Ankebût suresi · 1–13. ayetler

İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Ankebût suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    Diyanet İşleri

    Elif Lam Mim.

    Mustafa İslamoğlu

    Elif-Lam-Mim!

    Muhammed Esed

    Elif-Lam-Mim.

    Ahmed Hulusi

    Elif, Lam, Mim! (İlmini ilminde ilmiyle!)

    Ali Bulaç

    Elif, Lam, Mim.

    Ali Özek ve heyeti

    Elif. Lâm. Mîm.

    Ali Rıza Safa

    A. L. M.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, mim.

    Edip Yüksel

    A1 L30 M40 dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Daha önce Kuran'ın bir sırrı olan bu harflerin, Kuran'ın matematiksel kompozisyonu içinde önemli bir yeri vardır. * Bak 74:30.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    A. L. M.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elif, Lam, Mim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elif, Lam, Mim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Gültekin Onan

    Elif, Lam, Mim.

    Hasan Basri Çantay

    Elif, lam, mim.

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Mim.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Süleyman Ateş

    Elif lam mim.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Mim dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LÂM! MÎM!

    Şaban Britch

    Elif Lâm Mîm.

    Şaban Piriş

    Elif Lam Mim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elif, Lam, Mim.

  2. Ankebût suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 2. ayet. أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتْرَكُوٓا۟ أَن يَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

    Diyanet İşleri

    İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

    Mustafa İslamoğlu

    İnsanlar yalnızca "İman ettik" demekle, sınanıp denenmeden bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

    Muhammed Esed

    İnsanlar, (sadece) "İnandık!" demeleriyle bırakılacaklarını ve sınava çekilmeyeceklerini mi sanıyorlar?

    Ahmed Hulusi

    İnsanlar denenip (kendilerince) ne olduklarının sonucu görülmeden "İman ettik" lafıyla kurtulacaklarını mı sandılar!

    Ali Bulaç

    İnsanlar, (sadece) "İman ettik" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

    Ali Rıza Safa

    İnsanlar, "İnandık!" demeleriyle bırakılacaklarını ve sınanmayacaklarını mı sandılar?

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

    Edip Yüksel

    İnsanlar, sadece "Gerçeği onayladık" demeleriyle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanlar, sadece 'İnandık' demeleriyle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sanıyor?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnsanlar: "İnandık! demeleriyle bırakılıp da imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sandı mı o insanlar "inandık" demeleriyle bırakılacaklar da imtihan edilmiyecekler?

    Erhan Aktaş

    İnsanlar, iman ettik demekle fitnelendirilmeden dipnot 1 bırakılacaklarını mı sanıyorlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanlar, inandık demekle fitnelendirilmeden dipnot 1 bırakılacaklarını mı sanıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Baskı ve zulüm. Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. Fitne, "Altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi işlemidir." Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanlar, inandık demekle fitnelendirilmeden dipnot 1 bırakılacaklarını mı sanıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Samimiyet sınavından geçmeden, güçlerini, mallarını ve imkan-larını nasıl kullanacakları belli olmadan.

    Gültekin Onan

    İnsanlar, (sadece) "inandık" diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

    Hasan Basri Çantay

    İnsanlar (yalınız) inandık demeleriyle bırakılıvereceklerini, kendilerinin imtihaana çekilmiyeceklerini mi sandı (lar)?

    İbni Kesir

    Yoksa, insanlar; inandık demeleriyle bırakılıvereceklerini ve kendilerinin denenmeyeceklerini mi sandılar.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanlar; “İman ettik.” demekle, bir imtihana tabi tutulmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

    Süleyman Ateş

    İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanlar, sadece "inanıp güvendik" dediler diye zorlu imtihanlardan geçirilmeden dipnot 1 kendi hallerine bırakılacaklarını mı sanıyorlar dipnot 2 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu insanlar, inandık deyince rahat bırakılacaklarını, sıkıntıya sokulmayacaklarını mı sanıyorlar?

    Şaban Britch

    İnsanlar “İman ettik” demekle, bir imtihana tabi tutulmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

    Şaban Piriş

    İnsanlar "iman ettik" demekle, bir imtihana tabi tutulmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsanlar, inandık demeleriyle kendi hallerine bırakılacaklarını ve hiçbir imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar!

  3. Ankebût suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 3. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْكَٰذِبِينَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Elbette Allah doğruları bil(dir)ip (ortaya çıkaracak)tır; yalancıları da mutlaka bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu, onlardan öncekileri de sınamıştık; fakat Allah her halde hem doğru söyleyenleri seçip ayıracak, hem de yalancıları seçip ayıracak.

    Muhammed Esed

    Evet, andolsun ki, Biz kendilerinden öncekileri de sınadık; o halde (bugün yaşayanlar da sınanacak ve) elbette Allah, doğru davrananları ortaya çıkaracak ve yalancıların da kimler olduğunu gösterecektir.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki onlardan öncekileri de sınav objeleriyle denemişizdir. . . Allah (dışarıdan bir tanrı gibi değil - hakikatleri olarak) elbette (sözlerinde) sadıkları açığa çıkarıp bilecek ve elbette yalancıları da açığa çıkarıp bilecek.

    Ali Bulaç

    Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, doğruyu söyleyenleri kesinlikle bilir; yalancıları da kesinlikle bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

    Edip Yüksel

    Kendilerinden öncekileri sınadık. Elbette ALLAH doğrucuları ile yalancıları birbirinden ayıracaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerinden öncekileri sınadık. Elbette ALLAH doğrucuları ile yalancıları birbirinden ayıracaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, Biz onlardan öncekileri ne fitnelerle imtihan ettik. Yine Allah, elbette doğruluk gösterenleri bilecek ve elbette yalancıları da bilecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şanım hakkı için biz onlardan evvelkileri ne fıtnelerle imtihan ettik, yine Allah, elbette sadakat edenleri bilecek ve elbette yalancıları bilecek

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki onlardan öncekilerini de fitnelendirmiştik. Böylece Allah, kimin samimi kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki onlardan öncekilerini de fitnelendirmiştik. Böylece Allah, kimin samimi kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki onlardan öncekilerini de fitnelendirmiştik. Böylece Allah, kimin samimi kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

    Gültekin Onan

    Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Tanrı, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun, biz onlardan evvelkileri de imtihan etmişizdir. Allah elbette saadık olanları da bilir, elbette yalancı olanları da bilir.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Biz, onlardan öncekileri de denedik. Allah; elbette doğruları bilir ve elbette yalancıları da bilir.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, onlardan öncekilerini de imtihan etmiştik. Allah; elbette doğru söyleyenleri de, yalan söyleyenleri de bilir.

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz, onlardan öncekilerini sınadık. Elbette Allah (sınayıp) doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz kendilerinden öncekilerini de zorlu imtihanlardan geçirdik. Allah (imtihanlar sonucunda), doğru sözlü olanları elbette bilecektir. Elbette yalancı olanları da bilecektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlardan öncekilerini de sıkıntılara sokmuştuk. Allah kimlerin samimi olduğunu elbette bilecektir. Kimlerin yalancı olduklarını da bilecektir.

    Şaban Britch

    Biz, onlardan öncekilerini de imtihan ettik. Allah, elbette doğru olanları bilir. Ve elbette yalancıları da bilir.

