Diyanet İşleri
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Vâkıa suresi · 13–40. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Çoğu önceki (ümmet)lerdendir.
bir kısmı öncekilerden,
çoğu eski zamanların,
Çoğunluğu önceki (devir)lerdendir.
Bir çoğu geçmiş (ümmet)lerden,
(Onların) çoğu önceki ümmetlerden,
Bir bölümü öncekilerden.
- Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden, dipnot 1
Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden,
Çoğu öncekilerden,
Bir çok evvelinden
Birçoğu öncekilerden.
Birçoğu öncekilerden.
Birçoğu öncekilerden.
Bir çoğu geçmiş (ümmet)lerden,
Bir çok (u) evvelki (ümmet) lerden,
Bir çoğu öncekilerden,
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Bir çoğu öncekilerdendir.
Çoğu öncekilerden,
Onlar, çoğunluğu öncekilerden dipnot 1 olan bir topluluktur;
Onların çoğu eskilerden,
Bir çoğu öncekilerden,
Bir çoğu öncekilerden.
Büyük kısmı öncekilerden,
Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Birazı da sonraki (ümmet)lerdendir.
birazı da sonrakilerden...
ama (sadece) pek azı sonraki dönemlerin (insanları).
Azınlığı sonrakilerdendir.
Birazı da sonrakilerden.
birazı da sonrakilerdendir.
Çok azı da sonrakilerden.
- Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.
Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.
biraz da sonrakilerden,
Biraz da ahirinden
Birazı da sonrakilerden. dipnot 1
Birazı da sonrakilerden. dipnot 1
Birazı da sonrakilerden. dipnot 1
Birazı da sonrakilerden.
biraz (ı) da sonrakilerdendir.
Birazı da sonrakilerden.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Birazı da sonrakilerdendir.
Birazı da sonrakilerden (olan bu insanlar),
birazı da sonrakilerdendir dipnot 1 .
Birazı da sonrakilerdendir.
Birazı da sonrakilerden,
Birazı da sonrakilerden.
Az bir kısmı da sonrakilerden.
Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
(15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.
Emek mahsulü huzur tahtlarına kurulacaklar;
Onlar, altın işlemeli mutluluk tahtlarına (kurulacaklar),
Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (Buradan başlayan cennet tanımlayıcı ayetleri okurken; Ra'd: 35 ve Muhammed: 15. ayetlerde vurgulanan "Meselül cennetilletiy = cennettekilerin MİSALİ - TEMSİLİ" şöyle şöyledir, diye başlayan uyarı göz ardı edilmemelidir. Anlatılanlar temsil yolludur. A. H. )
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedir,
Altın işlemeli tahtlar üzerinde.
- Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.
Lüks mobilyalar üzerinde,
Lüks mobilyalar üzerinde,
cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde,
Murassa' tahtlar üstünde
İşlemeli tahtlar üzerinde.
İşlemeli tahtlar üzerinde.
İşlemeli tahtlar üzerinde.
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
(Onlar) cevherlerle örülmüş tahtlar üzerindedirler,
Murassa tahtlar üzerindedirler.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
(Altın ile) işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Mücevherlerle işlenmiş sedirlere kurulacak dipnot 1 ,
Mücevherlerle süslü tahtlara kurulur.
Süslenmiş tahtlar üzerinde,
Süslenmiş tahtlar üzerinde.
Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,
Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
(15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.
onlara yaslanıp tarifsiz bir (sevinci) paylaşacaklar;
(ve) birbirlerine (sevgi ile) bakarak uzanacaklar.
Karşılıklı kurulmuşlardır.
Karşılıklı yaslanmışlardır.
karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Karşılıklı otururlar.
- Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.
Karşılıklı yaslanmışlardır.
Karşılıklı yaslanmışlardır.
karşı karşıya kurulmuşlar.
Karşı karşıya kurulmuşlar
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
Karşılıklı yaslanmışlardır.
Üstlerinde karşı karşıya yaslanan (bahtiyar) lar olacak.
Karşılıklı olarak üzerinde yaslanırlar.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.
karşılıklı olarak onlara yaslanacaklar dipnot 1 .
Karşılıklı yaslanıp keyifle otururlar.
Karşı karşıya oturup, arkalarına yaslanmışlardır.
Karşı karşıya oturup, arkalarına yaslanmışlardır.
Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.
Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
(17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.
