Vâkıa suresi · 13–40. ayetler

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    Diyanet İşleri

    (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

    Mehmet Okuyan

    Çoğu önceki (ümmet)lerdendir.

    Mustafa İslamoğlu

    bir kısmı öncekilerden,

    Muhammed Esed

    çoğu eski zamanların,

    Ahmed Hulusi

    Çoğunluğu önceki (devir)lerdendir.

    Ali Bulaç

    Bir çoğu geçmiş (ümmet)lerden,

    Ali Özek ve heyeti

    (Onların) çoğu önceki ümmetlerden,

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü öncekilerden.

    Bayraktar Bayraklı

    - Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden, dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * İnanıp sadece Tanrı'ya kulluk ederek kendilerini arındıranlar cennete girerler. İnkarcıların ve gelenekçi çevrelerinin baskı ve zulümlerine karşı direndikleri için mesajı ilk kabul eden öncüler üst cenneti hak ederler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çoğu öncekilerden,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir çok evvelinden

    Erhan Aktaş

    Birçoğu öncekilerden.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Birçoğu öncekilerden.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Birçoğu öncekilerden.

    Gültekin Onan

    Bir çoğu geçmiş (ümmet)lerden,

    Hasan Basri Çantay

    Bir çok (u) evvelki (ümmet) lerden,

    İbni Kesir

    Bir çoğu öncekilerden,

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir çoğu öncekilerdendir.

    Süleyman Ateş

    Çoğu öncekilerden,

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, çoğunluğu öncekilerden dipnot 1 olan bir topluluktur;

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Önde olanların büyük bir bölümü, Adem aleyhisselamdan Muhammed aleyhisselama kadar gelmiş olan nebilerin ümmetlerindendir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onların çoğu eskilerden,

    Şaban Britch

    Bir çoğu öncekilerden,

    Şaban Piriş

    Bir çoğu öncekilerden.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Büyük kısmı öncekilerden,

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

    Mehmet Okuyan

    Birazı da sonraki (ümmet)lerdendir.

    Mustafa İslamoğlu

    birazı da sonrakilerden...

    Muhammed Esed

    ama (sadece) pek azı sonraki dönemlerin (insanları).

    Ahmed Hulusi

    Azınlığı sonrakilerdendir.

    Ali Bulaç

    Birazı da sonrakilerden.

    Ali Özek ve heyeti

    birazı da sonrakilerdendir.

    Ali Rıza Safa

    Çok azı da sonrakilerden.

    Bayraktar Bayraklı

    - Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    biraz da sonrakilerden,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biraz da ahirinden

    Erhan Aktaş

    Birazı da sonrakilerden. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Nebi Muhammed'in şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet'e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Birazı da sonrakilerden. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, nebimizin şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet'e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Birazı da sonrakilerden. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, nebimizin şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet'e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    Gültekin Onan

    Birazı da sonrakilerden.

    Hasan Basri Çantay

    biraz (ı) da sonrakilerdendir.

    İbni Kesir

    Birazı da sonrakilerden.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Birazı da sonrakilerdendir.

    Süleyman Ateş

    Birazı da sonrakilerden (olan bu insanlar),

    Süleymaniye Vakfı

    birazı da sonrakilerdendir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Önde olanların az bir kısmı da Muhammed aleyhisselamdan kıyamete kadar devam edecek olan son ümmetten olacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Birazı da sonrakilerdendir.

    Şaban Britch

    Birazı da sonrakilerden,

    Şaban Piriş

    Birazı da sonrakilerden.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Az bir kısmı da sonrakilerden.

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.

    Mustafa İslamoğlu

    Emek mahsulü huzur tahtlarına kurulacaklar;

    Muhammed Esed

    Onlar, altın işlemeli mutluluk tahtlarına (kurulacaklar),

    Ahmed Hulusi

    Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (Buradan başlayan cennet tanımlayıcı ayetleri okurken; Ra'd: 35 ve Muhammed: 15. ayetlerde vurgulanan "Meselül cennetilletiy = cennettekilerin MİSALİ - TEMSİLİ" şöyle şöyledir, diye başlayan uyarı göz ardı edilmemelidir. Anlatılanlar temsil yolludur. A. H. )

    Ali Bulaç

    'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedir,

    Ali Rıza Safa

    Altın işlemeli tahtlar üzerinde.

    Bayraktar Bayraklı

    - Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.

    Edip Yüksel

    Lüks mobilyalar üzerinde,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lüks mobilyalar üzerinde,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Murassa' tahtlar üstünde

    Erhan Aktaş

    İşlemeli tahtlar üzerinde.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İşlemeli tahtlar üzerinde.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşlemeli tahtlar üzerinde.

    Gültekin Onan

    'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.

    Hasan Basri Çantay

    (Onlar) cevherlerle örülmüş tahtlar üzerindedirler,

    İbni Kesir

    Murassa tahtlar üzerindedirler.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Altın ile) işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

    Süleyman Ateş

    Altın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mücevherlerle süslü tahtlara kurulur.

    Şaban Britch

    Süslenmiş tahtlar üzerinde,

    Şaban Piriş

    Süslenmiş tahtlar üzerinde.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Süslü, nakışlı tahtlar üzerinde,

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    Diyanet İşleri

    (15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.

    Mustafa İslamoğlu

    onlara yaslanıp tarifsiz bir (sevinci) paylaşacaklar;

    Muhammed Esed

    (ve) birbirlerine (sevgi ile) bakarak uzanacaklar.

    Ahmed Hulusi

    Karşılıklı kurulmuşlardır.

    Ali Bulaç

    Karşılıklı yaslanmışlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

    Ali Rıza Safa

    Karşılıklı otururlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Mücevherlerle işlenmiş divanlar üzerinde karşılıklı olarak yaslanırlar.

    Edip Yüksel

    Karşılıklı yaslanmışlardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Karşılıklı yaslanmışlardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    karşı karşıya kurulmuşlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Karşı karşıya kurulmuşlar

    Erhan Aktaş

    Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

    Gültekin Onan

    Karşılıklı yaslanmışlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Üstlerinde karşı karşıya yaslanan (bahtiyar) lar olacak.

