Diyanet İşleri
Elif Lam Mim.
Âl-i İmrân suresi · 1–9. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Âl-i İmrân suresi, 1. ayet. الٓمٓ
Elif Lam Mim.
Elif. Lâm. Mîm. dipnot 1
Elif-Lam-Mim!
Elif-Lam-Mim.
Eliif, Laaaam, Miiiim.
Elif, Lam, Mim.
Elif. Lâm. Mîm.
A. L. M.
Elif, lam, mim.
A1 L30 M40 dipnot 1
A.L.M
Elif, Lam, Mim.
Elif, Lam Mim,
Elif. Lam. Mim.
Elif. Lam. Mim.
Elif. Lam. Mim.
Elif, Lam, Mim.
Elif. Lam. Mim.
Elif, Lam, Mim.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Elif, Lâm, Mîm. dipnot 1
Elif lam mim.
Elif-Lam-Mim! dipnot 1
Elif, Lam, Mim.
Elif, Lâm, Mîm.
Elif, Lam, Mim,
Elif, Lam, Mim.
Âl-i İmrân suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.
Allah (ki) O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, hayatı elinde tutandır. dipnot 1
Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, mutlak diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağıdır.
ALLAH, Kendisinden başka ilah olmayan, sonsuza kadar diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı olan, her şeyi hükmüne, iradesine bağlı kılan yaratıcı!
Allah O; tanrı ve tanrısallık yoktur, sadece "HU" (HU ismi, hüviyet-i Zat'a işaret eden isimdir ki birçok yerde önce "HU" denerek hüviyet-i Zat'ın alemlerden ve tüm manalarla kayıtlanmaktan beri olduğu vurgulanır, sonra O'nda açığa çıkan bir özelliğe işaret eden isim belirtilir, sözü edilen konuya bağlı olarak); Hayy'dır (hayatın kendisidir) ve Kayyum'dur (alemler O'nunla vücud bulur ve devam eder).
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir.
Hayy (Diri) ve Kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur.
"Allah! O'ndan başka Tanrı yoktur. Yaşayan ve Sonsuzdur; Her Şeyin Kaynağı ve Dayanağıdır!"
Allah, kendinden başka tanrı olmayan, sonsuza kadar diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağı, her şeyi hükmüne, iradesine bağlı kılan yaratıcıdır!
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.
Allah'tan başka tanrı yoktur. Sonsuz hayat sahibi, bütün varlıkları ayakta tutan ve gözeten odur.
Allah, başka Tanrı yok ancak o, hayy o, kayyum o
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Koruyup Yöneten'dir.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Koruyup Yöneten'dir.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Yöneten'dir.
Tanrı... O'ndan başka tanrı yoktur. Diridir, kaimdir.
Allah o Allahdır ki kendinden başka hiç bir Tanrı yokdur, (O, zati, ezeli ve ebedi haayat ile) diri (ve baakıy) dir. Zatiyle, kemaliyle kaaimdir. (Yaratdıklarının her an tedbir-ü hıfzında yegane haakimdir,her şey onunla kaaimdir).
Allah, O'ndan başka hiç bir İlah yoktur. Hayy ve Kayyum'dur.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Allah, kendisinden başka (ibadet edilmeye layık) hak ilah olmayan, her zaman diri, ölümsüz, bütün varlıkların tek yöneteni ve gözeteni olan tek hak ilahtır.
Allah ki, O'ndan başka tanrı yoktur, daima diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. Daima diridir, her şey gözetimi altındadır. dipnot 1
O, Allah: O'ndan başka ilah yoktur; daima diridir, sürekli işinin başındadır.
Allah kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) ilah bulunmayandır. Hayy ve Kayyûm'dur.
Allah, kendisinden başka ilah yoktur. Hayat sahibidir. gözeticidir.
Allah... İlah yok O'ndan başka... Hayy'dır O, Kayyum'dur.
