Diyanet İşleri
(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Secde suresi · 10–14. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ
(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
(İnkârcılar) "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?" derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.
Bir de kalkıp derler ki: "Yani biz toprağın içinde kayıplara karışınca mı? Sahiden de biz yeniden yaratılacak mıyız?" Aslında (bu tavırlarıyla) onlar, Rablerinin huzuruna çıkıp (hesap vermeyi) inkar etmektedirler.
Nitekim (çoğu) insanlar, "Ne! Biz (ölüp) toprağın altında kaybolduktan sonra yeni bir yaratılış eylemi sonucunda (hayata yeniden döndürülmüş) mü olacağız?" derler. Hayır, ama (böyle söyleyerek) Rablerine kavuşacakları gerçeğini inkar ederler!
Dediler ki: "Yerde yok olduktan sonra, biz mi yeni bir yapı ile yaşama devam edeceğiz?" Hayır, onlar, Rablerinin (Esma'sıyla) varlıklarında açığa çıkışı farkındalığını yaşamayı (likasını) inkar edenlerdir.
Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.
«Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız?» derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Dediler ki: "Yeryüzüne karışarak yitip gittiğimizde mi? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Hayır! Onlar, Efendilerine kavuşmayı inkar ediyorlar.
"Toprağın içinde kaybolduğumuzda, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" derler. Gerçekten onlar, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Ve, "Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Doğrusu, onlar Efendi'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.
Ve, 'Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?' dediler. Doğrusu, onlar Rab'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.
Bir de: "A! Yeryüzünde kaybolup gittikten sonra mı, gerçekten biz mi muhakkak yeni bir yaratılışta olacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı inkar eden kafirlerdir.
Bir de: a! Arzda gaib olduğumuzda mı? Cidden biz mi muhakkak yeni bir hılkatte olacağız? dediler, fakat onlar rablarının likasını (huzuruna varacaklarını) inkar eden kafirlerdir
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar rablerine kavuşmaya küfredenlerdir.
Dediler ki: "Biz yerde (çürüyüb) gaalib olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışda (bulunacağız)"? Evet, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edicidirler.
Dediler ki: Toprağa karışıp yok olduktan sonra mı, biz, yeniden yaratılacağız. Evet onlar; Rabblarına kavuşmayı inkar edenlerdir.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
(Kâfirler dediler ki:) “Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız?" Hayır! Onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
"Biz toprakta kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?" dediler. Doğrusu onlar, Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.
Dediler ki: "Toprakta kaybolup gitmişken mi, biz gerçekten yeni bir yaratılışla mı (diriltileceğiz) dipnot 1 ?" Aslında onlar Rablerinin huzuruna varmayı göz ardı edenlerdir dipnot 2 .
Kimileri şöyle der: Yani toprağın içinde kaybolduğumuzda yeniden yaratılacağız öyle mi?" Aslında göze alamadıkları Rableriyle yüzleşmektir.
Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Hayır! Onlar, Rableri ile karşılaşacaklarına kâfir idiler.
-Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Aslında onlar, Rab'leri ile karşılaşmayı inkar ediyorlar!
Şöyle dediler: "Toprakta kaybolup gittiğimiz zaman mı, o zaman mı yeni bir yaratılış içinde olacağız!" Gerçek şu ki, onlar herşeyden önce, Rablerinin huzuruna varmayı inkar ediyorlar.
Secde suresi, 11. ayet. قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
De ki: "Size vekil kılınan (görevlendirilen) ölüm meleği dipnot 1 sizi vefat ettirecek, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
De ki: "Sizin için görevlendirilmiş ölüm meleği (nasıl olsa) sizin canlarınızı alacak; en sonunda Rabbinize döndürüleceksiniz.
De ki: "Sizin için görevlendirilmiş olan ölüm meleği (bir gün) sizi toplayacak ve sonra (hep birlikte) Rabbinize döndürüleceksiniz".
De ki: "Sizde (yapınızda mevcut) vekil kılınmış (işlevlendirilmiş) Melek'ül Mevt (ölüm kuvvesi - biyolojik bedensiz olarak ruh bedenle yaşama çekiş kuvvesi) sizi vefat ettirir (bedeninizden ayırır)! Sonra Rabbinize rücu ettirilirsiniz (Hakikatinizin ne olduğu fark edersiniz). "
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız."
De ki: Size vekil kılınan (bu konuda görevlendirilen) ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak. Sonra, Efendinize döndürüleceksiniz!" dipnot 350
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
De ki: "Üzerinize görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Efendinize döndürüleceksiniz."
De ki, 'Üzerinize görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak ve sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.'
De ki: "Size tayin edilmiş olan ölüm meleği canınızı alacak, sonra döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz!"
