Âl-i İmrân suresi · 1–9. ayetler

Kitabın indirilişi; muhkem ve müteşâbih ayetler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Âl-i İmrân suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    Diyanet İşleri

    Elif Lam Mim.

    Mustafa İslamoğlu

    Elif-Lam-Mim!

    Muhammed Esed

    Elif-Lam-Mim.

    Ahmed Hulusi

    Eliif, Laaaam, Miiiim.

    Ali Bulaç

    Elif, Lam, Mim.

    Ali Özek ve heyeti

    Elif. Lâm. Mîm.

    Ali Rıza Safa

    A. L. M.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, mim.

    Edip Yüksel

    A1 L30 M40 dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran'ın matematiksel mucizesinin bir parçası olan bu harfler hakkında detaylı bilgi için 2:1 ayetinin dipnotuna bakınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    A.L.M

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elif, Lam, Mim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elif, Lam Mim,

    Erhan Aktaş

    Elif. Lam. Mim.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elif. Lam. Mim.

    Gültekin Onan

    Elif, Lam, Mim.

    Hasan Basri Çantay

    Elif. Lam. Mim.

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Mim.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Süleyman Ateş

    Elif lam mim.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Mim! dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Elif, Lam, Mim.

    Şaban Britch

    Elif, Lâm, Mîm.

    Şaban Piriş

    Elif, Lam, Mim,

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elif, Lam, Mim.

  2. Âl-i İmrân suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ

    Diyanet İşleri

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.

    Mehmet Okuyan

    Allah (ki) O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, hayatı elinde tutandır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Yüce Allah'ın mutlak otoritesini göstermektedir. İbn Abbâs'a göre [el-hayy] "her diriden önce diri, her diriden sonra diri olacak, ayrıca hiçbir zaman ölmeyecek olan", [el-kayyûm] ise "kulların rızkını ve ecellerini belirleyip takdir eden kudret" demektir (Semerkandî, [Bahru'l-‘Ulûm], I, 192). Benzer mesajlar: Bakara 2:255; Al-i İmrân 3:26-27; En‘âm 6:101-103; Nûr 24:35; Şûrâ 42:11; Haşr 59:22-24; İhlâs 112:1-4.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, mutlak diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağıdır.

    Muhammed Esed

    ALLAH, Kendisinden başka ilah olmayan, sonsuza kadar diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı olan, her şeyi hükmüne, iradesine bağlı kılan yaratıcı!

    Ahmed Hulusi

    Allah O; tanrı ve tanrısallık yoktur, sadece "HU" (HU ismi, hüviyet-i Zat'a işaret eden isimdir ki birçok yerde önce "HU" denerek hüviyet-i Zat'ın alemlerden ve tüm manalarla kayıtlanmaktan beri olduğu vurgulanır, sonra O'nda açığa çıkan bir özelliğe işaret eden isim belirtilir, sözü edilen konuya bağlı olarak); Hayy'dır (hayatın kendisidir) ve Kayyum'dur (alemler O'nunla vücud bulur ve devam eder).

    Ali Bulaç

    Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayy (Diri) ve Kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur.

    Ali Rıza Safa

    "Allah! O'ndan başka Tanrı yoktur. Yaşayan ve Sonsuzdur; Her Şeyin Kaynağı ve Dayanağıdır!"

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kendinden başka tanrı olmayan, sonsuza kadar diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı, her şeyi hükmüne, iradesine bağlı kılan yaratıcıdır!

    Edip Yüksel

    ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'tan başka tanrı yoktur. Sonsuz hayat sahibi, bütün varlıkları ayakta tutan ve gözeten odur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah, başka Tanrı yok ancak o, hayy o, kayyum o

    Erhan Aktaş

    Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Koruyup Yöneten'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Koruyup Yöneten'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Yöneten'dir.

    Gültekin Onan

    Tanrı... O'ndan başka tanrı yoktur. Diridir, kaimdir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah o Allahdır ki kendinden başka hiç bir Tanrı yokdur, (O, zati, ezeli ve ebedi haayat ile) diri (ve baakıy) dir. Zatiyle, kemaliyle kaaimdir. (Yaratdıklarının her an tedbir-ü hıfzında yegane haakimdir,her şey onunla kaaimdir).

    İbni Kesir

    Allah, O'ndan başka hiç bir İlah yoktur. Hayy ve Kayyum'dur.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, kendisinden başka (ibadet edilmeye layık) hak ilah olmayan, her zaman diri, ölümsüz, bütün varlıkların tek yöneteni ve gözeteni olan tek hak ilahtır.

    Süleyman Ateş

    Allah ki, O'ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O, Allah: O'ndan başka ilah yoktur; daima diridir, sürekli işinin başındadır.

    Şaban Britch

    Allah kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) ilah bulunmayandır. Hayy ve Kayyûm'dur.

    Şaban Piriş

    Allah, kendisinden başka ilah yoktur. Hayat sahibidir. gözeticidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah... İlah yok O'ndan başka... Hayy'dır O, Kayyum'dur.

  3. Âl-i İmrân suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 3. ayet. نَزَّلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنزَلَ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ

    Diyanet İşleri

    (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (3, 4) O, sana Kitab'ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur'an'ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın "intikam sahibi oluşu" hakkında geniş bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Önceki (vahiy)lerden bugüne ulaşan hakiketleri doğrulayan bu ilahi kelamı sana sapasağlam indiren O'dur; üstelik, Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmiştir

    Muhammed Esed

    (Geçmişte vahyedilenlerden) bugüne ulaşan doğru haberleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti;

    Ahmed Hulusi

    Senin ellerin arasındaki, geçmişten gelen Hak bilgileri tasdikleyen bu Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini), Hakk'ın ta kendisi olarak, inzal etti (bilincinde açığa çıkardı). Tevrat (Musa'ya gelen vahiyler) ve İncil'i (İsa'ya vahyolanı) de inzal etmişti.

    Ali Bulaç

    O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

    Ali Özek ve heyeti

    O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrât ile İncil'i indirdi.

    Ali Rıza Safa

    Ellerinde bulunanı doğrulayan Kitap'ı, gerçek olarak sana indirmiştir; Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

    Bayraktar Bayraklı

    -Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın ayetlerini inkara şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.

