Kıyâmet suresi · 1–15. ayetler

Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Kıyâmet suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 1. ayet. لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ

    Diyanet İşleri

    Kıyamet gününe yemin ederim.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Kıyamet gününe yemin ederim.

    Mustafa İslamoğlu

    Ötesi yok, Kıyamet Günü'ne Ben yemin ediyorum!

    Muhammed Esed

    Kıyamet Günü'nü tanıklığa çağırırım!

    Ahmed Hulusi

    Kıyamet sürecindeki gerçekliğe;

    Ali Bulaç

    Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.

    Ali Özek ve heyeti

    Kıyamet gününe yemin ederim.

    Ali Rıza Safa

    Yoo! Yemin olsun; Yeniden Yaratılış Günü'ne!

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır! Kıyamet gününe yemin ederim.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Diriliş Gününe and içerim.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoo! Yemin ederim o kalkım gününe (kıyamet gününe)!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yo... Kasem ederim o kalkım gününe (yevm-i kıyame'ye)

    Erhan Aktaş

    Hayır, kıyamet gününe yemin ederim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, Kıyamet Günü'ne yemin ederim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, Kıyamet Günü'ne yemin ederim.

    Gültekin Onan

    Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.

    Hasan Basri Çantay

    (Hakıykat, kafirlerin inkar etdiği gibi değildir). Kıyamet gününe andederim.

    İbni Kesir

    Kıyamet gününe yemin ederim.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kıyamet gününe yemin ederim.

    Süleyman Ateş

    Yoo, kıyamet gününe and içerim,

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır (sandığınız gibi değil), kıyamet /mezardan kalkış gününe yemin ederim!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kıyamet (mezardan kalkış) gününe yemin etmem.

    Şaban Britch

    Yemin olsun kıyamet gününe.

    Şaban Piriş

    Andolsun kıyamet gününe.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, öyle değil!

  2. Kıyâmet suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 2. ayet. وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ

    Diyanet İşleri

    (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Kendini kınayan nefse (insana) da yemin ederim.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine ötesi yok, kendini kınayan nefse Ben yemin ediyorum!

    Muhammed Esed

    İnsan vicdanının kınayan sesini tanıklığa çağırırım!

    Ahmed Hulusi

    Ve Nefs-i Levvame'ye (hakikate ters düştüğünü fark edip pişmanlığını yaşayan bilince) kasem ederim!

    Ali Bulaç

    Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).

    Ali Rıza Safa

    Yine yoo! Yemin olsun; kınayan benliğe!

    Bayraktar Bayraklı

    Hayır! Sürekli olarak kendini kınayan nefse yemin ederim.

    Edip Yüksel

    Sürekli özeleştiride bulunan kişiye and içerim.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sürekli özeleştiride bulunan kişiye and içerim.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yine Yoo! Yemin ederim o pişman cana (kınayan nefse)!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yine yo... Kasem ederim o pişman cana (nefs-i levvame'ye)

    Erhan Aktaş

    Hayır, çok kınayan benliğe dipnot 1 yemin ederim.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet günü içine düştüğü durumdan ötürü kendisini çok ayıplayan, çok kınayan kimseye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, çok kınayan benliğe dipnot 1 yemin ederim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet Günü içine düştüğü durumdan ötürü kendisini çok ayıplayan, çok kınayan kimseye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, çok kınayan benliğe dipnot 1 yemin ederim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyamet Günü içine düştüğü durumdan ötürü kendisini çok ayıplayan, çok kınayan kimseye.

    Gültekin Onan

    Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.

    Hasan Basri Çantay

    (Hayır, hakıykat öyle değildir). Kendisini alabildiğine kınayan nefse yemin ederim (ki siz öldükden sonra mutlakaa dirileceksiniz).

    İbni Kesir

    Nedamet çeken nefse yemin ederim.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sürekli kendini kınayan nefse yemin ederim.

    Süleyman Ateş

    Yoo, daima, kendini kınayan nefse and içerim.