    İbni Kesir

    Karşılıklı olarak üzerinde yaslanırlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.

    Süleyman Ateş

    Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Karşılıklı yaslanıp keyifle otururlar.

    Şaban Britch

    Karşı karşıya oturup, arkalarına yaslanmışlardır.

    Şaban Piriş

    Karşı karşıya oturup, arkalarına yaslanmışlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    Diyanet İşleri

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

    Mehmet Okuyan

    (17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.

    Mustafa İslamoğlu

    ölümsüz gençlikler onları bekleyecek;

    Muhammed Esed

    Onları ölümsüz gençlikler bekleyecek,

    Ahmed Hulusi

    Çevrelerinde ebedi gençlikleriyle hizmetliler. . .

    Ali Bulaç

    Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;

    Ali Özek ve heyeti

    Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;

    Ali Rıza Safa

    Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

    Edip Yüksel

    Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Pırlanır etraflarında muhalled evladlar

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaşamları sürekli kılınmış gençler dipnot 1 çevrelerinde dolaşırlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Literal anlamı ile vildanlar: Cinsiyetsiz gençler: 73:17; 76:19

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşırlar.

    Gültekin Onan

    Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır.

    Hasan Basri Çantay

    Ebedi (taze) lige mazhar edilmiş evladlar (hizmet için) etraflarında dolanırlar,

    İbni Kesir

    Ölümsüz civanlar etraflarında dolaşırlar.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.

    Süleyman Ateş

    Çevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölümsüz genç erkek hizmetçiler çevrelerinde dolaşır durur.

    Şaban Britch

    Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.

    Şaban Piriş

    Onların etrafında ölümsüz genç hizmetçiler dolaşır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gencecik uşaklar dolanır çevrelerinde. Sürekli hizmete adanmışlardır.

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    Diyanet İşleri

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

    Mehmet Okuyan

    (17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.

    Mustafa İslamoğlu

    tarifsiz güzellikte bir kaynaktan doldurulmuş bir o kadar tarifsiz ibrikler ve kadehlerle sunulan (içecekler);

    Muhammed Esed

    tertemiz kaynakların suyundan doldurulmuş kaseler, ibrikler ve fincanlarla,

    Ahmed Hulusi

    Kaynağında dolmuş ibrikler, sürahiler ve kaselerle. . .

    Ali Bulaç

    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,

    Ali Özek ve heyeti

    Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.

    Ali Rıza Safa

    Tertemiz kaynaklardan doldurulmuş sürahiler, testiler ve kadehlerle. dipnot 489

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 489
      "Tertemiz kaynak" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Şarap" veya "Cennet şarabı" veya "Cennet pınarı" veya "Öz kaynağından içki" veya "Baş ağrısı ve baş dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynak" biçiminde değişik anlamlar verilerek çevrilmiştir. Bu ayette cennete yönelik bildirilen ve "Tertemiz kaynaklar" olarak yazdığımız "Mainin" terimi, 67:30 ayetinde yeryüzüne yönelik olarak bildirilmiş ve tüm çevirilerde, "Su kaynakları" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

    Edip Yüksel

    Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kübler ve ibrıklerle me'ıynden bir piyale

    Erhan Aktaş

    Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

    Gültekin Onan

    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,

    Hasan Basri Çantay

    "Main" (kaynağın) dan (dolu) büyük kablarla, ibriklerle ve kadehlerle.

    İbni Kesir

    Main'den büyük kaplarla, ibrikler ve kadehlerle.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.

    Süleyman Ateş

    Akıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle gelir giderler.

    Şaban Britch

    Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler.

    Şaban Piriş

    Tertemiz kaynağından doldurulmuş ibrikler, testiler ve fincanlarla...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sürahiler, ibrikler ve öz kaynağından içkilerle doldurulmuş kadehler eşliğinde.

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    Diyanet İşleri

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

    Mehmet Okuyan

    O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.

    Mustafa İslamoğlu

    ne baş döndürür ne de sarhoş eder.

    Muhammed Esed

    ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)

    Ahmed Hulusi

    Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!

    Ali Bulaç

    Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

    Ali Rıza Safa

    Ne başları döner ne de sarhoş olurlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

    Edip Yüksel

    Ne ara verirler ne de yorulurlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne ara verirler ne de yorulurlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevale

    Erhan Aktaş

    Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

    Gültekin Onan

    Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

    Hasan Basri Çantay

    Ki bundan baş ağrısına uğratılmayacaklar) gibi akılları da giderilmez.

    İbni Kesir

    Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.

    Süleyman Ateş

    (Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İçtikleri, ne başlarını ağrıtır ne de sarhoş olurlar.

    Şaban Britch

    Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de akılları giderilir.

    Şaban Piriş

    Baş ağrısı vermeyen ve sersemleştirmeyen ..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

    Mehmet Okuyan

    Tercih ettikleri meyve(ler),

    Mustafa İslamoğlu

    Ve her tür meyve ve kuruyemiş seçeneği...

    Muhammed Esed

    ve seçebilecekleri her çeşit meyveyle,

    Ahmed Hulusi

    Tercih edecekleri meyve;

    Ali Bulaç

    Arzulayıp seçecekleri meyveler,

    Ali Özek ve heyeti

    (Onlara) beğendikleri meyveler,

    Ali Rıza Safa

    Ve beğendikleri meyveler.

    Bayraktar Bayraklı

    - Tercih ettikleri meyveler ile, canlarının çektiği kuş etleri ile nimetlendirilirler,

    Edip Yüksel

    Ve beğendikleri meyveler...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve beğendikleri meyveler...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Meyve beğendiklerinden,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Meyve beğendiklerinden

    Erhan Aktaş

    Ve beğendikleri meyveler,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve beğendikleri meyveler,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve beğendikleri meyveler,

    Gültekin Onan

    Arzulayıp seçecekleri meyveler,

    Hasan Basri Çantay

    Beğeneceklerinden (türlü) meyve (ler),

    İbni Kesir

    Beğenecekleri meyveler,

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Beğendikleri meyveler.

    Süleyman Ateş

    Beğendikleri meyva(lar),

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Beğendikleri meyveler,

    Şaban Britch

    Beğendiklerinden meyveler,

    Şaban Piriş

    Beğendiklerinden meyveler..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve meyveler, gönüllerince seçtiklerinden.