    Şaban Piriş

    Biz, onlardan öncekilerini de imtihan ettik. Allah, elbette doğruları bilir. Ve elbette yalancıları da bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki biz, onlardan öncekileri de fitne yoluyla denemişizdir. Allah, özüyle sözü bir olanları elbette bilecektir. Ve O, yalancıları da elbette bilecektir.

  4. Ankebût suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 4. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَسْبِقُونَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    Diyanet İşleri

    Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!

    Mehmet Okuyan

    Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi geçebileceklerini (bizden kaçabileceklerini) mi sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

    Mustafa İslamoğlu

    Yoksa o ("İnandık!" deyip de) kötülük yapmayı sürdürenler, Bizi atlatabileceklerini mi sandılar? Ne berbat akıl yürütüyorlar.

    Muhammed Esed

    Yoksa onlar -(inandıklarını iddia ettikleri halde) kötülük işleyenler- Bizden kurtulabileceklerini mi sanırlar? Ne tuhaf bir düşünce bu!

    Ahmed Hulusi

    Yoksa o kötülükleri yapanlar bizi geçip gideceklerini mi sandılar. . . Ne kötü hüküm veriyorlar!

    Ali Bulaç

    Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!

    Ali Rıza Safa

    Yoksa kötülük yapanlar, Bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kötü yargı veriyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar yanlış hüküm veriyorlar!

    Edip Yüksel

    Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kötülükleri işleyenler, bizi atlatacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yoksa kötülük yapanlar, bizden savuşup kurtulacaklarını mı sandılar? Ne fena hüküm veriyorlar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yoksa sandı mı o kötülükleri yapanlar bizden savuşacaklar? Ne fena hukmediyorlar

    Erhan Aktaş

    Yoksa kötülük yapanlar, Biz'den dipnot 1 kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Birçok ayette; Allah'a atfen "Biz", "Biziz" çoğul zamirleri kullanılmaktadır. Kur'an'daki "Biz/Biziz" zamirleri çokluğu değil, "yüceliği, gücü, büyüklüğü" ifade etmektedir. "Biz" çoğul zamirinin kullanıldığı hiçbir ayette Allah'ın zatı/kendisi söz konusu edilmemektedir. Allah'ın zatından söz eden ayetlerin tamamında "ene", "inni" (ben, beni/bana) zamirleri gibi tekil şahıs zamirleri kullanılmaktadır. "Biz" zamiri ise, Allah'ın yaptıklarını veya yapacaklarını bildiren ayetlerde, Allah'ın gücünün, üstünlüğün ve büyüklüğün ifadesi olarak yer almaktadır. Bütün dillerde gücü ve yönetimi elinde bulunduran erk, otorite, yönetici kendi gücünden ve üstünlüğünden söz eden ifadelerde, açıklama ve buyruklarda "biz" zamirini kullanmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yoksa kötülük yapanlar, Bizden kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yoksa kötülük yapanlar, Biz'den kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!

    Gültekin Onan

    Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Yoksa kötülükler yapanlar bizden (kaçıb) savuşacaklarını mı sandı (lar)? Ne fena hükmediyorlar!

    İbni Kesir

    Yoksa, kötülük yapanlar Biz'den kaçabileceklerini mi sanırlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi/kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

    Süleyman Ateş

    Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi geçeceklerini (bizim, kendilerine yetişip onları cezalandıramayacağımızı) mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kötü işler yapanlar, elimizden kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne de kötü karar veriyorlar!

    Şaban Britch

    Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi/kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

    Şaban Piriş

    Yoksa kötülük yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yoksa o kötülükleri sergileyenler bizi geçeceklerini mi sandılar! Ne kötü hüküm veriyorlar!

  5. Ankebût suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 5. ayet. مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Diyanet İşleri

    Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın (belirlediği) zaman elbette gelecektir. O duyandır, bilendir.

    Mustafa İslamoğlu

    Zaten kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa, iyi bilsin ki Allah'ın takdir ettiği süre bir gün mutlaka gelip çatacaktır: üstelik O her şeyi bilip işitendir.

    Muhammed Esed

    Kim (Kıyamet Günü) Allah'a kavuşmayı (ümit ve korku ile) beklerse (o Gün'e hazırlıklı olsun): çünkü Allah'ın (her insan ömrü için) takdir ettiği vade mutlaka gelip çatacaktır ve O her şeyi bilen, her şeyi işitendir!

    Ahmed Hulusi

    Kim Allah'ın likasını (ismi Allah olanın, şuurunda Esma'sıyla açığa çıkışını fıtratınca yaşamayı) umuyorsa, (bilsin ki) muhakkak ki Allah'ın takdiri olan bedenli yaşam sürecinin sonu elbette gelir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir. (Ayet sonundaki bu tanımlama daima "HU" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esma adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKUyanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu alem. A. H. )

    Ali Bulaç

    Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah'ın (tesbit ettiği) süresi yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah’ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah'a kavuşmayı kim bekliyorsa, kuşkusuz, Allah'ın belirlediği gün kesinlikle gelecektir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.

    Edip Yüksel

    Kim ALLAH ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerçekleşecektir. O, İşitendir, Bilendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kim ALLAH ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerçekleşecektir. O, İşitendir, Bilendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, elbette Allah'ın belirlediği ecel muhakkak gelecektir ve O, işitir, bilir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her kim Allaha irmek arzu ederse elbette Allahın ta'yin ettiği ecel, muhakkak gelecektir ve o, işitir bilir

    Erhan Aktaş

    Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

    Gültekin Onan

    Kim Tanrı'ya kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Tanrı'nın eceli yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kim Allaha kavuşmayı umarsa şübhe yok ki Allahın ta'yin etdiği (o) vakit her halde gelecekdir. O, hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.

    İbni Kesir

    Kim Allah'a kavuşmayı umarsa; muhakkak ki Allah'ın belirttiği vakit mutlaka gelecektir. O; Semi'dir. Alim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim Allah’a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah’ın belirlediği süre gelecektir. O her şeyi işitendir, bilendir.

    Süleyman Ateş

    Kim Allah ile buluşmayı umarsa; Allah'ın (buluşma) süresi gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa (bilsin ki) Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir dipnot 1 . O daima dinleyen ve bilendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim Allah ile karşılaşmayı umuyorsa bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir. O işitendir, bilendir.

    Şaban Britch

    Kim Allah’a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah’ın belirlediği süre gelecektir. O herşeyi işitendir, bilendir.

    Şaban Piriş

    Kim Allah'a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah'ın belirlediği süre gelecektir. O işitendir bilendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'a kavuşmayı umanlara gelince, şu bir gerçek ki, Allah'ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O, Semi'dir, Alim'dir.

  6. Ankebût suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 6. ayet. وَمَن جَٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَٰهِدُ لِنَفْسِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlere muhtaç değildir.

    Mehmet Okuyan

    Cihad eden (fedakârlık yapan) ancak kendisi için cihad etmiş (fedakârlık yapmış) olur. Şüphesiz ki Allah âlemlerden zengindir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve her kim (yaratılış amacını gerçekleştirmek için) var gücüyle çaba gösterirse, o sadece kendisi için çaba göstermiş olur: çünkü Allah, (diğer) tüm varlıklardan farklı olarak, kendi kendine yetendir.

    Muhammed Esed

    O halde, kim (Allah yolunda) üstün gayret gösterirse bunu yalnız kendi iyiliği için yapmış olur: çünkü Allah, her türlü ihtiyaçtan uzaktır!

