Diyanet İşleri
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Nebe suresi · 6–16. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Nebe suresi, 6. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًا
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
(6, 7) Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Yeryürüzünü (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?
Yeryüzünü (sizin için) bir dinlenme yeri yapmadık mı,
Biz arzı (bedeni) bir beşik (içinde gelişeceğiniz geçici kullanım aracı) yapmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? dipnot 563
- Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Değil mi ki biz arzı bir döşek yaptık
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
(6-7) Biz yeri bir beşik, dağları kazıklar yapmadık mı?
Yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Yapmadık mı biz, Arzı bir beşik,
Yeryüzünü bir beşik yapmadık mı dipnot 1 ?
Biz, yeryüzünü bir sergi,
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Yeri bir beşik kılmadık mı?
Biz bu yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
Nebe suresi, 7. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
(6, 7) Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Ve dağları da (o beşiğin) ayakları?
ve dağları da (onun) sütunları?
Dağları (bedendeki organları) da birer kazık!
Dağları da birer kazık?
Dağları da birer kazık.
Ve dağları kazıklar?
- Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Dağları da birer kazık?
Dağları da birer kazık?
Dağları da birer kazık (yapmadık mı)?
Ve dağları birer kazık
Ve dağları da birer kazık?
Ve dağları da birer kazık?
Ve dağları da birer kazık?
Dağları da birer kazık?
(6-7) Biz yeri bir beşik, dağları kazıklar yapmadık mı?
Dağları da birer kazık?
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
Dağları birer kazık?
Dağları da birer kazık… dipnot 1
Dağları birer kazık yaptık değil mi?
Dağları da birer kazık.
Dağları da birer kazık.
Dağları birer kazık yapmadık mı?
Nebe suresi, 8. ayet. وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًا
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Sizi eşler (çiftler) hâlinde yarattık. dipnot 1
Dahası sizi çiftler halinde yarattık;
Sizi çiftler halinde yarattık;
Sizleri de eşler (bilinç - beden) olarak yarattık.
Sizi çift çift yarattık.
Sizi çifter çifter yarattık.
Sizi, çiftler olarak yarattık.
Sizi çifter çifter yaratmadık mı?
Sizi çiftler halinde yarattık.
Sizi çiftler halinde yarattık.
Sizleri çift çift yarattık.
Ve sizleri çift çift yarattık
Sizi çiftler halinde yarattık.
Sizi çiftler halinde yarattık.
Sizi çiftler halinde yarattık.
Sizi çift çift yarattık.
Sizi çift çift yaratdık.
Ve sizi çift çift yarattık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Ve sizi çift çift yarattık.
Sizi (bedeniniz ile ruhunuzu, birbiri ile) eşleşmiş dipnot 1 halde yarattık.
Sizleri de eşleşmiş dipnot 1 olarak yarattık.
Sizi de çift çift yarattık.
Sizi de çift çift yarattık.
Sizleri çiftler olarak yarattık.
Nebe suresi, 9. ayet. وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Uykunuzu bir dinlenme (aracı) kıldık.
ve uykunuzu ölüm (sembolü) kıldık;
uykunuzu ölüm(ün bir sembolü) kıldık
Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
Uykunuzu dinlenme yaptık. dipnot 564
Uykunuzu dinlenme vasıtası yapmadık mı?
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Ve uykunuzu bir sübat yaptık
Uykunuzu dinlenme zamanı yaptık.
Uykunuzu dinlenme zamanı yaptık.
Uykunuzu dinlenme zamanı yaptık.
Uykunuzu bir dinlenme yaptık.
Uykunuzu dinlenme yapdık.
Uykunuzu dinlenme kıldık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Uykunuzu dinlenme yaptık.
Uykunuzu dinlendirici kıldık dipnot 1 .
Uykunuzu, dinlendirici yaptık.
Uykunuzu dinlenme kıldık.
Uykunuzu dinlenme kıldık.
Sizin uykunuzu bir dinlenme/bir rahatlama/bir tür ölüm yaptık.
Nebe suresi, 10. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا
Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
(10, 11) Geceyi bir örtü, gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
ve geceyi tarifsiz bir örtü kıldık;
ve geceyi (onun) örtüsü yaptık,
Geceyi örtü kıldık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi örtü yaptık.
Geceyi örtü gibi yapmadık mı?
