Nûr suresi · 41–46. ayetler

Tesbih eden varlıklar; bulutlar ve yaratılış

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nûr suresi, 41. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 41. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلطَّيْرُ صَٰٓفَّٰتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسْبِيحَهُۥ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah'ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmüyor musun? dipnot 1 Elbette her biri kendi salâtını (duasını) ve tesbihini (yüceltmesini) bilmektedir. dipnot 2 Allah onların yapmakta olduklarını bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nahl 16:79; Mülk 67:19.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle İsrâ 17:44 ışığında okunmalıdır. Buradaki [salât] kelimesi "dua etmek" anlamına gelirken, [tesbîh] sözcüğü de iradeli veya iradesiz her varlığın yaratılış amacına uygun olarak hayatlarını sürdürmesi demektir. Melekler, insanlar ve cinler gibi canlı, iradeli ve konuşabilen varlıklar zaten [salât]ı yani duayı ve ibadeti de [tesbih]i de bilirler. Ancak kuşlar veya uçuşan varlıklar anlamında iradesiz, konuşamayan canlılar ile burada sözü edilmeyen diğer cansız varlıkların bunu bilmesi ancak mecazi anlamda bir bilgiyi ifade etse gerektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sen (ey insan)! Göklerde ve yerde bulunan her bir varlığın -kanat çırpan kuş katarlarına varana dek- Allah'ın yüce kudretini dillendirdiğini fark etmez misin? Doğrusu onların hepsi de, O'na teslim olmayı ve O'nu yüceltmeyi bilmektedir; Allah onların hareketlerini de çok iyi bilmektedir:

    Muhammed Esed

    Göklerde ve yerde var olan bütün yaratıkların, kanatlarını yayarak uçan kuşların, (hepsinin) Allah'ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirdiklerini görmüyor musun? Gerçek şu ki, Allah'a nasıl yönelip niyaz edeceklerini, O'nun yüceliğini nasıl dile getireceklerini (bunların) hepsi bilmektedirler; ve Allah da onların edip eylediği her şeyi tam olarak bilmektedir;

    Ahmed Hulusi

    Görmedin mi ki, semalarda ve arzda ne varsa ve saf saf kuşlar, Allah'ı tespih eder (kulluk işlevini yerine getirmek suretiyle). . . Her biri kendi salatını (hakikati olan Esma bileşiminin gereğini yaşaması) ve kendi tespihini (salatının sonucu olan işlevi) gerçekten bilmiştir. . . Allah yaptıklarını (Esma'sıyla hakikati olarak) Aliym'dir.

    Ali Bulaç

    Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlediklerini bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (Öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, göklerde ve yeryüzünde bulunan herkesin ve sıralanarak uçan kuşların, Allah'ı yücelttiğini görmüyor musun? Her biri, kendi yakarışını ve yüceltmesini bilir. Çünkü Allah, onların yaptıklarını Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerde ve yerde olan kimselerin, sıra sıra uçan kuşların, Allah'ı yücelttiğini görmez misin? Her biri kendi duasını ve yüceltmesini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.

    Edip Yüksel

    Diziler halinde uçan kuşlar dahil, göklerde ve yerde bulunan herkesin ALLAH'ı yücelttiğini görmez misin? Her birisi kendi duasını ve yüceltme yöntemini bilir. ALLAH onların yaptıklarını iyi bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Diziler halinde uçan kuşlar dahil, göklerde ve yerde bulunan herkesin ALLAH'ı yücelttiğini görmez misin? Her birisi kendi duasını ve yüceltme yöntemini bilir. ALLAH onların yaptıklarını iyi bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Baksana gerçekten Allah, o göklerdeki ve yerdeki kimseler, diziler halinde kanat çırpıp süzülen kuşlar hep O'nun için tesbih ediyorlar. Hepsi gerçekten duasını ve tesbihini bilmiştir. Allah da onların bütün yaptıklarını biliyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Baksan a hakikat Allah, o Semavat-ü Arzdaki kimseler ve o kanad çırpıb süzülen dizilen kuşlar hep onun için tesbih ediyor, her biri cidden salatını ve tesbihini bilmiş, Allah da, ne yapıyorlarsa hep biliyor