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    Diyanet İşleri

    (17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

    Mehmet Okuyan

    Canlarının çektiği kuş et(ler)i,

    Mustafa İslamoğlu

    Ve canlarının çektiğinden tarifsiz lezzette kuş etleri...

    Muhammed Esed

    ve canlarının çekebileceği her çeşit kuş etiyle.

    Ahmed Hulusi

    Canlarının çektiği kuş eti;

    Ali Bulaç

    Canlarının çektiği kuş eti.

    Ali Özek ve heyeti

    Canlarının çektiği kuş etleri,

    Ali Rıza Safa

    Ve canlarının çektiği kuş etleri.

    Bayraktar Bayraklı

    - Tercih ettikleri meyveler ile, canlarının çektiği kuş etleri ile nimetlendirilirler,

    Edip Yüksel

    Canlarının çektiği kuş etleri...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Canlarının çektiği kuş etleri...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    kuş eti istediklerinden,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kuş eti istediklerinden

    Erhan Aktaş

    Ve canlarının çektiği kuş etleri,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve canlarının çektiği kuş etleri,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve canlarının çektiği kuş etleri,

    Gültekin Onan

    Canlarının çektiği kuş eti.

    Hasan Basri Çantay

    İştahlanacaklarından kuş et (ler) i ile (etraflarında dolanırlar).

    İbni Kesir

    Kuş eti, içlerinin çektiğinden.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Canlarının çektiği kuş etleri.

    Süleyman Ateş

    Canlarının çektiği kuş et(ler)i,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Canlarının çektiği kuş etleri ile de dolaşırlar.

    Şaban Britch

    Canlarının çektiği kuş etleri,

    Şaban Piriş

    Canlarının çektiği kuş etleri..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve kuş eti iştahlarınca beğendiklerinden.

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    Diyanet İşleri

    (22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve kusursuz bakışlı temiz eşler;

    Muhammed Esed

    Ve en güzel gözlü saf ve temiz eşler (yanlarında olacak),

    Ahmed Hulusi

    Ve Hur-i Iyn (net görüşlü {biyolojik gözün sınırlamalarıyla kayıtlı olmayan} eşler {birkaç beden}; şuur yapı olan "insan"ın özelliklerini yaşatacak, eşi olan bedenler. Tek bilincin tasarrufundaki birden çok bedenle yaşama süreci. A. H. ).

    Ali Bulaç

    Ve iri gözlü huriler,

    Ali Özek ve heyeti

    iri gözlü huriler,

    Ali Rıza Safa

    Ve güzel gözlü eşler.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.

    Edip Yüksel

    Güzel eşler...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Güzel eşler...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    iri gözlü huriler,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Huri ıyn

    Gültekin Onan

    Ve iri gözlü huriler,

    Hasan Basri Çantay

    (Orada) şahin gözlü huuriler de (vardır),

    İbni Kesir

    Şahin gözlü huriler de;

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve iri gözlü huriler.

    Süleyman Ateş

    İri gözlü huriler,

    Süleymaniye Vakfı

    Bir de ceylan gözlü huriler dipnot 1 (dolaşacak) dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Huriler, cennete giden kadının ve erkeğin yakın çevresinde olan dişi hizmetçilerdir. Vücutları, kabuğunda saklı inciler gibi örtülü olan, gözlerini hizmet ettikleri kişilerin üzerinden ayırmayan huriler (Saffat 37/48-49, Rahman 55/56,72; Vakıa 56/22-23), ilk kez cennette yaratılmış olacak (Vakıa 56/36), üst seviyede hizmet sunacak ve birbirleriyle aynı yaşta olacaklardır (Nebe 78/33). Hurilerle ilgili olarak Duhan 44/54 ve Tur 52/20'de geçen "(وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ) "Ceylan gözlü hurileri onların yanına vermiş oluruz." ifadesindeki "zevvece" fiilinden dolayı hurilerin, cennete giden erkeklere odalık veya eş olarak verileceği iddia edilir ama ayete bu anlamı vermek hem bağlam hem gramer açısından yanlıştır. Çünkü "onlar" zamiri ile işaret edilen "önde olanlar"ın içinde hem erkekler hem de kadınlar vardır (Duhan 44/51, Tur 52/17). "Zevvece (زوج)" fiili, tek mef'ul /nesne alırsa "birbirini tamamlayan iki şeyi birleştirme" (Şura 42/49-50); iki nesne alır da ikinci nesne, fiile doğrudan bağlanırsa "evlendirme" anlamına gelir (Ahzab 33/37). Ama ikinci nesne fiile, huriler kelimesinden önceki "ba (بِ)" harfi gibi harf-i cer ile bağlanırsa "onun çok yakına alınması" anlamını ifade eder (Müfredat). Bu sebeple ayetlerde geçen "Ceylan gözlü hurileri onların yanına vermiş oluruz." ifadesinin tek anlamı, hurilerin yakın hizmetçiler yapılacağıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetin bir önceki dipnotunda anlatıldığı gibi huriler, cennetteki erkeklere verilecek eşler değil, kadın ve erkek ayrımı olmadan cennete giden tüm insan ve cinlere (Rahman 55/72-74) hizmet edecek dişi varlıklardır. Bu nedenle, bu ayetteki "huriler" sözcüğü ancak 17. ayetteki dolaşma fiilinin faili olan "vildan" yani "erkek hizmetçiler" sözcüğüne ma'tuf olur. Arap dili açısından da doğru olan budur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Çevrelerinde siyah iri gözlü kadın hizmetçiler (huriler) de dolaşır.

    Şaban Britch

    Ve iri gözlü huriler,

    Şaban Piriş

    Ve iri gözlü huriler..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    Diyanet İşleri

    (22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    gün görmemiş inciler gibi...

    Muhammed Esed

    kabuklarının içinde saklı bulunan inciler gibi.

    Ahmed Hulusi

    Saklı (sedefte büyümüş) incilerin misali gibi (Esma hakikatinden oluşmuş ve o özelliklerin açığa çıkışı olan insan şuurundan var olmuş Allah yaratısı bedenler).

