Mü'min suresi · 53–59. ayetler

Mûsâ'ya verilen hidayet; sabret

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mü'min suresi, 53. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 53. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْهُدَىٰ وَأَوْرَثْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْكِتَٰبَ

    Diyanet İşleri

    (53-54) Andolsun, biz Musa'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.

    Mehmet Okuyan

    (53, 54) Yemin olsun ki biz Musa'ya hidayeti vermiş ve İsrailoğullarına da o Kitabı öz akıl sahipleri için bir rehber ve (gerçeği) hatırlatan bir (öğüt) olarak miras bırakmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    (Vaadimiz gereği) vaktiyle Biz Musa'ya rehberliğimizi iletmiş ve İsrailoğullarını ilahi kelama varis kılmıştık:

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki Biz, daha önce Musa'ya hidayetimizi ihsan etmiş ve (böylece) İsrailoğulları'nı (o'na vahyedilmiş olan) ilahi kelamın mirasçısı kılmıştık,

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki Musa'ya hüda (Hakikat bilgisi) verdik. . . İsrailoğullarını da BİLGİye mirasçı kıldık!

    Ali Bulaç

    Andolsun biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına kitabı miras bıraktık.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına, Kitab’ı miras bıraktık.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, doğru yolu gösterdik; İsrailoğullarını da Kitap'a kalıtçı yaptık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Şüphesiz ki biz, Musa'ya doğru yolu gösteren rehberi verdik. İsrailoğulları'nı da doğru yolu gösterici ve akıl sahiplerini uyarıcı olarak Kitab'a mirasçı kıldık.

    Edip Yüksel

    Biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrail oğullarını kitaba varis kıldık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarını kitaba varis kıldık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, Biz Musa'ya o hidayeti verdik ve İsrailoğullarına o kitabı miras kıldık,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şanım hakkı için biz Musaya o hidayeti verdik ve Beni İsraile o kitabı miras kıldık

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki Musa'ya hidayet dipnot 1 verdik. İsrailoğulları'na Kitap'ı miras bıraktık;

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu gösteren kılavuzu verdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Musa'ya hidayet dipnot 1 verdik. İsrailoğulları'na Kitap'ı miras bıraktık;

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu göstericiyi verdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki Musa'ya hidayet dipnot 1 verdik. İsrailoğulları'na Kitap'ı miras kıldık;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru yolu göstericiyi verdik.

    Gültekin Onan

    Andolsun biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına kitabı miras bıraktık.

    Hasan Basri Çantay

    (53-54) Andolsun ki biz Musaya hidayeti verdik. (Kendisinden sonra) İsrail oğullarına da — hem doğru yolun rehberi, hem temiz akıl saahibleri için bir öğüd olmak üzere — kitabı miras bırakdık.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Biz, Musa'ya hidayeti verdik. İsrailoğullarına da kitabı miras bıraktık

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mûsâ'ya hidayet vermiş ve İsrailoğulları'nı kitaba mirasçı kılmıştık.

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz Musa'ya hidayet verdik ve İsrailoğullarına o Kitabı miras kıldık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Musa'ya o doğruluk rehberini verdik. O Kitab'a İsrailoğullarını da mirasçı kıldık.

    Şaban Britch

    Musa’ya hidayet vermiş ve İsrailoğulları'nı kitaba mirasçı kılmıştık.

    Şaban Piriş

    Musa'ya kılavuzu vermiş ve İsrailoğullarını kitaba mirasçı kılmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki, Musa'ya o hak kılavuzu verdik ve İsrailoğullarını Kitap'a mirasçı kıldık.

  2. Mü'min suresi, 54. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 54. ayet. هُدًى وَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ

    Diyanet İşleri

    (53-54) Andolsun, biz Musa'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık.

    Mehmet Okuyan

    (53, 54) Yemin olsun ki biz Musa'ya hidayeti vermiş ve İsrailoğullarına da o Kitabı öz akıl sahipleri için bir rehber ve (gerçeği) hatırlatan bir (öğüt) olarak miras bırakmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    akletme yetilerini kamil manada kullananlar için bir hidayet ve bir uyarı olarak...

    Muhammed Esed

    akıl, iz'an sahipleri için bir uyarı ve bir rehberlik (aracı) olarak.