    Erhan Aktaş

    Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih dipnot 1 ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını dipnot 2 ve tesbihini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 24:36. ayetin 3. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      O'na yönelmekte, O'na tabi olmakta, fıtratlarına uygun olanı yapmaktadırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih dipnot 1 ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını dipnot 2 ve tesbihini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Evrendeki canlı- cansız varlıkların tamamı, Allah'ın varlığına ve gücüne tanıklık etmekte, yaradılışlarına uygun hareket etmekte, varoluş amaçlarının dışına çıkmamakta ve O'nun yüceliğini ifade etmektedirler. Allah'ın koyduğu yasaların işleyişindeki kusursuzluk ve düzen, Allah'ın tesbih edilmesidir. Bu, evrendeki tüm varlıkların Allah'ın her türlü kusurdan uzak olduğunun kanıtı olması demektir. Tesbih,  Yaratan'ı tüm nitelikleriyle tanımak ve tanıtmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      O'na yönelmekte, O'na tabi olmakta, fıtratlarına uygun olanı yapmaktadırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih dipnot 1 ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını dipnot 2 ve tesbihini dipnot 3 bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı yücelttiklerini, O'na boyun eğdiklerini.
    2. metne dön, dipnot 2
      O'na yönelmekte, O'na tabi olmakta, fıtratlarına uygun olanı yapmaktadırlar.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ve O'na hak ettiği saygınlığı göstermektedirler.

    Gültekin Onan

    Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Tanrı'yı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Tanrı, onların işlediklerini bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Gör (müş gibi bil) medin mi, göklerde ve yerdekiler ve havada kanatlarını çarpa çarpa uçan kuşlar hakıykatde hep Allahı tesbihy (ve tenzih) ediyor (lar. Hem) her biri düaasını da, tesbiyhini de muhakkak bilmişdir. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle bilendir.

    İbni Kesir

    Görmedin mi ki; göklerde ve yerde bulunanlar, saf saf uçan kuşlar Allah' ı tesbih etmektedir. Her biri kendi duasını ve tesbihini bilir. Allah; onların yaptıklarını bilendir.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.

    Süleyman Ateş

    Görmedin mi göklerde ve yerde olan kimseler, kanatlarını çırparak uçan kuşlar Allah'ı tesbih ederler? Her biri kendi du'asını ve tesbihini bilmiştir. Allah da onların ne yaptıklarını bilmektedir.

    Süleymaniye Vakfı

    Göklerde ve yerdeki her varlığın ve sıra sıra dizili kuşların Allah'a boyun eğdiklerini görmedin mi dipnot 1 ?. Her biri görevini dipnot 2 ve nasıl boyun eğeceğini kesin olarak bilir. Allah da onların ne yaptıklarını bilir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetin metninde geçen salat (صَّلَاة) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bırakmamak ve sürekli arkasında olmaktır (Lisanu'l-Arab). Buradaki salat, Allah'ın göklerde ve yerde olan varlıklara verdiği görevlerdir. Her müslümanın hiç aksatmadan yapması gereken tek ibadet namaz olduğu için ona da salat denmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hiç görmedin mi, göklerde ve yerde kim varsa, kuş sürülerine varıncaya kadar Allah'a boyun eğerler. Her biri duasını ve boyun eğmesi gerektiğini bilir. Allah onların yaptıkları her şeyi bilmektedir.

    Şaban Britch

    Görmüyor musun ki, göklerde ve yerde olanlar, kanatlarını çarparak uçan dizi dizi kuşlar, Allah’ı tesbih ederler. Hepsi de kendi namazını/ibadetini ve tesbihini bilir. Allah da onların yaptıklarını bilir.

    Şaban Piriş

    Görmüyor musun ki, göklerde ve yerde olanlar, dizi dizi uçan kuşlar, Allah'ı tesbih ederler. Hepsi de kendi duasını ve tesbihini bilir. Allah da onların yaptıklarını bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah'ı tespih etmektedir. Her biri kendine özgü duasını, kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir.

  2. Nûr suresi, 42. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 42. ayet. وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

    Diyanet İşleri

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah'adır.

    Mehmet Okuyan

    Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca Allah'a aittir. Dönüş de yalnız Allah'adır.

    Mustafa İslamoğlu

    zira göklerin ve yerin hakimiyeti Allah'a aittir ve nihai dönüş de yalnızca Allah'adır.

    Muhammed Esed

    Çünkü, göklerin ve yerin egemenliği Allah'a aittir ve bütün yollar Allah'a varmaktadır.

    Ahmed Hulusi

    Semaların ve arzın varlığı (dilediği manaları seyretmek için onları ilminde vareden) Allah içindir ve dönüş Allah'adır!