    Edip Yüksel

    Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O, sana kitabı, önündekileri doğrulayıcı olarak hak ile indirmektedir. Önceden insanları doğru yola iletmek için Tevrat'ı ve İncil'i indirmişti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O sana kitabı bihakkın indirmekte: önündekileri bir musaddık olmak üzre, ki önceden nasa hidayet için Tevratı ve İncili indirmişti.

    Erhan Aktaş

    Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirdi.

    Gültekin Onan

    Sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

    Hasan Basri Çantay

    (3-4) (Habibim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incili indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidayetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allanın (hak olan, mahz-ı hidayet olan) ayetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azab vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.

    İbni Kesir

    Sana kitabı hak ile ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. Ve Tevart'ı ve İncil'i indirdi.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, sana kitabı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrat ile İncil'i de indirmişti.

    Süleyman Ateş

    Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrat ve İncil'i de indirmişti.

    Süleymaniye Vakfı

    Gerçekleri içeren bu kitabı, kendinden öncekileri tasdik edici özellikte dipnot 1 sana, o indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirdi.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, bütün nebilere verilmiş kitapları hem tasdik eder hem de içeriklerini korur. Onlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, ancak Kur'an ile tespit edilebilir (Maide 5/15-16, 48). Kur'an'ın önceki kitapları tasdik edici özelliğine dair ayetler için bkz: Bakara 2/41, 89, 91, 97, Al-i İmran 3/81, Nisa 4/47, En'am 6/92, Yunus 10/37, Yusuf 12/111, Fatır 35/31, Ahkaf 46/12, 30.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gerçekleri içeren ve kendinden öncekileri tasdik eden dipnot 1 bu Kitab'ı sana, O indirmiştir. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bakara 2/136, Al-i İmran 3/81-84 ve En'am 6/90. ayetlere göre bütün nebilere kitap verilmiştir. Bunlardan her biri diğerlerini tasdikle görevlidir. Kur'an son kitap olduğu için o da önceki kitapların hepsini tasdik etmektedir.

    Şaban Britch

    O, sana kitabı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrat ile İncil'i de indirmişti.

    Şaban Piriş

    O, sana, önceden indirdiği Tevrat ve İncil'i tasdik eden kitabı hak olarak indirmiştir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    O, sana Kitap'ı, önündekileri tasdikleyici olarak hak bir yoldan indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.

  4. Âl-i İmrân suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 4. ayet. مِن قَبْلُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ ٱلْفُرْقَانَ إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

    Diyanet İşleri

    (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    (3, 4) O, sana Kitab'ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur'an'ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın "intikam sahibi oluşu" hakkında geniş bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    geçmişte insanlığa yol gösterici olarak, yine hakkı batıldan kesin hatlarla ayıran mesajı da O indirmiştir. Allah'ın mesajlarını inkar eden kemselere gelince: Onlar için şiddetli bir azap vardır; zira Allah üstün ve yüce olandır, insana yaptıklarının acısını tattırandır.

    Muhammed Esed

    Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak; yine O indirmişti, doğruyla eğriyi birbirinden ayırd etmeye yarayan gerçeklik bilgisini... Allah'ın mesajlarını inkara şartlanmış olanlara gelince; onları acı bir azap beklemektedir: Zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.

    Ahmed Hulusi

    Önceden insanlara bir Hüda (hakikate erdirici, doğru yolu gösterici) olarak. Furkan'ı da (Hak ile batılı, hayr ile şerr olanı ayırt eden) inzal etti. Muhakkak ki Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) örten, inkar edenler var ya, onlar için şiddetli bir azap vardır. Allah Aziyz'dir, Züntikam'dır (yapılanın sonucunu acıma söz konusu olmaksızın yaşatan).

    Ali Bulaç

    Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır.

    Ali Özek ve heyeti

    Daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere (hak ile bâtılı birbirinden ayıran) Furkân'ı indirmiştir. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, Azîz'dir, (hak edenlere karşı) intikam sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    İnsanlara yol gösteren olarak, Gerçeği Ayrıştıran'ı da daha önce indirmişti. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için yaman bir ceza vardır. Çünkü Allah, Üstündür; hak ettikleri cezayı verendir.

    Bayraktar Bayraklı

    -Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın ayetlerini inkara şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.

    Edip Yüksel

    Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, İntikam Alandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, Öc Alandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de ayırt eden Furkan indirdi. Allah'ın ayetlerini tanımayanlara şüphesiz şiddetli bir azap vardır. Öyle ya, Allah'ın izzeti var, intikamı var.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de ayırd eden fürkan indirdi. Allahın ayetlerini tanımıyanlar, şüphesiz onlara şiddetli bir azab var, öyleya Allahın ızzeti var, intikamı var

    Erhan Aktaş

    Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru ile yanlışı ayırt eden ölçü.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru ile yanlışı ayırt eden ölçü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Doğru ile yanlışı ayırt eden ölçü.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gerçeği yalanlayan nankörler.

    Gültekin Onan

    Bundan (Kuran'dan ) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Tanrı'nın ayetlerine küfredenler için şiddetli bir azab vardır. Tanrı güçlüdür, intikam alıcıdır.

    Hasan Basri Çantay

    (3-4) (Habibim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incili indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidayetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allanın (hak olan, mahz-ı hidayet olan) ayetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azab vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.