ölümsüz gençlikler onları bekleyecek;
Onları ölümsüz gençlikler bekleyecek,
Çevrelerinde ebedi gençlikleriyle hizmetliler. . .
Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;
Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;
Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır.
- Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.
Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.
Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.
Pırlanır etraflarında muhalled evladlar
Yaşamları sürekli kılınmış gençler dipnot 1 çevrelerinde dolaşırlar.
Yaşamları sürekli kılınmış gençler dipnot 1 çevrelerinde dolaşırlar.
Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşırlar.
Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır.
Ebedi (taze) lige mazhar edilmiş evladlar (hizmet için) etraflarında dolanırlar,
Ölümsüz civanlar etraflarında dolaşırlar.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.
Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır;
Ölümsüzleştirilmiş erkek hizmetçiler çevrelerinde dolaşacak dipnot 1 ,
Ölümsüz genç erkek hizmetçiler çevrelerinde dolaşır durur.
Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.
Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.
Gencecik uşaklar dolanır çevrelerinde. Sürekli hizmete adanmışlardır.
Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
(17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.
tarifsiz güzellikte bir kaynaktan doldurulmuş bir o kadar tarifsiz ibrikler ve kadehlerle sunulan (içecekler);
tertemiz kaynakların suyundan doldurulmuş kaseler, ibrikler ve fincanlarla,
Kaynağında dolmuş ibrikler, sürahiler ve kaselerle. . .
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Tertemiz kaynaklardan doldurulmuş sürahiler, testiler ve kadehlerle. dipnot 489
- Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.
Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.
Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,
Kübler ve ibrıklerle me'ıynden bir piyale
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
"Main" (kaynağın) dan (dolu) büyük kablarla, ibriklerle ve kadehlerle.
Main'den büyük kaplarla, ibrikler ve kadehlerle.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
testiler, ibrikler ve kaynağından doldurulmuş kadehlerle... dipnot 1
Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle gelir giderler.
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.
Tertemiz kaynağından doldurulmuş ibrikler, testiler ve fincanlarla...
Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.
Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.
ne baş döndürür ne de sarhoş eder.
ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)
Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!
Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Ne başları döner ne de sarhoş olurlar.
- Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.
Ne ara verirler ne de yorulurlar.
Ne ara verirler ne de yorulurlar.
bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.
Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevale
Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.
Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Ki bundan baş ağrısına uğratılmayacaklar) gibi akılları da giderilmez.
Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.
(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
İçtikleri şeyden dolayı ne başları ağrıtılacak ne de sarhoş olacaklar dipnot 1 .
İçtikleri, ne başlarını ağrıtır ne de sarhoş olurlar.
Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de akılları giderilir.
Baş ağrısı vermeyen ve sersemleştirmeyen ..
Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.
Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
Tercih ettikleri meyve(ler),
Ve her tür meyve ve kuruyemiş seçeneği...
ve seçebilecekleri her çeşit meyveyle,
Tercih edecekleri meyve;
Arzulayıp seçecekleri meyveler,
(Onlara) beğendikleri meyveler,
Ve beğendikleri meyveler.
- Tercih ettikleri meyveler ile, canlarının çektiği kuş etleri ile nimetlendirilirler,
Ve beğendikleri meyveler...
Ve beğendikleri meyveler...
Meyve beğendiklerinden,
Meyve beğendiklerinden
Ve beğendikleri meyveler,
Ve beğendikleri meyveler,
Ve beğendikleri meyveler,
Arzulayıp seçecekleri meyveler,
Beğeneceklerinden (türlü) meyve (ler),
Beğenecekleri meyveler,
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Beğendikleri meyveler.
Beğendikleri meyva(lar),
(O hizmetçiler) cennetliklerin tercih ettikleri meyveler dipnot 1
Beğendikleri meyveler,
Beğendiklerinden meyveler,
Beğendiklerinden meyveler..
Ve meyveler, gönüllerince seçtiklerinden.
Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
Canlarının çektiği kuş et(ler)i,
Ve canlarının çektiğinden tarifsiz lezzette kuş etleri...
ve canlarının çekebileceği her çeşit kuş etiyle.
Canlarının çektiği kuş eti;
Canlarının çektiği kuş eti.
Canlarının çektiği kuş etleri,
Ve canlarının çektiği kuş etleri.
- Tercih ettikleri meyveler ile, canlarının çektiği kuş etleri ile nimetlendirilirler,
Canlarının çektiği kuş etleri...