    Ali Bulaç

    Sanki saklı inciler gibi;

    Ali Özek ve heyeti

    saklı inciler gibi

    Ali Rıza Safa

    Saklanmış inciler gibilerdir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.

    Edip Yüksel

    Korunmuş inciler gibi...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Korunmuş inciler gibi...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    saklı inciler gibi,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Saklı inci timsalleri gibi

    Erhan Aktaş

    Korunmuş inci gibi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Korunmuş inci gibi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Korunmuş inci gibi.

    Gültekin Onan

    Sanki saklı inciler gibi;

    Hasan Basri Çantay

    saklı inci timsalleri gibi.

    İbni Kesir

    Saklı inci misali.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Saklı inciler gibi.

    Süleyman Ateş

    Saklı inciler gibi;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her biri, sedefinde saklı inciler gibidir.

    Şaban Britch

    Sanki sedef içindeki inciler,

    Şaban Piriş

    Sanki sedef içindeki inciler.. gibi

    Yaşar Nuri Öztürk

    Titizlikle korunan inciler misali;

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükafat olarak (verilir.)

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Önceden yaptıklarının bir ödülü olacak (bunlar);

    Muhammed Esed

    (Hayatta iken) yaptıklarının bir ödülü (olacak bu).

    Ahmed Hulusi

    Yaptıklarının cezası (sonucu)!

    Ali Bulaç

    Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);

    Ali Özek ve heyeti

    yaptıklarına karşılık olarak (verilir).

    Ali Rıza Safa

    Yaptıklarına karşılık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yaptıklarına karşılık olarak orada sedefteki inciler gibi güzel gözlü eşler de vardır.

    Edip Yüksel

    Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    işledikleri amellere mükafat için.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşledikleri amellere mükafat için

    Erhan Aktaş

    Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.

    Gültekin Onan

    Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);

    Hasan Basri Çantay

    (Bunlar mukarreblerin) işledikleri iyi amel (ve hareket) lere bir mükafat olarak (yapılır).

    İbni Kesir

    Yapmakta olduklarına karşılık olarak.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşledikleri amellere karşılık olarak (verilir.)

    Süleyman Ateş

    Yaptıklarına karşılık olarak.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, önde gidenlerin yaptıklarına karşılıktır.

    Şaban Britch

    yaptıkları amellere karşılık (verilir).

    Şaban Piriş

    Yaptıklarına karşılık mükafat olarak..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yaptıklarına karşılık olarak.

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    Diyanet İşleri

    Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

    Mustafa İslamoğlu

    orada ne bir boş laf ne de kınanma duyacaklar;

    Muhammed Esed

    Orada ne boş konuşmalar duyacaklar, ne de günaha yönelten bir çağrı,

    Ahmed Hulusi

    Orada ne boş laf duyarlar ve ne de suç kavramı!

    Ali Bulaç

    Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.

    Ali Özek ve heyeti

    Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

    Ali Rıza Safa

    Orada, ne boş bir söz ne de suç olan bir şey duymazlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - Karşılıklı selamlaşmadan başka, orada boş ve günah söz duymazlar.

    Edip Yüksel

    Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitmezler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne bir boş laf işidirler orada ne de bir te'sim

    Erhan Aktaş

    Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

    Gültekin Onan

    Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak bir şey işitmezler.

    İbni Kesir

    Orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak birşey işitmezler.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.

    Süleyman Ateş

    Orada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada boş söz ve kendilerini rahatsız eden bir şey de işitmezler,

    Şaban Britch

    Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler.

    Şaban Piriş

    Orada boş ve günaha sokacak bir söz işitmezler

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ne boş bir laf işitirler orada ne de günaha sokacak bir şey.

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    Diyanet İşleri

    Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.

    Mustafa İslamoğlu

    sadece denilecek ki: "Mutluluklar!.. Mutluluklar!.."

    Muhammed Esed

    ama sadece iç sükuneti ve barış müjdesi.

    Ahmed Hulusi

    Sadece "Selam, Selam" denilir (Selam isminin işaret ettiği özellik daim olsun; anlamında).

    Ali Bulaç

    Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."

    Ali Özek ve heyeti

    Söylenen, yalnızca «selâm, selâm »dır.

    Ali Rıza Safa

    Yalnızca, şunu duyarlar; "Selam... Selam!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Karşılıklı selamlaşmadan başka, orada boş ve günah söz duymazlar.

    Edip Yüksel

    Sadece, "Selam, selam" derler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sadece, 'Selam, selam,' derler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Tek işittikleri söz: "Selam, selam!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak bir kelam: Selamen selam

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Esenlik, güven ve barış.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Esenlik, güven ve barış.

    Gültekin Onan

    Yalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam."

    Hasan Basri Çantay

    Yalınız bir söz (işidirler ki oda) "Selam, selam" dir.

    İbni Kesir

    Yalnız selama karşılık; selam, denir.

    Mehmet Alagaş

    (7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Söylenen; yalnızca "Selâm, selâm!" dır.

    Süleyman Ateş

    Duydukları söz, yalnız "Selam, selam" dır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşittikleri sadece "Selam, selam" sözleridir.

    Şaban Britch

    Söylenen, yalnızca "Selâm, selâm"dır.

    Şaban Piriş

    Yalnızca söylenen: -Selam, selamdır!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sadece "selam, selam!" denir.

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    Diyanet İşleri

    Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

    Mehmet Okuyan

    Sağın halkı, ne mutlu insanlardır o sağın halkı!

    Mustafa İslamoğlu

    Bahtiyar kesime gelince: nedir o bahtiyar kesimin (ödülü)?

    Muhammed Esed

    Dürüst ve erdemli bir hayat yaşayanlara gelince, nedir bu dürüst ve erdemli hayat sürenler(in ödülü)?

    Ahmed Hulusi

    Ashab-ı Yemin (sağcılar, iman edenler) ne ashab-ı yemindir!

    Ali Bulaç

    "Ashab-ı Yemin", ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin."

    Ali Özek ve heyeti

    Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere (amel defteri sağdan verilenlere)!

    Ali Rıza Safa

    Ve sözü yerine getirenlerin yoldaşları! Sözü yerine getirenlerin yoldaşları, nedir?