    Ahmed Hulusi

    Derin düşünen akıl sahiplerine Hakikate erdirici ve hatırlatma olmak üzere!

    Ali Bulaç

    (Ki o,) Temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olan.

    Ali Rıza Safa

    Sağduyulu olanlar için, yol gösteren ve öğreti olarak.

    Bayraktar Bayraklı

    - Şüphesiz ki biz, Musa'ya doğru yolu gösteren rehberi verdik. İsrailoğulları'nı da doğru yolu gösterici ve akıl sahiplerini uyarıcı olarak Kitab'a mirasçı kıldık.

    Edip Yüksel

    Anlayış sahiplerine bir yol gösterici ve bir uyarı olarak.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Anlayış sahiplerine bir yol gösterici ve bir uyarı olarak.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Aklı selim sahiplerine bir yol gösterici ve bir ihtar olmak üzere.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ki aklı selim sahiblerine bir irşad ve bir ıhtar olmak için

    Erhan Aktaş

    Temiz akıl sahipleri için doğru yolu gösterici ve öğüt olarak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Temiz akıl sahipleri için doğru yolu gösterici ve öğüt olarak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Temiz akıl sahipleri için doğru yolu gösterici ve öğüt olarak.

    Gültekin Onan

    (Ki o,) Temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir.

    Hasan Basri Çantay

    (53-54) Andolsun ki biz Musaya hidayeti verdik. (Kendisinden sonra) İsrail oğullarına da — hem doğru yolun rehberi, hem temiz akıl saahibleri için bir öğüd olmak üzere — kitabı miras bırakdık.

    İbni Kesir

    Ki o; akıl sahipleri için hidayet ve öğüttür.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, akıl sahipleri için bir öğüt ve hidayet rehberidir.

    Süleyman Ateş

    (O,) sağduyu sahiplerine bir yol gösterici ve öğüttür.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, bir rehber ve sağlam duruşlular için doğru bilgi kaynağıdır.

    Şaban Britch

    O, akıl sahipleri için bir öğüt ve hidayet rehberidir.

    Şaban Piriş

    Kılavuz ve sağduyu sahipleri için öğüt...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Akıl ve gönül sahipleri için bir yol gösterici, bir hatırlatıcıdır o.

  3. Mü'min suresi, 55. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 55. ayet. فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

    Diyanet İşleri

    Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!

    Mehmet Okuyan

    Sabret! Şüphesiz ki Allah'ın vaadi gerçektir. dipnot 1 Günahının bağışlanmasını iste! dipnot 2 Akşam sabah Rabbini hamd (övgü) ile tesbih et (yücelt)!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Rûm 30:60; Mü'min 40:77.
    2. metne dön, dipnot 2
      Muhammed 47:19, Fetih 48:2 ve Nasr 110:3'te de belirtildiği üzere, Hz. Muhammed'in de bağışlanmayı gerektirecek hataları vardı. Bu ayetlerde verilen bilgilere göre, Hz. Muhammed hem kendi hataları için hem de bütün mümin erkek ve kadınların günahları için Yüce Allah'tan bağışlanma dileğinde bulunması gerektiği noktasında bilgilendirilmiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde dirençli ol! Zira Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Hatan için af dile ve akşam sabah hamd ile Rabbinin yüceliğini dile getir!

    Muhammed Esed

    o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.

    Ahmed Hulusi

    Sabret! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!

    Ali Bulaç

    Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.

    Ali Rıza Safa

    Artık, dirençli ol. Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Suçların için bağışlanma dile ve akşam-sabah övgülerle yücelterek Efendini an.

    Bayraktar Bayraklı

    O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini övgü ile an!.

    Edip Yüksel

    Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Efendini akşam sabah överek yücelt.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse sabret. Çünkü ALLAH'ın sözü gerçektir. Günahların için de bağışlanma iste ve Rabbini akşam sabah överek yücelt.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Suçların için bağışlanma dile. Akşam sabah dipnot 1 Rabb'ini hamd ile tesbih dipnot 2 et.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sürekli, gün boyu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Kusurların için bağışlanma dile. Akşam sabah dipnot 1 Rabb'ini hamd ile tesbih et. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sürekli, gün boyu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yücelt. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbihi, namaza indirgemek doğru değildir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir.