Canlarının çektiği kuş etleri...
kuş eti istediklerinden,
Kuş eti istediklerinden
Ve canlarının çektiği kuş etleri,
Ve canlarının çektiği kuş etleri,
Ve canlarının çektiği kuş etleri,
Canlarının çektiği kuş eti.
İştahlanacaklarından kuş et (ler) i ile (etraflarında dolanırlar).
Kuş eti, içlerinin çektiğinden.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Canlarının çektiği kuş etleri.
Canlarının çektiği kuş et(ler)i,
ve canlarının çektiği kuş etleri ile de (dolaşacaklar) dipnot 1 .
Canlarının çektiği kuş etleri ile de dolaşırlar.
Canlarının çektiği kuş etleri,
Canlarının çektiği kuş etleri..
Ve kuş eti iştahlarınca beğendiklerinden.
Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
(22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1
Ve kusursuz bakışlı temiz eşler;
Ve en güzel gözlü saf ve temiz eşler (yanlarında olacak),
Ve Hur-i Iyn (net görüşlü {biyolojik gözün sınırlamalarıyla kayıtlı olmayan} eşler {birkaç beden}; şuur yapı olan "insan"ın özelliklerini yaşatacak, eşi olan bedenler. Tek bilincin tasarrufundaki birden çok bedenle yaşama süreci. A. H. ).
Ve iri gözlü huriler,
iri gözlü huriler,
Ve güzel gözlü eşler.
- Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.
Güzel eşler...
Güzel eşler...
iri gözlü huriler,
Huri ıyn
Güzel bakışlı huriler. dipnot 1
Güzel bakışlı huriler. dipnot 1
Parlak iri siyah gözlüler. dipnot 1
Ve iri gözlü huriler,
(Orada) şahin gözlü huuriler de (vardır),
Şahin gözlü huriler de;
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Ve iri gözlü huriler.
İri gözlü huriler,
Bir de ceylan gözlü huriler dipnot 1 (dolaşacak) dipnot 2 .
Çevrelerinde siyah iri gözlü kadın hizmetçiler (huriler) de dolaşır.
Ve iri gözlü huriler,
Ve iri gözlü huriler..
Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.
Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
(22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1
gün görmemiş inciler gibi...
kabuklarının içinde saklı bulunan inciler gibi.
Saklı (sedefte büyümüş) incilerin misali gibi (Esma hakikatinden oluşmuş ve o özelliklerin açığa çıkışı olan insan şuurundan var olmuş Allah yaratısı bedenler).
Sanki saklı inciler gibi;
saklı inciler gibi
Saklanmış inciler gibilerdir.
- Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.
Korunmuş inciler gibi...
Korunmuş inciler gibi...
saklı inciler gibi,
Saklı inci timsalleri gibi
Korunmuş inci gibi.
Korunmuş inci gibi.
Korunmuş inci gibi.
Sanki saklı inciler gibi;
saklı inci timsalleri gibi.
Saklı inci misali.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Saklı inciler gibi.
Saklı inciler gibi;
Sanki onlar kabuğunda saklı inci gibidir dipnot 1 .
Her biri, sedefinde saklı inciler gibidir.
Sanki sedef içindeki inciler,
Sanki sedef içindeki inciler.. gibi
Titizlikle korunan inciler misali;
Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükafat olarak (verilir.)
(22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1
Önceden yaptıklarının bir ödülü olacak (bunlar);
(Hayatta iken) yaptıklarının bir ödülü (olacak bu).
Yaptıklarının cezası (sonucu)!
Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);
yaptıklarına karşılık olarak (verilir).
Yaptıklarına karşılık.
- Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.
Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.
Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.
işledikleri amellere mükafat için.
İşledikleri amellere mükafat için
Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.
Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.
Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.
Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);
(Bunlar mukarreblerin) işledikleri iyi amel (ve hareket) lere bir mükafat olarak (yapılır).
Yapmakta olduklarına karşılık olarak.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
İşledikleri amellere karşılık olarak (verilir.)
Yaptıklarına karşılık olarak.
(Bütün bunlar) Yaptıklarına karşılık onları ödüllendirmek içindir dipnot 1 .
Bunlar, önde gidenlerin yaptıklarına karşılıktır.
yaptıkları amellere karşılık (verilir).