Âl-i İmrân suresi, 3. ayet. نَزَّلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَأَنزَلَ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ
(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
(3, 4) O, sana Kitab'ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur'an'ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. dipnot 1
Önceki (vahiy)lerden bugüne ulaşan hakiketleri doğrulayan bu ilahi kelamı sana sapasağlam indiren O'dur; üstelik, Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmiştir
(Geçmişte vahyedilenlerden) bugüne ulaşan doğru haberleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti;
Senin ellerin arasındaki, geçmişten gelen Hak bilgileri tasdikleyen bu Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini), Hakk'ın ta kendisi olarak, inzal etti (bilincinde açığa çıkardı). Tevrat (Musa'ya gelen vahiyler) ve İncil'i (İsa'ya vahyolanı) de inzal etmişti.
O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
O, sana Kitab'ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrât ile İncil'i indirdi.
Ellerinde bulunanı doğrulayan Kitap'ı, gerçek olarak sana indirmiştir; Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
-Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın ayetlerini inkara şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,
Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri onaylayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,
O, sana kitabı, önündekileri doğrulayıcı olarak hak ile indirmektedir. Önceden insanları doğru yola iletmek için Tevrat'ı ve İncil'i indirmişti.
O sana kitabı bihakkın indirmekte: önündekileri bir musaddık olmak üzre, ki önceden nasa hidayet için Tevratı ve İncili indirmişti.
Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.
Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.
Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirdi.
Sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
(3-4) (Habibim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incili indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidayetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allanın (hak olan, mahz-ı hidayet olan) ayetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azab vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.
Sana kitabı hak ile ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. Ve Tevart'ı ve İncil'i indirdi.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
O, sana kitabı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrat ile İncil'i de indirmişti.
Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrat ve İncil'i de indirmişti.
Gerçekleri içeren bu kitabı, kendinden öncekileri tasdik edici özellikte dipnot 1 sana, o indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirdi.
Gerçekleri içeren ve kendinden öncekileri tasdik eden dipnot 1 bu Kitab'ı sana, O indirmiştir. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmiştir.
O, sana kitabı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak indirdi. Tevrat ile İncil'i de indirmişti.
O, sana, önceden indirdiği Tevrat ve İncil'i tasdik eden kitabı hak olarak indirmiştir.
O, sana Kitap'ı, önündekileri tasdikleyici olarak hak bir yoldan indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti.
Âl-i İmrân suresi, 4. ayet. مِن قَبْلُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ ٱلْفُرْقَانَ إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ
(3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti. Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
(3, 4) O, sana Kitab'ı önceki kitapları(n aslını) doğrulayıcı olarak bir amaç ile indirmiştir. Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat'ı ve İncil'i de indirmişti. Furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayıran Kur'an'ı) da O indirmiştir. Şüphesiz ki Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir. dipnot 1
geçmişte insanlığa yol gösterici olarak, yine hakkı batıldan kesin hatlarla ayıran mesajı da O indirmiştir. Allah'ın mesajlarını inkar eden kemselere gelince: Onlar için şiddetli bir azap vardır; zira Allah üstün ve yüce olandır, insana yaptıklarının acısını tattırandır.
Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak; yine O indirmişti, doğruyla eğriyi birbirinden ayırd etmeye yarayan gerçeklik bilgisini... Allah'ın mesajlarını inkara şartlanmış olanlara gelince; onları acı bir azap beklemektedir: Zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
Önceden insanlara bir Hüda (hakikate erdirici, doğru yolu gösterici) olarak. Furkan'ı da (Hak ile batılı, hayr ile şerr olanı ayırt eden) inzal etti. Muhakkak ki Allah'ın işaretlerindeki varlığını (Esma'sının açığa çıkışı olan işaretleri) örten, inkar edenler var ya, onlar için şiddetli bir azap vardır. Allah Aziyz'dir, Züntikam'dır (yapılanın sonucunu acıma söz konusu olmaksızın yaşatan).
Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır.
Daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere (hak ile bâtılı birbirinden ayıran) Furkân'ı indirmiştir. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, Azîz'dir, (hak edenlere karşı) intikam sahibidir.
İnsanlara yol gösteren olarak, Gerçeği Ayrıştıran'ı da daha önce indirmişti. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini inkar edenler için yaman bir ceza vardır. Çünkü Allah, Üstündür; hak ettikleri cezayı verendir.
-Geçmişte vahyedilen vahiyleri tasdik eden bu ilahi kelamı sana safha safha indiren O'dur. Geçmişte insanlığa yol gösterici olarak yine Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmeye yarayan gerçeklik bilgisini de. Allah'ın ayetlerini inkara şartlanmış olanlara gelince, onları acı bir azap beklemektedir; zira Allah kudret sahibidir, kötülüğü cezalandırandır.
Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, İntikam Alandır.
Bundan önce insanlara yol gösterici olarak... Yasalar kitabını indirdi. ALLAH'ın ayetlerini inkar edenlere çetin bir azap vardır. ALLAH Üstündür, Öc Alandır.
Bir de ayırt eden Furkan indirdi. Allah'ın ayetlerini tanımayanlara şüphesiz şiddetli bir azap vardır. Öyle ya, Allah'ın izzeti var, intikamı var.
Bir de ayırd eden fürkan indirdi. Allahın ayetlerini tanımıyanlar, şüphesiz onlara şiddetli bir azab var, öyleya Allahın ızzeti var, intikamı var
Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.
Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.
İnsanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı dipnot 1 indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler dipnot 2 için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.
Bundan (Kuran'dan ) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Tanrı'nın ayetlerine küfredenler için şiddetli bir azab vardır. Tanrı güçlüdür, intikam alıcıdır.
(3-4) (Habibim) O, sana Kitabı hak (ve) kendinden evvelkileri (de) tasdıyk edici olarak (tedricen) indirdi. Bundan evvel de Tevrat ile Incili indirmişdi (ki onlar) insanlar için birer hidayetdi. Hak ile baatılı ayırd eden (hüküm) leri de indirdi. Allanın (hak olan, mahz-ı hidayet olan) ayetlerine küfredenler (yok mu?) onlar için pek çetin bir azab vardır. Allah cezada amansız bir gaalib-i mutlakdır.
Daha önce. İnsanlara yol gösterici olarak. Furkan'ı da indirdi. Muhakkak ki Allah'ın ayetlerini inkar edenler için, gerçekten şiddetli azab vardır. Allah, Aziz'dir, intikam sahibidir.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran/Furkan'ı da indirmişti. Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere, şiddetli bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikam sahibidir.
Daha önce, insanlara yol gösterici olarak, Furkan(doğruyu ve eğriyi birbirinden ayırdeden Kitap)ı da indirdi, Muhakkak ki Allah'ın ayetlerini tanımayanlar için çetin bir azab vardır. Allah daima üstündür ve öc alandır.
Bu kitaptan önce onlar, insanlar için birer rehberdi. dipnot 1 Zaten bütün furkanları /doğruyu yanlıştan ayıran kitapları dipnot 2 o indirmiştir. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnenler için çetin bir azap vardır. dipnot 3 Allah daima üstün olan ve cezayı hak edildiği kadar verendir. dipnot 4
Önceki insanların rehberi onlardı dipnot 1 . Bütün Furkanları (doğruyu yanlıştan ayıran kitapları) dipnot 2 O indirmiştir. Allah'ın ayetlerini görmezlikte direnenlerin (kafirlerin) cezası, suçları ile doğru orantılıdır dipnot 3 . Üstün olan, hak edildiği dipnot 4 kadar ceza veren Allah'tır.
Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran/Furkan'ı da indirmişti. Allah’ın ayetlerini küfredenlere şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam sahibidir.