    Süleymaniye Vakfı

    Hayır (sandığınız gibi değil) Sıkça öz eleştiri yapan kişiye de yemin ederim!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlışlarını görüp kendini kınayana da yemin etmem (Bunların önemi ortadadır.)

    Şaban Britch

    Yemin olsun kendini kınayan nefse.

    Şaban Piriş

    Andolsun kendini kınayan nefse.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.

  3. Kıyâmet suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 3. ayet. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ

    Diyanet İşleri

    İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır?

    Mehmet Okuyan

    İnsan kemiklerini asla bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor!

    Mustafa İslamoğlu

    İnsanoğlu kendisini (yeniden diriltip) kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Muhammed Esed

    İnsan, (onu tekrar diriltip) kemiklerini yeniden bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Ahmed Hulusi

    İnsan, onun kemiklerini asla cem' etmeyeceğimizi mi sanıyor?

    Ali Bulaç

    İnsan, onun kemiklerini bizim kesin olarak bir araya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?

    Ali Rıza Safa

    İnsan, kemiklerini bir araya asla getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Bayraktar Bayraklı

    İnsan bizim, onun kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Edip Yüksel

    İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    insan sanıyor mu ki kemiklerini derleyemeyiz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İnsan sanır mı ki derleyemeyiz kemiklerini?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O insan dipnot 1 , kemiklerini asla bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşrikler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsan dipnot 1 , kemiklerini asla bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşrikler.

    Gültekin Onan

    İnsan, onun kemiklerini bizim kesin olarak bir araya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?

    Hasan Basri Çantay

    İnsan zanneder mi ki her halde biz onun kemiklerini toplayıb bir araya getirmeyeceğiz?

    İbni Kesir

    İnsan zanneder mi ki Biz; onun kemiklerini bir araya toplayamayız?

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsan biz onun kemiklerini asla toplayıp, bir araya getirmeyeceğimizi mi zanneder?

    Süleyman Ateş

    İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan kemiklerinin bileşimini tekrar gerçekleştirmeyeceğimizi mi sanıyor?

    Şaban Britch

    İnsan, kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Şaban Piriş

    İnsan, kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?

  4. Kıyâmet suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 4. ayet. بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ

    Diyanet İşleri

    Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

    Mehmet Okuyan

    Evet! Biz onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücü yetenleriz.

    Mustafa İslamoğlu

    Bilakis onu parmak uçlarına kadar yeniden diriltmeye kadiriz.

    Muhammed Esed

    Hayır, kesinlikle! Onu parmak uçlarına kadar yeniden var etmeye kadiriz!

    Ahmed Hulusi

    Evet! Onun parmak uçlarını bile tesviye etmeye (parmak izlerini bile aynen oluşturmaya) kaadirleriz.

    Ali Bulaç

    Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip (yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.

    Ali Özek ve heyeti

    Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.

    Ali Rıza Safa

    Evet, öyle! Onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter. dipnot 551

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 551
      İşte, bir bilgi ayeti: Parmak uçlarındaki çizgilerin her insanda değişik olduğu, ancak on yedinci yüzyılın sonlarında; Kur'an'da bildirildikten bin yıl sonra öğrenildi. Parmak ucu öyle bir kimlik belirleyicisidir ki, aynı yumurta ikizlerinde bile değişiktir ve aynı soydan gelen kişilere kalıtım yoluyla geçmez. Dokunduğumuz her şeye kimliğimizi işleyen parmak izi, iki santimetrekare alanda sonsuz sayıda desenden oluşur. Parmak uçları insan bedeninin DNA bilgilerini taşır ve yaşlılık, yanık gibi etkiler bu kimliği değiştiremez. Genetik parmak izi yöntemiyle, bir kişinin babası belirlenebilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Evet, bizim onun parmak uçlarına varıncaya kadar bir araya getirmeye gücümüz yeter.