    Ali Bulaç

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

    Ali Özek ve heyeti

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, dönüş de ancak O'nadır.

    Ali Rıza Safa

    Göklerin ve yeryüzünün yönetimi, Allah'a özgüdür. Zaten dönüş, Allah'a olacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    Göklerin ve yerin egemenliği Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.

    Edip Yüksel

    Göklerin ve yerin yönetimi ALLAH'a aittir. Dönüş de ALLAH'adır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göklerin ve yerin yönetimi ALLAH'a aittir. Dönüş de ALLAH'adır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bütün o göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır; hem bütün gidiş O'nadır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bütün o Göklerin ve Yerin mülkü Allahın, hem bütün gidiş ona

    Erhan Aktaş

    Göklerin ve yeryüzünün egemenliği yalnızca Allah'a aittir. Sonuçta dönüş Allah'adır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Göklerin ve yeryüzünün egemenliği yalnızca Allah'a aittir. Sonuçta dönüş Allah'adır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerin ve yeryüzünün egemenliği yalnızca Allah'a aittir. Sonuçta dönüş Allah'adır.

    Gültekin Onan

    Göklerin ve yerin mülkü Tanrı'nındır ve dönüş yalnızca O'nadır.

    Hasan Basri Çantay

    Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Allahındır. Dönüş ancak Allahadır.

    İbni Kesir

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de yalnız Allah'adır.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır, dönüş de ancak O'nadır.

    Süleyman Ateş

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de Allah'adır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde hakimiyet Allah'a aittir. Dönüş Allah'ın huzuruna olacaktır.

    Şaban Britch

    Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Dönüş de Allah’adır.

    Şaban Piriş

    Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Dönüş de Allah'adır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.

  3. Nûr suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 43. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزْجِى سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُۥ ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ رُكَامًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٍ فِيهَا مِنۢ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصْرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِۦ يَذْهَبُ بِٱلْأَبْصَٰرِ

    Diyanet İşleri

    Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.

    Mehmet Okuyan

    Görmüyor musun ki Allah birtakım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getiriyor, sonra üst üste yığıyor. (Sonunda bulutların) arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. (Allah) gökteki dağlar (gibi büyük bulutlar)dan dolu indirir de onu dilediğine (layık olana) isabet ettirir; dilediğinden de onu öteye çevirir (uzak tutar). (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette yağmurun oluşumu esnasında bulutlardaki değişime dikkat çekilmektedir. Benzer mesajlar: A‘râf 7:57; Tâhâ 20:53; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.

    Mustafa İslamoğlu

    (Yine) sen fark etmez misin ki bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine istif edip kümeler haline getiren, derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Gökten dolu yüklenmiş (bulut) dağları indiren, peşinden -dilediği kimseye onu isabet ettirip, dilediğinden onu uzak tutan da Allah'tır. (Düşün ki), neredeyse o (bulut)lardan çakan şimşeğin parıltısı gözleri almaktadır:

    Muhammed Esed

    Görmüyor musun, bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine yığan ve derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Ve gökten doluyla yüklü (bulut) dağları indiriveren ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırır(ken) dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de onu uzak tutan Allah'tır!

    Ahmed Hulusi

    Görmedin mi ki Allah bulutları (fikirler) sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor (onları hikmetle bütünleştirip), sonra üst üste yığıyor (sistem ve düzen)! Böylece yağmurun (rahmetin) onların aralarından çıktığını görürsün. . . Semadan, dağlar misali bulutlardan (rahmet kaynağından) dolu (hakikat ilmi sağanağı) boşanır. . . Onu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediği kimseden de çevirir! Onun şimşeğinin (tecelli-i zat'ı berki = anlık şuurda parlayan zata dönük hakikat müşahedesi) şiddetli parıltısı neredeyse görülesileri görülmez eder!

    Ali Bulaç

    Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; (bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır!