De ki size müvekkel kılınmış olan melekül'mevt canınızı alacak, sonra döndürülüb rabbınıza götürüleceksiniz
De ki: "Size vekil kılınan dipnot 1 ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz. dipnot 2 "
De ki: "Size vekil kılınan dipnot 1 ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz. dipnot 2
De ki: " Size vekil kılınan dipnot 1 ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz. dipnot 2
De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra rabbinize döndürülmüş olacaksınız."
De ki: Size müvekkel olan ölüm meleği canınızı alacak. (Ondan) sonra da Rabbinize döndürül (üb götürüleceksiniz".
De ki: Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbınıza döndürüleceksiniz.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.''
De ki: "Üzerinize vekil edilen ölüm meleği, canınızı alır, sonra Rabbinize döndürülürsünüz."
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği dipnot 1 sizi vefat ettirecek dipnot 2 ve daha sonra Rabbinizin huzuruna çıkarılacaksınız."
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği ruhunuzu dipnot 1 alacak ve daha sonra (diriltilip) Rabbinizin huzuruna çıkarılacaksınız
Size vekil/görevli kılınan ölüm meleği sizin canınızı alacak sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz, de!
- Size memur edilen ölüm meleği sizin canınızı alacak sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz, de!
Söyle onlara: "Size vekil edilen ölüm meleği canınızı alır, sonra doğrudan doğruya Rabbinize döndürülürsünüz."
Secde suresi, 12. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا۟ رُءُوسِهِمْ عِندَ رَبِّهِمْ رَبَّنَآ أَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَٱرْجِعْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا إِنَّا مُوقِنُونَ
Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve "Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!" dipnot 1 diyecekleri zamanı bir görsen!
Günahı hayat tarzı haline getirenleri Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: "Rabbimiz, (İşte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler yapalım! Çünkü (yeniden dirilişe) ikna olmuş bulunuyoruz."
Keşke, günaha batmış olanların (Hesap Günü) Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek, "Ey Rabbimiz! (Şimdi) görmüş ve duymuş olduk. Öyleyse bizi (yeryüzündeki hayatımıza) geri döndür ki doğru ve yararlı işler yapalım, çünkü (artık hakikate) kani olduk!" dedikleri zaman(ki hallerini) bir görsen!
Suçlular (hakikat bilgisini inkar edenler), Rablerinin indinde başlarını eğmişler: "Rabbimiz. . . Gördük gerçeği ve algıladık! Geri döndür bizi (dünya - beden yaşamına da), gerekli çalışmaları uygulayalım! Doğrusu biz ikan sahibiyiz (artık)" (derler) iken (onları) bir görsen!
Suçlu günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!
Suçluları, Efendilerinin karşısında başlarını öne eğmiş durumdayken bir görseydin? "Efendimiz! Gördük ve duyduk. Bizi geri döndür de erdemli edimler yapalım; kuşkusuz, artık biliyoruz!"
O suçluların, Rabblerinin huzurunda başlarını eğerek, "Ey Rabbimiz!Gördük, duyduk. Artık bizi dünyaya geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz kesin olarak inandık" diyecekleri anı bir görsen!
Suçluları, Efendi'leri huzurunda başlarını öne eğmiş durumda iken bir görseydin: "Efendimiz, gördük ve işittik. Bizi döndür de erdemli davranalım. Şimdi biz kesin olarak onayladık." dipnot 1
Suçluları, Rab'leri huzurunda başlarını öne eğmiş durumda iken bir görseydin: 'Rabbimiz, gördük ve işittik. Bizi döndür de erdemli davranalım. şimdi biz kesin olarak inandık.'
Bir görsen o zaman suçluları; Rablerinin huzurunda başlarını eğmişler: "Ey Rabbimiz, gördük ve dinledik. şimdi bizi geri çevir de, iyi bir amel işleyelim; çünkü biz kesin inanç sahibi olduk." derlerken.
Görsen o vakıt ki mücrimler rablarının huzurunda başlarını eğmişler: rabbena! Gördük, dinledik şimdi bizi geri çevir salih bir amel işliyelim, zira yakin hasıl ettik derlerken
Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı dipnot 1 yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!
Mücrimleri, Rabblerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı dipnot 1 yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!
Suçluları, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı dipnot 1 yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde inandık." derlerken bir görsen!
Suçlu günahkarları, rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen.
Günahkarların, Rableri huzuurunda: "Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyaye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat'i suretde inananlarız" (diye diye) sernügun (olacakları) zaman sen görsen (onları)!
Suçluları Rabblarının huzurunda başları öne eğilmiş olarak: Rabbımız, gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de salih amel işleyelim. Gerçekten biz, kesin olarak inandık, derlerken bir görsen.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
Günahkârları Rablerinin huzurunda başlarını eğip: “Rabbimiz gördük, işittik. Artık bizi geri döndür. Salih amel işleyelim. Gerçekten biz inandık” diyecekleri vakit bir görsen.