    Edip Yüksel

    Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet, her kişinin parmak uçlarındaki parmak izlerinin, taklidi zor ve hayat boyu değişmeyen birer organik kimlik kartı olduğuna işaret ediyor olabilir mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evet derleriz, parmak (uç)larını bile tesviyeye (eski haline getirmeye) gücümüz yeter!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet derleriz kadir olarak tesviyeye bile parmaklarını

    Erhan Aktaş

    Hayır, hayır! Biz, onu parmak uçlarına dipnot 1 varıncaya dek yeniden düzenlemeye gücü yetenleriz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Deyim olarak, en küçük, en ayrıntılı parçasına varıncaya dek, yani "tepeden tırnağa kadar" demektir. Parmak uçları kelimesine "parmak izi" anlamını vermek, çok abartılı bir yaklaşımdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır, hayır! Biz, onu parmak uçlarına dipnot 1 varıncaya dek yeniden düzenlemeye gücü yetenleriz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Deyim olarak, en küçük, en ayrıntılı parçasına varıncaya dek, yani "tepeden tırnağa kadar" demektir. Parmak uçları sözcüğüne "parmak izi" anlamını vermek, çok abartılı bir yaklaşımdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, hayır! Biz, onu parmak uçlarına dipnot 1 varıncaya dek yeniden düzenlemeye gücü yetenleriz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Deyim olarak, en küçük, en ayrıntılı parçasına varıncaya dek, yani "tepeden tırnağa kadar" demektir. Parmak uçları sözcüğüne "parmak izi" anlamını vermek, çok abartılı bir yaklaşımdır.

    Gültekin Onan

    Evet onun parmak uçlarını dahi derleyip (yeniden) düzene koymaya güç yetırenleriz.

    Hasan Basri Çantay

    Evet, biz parmak uçlarını bile derleyib iade etmiye kaadiriz.

    İbni Kesir

    Evet, Biz parmak uçlarını bile düzeltmeye kadiriz.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Aksine onun parmak uçlarını bile yaratıp düzenlemeye gücümüz yeter.

    Süleyman Ateş

    Evet, toplarız, onun parmak uçlarını düzenlemeğe gücümüz yeter.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Evet (Biz bunu yaparız), parmak uçlarını bile eski haline getirmenin ölçüsünü koyan Biziz.

    Şaban Britch

    Evet, onun parmak uçlarını bile yaratıp, düzenlemeye gücümüz yeter.

    Şaban Piriş

    Evet, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.

  5. Kıyâmet suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 5. ayet. بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ

    Diyanet İşleri

    Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Aslında (inkârcı) insan, "Kıyamet günü de ne zamanmış!" diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki genellikle (inkarcı) insan, önündeki (hakikati) yalanlamaya bayılır;

    Muhammed Esed

    Ama yine de insan, önüne serilmiş olan şeyi inkara kalkışır,

    Ahmed Hulusi

    Hayır! İnsan, önündekini (ölümle başlayan yaşamı) yalanlarcasına azgınlaşıyor!

    Ali Bulaç

    Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'

    Ali Özek ve heyeti

    Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! İnsan, suç işlemeyi sürdürmek ister.

    Bayraktar Bayraklı

    - Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkar etmek ister: "Kıyamet günü ne zamanmış?" diye sorar.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, insan her şeyin önüne sergilenmesini ister.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Fakat insan önünde (ileride) günah işlemek ister,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fakat insan ister önünde fücur etmesini

    Gültekin Onan

    Ancak insan, gelecekte de suç işlemek/fücura devam etsin ister'.

    Hasan Basri Çantay

    Fakat insan, önündeki (o kıyameti) yalanlamak diler.

    İbni Kesir

    Fakat insan, önündekini yalanlamak ister de;

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak insan, önündeki (ahireti inkâr ederek) fücurla (günah işlemek) ister.

    Süleyman Ateş

    Fakat insan, devamlı suç işleyerek ilerisini berbad etmek ister.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama, günahkar kişi, ilerisi ile ilişiğini kesmek ister dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      الفجر: شق الشيء شقا واسعا

    Şaban Britch

    Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de.

    Şaban Piriş

    Oysa, insan önündekini yalanlamak ister de..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.

