığı bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

    Edip Yüksel

    Cinleri de önceden, içe işleyen parlak ateşten yarattık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cinleri de önceden, içe işleyen parlak ateşten yarattık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Cini ise, daha önce zehirleyici şiddetli ateşten yaratmıştık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Cann, onu da bundan evvel "narissemum"dan yaratmıştık

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Cinni daha önce "Semum'un ateşinden" dipnot 1 yarattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldürücü sıcak rüzgar. Dumansız ateşten.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Cinleri daha önce "Semum'un ateşinden" dipnot 1 yarattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Öldürücü sıcak rüzgar.

    Gültekin Onan

    Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmışlık.

    Hasan Basri Çantay

    Cann'ı da daha önce çok zehirleyici ateşden yaratdık.

    İbni Kesir

    Daha önce de cinnleri alevli ateşten yarattık.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

    Süleyman Ateş

    Cinne gelince onu da (insandan) daha önce, (vücudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cannı dipnot 1 da daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cinlerin atasını

    Şaban Britch

    Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

    Şaban Piriş

    Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.

  3. Hicr suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 28. ayet. وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbin meleklere "Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım." demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Sâd 38:71-74. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki mesaj Bakara 2:30'dakinden farklıdır. Bakara 2:30'da daha önce yaratılmış olan insanın halife (sorumlu) olarak "görevlendirilmesi"nden söz edilirken, burada ilk insan neslinin "yaratılması" ele alınmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani bir zamanlar Rabbin meleklere demişti ki: "Bakın, Ben süzme, kurumuş, ses veren bir balçıktan; özgün bir biçim almaya elverişli, tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun bir çamurdan fiziki olarak görünen ölümlü bir varlık yaratacağım!

    Muhammed Esed

    Ve hani, Rabbin meleklere: "Haberiniz olsun, Ben biçim verilebilir özlü kara balçıktan bir ölümlü varlık yaratacağım" demişti,

    Ahmed Hulusi

    Hani Rabbin, melaikeye: "Muhakkak ki ben kuru balçıktan, değişip dönüşen balçıktan (hücre) bir beşer halkedeceğim" demişti.

    Ali Bulaç

    Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."

    Ali Özek ve heyeti

    Hani Rabbin meleklere demişti ki: «Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım.»

    Ali Rıza Safa

    Efendin, meleklere, şöyle demişti: "Kiremit gibi pişmiş çamurdan; biçimlendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım!"

    Bayraktar Bayraklı

    Hani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan bir insan yaratacağım."

    Edip Yüksel

    Efendin meleklere, "Kurumuş, yıllanmış balçıktan bir insan yaratacağım" demişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbin meleklere, 'Kurumuş, yıllanmış balçıktan bir insan yaratacağım,' demişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve düşün o vakti ki, Rabbin meleklere: "Ben, kuru bir çamurdan biçimlendirilmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve düşün o vaktı ki Rabbın Melaikeye: ben, demişti: salsalden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim.

    Erhan Aktaş

    Hani Rabb'in meleklere: "Ben salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan, bir beşer dipnot 2 yaratacağım." demişti.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şıngırdayan, çın çın eden, tıkırdayan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sıradan, normal bir insan. İnsan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hani Rabb'in meleklere: "Ben salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan, bir beşer dipnot 1 yaratacağım." demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şıngırdayan, çın çın eden, tıkırdayan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hani Rabb'in meleklere: "Ben kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan, bir beşer dipnot 1 yaratacağım." demişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir şeyin olanca güzellik ve çalımlılığıyla ortaya çıkıp, görünür hale gelmesi". "Beşera, insanın ilk görünür yeri olan derisi" gibi anlamlara gelen beşer sözcüğüyle insan, değişik bir yönüyle ifade edilmiştir.

    Gültekin Onan

    Hani rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım."

    Hasan Basri Çantay

    Hatırla o vakti ki Rabbin meleklere: "Ben, demişdi, kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan bir beşer yaratacağım".

    İbni Kesir

    Hani Rabbın meleklere demişti ki: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir insan yaratacağım.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) balçıktan bir beşer yaratacağım."

    Süleyman Ateş

    Bir zaman Rabbin meleklere demişti ki: "Ben kupkuru çamurdan, değişken balçıktan bir insan yaratacağım!"

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Ben kurumuş çamurdan, şekillendirilmiş kokulu kara balçıktan bir beşer dipnot 1 yaratacağım.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan vücudunun dış kısmına yani cildine "beşere (البشرة)" denir. Beşer (البشر) kelimesi Kur'an'da, insan anlamında kullanılır ve bununla, insanın diğer canlılardan farklı olan fiziki yapısına dikkat çekilir. İnsan, elbise giymek zorunda olan tek varlıktır. Elbise onun, dünyanın her yerinde ve her mevsimde yaşamasına imkan verir (A'raf 7/26; Nahl 16/5, 81). Kur'an, ilk insan olan Adem aleyhisselamın topraktan yaratılan ilk beşer olduğunu açıkça bildirir (Furkan 25/54, Rum 30/20, Sad 38/71). Bütün bunlar, insanın başka bir varlıktan evrilerek oluştuğu iddialarını reddetmektedir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün Rabbin meleklere demişti ki "Ben kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan bir beşer (deri yapısı farklı bir canlı) yaratacağım.

    Şaban Britch

    Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) balçıktan bir beşer yaratacağım."

    Şaban Piriş

    Rabbin, meleklere şöyle demişti: -Ben, kuru bir çamurdan, olgunlaşmış balçıktan bir beşer yaratacağım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti.

  4. Hicr suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 29. ayet. فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

    Diyanet İşleri

    (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

    Mehmet Okuyan

    "Ona düzgün şekil verip kendisine rûhumdan üflediğim zaman onun için (bana) secde edin!"

    Mustafa İslamoğlu

    İzleyin; ne zaman ki onu şekillendirir de kendisine ruhumdan üflersem, derhal yere kapanıp onun (hizmetine) amade olun!"