Yaptıklarına karşılık mükafat olarak..
Yaptıklarına karşılık olarak.
Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا
Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.
(25, 26) O (cennet)lerde "Selam, selam"dan başka bir söz de günaha sokan bir (laf) da duymazlar. dipnot 1
orada ne bir boş laf ne de kınanma duyacaklar;
Orada ne boş konuşmalar duyacaklar, ne de günaha yönelten bir çağrı,
Orada ne boş laf duyarlar ve ne de suç kavramı!
Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Orada, ne boş bir söz ne de suç olan bir şey duymazlar.
- Karşılıklı selamlaşmadan başka, orada boş ve günah söz duymazlar.
Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitirler.
Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitmezler.
Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.
Ne bir boş laf işidirler orada ne de bir te'sim
Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.
Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.
Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.
Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.
Onlar orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak bir şey işitmezler.
Orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak birşey işitmezler.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler.
Orada boş söz ve günaha sokan bir şey işitmeyecekler dipnot 1 .
Orada boş söz ve kendilerini rahatsız eden bir şey de işitmezler,
Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler.
Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler
Ne boş bir laf işitirler orada ne de günaha sokacak bir şey.
Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا
Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.
(25, 26) O (cennet)lerde "Selam, selam"dan başka bir söz de günaha sokan bir (laf) da duymazlar. dipnot 1
sadece denilecek ki: "Mutluluklar!.. Mutluluklar!.."
ama sadece iç sükuneti ve barış müjdesi.
Sadece "Selam, Selam" denilir (Selam isminin işaret ettiği özellik daim olsun; anlamında).
Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."
Söylenen, yalnızca «selâm, selâm »dır.
Yalnızca, şunu duyarlar; "Selam... Selam!"
- Karşılıklı selamlaşmadan başka, orada boş ve günah söz duymazlar.
Sadece, "Selam, selam" derler.
Sadece, 'Selam, selam,' derler.
Tek işittikleri söz: "Selam, selam!"
Ancak bir kelam: Selamen selam
Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.
Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.
Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.
Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."
Yalınız bir söz (işidirler ki oda) "Selam, selam" dir.
Yalnız selama karşılık; selam, denir.
(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.
Söylenen; yalnızca "Selâm, selâm!" dır.
Duydukları söz, yalnız "Selam, selam" dır.
(İşitecekleri) sadece "selam selam" sözleri (esenlik ve güvenlik içeren sözler) olacak dipnot 1 .
İşittikleri sadece "Selam, selam" sözleridir.
Söylenen, yalnızca "Selâm, selâm"dır.
Yalnızca söylenen: -Selam, selamdır!
Sadece "selam, selam!" denir.
Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ
Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!
Sağın halkı, ne mutlu insanlardır o sağın halkı!
Bahtiyar kesime gelince: nedir o bahtiyar kesimin (ödülü)?
Dürüst ve erdemli bir hayat yaşayanlara gelince, nedir bu dürüst ve erdemli hayat sürenler(in ödülü)?
Ashab-ı Yemin (sağcılar, iman edenler) ne ashab-ı yemindir!
"Ashab-ı Yemin", ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin."
Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere (amel defteri sağdan verilenlere)!
Ve sözü yerine getirenlerin yoldaşları! Sözü yerine getirenlerin yoldaşları, nedir?
Sağdakiler; nedir sağdakilerin görecekleri karşılık?
Sağ tarafta olanlar sağ tarafta olacaklar!
Sağ tarafta olanlar sağ tarafta olacaklar!
Sağın adamları ise, ne sağın adamları!
Ashabı yemin ise ne Ashab-ı yemin!
Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?
Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?
Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?
'Ashab-ı Yemin', ne (kutludur o) 'Ashab-ı Yemin'.
Sağcılar: Onlar ne (mutlu) sağcılardır!
Sağcılar; ne bahtiyardır o sağcılar.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!
Sağın adamları, nedir o sağın adamları!
Defteri sağdan verilenler… Kimlerdir defteri sağdan verilenler? dipnot 1
Uğurlu olanlar sınıfına gelince; ne mutlu uğurlu olan o kimselere!
Sağdakiler, nedir o sağdakiler?
Sağ tarafta olanlar, ne mutlu sağ tarafta olanlara!
Uğur ve mutluluk yaranı. Nedir uğur ve mutluluk yaranı?
Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
(İşte onlar) düzgün (dalbastı) kiraz ağacında,
Dikenlerinin yerini meyvelerin aldığı upuzun Sidr ağaçları arasında,
(Onlar,) meyve dolu sidre ağaçları arasında (bulacaklar kendilerini),
Meyveleriyle sidre ağacı içinde,
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),
Düzgün kiraz ağacı,
Dikensiz sidir ağaçları arasında.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Dikensiz meyve ağaçları,
Dikensiz meyve ağaçları,
Dalbastı kirazlar,
Dal bastı kirazlar
Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.
Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.
Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),
Dikensiz kiraz,
Dikensiz kiraz,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Dikensiz sedir ağaçlarında.
(Onlar) Dikensiz kirazlar,
Onlar; dikensiz sidre ağaçları dipnot 1 ,
Onlar da dikensiz sedir (cehri) ağaçları,
Dikensiz çehri ağaçlarında,
Kiraz ağaçlarında..
Dikensiz kirazlar,
Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
Meyveleri kat kat muz ağaçları(n)da,
yine çok gövdeli, misk kokulu ve parıltılı Muğaylan ağaçları,
çiçeklerle bezenmiş akasyalar,
Meyveleri istiflenmiş muz ağacı. . .
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,
Meyve dizili muz ağaçları.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Salkımları sarkmış muz ağaçları,
Salkımları sarkmış muz ağaçları,
salkım muzlar içinde,
Sıvama muzlar içinde
Salkım salkım muz ağaçları,
Salkım salkım muz ağaçları,
Salkım salkım muz ağaçları,
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
meyveleri tıklım tıklım muz ağaç (lar) ı,
Salkımları sarkmış muz ağaçları,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Salkım salkım muz ağaçlarında.
(Kökünden tepesine kadar) meyva dizili muzlar,
meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları arasında,
Salkım salkım muz ağaçları arasında,
Salkım salkım muz ağaçlarında,
Salkım salkım muz ağaçlarında..
Meyve dizili muz ağaçları,
Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
Uzamış gölge(lik)te,
ve uzayıp giden serin gölgeler
genişçe yayılmış gölgeler,
Yayılmış (sonsuz) gölgede,
Yayılıp uzanmış gölgeler,
uzamış gölgeler,
Geniş yayılmış gölgeler.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Uzamış gölgeler,
Uzamış gölgeler,
uzamış bir gölge,
Memdud bir saye
Uzamış gölgeler,
Uzamış gölgeler,
Uzamış gölgeler,
Yayılıp uzanmış gölgeler,
yayılmış (daimi) gölge (ler),
Yayılmış gölge,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Uzamış gölgeler.
Uzamış gölge(ler),
ve uzayıp giden gölgeliklerde,
Uzayıp giden gölgeliklerde,
Yayılmış gölgede,
Yayılmış gölgede..
Uzayan gölgeler,
Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
Çağlayarak akan sularda,
ve çağlayanlar...
fışkıran sular,
Çağlayarak dökülüp akan bir suda,
Durmaksızın akan su(lar);
çağlayarak akan sular,
Çağlayan sular.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Fışkıran sular,
Fışkıran sular,
çağlayan bir su,
Çağlıyan bir su
Ve çağlayan sular,
Ve çağlayan sular,
Ve çağlayan sular,
Durmaksızın akan su(lar);
daima akan su (lar),
Çağlayan su,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Çağlayarak akan sular.
Fışkıran sular,
çağlayan su başlarında,
Akarsu boylarında,
Çağlayan sularda,
Çağlayan sularda..
Akıp dökülen sular,
Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
(32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).
Bir de sınırsız çeşitlilikte limitsiz meyveler;
ve bol bol meyveler,
Pek çok meyve (türü) içinde,
Ve (daha) birçok meyveler arasında,
sayısız meyveler içindedirler;
Ve sayısız meyveler.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Ve bol meyveler içindedirler.
Ve bol meyveler içindedirler.
bir çok meyve,
Bir çok meyve
Her türden meyveler,
Her türden meyveler,
Her türden meyveler,
Ve (daha) birçok meyveler arasında,
(32-33) (hiçbir zaman) kesil (ib tüken) meyen, yasak da edilmeyen birçok (cinsde) meyve (ler) arasında,
Bir çok meyve,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Bir çok meyveler.
Pek çok mevya arasında;
çokça meyveler,
Bol meyveler,
Meyveler içinde,
(32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler içinde..