    Bayraktar Bayraklı

    Sağdakiler; nedir sağdakilerin görecekleri karşılık?

    Edip Yüksel

    Sağ tarafta olanlar sağ tarafta olacaklar!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sağ tarafta olanlar sağ tarafta olacaklar!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sağın adamları ise, ne sağın adamları!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ashabı yemin ise ne Ashab-ı yemin!

    Erhan Aktaş

    Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sağın taraftarı. "Yemin", kelime olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamına gelmektedir. Sağın taraftarı, deyim olarak; "yüksek mertebe, seçkin, uğurlu, güç ve şeref sahibi" demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sağın taraftarı. "Yemin", sözcük olarak "sağ el" veya "uğurlu, bereketli" anlamına gelmektedir. Sağın taraftarı, deyim olarak; "yüksek mertebe, seçkin, uğurlu, güç ve şeref sahibi" demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın adamları" deyiminin günümüzde bir ideoloji olan "sağcılık" düşüncesiyle bir ilgisi yoktur. Bu, bir deyim olarak, Arapça'da saygın, onurlu, güçlü, seçkin gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir.

    Gültekin Onan

    'Ashab-ı Yemin', ne (kutludur o) 'Ashab-ı Yemin'.

    Hasan Basri Çantay

    Sağcılar: Onlar ne (mutlu) sağcılardır!

    İbni Kesir

    Sağcılar; ne bahtiyardır o sağcılar.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sağdakiler, (ne mutlu) o sağdakilere!

    Süleyman Ateş

    Sağın adamları, nedir o sağın adamları!

    Süleymaniye Vakfı

    Defteri sağdan verilenler… Kimlerdir defteri sağdan verilenler? dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Defteri sağından verilenlerin hepsi cennete gider ve oranın nimetlerinden yararlanırlar (İsra 17/71, Vakıa 56/90-91, Hakka 69/19-24, Müddessir 74/39-40, İnşikak 84/7-9). Ancak hepsi aynı konumda olmazlar (İsra 17/21). Allah, kendi yolunda malı ve canıyla elinden geleni yapanları, özürsüz olarak oturup kalanlarla bir tutmayacak, vereceği büyük bir ödülle diğerlerinden üstün kılacaktır (Nisa 4/95-96).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Uğurlu olanlar sınıfına gelince; ne mutlu uğurlu olan o kimselere!

    Şaban Britch

    Sağdakiler, nedir o sağdakiler?

    Şaban Piriş

    Sağ tarafta olanlar, ne mutlu sağ tarafta olanlara!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Uğur ve mutluluk yaranı. Nedir uğur ve mutluluk yaranı?

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (İşte onlar) düzgün (dalbastı) kiraz ağacında,

    Mustafa İslamoğlu

    Dikenlerinin yerini meyvelerin aldığı upuzun Sidr ağaçları arasında,

    Muhammed Esed

    (Onlar,) meyve dolu sidre ağaçları arasında (bulacaklar kendilerini),

    Ahmed Hulusi

    Meyveleriyle sidre ağacı içinde,

    Ali Bulaç

    Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),

    Ali Özek ve heyeti

    Düzgün kiraz ağacı,

    Ali Rıza Safa

    Dikensiz sidir ağaçları arasında.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Dikensiz meyve ağaçları,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dikensiz meyve ağaçları,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dalbastı kirazlar,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dal bastı kirazlar

    Erhan Aktaş

    Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.

    Gültekin Onan

    Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),

    Hasan Basri Çantay

    Dikensiz kiraz,

    İbni Kesir

    Dikensiz kiraz,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dikensiz sedir ağaçlarında.

    Süleyman Ateş

    (Onlar) Dikensiz kirazlar,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar da dikensiz sedir (cehri) ağaçları,

    Şaban Britch

    Dikensiz çehri ağaçlarında,

    Şaban Piriş

    Kiraz ağaçlarında..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dikensiz kirazlar,

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    Meyveleri kat kat muz ağaçları(n)da,

    Mustafa İslamoğlu

    yine çok gövdeli, misk kokulu ve parıltılı Muğaylan ağaçları,

    Muhammed Esed

    çiçeklerle bezenmiş akasyalar,

    Ahmed Hulusi

    Meyveleri istiflenmiş muz ağacı. . .

    Ali Bulaç

    Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,

    Ali Özek ve heyeti

    meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,

    Ali Rıza Safa

    Meyve dizili muz ağaçları.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Salkımları sarkmış muz ağaçları,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Salkımları sarkmış muz ağaçları,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    salkım muzlar içinde,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sıvama muzlar içinde

    Erhan Aktaş

    Salkım salkım muz ağaçları,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Salkım salkım muz ağaçları,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Salkım salkım muz ağaçları,

    Gültekin Onan

    Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,

    Hasan Basri Çantay

    meyveleri tıklım tıklım muz ağaç (lar) ı,

    İbni Kesir

    Salkımları sarkmış muz ağaçları,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Salkım salkım muz ağaçlarında.

    Süleyman Ateş

    (Kökünden tepesine kadar) meyva dizili muzlar,

    Süleymaniye Vakfı

    meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları arasında,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Salkım salkım muz ağaçları arasında,

    Şaban Britch

    Salkım salkım muz ağaçlarında,

    Şaban Piriş

    Salkım salkım muz ağaçlarında..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Meyve dizili muz ağaçları,

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    Uzamış gölge(lik)te,

    Mustafa İslamoğlu

    ve uzayıp giden serin gölgeler

    Muhammed Esed

    genişçe yayılmış gölgeler,

    Ahmed Hulusi

    Yayılmış (sonsuz) gölgede,

    Ali Bulaç

    Yayılıp uzanmış gölgeler,

    Ali Özek ve heyeti

    uzamış gölgeler,

    Ali Rıza Safa

    Geniş yayılmış gölgeler.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Uzamış gölgeler,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Uzamış gölgeler,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    uzamış bir gölge,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Memdud bir saye

    Erhan Aktaş

    Uzamış gölgeler,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Uzamış gölgeler,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Uzamış gölgeler,

    Gültekin Onan

    Yayılıp uzanmış gölgeler,

    Hasan Basri Çantay

    yayılmış (daimi) gölge (ler),

    İbni Kesir

    Yayılmış gölge,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Uzamış gölgeler.