    Muhammed Esed

    "Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman onun önünde yere kapanın!"

    Ahmed Hulusi

    "Onu tesviye edip (beden ve beyini kemale erdirip), ona Ruhumdan (Esma manalarımın özelliklerinden) nefhettim (üfledim); (böylece buyurdum) Ona secdeye kapanın (Onun kuvveleri olarak hizmetine girin)!"

    Ali Bulaç

    "Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."

    Ali Özek ve heyeti

    «Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!»

    Ali Rıza Safa

    "Onu biçimlendirip, Ruhumdan üflediğim zaman, Ona secde edin!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!"

    Edip Yüksel

    "Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın" demişti. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * "Ruh" kelimesinin geleneksel anlamı Kuran'daki anlamıyla pek uyuşmaz. Kuran ayetlerini incelediğimizde "ruh"un vahiy, bilgi ve emir anlamlarına geldiğini görürüz. İnsan soyunun genetik yapısı, bilgisayar diliyle örneklersek, Tanrı'nın komutlarını (ruhunu) içeren bir donanım ve sistem programı gibidir. "Nefis" genetik yapının sistem programı gibi olup bilgi ve eylemlerle gelişebilen yazılım programlarıyla donatılmıştır. Hardware ve sistem ile çelişen yanlış tercihler ve davranışlar onları virüslerin saldırısı karşısında savunmasız bırakır. Kötü düşünceler ve tavırlarla, kötü alışkanlıklar ve dostluklarla bozulan nefis (sistem programı) yozlaşarak özelliğini ve işlevini kaybeder. Güzel düşünceler ve tavırlarla, iyi alışkanlıklar ve dostluklarla beslenen nefis ise orijinal yaratılışı (ruh) doğrultusunda gelişerek ebedi mutluluğu hak eder. * Bak 17:85.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın,' demişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın

    Erhan Aktaş

    "Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin! dipnot 2 "

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh kelimesi; "can," vücuda hayat veren cevher" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin! dipnot 2 "

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh sözcüğü; "can", vücuda hayat veren cevher" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Secde; itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde dipnot 1 , hemen ona secde edin!" dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karşılaştırma: 21/Enbiya, 91; 32/Secde, 9; 38/Sad, 72.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tereddütsüz ona gerekli saygıyı gösterin, saygı sunun. Ayette yer alan secde sözcüğü, secde ayeti olarak tanımlanmakta ve tıpkı namaz kılarken yapılan secde gibi algılanmaktadır. Oysaki bu sözcük, yer aldığı ayetlerin tamamında saygı gösterme, kabul etme, boyun eğme, selama durma, selamlama gibi anlamlara gelmekte olup, yere kapanmakla bir ilgisi bulunmamaktadır.

    Gültekin Onan

    "Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."

    Hasan Basri Çantay

    "O halde ben onun yaratılışını bitirdiğim, ona ruhumdan üflediğim zaman siz derhal onun için secdeye kapanın".

    İbni Kesir

    Onu yapıp ruhumdan üflediğimde; siz derhal onun için secdeye kapanın.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onu bir şekle sokup, ruhumdan üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın.

    Süleyman Ateş

    "Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın!"

    Süleymaniye Vakfı

    Son şeklini verip içine ruhumdan üflediğimde (onu bilgi ile donattığımda dipnot 1 ) ona secde edin dipnot 2 / karşısında saygıyla eğilin dipnot 3 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103).
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onu tamamlayıp içine ruhumdan üflediğimde onun için secdeye kapanın."

    Şaban Britch

    "Ona şekil verip, tamamladığımda ve ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secdeye kapanın."

    Şaban Piriş

    (29-31) Onu düzenleyip, canlandırdığım zaman, derhal onun için secdeye kapanınız. Meleklerin hepsi topluca secde etti. İblis hariç, O, büyüklendi ve secde edenlerle beraber olmadı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın."

  5. Hicr suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 30. ayet. فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

    Diyanet İşleri

    Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

    Mehmet Okuyan

    Bütün melekler hemen secde etmişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunun üzerine meleklerin tümü hep birlikte yere kapandı;

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine meleklerin hepsi topluca yere kapandılar,

    Ahmed Hulusi

    O meleklerin (kuvvelerin) hepsi, toptan secde ettiler (bir kısım Esma kuvveleri beyinle açığa çıkmaya başladı).

    Ali Bulaç

    Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.

    Ali Özek ve heyeti

    Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, tüm melekler, toplu olarak secde ettiler.

    Bayraktar Bayraklı

    Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.

    Edip Yüksel

    Tüm melekler topluca secde ettiler;

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tüm melekler topluca secde ettiler;

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bunun üzerine bütün melekler hep birden secde ettiler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun üzerine Melaike, hepsi toptan secde ettiler

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine bütün melekler ona secde ettiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine bütün melekler ona secde ettiler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun üzerine bütün melekler ona secde ettiler.

    Gültekin Onan

    Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine meleklerin hepsi topdan secde etdi.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine meleklerin hepsi bütünüyle secde etti.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Meleklerin hepsi de topluca ona secde etmişti.

    Süleyman Ateş

    Meleklerin hepsi topluca secde ettiler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bütün melekler secde ettiler.

    Şaban Britch

    Meleklerin hepsi topluca secde etti.

    Şaban Piriş

    (29-31) Onu düzenleyip, canlandırdığım zaman, derhal onun için secdeye kapanınız. Meleklerin hepsi topluca secde etti. İblis hariç, O, büyüklendi ve secde edenlerle beraber olmadı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler.

  6. Hicr suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 31. ayet. إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    Diyanet İşleri

    Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.

    Mehmet Okuyan

    İblis hariç. dipnot 1 Secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınmıştı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İblis'in secde etmemesiyle ilgili bkz. Bakara 2:34, dipnot 3.