  6. Kıyâmet suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 6. ayet. يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ

    Diyanet İşleri

    "O kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Aslında (inkârcı) insan, "Kıyamet günü de ne zamanmış!" diye sorarak, önündekini (ahireti) yalanlamak ister.

    Mustafa İslamoğlu

    O şöyle sorar: "Şu kıyamet dediğiniz şey ne zaman kopacak?"

    Muhammed Esed

    ve (istihza ile) sorar: "Şu Kıyamet Günü ne zaman gelecekmiş?"

    Ahmed Hulusi

    "Kıyamet süreci (ölüm sürecinde yaşanacaklar) ne zamanmış?" diye sorar.

    Ali Bulaç

    "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar.

    Ali Özek ve heyeti

    «Kıyamet günü ne zamanmış?» diye sorar.

    Ali Rıza Safa

    "Yeniden Yaratılış Günü, ne zaman?" diyerek sorar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Doğrusu insan, önündeki kıyameti inkar etmek ister: "Kıyamet günü ne zamanmış?" diye sorar.

    Edip Yüksel

    "Diriliş Günü ne zaman?" diye sorar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Diriliş Günü ne zaman?' diye sorar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    sorar: "O kıyamet günü ne zaman?" diye.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sorar: ne zaman diye o Kıyamet günü

    Erhan Aktaş

    "Kıyamet günü ne zamanmış?" diye sorar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Kıyamet Günü ne zamanmış?" diye sorar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Kıyamet Günü ne zamanmış?" diye sorar.

    Gültekin Onan

    "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar.

    Hasan Basri Çantay

    "Kıyamet günü (de) ne zaman (mış" diye) sorar.

    İbni Kesir

    Kıyamet günü de ne zamanmış? diye sorar.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

    Süleyman Ateş

    "Kıyamet günü nerede?" diye sorup durur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Mezardan kalkış (kıyamet) günü ne zamanmış dipnot 1 ?" diye sorar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şeytanın kıyamet gününe kadar yaşamak istemesi de bundandır. Önce günah işlemeyi, sonra tevbe edip iyi şeyler yaparak (insanların hayırsız olduğu konusundaki) haklılığını ispatlamaya çalışmaktadır. Ama günaha alışanın onu terk etmesi kolay değildir. (Bkz: Araf 7/14-17, Hicr 15/35-40)

    Şaban Britch

    Kıyamet günü ne zaman? diye sorar.

    Şaban Piriş

    -Kıyamet günü ne zaman? diye sorar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.

  7. Kıyâmet suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 7. ayet. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

    Diyanet İşleri

    (7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bakın: o zaman gözler şimşek şimşek çakacak;

    Muhammed Esed

    Ama (o Gün,) gözler korku ile açıldığında,

    Ahmed Hulusi

    Gözünde şimşek çaktığında,

    Ali Bulaç

    Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,'

    Ali Özek ve heyeti

    İşte, göz kamaştığı,

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, gözler korkuyla açıldığında.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

    Edip Yüksel

    Gözün kamaştığı,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gözün kamaştığı,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ne zaman ki o göz şimşek çakar,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne vakıt ki o göz şimşek çakar

    Erhan Aktaş

    Gözler, dehşetle kamaştığında.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gözler, dehşetle kamaştığında.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gözler, dehşetle kamaştığında.

    Gültekin Onan

    Ama göz 'kamaşıp da kaydığı',

    Hasan Basri Çantay

    (7-8-9) İşte göz (hayret ve dehşetle) kamaşdığı, ay tutul (ub karardığı, güneşle ay bir araya getirildiği zaman,

    İbni Kesir

    Göz kamaştığında,

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göz dehşetle kamaştığı zaman.