    Süleyman Ateş

    Uzamış gölge(ler),

    Süleymaniye Vakfı

    ve uzayıp giden gölgeliklerde,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Uzayıp giden gölgeliklerde,

    Şaban Britch

    Yayılmış gölgede,

    Şaban Piriş

    Yayılmış gölgede..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Uzayan gölgeler,

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    Çağlayarak akan sularda,

    Mustafa İslamoğlu

    ve çağlayanlar...

    Muhammed Esed

    fışkıran sular,

    Ahmed Hulusi

    Çağlayarak dökülüp akan bir suda,

    Ali Bulaç

    Durmaksızın akan su(lar);

    Ali Özek ve heyeti

    çağlayarak akan sular,

    Ali Rıza Safa

    Çağlayan sular.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Fışkıran sular,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fışkıran sular,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    çağlayan bir su,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çağlıyan bir su

    Erhan Aktaş

    Ve çağlayan sular,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve çağlayan sular,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve çağlayan sular,

    Gültekin Onan

    Durmaksızın akan su(lar);

    Hasan Basri Çantay

    daima akan su (lar),

    İbni Kesir

    Çağlayan su,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Çağlayarak akan sular.

    Süleyman Ateş

    Fışkıran sular,

    Süleymaniye Vakfı

    çağlayan su başlarında,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Akarsu boylarında,

    Şaban Britch

    Çağlayan sularda,

    Şaban Piriş

    Çağlayan sularda..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Akıp dökülen sular,

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de sınırsız çeşitlilikte limitsiz meyveler;

    Muhammed Esed

    ve bol bol meyveler,

    Ahmed Hulusi

    Pek çok meyve (türü) içinde,

    Ali Bulaç

    Ve (daha) birçok meyveler arasında,

    Ali Özek ve heyeti

    sayısız meyveler içindedirler;

    Ali Rıza Safa

    Ve sayısız meyveler.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Ve bol meyveler içindedirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve bol meyveler içindedirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bir çok meyve,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir çok meyve

    Erhan Aktaş

    Her türden meyveler,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Her türden meyveler,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her türden meyveler,

    Gültekin Onan

    Ve (daha) birçok meyveler arasında,

    Hasan Basri Çantay

    (32-33) (hiçbir zaman) kesil (ib tüken) meyen, yasak da edilmeyen birçok (cinsde) meyve (ler) arasında,

    İbni Kesir

    Bir çok meyve,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir çok meyveler.

    Süleyman Ateş

    Pek çok mevya arasında;

    Süleymaniye Vakfı

    çokça meyveler,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bol meyveler,

    Şaban Britch

    Meyveler içinde,

    Şaban Piriş

    (32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler içinde..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Birçok meyveler arasındadırlar.

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).

    Mustafa İslamoğlu

    ne bir kesintiye uğrar ne de yasaklanır...

    Muhammed Esed

    hiç eksilmeyen, hiç tükenmeyen.

    Ahmed Hulusi

    (Ki o meyveler) ne tükenir ve ne de yasaklanır!

    Ali Bulaç

    Kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).

    Ali Özek ve heyeti

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

    Ali Rıza Safa

    Eksilmeyen ve yasaklanmayan.

    Bayraktar Bayraklı

    - Dikensiz meyve ağaçları; salkımları sarkmış muz ağaçları, yayılmış gölgelerde, çağlayarak akan sularda, koparılmamış ve yasak edilmemiş birçok meyve ile nimetlendirilirler.

    Edip Yüksel

    Bunlar ne tükenirler, ne de yasak edilirler!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunlar ne tükenirler, ne de yasak edilirler!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (ki) bunlar ne eksilir, ne de yasaklanırlar,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ne eksilir, ne men'edilir

    Erhan Aktaş

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

    Gültekin Onan

    Kesilip eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).

    Hasan Basri Çantay

    (32-33) (hiçbir zaman) kesil (ib tüken) meyen, yasak da edilmeyen birçok (cinsde) meyve (ler) arasında,

    İbni Kesir

    Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.

    Süleyman Ateş

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan!

    Süleymaniye Vakfı

    tükenmeyen ve yenmesi yasaklanmayan meyveler içinde,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler arasında,

    Şaban Britch

    Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan

    Şaban Piriş

    (32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler içinde..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ne tükenir ne yasaklanır.

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    Diyanet İşleri

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve yüksek döşekler...

    Muhammed Esed

    Ve yüceltilmiş eşler(i onlarla olacak):

    Ahmed Hulusi

    Yüceltilmiş sedirler içinde(dirler).

    Ali Bulaç

    Yükseklere kurulmuş döşekler (sedirler).

    Ali Özek ve heyeti

    ve kabartılmış döşekler üstündedirler.

    Ali Rıza Safa

    Ve yüceltilmiş eşler. dipnot 490

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 490
      "Yüceltilmiş eşler" veya "Çok değerli eşler" anlamına gelen "Furuşin merfuatin" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yüksek döşekler" veya "Kıymetleri yüksek döşekler" veya "Kabartılmış döşekler" veya "Yükseltilmiş yataklar" biçiminde çevrilmiştir. "Furuşin" sözcüğü, sözlük anlamıyla "Döşek" veya "Yatak" anlamında olmasına karşın, çoğunlukla, değişmeceli olarak, "Kadın" veya "Koca" anlamında kullanılır. Bu ayetten sonraki ayet, yüceltilmiş eşler anlamının daha gerçekçi olduğunu göstermektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    Yüksek, yumuşak döşeklerdedirler.

    Edip Yüksel

    Ve onlar yükseltilmiş mobilyalar üzerindedirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve onlar yükseltilmiş mobilyalar üzerindedirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    yüksek döşekler (üstündedirler).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yüksek döşekler

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yükseltilmiş döşeklerdedirler.

    Gültekin Onan

    Yükseklere kurulmuş döşekler (sedirler).

    Hasan Basri Çantay

    ve (kadri) yükseltilmiş döşeklerdedirler.