    Mustafa İslamoğlu

    iblis müstesna: o (hizmete) amade olup yere kapananlarla birlikte hareket etmekten kaçındı.

    Muhammed Esed

    yalnızca İblis (buna katılmadı); yere kapananlarla birlikte olmaya yanaşmadı o.

    Ahmed Hulusi

    İblis hariç! (O) secde eden (kuvveler) ile beraber olmadı.

    Ali Bulaç

    Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp dayattı.

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

    Ali Rıza Safa

    İblis dışında; secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Bayraktar Bayraklı

    Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

    Edip Yüksel

    Ancak Sapkın (İblis) hariç. Secde edenlerle beraber olmayı red etti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak İblis (şeytan) hariç. Secde edenlerle beraber olmayı red etti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak iblis, secde edenlerle beraber olmaktan kaçındı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ancak İblis secde edenlerle beraber olmaktan iba eyledi

    Erhan Aktaş

    İblis dipnot 1 hariç. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İblis, şeytanın özelliklerinden birisini ifade eden bir sıfattır. Şeytan-i racim, iblis olarak anılmaktadır. İblis cinlerdendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İblis hariç. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İblis hariç. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Gültekin Onan

    Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp dayattı.

    Hasan Basri Çantay

    Ancak İblis bu secde edenlerle beraber olmakdan (çekinerek) dayatdı.

    İbni Kesir

    Ancak İblis secde edenlerle beraber olmaktan çekinerek dayattı.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bundan bir tek İblis müstesnaydı. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Süleyman Ateş

    Yalnız İblis, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan bir tek İblis ayrıldı; secde edenlere katılmamakta direndi.

    Şaban Britch

    Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

    Şaban Piriş

    (29-31) Onu düzenleyip, canlandırdığım zaman, derhal onun için secdeye kapanınız. Meleklerin hepsi topluca secde etti. İblis hariç, O, büyüklendi ve secde edenlerle beraber olmadı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.

  7. Hicr suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 32. ayet. قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    Diyanet İşleri

    Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Allah ona:) "Ey İblis! Secde edenlerle olmayışının sebebi nedir?" diye sormuştu.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah) "Ey İblis! Sen neden yere kapananlarla birlikte hareket etmedin?" dedi.

    Muhammed Esed

    "Ey İblis!" diye buyurdu Allah, "Seni yere kapananlarla beraber olmaktan alıkoyan sebep ne?"

    Ahmed Hulusi

    Dedi ki: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?"

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah:) Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmayışının sebebi nedir? dedi.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle birlikte olmadın?"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah,"Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmayışının sebebi nedir?" dedi.

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Seni secde edenlerle beraber olmaktan alıkoyan şey nedir, İblis?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Seni secde edenlerle beraber olmaktan alıkoyan şey nedir, İblis?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah: "Ey iblis, sen neden secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya İblis, dedi: sen neye secde edenlerle beraber olmadın?

    Erhan Aktaş

    "Ey iblis! Neden secde edenlerle birlikte olmadın?" dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey iblis! Neden secde edenlerle birlikte olmadın?" dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah: "Ey iblis! Neden secde edenlerle birlikte olmadın?" dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?"

    Hasan Basri Çantay

    (Cenab-ı Hak): "Ey İblis, sen neye secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Ey İblis, sen neden secde edenlerle beraber değildin?

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah: "Ey İblis, senin secde edenlerle beraber olmanı engelleyen nedir?" dedi.

    Süleyman Ateş

    (Allah): "Ey İblis, nen var ki, sen secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Bak İblis! Sana ne oldu da secde edenlere katılmadın?"

    Şaban Britch

    Allah: "Ey İblis, secde edenlerle beraber olmanı engelleyen nedir?" dedi.

    Şaban Piriş

    Allah: -Ey İblis, secde edenlerle beraber olmanı engelleyen nedir? dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah dedi: "Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?"

  8. Hicr suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 33. ayet. قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    Diyanet İşleri

    İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."

    Mehmet Okuyan

    (İblis de:) "Ben (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir beşer (insan) için secde edecek değildim!" cevabını vermişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (İblis) dedi ki: "Benim, süzme, kurumuş, ses veren bir balçıktan; tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun bir çamurdan yarattığın bir beşerin emrine amade olmam yakışık almazdı!"

    Muhammed Esed

    "Ses veren bir balçıktan, biçim verilmiş özlü bir çamurdan yarattığın ölümlü bir varlığın önünde yere kapanmak bana yakışmaz!" diye karşılık verdi (İblis).

    Ahmed Hulusi

    (İblis) dedi ki: "Kuru balçıktan, değişip dönüşen hücresel yapıdan yarattığın bir beşere secde etmek için var olmadım. "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim."

    Ali Özek ve heyeti

    (İblis:) Ben kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim, dedi.

    Ali Rıza Safa

    "Kiremit gibi pişmiş çamurdan; biçimlendirilmiş balçıktan yarattığın insanın önünde secde etmem!" dedi.

    Bayraktar Bayraklı

    İblis,"Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattığın bir insana secde edecek değilim" dedi.

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattığın insana secde edecek değilim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattığın insana secde edecek değilim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İblis: "Benim, kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmem olacak şey değildir!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Benim, dedi: bir salsalden, bir mesnun balçıktan yarattığın bir beşere secde etmem kabil değildir

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İblis: "Ben; kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattığın bir beşere, secde etmem." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim."

    Hasan Basri Çantay

    "Ben, dedi, kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan yaratdığın beşer için secde edeyim diye (var) olmadım"!

    İbni Kesir

    Ben, dedi: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın insana secde etmem.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "(İblis) Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi.

    Süleyman Ateş

    (İblis): "Ben bir çamurdan, değişken bir balçıktan yarattığın insana secde edemem!" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattığın beşere secde edemem" dedi.

    Şaban Britch

    "Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi.