    İbni Kesir

    Daha önce. İnsanlara yol gösterici olarak. Furkan'ı da indirdi. Muhakkak ki Allah'ın ayetlerini inkar edenler için, gerçekten şiddetli azab vardır. Allah, Aziz'dir, intikam sahibidir.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran/Furkan'ı da indirmişti. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere, şiddetli bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikam sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Daha önce, insanlara yol gösterici olarak, Furkan(doğruyu ve eğriyi birbirinden ayırdeden Kitap)ı da indirdi, Muhakkak ki Allah'ın ayetlerini tanımayanlar için çetin bir azab vardır. Allah daima üstündür ve öc alandır.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu kitaptan önce onlar, insanlar için birer rehberdi. dipnot 1 Zaten bütün furkanları /doğruyu yanlıştan ayıran kitapları dipnot 2 o indirmiştir. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnenler için çetin bir azap vardır. dipnot 3 Allah daima üstün olan ve cezayı hak edildiği kadar verendir. dipnot 4

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rehber diye çevirdiğimiz "hüda" kelimesi, hidayet kökündendir. Hidayet, nazikçe yol göstermektir (Müfredat). Bakara 2/2; A'raf 7/52; Yunus 10/57; Nahl 16/64, 89, 102; Neml 27/12, 76-77; Lokman 31/1-3.
    2. metne dön, dipnot 2
      Furkan, doğruyu yanlıştan ayırmaktır. Bu özellikte olana da furkan denir. İlahi kitapların tamamı bu özelliktedir (Bakara 2/53, Enbiya 21/48, Furkan 25/1). Allah, kendini yanlışlardan koruyan müminlere furkan yani doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti verir (Enfal 8/29).
    3. metne dön, dipnot 3
      Çetin", ayetteki "şedid (شديد)"in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır (Müfredat). Allah, cezayı, işlenen suça bağlamış (En'am 6/160) ve şöyle demiştir: "Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür." (Şura 42/40) size kim saldırırsa ona, size yaptığı saldırıya denk bir saldırı ile karşılık verin (Bakara 2/194) Buna göre cezanın, işlenen suça denk olması gerekir bu da ancak suçun iki katı ile olur. Birincisi ile verdiği zarar giderilir, ikincisi ile de o zarara denk bir zarara sokulur. Bu ceza prensibi, cehennemde de uygulanır (A'raf 7/38, Furkan 25/68-69).
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette geçen intikam (انتِقَام) suçla ceza arasındaki dengeyi tam kurma anlamına gelir (el-Ayn).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Önceki insanların rehberi onlardı dipnot 1 . Bütün Furkanları (doğruyu yanlıştan ayıran kitapları) dipnot 2 O indirmiştir. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnenlerin (kafirlerin) cezası, suçları ile doğru orantılıdır dipnot 3 . Üstün olan, hak edildiği dipnot 4 kadar ceza veren Allah'tır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rehberlik diye çevirdiğimiz hidayet, nazikçe yol göstermektir. Allah'ın hidayeti dört çeşittir: Birincisi varlığını, birliğini ve insana her şeyden yakın olduğunu her vesileyle göstermesidir. Bu yüzden Allah, kendini ikinci sıraya koyup başka bir şeye öncelik vermeyi şirk sayar ve asla bağışlamaz (Nisa 4/48). İkincisi insana, iyiyi kötüden ayırma özelliği vererek doğruyu bulmasına imkan vermesidir. Bir ayet şöyledir: "Doğruları arayanlar için yeryüzünde ayetler vardır, kendinizde de vardır, görmez misiniz?" (Zariyat 51/20-21) Üçüncüsü elçileri aracılığı ile yol göstermesidir. İlgili ayetlerden biri şöyledir: "Sen elbette doğru yolu gösterirsin.  (Şura  42/52) Dördüncüsü de doğru tercihte bulunanı yoluna kabul etmesidir. Allah Teala şöyle demiştir: "Biz, her elçiyi kendi halkının dili ile gönderdik ki onlara açık açık anlatsın. Bundan sonra Allah, sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder." (İbrahim 14/4) Müfredat'tan yararlanılmıştır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Furkan, doğruyu yanlıştan ayıran anlamındadır. Allah'ın indirdiği bütün kitaplar furkandır. Allah Teala şöyle demiştir: "Musa ile Harun'a o Furkanı, çekinerek korunanlar için aydınlanma ve doğru bilgi kaynağı olsun diye verdik." (Enbiya 21/48) Furkan kelimesinin çoğul kalıbı olmadığı için yerine göre tekil veya çoğul anlam verilir. Türkçeye bu kökten fark, farkındalık kelimeleri geçmiştir. Allah müminlere şöyle demiştir: "Ey inanıp güvenenler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız O, sizde doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği (furkan-farkındalık) oluşturur, kötülüklerinizi örter ve durumunuzu düzeltir. İkramı büyük olan Allah'tır." (Enfal 8/29)
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayetteki = شديد şedid, sıkıca bağlı demektir. Allah'ın ödülü veya cezası, kulun fiiline bağlıdır: "Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır. Kimseye haksızlık yapılmaz." (En'am 6/160)
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette geçen intikam = انتِقَام suçla ceza arasındaki dengeyi tam kurma anlamına gelir (El-Ayn).

    Şaban Britch

    Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran/Furkan'ı da indirmişti. Allah’ın ayetlerini küfredenlere şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir.

    Şaban Piriş

    Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran /Furkanı da indirmişti. Allah'ın ayetlerini inkar edenlere/tanımayanlara şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, cezalandırıcıdır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Daha önce insanlara bir yol gösterici olarak Furkan'ı da indirdi. Şu bir gerçek ki, Allah'ın ayetlerini örtüp inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Ve Allah hem Aziz'dir hem intikam alıcı...

  5. Âl-i İmrân suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 5. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَخْفَىٰ عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.

    Mustafa İslamoğlu

    Kuşku yok, yerde ve göklerde olan hiçbir şey Allah'tan gizli-saklı değildir.

    Muhammed Esed

    Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'tan saklı değildir.

    Ahmed Hulusi

    İşte Allah! Semada (gökte - bilinç boyutunda - meleki boyutta - maddenin hakikati kuantsal boyutta) ve arzda (madde boyutunda - bedende - yeryüzünde) hiçbir şey O'na (hafi) gizli değildir! (Çünkü O Esma'sı itibarıyla her "şey"in hakikatidir. Ki gizlilik veya açıklık şey'iyet için söz konusudur. )

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, yerde ve gökte Allah'a hiç bir şey gizli kalmaz.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz ki ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, göklerde ve yeryüzünde olan hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli değildir.

    Edip Yüksel

    Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz yerde ve gökte ne varsa hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah şüphesiz ki ona ne yerde ve ne gökde hiç bir şey gizli kalmaz.