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları kaynaştırıp, birbirlerinin üstüne yığdığını görmüyor musun? Sonunda, onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Ve gökyüzündeki yüklü dağlardan dolu indirerek, dilediği kimseye onu isabet ettirir; dilediği kimseden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi yok eder. dipnot 286

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 286
      İşte, bir bilgi ayeti: Yeryüzündeki suların büyük bir bölümü sürekli olarak yer değiştirir. Kesintisiz olarak yinelenen bu değişim düzenine Çevrim denilir. Bulutlar, buharlaşarak gökyüzüne yükselen sularla oluşur. Bulutların yeniden suya dönüşerek yeryüzüne yağmur olarak inişleri, bu olağanüstü çevrim düzeninin sonucudur. Dolu konusuna gelince; yakın dönemlere değin, düşen yağmur damlalarının sıfır ısıda doluya dönüştüğü sanılıyordu. Kule tipi bulutlarda hava dolaşımına kapılan bulut parçalarının, bulut içindeki sıfır ve -40° düzeylerinden geçerken katmanlar biçiminde büyümesi sonucunda dolunun oluştuğu artık öğrenildi. Bir dolu tanesinin bulut içerisinde kaç kez dolaştığı, dolu tanelerinin kesitindeki katmanlar sayılarak görülebilir.

    Bayraktar Bayraklı

    Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip sonra üst üste yığıyor. Sen de onların arasından yağmur yağdığını görüyorsun. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir. Dilediğine onu uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözlerini kör edecektir!

    Edip Yüksel

    Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Baksana şu gerçeğe, Allah bir bulut sevk ediyor, sonra onun açıklığını birleştiriyor, sonra onu yoğunlaştırıyor da sen onun içinden yağmurun çıktığını görüyorsun. Bir de gökten, ondaki dağlardan bir dolu yağdırıyor ve onu dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden uzaklaştırıyor. Şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Baksan a şu hakıykate: Allah, bir bulut sevk ediyor sonra onun açıklığını te'lif eyliyor, sonra onu teraküm ettiriyor da yağmuru görüyorsun hılalından çıkıyor, bir de o Semadan, ondaki dağlardan bir tolu indiriyor da dilediğini onunla musab kılıyor ve dilediğinden onu bertaraf ediyor, Şimşeğinin parıltısı hemen hemen gözleri alıverecek

    Erhan Aktaş

    Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıkardığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

    Gültekin Onan

    Görmedin mi ki, Tanrı bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

    Hasan Basri Çantay

    Görmedin mi şu hakıykatı ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri üstüne binmiş) bir yığın haaline getiriyor. İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor. (Allah), içinde dolu bulunan gökden (yukarıdan) ba'zı dağlar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musiybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri çalıb kamaşdırır.

    İbni Kesir

    Görmedin mi ki; Allah, bulutları sürer, sonra onları bir araya getirip üst üste yığar. Ve sen, onların arasından yağmurun yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de dilediğini ona uğratır ve dilediğinden onu uzak tutar. Onun şimşeğinin pırıltısı, neredeyse gözleri alıverecek.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Görmüyor musun ki Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor? İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alır.

    Süleyman Ateş

    Görmedin mi Allah bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

    Süleymaniye Vakfı

    Şunu da görmedin mi! Allah bulutları hareket ettirir, sonra birbirleriyle birleştirir, sonra onları yığın haline getirir. Aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, gökteki dağ gibi bulutlardan, dolu indirir de dilediğinin üzerine onu isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar dipnot 1 . Şimşeğinin parıltısı da gözleri kör edecek gibi olur dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hiç görmedin mi Allah, bulutları sürüklüyor, sonra bir birine kaynaştırıyor; sonra yığın haline getiriyor. Sonra arasından yağmur çıktığını görürsün. Gökteki dağdan (dağ gibi buluttan) dolu indirip doluya tutulmasını tercih ettiği kimselerin tepesine yağdırıyor. Kimilerinden de onu uzak tutmayı tercih ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı gözleri çıkaracak gibidir.

    Şaban Britch

    Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

    Şaban Piriş

    Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Görmedin mi, Allah, bulutları sürüyor, sonra onları kaynaştırıp iç içe sokuyor, sonra onları birbiri üstüne yığıyor. Nihayet, onların arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor, dilediğinden de onu yan geçiriyor. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse gözleri alıp götürecek.

  4. Nûr suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 44. ayet. يُقَلِّبُ ٱللَّهُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّأُو۟لِى ٱلْأَبْصَٰرِ

    Diyanet İşleri

    Allah, geceyi ve gündüzü döndürüp duruyor. Şüphesiz bunda basiret sahibi olanlar için bir ibret vardır.

    Mehmet Okuyan

    Allah gece ile gündüzü birbirine çeviriyor. Şüphesiz ki bunda, öngörü sahipleri için bir ibret vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    (işte böyle), gece ve gündüzü de Allah evirip çevirmektedir. Bakın, bütün bunlarda görecek gözü olanlar için mutlaka alınacak ibretler vardır.