    Şaban Piriş

    -Ben, kuru bir çamurdan, olgun bir balçıktan yarattığın bir beşere secde etmek için var olmadım, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Kuru bir çamurdan, değişken, cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım."

  9. Hicr suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 34. ayet. قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

    Diyanet İşleri

    (34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) şöyle demişti: "Çık oradan! Şüphesiz ki sen kovuldun. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [racîm] kelimesi şeytanın ilahi huzurdan "kovulması" anlamındadır; taşlanma gibi maddi bir cezalandırmadan kesinlikle söz edilmemektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah) "Öyleyse çık git bu makamdan!" dedi, "Çünkü sen kendi kendini aşağıladın!

    Muhammed Esed

    "Çık git öyleyse bu (meleki makam)dan!" diye buyurdu O; "Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!

    Ahmed Hulusi

    Buyurdu: "O halde çık oradan! Muhakkak ki sen racimsin (tard edilmiş, taşlanmış). "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş bulunmaktasın."

    Ali Özek ve heyeti

    Allah şöyle buyurdu: Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Öyleyse çık oradan. Artık, kesin olarak kovuldun!"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!"

    Edip Yüksel

    "Öyleyse çık oradan; sen kovuldun!" dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ve 15:41 ayetlerindeki ifadelerin Tanrı'nın verdiği cevaplar olduğu açık. Böyle olunca, onu parantez içinde bunu okuyucuya anımsatmaya gerek yok. Kuran kendisini aktif bir beyinle okumamızı ister. Ancak, eğer bir detay veya gramatik bir nüans çeviride kaybolursa o zaman bu kayıp çevirmen tarafından telafi edilmeli.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    (Tanrı:) 'Öyleyse çık oradan; sen kovuldun!'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah: "O halde çık oradan; çünkü sen, artık kovulmuşsundur!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde, dedi: çık oradan çünkü sen racimsin

    Erhan Aktaş

    Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş bulunmaktasın."

    Hasan Basri Çantay

    (Cenab-ı Hak) şöyle buyurdu: "O halde çık buradan. Çünkü sen artık koğulmuşsundur".

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Öyleyse çık oradan. Sen, artık kovulmuş birisin.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah dedi ki: Öyleyse ''Cennet'ten çık git. Sen artık kovuldun!.''

    Süleyman Ateş

    (Allah): "Öyleyse çık oradan (meleklerin içinden çık), dedi, çünkü sen kovuldun!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Çık oradan! Sen taşlanacaksın.

    Şaban Britch

    Öyleyse o Cennet'ten çık, sen kovuldun! dedi.

    Şaban Piriş

    - Defol oradan, sen kovuldun! dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun."

  10. Hicr suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 35. ayet. وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

    Diyanet İşleri

    (34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

    Mehmet Okuyan

    Hesap gününe kadar lanet(im) senin üzerinedir!"

    Mustafa İslamoğlu

    Ve unutma ki Hesap Günü'ne kadar tüm lanet senin üzerine olacaktır!"

    Muhammed Esed

    Ve bil ki, Hesap Günü'ne kadar lanet(im) peşinde olacak!"

    Ahmed Hulusi

    "Muhakkak ki, Sünnetullah gerçeğinin açığa çıkma sürecine kadar lanet (hakikatini yaşamaktan uzak düşme) senin üzerinedir. "

    Ali Bulaç

    "Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."

    Ali Özek ve heyeti

    Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır!

    Ali Rıza Safa

    "Ve kuşkusuz, Benim lanetim, Yargı Günü'ne dek senin üzerinde olacaktır!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lanet senin üzerine olacaktır."

    Edip Yüksel

    "Yargı gününe kadar laneti hak ettin" dedi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Yargı gününe kadar laneti hakkettin,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve bu lanet ceza gününe kadar üzerindedir." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bu la'net ceza gününe kadar üzerindedir

    Erhan Aktaş

    "Lanet, dipnot 1 Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlanmak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Lanet dipnot 1 , Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlamak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Lanet, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

    Gültekin Onan

    "Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."

    Hasan Basri Çantay

    "Hiç şübhesiz ceza gününe kadar la'net senin tependedir".

    İbni Kesir

    Muhakkak ki ceza gününe kadar la'net sanadır.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir.”

    Süleyman Ateş

    "Ta ceza gününe kadar üzerine la'net edilecektir!"

    Süleymaniye Vakfı

    Yapılan her şeyin karşılığını bulacağı dipnot 1 güne kadar lanet / dışlanma senin üzerinde olacaktır dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Din, "adet, durum; ceza, karşılık görme ve itaat" anlamlarına gelir (es-Sıhah). Bunlardan "boyun eğme" ve "karşılık görme" anlamları öne çıkar. Dinde boyun eğilen Allah'tır. Onun emirlerine uyulur ve karşılığı ondan beklenir. "Din günü" de dünyada yapılanların karşılığının alınacağı gündür (Fatiha 1/4-5, Nur 24/25, Sad 38/78, Zariyat 51/6 12-13, Vakıa 56/56, Mearic 70/26, Müddessir 74/46, İnfitar 82/9,15-19).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hesap verme gününe kadar hep dışlanacaksın (lanetlisin)."

    Şaban Britch

    Hesap gününe kadar lanet sana!

    Şaban Piriş

    Hesap gününe kadar lanet sana!

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Din gününe kadar üzerinde lanet var."

  11. Hicr suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 36. ayet. قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    Diyanet İşleri

    İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (İblis) "Rabbim! İnsanların diriltilecekleri güne kadar bana zaman ver." demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (İblis) "Rabbim!" dedi, "Madem öyle, bana tekrar diriliş gününe kadar süre tanı!"

    Muhammed Esed

    "Madem öyle, ey Rabbim," dedi (İblis), "bana ölümden kalkılacağı Gün'e kadar zaman tanı!"

    Ahmed Hulusi

    (İblis) dedi ki: "Rabbim! (Vefat ederek ölümü tadacakları ve yeni bir bedenle) ba's olunacakları sürece kadar bana mühlet ver!"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı."