Birçok meyveler arasındadırlar.
Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
(32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).
ne bir kesintiye uğrar ne de yasaklanır...
hiç eksilmeyen, hiç tükenmeyen.
(Ki o meyveler) ne tükenir ve ne de yasaklanır!
Kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).
Tükenmeyen ve yasaklanmayan,
Eksilmeyen ve yasaklanmayan.
- Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.
Bunlar ne tükenirler, ne de yasak edilirler!
Bunlar ne tükenirler, ne de yasak edilirler!
(ki) bunlar ne eksilir, ne de yasaklanırlar,
Ne eksilir, ne men'edilir
Tükenmeyen ve yasaklanmayan,
Tükenmeyen ve yasaklanmayan,
Tükenmeyen ve yasaklanmayan,
Kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).
(32-33) (hiçbir zaman) kesil (ib tüken) meyen, yasak da edilmeyen birçok (cinsde) meyve (ler) arasında,
Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.
Tükenmeyen ve yasaklanmayan!
tükenmeyen ve yenmesi yasaklanmayan meyveler içinde,
Tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler arasında,
Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan
(32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler içinde..
Ne tükenir ne yasaklanır.
Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
(28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).
Ve yüksek döşekler...
Ve yüceltilmiş eşler(i onlarla olacak):
Yüceltilmiş sedirler içinde(dirler).
Yükseklere kurulmuş döşekler (sedirler).
ve kabartılmış döşekler üstündedirler.
Ve yüceltilmiş eşler. dipnot 490
Yüksek, yumuşak döşeklerdedirler.
Ve onlar yükseltilmiş mobilyalar üzerindedirler.
Ve onlar yükseltilmiş mobilyalar üzerindedirler.
yüksek döşekler (üstündedirler).
Yüksek döşekler
Kabartılmış dipnot 1 döşeklerdedirler.
Kabartılmış dipnot 1 döşeklerdedirler.
Yükseltilmiş döşeklerdedirler.
Yükseklere kurulmuş döşekler (sedirler).
ve (kadri) yükseltilmiş döşeklerdedirler.
Yükseltilmiş döşekler üstündedirler.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Ve yüksek döşekler içindedirler.
Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.
yüksek döşeklerde olacaklar dipnot 1 .
Dayalı döşeli, yüksek yerlerde olacaklardır.
Ve yüksek döşekler içindedirler.
Ve yüksek yataklar içindedirler.
Yükseğe yerleştirilmiş döşekler içinde.
Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً
Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.
(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).
Çünkü Biz onları yepyeni bir yaratılışla inşa edeceğiz,
çünkü, Biz onları yenilenmiş bir hayatta tekrar var etmiş olacağız,
Muhakkak ki biz onları (şuurun eşi olan bedenleri yeni) bir inşa edişle inşa ettik.
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.
Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.
Aslında, onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız. dipnot 491
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Biz kadınları yeniden biçimlendirdik. dipnot 1
Biz kadınları yeniden biçimlendirdik.
Biz onları yeniden inşa etmişizdir,
Biz etmişizdir de onları yeniden inşa
Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.
Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.
Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.
Gerçek şu ki, biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.
Hakıykat, biz onları yepyeni bir yaratılışla yaratdık da,
Gerçekten Biz; onları, yeni bir yaratılışla yarattık.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Biz, o hurileri yeni bir yaratılışla yarattık.
Biz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz,
Onları dipnot 1 / hizmet eden hurileri biz oluşturup geliştirdik.
Biz o hurileri dipnot 1 çok iyi yetiştirdik.
Biz, o kadınları yeni bir yaratılışla yeniden yarattık.
Biz, o kadınları yeni bir yaratılışla yeniden yarattık.
Biz kadınları da güzel bir biçimde yeniden yaratmış,
Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).
ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz:
ve bakireler olarak dirilteceğiz,
Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk!
Onları hep bakireler olarak kıldık,
Onları, eşlerine bâkireler kıldık.
Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz. dipnot 492
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Onları gençleştirdik.
Onları, gençleştirdik.
onları bakire kılmışızdır,
(36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda
Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.
Onları dokunulmamışlar dipnot 1 yaptık.
Onları dokunulmamışlar yaptık.
Onları hep bakireler olarak kıldık,
(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Ve onları el değmemişler kıldık.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Onları bakireler kıldık.