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz, yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kuşkusuz, yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz, yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, yerde ve gökte Tanrı'ya hiç bir şey gizli kalmaz.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki ne yerde, ne gökde hiç bir şey Allaha gizli kalmaz.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki; gökte ve yerde hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz.

    Süleyman Ateş

    Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göklerde dipnot 1 ve yerde hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki  السَّمَاء = sema kelimesi tekil olmakla birlikte başındaki ال takısı nedeniyle cins sayılarak çoğul anlam verilmiştir.

    Şaban Britch

    Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz.

    Şaban Piriş

    Allah'a yer ve gökte olanlardan hiç bir şey gizli kalmaz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah... Gökte ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

  6. Âl-i İmrân suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 6. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُصَوِّرُكُمْ فِى ٱلْأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَآءُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    Diyanet İşleri

    O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. dipnot 1 O'ndan başka ilah yoktur. Güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'min 40:64; Teğâbun 64:3; İnfitâr 82:7-8.

    Mustafa İslamoğlu

    Rahimlerde size dilediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Rahimlerde size istediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur, O kudret sahibi, hikmet sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Sizi rahimlerde (ana karnında - Rahıymiyetinde - varlığınızı oluşturan Esma mertebesinde) dilediği gibi şekillendiren (oluşturan - programlayan) "HU"dur! Tanrı yoktur sadece "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Döl yataklarında size dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Azîz'dir, Hakîm'dir.

    Ali Rıza Safa

    O, dölyataklarında, dilediği gibi size biçim verir. O'ndan başka Tanrı yoktur. Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Rahimlerde size istediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O kudret ve hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rahimlerde sizlere dilediği şekli veren O'dur. Başka tanrı yok, ancak O vardır. Güçlü O'dur, hikmet sahibi O'dur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rahimlerde sizi dilediği keyfiyette tasvir eden o, başka Tanrı yok ancak o, aziz o, hakim o.

    Erhan Aktaş

    Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

    Gültekin Onan

    Döl yataklarında size dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Döl yataklarında size nasıl dilerse öyle kılık veren Odur. Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. (O), mutlak gaalibdir. Yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Sizi rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O’dur. Kendinden başka (ibadete layık hak) ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O’dur.

    Süleyman Ateş

    Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi, analarınızın rahminde, tercihine göre biçimlendiren O'dur dipnot 1 . O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanın ölçüleri ezelde değil, ana rahminde belirlenir.

    Şaban Britch

    Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O’dur. Kendinden başka (ibadete layık hak) ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O’dur.

    Şaban Piriş

    Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O'dur. Kendinden başka ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rahimlerde sizi dilediğince şekillendiren O'dur. İlah yok O'ndan başka. Aziz'dir O, Hakim'dir.

  7. Âl-i İmrân suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 7. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ مِنْهُ ءَايَٰتٌ مُّحْكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٌ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنْهُ ٱبْتِغَآءَ ٱلْفِتْنَةِ وَٱبْتِغَآءَ تَأْوِيلِهِۦ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱلرَّٰسِخُونَ فِى ٱلْعِلْمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    Diyanet İşleri

    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

    Mehmet Okuyan

    Sana Kitabı indiren O'dur. Onun bazı ayetleri muhkem (açık anlamlı)dır ki bunlar Kitabın anasıdır (esasıdır). Diğerleri de müteşabih (benzeşen anlamlı)lardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, Fitne çıkarmak ve onu (arzularına göre) yorumlamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. (Oysa) onun (asıl) yorumunu Allah'tan başkası bilemez. İlimde derinlik sahibi olanlar ise "Ona inandık; hepsi Rabbimizin katındandır." derler. dipnot 1 Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle [Allâh] kelimesinin sonundaki [mim] secavendi yok sayılarak şöyle de tercüme edilebilir: "Onun yorumunu Allah ve ilimde derinlik sahibi olanlardan başkası bilemez."

    Mustafa İslamoğlu

    Yine O'dur sana İlahi Kelam'ı indiren. O'nun ayetlerinden bir kısmının hükmü kesin ve nettir; bunlar İlahi Kelam'ın anasıdır. Gerisi de müteşabihlerden oluşmuştur. Kalplerinde yamukluk bulunan kimseler, fitne çıkarmak ve tevil etmek amacıyla, onun müteşabih olan kısmının peşine düşerler. Oysa onun gerçek te'vilini kimse bilmez, yalnızca Allah (bilir); ve ilimde derinleşenler derler ki: "Biz ona inanırız, tümü Rabbimizin katındandır. Derin kavrayış sahiplerinden başkası bu gerçeği fark edemese de."

    Muhammed Esed

    İlahi kelamın özü olan açık ve kesin hükümlü mesajlar ile müteşabihleri kapsayan bu ilahi kelamı sana bahşeden O'dur. Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar, sırf kafaları karıştır(acak şeyler bul)mak için ve ona (keyfi) anlamlar yüklemek amacıyla ilahi kelamın müteşabih olarak ifade edilen kısmına uyarlar; oysa Allah'tan başka kimse onun kesin anlamını bilemez. Bu yüzden bilgide derinleşenler şöyle derler: "Biz ona inanırız: (ilahi kelamın) tümü Rabbimizdendir; derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan ders almasa da."

    Ahmed Hulusi

    "HU"dur; ki sana inzal ettiği BİLGİ (Kitap) işaretlerinin bir kısmı muhkemdir (açık - net anlaşılır hükümler ihtiva eden), bilginin (Kitabın) anası - temelidir; diğerleri de müteşabihattır (teşbih - misal benzetme yollu anlatım). Kalplerinde zey (art niyetli, olayı saptırmak isteyen düşünceye sahip) olan kişiler, fitne amaçlı tevilini (yorumunu - neye işaret ettiğini) yapmak üzere müteşabih olanlarıyla hükmederler. Bunların tevilini (kesin olarak ne kastedildiğini) ancak Allah bilir. İlimde Rasih olanlar (derinlikli düşünenler): "İman ettik, onların tamamı Rabbimizin indindendir" derler. Öze ermişlerden (Ulül Elbab) başkası bunu anlayamaz.