    Süleyman Ateş

    Ama göz (güneş gibi ortaya çıkan gerçeğin karşısında) kamaştığı,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Mezardan kalkanın) Gözleri yuvalarından fırlayınca,

    Şaban Britch

    Göz dehşetlekamaştığı zaman

    Şaban Piriş

    -Göz kamaştığı zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göz şimşek çaktığında,

  8. Kıyâmet suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 8. ayet. وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ

    Diyanet İşleri

    (7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    ve ay sönüp gidecek;

    Muhammed Esed

    ve ay karanlığa gömüldüğünde,

    Ahmed Hulusi

    Ay tutulduğunda,

    Ali Bulaç

    Ay karardığı,

    Ali Özek ve heyeti

    ay tutulduğu,

    Ali Rıza Safa

    Ve ay karardığında.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

    Edip Yüksel

    Ayın tutulduğu,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayın tutulduğu,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ay tutulur,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve Ay tutulur

    Erhan Aktaş

    Ay, karardığında.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ay, karardığında.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ay, karardığında.

    Gültekin Onan

    Ay karardığı,

    Hasan Basri Çantay

    (7-8-9) İşte göz (hayret ve dehşetle) kamaşdığı, ay tutul (ub karardığı, güneşle ay bir araya getirildiği zaman,

    İbni Kesir

    Ay tutulduğunda,

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ay tutulduğu zaman.

    Süleyman Ateş

    Ay tutulduğu,

    Süleymaniye Vakfı

    Ay tutulduğu

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ay'ın ışığı kalmamış,

    Şaban Britch

    Ay tutulduğu;

    Şaban Piriş

    Ay tutulduğu..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ay tutulduğunda,

  9. Kıyâmet suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 9. ayet. وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ

    Diyanet İşleri

    (7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    çünkü güneş ve ay birleştirilecek;

    Muhammed Esed

    ve güneş ile ay bir araya getirildiğinde,

    Ahmed Hulusi

    Güneş ve Ay bir araya geldiğinde!

    Ali Bulaç

    Güneş ve ay birleştirildiği zaman;

    Ali Özek ve heyeti

    güneşle ay biraraya getirildiği zaman!

    Ali Rıza Safa

    Güneş ve ay bir araya getirildiğinde.

    Bayraktar Bayraklı

    - İşte, göz kamaştığı, ay tutulduğu, güneşle ay bir araya geldiği zaman!

    Edip Yüksel

    Ve güneş ile ay bir araya toplandığı zaman,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve güneş ile ay bir araya toplandığı zaman,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    güneş ve ay toplanır,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve Güneş ve Ay toplanır

    Erhan Aktaş

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.

    Gültekin Onan

    Güneş ve ay birleştirildiği zaman;

    Hasan Basri Çantay

    (7-8-9) İşte göz (hayret ve dehşetle) kamaşdığı, ay tutul (ub karardığı, güneşle ay bir araya getirildiği zaman,

    İbni Kesir

    Güneş ve ay bir araya getirildiğinde,

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.

    Süleyman Ateş

    Güneş ve Ay bir araya toplandığı zaman!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güneş ile Ay bir araya getirilmiş olur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O gün Güneş dürülmüş olacağı için (Tekvir 81/1) "Yer, Rabbinin ışığıyla aydınlanacak, Kitap ortaya konacak, nebiler ve tanıklar getirilecektir. Aralarında doğru bir yargılama olacak, kimseye haksızlık yapılmayacaktır." (Zümer 39/69)

    Şaban Britch

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman;

    Şaban Piriş

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve Güneş'le Ay biraraya getirildiğinde,

  10. Kıyâmet suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 10. ayet. يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ

    Diyanet İşleri

    (7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8, 9, 10) İşte göz(ler kamaşıp) şimşek çaktığı, ay karardığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, işte o gün (inkârcı) insan "(Acaba) nereye kaçmalı(yım)?" diyecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    insanoğlu o gün şöyle diyecek: "Nereye kaçmalı?"

    Muhammed Esed

    o Gün insan haykıracak: "(Eyvah!) Nereye kaçayım?"

    Ahmed Hulusi

    O süreçte insan: "Nereye kaçabiliriz?" der!

    Ali Bulaç

    İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün insan, «Kaçacak yer neresi!» diyecektir.

    Ali Rıza Safa

    O gün, insan, şöyle diyecek: "Nereye kaçsam?"