Onları bakireler yapmışızdır.
Onları ilk olarak (orada) yarattık dipnot 1 .
Her birini birer bakire kıldık.
Onları bakireler şeklinde yarattık.
Onları bakireler şeklinde yarattık.
Hepsini bakireler yapmışızdır,
Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).
Sevgi dolu, denk ve uyumlu;
sevgi dolu ve uyum içinde,
(Ki o daha önce hiç görülmemiş - kullanılmamış türden bedenler) eşlerine aşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A. H. ) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
Düşkün ve yaşıt.
Sevgi dolu ve uyumlu. dipnot 493
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.
Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.
kocalarını çok seven aynı yaşta,
(36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda
Sahibini yadırgamayan dipnot 1 .
Sahibini yadırgamayan dipnot 1 .
Yaşıt sevgililer.
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,
Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Hep yaşıt sevgililer;
Güler yüzlü, içleri temiz dipnot 1 ve birbirlerine yaşıtlar dipnot 2 yaptık.
Güzel konuşurlar ve birbirleriyle yaşıttırlar.
Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Eşlerine sevgi ile bağlı olarak.
Yaşıt cilveli dilberler halinde,
Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ
(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
(38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.
(Hepsi de) bahtiyar kesim için;
dürüst ve erdemli olanlarla:
(Bunlar) ashab-ı yemin (said olanlar) içindir.
"Ashab-ı Yemin" olanlar için.
Bütün bunlar sağdakiler içindir.
Sözü yerine getirenlerin yoldaşları için. dipnot 494
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Sağ tarafta olanlar içindir.
Sağ tarafta olanlar içindir.
sağın adamları için.
Ashabı yemin için
Sağın adamları için.
Sağın adamları için.
Sağın adamları dipnot 1 için.
'Ashab-ı Yemin' olanlar için.
sağcılar için.
Sağcılar için.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Sağ taraftakiler için.
Sağın adamları için.
Bunlar, defteri sağdan verilenler içindir dipnot 1 .
Bütün bunlar uğurlu olanlar sınıfı içindir.
Sağ taraftakiler için,
Sağ taraftakiler için..
Uğur ve mutluluk yaranı için.
Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
(38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.
bir kısmını öncekiler
bir kısmı eski zamanlardan,
(Ashab-ı yemin'in) bir kısmı evvelkilerdendir.
(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,
Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.
Bir bölümü öncekilerden.
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Onların birçoğu önceki nesillerdendir.
Onların bir çoğu önceki nesillerdendir.
Bir çoğu önceki (ümmet)lerden,
Bir çok evvelinden
Bir kısmı öncekilerdendir.
Bir kısmı öncekilerdendir.
Bir kısmı öncekilerdendir.
(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,
(Bunların) bir çok (u) evvelki (ümmet) lerden,
Bir çoğu öncekilerden,
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Bir çoğu öncekilerden.
(Bu sağcıların) Bir bölümü öncekilerdendir,
Onlar (defteri sağdan verilenler), hem öncekilerden oluşan büyük bir topluluktur;
Bir kısmı eskilerden,
Bir çoğu öncekilerden,
Bir çoğu öncekilerden..
Bir bölümü öncekilerden.
Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ
(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
(38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.
bir kısımını da sonrakiler teşkil edecek.
bir kısmı da sonraki zamanlardan.
Bir kısmı da sonrakilerdendir.
Birçoğu da sonrakilerdendir.
Birçoğu da sonrakilerdendir.
Bir bölümü de sonrakilerden.
- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.
Onların birçoğu da sonraki nesillerdendir.
Onların bir çoğu da sonraki nesillerdendir.
bir çoğu da sonrakilerdendir.
Ve bir çok ahirinden
Bir kısmı sonrakilerdendir.
Bir kısmı sonrakilerdendir.
Bir kısmı sonrakilerdendir.
Birçoğu da sonrakilerdendir.
bir çok (u) da sonraki (ümmet) lerdendir.
Bir çoğu da sonrakilerdendir.
(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.
Bir çoğu da sonrakilerdendir.
Bir bölümü de sonrakilerdendir.
hem de sonrakilerden oluşan büyük bir topluluktur dipnot 1 .
Bir kısmı da sonrakilerdendir.
Çoğu da sonrakilerden…
Çoğu da sonrakilerden..
Bir bölümü de sonrakilerden.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.