Daha önce, insanlar için yol gösterici ve hakkı batıldan ayıran /Furkanı da indirmişti. Allah'ın ayetlerini inkar edenlere/tanımayanlara şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, cezalandırıcıdır.
Daha önce insanlara bir yol gösterici olarak Furkan'ı da indirdi. Şu bir gerçek ki, Allah'ın ayetlerini örtüp inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Ve Allah hem Aziz'dir hem intikam alıcı...
Âl-i İmrân suresi, 5. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَخْفَىٰ عَلَيْهِ شَىْءٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ
Şüphesiz yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.
Şüphesiz ki yerde de gökte de hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. dipnot 1
Kuşku yok, yerde ve göklerde olan hiçbir şey Allah'tan gizli-saklı değildir.
Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'tan saklı değildir.
İşte Allah! Semada (gökte - bilinç boyutunda - meleki boyutta - maddenin hakikati kuantsal boyutta) ve arzda (madde boyutunda - bedende - yeryüzünde) hiçbir şey O'na (hafi) gizli değildir! (Çünkü O Esma'sı itibarıyla her "şey"in hakikatidir. Ki gizlilik veya açıklık şey'iyet için söz konusudur. )
Şüphesiz, yerde ve gökte Allah'a hiç bir şey gizli kalmaz.
Şüphesiz ki ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Kuşkusuz, göklerde ve yeryüzünde olan hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.
Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli değildir.
Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz.
Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz.
Şüphesiz yerde ve gökte ne varsa hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Allah şüphesiz ki ona ne yerde ve ne gökde hiç bir şey gizli kalmaz.
Kuşkusuz, yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Kuşkusuz, yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.
Kuşkusuz, yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz.
Şüphesiz, yerde ve gökte Tanrı'ya hiç bir şey gizli kalmaz.
Şübhe yok ki ne yerde, ne gökde hiç bir şey Allaha gizli kalmaz.
Şüphesiz ki; gökte ve yerde hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz.
Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Yerde de gökte de hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. dipnot 1
Göklerde dipnot 1 ve yerde hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Allah’a yer ve gökte olanlardan hiçbir şey gizli kalmaz.
Allah'a yer ve gökte olanlardan hiç bir şey gizli kalmaz.
Allah... Gökte ve yerde hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Âl-i İmrân suresi, 6. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُصَوِّرُكُمْ فِى ٱلْأَرْحَامِ كَيْفَ يَشَآءُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. dipnot 1 O'ndan başka ilah yoktur. Güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Rahimlerde size dilediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.
Rahimlerde size istediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur, O kudret sahibi, hikmet sahibidir.
Sizi rahimlerde (ana karnında - Rahıymiyetinde - varlığınızı oluşturan Esma mertebesinde) dilediği gibi şekillendiren (oluşturan - programlayan) "HU"dur! Tanrı yoktur sadece "HU"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Döl yataklarında size dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur; üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Azîz'dir, Hakîm'dir.
O, dölyataklarında, dilediği gibi size biçim verir. O'ndan başka Tanrı yoktur. Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Rahimlerde size istediği şekli veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O kudret ve hikmet sahibidir.
Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.
Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.
Rahimlerde sizlere dilediği şekli veren O'dur. Başka tanrı yok, ancak O vardır. Güçlü O'dur, hikmet sahibi O'dur.
Rahimlerde sizi dilediği keyfiyette tasvir eden o, başka Tanrı yok ancak o, aziz o, hakim o.
Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.
Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.
Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Döl yataklarında size dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Döl yataklarında size nasıl dilerse öyle kılık veren Odur. Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. (O), mutlak gaalibdir. Yegane hüküm ve hikmet saahibidir.
Sizi rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O’dur. Kendinden başka (ibadete layık hak) ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O’dur.
Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O azizdir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kendi tercihine göre, rahimlerde size özgü biçimi veren O'dur. dipnot 1 Ondan başka ilah yoktur. Daima üstündür,
Sizi, analarınızın rahminde, tercihine göre biçimlendiren O'dur dipnot 1 . O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.
Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O’dur. Kendinden başka (ibadete layık hak) ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O’dur.
Ana rahminde size dilediği gibi şekil veren O'dur. Kendinden başka ilah olmayan, Aziz ve Hakim olan O'dur.
Rahimlerde sizi dilediğince şekillendiren O'dur. İlah yok O'ndan başka. Aziz'dir O, Hakim'dir.
Âl-i İmrân suresi, 7. ayet. هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ مِنْهُ ءَايَٰتٌ مُّحْكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٌ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنْهُ ٱبْتِغَآءَ ٱلْفِتْنَةِ وَٱبْتِغَآءَ تَأْوِيلِهِۦ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱلرَّٰسِخُونَ فِى ٱلْعِلْمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ
O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
Sana Kitabı indiren O'dur. Onun bazı ayetleri muhkem (açık anlamlı)dır ki bunlar Kitabın anasıdır (esasıdır). Diğerleri de müteşabih (benzeşen anlamlı)lardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, Fitne çıkarmak ve onu (arzularına göre) yorumlamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. (Oysa) onun (asıl) yorumunu Allah'tan başkası bilemez. İlimde derinlik sahibi olanlar ise "Ona inandık; hepsi Rabbimizin katındandır." derler. dipnot 1 Öz akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.
Yine O'dur sana İlahi Kelam'ı indiren. O'nun ayetlerinden bir kısmının hükmü kesin ve nettir; bunlar İlahi Kelam'ın anasıdır. Gerisi de müteşabihlerden oluşmuştur. Kalplerinde yamukluk bulunan kimseler, fitne çıkarmak ve tevil etmek amacıyla, onun müteşabih olan kısmının peşine düşerler. Oysa onun gerçek te'vilini kimse bilmez, yalnızca Allah (bilir); ve ilimde derinleşenler derler ki: "Biz ona inanırız, tümü Rabbimizin katındandır. Derin kavrayış sahiplerinden başkası bu gerçeği fark edemese de."
İlahi kelamın özü olan açık ve kesin hükümlü mesajlar ile müteşabihleri kapsayan bu ilahi kelamı sana bahşeden O'dur. Kalpleri hakikatten sapmaya meyilli olanlar, sırf kafaları karıştır(acak şeyler bul)mak için ve ona (keyfi) anlamlar yüklemek amacıyla ilahi kelamın müteşabih olarak ifade edilen kısmına uyarlar; oysa Allah'tan başka kimse onun kesin anlamını bilemez. Bu yüzden bilgide derinleşenler şöyle derler: "Biz ona inanırız: (ilahi kelamın) tümü Rabbimizdendir; derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan ders almasa da."
"HU"dur; ki sana inzal ettiği BİLGİ (Kitap) işaretlerinin bir kısmı muhkemdir (açık - net anlaşılır hükümler ihtiva eden), bilginin (Kitabın) anası - temelidir; diğerleri de müteşabihattır (teşbih - misal benzetme yollu anlatım). Kalplerinde zey (art niyetli, olayı saptırmak isteyen düşünceye sahip) olan kişiler, fitne amaçlı tevilini (yorumunu - neye işaret ettiğini) yapmak üzere müteşabih olanlarıyla hükmederler. Bunların tevilini (kesin olarak ne kastedildiğini) ancak Allah bilir. İlimde Rasih olanlar (derinlikli düşünenler): "İman ettik, onların tamamı Rabbimizin indindendir" derler. Öze ermişlerden (Ulül Elbab) başkası bunu anlayamaz.
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.
Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın aslıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu (heveslerine göre) tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki onun tevilini Allah'dan başkası bilmez. İlimde yüksek dereceye erişenler ise: «Ona inandık; hepsi Rabbimiz katındandır» derler. Bunu aklıselim (ve doğru anlayış) sahiplerinden başkası bilmez.