    Ahmed Hulusi

    Kim (bu imanı, hakikati yaşamak için) hırs - azim ile çalışırsa, yalnızca kendi benliği için bu savaşı vermiş olur (Cihadı Ekber - büyük savaş)! Muhakkak ki Allah, alemlerden (Esma bileşimi birimselliklerden) elbette Ğaniyy'dir ("HU"viyeti {ZAT'ı} itibarıyla, Esma'sında açığa çıkanlarla kayıtlanmaktan veya onlarla sınırlı tanımlanmaktan münezzehtir)!

    Ali Bulaç

    Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).

    Ali Rıza Safa

    Kim çaba gösterirse, yalnızca kendisi için çaba göstermiş olur. Kuşkusuz, Allah'ın, yarattıklarına gereksinimi yoktur.

    Bayraktar Bayraklı

    Hak uğrunda cihad eden, sadece kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, kimseye muhtaç değildir.

    Edip Yüksel

    Kim bizim için çaba gösterirse, kendisi için çaba göstermiş olur. ALLAH hiç kimseye muhtaç değildir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kim bizim için çaba gösterirse, kendisi için çaba göstermiş olur. ALLAH hiç kimseye muhtaç değildir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Cihad eden yalnızca kendi hesabına cihad eder; çünkü Allah, bütün alemlerden müstağnidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mücahede eden sırf kendi hısabına mücahede eder, çünkü Allah ganiy, aleminden müstağnidir

    Erhan Aktaş

    Kim cihad dipnot 1 ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Allah, kesinlikle hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde çaba göstermek, canla başla çalışmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın kullarından yapmalarını ve uymalarını istediği her şey sadece kullarının yararı içindir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kim cihad dipnot 1 ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Allah, kesinlikle hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda içtenlikle mücadele etmek. Kararlı ve tutarlı bir şekilde özveri ile çaba göstermek, canla başla çalışmak.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın kullarından yapmalarını ve uymalarını istediği her şey sadece kullarının yararı içindir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kim cihad dipnot 1 ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Allah, kesinlikle hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah yolunda içtenlikle çalışıp çabalarsa. Mücadele ederse.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın kullarından yapmalarını ve uymalarını istediği her şey sadece kullarının yararı içindir.

    Gültekin Onan

    Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Tanrı, alemlerden müstağnidir.

    Hasan Basri Çantay

    Kim savaşırsa ancak kendisi için savaşmış olur. Zira Allah elbette (bütün) aalemlerden gani (müstağni) dir.

    İbni Kesir

    Kim cihad ederse; ancak kendisi için cihad etmiş olur. Zira Allah; alemlerden müstağnidir.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnidir.

    Süleyman Ateş

    Kim cihad ederse ancak kendi yararına cihad eder. Allah, alemlerden zengindir. (Kimsenin cihadına muhtaç değildir. İnsanların cihad ve ibadetleri kendi menfaatleri içindir).

    Süleymaniye Vakfı

    Kim cihad ederse /elinden geleni yaparsa dipnot 1 ancak kendisi için cihad eder dipnot 2 . Yoksa Allah'ın bir varlığa asla ihtiyacı olmaz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Cihad (جهاد), düşmanın, şeytanın veya arzuların baskısına karşı Allah'ın emrine uymak için verilen her türlü mücadeledir (Müfredat). Allah yolunda savaş, cihadın çok önemli bir parçasıdır. ََ
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mücadele(cihad) eden kendi için mücadele eder. Allah'ın kimseye ihtiyacı yoktur.

    Şaban Britch

    Kim, cihat ederse ancak kendisi için cihat eder. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.

    Şaban Piriş

    Kim, cihat ederse, ancak kendisi için cihat eder, çünkü Allah'ın hiç kimseye ihtiyacı yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve kim didinir, gayret sarfederse hiç kuşkusuz kendi benliği lehine gayret sarfetmiş olur. Gerçek olan şu ki, Allah, alemlere muhtaç olmaktan uzak, mutlak bir Gani'dir.

  7. Ankebût suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 7. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَحْسَنَ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.

    Mustafa İslamoğlu

    İman eden ve imanına uygun iş işleyen kimselere gelince: evet, onların günahlarını mutlaka örteceğiz; yine onları kesinlikle yapa geldiklerinin en güzeliyle ödüllendireceğiz!

    Muhammed Esed

    İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Biz onların (önceki) kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıkları iyiliklere göre ödüllendiririz.

    Ahmed Hulusi

    İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onların kötülüklerini (nefsani özelliklerini) kendilerinden elbette sileriz ve elbette yaptıklarının en güzeli ile kendilerini cezalandırırız!

    Ali Bulaç

    İman edip salih amellerde bulunanlar ise; biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip salih ameller işleyenlerin (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanların kötülüklerini kesinlikle örteceğiz. Ve yaptıklarının en güzeliyle, onları kesinlikle ödüllendireceğiz.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi amel işleyenlerin elbette kötülüklerini örteriz ve onlara yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp erdemli davrananların kötülüklerini elbette örteceğiz ve yapmış olduklarının daha iyisiyle onları ödüllendireceğiz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp erdemli davrananların kötülüklerini elbette örteceğiz ve yapmış olduklarının daha iyisiyle onları ödüllendireceğiz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bununla birlikte iman edip iyi iyi işler yapanların kötülüklerini örter ve onlara elbette yaptıkları işlere karşılık daha güzelini veririz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bununla beraber iyman edip de salih salih ameller yapanların her halde taraflarından kötülüklerini keffaretleriz ve elbette kendilerine yaptıkları amellerin daha güzelini veririz

    Erhan Aktaş

    İman eden ve salihatı dipnot 1 yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz dipnot 2 . Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 28:67. ayetin 2. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yok sayarız, görmezden geliriz, üzerini örteriz. Allah kafir kelimesini Kendisi için de kullanmaktadır. Zira kafir kelimesinin anlamlarından biri de örtmek, görmezden gelmek, yok saymaktır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnanan ve salihatı dipnot 1 yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz. dipnot 2 Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Örteriz. Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnanan ve salihatı yapanların kötülüklerini mutlaka örteceğiz ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.

    Gültekin Onan

    İnanıp salih amellerde bulunanlar ise; biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz (keffirenne) ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.

    Hasan Basri Çantay

    İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanların kötülüklerini her halde (afv ile) örteriz ve her halde o işlemekde olduklarının daha güzeliyle onları mükafatlandırırız.

    İbni Kesir

    İman edip de salih amel işleyenlerin, kötülüklerini andolsun ki örteriz. Onları yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.

    Süleyman Ateş

    İnanıp iyi işler yapanların, mutlaka kötülüklerini örteceğiz ve onları, yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandıracağız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanmış ve iyi işler yapmış olanların kötülüklerini elbette örteceğiz. Elbette onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirecegiz.

    Şaban Britch

    İman edip salih ameller işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yapmakta oldukları amellerin en güzeli ile ödüllendireceğiz.

    Şaban Piriş

    İman edip, doğruları yapanların, kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edip hayra ve barışa yönelik hareketler sergileyenlere gelince, biz onların çirkinliklerini elbette ki örteceğiz. Ve biz onları, yapmakta oldukları işlerin en güzeliyle elbette ödüllendireceğiz.

  8. Ankebût suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 8. ayet. وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حُسْنًا وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَآ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.