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün insan, "Kaçacak yer neresidir?" diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

    Edip Yüksel

    O gün insanoğlu, "Kaçacak yer nerede?" der.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün insanoğlu, 'Kaçacak yer nerede?' der.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün insan: "Nereye kaçmalı?" der.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Der o insan o gün: nereye kaçmalı? (eynel'mefer)

    Erhan Aktaş

    O Gün, o insan, dipnot 1 "Kaçacak yer var mı?" diyecek.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette söz konusu edilen "insan," insanların tamamı değildir. İnsan kelimesinin başında ki "el" takısıyla, bilinen insanlardan söz edilmektedir. Bunlar; Müşriklerdir, Kafirlerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü dipnot 1 , o insan, dipnot 2 "Kaçacak yer var mı?" diyecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette söz konusu edilen "insan, " insanların tamamı değildir. İnsan sözcüğünün başında ki "el" takısıyla, bilinen insanlardan söz edilmektedir. Bunlar; müşriklerdir, kafirlerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü, o insan, dipnot 1 "Kaçacak yer var mı?" diyecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette söz konusu edilen "insan," insanların tamamı değildir.İnsan sözcüğünün başında ki "el" takısıyla, bilinen, belli bir insan grubuna işaret edilmektedir. Ve bu söz konusu o insan gurubu, müşriklerdir, kafirlerdir.

    Gültekin Onan

    İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.

    Hasan Basri Çantay

    (Evet) o gün insan "Kaçış nereye?" diyecek.

    İbni Kesir

    O gün, insan; kaçacak yer nerede? der.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (O gün) insan: "Bugün kaçacak yer nerede?" der.

    Süleyman Ateş

    (Evet) O gün insan: "Kaçacak yer neresi?" der.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte o gün insan: "Kaçış yeri nerede?" der.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsan o gün: "Kaçıp sığınılacak yer nerede?" der.

    Şaban Britch

    (O gün) insan: Bugün kaçacak yer nerede? der.

    Şaban Piriş

    (O gün) insan: -Bugün kaçacak yer nerede? der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Der ki insan o gün: "Kaçılacak yer nerede?"

  11. Kıyâmet suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 11. ayet. كَلَّا لَا وَزَرَ

    Diyanet İşleri

    Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Sığınacak (bir) yer yoktur!

    Mustafa İslamoğlu

    Yoo! Hiçbir sığınak yok!

    Muhammed Esed

    Hayır! Bir sığınak yok (senin için, ey insan)!

    Ahmed Hulusi

    Hayır, (dışarıda) sığınak yoktur!

    Ali Bulaç

    Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur!

    Ali Rıza Safa

    Asla! Bir sığınak yok.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün insan, "Kaçacak yer neresidir?" diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

    Edip Yüksel

    Hayır, bir sığınak yok.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hayır, bir sığınak yok.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hayır hayır! Yok bir siper.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır hayır, yok bir siper

    Erhan Aktaş

    Hayır! Kesinlikle sığınacak bir yer yoktur!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Kesinlikle sığınacak bir yer yoktur!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Kesinlikle sığınacak bir yer yoktur!

    Gültekin Onan

    Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.

    Hasan Basri Çantay

    Hayır, hiçbir sığınak yok.

    İbni Kesir

    Hayır, hiç bir sığınak yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hayır! Hiçbir sığınacak yer yoktur.

    Süleyman Ateş

    Hayır, sığınacak yer yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hayır! Artık sığınılacak yer kalmamıştır.

    Şaban Britch

    Hayır! Asla kaçacak bir yer yoktur.

    Şaban Piriş

    -Hayır, asla kaçacak bir yer yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayır, yok sığınacak yer!

  12. Kıyâmet suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 12. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

    Diyanet İşleri

    O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

    Mehmet Okuyan

    O gün varılacak yer sadece Rabbinin huzurudur.

    Mustafa İslamoğlu

    O gün, yolların sonu Rabbinin katına çıkacak;

    Muhammed Esed

    O Gün bütün yolların varış yeri, Rabbinin katı olacak!