Rablerinin huzurunda (utançtan) başlarını öne eğmiş; "Rabbimiz, gördük, işittik, bizi geri döndür, iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık!" demekte olan suçluları bir görsen!
Suçluların, Rablerinin huzurunda başlarını öne eğerek "Rabbimiz, (gerçeği) gözümüzle gördük ve kulağımızla duyduk; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bilgi sahibi kimseleriz dipnot 1 ." dedikleri sıradaki hallerini bir görsen!
Rablerinin huzurunda başlarını öne eğdikleri sırada bu günahkarları bir görsen! Hepsi şöyle der: "Rabbimiz, gerçeği gördük ve anladık; bizi geri çevir de iyi işler yapalım; artık kesin bir kanaatimiz oluştu"
Suçluları, Rablerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: Rabbimiz, gördük ve işittik, bizi yeniden döndür de salih amel işleyelim, artık biz kesin olarak iman ettik (derler).
Suçluları, Rab'lerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: -Rabbimiz, gördük ve anladık, bizi yeniden döndür de doğru olanı yapalım, artık biz kesin olarak inandık.
Günahkarları, Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş olarak şöyle derken bir görsen: "Rabbimiz; gördük, duyduk, geri gönder bizi ki hakka ve barışa yönelik iyi iş yapalım. Artık kesin olarak inanıyoruz."
Secde suresi, 13. ayet. وَلَوْ شِئْنَا لَـَٔاتَيْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدَىٰهَا وَلَٰكِنْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ مِنِّى لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ
Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.
Biz dileseydik elbette herkese hidayetini verirdik. dipnot 1 Fakat "Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım!" diye benden kesin söz çıkmıştır. dipnot 2
İmdi eğer Biz isteseydik, herkesi doğru yola (zorla) sokardık; fakat (bunu istemedik) ki, (iyiler kötülerden seçilsin de) tarafımdan verilmiş bulunan "Mutlaka cehennemi görünmeyen varlıkların ve insanların (kötüleriyle) tıka basa dolduracağım" sözü gerçekleşsin.
Eğer dileseydik her insanı doğru yola ulaştırırdık fakat (böyle olmasını dilemedik ve sonuçta) şu vaadim doğru çıkacak: "Cehennemi mutlaka görünmeyen varlıklar ve insanlarla dolduracağım!"
Eğer dileseydik, her benliğe kendi hakikatini elbette fark ettirirdik! Ne var ki benden: "Cinlerden ve insanlardan oluşan toplulukla cehennemi elbette dolduracağım" sözü hak olmuştur.
Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (inkar edenlerle) tamamıyla dolduracağım."
Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, «cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım» diye benden kesin söz çıkmıştır.
Eğer dileseydik, her benliği doğru yola eriştirirdik. Fakat "Cehennemi, cinlerle ve insanlarla kesinlikle dolduracağım!" sözü gerçekleşecektir.
Biz dileseydik herkesi doğru yola iletirdik. Fakat, "cehennemi tamamen cinlerden ve insanlardan dolduracağım" diye söz verdim.
Dileseydik herkese hidayetini verirdik. Ancak, cinlerin ve insanların bir kısmıyla cehennemi topluca dolduracağıma dair sözüm gerçekleşmiştir. dipnot 1
Dileseydik herkese hidayetini verirdik. Ancak, cinlerin ve insanların bir kısmıyla cehennemi topluca dolduracağıma dair sözüm gerçekleşmiştir.
Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: "Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!"
Eğer dilemiş olsa idik her nefse hidayetini verirdik ve lakin benden şu kavil hakk oldu: elbette ve elbette Cehennemi dulduracağım bütün cinlerle insanlardan
Eğer dileseydik, herkese elbette hidayetini verirdik. dipnot 1 Fakat Ben'den söz dipnot 2 hak oldu: "Cehennem'i tamamen cinn ve insanlardan dolduracağım dipnot 3 ."
Eğer dileseydik, herkese elbette hidayetini verirdik. dipnot 1 Fakat Ben'den söz dipnot 2 hak oldu: "Cehennemi tamamen cin ve insanlardan dolduracağım." dipnot 3
Eğer dileseydik, herkese elbette hidayetini verirdik. dipnot 1 Fakat Ben'den söz dipnot 2 hak oldu: "Cehennemi tamamen cin ve insanlardan dolduracağım." dipnot 3
Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (inkar edenlerle) tamamıyla dolduracağım."