    Ali Özek ve heyeti

    (İblis:) Rabbim! Öyle ise, (varlıkların) tekrar dirileceği güne kadar bana mühlet ver, dedi.

    Ali Rıza Safa

    "Efendim!" dedi; "Öyleyse yeniden yaşama döndürülecekleri güne dek bana süre ver!"

    Bayraktar Bayraklı

    İblis,"Ey Rabbim! Öyle ise, öldükten sonra dirilme gününe kadar bana mühlet ver!" dedi.

    Edip Yüksel

    "Efendim, dirilecekleri güne kadar beni ertele" dedi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbim, dirilecekleri güne kadar beni ertele,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İblis: "Ey Rabbim, öyle ise, bana onların kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar mühlet ver!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbım! dedi, öyle ise bana onların ba's olunacakları güne kadar mühlet ver

    Erhan Aktaş

    İblis: "Rabbim! Öyleyse yeniden diriltilecekleri güne kadar, bana süre tanı." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İblis: "Rabbim! Öyleyse yeniden diriltilecekleri güne kadar, bana süre tanı." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İblis: "Rabbim! Öyleyse yeniden diriltilecekleri güne kadar, bana süre tanı." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbim, dedi, öyleyse bana (insanların) kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar mühlet ver".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Rabbım; beni hiç olmazsa tekrar dirilecekleri güne kadar ertele,

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İblis: “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!” dedi.

    Süleyman Ateş

    (İblis): "Rabbim," dedi "bari tekrar dirilecekleri güne kadar beni(m canımı almayı) ertele!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (İblis) Dedi ki "Rabbim! Bunların tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre dipnot 1 ver."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetten Meleklerin de ömürlü varlıklar olduğu ancak bazılarına kıyamet gününe kadar yaşama hakkı tanındığı anlaşılıyor.

    Şaban Britch

    Rabbim, dedi. Yeniden diriliş gününe kadar beni ertele.

    Şaban Piriş

    -Rabbim, dedi. Yeniden diriliş gününe kadar beni ertele.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Rabbim, onların diriltileceği güne kadar bana süre ver."

  12. Hicr suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 37. ayet. قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

    Diyanet İşleri

    (37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (37, 38) (Allah) "Bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin." demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah) buyurdu ki: "Peki, sen zaten süre tanınmışlardan birisin;

    Muhammed Esed

    "Pekala, öyle olsun:" diye buyurdu O, "kendilerine zaman tanınanlardan biri olacaksın,

    Ahmed Hulusi

    Buyurdu: "Muhakkak ki sen mühlet verilenlerdensin!"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: 'Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın.'

    Ali Özek ve heyeti

    Allah: Sen kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Madem öyle, sana süre verilmiştir!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Tamam, sen ertelendin"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Tamam, sen ertelendin,'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin

    Erhan Aktaş

    Allah: "Sen, süre verilenlerdensin; dipnot 1 "

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şeytana süre verilmesi, aslında insanın bu dünya yaşamında iyi ve kötü olma arasındaki sınavının gerçekleşmesinde ilahi planın bir gereğidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;" dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şeytana süre verilmesi, aslında insanın bu dünya yaşamında iyi ve kötü olma arasındaki sınavının gerçekleşmesinde ilahi planın bir gereğidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah: "Sen, süre verilenlerdensin;"

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın."

    Hasan Basri Çantay

    (37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah dedi ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''

    Süleyman Ateş

    (Allah): "Haydi," dedi, "sen ertelenmişlerdensin!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Allah) Dedi ki "Sen kendisine süre verilenlerdensin.

    Şaban Britch

    Sen, ertelenenlerdensin! dedi.

    Şaban Piriş

    -Sen, ertelenenlerdensin! dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "Hadi, süre verilenlerdensin."

  13. Hicr suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 38. ayet. إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

    Diyanet İşleri

    (37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (37, 38) (Allah) "Bilinen vaktin gününe kadar zaman verilenlerdensin." demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (tabi ki, sadece tarafımdan) bilinen zaman doluncaya ve günü gelinceye kadar!"

    Muhammed Esed

    (tabii,) vakti (ancak Benim tarafımdan) bilinen o Gün'e kadar."

    Ahmed Hulusi

    "Bilinen süreç gelene kadar!"

    Ali Bulaç

    "Bilinen günün vaktine kadar."

    Ali Özek ve heyeti

    Bilinen bir vakte kadar.

    Ali Rıza Safa

    "Zamanı bilinen güne dek!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Allah, "Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin" buyurdu.

    Edip Yüksel

    "Bilinen vaktin gününe kadar..."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bilinen vaktin gününe kadar....'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (37-38) Allah: "Haydi, sen bilinen zamanın gününe kadar mühlet verilenlerdensin!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin

    Erhan Aktaş

    "Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Bilinen zamanın gününe kadar." dedi.

    Gültekin Onan

    "Bilinen günün vaktine kadar."

    Hasan Basri Çantay

    (37-38) Buyurdu: "O halde sen (ındallah) ma'lum olan (bir) zamanın gününe kadar gecikdirilenlerdensin".

    İbni Kesir

    Bilinen gün gelene kadar.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Vakti bilinen bir güne kadar.

    Süleyman Ateş

    "O bilinen vaktin gününe kadar!"

    Süleymaniye Vakfı

    O malum gün dipnot 1 gelinceye kadar (ölmeyeceksin) dipnot 2 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Malum gün" birinci sura üflendiği gündür. O gün,, Allah'n tercih ettikleri dışında bütün canlılar ölecektir. (Zümer 39/68) Yeniden dirilen insana, ölümle dirilmesi arasında geçen süre, göz açıp kapayacak kadar hatta daha da az gelir (Nahl 16/77, Kamer 54/50). İblis, en son ölen canlı dahi olsa o da aynı şeyi hissedecektir. Bu ayetten Meleklerin de ömürlü varlıklar olduğu ancak bazılarına Kıyamet /mezardan kalkış gününe kadar yaşama hakkı tanındığı anlaşılıyor.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belli günün vakti gelinceye kadar."