    Muhammed Esed

    Geceyle gündüze yer değiştiren Allah'tır; ve bunda da görmesini bilenler için, şüphesiz, (çıkarılacak) bir ders vardır!

    Ahmed Hulusi

    Allah geceyi ve gündüzü birbirine dönüştürüyor (müşahede, içsellikle {enfüsi} dışsallık {afaki} arasında yer değiştirmede)! Muhakkak ki bunda basiret sahipleri için bir ibret vardır.

    Ali Bulaç

    Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Gerçekten bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, gece ile gündüzü birbirine çeviriyor.Şüphesiz bunda basiret sahipleri için mutlak bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah, geceyi ve gündüzü çevirir. Aslında, işte bunda, görmesini bilenler için kesinlikle bir ders vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah geceyi ve gündüzü birbiri ardından getirir. Doğrusu, gözlem yapanlar için bunda dersler vardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH gece ile gündüzü çevirip kontrol eder. Gözleri olanlar için elbette bunda bir ders vardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH gece ile gündüzü çevirip kontrol eder. Gözleri olanlar için elbette bunda bir ders vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah gece ile gündüzü ardarda çeviriyor. Şüphe yok ki, bunlarda gözü olanlar için kesin bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah, geceyi gündüzü taklib ediyor, şübhe yok ki bunlarda gözü olanlar için muhakkak bir ıbret vardır

    Erhan Aktaş

    Allah, geceyi ve gündüzü sürekli değiştirir. Kuşku yok ki, elbette bunda basiret dipnot 1 sahipleri için ibretler vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Basiret, doğru algılama, doğru idrak etme, gerçeği ve doğruyu görme, kavrama ve anlama yetisi; kavrayış, sezgi ve aydınlanma demektir. Basiret kelimesi, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, geceyi ve gündüzü sürekli değiştirir. Kuşku yok ki, elbette bunda basiret dipnot 1 sahipleri için ibretler vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru algılama, idrak etme, gerçeği görme, kavrama yeteneği ve aydınlanma. "Basiret sözcüğü, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, geceyi ve gündüzü sürekli değiştirir. Kuşku yok ki, elbette bunda basiret dipnot 1 sahipleri için ibretler vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kavrayış, gerçeği görme yeteneği; gerçeği kavrayarak, gerçeği görerek, bilgi ve kanıta dayalı olarak düşünme.

    Gültekin Onan

    Tanrı, gece ile gündüzü evirip çevirir (kallibu). Gerçekten bunda basiret sahipleri için birer ibret vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah gece ile gündüzü evirib çeviriyor. (Bütün) bunlarda (görür) gözlere malik olanlar için elbette birer ibret vardır.

    İbni Kesir

    Allah; gece ile gündüzü evirip çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibret vardır.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, gece ve gündüzü çevirip birbirinin ardından getirir. Doğrusu basiret sahibi olanlar için bunda ibretler vardır.

    Süleyman Ateş

    Allah gece ile gündüzü çevirir. Kuşkusuz gözleri olanlar için bunda bir ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, gece ile gündüzü döndürüp durur dipnot 1 . İleri görüşlüler dipnot 2 için bunda kesinlikle alınacak dersler vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      "İleri görüşlüler" anlamı verdiğimiz ifade "uli'l-ebsar (اُولِى الْاَبْصَارِ)"dır. Gerçekleri basiretle görme yeteneğine sahip olanlar anlamına gelir (Al-i İmran 3/13, Haşr 59/2).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah gece ile gündüzden birini sürekli diğerinin yerine koyar. Gözleri olanlar için bunda tam bir ibret vardır.

    Şaban Britch

    Allah, gece ve gündüzü çevirip, birbirinin ardından getirir. Doğrusu basiret sahibi olanlar için bunda ibretler vardır.

    Şaban Piriş

    Allah, gece ve gündüzü ters çevirir. Doğrusu gözleri olanlar için bunda ibretler vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, gece ile gündüzü evirip çeviriyor. Gözleri olanlar için bunda elbette bir ibret vardır.