Eğer biz dileseydik herkesi elbette hidayete erdirirdik. Fakat benden (saadır olan şu): "Cehennemi bütün cinlerden, insanlardan muhakkak dolduracağım" sözü hak olmuşdur.
Eğer Biz isteseydik; herkesi elbette hidayete erdirirdik. Fakat: Cehennemi tamamen cinn ve insanlarla dolduracağım, diye Benden hak söz sadır olmuştur.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
Eğer biz dileseydik her nefse elbette hidayetini verirdik, fakat benden sadır olan: “Cehennemi bütünü ile cinlerden ve insanlardan elbette dolduracağım” sözü hak olmuştur.
Dileseydik, herkese hidayetini verirdik, (herkesi doğru yola iletirdik). Fakat benden "Mutlaka cehennemi, cinlerden ve insanlardan bir kısmiyle tamamen dolduracağım!" kararı çıkmıştır.
Tercihi biz yapsaydık dipnot 1 kesinlikle herkesi hidayete erdirirdik dipnot 2 . Ama benim şu sözüm gerçekleşecektir: "Cehennemi tamamen (şeytanlara uyan) cinler ve insanlarla dolduracağım dipnot 3 ."
"Yola gel" diye emretsek dipnot 1 herkesi yola getirirdik, fakat şu sözün bana ait olduğu doğrudur: "Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım."
Dileseydik, her nefse hidayetini verirdik. Fakat; “Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım” sözü benden hak olmuştur.
Dileseydik, herkesi doğru yola iletirdik. Fakat; "Cehennemi tamamen cin ve insanlarla dolduracağım" diye söz verdim.
Biz dileseydik, her benliğe hidayetini elbette verirdik. Fakat benden şu yolda söz hak olmuştur: "Yemin olsun, cehennemi tamamıyla cinlerden ve insanlardan dolduracağım."
Secde suresi, 14. ayet. فَذُوقُوا۟ بِمَا نَسِيتُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَآ إِنَّا نَسِينَٰكُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."
(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) "Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; dipnot 1 yaptıklarınız nedeniyle ebedî azabı tadın!"
Haydi, bu buluşma gününü hatırlanmaya değer bulmadığınız için azabı tadın bakalım! Çünkü artık Biz de sizi hatırlanmaya değer bulmuyoruz. Haydi, yapmakta ısrar ettiklerinizden dolayı ebedi mahrumiyeti tadın!
(Ve Allah, günahkarlara şöyle seslenecek:) "O halde, bu (Hesap) Günü'nün gelip çatacağını umursamamanın (cezasını) çekin bakalım şimdi! (Artık) Biz de sizi bıraktık: öyleyse, yapmış olduğunuz (her türlü kötülük)ten dolayı (bu) ebedi azabı tadın!"
Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuzdan dolayı, tadın! Gerçek ki, biz de sizi unuttuk! Yaptıklarınızdan ötürü, sonsuz azabını tadın!
Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.
(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!
"Bu gününüze kavuşmayı unutmuş olmanıza karşılık, artık tadın! Aslında, Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık, tadın sürekli cezayı!"
Suçlulara, "Bu gününüze kavuşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı cezanızı çekin! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı süreli azabı tadın!" denilecektir.
Bugünkü karşılaşmanızı unutmanızın sonucunu tadın, biz de sizi unutacağız. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.
Bugünkü karşılaşmanızı önemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi önemsemeyiz. Yaptıklarınızın bir sonucu olarak ebedi azabı tadın.
O halde bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için (azabı) tadın, işte Biz de sizi unuttuk. Yapıp durduğunuz işler yüzünden tadın ebedi azabı!
O halde tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını, işte biz de sizi unuttuk ve tadın huld azabını yapıb durduğunuz işler yüzünden
Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz dipnot 1 için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. dipnot 2 Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.
Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz dipnot 1 için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. dipnot 2 Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.
Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz dipnot 1 için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. dipnot 2 Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.
Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.
O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azabı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azabı!
Öyleyse şu günümüze kavuşmayı unuttuğunuzdan ötürü tadın azabı. Doğrusu Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonsuz azabı tadın.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
O halde siz bugününüze kavuşmayı unuttuğunuz için tadın. Gerçekten biz de sizi unuttuk. .Şimdi yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın" deriz.
"Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!"
(Onlara şöyle denecek:) "Bugününüze varmayı unutmuş olmanızın karşılığını tadın! Biz de sizi unuttuk dipnot 1 . Yaptıklarınıza karşılık kalıcı olan azabı tadın dipnot 2 ."
Onlara; "Bugünkü yüzleşmeyi umursamamanızın karşılığını görün; biz de sizi umarsamıyoruz. Yaptıklarınıza karşılık sizi hiç bir şekilde öldürmeyecek azabı tadın" deriz.
Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.
Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.
"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonsuzluk azabını tadın."
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.