    Gültekin Onan

    Şu halde sen sabret. Gerçekten Tanrı'nın vaadi haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi sen (Habibim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günahının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzih ve) tesbih et.

    İbni Kesir

    Şimdi sen; sabret, Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.

    Süleyman Ateş

    Sabret, Allah'ın va'di mutlaka gerçektir. Günahına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sen, sabırlı ol. Allah'ın sözü gerçektir. Günahın için de bağışlanma dile; akşamleyin ve sabahın erken vakitlerinde her şeyi güzel yaptığından dolayı Rabbine (Sahibine) ibadet et.

    Şaban Britch

    Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabbini tesbih/tenzih et.

    Şaban Piriş

    Sen de sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb'ini tesbih/tenzih et.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki, Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek tespih et!

  4. Mü'min suresi, 56. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 56. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَٰنٍ أَتَىٰهُمْ إِن فِى صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَّا هُم بِبَٰلِغِيهِ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْبَصِيرُ

    Diyanet İşleri

    Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadığı hâlde Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, dipnot 1 onların göğüslerinde (kalplerinde), asla ulaşamayacakları bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın! Şüphesiz ki -O'dur O- duyan; gören.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mü'min 40:35.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın ayetleri hakkında kendilerine ulaşmış hiçbir belge ve yetki olmadan tartışanlara gelince: onların içinde hiçbir zaman erişip (tatmin) olamayacakları bir büyüklenme tutkusu vardır, başkası değil. Artık sen sadece Allah'a sığın: çünkü O, evet O'dur her şeyi işiten, her şeyi görüp gözeten.

    Muhammed Esed

    Allah'ın mesajlarını hiçbir delilleri olmadan sorgulayanlara gelince; onların içinde hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri küstahça bir kendini beğenmişlik (duygusun)dan başka bir şey yoktur, öyleyse sen Allah'a sığın çünkü her şeyi işiten, her şeyi gören yalnız O'dur!

    Ahmed Hulusi

    Kendilerine gelmiş bir reddedilemez delil olmaksızın Allah'ın işaretleri hakkında mücadele edenler var ya, onların içlerinde, asla ulaşamayacakları bir kibirden başka bir şey yoktur (Kibriya'nın farkındalığına asla ulaşamayacaklardır)! O halde sen, Esma'sıyla hakikatin olan Allah'a sığın. . . Muhakkak ki O, "HU"; Semi'dir, Basıyr'dir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın, Allah'ın âyetleri hakkında münakaşa edenler var ya, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Bu itibarla Allah'a sığın; çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.

    Ali Rıza Safa

    Kendilerine gelmiş hiçbir kanıtları olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıyorlar. Onların yüreklerinde, ulaşamayacakları bir büyüklenmeden başkası yoktur. Artık, Allah'a sığın; kuşkusuz, O, Duyandır; Görendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine gelmiş herhangi bir delil olmadan Allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlerin gönüllerinde, asla ulaşamayacakları büyüklenme arzusundan başka bir şey yoktur. Artık sen, Allah'a sığın! Şüphesiz O, her şeyi işitir; görür.

    Edip Yüksel

    Hiçbir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı tartışanların göğüslerinde, erişemeyecekleri bir büyüklenme vardır. Öyleyse ALLAH'a sığın. O İşitendir, Görendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Hiç bir delile sahip olmadan ALLAH'ın ayet ve mucizelerine karşı tartışanların göğüslerinde, erişemiyecekleri bir büyüklenme vardır. Öyleyse ALLAH'a sığın. O İşitendir, Görendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, sadece yetişemeyecekleri bir kibir vardır. Sen hemen Allah'a sığın çünkü işiten O'dur, gören O!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kendilerine gelmiş kat'i bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele edenler muhakkak ki onların siynelerinde ancak yetişemiyecekleri bir kibir vardır sen hemen Allaha sığın, çünkü o, semi odur, basir o