    Ali Bulaç

    Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın aslıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu (heveslerine göre) tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki onun tevilini Allah'dan başkası bilmez. İlimde yüksek dereceye erişenler ise: «Ona inandık; hepsi Rabbimiz katındandır» derler. Bunu aklıselim (ve doğru anlayış) sahiplerinden başkası bilmez.

    Ali Rıza Safa

    O, Kitap'ı, sana indirmiştir. Onun ayetlerinin bir bölümü, açık ve kesindir; Onlar, Kitap'ın anasıdır. Diğerleri de açık ve kesin olmayanlardır. Yüreklerinde sapma olanlar, karışıklık çıkarmak ve Ona olmadık anlamlar yüklemek için, açık ve kesin olmayanların ardından giderler. Oysa Onun anlamını, Allah'tan başkası bilmez. Bilgide derinleşenler ise şöyle derler: "Ona inandık; tümü, Efendimizin katındandır!" Zaten sağduyulu olanlardan başkası anlamaz. dipnot 60

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 60
      Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, açık ve kesin olan ayetler "Muhkem" olarak; açık ve kesin olmayan ayetler ise "Müteşabih" olarak Arapça biçimiyle bırakılmıştır. "Onun anlamını, Allah'tan başkası bilmez. Bilgide derinleşenler ise şöyle derler." olarak yazdığımız tümce, kimi Kur'an çevirilerinde, "Onun açıklamasını bir Allah bilir, bir de bilgide derinleşmiş olanlar." biçiminde çevrilmiştir. "Bilgide derinleşmiş olanlar bilir!" anlamında yapılan çeviriler, insanların bilgide derinleşmiş kişileri aramalarına ve kimi kişilerin de "Kur'an'da bildirilen kişi benim!" diyerek insanları aldatarak sömürmelerine yol açmıştır. Oysa böyle belirsizlikler içeren hiçbir buyruk Kur'an'da bildirilmediği gibi, 2:118 ve 5:50 ayetlerinde, "Kesin bilgiyle inanmak" buyruk olarak bildirilmiştir. "Açık ve kesin olmayan ayetler" bildirimi, belirsiz olgular olduğunu bildirmez; kimi olguların, insanların algılama yetilerinin ötesinde olduğunu bildirir. Bu ayetten, Kur'an'ın anlaşılmaz bir kitap olduğu sonucunu çıkaranlar da yüreğinde sapma olanlardır. Çünkü insanların, ancak Allah'ın dilediği ölçülerde bilgi edinebilecekleri, 2:255 ayetinde bildirilmiştir ve hem Kur'an ayetleriyle ilgili hem de evrenlerle ilgili olarak sürekli yeni bilgilere erişilmektedir. Yine böyle sömürü konusu yapılan Allah'ın dostları tanımına ilişkin olarak da önyazıların altıncı bölümünde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sana kitabı indiren O'dur. Onun bazı ayetleri muhkem/anlamları tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler; diğerleri de müteşabihtir/araştırılarak manaları bilinecek olan tabiat kanunlarıdır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve "ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır" diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

    Edip Yüksel

    O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların tevilini yalnızca ALLAH bilir. İlim sahipleri de. "Hepsi Efendimiz katındandır, hepsini onayladık." derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Müteşabih, "birbirine benzer" demektir (bak 2:118; 2:70; 4:157; 6:99; 6:141; 2:25). Müteşabih (mecazi veya benzer anlamlı) ayetlerden söz eden bu ayetin kendisinin de müteşabih olması ilginçtir. * Müteşabihlere örnek olarak 2:106; 16:44; 17:46; 23:14; 41:44; 56:79 ayetlerine bakınız. Bu konudaki bir tartışmayı çevirinin sonundaki Notlar bölümünde bulabilirsiniz. * Bak 39:23.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların gerçek anlamını ise kimse bilmez, ancak istisnadır ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar 'Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır,' derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da anlamları benzeşik olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece anlamı benzeşiklerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabbimizdendir." derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Odur indiren sana bu muazzam kitabı: bunun bir kısım ayatı vardır muhkemat: onlar "ümmülkitab" ana kitab, diğer bir takımları da müteşabihattır, amma kalblerinde bir yamıklık bulunanlar sade onun müteşabih olanlarının ardına düşerler: fitne aramak, te'vilini aramak için, halbuki onun te'vilini ancak Allah bilir, ilimde rüsuhu olanlar da derler ki: amenna hepsi rabbımızdan, maamafih özü temiz olanlardan başkası düşünemez.

    Erhan Aktaş

    Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde dipnot 4 derinleşmiş olanlar: "Biz ona iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hüküm içeren, kesin, açık, anlaşılan ve yalın anlamlı olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, mecaz anlatımlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hakikatini. Fitne çıkarmak ve kendi anlayışına uydurmak kastı olmaksızın "muteşabih ayetleri" doğru anlamak, kavramak ve mutlak kesinlik atfetmeksizin -Kur'an'ın anlam bütünlüğü içinde- yorumlamak mümkündür.
    4. metne dön, dipnot 4
      "İlim" kelimesi ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim verilmiş olmak, ilim sahibi olmak: "Bilgi sahibi olanlar, bilenler" demektir. Bilenler ile kast edilen şey: Düşünenler, akledenler, gerçeği idrak etmiş olanlar, vahyin gerçekliğine iman edenler, Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak eden, kavrayan ve anlamış olanlardır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil, tevhidi bilince sahip olarak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimeleri genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varmanın "bilgisidir."
    5. metne dön, dipnot 5
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: dipnot 4 "Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hüküm içeren, kesin, açık, anlaşılan ve yalın anlamlı olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hakikatini. Fitne çıkarmak ve kendi anlayışına uydurmak kastı olmaksızın "muteşabih ayetleri" doğru anlamak, kavramak ve mutlak kesinlik atfetmeksizin -Kur'an'ın anlam bütünlüğü içinde- yorumlamak mümkündür.
    4. metne dön, dipnot 4
      Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri esas itibarıyle; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek, kavramak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Bir kısım ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: dipnot 4 "Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hüküm içeren, kesin, açık, yalın anlamlı olan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzeşen, benzer, eş anlamlı, birden çok anlamlı, yoruma açık anlamlı, benzetmelerle anlamları açık ve anlaşılır olan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Hakikatini.
    4. metne dön, dipnot 4
      Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer aldığı şekliyle alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Sağlıklı düşünen, sağduyulu.