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Ve geceyi bir libas yaptık
Ve geceyi bir elbise yaptık.
Ve geceyi bir elbise yaptık.
Ve geceyi bir elbise yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Geceyi örtü kıldık.
Geceyi bir örtü kıldık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Geceyi örtü bir kıldık.
Geceyi (sizi sarıp örten) bir giysi yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık,
Geceyi de örtü yaptık.
Geceyi örtü kıldık.
Geceyi örtü kıldık.
Geceyi bir giysi yaptık.
Nebe suresi, 11. ayet. وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا
Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
(10, 11) Geceyi bir örtü, gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
gündüzü de hayat (sembolü) yaptık.
gündüzü de hayat(ın sembolü).
Gündüzü de geçim meşgalesi kıldık.
Gündüzü bir geçim vakti kıldık.
Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzünüzü, geçiminizi sağlama vakti yapmadık mı?
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.
Gündüzü de geçimi sağlama zamanı olarak belirledik.
Gündüzü bir geçim vakti yaptık.
Ve gündüzü bir meaş yaptık
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
Gündüzü bir geçim vakti kıldık.
Gündüzü maişet vakti yapdık.
Gündüzü de maişet vakti kıldık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
Gündüzü de geçim zamanı yaptık.
gündüzü ise çalışıp kazanma vakti yaptık dipnot 1 .
Gündüzü çalışıp kazanma vakti kıldık.
Gündüzü de geçimlik kıldık.
Gündüzü de geçimlik kıldık.
Gündüzü, geçim için çalışma zamanı yaptık.
Nebe suresi, 12. ayet. وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Üstünüzde sağlam yedi (kat göğü) dipnot 1 bina ettik.
Ve üzerinize yedi kat (göğü) sapasağlam bina ettik.
Üstünüze yedi gök kubbe bina ettik,
Fevkinizde (yedi yörüngeli sistem - bilinç boyutunuzda) sağlam yedi (sema) bina ettik.
Sizin üstünüze sapasağlam yedi gök bina ettik.
Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
Ve üstünüzde yedi sağlam kurduk.
Üzerinize sağlam yedi göğü yaratmadık mı?
Ve üstünüze yedi sağlam (göğü) kurduk.
Ve üstünüze yedi sağlam (göğü) kurduk.
Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık.
Ve üstünüze yedi sağlam bina çattık
Üstünüze yedi sağlamı bina ettik.
Üstünüze yedi sağlamı bina ettik.
Üstünüze yedi sağlamı bina ettik.
Sizin üstünüze sapasağlam yedi gök bina ettik.
Üstünüze sağlam sağlam yedi (gök) bina etdik.
Üstünüzde yedi sağlamı bina ettik.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Üstünüzde yedi sağlam (gök) bina ettik.
Üstünüzde sapasağlam yedi kat (göğü) bina ettik dipnot 1 .
Üstünüzde yedi güçlü gök bina ettik dipnot 1 .
Üstünüze de sapasağlam yedi kat bina ettik.
Üstünüze de sapasağlam yedi kat bina ettik.
Üstünüzde yedi sağlam/aşınmaz kurduk.
Nebe suresi, 13. ayet. وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
(Orada) aydınlatan bir kandil (güneş) yarattık.
Ve (oraya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı yerleştirdik.
ve (oraya güneşi,) parıldayan ışık yüklü lambayı yerleştirdik.
Bir de ışık saçan bir kandil (Güneş - akıl) koyduk.
Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.
(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık.
Parıldayan bir ışık kaynağı yaptık.
Güneşi ışık ve enerji kaynağı olarak yaratmadık mı?
Parlayan bir lamba yerleştirdik.
Parlayan bir lamba yerleştirdik.
İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık.
Ve içlerine şa'şaalı parıl parıl bir kandil astık
Ve ışık saçan bir kandil. dipnot 1
Ve ışık saçan bir kandil dipnot 1 .
Ve ışık saçan bir kandil dipnot 1 .
Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.
(Ona) parıl parıl parıldayan bir kandil asdık.
Pırıl pırıl parlayan bir kandil astık.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Ve (orada) parıl parıl parlayan bir lamba yarattık.
Yüksek ısı yayan bir ışık kaynağı dipnot 1 /Güneş'i oluşturduk.
Bir de ısı ve ışık yayan bir kandil dipnot 1 oluşturduk.