    Erhan Aktaş

    Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yetkili kılınmadıkları dipnot 1 halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah tarafından, kendilerinde mesajını insanlara iletme görevi (elçilik) verilmediği halde. Ayette "sultan" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "delil" olarak çevirmek doğru değildir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" sözcüğü de bu sözcükten türemiştir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yetkili kılınmadıkları dipnot 1 halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah tarafından, kendilerinde mesajını insanlara iletme görevi (elçilik) verilmediği halde. Ayette "sultan" sözcüğü yer almaktadır. Bu sözcüğü "delil" olarak çevirmek doğru değildir. Sultan, bir kimsenin yetkili kılındığına; yetkili olduğuna dair verilen yetki belgesi anlamına gelmektedir. Söz ve yetki sahibi demek olan "Sultan" sözcüğü de bu sözcükten türemiştir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, Tanrı'nın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. Artık sen Tanrı'ya sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

    Hasan Basri Çantay

    Kendilerine gelmiş kat'i bir delil (ve salahiyyet) olmaksızın (körü körüne) Allahın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinde, hiç şübhe yok ki, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük (hevesin) den başka bir şey yokdur. Hemen sen (onların şerrinden) Allaha sığın. Çünkü O, (dediklerini) bizzat işiden, (yapdıklarını) hakkıyle görendir.

    İbni Kesir

    Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmadan Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde, şüphesiz ki ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Muhakkak ki O'dur O, Semi, Basir.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine gelmiş açık bir delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler var ya, onların göğüslerinde erişemeyecekleri bir büyüklükten başka bir şey yok. Artık sen Allah'a sığın. Şüphesiz O hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

    Süleyman Ateş

    Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar var ya, onların göğüslerinde, (hiçbir zaman) erişemeyecekleri bir büyüklük taslamaktan başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın, çünkü işiten, gören O'dur.

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerine ulaşmış güçlü bir delil olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaya girenlerin içlerinde sadece büyük olma (hevesi) vardır ki o büyüklüğe asla ulaşamazlar dipnot 1 . Sen Allah'a sığın. O dinleyen ve görendir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ellerinde bir delil (dayanak) olmadan Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaya girenlerin göğüslerinde, asla ulaşamıyacakları bir büyüklük duygusu vardır. Sen Allah'a sığın. O dinler ve görür.

    Şaban Britch

    Kendilerine gelen hiç bir delilleri olmadan, Allah’ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah’a sığın. Şüphesiz Allah, hakkıyla işiten ve görendir.

    Şaban Piriş

    Kendilerine gelen hiçbir delilleri olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışanların gönüllerinde kibirden başka bir şey yoktur. Onlar, ona ulaşamazlar. Öyleyse sen, Allah'a sığın. Çünkü O, işiten ve gören O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kendilerine gelmiş hiçbir kanıt olmadan, Allah'ın ayetleri hakkında tartışıp duranlar var ya, onların göğüslerinde, asla ulaşamayacakları bir büyüklüğün kuruntusu vardır. Artık Allah'a sığın! O'dur Semi, O'dur Basir.

  5. Mü'min suresi, 57. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 57. ayet. لَخَلْقُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَكْبَرُ مِنْ خَلْقِ ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    Diyanet İşleri

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Okuyan

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların (yeniden) yaratılmasından daha büyüktür. dipnot 1 Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gökleri ve yeri yaratanın Yüce Allah olduğunu kabul eden müşriklere kabul ettikleri bu gerçek üzerinden bir mesaj verilmekte, inkârcılıkta nasıl bir çelişki içerisinde bulundukları, kendilerince Allah ile ilişkilerini nasıl yanlış bir şekilde belirledikleri dikkatlere sunulmaktadır. Müşriklerin ahiret hayatı hakkındaki alaycı tutumları ve inkarcılara Yüce Allah'ın verdiği susturucu cevapları içermesi bakımından Yâsîn 36:77-83'teki bilgiler çok önemlidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Göklerin ve yerin yaratılması elbette insan cinsinin yaratılmasından daha kapsamlı bir hadisedir; lakin insanların çoğu bunun (anlamını) dahi bilmez.

    Muhammed Esed

    Göklerin ve yerin yaratılması elbette insanın yaratılmasından daha büyük (bir olay)dır ama insanların çoğu (bunun ne anlama geldiğini) bilmezler.

    Ahmed Hulusi

    Semaların ve Dünya'nın yaratılışı, insanların yaratılışından elbette fevkalade büyük! Ne var ki insanların çoğunluğu bilmezler.

    Ali Bulaç

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.