    Ahmed Hulusi

    O süreçte (her birimin kendi) karargahı Rabbinedir!

    Ali Bulaç

    O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbi'nin katıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

    Ali Rıza Safa

    O gün, varılacak yer, Efendinin katıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün insan, "Kaçacak yer neresidir?" diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.

    Edip Yüksel

    O gün son durak Efendinin huzurudur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün son durak Rabb'inin huzurudur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün ancak siper (varılacak yer) Rabbinedir,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbınadır ancak o gün karar

    Erhan Aktaş

    O Gün, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.

    Gültekin Onan

    O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca rabbinin katıdır.

    Hasan Basri Çantay

    O gün herkesin (varıb) duracağı yer ancak Rabbin (in huzuuru) dur.

    İbni Kesir

    O gün, herkesin duracağı yer, ancak Rabbının huzurudur.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün varıp durulacak yer Rabbinin huzurudur.

    Süleyman Ateş

    O gün varıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur (ey insan).

    Şaban Britch

    O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin katıdır.

    Şaban Piriş

    O gün, karar yeri Rabbinin huzurudur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.

  13. Kıyâmet suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 13. ayet. يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

    Diyanet İşleri

    O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

    Mehmet Okuyan

    O gün, (dünyada yapıp) öne sürdüğü ve (yapmayıp) geride bıraktığı ne varsa insana bildirilecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    o gün insanoğluna önceledikleri ve erteledikleri bir bir haber verilecek;

    Muhammed Esed

    O Gün insana, yaptığı ve yapmadığı her şey bildirilecek:

    Ahmed Hulusi

    O süreçte insanda, takdim ettiği (önceden gönderdiği) ve tehir ettiği (sonraya bıraktığı, yapmadığı) şeylerin bilgisi açığa çıkarılır.

    Ali Bulaç

    İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.

    Ali Rıza Safa

    O gün, yaptığı ve yapmadığı şeyler insana bildirilecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün, insana, yaptıkları da yapmadıkları da haber verilir.

    Edip Yüksel

    O gün insana, yapıp yapmadığı her şey haber verilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O gün insana, yapıp yapmadığı herşey haber verilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    o gün insan, önce ve sonra yaptıkları ile ayıtılır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayıtılır insan o gün, yaptıklarile mukaddem, müahhar

    Erhan Aktaş

    O Gün, o insan, yaptıklarından da yapması gerektiği halde yapmadıklarından da bir bir haberdar edilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü, o insan, yaptıklarından da yapması gerektiği halde yapmadıklarından da bir bir haberdar edilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü, o insan, yaptıklarından da yapması gerektiği halde yapmadıklarından da bir bir haberdar edilir.

    Gültekin Onan

    İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.

    Hasan Basri Çantay

    O gün insana, önden yolladığı şeyler (amel ve hareketler) le geri bırakdığı (ne varsa, hepsi) haber verilecek.

    İbni Kesir

    O gün, önde ve sonda ne yaptıysa insana bildirilir.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O günde insana önden yolladığı şeyler ile geride bıraktığı şeyler haber verilir.

    Süleyman Ateş

    (O zaman) İnsanın yapıp öne sürdüğü, (yapmayıp) geri bıraktığı herşey kendisine haber verilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Neye öncelik verdiği neyi ertelediği o gün insana tek tek bildirilir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız." Defterleri önlerine konur. Günahkarların, defterde olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki "Eyvah! Bu nasıl defter ki küçük büyük bırakmadan hepsini sayıp dökmüş." (Kehf 18/48-49) Yaptıkları her şeyi karşılarında hazır bulurlar. Senin Rabbin kimseye yanlış yapmaz. Her insanın tairini (uçup gider sandığı işlerini) boynuna bağladık. (Mezardan) kalkış günü ona ait bir defter çıkarırız. Açılmış olarak onu karşılar. Ona şöyle denir: "Defterini oku; bugün kendi hesabını kendine vermen yeterlidir". (İsra 17/14-15)

    Şaban Britch

    O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.