    Şaban Britch

    Vakti bilinen bir güne kadar..

    Şaban Piriş

    Vakti bilinen bir güne kadar..

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Bilinen vaktin gününe kadar..."

  14. Hicr suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 39. ayet. قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (39, 40) (İblis) şöyle demişti: "Rabbim! Beni azdırmana karşılık dipnot 1 ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve içlerinden samimi kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım!" dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İblis'in sorumluluğu Yüce Allah'a atma çabası" doğru olamaz. Çünkü yüz çeviren, kibir gösteren ve kâfir olan İblis'in kendisidir. Bu hadsiz cümlesinden dolayı ilk kadercinin İblis olduğunu söyleyebiliriz. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:34; A‘râf 7:11; Hicr 15:31; Sâd 38:74.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Sâd 38:77-83.

    Mustafa İslamoğlu

    (İblis) "Rabbim!" dedi, "Beni yoldan dışladığın için ben de yeryüzünde onlara (günahları) süslü püslü göstereceğim ve kesinlikle onların tümünü yoldan çıkaracağım.

    Muhammed Esed

    (Bunun üzerine İblis:) "Beni yolun dışına attığın için, ben de, kuşkusuz, yeryüzünde (kötülükleri) onlara süsleyip bezeyeceğim ve muhakkak ki onların hepsini ayartıp yoldan çıkaracağım,

    Ahmed Hulusi

    (İblis) dedi ki: "Rabbim! Bende açığa çıkan Esma'n sonucu azdırman yüzünden, yemin ederim ki, arzda (bedenli yaşamlarında) onlara (suçları; Sünnetullah'a göre perdelilik oluşturan fiilleri) süsleyeceğim ve onları toptan azdıracağım. "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp saptıracağım."

    Ali Özek ve heyeti

    (İblis) dedi ki: Rabbim! beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!

    Ali Rıza Safa

    "Efendim!" dedi; "Beni yolun dışına attığın için, onlara yeryüzünde çekici şeyler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım!"

    Bayraktar Bayraklı

    - İblis dedi ki: "Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara kötü davranışları süsleyeceğim ve ihlaslı kulların hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "Efendim, beni yoldan çıkarttığın için, onları yeryüzünde ayartıp topluca saptıracağım."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'Rabbim, beni yoldan çıkarttığın için, onları yeryüzünde ayartıp topluca saptıracağım.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah: "Ey Rabbim, beni azdırmana karşılık yemin ederim ki, kesinlikle ben yeryüzünde onlar için tezyinat yapacağım ve hepsini azdıracağım!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbım, dedi: beni azdırmana kasem ederim ki her halde ben onlar için Arzda tezyinat yapacağım ve hepsini iğva edeceğim

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp saptıracağım."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbim, dedi, beni azdırdığın şey'e (rahmetinden tard etmene) mukaabil ben de andolsun yer (yüzün) de onlar (ın ma'sıyetlerini) her halde süsleyeceğim (onları kendilerine hoş göstereceğim). Onların hepsini, topdan, muhakkak ki, azdıracağım".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Rabbım; beni azdırdığın için, andolsun ki; ben de onlara yeryüzündeki fenalıkları güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İblis: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, hepsini saptıracağım.''

    Süleyman Ateş

    (İblis): "Rabbim, dedi, beni azdırmandan ötürü andolsun ki, ben de yer yüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İblis dedi ki "Rabbim! Beni aşırılığa sevk etmene karşılık dipnot 1 ben de bunlara dünyadakileri süsleyeceğim ve hepsini aşırılığa sevk edeceğim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetten anlaşılacağı üzere İblis, kendi suçunu Allah'a atmaktadır. Günümüz kadercilik anlayışının temelinde de aynı mantık gözlemlenebilir. Kaderciler, her şeyin ezelden belirlenmiş olduğu kanaatiyle kendi hatalarını Allah'a mal etme eğilimi gösterirler.

    Şaban Britch

    (İblis) dedi ki: Rabbim, beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde (günahları) onlara (günahları) süslü göstereceğim ve saptıracağım hepsini!

    Şaban Piriş

    -Rabbim, dedi. (İblis) beni azdırdığın şey adına yemin ederim ki, yeryüzündekileri onlara süslü göstereceğim ve saptıracağım hepsini!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dedi: "Rabbim! Beni azdırmana yemin ederim ki, yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım."

  15. Hicr suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

    Diyanet İşleri

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (39, 40) (İblis) şöyle demişti: "Rabbim! Beni azdırmana karşılık dipnot 1 ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve içlerinden samimi kulların hariç hepsini mutlaka azdıracağım!" dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İblis'in sorumluluğu Yüce Allah'a atma çabası" doğru olamaz. Çünkü yüz çeviren, kibir gösteren ve kâfir olan İblis'in kendisidir. Bu hadsiz cümlesinden dolayı ilk kadercinin İblis olduğunu söyleyebiliriz. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:34; A‘râf 7:11; Hicr 15:31; Sâd 38:74.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Sâd 38:77-83.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunun tek istisnası, onlar arasındaki imanını saf ve temiz tutma çabasını desteklediğin kullar olacak!"

    Muhammed Esed

    Yalnızca Senin gerçek kulların bunun dışında (kalacak)!"

    Ahmed Hulusi

    "Onlardan ihlaslandırılmış kulların müstesna!"

    Ali Bulaç

    "Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna."

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak onlardan ihlâslı kulların müstesna.

    Ali Rıza Safa

    "Senin içten kulların başkadır!"

    Bayraktar Bayraklı

    - İblis dedi ki: "Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara kötü davranışları süsleyeceğim ve ihlaslı kulların hariç onların hepsini mutlaka azdıracağım!"