  5. Nûr suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 45. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَآبَّةٍ مِّن مَّآءٍ فَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ بَطْنِهِۦ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ رِجْلَيْنِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰٓ أَرْبَعٍ يَخْلُقُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan

    Allah her canlıyı sudan yaratmıştır. dipnot 1 İşte onlardan kimi karnı üzerinde yürür (sürünür); kimi iki ayak üzerinde yürür; kimi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır; şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Enbiyâ 21:30. ayetle birlikte okunmalıdır. Bu ayette canlılığın kaynağında suyun bulunduğu gerçeğine dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette "sürüngen", "iki ayaklı" ve "dört bacaklı" şeklinde canlıların üç ana kategorisine dikkat çekilmekte, ancak "Allah dilediğini yaratır" ifadesiyle de bunların dışında daha başka özellikteki canlılara işaret edildiği gibi başka canlı türlerinin de yaratılabileceği mesajı verilmek istenmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine her tür canlıyı sudan yaratan da Allah'tır: son tahlilde onlardan kimi karnı üzerinde sürünmektedir; kimi iki ayağı, kimi de dört ayağı üzerinde yürümektedir. Allah dilediğini yaratır; şundan emin olun ki, Allah her şeye güç yetirendir.

    Muhammed Esed

    Ve bütün canlıları sudan yaratan Allah'tır; öyle ki, kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayağı, kimi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır; çünkü O, gerçekten de her şeye kadirdir.

    Ahmed Hulusi

    Allah her DABBE'yi (canlı - hareketliyi) sudan yarattı. . . Onlardan kimi karnı üzerinde yürür, onlardan kimi iki ayak üzerinde yürür ve onlardan kimi de dört ayak üzerinde yürür. . . Allah (bunlarda) dilediğini halk eder. . . Muhakkak ki Allah her şey üzerine Kaadir'dir.

    Ali Bulaç

    Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, her canlıyı sudan (nutfeden) yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yaratır; şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, tüm yaratıkları sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde yürür, kimi iki ayağı üzerinde yürür, kimi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah, her şeye Gücü Yetendir. dipnot 287

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 287
      İşte, bir bilgi ayeti: Tüm canlıların yapı taşı olan hücrelerin ortalama %70'i sudur. Beynimizin %70'i ve kanımızın %80'i sudan oluşur. İnsan, hiçbir şey yemeden bir aydan daha çok yaşayabilir, ama susuzluğa ancak bir hafta dayanabilir. Yeryüzünde denizlerin kapladığı alanın, insan bedeninde suyun kapladığı alanın tıpkısı olması da sıradan bir örtüşme değildir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, bütün canlıları sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla yürür, kimi de dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Doğrusu Allah'ıngücü her şeye yeter.

    Edip Yüksel

    ALLAH bütün canlıları sudan yaratır. Onlardan kimi karnı üzerinde hareket eder, kimi iki ayakları üzerinde yürür, kimi de dört ayak üzerinde yürür. ALLAH dilediğini yaratır. ALLAH her şeye gücü yetendir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Milyonlarca yıl önce iki ayak üzerinde yürümeye başlayan memelinin iki ayak üzerinde yürümeye başlaması, beynin gelişmesi ve insan haline dönüşmesi için kritik bir nokta olarak değerlendirilir. İki ayak üzerinde yürümek ilk başta basit bir ayrım gibi gözükse de Homo Erektus'un alet kullanmasında ve beyninin gelişerek bilinç sahibi olmasında, yani Homo Sapiens'in (Adem'in) yaratılmasında önemli bir role sahiptir. * Bak 15:26-28.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH bütün canlıları sudan yaratır. Onlardan kimi karnı üzerinde yürür, kimi iki ayakları üzerinde yürür, kimi de dört ayak üzerinde yürür. ALLAH dilediğini yaratır. ALLAH her şeye gücü yetendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah her hayvanı bir sudan yarattı. Öyle iken kimi karnı üzerinde yürür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört ayak üstünde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah, her şeye gücü yetendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Allah her hayvanı bir sudan yarattı, öyle iken kimisi karnı üstü yürüyor, kimisi iki ayak üzerine yürüyor, kimisi de dört ayak üzeri yürüyor, Allah, ne dilerse yaratır, hakikat Allah, her şeye kadir, çok kadir

    Erhan Aktaş

    Allah, hareket eden her canlıyı sudan yarattı. Onların kimisi karnı, kimisi iki ayağı, kimisi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah'ın Her Şeye Gücü Yeter.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, hareket eden her canlıyı sudan yarattı. Onların kimisi karnı, kimisi iki ayağı, kimisi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah'ın Her Şeye Gücü Yeter.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, hareket eden her canlıyı sudan yarattı. Onların kimisi karnı, kimisi iki ayağı, kimisi de dört ayağı üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Kuşkusuz, Allah'ın Her Şeye Gücü Yeter.