    Mehmet Okuyan

    Biz insana ana babasına güzel davranmasını emrettik. dipnot 1 Onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme! dipnot 2 Dönüşünüz sadece banadır. Elbette yapmış olduklarınızı size bildireceğim.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Lokmân 31:15.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve zaten insanoğluna anne-babasına iyi davranmasını biz tavsiye etmiştik. Fakat (sen ey muhatab), eğer hakkında bir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi Bana ortak koşman için seni ikna etmeye çalışırlarsa, asla o ikisine itaat etme: dönüşünüz sadece Banadır; işte o zaman Ben, yapıp ettiklerinizi size bir bir haber vereceğim.

    Muhammed Esed

    Biz insana, (yapacağı en hayırlı işlerden biri olarak) anne ve babasına iyi davranmasını emrettik; ama (buna rağmen,) eğer onlar (ilah olarak) kabul edemeyeceğin herhangi bir şeyi Bana ortak koşmanı isterlerse onlara uyma: (çünkü) hepiniz (sonunda) dönüp Bana geleceksiniz; o zaman (hayatta iken) yapmış olduğunuz her şeyi (iyi ve kötü yönleriyle) gözünüzün önüne sereceğim.

    Ahmed Hulusi

    Biz insana ana-babasına güzel davranmasını vasiyet ettik. . . Eğer ilmine ters düşen bir şeyi bana ortak koşman için seninle tartışıp seni zorlarlarsa, o ikisine itaat etme! Dönüşünüz banadır. . . Yaptıklarınızın (anlamının) haberini vereceğim.

    Ali Bulaç

    Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Eğer onlar, seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. O zaman size yapmış olduklarınızı haber vereceğim.

    Ali Rıza Safa

    İnsana, annesine ve babasına iyilikten ayrılmaması öğüdünü verdik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi Bana ortaklar koşman için seni zorlarsa onlara uyma. Bana döneceksiniz. Sonunda, yaptıklarınızı size bildireceğim.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, insana, anne babasına iyilik etmeyi emrettik. Eğer onlar seni, tanrılığı hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, artık bu durumda onlara itaat etme! Dönüşünüz yalnız banadır. Yaptıklarınızı size haber vereceğim.

    Edip Yüksel

    Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını öğütlemişizdir. Ancak onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Hepinizin dönüşü banadır ve yaptıklarınız hakkında size bilgi vereceğim.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını öğütlemişizdir. Ancak onlar, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Hepinizin dönüşü banadır ve yaptıklarınız şeyler hakkında size bilgi vereceğim.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz insana, anne babası hakkında iyilik tavsiye ettik. Eğer onlar, senin hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için uğraşırlarsa onları, dinleme! Dönüşünüz banadır ve Ben o zaman size yaptıklarınızı haber veririm.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem insana valideyni hakkında güzellik tavsıye ettik, maamafih sana, hakkında sence hiç bir ılim bulunmıyan bir şeyi bana şirk koşasın diye uğraşırlarsa o vakıt onları dinleme, dönümünüz banadır, ben o vakıt size yaptıklarınızı haber veririm

    Erhan Aktaş

    Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin dipnot 1 olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad dipnot 2 ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğruluğu, kesinliği, gerçekliği konusunda vahiy ile bilgilendirilmediğin; gerçeğe dayanmayan, gaybi, gizemli şeyler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaba harcarlarsa, gayret ederlerse, ısrar ederlerse.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin dipnot 1 olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad dipnot 2 ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğruluğu, kesinliği, gerçekliği konusunda vahiy ile bilgilendirilmediğin; gerçeğe dayanmayan, gaybi, gizemli şeyler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaba harcarlarsa, gayret ederlerse, ısrar ederlerse.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin dipnot 1 olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad dipnot 2 ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğruluğu, kesinliği, gerçekliği konusunda vahiy ile bilgilendirilmediğin; gerçeğe dayanmayan, gaybi, gizemli şeyler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaba harcarlarsa, gayret ederlerse.

    Gültekin Onan

    Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim.

    Hasan Basri Çantay

    Biz insana ana ve babasına güzellik (ve iyilik yapmasını) tavsiye etdik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan (tanımadığın) bir şey'i bana ortak koşman için uğraşırlarsa kendilerine itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. Binaen'aleyh ne yapar idiyseniz size ben haber vereceğim.

    İbni Kesir

    Biz, insana; anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyi Bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, kendilerine itaat etme. Dönüşünüz Bana'dır. Yaptıklarınızı size bildiririm.

    Mehmet Alagaş

    (8-9) Biz insana anne babasına güzel davranmasını önerdik / tavsiye ettik, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana şirk koşman konusunda seninle uğraşırlarsa o ikisine de uyma /itaat etme, sizin dönüşleriniz banadır, yapıyor olduklarınızın haberini bildireceğim. İman edip Islah edicilik yapanları ıslah ediciler arasına katacağız. 10,11, (İNSANLARIN AZABI İLE ALLAHIN AZABI EŞİT MİDİR? Allah’a iman ettim diyenlerden kimi insanlar, Allah konusunda bir eziyet görürse İnsanların sınamasını Allah’ın azabı ile eşit tutar. Allah’ın yardımı geldiği zaman da (utanmadan) biz de sizlerle beraberdik derler , Allah alemlerin göğsünde var olanı bilen değil midir? Allah elbette iman edenleri de bilir münafık olanları da olmadıkları şekilde görünenleri de bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz insana ana babasına iyi davranmasını tavsiye (emr) ettik. Eğer onlar hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme. Dönüşünüz yalnız banadır, yaptıklarınızı size haber vereceğim.

    Süleyman Ateş

    Biz insana ana babasına iyilik etmeyi tavsiye ettik. Eğer onlar seni, (gerçekliği) hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa (bu hususta) onlara ita'at etme. Dönüşünüz banadır. O zaman size yaptıklarınızı haber veririm.

    Süleymaniye Vakfı

    İnsana ana-babasına iyi davranma görevi yükledik. (Ey insan) Annen-baban bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak sayman için seninle mücadele edecek olurlarsa sakın onlara boyun eğme dipnot 1 ! Dönüp geleceğiniz yer benim huzurumdur. Neler yaptığınızı size bildireceğim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsana ana-babasına iyi davranma görevi yükledik. Ama bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana eş koşman için sana baskı yaparlarsa sakın boyun eğme. Hepinizin dönüşü banadır. Ben de neler yaptığınızı, o zaman size bildireceğim.

    Şaban Britch

    İnsana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Eğer (anne-baban) seni, hakkında hiç bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme! Dönüşünüz banadır. İşte o zaman size yapmış olduğunuz amelleri haber vereceğim.

    Şaban Piriş

    İnsana, anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer seni, hakkında hiç bir bilgin olmayan, şeyi bana şirk koşman için zorlarlarsa, o zaman onlara itaat etme! Dönüşünüz banadır. İşte o zaman size ne yapmış olduğunuzu haber vereceğim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz insana, anne babasına en güzel bir biçimde davranmasını, şunu söyleyerek önerdik: "Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyle bana ortak koşman için seninle çekişirlerse, o takdirde onlara itaat etme. Yalnız banadır dönüşünüz. Nihayet ben size yapıp ettiğiniz şeylerin haberini bildireceğim."

  9. Ankebût suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 9. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِى ٱلصَّٰلِحِينَ

    Diyanet İşleri

    İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanları elbette iyilere katacağız.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama iman edip Allah'ın razı olduğu iş işleyenlere gelince: onları da mutlaka iyi ve erdemli insanların arasına katacağız.