    Şaban Piriş

    O gün insana yaptıkları ve erteledikleri haber verilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Haber verilir insana o gün önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.

  14. Kıyâmet suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 14. ayet. بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌ

    Diyanet İşleri

    (14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

    Mehmet Okuyan

    (14, 15) (Birtakım) mazeretler ileri sürmeye kalkışacak olsaydı bile artık insan kendi kendinin şahididir.

    Mustafa İslamoğlu

    bilakis insan kendi benliğine şahit olacak;

    Muhammed Esed

    hayır, aslında insan, kendi aleyhine şahitlik yapacak,

    Ahmed Hulusi

    İşte (gerçek şu ki) insan, kendi nefsini değerlendiricidir! ("OKU yaşam bilgini {kitabını}! Bilincin bu aşamada, yaptıklarının sonucunun ne olduğunu görmeye yeterlidir. " 17. İsra' Suresi: 14. ayetini hatırlayalım. A. H. )

    Ali Bulaç

    Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.

    Ali Özek ve heyeti

    Artık insan, kendi kendinin şahididir.

    Ali Rıza Safa

    Hayır! İnsan, kendi benliğine tanıktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğrusu insan, kendi öz benliğinin gözlemcisidir.

    Edip Yüksel

    Doğrusu, insan kendi kendisine tanıktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğrusu, insan kendi kendisine tanıktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Doğrusu insan kendine karşı bir basirettir (kendisinin ne yaptığını gayet iyi bilir).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Doğrusu insan kendine karşı bir basirettir

    Erhan Aktaş

    Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.

    Gültekin Onan

    Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.

    Hasan Basri Çantay

    Daha doğrusu insan (bizzat) kendisine karşı bir şahiddir.

    İbni Kesir

    Daha doğrusu insan, kendi kendinin şahididir.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğrusu insan, kendi aleyhine bir şahittir.

    Süleyman Ateş

    Doğrusu insan kendi nefsini görür,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Aslında insan, kendi aleyhine açık bir belgedir.

    Şaban Britch

    Doğrusu insan kendi şahsı aleyhine bir hüccettir.

    Şaban Piriş

    -Evet, insan kendini görecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;

  15. Kıyâmet suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Kıyâmet suresi, 15. ayet. وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

    Diyanet İşleri

    (14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

    Mehmet Okuyan

    (14, 15) (Birtakım) mazeretler ileri sürmeye kalkışacak olsaydı bile artık insan kendi kendinin şahididir.

    Mustafa İslamoğlu

    türlü mazaretler ortaya koymuş olsa bile...

    Muhammed Esed

    mazeretler bulup kendi (yaptıkları)nı gizlemeye çalışsa bile.

    Ahmed Hulusi

    Mazeretlerini öne sürse bile (bir şey değişmez)!

    Ali Bulaç

    Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.

    Ali Özek ve heyeti

    İsterse özürlerini sayıp döksün.

    Ali Rıza Safa

    Tüm özürlerini ortaya koysa bile.

    Bayraktar Bayraklı

    Her türlü özrünü sayıp dökse de.

    Edip Yüksel

    Birtakım özürler ortaya atsa da...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Birtakım özürler ortaya atsa da...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Mazeretlerini ortaya (sayıp) dökse de!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dökse de ortaya ma'ziretlerini

    Erhan Aktaş

    Mazeretlerini ileri sürse bile.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mazeretlerini ileri sürse bile.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mazeretlerini ileri sürse bile.

    Gültekin Onan

    Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.

    Hasan Basri Çantay

    Velev ki o, (bütün) ma'ziretlerini (meydana) atmış olsun.

    İbni Kesir

    Ma'zeretlerini sayıp dökse de.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İsterse bütün mazeretlerini ortaya döksün.

    Süleyman Ateş

    Birtakım özürler ortaya atsa da.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Özürlerini sayıp dökse de bir şey değişmez.

    Şaban Britch

    İsterse özür beyan etsin.

    Şaban Piriş

    İsterse özür beyan etsin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dökse de ortaya tüm mazeretlerini.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.