    Gültekin Onan

    Tanrı her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Tanrı, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Tanrı, her şeye güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah her hayvanı sudan yaratdı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde yürüyor, kimi iki ayağı üstünde yürüyor, kimi de dört (ayağı) üstünde yürüyor. Allah ne dilerse yaratır. Çünkü Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.

    İbni Kesir

    Allah; hareket eden her canlıyı sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla yürür, kimi de dört ayakla yürür. Allah; dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah; her şeye kadirdir.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Görmedin mi? Gerçekten de semalarda ve arzda kim varsa ve sürüler halindeki uçan ne varsa onu üstte tutmaktadır. Hepsi de salatını da tesbihini de bilir. (Salat; bağlantı iletişim kurma anlamında) Allah yaptıklarınızı bilendir. Semaların ve arzın egemenliği / mülkiyeti Allah’ındır, dönüş Allah’adır. Görmedin mi? Allah gerçekten bulutları sürüklüyor, sonra onları birbirine yakınlaştırıyor sonra onları kümeliyor / yığın haline getiriyor ve arasından yağmurun çıktığını görüyorsun, sonra dağdan ve gökten yağışı indiriyor ve istediği kişiye onu nasip ediyor, istediğinden de onu uzak ediyor / savıyor (Ona nasip olmuyor) Şimşeğin neredeyse görüşleri giderecek / gözlerini alacak parlaması var. Allah geceyi ve gündüzü dönüştürüyor, işte bunda göz sahipleri için ibret / örnek alınacak şey vardır . Allah yaratığı, sudan yarattı, o yaratıklardan karnı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan iki ayağı üzere yürüyenler var, o yaratıklardan dördü üzerinde / dört ayağı üzerinde yürüyenler var, Allah istediğini yaratır, Allah kesinlikle her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, her canlıyı sudan (nutfeden) yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.

    Süleyman Ateş

    Allah her canlıyı sudan yarattı; onlardan kimi karnı üzerinde (sürünerek) yürür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört (ayak) üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye kadirdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah her hareketli canlıyı sudan yarattı. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört ayak üstünde yürür. Allah, yaptığı tercihe göre yaratır. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.

    Şaban Britch

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. Bunlardan bir kısmı karnı üzerinde yürür. Kimi iki ayak üstünde yürür, kimi de dört ayak üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah’ın her şeye gücü yeter.

    Şaban Piriş

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. Bunlardan bir kısmı karnı üzerinde yürür. Kimi iki ayakla yürür, kimi de dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah'ın herşeye gücü yeter.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, tüm canlıları sudan yarattı. Onlardan kimileri karnı üzerinde yürür, kimileri iki ayak üstünde yürür, kimileri de dört ayak üstünde... Allah dilediğini yaratıyor, Allah her şeye kadirdir.

  6. Nûr suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nûr suresi, 46. ayet. لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَٰتٍ مُّبَيِّنَٰتٍ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki apaçık ayetler indirdik. dipnot 1 Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın Kur'an'da verdiği bilgilerin apaçık olduğu belirtilmek üzere bu surenin 1, 34 ve 46. ayetlerinde [âyâtin (mü)beyyinâtin] (apaçık ayetler) ifadesi üç kez kullanılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:213, 142, 272; En‘âm 6:88; Yûnus 10:25; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; Nûr 24:35; Kasas 28:56; Fâtır 35:8; Zümer 39:23; Şûrâ 42:13; Müddessir 74:31.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Biz, hakikati bütün açıklığıyla ortaya koyan ayetler indirmişizdir; bununla Allah (isteyen) kimseyi dosdoğru bir yola yöneltmeyi diler.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlar indirdik; fakat, yine de Allah (doğru yola gerçekten ulaştırılmak) isteyen kimseyi doğru yola eriştirir.

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki açıklayıcı işaretler inzal ettik. Allah dilediğini sırat-ı müstakime hidayet eder.

    Ali Bulaç

    Andolsun biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz apaçık âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidâyet eder.