    Muhammed Esed

    İman edip doğru ve yararlı işler yapmış olanlara gelince, onları (öteki dünyada da) mutlaka dürüst ve erdemlilerin arasına sokacağız.

    Ahmed Hulusi

    İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onları elbette salihlere dahil edeceğiz.

    Ali Bulaç

    İman edip salih amellerde bulunanlar ise; elbette onları salihlerin arasına katacağız.

    Ali Özek ve heyeti

    İman edip iyi işler yapanları, muhakkak sâlihler (zümresi) içine katarız.

    Ali Rıza Safa

    İnanmış olarak erdemli edimler yapanları, erdemli olanlar arasına katacağız.

    Bayraktar Bayraklı

    İnanıp iyi amel yapanları kesinlikle iyi kulların arasına koyacağız.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları erdemliler arasına sokacağız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnanıp erdemli davrananları erdemliler arasına sokacağız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İman edip iyi iyi işler yapanları ise elbette iyiler arasına katacağız.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İyman edib salih salih ameller yapanlar ise elbette onları salihin zümresi içine katacağız

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnanan ve salihatı yapanları da; kesinlikle salihlerin arasına katacağız.

    Gültekin Onan

    İnanıp salih amellerde bulunanlar ise; elbette onları salihlerin arasına katacağız.

    Hasan Basri Çantay

    İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) de bulunanlar (yok mu?) biz onları her halde saalihler (zümresin) e (katıb) sokacağız.

    İbni Kesir

    İman edip salih amel işleyenleri de andolsun ki; salihlerin arasına katacağız.

    Mehmet Alagaş

    (8-9) Biz insana anne babasına güzel davranmasını önerdik / tavsiye ettik, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana şirk koşman konusunda seninle uğraşırlarsa o ikisine de uyma /itaat etme, sizin dönüşleriniz banadır, yapıyor olduklarınızın haberini bildireceğim. İman edip Islah edicilik yapanları ıslah ediciler arasına katacağız. 10,11, (İNSANLARIN AZABI İLE ALLAHIN AZABI EŞİT MİDİR? Allah’a iman ettim diyenlerden kimi insanlar, Allah konusunda bir eziyet görürse İnsanların sınamasını Allah’ın azabı ile eşit tutar. Allah’ın yardımı geldiği zaman da (utanmadan) biz de sizlerle beraberdik derler , Allah alemlerin göğsünde var olanı bilen değil midir? Allah elbette iman edenleri de bilir münafık olanları da olmadıkları şekilde görünenleri de bilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.

    Süleyman Ateş

    İnanıp iyi işler yapanları, salihler arasına sokarız.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnanan ve iyi işler yapanları elbette iyilerin arasına sokacağız.

    Şaban Britch

    İman edenleri ve salih ameller işleyenleri elbette salih kimselerin arasına katacağız.

    Şaban Piriş

    İman edenleri ve doğruları yapanları elbette iyi kimselerin arasına katacağız.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman edip hayra ve barışa yönelik eylemler sergileyenlere gelince, biz onları elbette ki barışseverler arasına koyacağız.

  10. Ankebût suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 10. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    İnsanlardan öyleleri vardır ki, "Allah'a inandık" derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah'ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, "Biz de sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?

    Mehmet Okuyan

    İnsanlardan kimi vardır ki "Allah'a inandık." der; Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanlar(ın) eziyeti(ni) Allah'ın azabı gibi görür. Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka "Doğrusu biz de sizinleydik!" derler. Allah insanların göğüslerinde (kalplerinde) olanları iyi bilen değil midir!

    Mustafa İslamoğlu

    Kimi insanlar da vardır ki, "Allah'a inandık!" derler, fakat iş Allah (davası) uğrunda eza cefa çekmeye gelince, insanların baskısını Allah'ın cezası gibi algılarlar; Rabbinden bir yardım ulaşınca da, ısrarla "Zaten biz ta başından beri sizinle beraberdik" derler.

    Muhammed Esed

    İnsanlar arasında öyleleri var ki, (kendileri ve kendi gibileri adına) "Biz, Allah'a inanıyoruz!" derler; ama Allah yolunda sıkıntıya düşünce insanlardan çektikleri eziyeti Allah'tan gelen ceza gibi, (hatta ondan daha korkutucu) görürler; Rabbinden (gerçek inanç sahiplerine) bir yardım gelince de, "Aslında biz her zaman sizinle beraberiz!" derler. Allah, bütün yaratılmışların kalplerinden geçenleri en iyi bilen değil midir?

    Ahmed Hulusi

    İnsanlardan kimisi de vardır ki: "Amenna billah = iman ettik Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a" dediği halde; Allah uğruna eziyete uğradığında, insanların fitnesini Allah'ın azabı gibi kabul etti. Andolsun ki Rabbinden bir zafer gelirse, elbette şöyle diyecekler: "Gerçekten biz sizinle beraberdik. " Allah, alemlerin sadırlarında (insanların beyinlerinde) olan şeyi (Esma'sından yaratanı olarak) daha iyi bilen değil midir?

    Ali Bulaç

    İnsanlardan öylesi vardır ki, "Allah'a iman ettik" der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah'ın azabıymış gibi sayar; ama Rabbinden 'bir yardım ve zafer' gelirse, andolsun: "Biz gerçekten sizlerle birlikteydik" demektedirler. Oysa Allah, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanlardan kimi vardır ki: «Allah’a inandık» der, fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka, «Doğrusu biz de sizinle beraberdik» derler. İyi de, Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?

    Ali Rıza Safa

    Oysa insanlar arasında öyleleri vardır ki, "Allah'a inandık!" derler. Fakat Allah'ın yolunda bir sıkıntıya uğradıklarında, insanların kötülüklerini, Allah'ın cezası gibi görürler. Efendinden bir yardım gelirse de "Aslında, sizinle birlikteyiz!" derler. Allah, yarattıklarının yüreklerinden geçenleri en iyi Bilen değil mi?

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanlardan, "Allah'a inandık" diyenler vardır. Fakat Allah uğrunda eziyete uğrayınca, insanların işkencelerini Allah'ın azabı gibi sayarlar. Eğer Rabbin katından bir yardım gelecek olursa, "Kesinlikle biz de sizinle birlikte idik" derler. Allah herkesin sinelerinde olanları en iyi bilen değil midir?"

    Edip Yüksel

    İnsanlardan, "ALLAH'ı onayladık" diyenlerden bazıları var ki, ALLAH yolunda sıkıntı ile karşılaşınca halkın zulüm ve işkencesini ALLAH'ın cezası gibi sayar. Ama Efendinden sana bir zafer gelse, "Biz sizinle birlikte idik" derler. ALLAH herkesin en gizli düşüncelerini bilmez mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanlardan, 'ALLAH'a inandık,'diyenlerden bazıları var ki, ALLAH yolunda sıkıntı çekince halkın zulüm ve işkencesini ALLAH'ın cezası gibi sayar. Ama Rabbinden sana bir zafer gelse, 'Biz sizinle birlikte idik,'derler. ALLAH herkesin en gizli düşüncelerini bilmez mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnsanlar arasında kimi de vardır ki, "Allah'a iman ettik." der sonra da Allah uğrunda bir eziyete uğradığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Andolsun ki, Rabbinden bir yardım gelirse, "Kesinlikle Biz sizinle beraberdik." diyeceklerinde şüphe yoktur. Acaba Allah, bütün insanların sinelerindekini en iyi bilen değil midir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İnsanlar içinde kimi de vardır Allaha iyman ettik der, sonra da Allah uğrunda bir eziyyet edildi mi, insanların mihnetini Allahın azabı gibi tutar, celalim hakkı için rabbından bir nusrat gelirse cidden biz sizinle beraber idik diyeceklerinde şübhe yoktur, ya Allah bütün aleminin sinelerindekine a'lem değil mi?