Işık saçan bir de lamba yarattık.
Işık saçan bir de lamba yarattık.
Bir de parıl parıl parlayan kandil yerleştirdik.
Nebe suresi, 14. ayet. وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Ve sıkılmaya hazır yağmur yüklü (bulutlardan) şarıl şarıl sular indirdik;
Ve rüzgarın sürüklediği bulutlardan şarıldayan sular indirdik,
Yağmur bulutlarından şarıl şarıl bir su inzal ettik.
Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.
Üst üste yığılıp sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
Ve yoğun bulutlardan, şarıldayan sular indirdik.
-Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için,yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?
Bulutlardan ise şarıl şarıl yağmur indirdik.
Bulutlardan ise şarıl şarıl yağmur indirdik.
O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Ve o mu'sıralardan şarıl şarıl bir su indirdik
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Ve sıkıştırılmış bulutlardan şırıl şırıl akan su indirdik.
Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.
O sıkıcı mengenelerden de şarıl şarıl su indirdik,
Sıkıştırılmlşlardan da şarıl şarıl bir su indirdik.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Sıkışan (bulut)lardan şarıl şarıl su indirdik,
Doygunluğa ulaşmış bulutlardan dipnot 1 şarıl şarıl akan sular indirdik dipnot 2 .
Birbirini sıkıştıran bulutlardan boşalan yağmur suları indirdik,
Ve o sıkıştıranlardan/bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
Yoğun bulutlardan şarıl şarıl su indirdik.
Sıkarak su çıkaranlardan şarıl şarıl bir su indirdik,
Nebe suresi, 15. ayet. لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
ki onunla tohumlar ve bitkiler bitirelim;
(indirdik) ki onunla taneler ve bitkiler yetiştirelim,
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Bununla taneler ve bitkiler bitirip çıkaralım diye.
Size tohumlar, bitkiler; (ağaçları) yetiştirmek için,
Onunla, çekirdekler ve bitkiler yetiştirmek için.
-Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için,yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?
Ki onunla taneler ve bitkiler.
Ki onunla taneler ve bitkiler.
Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye.
Çıkaralım diye onunla taneler ve otlar
Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;
Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;
Onunla tahıl ve bitkiler yetiştirelim diye;
Bununla taneler ve bitkiler bitirip çıkaralım diye.
(15-16) Onunla dane, nebat ve (ağadan birbirine) sarmaşmış bağçeler çıkaralım diye.
Ki onunla taneler ve bitkiler çıkaralım.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Ki onunla çıkaralım: Dane(ler), bitki(ler),
Onunla daneler ve bitkiler çıkaralım diye dipnot 1 .
daneyi ve bitkiyi onunla çıkaralım,
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Ki çıkaralım onlardan daneler ve otlar;
Nebe suresi, 16. ayet. وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا
(14-16) Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
(14, 15, 16) Tohumlar, bitkiler (ve ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmeniz için sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
dahası, salkım saçak bahçeler (yetiştirelim diye).
ve ağaçlarla kaplı bahçeler.
İç içe girmiş bahçeler!
Ve birbirine sarmaş dolaş bahçeleri de.
sarmaş dolaş olmuş bağlar ve bahçeler yetiştirmek için.
Ve ağaçlarla iç içe girmiş bahçeler.
-Yağmurla taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için,yoğunlaşmış bulutlardan bolca yağan yağmur yağdırmadık mı?
Ve çeşit çeşit bahçeler çıkaralım.
Ve çeşit çeşit bahçeler çıkaralım.
Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.
Ve sarmaş dolaş bağlar bağçeler
İç içe girmiş bağlar bahçeler.
İç içe girmiş bağlar bahçeler.
İç içe girmiş bağlar bahçeler.
Ve birbirine sarmaş dolaş bahçeleri de.
(15-16) Onunla dane, nebat ve (ağadan birbirine) sarmaşmış bağçeler çıkaralım diye.
Ve sarmaş dolaş bahçeler yetirelim.
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim diye.
Ve (ağaçları) birbirine sarmaş dolaş bahçeler.
(Bitkileri) birbirine dolanmış bahçeleri de... dipnot 1
sarmaş dolaş olmuş bahçeleri onunla oluşturalım diye.
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler...
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler...
Ve içiçe girmiş bağlar/bahçeler.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.