    Ali Özek ve heyeti

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Ali Rıza Safa

    Göklerin ve yeryüzünün yaratılması, insanın yaratılmasından kesinlikle daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmez. dipnot 406

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 406
      "Allah'ın yarattığı en üstün varlık insandır!" söylemlerinin tersine, Allah'ın yarattığı varlıklar arasında, insandan daha üstün varlıkların olduğu, 17:70 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki gökleri ve yeri yaratmak, insanları yaratmaktan daha büyük bir iştir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

    Edip Yüksel

    Göklerin ve yerin yaratılışı, insanın yaratılışından daha büyük bir şeydir. Ne var ki halkın çoğu bilmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerin ve yerin yaratılışı, insanın yaratılışından daha büyük bir şeydir. Ne var ki halkın çoğu bilmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması o insanların yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elbette Göklerin ve Yerin halkı o nasın halkından daha büyüktür ve lakin nasın ekserisi bilmezler

    Erhan Aktaş

    Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.

    Gültekin Onan

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerin ve yerin (ibtida) yaratılışı insanların (ikinci) yaratılışından elbet daha büyükdür. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    İbni Kesir

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ne var ki insanların çoğu bilmezler.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elbette göklerin ve yerin yaratılması insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.

    Süleyman Ateş

    Gökleri ve yeri yaratmak, insanları yaratmaktan çok daha zordur. Fakat insanların çoğu bilmezler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gökleri ve yeri yaratmak, insanları yaratmaktan elbette daha büyük bir olaydır. Fakat insanların çoğu bunu bilmez.

    Şaban Britch

    Gökleri ve yeri yaratmak, insan yaratmaktan daha büyük bir şeydir. Fakat, insanların çoğu bilmiyorlar.

    Şaban Piriş

    Gökleri ve yeri yaratmak, insan yaratmaktan daha büyük bir şeydir. Fakat, insanların çoğu bilmiyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerin ve yerin yaratılışı/yarattıkları, insanların yaratılışından/insanlar aleminden elbette daha büyüktür. Ne var ki insanların çokları bilmiyorlar.

  6. Mü'min suresi, 58. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 58. ayet. وَمَا يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَلَا ٱلْمُسِىٓءُ قَلِيلًا مَّا تَتَذَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötülük yapan bir değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz.

    Mehmet Okuyan

    Körle gören, iman edip iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. dipnot 1 Ne kadar da azınız (gerçeği) hatırlıyor!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu tür kıyaslamalar soru cümlesi veya düz cümle şeklinde Kur'an'da çeşitli konularda yer almaktadır. Benzer mesajlar: Nisâ 4:95; Mâide 5:100; En‘âm 6:50; Hûd 11:24; Ra‘d 13:16, 19; Nahl 16:76; Nûr 24:26; Fâtır 35:12, 19-22; Zümer 39:9, 29; Mü'min 40:58; Hadîd 57:10; Haşr 59:20.

    Mustafa İslamoğlu

    Neticede görenle görmeyen bir olmaz; tıpkı iman edip o imana uygun iyilik yapan ile kötülük yapanın bir olmadığı (gibi): Ne kadar da azınız öğüt alıyor!

    Muhammed Esed

    (Öyleyse,) gören ile görmeyen bir olmaz; iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar ile kötülük işleyenler de bir değildir. Bundan ne kadar da az ders çıkarıyorsunuz?

    Ahmed Hulusi

    Kör ile gören, iman edip imanın gereğini uygulayan ile inkar ile kötülük yapan bir olmaz! Ne kadar da az hatırlayıp düşünüyorsunuz!

    Ali Bulaç

    Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.

    Ali Özek ve heyeti

    Kör ile gören, iman edip sâlih amel işleyenlerle kötülük eden bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz.

    Ali Rıza Safa

    Kör ile gören bir değildir; inanmış olarak erdemli edimler yapanlar ile kötülük yapanlar da öyle. Ne denli az düşünüyorsunuz?

    Bayraktar Bayraklı

    Görmeyen ile gören, inanıp iyi iş yapan ile kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!