    İbni Kesir

    Yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve yüksek döşekler içindedirler.

    Süleyman Ateş

    Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dayalı döşeli, yüksek yerlerde olacaklardır.

    Şaban Britch

    Ve yüksek döşekler içindedirler.

    Şaban Piriş

    Ve yüksek yataklar içindedirler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yükseğe yerleştirilmiş döşekler içinde.

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    Diyanet İşleri

    Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Çünkü Biz onları yepyeni bir yaratılışla inşa edeceğiz,

    Muhammed Esed

    çünkü, Biz onları yenilenmiş bir hayatta tekrar var etmiş olacağız,

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz onları (şuurun eşi olan bedenleri yeni) bir inşa edişle inşa ettik.

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız. dipnot 491

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 491
      "Onları, yepyeni bir yaratılışta yaratacağız!" tümcesindeki zamir, kadınlara yöneliktir. "Onları" zamiri, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cennete giren kadınları" veya "Dünyadaki yaşlı kadınları" veya "Onların eşlerini" veya "Ceylan gözlüleri" veya "Oradaki kadınları" veya "Hurileri" biçiminde uydurma yorumlar eklenerek çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Biz kadınları yeniden biçimlendirdik. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Cennete giden kadınlar yeni ve farklı bir bedene sahip olacaklar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz kadınları yeniden biçimlendirdik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz onları yeniden inşa etmişizdir,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz etmişizdir de onları yeniden inşa

    Erhan Aktaş

    Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip yarattık.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, biz onları yepyeni bir yaratılışla yaratdık da,

    İbni Kesir

    Gerçekten Biz; onları, yeni bir yaratılışla yarattık.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, o hurileri yeni bir yaratılışla yarattık.

    Süleyman Ateş

    Biz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz,

    Süleymaniye Vakfı

    Onları dipnot 1 / hizmet eden hurileri biz oluşturup geliştirdik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Onları" diye anlam verdiğimiz (هن) zamirine, bazı tefsir ve meallerde "cennetliklerin eşleri" anlamı verilir. Bunun için 34. ayetteki "yüksek döşeklerde olacaklar (وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ)" ifadesine, Arap diline aykırı olarak "onlara, pek değerli eşler vereceğiz" şeklinde anlam vermişlerdir. Oysa 34. ayetteki ifade, 27. ayetle başlayan ve oradaki "fi (في)" harfi cerri nedeniyle mekan belirttiği açık olan bir dizi yer zarfının sonuncusudur. 27-34 arasındaki tüm ayetlerde defteri sağdan verilenlerin kalacakları yerler anlatılmaktadır. Ayete "onlara, pek değerli eşler vereceğiz" anlamını verebilmek için, zarf olan kelimelere mef'ul /nesne muamelesi yapılması gerekir ki bu, Arap dili açısından mümkün değildir. Zaten "eşler" diye anlam verdikleri furuş (فُرُش) kelimesi, Rahman Suresinin 54. ayetinde, "cennetliklerin yaslandıkları döşekler" anlamında kullanılmıştır ve ona "döşekler" dışında bir anlam veren de olmamıştır. Bu ayette de furuş kelimesi aynı anlamdadır. Bundan üç ayet sonra:"Onlar, defteri sağdan verilenler içindir." (Vakıa 56/38) ifadesi tekrarlanmaktadır. Bu sebeple, zamirin gidebileceği tek yer, Vakıa 56/22. ayetteki hurilerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz o hurileri dipnot 1 çok iyi yetiştirdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki zamir, dişi varlıkları göstermektedir. Bundan önce sözü edilen tek dişi varlık huri olduğu için "huriler" diye meal vermek gerekir.

    Şaban Britch

    Biz, o kadınları yeni bir yaratılışla yeniden yarattık.

    Şaban Piriş

    Biz, o kadınları yeni bir yaratılışla yeniden yarattık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz kadınları da güzel bir biçimde yeniden yaratmış,

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    Diyanet İşleri

    (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Mustafa İslamoğlu

    ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz:

    Muhammed Esed

    ve bakireler olarak dirilteceğiz,

    Ahmed Hulusi

    Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk!

    Ali Bulaç

    Onları hep bakireler olarak kıldık,

    Ali Özek ve heyeti

    Onları, eşlerine bâkireler kıldık.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz. dipnot 492

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 492
      "El değmemişler" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bakireler" veya "Kız oğlan kızlar" veya "Eşlerini çok seven gösterişli bakireler" veya "Defterleri sağdan verilenler için yaratılmış kızlar" veya "Kullanılmamış kızlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Onları gençleştirdik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları, gençleştirdik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    onları bakire kılmışızdır,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda

    Erhan Aktaş

    Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onları dokunulmamışlar dipnot 1 yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiç kullanılmamış, üzerinde yatılmamış döşekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onları dokunulmamışlar yaptık.

    Gültekin Onan

    Onları hep bakireler olarak kıldık,

    Hasan Basri Çantay

    (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

    İbni Kesir

    Ve onları el değmemişler kıldık.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onları bakireler kıldık.

    Süleyman Ateş

    Onları bakireler yapmışızdır.

    Süleymaniye Vakfı

    Onları ilk olarak (orada) yarattık dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İlk olarak" diye anlam verilen kelime "(بكر) bikr"in çoğulu olan "(أبكار) ebkar"dır. Bikr'in kök anlamı, bir şeyin ilki ve başlangıcı olmaktır (Mekayis'ul-luğa (بكر) md.). Bu kelime, bakire kadınlar için de kullanılır. Tefsir ve mealler, "(فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا)" ayetine "onları ilk defa (orada) yarattık" yerine "onları bakireler yaptık" anlamı vermişlerdir. Halbuki hurilerle ilk defa cennette karşılaşılacağını söyleyen başka ayetler de vardır (Rahman 55/56, 72-74).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her birini birer bakire kıldık.

    Şaban Britch

    Onları bakireler şeklinde yarattık.

    Şaban Piriş

    Onları bakireler şeklinde yarattık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hepsini bakireler yapmışızdır,

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    Diyanet İşleri

    (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sevgi dolu, denk ve uyumlu;

    Muhammed Esed

    sevgi dolu ve uyum içinde,

    Ahmed Hulusi

    (Ki o daha önce hiç görülmemiş - kullanılmamış türden bedenler) eşlerine aşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A. H. ) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!