    Erhan Aktaş

    Allah'a iman ettiğini söyleyen kimi insanlar vardır ki, Allah yolunda bir eziyet gördükleri zaman, insanların fitnesini dipnot 1 Allah'ın azabı ile bir tutarlar. Eğer Rabb'lerinden bir yardım gelecek olsa, dipnot 2 kesinlikle, "Kuşku yok ki biz sizinle beraberdik." diyeceklerdir. Oysaki Allah, herkesin göğsünde olanı en iyi bilen değil midir?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Baskı ve zulümle sınav olmayı.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir zafer elde edilecek olunursa, ganimetten pay almak için.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'a iman ettiğini söyleyen kimi insanlar vardır ki, Allah yolunda bir eziyet gördükleri zaman, insanların fitnesini dipnot 1 Allah'ın azabı ile bir tutarlar. Eğer Rabb'lerinden bir yardım gelecek olsa dipnot 2 , kesinlikle, "Kuşku yok ki biz sizinle beraberdik." diyeceklerdir. Oysaki Allah, herkesin göğsünde olanı en iyi bilen değil midir?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Baskı ve zulümle sınav olmayı.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir zafer elde edilecek olunursa, ganimetten pay almak için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'a iman ettiğini söyleyen kimi insanlar vardır ki, Allah yolunda bir eziyet gördükleri zaman, insanların fitnesini dipnot 1 Allah'ın azabı ile bir tutarlar. Eğer Rabb'lerinden bir yardım gelecek olsa dipnot 2 , kesinlikle, "Kuşku yok ki biz sizinle beraberdik." diyeceklerdir. Oysaki Allah, herkesin göğsünde olanı en iyi bilen değil midir?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Baskı ve zulümlerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir zafer elde edilecek olunursa, ganimetten pay almak için.

    Gültekin Onan

    İnsanlardan öylesi vardır ki "Tanrı'ya inandık" der fakat Tanrı uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Tanrı'nın azabıymış gibi sayar; ama rabbinden bir 'yardım ve zafer' gelirse, andolsun: "Biz gerçekten sizlerle birlikteydik" demektedirler. Oysa Tanrı, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir?

    Hasan Basri Çantay

    İnsanlardan öyle adam vardır ki "Allaha inandık" der de Allah uğrunda eziyyete (duçar) edildiği zaman insanların (kendi hakkındaki) fitnesini Allahın azabı imiş gibi tanır. Andolsun ki Rabbinden bir nusret gelirse onlar: "Biz de hakıykaten sizinle beraberdik" diyecekler muhakkak. Allah, aalemlerin sineleri içinde ne var, çok iyi bilen değil midir?

    İbni Kesir

    İnsanlardan öyleleri de vardır ki; Allah'a inandık, der de; Allah uğrunda bir eziyete uğratılınca; insanların o eziyetini, Allah'ın azabı gibi tutar. Rabbından bir yardım gelecek olursa; andolsun ki: Doğrusu biz, sizinle beraberdik, derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanlardan öyleleri vardır ki; “Allah’a iman ettik.” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka; “Biz de sizinle beraberdik.” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?

    Süleyman Ateş

    İnsanlardan kimi vardır ki "Allah'a inandık." der, fakat Allah uğrunda kendisine eziyet edilince insanların işkencesini, Allah'ın azabı gibi sayar. Ama Rabbinden (sana) bir yardım gelse, andolsun: "Biz de sizinle beraberdik," derler. Allah, alemlerin göğüslerinde bulunan (düşünceler)i daha iyi bilmez mi?

    Süleymaniye Vakfı

    İnsanlardan "Allah'a inanıp güvendik" diyenler vardır. Ama Allah uğrunda eziyet gördükleri zaman insanların verdiği sıkıntıyı, Allah'ın azabıymış gibi sayarlar dipnot 1 . Rabbinden bir yardım gelse o zaman da "Biz de sizinle beraberiz!" derler. Allah, herkesin içinde olanı en iyi bilen değil midir?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimi insanlar "Allah'a inandık." derler ama Allah uğrunda eziyet gördülermi, insanların verdiği sıkıntıyı, Allah'ın azabı gibi sayarlar. Sahibinden bir zafer gelse hemen; "Biz de sizinle beraberdik!" derler. Herkesin içinde olanı en iyi bilen Allah değil midir?

    Şaban Britch

    İnsanlardan “Allah’a iman ettik” deyip, O’nun uğrunda bir eza gördükleri zaman, insanların eziyetini Allah’ın azabıyla bir tutanlar vardır. Rabbinden bir yardım gelecek olursa, hemen “Biz sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde ne olduğunu en iyi bilen değil mi?

    Şaban Piriş

    İnsanlardan "Allah'a iman ettik" deyip, O'nun uğrunda bir eza gördükleri zaman, insanların eziyetini Allah'ın azabıyla bir tutanlar vardır. Rabbinden bir yardım gelecek olursa, hemen "Biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde ne olduğunu en iyi bilen değil mi?

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnsanlar içinden öylesi vardır ki, "Allah'a inandık" der fakat Allah uğrunda bir eziyete uğratılınca, insanlardan gelen fitneyi Allah'ın azabı gibi tutar. Ve eğer Rabbinden bir yardım gelirse kesinlikle şöyle diyeceklerdir: "Biz sizinle beraberdik." Allah, alemlerin göğüslerindekini en iyi şekilde bilmiyor mu?

  11. Ankebût suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 11. ayet. وَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ

    Diyanet İşleri

    Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.

    Mehmet Okuyan

    Allah iman edenleri elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır); dipnot 1 iki yüzlüleri de elbette bil(dir)ip (ortaya çıkaracaktır). dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetteki "Allah bilsin!" ifadeleri, 4. ayette de olduğu gibi "Allah'ın bildirmesi ve/veya ortaya çıkarması" demektir. Benzer mesajlar: Bakara 2:143; Al-i İmrân 3:140, 142, 166, 167; Tevbe 9:16; Kehf 18:12; ‘Ankebût 29:3; Sebe' 34:21; Muhammed 47:31; Hadîd 57:25.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ankebût suresinin 10 ve 11. ayetlerinde münafıklardan söz edildiği için bu ayetlerin Medine dönemi ayetlerinden olduğu anlaşılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve Allah her halükarda imanda sebat edenleri de elbet seçip ayıracak, ikiyüzlü olup çıkanları da elbet seçip ayıracaktır.

    Muhammed Esed

    (Evet!) Allah, (gerçekten) imana erenlerin de, ikiyüzlülerin de kimler olduğunu mutlaka gösterecektir.

    Ahmed Hulusi

    Allah, elbette iman edenleri bilecektir; elbette münafıkları da (zekalarını, Hak olan doğrultusunda değil, çıkarları doğrultusunda kullanan ikiyüzlüleri) bilecektir.

    Ali Bulaç

    Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, elbette (O'na gönülden) iman edenleri de bilir, iki yüzlüleri de bilir (ortaya çıkaracaktır).