    Edip Yüksel

    Kör ile gören bir olmaz. Gerçeği onaylayıp erdemli davrananlarla kötülük işleyenler de bir olmaz. Ne kadar az düşünürsünüz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kör ile gören bir olmaz. İnanıp erdemli davrananlarla kötülük işleyenler de bir olmaz. Ne kadar az düşünürsünüz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kör ile gören bir olmaz, iman edip iyi iyi işler yapan kimselerle kötülük yapan da (bir değildir). Siz pek az düşünüyorsunuz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kör ise görenle müsavi olmaz, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselerle ne de kötülük yapan, siz pek az düşünüyorsunuz

    Erhan Aktaş

    Kör ile gören bir değildir. dipnot 1 İman edip salihatı yapanlar ile kötülük yapanlar da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği görenle, görmeyen.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kör ile gören bir değildir dipnot 1 . İman edip salihatı dipnot 2 yapanlar ile kötülük yapanlar dipnot 3 da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği görenle, görmeyen.
    2. metne dön, dipnot 2
      "İman edip, salihatı yapanlar" terkibini "İman edip iyi işler yapanlar" diye çevirmek doğru değildir. Salihatı yapmak iyi işler yapmaktan farklı anlama sahiptir. Salihat, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan imandır. Bu sözcüğün karşıtı "seyyiat" yani kötülük sözcüğüdür. Salihat, kötülüğe karşı mücadele etmek, bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, yapıcı olmak, iyi olmak ve iyiye yönlendirmek demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bozguncu olanlar, yıkıcı olanlar, kötüye yönlendirenler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kör ile gören bir değildir dipnot 1 . İman edip salihatı dipnot 2 yapanlar ile kötülük yapanlar dipnot 3 da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği görenle, görmeyen.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, iyi olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bozguncu olanlar, yıkıcı olanlar, kötüye yönlendirenler.

    Gültekin Onan

    Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; inanıp salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp düşünüyorsunuz.

    Hasan Basri Çantay

    Kör olanla gören, iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne az düşünüyorsunuz!

    İbni Kesir

    Körle gören, inanıp salih amel işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne de az düşünüyorsunuz.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kör ile gören, iman edip salih ameller işleyenler ile kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz!

    Süleyman Ateş

    Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanlarla kötülük yapanlar da bir değildir. Bilginizi ne kadar az kullanıyorsunuz?

    Şaban Britch

    Kör ile gören eşit değildir. İman edip, salih ameller yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.

    Şaban Piriş

    Kör ile gören eşit değildir. İman edip, doğruları yapanlarla kötüler de bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Körle gören, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla kötülük üretenler bir olmaz. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!

  7. Mü'min suresi, 59. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mü'min suresi, 59. ayet. إِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Mehmet Okuyan

    O (Son) Saat, mutlaka gelecektir; bunda hiçbir şüphe yoktur. dipnot 1 Fakat insanların çoğu inanmazlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Son Saatle ilgili bilgi hiç kimseye verilmemiş, Rabbimiz bunu gaybın konusu olarak sadece kendisine saklamıştır. Neml 27:65'te ifade edildiği gibi, "Göklerde ve yerde Allah'tan başka hiç kimse gaybı bilemez." gaybın en önemli konularından birisi olan Son Saat ve ahiret süreciyle ilgili bilgi sadece Allah'ın katındadır. Genellikle alametlerinden bahsedilen Kıyâmet hakkında onun "aniden" geleceği defalarca ifade edilmesine ve bu konuda Hz. Muhammed dahil hiç kimsenin bilgi sahibi kılınmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, alametlere dair bir literatür oluşturulması çeşitli istismarları da maalesef beraberinde getirmiştir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:59; A‘râf 7:187-188; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Şûrâ 42:17; Muhammed 47:18; Cinn 72:25; Nâzi‘ât 79:42-44.

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi, Son Saat mutlaka gelecektir; bunda kuşku yok: Ama insanların çoğu buna (dahi) inanmaz.

    Muhammed Esed

    Son Saat mutlaka gelecektir, buna hiç şüphe yok; fakat hala insanların çoğu buna inanmaz.