    Ali Bulaç

    Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

    Ali Özek ve heyeti

    Düşkün ve yaşıt.

    Ali Rıza Safa

    Sevgi dolu ve uyumlu. dipnot 493

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 493
      "Sevgi dolu ve uyumlu" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Cilveli ve yaşıt dilberler" veya "Yaşıt sevgililer" veya "Kocalarına aşık yaşıtlar" veya "Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık yaşıtlar" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    kocalarını çok seven aynı yaşta,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaşıt sevgililer.

    Gültekin Onan

    Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

    Hasan Basri Çantay

    (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

    İbni Kesir

    Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eşlerine düşkün ve yaşıt.

    Süleyman Ateş

    Hep yaşıt sevgililer;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güzel konuşurlar ve birbirleriyle yaşıttırlar.

    Şaban Britch

    Eşlerine düşkün ve yaşıt.

    Şaban Piriş

    Eşlerine sevgi ile bağlı olarak.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yaşıt cilveli dilberler halinde,

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    Diyanet İşleri

    (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Hepsi de) bahtiyar kesim için;

    Muhammed Esed

    dürüst ve erdemli olanlarla:

    Ahmed Hulusi

    (Bunlar) ashab-ı yemin (said olanlar) içindir.

    Ali Bulaç

    "Ashab-ı Yemin" olanlar için.

    Ali Özek ve heyeti

    Bütün bunlar sağdakiler içindir.

    Ali Rıza Safa

    Sözü yerine getirenlerin yoldaşları için. dipnot 494

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 494
      "Sözü yerine getirenlerin yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l yemin" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Sağdakiler" veya "Sağcılar" veya "Sağ tarafta olanlar" veya "Defterleri sağdan verilenler" veya "Uğur sahipleri" veya "Uğur ve mutluluk dostları" veya "Erdemli olanlar" biçiminde çevrilmiş; kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı yemin" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 74:39 ayetinde de bildirilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Sağ tarafta olanlar içindir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sağ tarafta olanlar içindir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    sağın adamları için.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ashabı yemin için

    Erhan Aktaş

    Sağın adamları için.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sağın adamları için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sağın adamları dipnot 1 için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın adamları" deyimi; -cinsiyet ayırımı olmaksızın- Arapça'da saygın, onurlu, seçkin gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir.

    Gültekin Onan

    'Ashab-ı Yemin' olanlar için.

    Hasan Basri Çantay

    sağcılar için.

    İbni Kesir

    Sağcılar için.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sağ taraftakiler için.

    Süleyman Ateş

    Sağın adamları için.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bütün bunlar uğurlu olanlar sınıfı içindir.

    Şaban Britch

    Sağ taraftakiler için,

    Şaban Piriş

    Sağ taraftakiler için..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Uğur ve mutluluk yaranı için.

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    Diyanet İşleri

    (39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Mustafa İslamoğlu

    bir kısmını öncekiler

    Muhammed Esed

    bir kısmı eski zamanlardan,

    Ahmed Hulusi

    (Ashab-ı yemin'in) bir kısmı evvelkilerdendir.

    Ali Bulaç

    (Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,

    Ali Özek ve heyeti

    Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü öncekilerden.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Onların birçoğu önceki nesillerdendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların bir çoğu önceki nesillerdendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir çoğu önceki (ümmet)lerden,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir çok evvelinden

    Erhan Aktaş

    Bir kısmı öncekilerdendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bir kısmı öncekilerdendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir kısmı öncekilerdendir.

    Gültekin Onan

    (Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,

    Hasan Basri Çantay

    (Bunların) bir çok (u) evvelki (ümmet) lerden,

    İbni Kesir

    Bir çoğu öncekilerden,

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir çoğu öncekilerden.

    Süleyman Ateş

    (Bu sağcıların) Bir bölümü öncekilerdendir,

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar (defteri sağdan verilenler), hem öncekilerden oluşan büyük bir topluluktur;

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir kısmı eskilerden,

    Şaban Britch

    Bir çoğu öncekilerden,

    Şaban Piriş

    Bir çoğu öncekilerden..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir bölümü öncekilerden.

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — bütün mealleriyle aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Mustafa İslamoğlu

    bir kısımını da sonrakiler teşkil edecek.

    Muhammed Esed

    bir kısmı da sonraki zamanlardan.

    Ahmed Hulusi

    Bir kısmı da sonrakilerdendir.

    Ali Bulaç

    Birçoğu da sonrakilerdendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Birçoğu da sonrakilerdendir.

    Ali Rıza Safa

    Bir bölümü de sonrakilerden.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

    Edip Yüksel

    Onların birçoğu da sonraki nesillerdendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların bir çoğu da sonraki nesillerdendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bir çoğu da sonrakilerdendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bir çok ahirinden

    Erhan Aktaş

    Bir kısmı sonrakilerdendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bir kısmı sonrakilerdendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir kısmı sonrakilerdendir.

    Gültekin Onan

    Birçoğu da sonrakilerdendir.

    Hasan Basri Çantay

    bir çok (u) da sonraki (ümmet) lerdendir.

    İbni Kesir

    Bir çoğu da sonrakilerdendir.

    Mehmet Alagaş

    (27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir çoğu da sonrakilerdendir.

    Süleyman Ateş

    Bir bölümü de sonrakilerdendir.

    Süleymaniye Vakfı

    hem de sonrakilerden oluşan büyük bir topluluktur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vakıa 56/10-14. Ayetlerde, önde gelenlerin büyük bir bölümünün önceki ümmetlerden, az bir bölümünün de Muhammed aleyhisselamın ümmetinden olacağı bildirilmiş, burada ise defteri sağdan verilenlerin, her iki taraftan da büyük bir bölümü oluşturacağı ifade edilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir kısmı da sonrakilerdendir.

    Şaban Britch

    Çoğu da sonrakilerden…

    Şaban Piriş

    Çoğu da sonrakilerden..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir bölümü de sonrakilerden.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.