    Ali Rıza Safa

    Gerçek şu ki, açıklayan ayetler indirdik. Çünkü Allah, dilediğini dosdoğru yola eriştirir.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz her şeyi güzelce açıklayan ayetler indirdik. Allah, dileyeni doğru yola iletir.

    Edip Yüksel

    Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/ dileyeni dosdoğru yola iletir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz. ALLAH dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki, gerçekten açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru bir caddeye iletir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun ki cidden beyan edici ayetler indirdik ve kimi dilerse Allah, doğru bir caddeye hidayet eyler

    Erhan Aktaş

    Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, hak eden dipnot 1 kimseyi dosdoğru yola iletir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal olarak dilediğini: Dilediğini demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir. Ayetteki "Şae" sözcüğü, "dilediğini" anlamının yanı sıra, "şey edeni", "gayret göstereni", "bir şey yapmak isteyeni" anlamına da gelmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki apaçık ayetler indirdik. Allah, dileyen kimseyi dosdoğru yola iletir.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz açıklayıcı ayetler indirdik. Tanrı, dilediğini doğru yola yöneltip iletir.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki biz açık açık ayetler indirdik. Allah, kimi dilerse onu doğru yola iletir.

    İbni Kesir

    Andolsun ki Biz; açıklayıcı ayetler indirdik, Ve Allah; dilediğini doğru yola iletir.

    Mehmet Alagaş

    (46-57) Kesin olan şu ki, biz apaçık ay etler indirdik, Allah , istediğini istikameti doğru olan yola sokar . Diyorlar ki, Allah’a ve Resulüne iman ettik ve itaat ettik, sonra onlardan bir bölümü, bunun ardından yüz çevirdi, işte bunlar mümin değildir. Ne vakit aralarında ki bir kararın verilmesi için, Allah’a ve Resulüne çağrıldıklarında onlardan bir bölüm sırtını döner, eğer onlar için bir hak varsa boynu bükük halde (Ellerini ovuşturan boynu büküklerden bunlar) onları / haklarını almaya gelirler. Kalplerinde hastalık mı var? yahut kuşkuları mı var? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine adaletsizlik edeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis işte bunlar zalimlerdir. Aralarında karar verilmek üzere Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları vakit müminlerin sözleri, işittik ve uyduk şeklinde olmalıdır, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a Resulüne uyarsa ve Allah’tan tedirgin olursa ve O’ndan sakınırsa, işte bunlar başarıya erenlerdir. Emredersen eğer çıkacaklarına dair yeminlerinin var güçleri ile Allah’a yemin ettiler deki yemin etmeyin, bilinen tanınan / normal / maruf bir şekilde itaat edin yeter , muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberi olandır. Deki Allah’a ve O’nun Resulüne uyun, eğer yüz çevirirseniz, yüklendiği O’nun aleyhinedir, sizin yüklendikleriniz de sizin aleyhinizedir , eğer ki O’na itaat ederseniz sizi yola sokar , Resule düşen görev sadece apaçık bilgilendirmektir / tebliğdir. (Tebliğ: mesajlar la ilgili bilgilendirme yapmaktır.) Allah sizden iman eden ve ıslah edici faaliyetler yapanları işte onları tıpkı onlardan öncekiler gibi yerde / arzda, sonraya kalan / devralanlar yapacağını / halife yapacağını vaat etti , onlara hoşnut olduğu / razı olduğu dinilerini yaşamaları amacıyla imkân vereceğini de vaat etti, onların, korkularının ardından güvenle / emniyetle yer değiştireceklerini vaat etti, bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayı , bundan sonra her kim yok sayarsa / görmezden gelirse işte bunlar yoldan çıkmış olanlardır. Namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Resule uyun ki böylelikle belki esirgenirsiniz. Kafirlerin, yerde / arzda aciz bırakabileceklerini değerlendirme / öyle hesap etme , onların barınakları ateştir ve ne kötü varılacak bir yerdir / varış yeridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun, biz apaçık ayetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola hidayet eder (yöneltir).

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz, (gerçekleri) açıklayan ayetler indirdik. Allah dilediğini, doğru yola iletir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah doğruları terci edeni doğru bir yola yöneltir.

    Şaban Britch

    Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.

    Şaban Piriş

    Apaçık ayetler indirmişizdir. Allah, dilediği kimseyi dosdoğru yola yöneltir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, biz açık seçik bilgiler veren ayetler indirdik. Allah, dilediğini/dileyeni dosdoğru yola iletiyor.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.