    Edip Yüksel

    "Kendilerini sadece sana adayanlar hariç."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Kendilerini sadece sana adayanlar hariç.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak içlerinden ihlasa erdirilen kulların hariç!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak içlerinden ıhlas verilen kulların müstesna

    Erhan Aktaş

    "Ancak onlardan muhles dipnot 1 kulların hariç."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhles/Muhlis, fitne işlemine tabi tutularak arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar. Fitne; kıymetli madenlerin, ateşte eritilerek, içlerinde bulunan değersiz madenlerden ayrıştırılarak saf hale getirilmesi işlemidir. Allah da açlık, yokluk, savaş, mal, mülk, evlat, ün, vb. konularda Müslümanları fitnelendirerek samimiyet durumlarını ortaya çıkarmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ancak onlardan muhles dipnot 1 kulların hariç."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fitne işlemine tabi tutularak arıtılmış, saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar. Şeytanların etki edemedikleri kullar. (Fitne; kıymetli madenlerin, ateşte eritilerek, içlerinde bulunan değersiz madenlerden ayrıştırılarak saf hale getirilmesi işlemidir. Allah da açlık, yokluk, savaş, mal, mülk, evlat, ün, vb. konularda Müslümanları fitnelendirerek samimiyet durumlarını ortaya koymaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ancak onlardan muhles dipnot 1 kulların hariç."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar.

    Gültekin Onan

    "Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna."

    Hasan Basri Çantay

    "Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna".

    İbni Kesir

    Ancak içlerinden ihlas verilen kulların müstesna.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.

    Süleyman Ateş

    Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)

    Süleymaniye Vakfı

    Ancak onlardan samimiyeti onaylanmış kulların hariç dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Samimiyeti onaylanmış anlamı verdiğimiz 'muhlas' kelimesinin mastarı ihlastır. İhlas sözlükte bir şeyi kirlilikten, bulanıklıktan temizleyip arındırmak, saflaştırmak, katıksız, arı, duru hale getirmektir. Bu kelime Kur'an'da, dini Allah'a has kılan yani Allah'ın dinine bir şey katmayıp kulluğu sadece ona yapan, riyadan ve şirkten uzak olan samimi insanların ortak vasfını ifade etmek için kullanılır. Bu vasfa sahip olana "muhlis", bu vasfı Allah tarafından onaylanmış olana da "muhlas" denir. İblis, bu özelliğe sahip olanları yoldan çıkaramaz. (Hicr 15/40, İsra 17/65, Sad 38/83).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana yürekten bağlı olanları değil."

    Şaban Britch

    Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.

    Şaban Piriş

    Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna."

  16. Hicr suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 41. ayet. قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

    Diyanet İşleri

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) şöyle demişti: "İşte bana ait doğru yol budur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayeti "Doğru yola ulaştırmak da benim işimdir, bana aittir" şeklinde yorumlayan âlimlerimiz de bulunmaktadır. Yüce Allah İblis'in saptıramayacağını itiraf ettiği samimi kulların yolunun zatına varacak doğru yol olduğunu ifade etmiş olmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah) buyurdu ki: "(Zaten) bu, kendim için benimsediğim en doğru yol ve yöntemdir;

    Muhammed Esed

    "Benim için, doğru yol budur:" dedi O,

    Ahmed Hulusi

    Buyurdu ki: "İşte benim üzerime aldığım müstakim yol budur!"

    Ali Bulaç

    (Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur."

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah) şöyle buyurdu: «İşte bana varan dosdoğru yol budur.»

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Bana yönlendirilmiş yol, işte budur!"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah şöyle buyurdu: "Benim doğru yolum budur."

    Edip Yüksel

    Dedi ki: "İşte benim değişmez yasam budur."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki: 'İşte benim değişmez yasam budur.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah: "Bu, 'Garanti ederim.' dosdoğru bir cadde." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu, dedi: bir cadde "teahhüd ederim" dosdoğru

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah: "Bu, Bana varan dosdoğru yoldur. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhles kullarımın tutukları yol.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah: "Bu, Bana varan dosdoğru yoldur. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhles kullarımın tutukları yol.

    Gültekin Onan

    (Tanrı ) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur."

    Hasan Basri Çantay

    Buyurdu ki: "İşte bu, bana göre (hak ve layık) olan doğru bir yoldur".

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: İşte, Benim taahhüd ettiğim dosdoğru yol budur.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Allah Teâlâ:) "Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur." dedi.

    Süleyman Ateş

    (Allah) buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah dedi ki "Bu, bana varan doğru yoldur.

    Şaban Britch

    (Allah Teala) Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur, dedi.

    Şaban Piriş

    -Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Buyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."

  17. Hicr suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 42. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

    Diyanet İşleri

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu bir gerçek ki, has kullarım üzerinde senin hiçbir inandırıcı gücün olmayacaktır; ne var ki batıl inançlı cahil ve bilinçsizlerden sana uyanlar müstesna!

    Muhammed Esed

    "aslında, (zaten) yoldan çıkmış olup da (kendi iradeleriyle) senin peşine takılanların dışında, Benim kullarım üzerinde senin bir nüfuzun olmayacaktır."

    Ahmed Hulusi

    "Muhakkak ki Benim kullarım üzerinde senin bir sultan (gücün, yaptırımın) yoktur. . . Azgınlardan sana tabi olanlar müstesna. "

    Ali Bulaç

    "Şüphesiz, kışkırtılıp saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur."

    Ali Özek ve heyeti

    «Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.»

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, yoldan çıkıp seni izleyenlerin dışında, kullarımın üzerinde, senin hiçbir gücün yoktur!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Şüphesiz, senin, kullarım üzerinde bir hakimiyetin yoktur. Ancak, azgınlardan sana uyanlar müstesna."

    Edip Yüksel

    "Elbette, sadece bana hizmet edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Elbette, sadece bana kulluk edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka

    Erhan Aktaş

    Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

    Gültekin Onan

    "Şüphesiz, kışkırtılıp saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur."