    Ali Rıza Safa

    Allah, inananları kesinlikle bilir; ikiyüzlüleri de kesinlikle bilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah kesinlikle kimlerin gerçekten inandığını ve kimlerin de münafık olduğunu bilmektedir.

    Edip Yüksel

    ALLAH elbette iman edenlerle ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH elbette inananlarla ikiyüzlüleri açığa çıkaracaktır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve kesinlikle Allah, iman etmiş olanları herhalde bilecektir; münafıkları da bilecek elbette.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve elbette Allah iyman etmiş olanları her halde bilecek ve elbet münafıkları da behemehal bilecek.

    Erhan Aktaş

    Allah, elbette iman edenleri bilir ve elbette kimlerin de Münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, elbette inananları bilir ve elbette kimlerin de münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Münafık, içten "bitmiş, " " tükenmiş" ve imanı "kalmamış, " omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince Kafir olan kimsedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, elbette inananları bilir ve elbette kimlerin de münafık dipnot 1 olduğunu da bilir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nüzul sırasına göre, münafık sözcüğü ilk kez bu ayette geçmektedir. Münafık: "nfk" (nefeka), mastar olarak, tükenmek, bitmek, kalmamak demektir. Münafık, içten "bitmiş," " tükenmiş" ve imanı "kalmamış," omurgasız, onursuz ve ikiyüzlü kimse demektir. "Münafık sözcüğü, tarla faresi ve Arap tavşanın durumu için kullanılan bir sözcüktür. Arap tavşanının ve tarla faresinin yer altında birçok yuvası bulunur. Bir tehlike söz konusu olduğu zaman, bu tehlikeye göre yuva değiştirirler. Birinde tehlike olunca diğerine geçerler. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince kafir olan kimsedir."

    Gültekin Onan

    Tanrı muhakkak inananları da bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah iman edenleri de elbet bilir, münafıkları da elbet bilir.

    İbni Kesir

    Elbette Allah; inananları bilir. Ve elbette münafıkları da bilir.

    Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.

    Süleyman Ateş

    Allah, elbette inananları da bilir ve elbette iki yüzlüleri de bilir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah inanıp güvenenleri elbette bilecektir. Münafıkları /iki yüzlüleri de elbette bilecektir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet ve daha nice ayet, mezheplerin ortaya koyduğu kader anlayışının yanlışlığını açıkça göstermektedir. Kader, Allah Teala'nın varlıklara istediği gücü verip sınırlar koymasıdır (Mekayis'ul-luğa). Allah, yarattığı her şeye bir ölçü koyar (Bakara 2/20, Ahzab 33/38, Kamer 54/49). İnsanın önünde, biri doğru, diğeri yanlış olmak üzere iki yol bulunur (İnsan 76/3-12). İmtihan, bilgi imtihanı değil, sabır ve cihad imtihanıdır. Bildikleri doğrulara uyanlar, imtihanı kazanırlar, menfaatlerini öne alanlar ise kaybederler (Ankebut 29/2-3). Allah'ın belirlediği kaderi /ölçüyü bırakıp kendilerine göre bir kader /ölçü oluşturanlar, bunları kabul edenler, bütün bu ayetlerde anlam kayması yapmakla yetinmemiş, Allah'ı da kendilerine göre tanımlamak zorunda kalmışlardır. Bir şey, ona benzer şeylerle tanınıp tanımlanabilir. Allah'ın bir benzeri olmadığı için o kendini nasıl tanıtmışsa ancak öyle tanıyabiliriz (En'am 6/103-104). Allah sistemini imtihan için kurduğunu, sonucu önceden bilmediğini söylüyorsa (Al-i İmran 3/142) ona inanmak gerekir. Yanlış kader anlayışını savunanlar, Allah'ın her şeyi bildiğine dair ayetlere de dayanırlar. Arap dilinde "şey" varlık anlamındadır. Olmayana şey denmez. Cihad, düşmanın, şeytanın ve arzuların baskısına var gücüyle direnmek, sabır ise şartlar ne olursa olsun kararlı davranıp duruşunu bozmamaktır. Bunlar, kişinin imtihanla yüz yüze gelmesinden önce bilinemez. Ayrıntılı bilgi için "Bedir Savaşı ve Kader" başlıklı yazıya bakılabilir. https://www.suleymaniyevakfi.org/allahin-bilgisi-ve-kader/bedir-savasi-ve-kader.html.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah inananları elbette bilecektir. İki yüzlüleri de elbette bilecektir.

    Şaban Britch

    Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.

    Şaban Piriş

    Allah, elbette iman edenleri biliyor ve elbette münafıkları da biliyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah iman edenleri elbette bilecektir. Ve münafık olanları da elbette bilecektir.

  12. Ankebût suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 12. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبِعُوا۟ سَبِيلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَٰيَٰكُمْ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنْ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَىْءٍ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar iman edenlere "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı da biz yüklenelim!" derler. (Oysa) günahlarından hiçbir şeyi asla yüklenici değillerdir. dipnot 1 Şüphesiz ki onlar yalancıdır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; ‘Ankebût 29:12; Lokmân 31:33; Fâtır 35:18; Zümer 39:7; Necm 53:38; Mümtehine 60:3.

    Mustafa İslamoğlu

    Nitekim (O şunu da bilir ki), inkar edenler iman edenlere; "Siz bizim yaşam biçimimize uyun, günahınız bizim boynumuza olsun" derler. Oysa ki onlar berikilerin hiçbir günahını yüklenecek değiller; besbelli ki onlar sadece yalancıdırlar.

    Muhammed Esed

    Ve (O, şunu da bilir ki,) hakkı inkar edenler, (her zaman olduğu gibi,) inananlara: "(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun, günahlarınız bizim boynumuza!" derler. Halbuki onlar, (bu şekilde yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenmezler: Dikkat edin, onlar yalancıdırlar!

    Ahmed Hulusi

    Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Bizim anlayışımıza uyun, sizin suçlarınızı (günahlarınızı) biz yüklenelim!" İnkarcılar, onların suçlarının veballerinden hiçbir şey yüklenmezler. . . Muhakkak ki onlar yalancılardır.

    Ali Bulaç

    İnkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri, onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Kâfirler, iman edenlere: Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim, derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler, inananlara, şöyle dediler: "Bizim yolumuzu izleyin; suçlarınızı biz yükleniriz!" Oysa onların suçlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Aslında, onlar yalancıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Kafirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

    Edip Yüksel

    İnkarcılar iman edenlere, "Yolumuza uyun; günahlarınızı biz yükleniriz" dediler. Oysa onların günahlarından hiçbir şeyi yüklenecek değillerdir; yalancıdırlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar inananlara, 'Yolumuza uyun; günahlarınızı biz yükleniriz,'dediler. Oysa onların günahlarından hiç bir şeyi yüklenecek değillerdir; yalancıdırlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de küfredenler o iman etmiş olanlara: "Bizim yolumuza uyun, biz de sizin günahlarınızı yüklenelim!" dediler. Oysa onlar, onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir ve onlar kesinlikle yalancıdırlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de küfredenler o iyman etmiş olanlara: "bizim yolumuza uyun, günahlarınızı da yüklenelim" dediler, halbuki onlar onların günahlarından hiç bir şey yüklenecek değiller ve elbette onlar kat'ıyyen yalancılar

    Erhan Aktaş

    Kafirler: İman Edenler'e: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler: İnananlara: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler: inananlara: "Bizim yolumuza uyun, sizin hatalarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.