    Gültekin Onan

    Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (ümmülkitabi) (olan) bir kısım ayetler muhkemdir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Tanrı'dan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) sana Kitabı indiren odur. Ondan bir kısım ayetler muhkemdir ki bunlar Kitabın anası (temeli) dir. Diğer bir kısmı da müteşabihlerdir. İşte kalblerinde eğrilik bulunanlar sırf fitne aramak (ötekini berikini sapdırmak) ve (kendi arzularına göre) onun te'viline yeltenmek için onun müteşabih olanına tabi olurlar. Halbuki onun te'vilini Allahdan başkası bilmez, ilimde yüksek payeye erenler ise: Biz Ona inandık. Hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bunları) salim akıllardan başkası iyice düşünmez.

    İbni Kesir

    Sana kitabı indiren O'dur. O'nun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar; kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşabihlerdir. İşte kalblerinde eğrilik bulunanlar; fitne çıkarmak ve te'vile yeltenmek için müteşabih olanlara uyarlar. Halbuki onun gerçek te'vilini, ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: Biz ona inandık, hepsi Rabbımızın katındadır, derler. Ancak akıl sahibleri düşünebilirler.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sana kitabı indiren O’dur. Onun bir kısmı, muhkem ki bunlar kitabın özüdür. Bir kısmı da müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve (kendilerine göre) onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise “Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.

    Süleyman Ateş

    Kitabı sana O indirdi. Onun bazı ayetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belalarını bul)mak için onun müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun te'vili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allah'tan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Sağduyu sahiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz.