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle o Saat elbette gelecektir; onda kuşku yoktur. . . Ne var ki insanların çoğunluğu iman etmezler!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz kıyamet saati, yaklaşarak gelmektedir; bunda hiç bir kuşku yok. Ancak insanların çoğu iman etmiyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, evrenlerin sonu kesinlikle gelecektir. Onda kuşku yoktur. Fakat insanların çoğu inanmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz kıyamet günü gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Edip Yüksel

    O an elbette gelecektir, bunda kuşku olmasın. Ne var ki insanların çoğu gerçeği onaylamaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dünyanın sonu (Saat) elbette gelecektir, bunda kuşku olmasın. Ne var ki insanların çoğu inanmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Herhalde o saat (kıyamet) muhakkak gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde o saat muhakkak gelecek, onda şübhe yok ve lakin nasın ekserisi inanmazlar

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 mutlaka gelecektir. Onun geleceği kesinlikle doğrudur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyametin kopuşu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 mutlaka gelecektir. Onun geleceği kesinlikle doğrudur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyametin kopuşu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz ki o Sa'at dipnot 1 kesinlikle gelecektir. Onda hiç kuşku yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kıyametin kopuş anı.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir; bunda hiç bir kuşku yok. Ancak insanların çoğu inanmıyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    O saat muhakkak ve mutlak gelecekdir. Onda hiçbir şübhe yokdur. Ancak insanların çoğu (buna) inanmazlar.

    İbni Kesir

    Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur. Ne var ki insanların çoğu inanmazlar.

    Mehmet Alagaş

    (53-65) Yemin olsun ki Musa’ya hidayeti verdik / doğru yola ilettik, İsrail oğullarını yola yönlendirsin ve akıl ulularına hatırlatma olsun diye kitabı miras bıraktık. Sabret!... Allah’ın verdiği sözü / vaadi gerçektir / haktır , günahlarının bağışlanmasını iste, akşam ve sabah Rabbini hamd ile üstün tut / tesbih et. Allah’ın ayetleri hakkında onlara verilmiş bir delil dayanağı / bir sultan olmadan mücadele içinde olanların göğüslerinde bir türlü ulaşamadıkları büyüklenme / kibir vardır, Allah’a sığın!... Muhakkak ki O, işitendir, görendir. Semaları ve arzı yaratması insan yaratmasından daha büyüktür ve fakat insanların çoğu /ekserisi bilmiyorlar. Gören ile kör hiç eş seviyede olur mu? İman edenler ve salih amel işleyenlerle de kötü aynı seviyede olur mu? Çok az düşünüyorsunuz. Saat kesinlikle gelecek , bunda bir kuşku yok ve lakin insanların çoğu iman etmiyorlar. Rabbiniz dedi ki, bana dua edin duanızı cevaplayayım , bana ibadet etmekten kibirlenenler ise kesinlikle cehenneme alçaklık içinde / küçük düşmüş halde girecekler. Allah size içinde dinlenesiniz diye geceyi yaptı ve gündüzü de görünür kıldı, Muhakkak ki Allah, insanlar için fazıl sahibidir ve fakat insanların çoğu teşekkür etmiyor. İşte bu Rabbinizdir, her şeyi yarattı , O’ndan başka ilah yok , nasıl olurda kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz ? Allah’ın ayetlerini bildiği halde tanımayanlar işte böyle kara çalıyorlar / ifk ediyorlar. Allah ki arzı size durulacak yer , göğü de kubbe / bina yaptı , sizlere suret verdi / şekil şema verdi , şekil suret olarak en güzeli ile. Sizi hoş ve temiz olanlardan rızıklandırdı, işte Rabbiniz Allah size böyledir ve Alemlerin Rabbi Allah bereketlendirendir / mübarektir / tebrik eder. O hayattadır / diridir, O’ndan başka ilah yoktur, O’nun dini üzere katışıksız bir halde ona çağrıda bulunun / dua edin, Övgü / Hamd Alemlerin rabbi Allah’adır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elbette kıyamet mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur ama insanların çoğu iman etmezler.

    Süleyman Ateş

    (Duruşma) sa'at(i) mutlaka gelecektir. Bunda asla şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kıyamet saati elbette gelecektir, onda şüphe yok ama insanların çoğu inanmıyor.

    Şaban Britch

    Kıyamet saati gelecektir. Onda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu ona iman etmiyor.

    Şaban Piriş

    Kıyamet saati gelecektir. Onda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu ona inanmıyor.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O saat elbette gelecektir; kuşku yok bunda. Fakat insanların çokları inanmazlar.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.