    Gültekin Onan

    Küfredenler inananlara dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.

    Hasan Basri Çantay

    O kafirler, iman edenlere dedi (ler) ki: "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim". Halbuki onlar bunların günahlarından hiçbir şey yüklenici değildirler. Şübhesiz ki onlar kat'iyyen yalancıdırlar.

    İbni Kesir

    Küfredenler, inananlara derler ki: Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım. Halbuki onların günahlarından hiç birini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Kafirler iman edenler için dediler ki “bizim yolumuza uyun yanlışlarınızı da biz üstlenelim” onların yanlışlarından hiçbir şey yüklenemezler, onlar kesinlikle yalancılardır, onlar kendi ağırlıkları ile beraber onların ağırlıklarını da taşıyacaklardır, kıyamet gününde iftira etmelerinden dolayı sorgulanacaklar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler, iman edenlere; “Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim.” derler. Hâlbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenler, inananlara: "Siz bizim yolumuza uyun. Sizin hatalarınızı biz taşırız" dediler. Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar tamamen yalancıdırlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, inananlara: "Siz, bizim yolumuzu takip edin! Biz sizin hatalarınızı da yükleniriz" derler. Halbuki onlar, müminlerin hatalarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kafirler dipnot 1 , müminlere dipnot 2 şöyle derler: "Yolumuza girin, günahlarınızı üstlenelim." Oysa bunların günahlarından bir tanesini bile üstlenecek değillerdir. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kendilerini doğrulara kapatıp görmezlikten gelenler
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'a inanıp güvenenlere

    Şaban Britch

    Kâfirler, müminlere derler ki: Bizim yolumuza uyun, sizin günahınızı da biz taşıyalım. Onların günahlarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar, yalancıdırlar.

    Şaban Piriş

    İnkarcılar, müminlere derler ki: -Bizim yolumuza uyun, sizin günahınızı da biz taşıyalım. Onların günahlarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar, yalancıdırlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnkar edenler, iman edenlere dediler ki: "Bizim yolumuzu izleyin, sizin günahlarınızı biz taşırız." Oysa onlar, iman edenlerin günahlarından hiçbir şeyin taşıyıcısı değillerdir. Gerçek şu ki, onlar tamamen yalancıdırlar.

  13. Ankebût suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ankebût suresi, 13. ayet. وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.

    Mehmet Okuyan

    Elbette kendi yüklerini (günahlarını, ayrıca) kendi yükleriyle (günahlarıyla) birlikte (sebep oldukları diğer) yükleri (günahları) da taşıyacaklardır; dipnot 1 uydurdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nisâ 4:85 ile birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve elbet onlar kendi yüklerini zaten taşıyacaklar; ama kendi yükleriyle birlikte (sorumlu oldukları) bir başka yük daha taşıyacaklar; ve Kıyamet Günü uyduruk (inançlarından) dolayı elbette hesaba çekilecekler.

    Muhammed Esed

    Onlar, mutlaka, kendi yükleri ile birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır; ve bütün temelsiz iddialarından dolayı Kıyamet Günü mutlaka hesaba çekileceklerdir!

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki onlar hem kendi veballerini, hem de kendi yükleriyle beraber (başka) veballer de yüklenip taşıyacaklar. . . Uydurdukları fikirlerden kıyamet sürecinde mutlaka sorumlu tutulacaklardır.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini (veballerini), kendi yükleriyle birlikte nice yükleri taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

    Ali Rıza Safa

    Kendi yükleriyle birlikte, başka yükleri de kesinlikle taşıyacaklardır. Uydurmuş olduklarından da Yeniden Yaratılış Günü'nde, kesinlikle sorgulanacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, elbette kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır. Uydurup durdukları temelsiz iddialardan dolayı kıyamet günü kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

    Edip Yüksel

    Gerçekte, kendi yüklerine ek olarak (sorumlu oldukları) başka yükleri de yüklenecekler ve uydurdukları şeylerden diriliş günü sorulacaklardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kimse kimsenin günah yükünü çekmez; kimse kimsenin sorumluluğunu yüklenemez (6:164). * Başkalarının kötülük işlemesine neden olan kişi aynı kötülüğü işlemiş gibidir (4:85).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gerçekte, kendi yüklerine ek olarak (sorumlu oldukları) başka yükleri de yüklenecekler ve uydurdukları şeylerden diriliş günü sorulacaklardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçek şu ki, onlar mutlaka kendi ağırlıklarını ve o ağırlıklarıyla birlikte daha birçok ağırlıkları yüklenecekler, kesinlikle ettikleri iftiradan kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Maamafih kendi ağırlıklarını ve o ağırlıklarla beraber daha bir çok ağırlıkları yüklenecekler bu şübhesiz ve her halde o ettikleri iftiralardan sual olunacaklar bu da şübhesiz

    Erhan Aktaş

    Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet Günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, elbette kendi yükleri ile birlikte onların yüklerini de mutlaka yüklenecekler. Kıyamet Günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekileceklerdir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar her halde kendi yüklerini de, o yükleriyle beraber daha nice yükleri de bizzat yüklenecekler ve düzmekde oldukları şeylerden kıyamet günü mes'ul olacaklardır.

    İbni Kesir

    Gerçekten onlar; hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle beraber daha nice yükleri yüklenecekler ve uydurup durdukları şeylerden dolayı kıyamet günü elbette sorguya çekileceklerdir.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Kafirler iman edenler için dediler ki “bizim yolumuza uyun yanlışlarınızı da biz üstlenelim” onların yanlışlarından hiçbir şey yüklenemezler, onlar kesinlikle yalancılardır, onlar kendi ağırlıkları ile beraber onların ağırlıklarını da taşıyacaklardır, kıyamet gününde iftira etmelerinden dolayı sorgulanacaklar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz sorguya çekileceklerdir.

    Süleyman Ateş

    Onlar, hem kendi yüklerini, hem de kendi yükleriyle beraber başka yükleri (başkalarını kandırıp saptırmalarının vebalini) taşıyacaklar ve elbette uydurdukları şeylerden kıyamet gününde sorguya çekileceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar kesinlikle kendi yüklerini ve yüklerinin yanında daha nice yükler yükleneceklerdir dipnot 1 . Kıyamet /mezardan kalkış dipnot 2 günü, uydurdukları şeylerden kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Kıyamet ayağa kalkma ve kalkış demektir. Kıyamet günü, insanların yeniden dirilip kabirlerinden kalktığı gündür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendi yüklerini zaten yüklenecekler, üstelik yüklerine nice yükler eklenecektir. Uydurdukları şeyler yüzünden kıyamet günü kesinlikle hesaba çekileceklerdir.

    Şaban Britch

    Onlar, kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber başka yükleri de taşırlar. Kıyamet günü de uydurduklarından sorguya çekilirler.

    Şaban Piriş

    Onlar, kendi günahlarını ve kendi günahlarıyla beraber başka günahları da taşırlar. Kıyamet günü de uydurduklarından hesaba çekilirler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar hem kendi yüklerini hem de kendi yükleriyle beraber başkalarının yüklerini taşıyacaklar. Bunda kuşku yok. Kıyamet günü de iftira edip durdukları şeylerden zorlu bir sorguya mutlaka çekileceklerdir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.