    Süleymaniye Vakfı

    O, bu kitabı sana indirendir. Onun bir kısmı muhkem /hüküm içeren ayetlerdir; dipnot 1 onlar kitabın dipnot 2 ana ayetleridir. Diğerleri müteşabihtir dipnot 3 /muhkemlerle benzeşirler. Kalplerinde kayma olanlar, fitne dipnot 4 çıkarmak ve tevil yapmak /istedikleri bağlantıyı kurmak için dipnot 5 kitaptan, (kurgularıyla) benzeşen şeye dipnot 6 uyarlar. Oysa kitabın tevilini /ayetler arasındaki bağlantıyı sadece Allah bilir (ve onu ayetleriyle gösterir). Bu ilmi dipnot 7 /kitabı açıklama ilmini kavramış olanlar şöyle derler: "Biz ona/o ilme inandık, onun tamamı Rabbimiz katındandır." Bu zikre dipnot 8 /doğru bilgiye, aklıselim sahibi olanlardan dipnot 9 başkası ulaşamaz.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhkem ayet, bir konuda hüküm içeren ayettir. O hüküm, başka ayetlerle ayrıntılı olarak açıklanır (Hud 11/1-2).
    2. metne dön, dipnot 2
      Kitab (كتاب) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Arapçada kelimeleri ekleyerek yazılan her türlü yazıya kitap denir (Müfredat). Kur'an-ı Kerim, muhkemler yani kısa ve özlü hükümler içeren ayetlerden ve onların benzeri olup onları açıklayan müteşabih ayetlerden oluşan ikişerli yapıdadır (Zümer 39/23) Kur'an'ın, bildiğimiz bir kitap halinde inmediği açıktır. Bu ve benzeri ayetler onun, kendisinden kitaplar oluşturulacak şekilde indiğini, her bir kitabın, bir muhkem bir de müteşabih olmak üzere en az iki ve ikinin katları olan ayetlerden oluştuğunu, doğru hükme yani hikmete bu şekilde ulaşılabileceğini (Bakara 2/269) gösterir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Müteşabih, benzeşen demektir. Birbirine benzeyen iki şeyden her birine müteşabih denir. Bu kelime, toplam sekiz ayette geçer: Bakara 2/25, 70, 118; Al-i İmran 7, Zümer 23, En'am 99, 141 ve Ra'd 16.
    4. metne dön, dipnot 4
      Fitne", altını içindeki yabancı maddelerden ayırmak için ateşe sokmaktır (Müfredat). Kur'an'da bu kelime imtihan (A'raf 7/155), aldatma (A'raf 7/27), cehennem azabı (Zariyat 51/10-14) ve savaş (Bakara 2/216) anlamlarında kullanılmıştır.
    5. metne dön, dipnot 5
      Te'vil (تَأْوِيلِ), evl (أول) kökünden türetilmiştir; bir şeyi istenen hedefe çevirme anlamına gelir (Müfredat). Bu ayette tevil, Allah'ın ayetler arasında kurduğu bağlantıyı gösterir.
    6. metne dön, dipnot 6
      Ayetin açılımı şöyledir: Kitaptan kendi eğrilikleriyle /kurgularıyla benzeşene uyarlar. (فيتبعون ما تشابه منه بزيغهم). Necran'dan bir Hıristiyan heyeti nebimize gelmiş, "Ya Muhammed! Sen, İsa'nın Allah'ın kelimesi ve ondan bir ruh olduğu kanaatindesin değil mi?" demişti. O, "Evet." deyince" Bu bize yeter." demişlerdi. Onlar, kendi eğrilikleriyle benzeşir gördükleri şu ayete dayanıyorlardı: "İsa… Allah'ın Meryem'e ulaştırdığı sözü ve kendinden bir ruhtur." (Nisa 4/171) Ayetin başında görmek istemedikleri şu ifade vardır: "Meryem oğlu İsa Mesih, yalnızca Allah'ın elçisidir." Allah'ın kitabına uyma yerine onu kendilerine uyduranlar hep böyle yaparlar. (Taberi, Al-i İmran 3/7. ayetin tefsiri)
    7. metne dön, dipnot 7
      Bu ilim, ayetleri ayetlerle açıklama ilmidir (A'raf 7/52). Önceki kitaplara inananların alimleri arasında da bu ilmi bilenler vardı (Nisa 4/162).
    8. metne dön, dipnot 8
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder (Ra'd 13/28).
    9. metne dön, dipnot 9
      Aklıselim sahibi olanlar" anlamı verdiğimiz ifade "ulü'l-elbab"dır. Bkz Bakara 2/179'un dipnotu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu Kitab'ı sana indiren O'dur. Âyetlerinin bir kısmı muhkemdir dipnot 1 ; onlar kitab'ın dipnot 2 ana ayetleridir. Diğerleri müteşabih dipnot 3 (benzeşik) olanlardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, istedikleri te'vili (bağlantıyı) kurup istedikleri fitneyi çıkarmak için Kitap'tan, kendi eğrilikleriyle dipnot 4 benzeşen şeye uyarlar. Oysa onun tevilini (ayetleri birbiri ile ilişkilendirmeyi) dipnot 5 sadece Allah bilir. Bu ilimde dipnot 6 sağlam duruş gösterenler de şöyle derler: "Biz, bu ilme inandık, hepsi (muhkem, müteşabih ve tevil) Sahibimiz katındandır." Bu zikre dipnot 7 (doğru bilgiye) sadece sağlam duruşlu olanlar ulaşabilirler dipnot 8 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Muhkem ayet, bir konuda hüküm içeren ayettir. Hemen her ayetin böyle bir yönü vardır. Bu hüküm, başka ayetlerle açıklanır. Allah Teala şöyle demiştir: "Elif, Lam, Ra. Bu bir kitaptır ki, ayetleri muhkem kılınmış sonra hakim olan, her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır. Bu, Allah'tan başkasına kul olmamanız içindir." (Hud 11/1-2)
    2. metne dön, dipnot 2
      Kitab (كتاب)'ın kök anlamı, bir şeyi bir şeye eklemektir (Mekayis). Bazen sözleri ekleyerek yapılan konuşmaya bazen de kelimeleri ekleyerek yazılan herhangi bir yazıya kitap denir (Mürfedat). Bir ayet şöyledir: "Allah sözün en güzelini, müteşabih ve mesani kitap olarak indirmiştir." (Zümer 39/23) Mesani, "ikişerliler" anlamına gelir. Kur'an'ın, bildiğimiz bir kitap halinde inmediği açıktır. Bu ayetler onun, kendinden kitaplar oluşturulacak şekilde indiğini, her bir kitabın, bir muhkem bir de müteşabih olmak üzere en az iki ve ikinin katları olan ayetlerden oluştuğunu, doğru hükme yani hikmete bu şekilde ulaşılabileceğini gösterir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Müteşabih, birbirine benzeyen iki şeyden her birine denir. Müteşabih ayetler, birbirine benzeyen ayetlerdir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayet'in açılımı şöyledir: "(فيتبعون ما تشابه منه  بزيغهم) = Kitap'tan kendi eğrilikleriyle benzeşene uyarlar." Necran Hristiyanlarından bir topluluk Nebimize gelmiş: Ya Muhammed! Sen, İsa'nın Allah'ın kelimesi ve ondan bir ruh olduğu kanaatinde misin değil misin? demişti. O, "evet" deyince "Bu bize yeter" demişlerdi. Arkasından yukarıdaki ayet sonra da şu ayet inmişti: "Allah katında İsa'nın durumu, tıpkı Adem'in durumu gibidir. Adem'i topraktan yarattı; sonra ona 'ol" dedi; o da oluştu ."  (Al-i İmran 3/59) (Taberi) Hristiyanlar, kendi eğrilikleriyle benzeşir gördükleri şu ayete dayanıyorlardı: "İsa… Allah'ın Meryem'e ulaştırdığı (ol) sözü ve kendinden bir ruhtur." (Nisa 4/171) Halbuki bu ayetin başında görmek istemedikleri şu ifade vardır: "Meryem oğlu İsa Mesih, başka değil, yalnızca Allah'ın elçisidir." Allah'ın kitabına uyma yerine onu kendilerine uydurmak isteyenler hep böyle bir yol izlerler.
    5. metne dön, dipnot 5
      Te'vil = تَأْوِيلِ, Allah'ın ayetler arasında kurduğu bağlantıyı ifade eder. Bu bağlantıyı ancak, Arapçayı ve ilgili konuyu iyi bilenlerden oluşan bir ekip bulabilir. Bir ayet şöyledir: "Bu bir kitaptır ki ayetleri, bilenlerden oluşan bir topluluk için Arapça Kur'anlar (kümeler) halinde açıklanmıştır." (Fussilet 41/3) Buradaki Kur'an kelimesi, Al-i İmran 3/7. ayetteki kitap kelimesi gibi ayetler kümesi anlamındadır.
    6. metne dön, dipnot 6
      Bu ilim, Kur'an'ın kendini açıklama ilmidir. Allah Teala şöyle demiştir: "Onlara, bir ilimle açıkladığımız Kitap getirdik; inanan topluluk için rehber ve ikramı bol bir kitap." (Araf 7/52)
    7. metne dön, dipnot 7
      Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak ve kullanmaktır. (Müfredat ذكر ve عرفmd.) Tabiat, Allah'ın yarattığı ayetlerden, Kur'an da indirdiği ayetlerden oluşur. Her ikisinden elde edilen doğru bilgi zikirdir. İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder. (Ra'd 13/28)
    8. metne dön, dipnot 8
      Sağlam duruşlu' diye meal verdiğimiz ulu'l-elbab'ı Allah Teala şöyle tanımlar: "Sözü dinleyen ve onun en güzeline (Allah'ın sözüne) uyanları, Allah'ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. İşte ul'ul-elbab olanlar onlardır." (Zümer 39/18)

    Şaban Britch

    Sana kitabı indiren O’dur. Onda bir kısmı, muhkem ki bunlar kitabın özüdür. Bir kısmı da müteşabih ayetler vardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve (kendilerine göre) onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise “Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.

    Şaban Piriş

    Sana kitabı indiren O'dur. Onda bir kısmı, muhkem -ki bunlar kitabın özüdür.- bir kısmı da müteşabih ayetler vardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise "Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşabihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşabih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.