    Hasan Basri Çantay

    "Benim kullarımın üzerinde senin hiç bir tahakküm (ün) yokdur. Meğer ki azıb sapanlardan sana tabi' olanlar olsun".

    İbni Kesir

    Muhakkak ki kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olmaz. Ancak sana uyan sapıklar müstesna.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

    Süleyman Ateş

    "Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin)".

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kullarımın üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün, yetkin) dipnot 1 yoktur. Yanlışa saplanıp sana uyanlar başka."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. İbrahim 14/22

    Şaban Britch

    Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

    Şaban Piriş

    Senin, kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna."

  18. Hicr suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 43. ayet. وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki cehennem onların hepsine vadolunan yerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    İşte onların tümünün buluşma yeri cehennemdir;

    Muhammed Esed

    Berikilerin hepsi için vaad edilen varış yeri, muhakkak ki, cehennemdir,

    Ahmed Hulusi

    "Muhakkak ki onların hepsinin vadolunan yeri Cehennem'dir. "

    Ali Bulaç

    "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir."

    Ali Özek ve heyeti

    Muhakkak cehennem, onların hepsine vâdolunan yerdir.

    Ali Rıza Safa

    "Zaten kuşkusuz, onların tümünün buluşma yeri, kesinlikle cehennemdir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Muhakkak cehennem, onların hepsine vaadolunan yerdir.

    Edip Yüksel

    "Cehennem hepsinin buluşma yeridir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Cehennem hepsinin buluşma yeridir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kesinlikle bunların topuna va'dedilen yer, cehennemdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elbet bunların da hepsinin mevıdleri şüphesiz Cehennem

    Erhan Aktaş

    Onların tamamının buluşma yeri Cehennem'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların tamamının buluşma yeri Cehennem'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların tamamının buluşma yeri Cehennem'dir.

    Gültekin Onan

    "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir."

    Hasan Basri Çantay

    "Şeksiz şübhesiz onların topuna va'd olunan yer cehennemdir".

    İbni Kesir

    Şüphesiz onların hepsine vaadolunan yer, cehennemdir.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların hepsine vadolunan yer Cehennem'dir.

    Süleyman Ateş

    Cehennem o (şeytana uya)nların hepsinin buluşma yeridir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cehennem bunların hepsinin buluşacağı yerdir.

    Şaban Britch

    Onların hepsine vaat olunan yer Cehennem'dir.

    Şaban Piriş

    Onların hepsine vaat olunan yer cehennemdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Cehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.

  19. Hicr suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Hicr suresi, 44. ayet. لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

    Diyanet İşleri

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

    Mehmet Okuyan

    Onun yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için ayrılmış (birer) grup vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    oranın yedi kapısı vardır; o kapıların her biri, onlardan (günahıma göre) tasnif edilmiş bir kesime tahsis edilecektir.

    Muhammed Esed

    o cehennem ki, yedi kapıdan girilir; her kapıdan onlardan (günahlarının niteliğine göre) ayrı bir kafile halinde".

    Ahmed Hulusi

    "Onun yedi kapısı vardır (Yaratılış amacını aşan şekilde kullanılan göz - kulak - dil - eller - ayaklar - mide - cinsel organ). . . Her kapı için onlardan taksim edilmiş bir bölüm vardır. "

    Ali Bulaç

    Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Cehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için birer grup ayrılmıştır.

    Ali Rıza Safa

    "Onun, yedi kapısı vardır; her kapı için, onların arasından bir küme ayrılmıştır!" dipnot 191

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 191
      Arapçada, yedi veya yetmiş gibi sayılar çokluk nitelemek amacıyla da kullanıldığından, ayetteki bilgi, cehennemin çok sayıda kapısı olduğu biçiminde de yorumlanabilir. Cennetin kaç kapısı olduğu konusunda ise Kur'an'da bilgi verilmemiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Cehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için birer grup ayrılmıştır.

    Edip Yüksel

    "Onun yedi kapısı vardır ve her bir kapı için onlardan belli bir pay vardır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Onun yedi kapısı vardır ve her bir kapı için onlardan belli bir pay vardır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun yedi kapısı vardır. Her kapıya, onlardan bir grup ayrılmıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun yedi kapısı vardır, her kapıya onlardan bir cüz'i maksum

    Erhan Aktaş

    Onun yedi dipnot 1 kapısı vardır. Her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yedi sayısı; gerçekten de yedi sayısını ifade ediyor olabileceği gibi, Arapça'da bir deyim olarak "çokça" anlamına da gelmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onun yedi dipnot 1 kapısı vardır. Her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yedi sayısı; gerçekten de yedi sayısını ifade ediyor olabileceği gibi, Arapça'da bir deyim olarak "çokça" anlamına da gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onun yedi dipnot 1 kapısı vardır. Her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yedi sayısı; gerçekten de yedi sayısını ifade ediyor olabileceği gibi, Arapçada bir deyim olarak "çokça" anlamına da gelmektedir.

    Gültekin Onan

    Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    "Onun yedi kapısı, onlardan her kapının (onlara) ayrılmış birer nasıybi vardır".

    İbni Kesir

    Onun yedi kapısı vardır. Ve her kapıdan onların girecekleri bir kısım vardır.

    Mehmet Alagaş

    (26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan ayrılmış belli bir pay vardır.

    Süleyman Ateş

    Onun yedi kapısı vardır. Her kapıya, onlardan bir bölüm ayrılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Cehennem'in yedi kapısı vardır. Her kapıdan onların bir bölüğü girer.

    Şaban Britch

    Onun yedi kapısı vardır. Onlardan her bir kapıya bir bölüm ayrılmıştır.

    Şaban Piriş

    Onun yedi kapısı vardır. Her kapısının kısımlara ayrılmış bölümleri vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yedi kapısı vardır onun. Her kapıya onlardan bir bölük ayrılmıştır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.