  8. Âl-i İmrân suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 8. ayet. رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

    Diyanet İşleri

    (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."

    Mehmet Okuyan

    (Şöyle dua ederler:) "Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden."

    Muhammed Esed

    "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakiki) Lütuf Sahibi."

    Ahmed Hulusi

    Rabbimiz, bize hidayet ettikten (hakikati gösterip idrak ettirdikten) sonra şuurumuzu (nefsaniyete - egoya) döndürme ve bize ledünnünden bir rahmet bağışla. Muhakkak sen Vehhab'sın.

    Ali Bulaç

    "Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."

    Ali Özek ve heyeti

    (Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize kendi katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağış sahibi olan yalnız sensin.

    Ali Rıza Safa

    "Efendimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra yüreklerimizi saptırma ve Senin katından bir rahmet bağışla. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!"

    Bayraktar Bayraklı

    Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.

    Edip Yüksel

    "Efendimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey Rabbimiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya rabbena bizleri hidayetine irdirdikten sonra kalblerimizi yamıltma da ledünnünden bize bir rahmet ihsan eyle, şüphesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen.

    Erhan Aktaş

    Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar derler ki: Rabb'imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin.

    Gültekin Onan

    "Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan sensin sen."

    Hasan Basri Çantay

    Ey Rabbimiz, bizi doğru yola iletdikden sonra kalblerimizi (Hakdan) sapdırma. Bize kendi canibinden bir rahmet ver. Şübhesiz bağışı en çok olan Sensin Sen.

    İbni Kesir

    Ey Rabbımız; bizi, hidayetine erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme. Katında bize rehmet lutfet. Şüphesiz en çok lütfeden Sen'sin Sen.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bahşedensin.

    Süleyman Ateş

    (Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra kalplerimizi kaydırma! dipnot 1 Bize katından iyilik ve ikramda bulun! Sen Vehhab olan / karşılık beklemeden bol bol verensin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yola gelmek de yoldan çıkmak da kişinin kararına bağlıdır (Saf 61/5). Bununla birlikte, bu dua, her şeyde olduğu gibi doğru yolda kalmak için de Allah'ın desteğine ihtiyacımız olduğunu gösterir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Onlar şöyle derler:) Sahibimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra, kalplerimizin eğrilmesine izin verme dipnot 1 . Bize katından iyilikte bulun! Hep bağış yapan Sen'sin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, kimseyi yoldan çıkarmaz. Yoldan çıkan insanın kendisidir. Bu dua, kişinin doğru yolda olma kararlılığını gösterir. Bir gün Musa toplumuna şöyle demişti: "Ey toplumum! Beni niçin incitiyorsunuz? İyi biliyorsunuz ki ben, Allah'ın size gönderdiği elçiyim." Ne zaman ki onlar yoldan kaydı, Allah da onların kalplerini kaydırdı. Allah, yoldan çıkan bir toplumu yola getirmez. (Saf 61/5)

    Şaban Britch

    Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.

    Şaban Piriş

    Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab'sın, bol bol bağışta bulunansın.

  9. Âl-i İmrân suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 9. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    Diyanet İşleri

    "Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Gelmesinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin." Şüphesiz ki Allah sözünden dönmez.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbimiz! Geleceğinden kuşku duyulmayan o günde Sen insanlığı bir araya toplayacaksın! Çünkü Allah vaadinden asla dönmez."

    Muhammed Esed

    "Ey Rabbimiz! (Geleceğine) hiç şüphe olmayan o Gün'ü görüp yaşamaları için mutlaka insanlığı bir araya toplayacaksın: Allah vaadini yerine getirmekten asla kaçınmaz."

    Ahmed Hulusi

    "Rabbimiz, muhakkak ki sen, oluşacağı konusunda şek, şüphe olmayan süreçte insanları cem edeceksin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez. "

    Ali Bulaç

    "Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.

    Ali Rıza Safa

    "Efendimiz! Sen, hakkında kuşku olmayan bir günde, insanları kesinlikle Toplayacak Olansın!" Kuşkusuz, Allah, verdiği sözden asla dönmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Rabbimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah, asla sözünden dönmez.

    Edip Yüksel

    "Efendimiz, gerçekleşmesi kuşku götürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin." ALLAH sözünden dönmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbimiz, gerçekleşmesi kuşku gütürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin.' ALLAH sözünden dönmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey Rabbimiz, şüphesiz sen, insanları, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir güne toplayacaksın. Şüphesiz Allah, belirlediği süreyi şaşırmaz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya rabbena! muhakkak ki sen insanları geleceğinde hiç şüphe olmıyan bir güne toplıyacaksın, şüphesiz ki Allah mi'adını şaşırmaz.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'imiz! Sen, geleceğinden kuşku olmayan günde, insanları toplayacaksın. Kuşkusuz, Allah sözünden dönmez.

    Gültekin Onan

    "Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Tanrı, va'dinden cayıp dönmez".

    Hasan Basri Çantay

    Ey Rabbimiz, muhakkak ki Sen, (vukuunda) hiç bir şübhe olmayan bir günde insanları toplayacak olansın. Şübhesiz Allah sözünden caymaz.

    İbni Kesir

    Ey Rabbımız; muhakkak ki geleceğinden şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak Sen'sin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez.

    Mehmet Alagaş

    (1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbimiz! Hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.

    Süleyman Ateş

    "Rabbimiz, sen mutlaka insanları, asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın." Allah sözünden dönmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sahibimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları bir araya getirecek olan da Sen'sin. Sen dipnot 1 sözünden dönmezsin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Geçmiş zamandan şimdiki veya gelecek zamana; gelecek zamandan geçmiş zamana ya da geçmiş zamandan emir kipine geçiş yapılabilir. Türkçede bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada bu sanat yok sayılarak meal verilmiştir.

    Şaban Britch

    Rabbimiz, hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden asla dönmez.

    Şaban Piriş

    -Rabbimiz, geleceği şüphe götürmeyen günde bütün insanları toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden dönmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey Rabbimiz! Sen Cami'sin; insanları varlığında kuşku bulunmayan bir günde mutlaka toplayacaksın. Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.