O, Kitap'ı, sana indirmiştir. Onun ayetlerinin bir bölümü, açık ve kesindir; Onlar, Kitap'ın anasıdır. Diğerleri de açık ve kesin olmayanlardır. Yüreklerinde sapma olanlar, karışıklık çıkarmak ve Ona olmadık anlamlar yüklemek için, açık ve kesin olmayanların ardından giderler. Oysa Onun anlamını, Allah'tan başkası bilmez. Bilgide derinleşenler ise şöyle derler: "Ona inandık; tümü, Efendimizin katındandır!" Zaten sağduyulu olanlardan başkası anlamaz. dipnot 60
Sana kitabı indiren O'dur. Onun bazı ayetleri muhkem/anlamları tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler; diğerleri de müteşabihtir/araştırılarak manaları bilinecek olan tabiat kanunlarıdır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve "ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır" diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların tevilini yalnızca ALLAH bilir. İlim sahipleri de. "Hepsi Efendimiz katındandır, hepsini onayladık." derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz. dipnot 1
O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların gerçek anlamını ise kimse bilmez, ancak istisnadır ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar 'Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır,' derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz.
Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da anlamları benzeşik olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece anlamı benzeşiklerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabbimizdendir." derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez.
Odur indiren sana bu muazzam kitabı: bunun bir kısım ayatı vardır muhkemat: onlar "ümmülkitab" ana kitab, diğer bir takımları da müteşabihattır, amma kalblerinde bir yamıklık bulunanlar sade onun müteşabih olanlarının ardına düşerler: fitne aramak, te'vilini aramak için, halbuki onun te'vilini ancak Allah bilir, ilimde rüsuhu olanlar da derler ki: amenna hepsi rabbımızdan, maamafih özü temiz olanlardan başkası düşünemez.
Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde dipnot 4 derinleşmiş olanlar: "Biz ona iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.
Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: dipnot 4 "Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.
Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir dipnot 1 ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Bir kısım ayetler de muteşabihtir. dipnot 2 Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun te'vilini dipnot 3 ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: dipnot 4 "Biz O'na iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl dipnot 5 sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (ümmülkitabi) (olan) bir kısım ayetler muhkemdir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Tanrı'dan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.
(Habibim) sana Kitabı indiren odur. Ondan bir kısım ayetler muhkemdir ki bunlar Kitabın anası (temeli) dir. Diğer bir kısmı da müteşabihlerdir. İşte kalblerinde eğrilik bulunanlar sırf fitne aramak (ötekini berikini sapdırmak) ve (kendi arzularına göre) onun te'viline yeltenmek için onun müteşabih olanına tabi olurlar. Halbuki onun te'vilini Allahdan başkası bilmez, ilimde yüksek payeye erenler ise: Biz Ona inandık. Hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bunları) salim akıllardan başkası iyice düşünmez.
Sana kitabı indiren O'dur. O'nun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar; kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşabihlerdir. İşte kalblerinde eğrilik bulunanlar; fitne çıkarmak ve te'vile yeltenmek için müteşabih olanlara uyarlar. Halbuki onun gerçek te'vilini, ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: Biz ona inandık, hepsi Rabbımızın katındadır, derler. Ancak akıl sahibleri düşünebilirler.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Sana kitabı indiren O’dur. Onun bir kısmı, muhkem ki bunlar kitabın özüdür. Bir kısmı da müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve (kendilerine göre) onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise “Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.
Kitabı sana O indirdi. Onun bazı ayetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belalarını bul)mak için onun müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun te'vili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allah'tan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Sağduyu sahiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz.
O, bu kitabı sana indirendir. Onun bir kısmı muhkem /hüküm içeren ayetlerdir; dipnot 1 onlar kitabın dipnot 2 ana ayetleridir. Diğerleri müteşabihtir dipnot 3 /muhkemlerle benzeşirler. Kalplerinde kayma olanlar, fitne dipnot 4 çıkarmak ve tevil yapmak /istedikleri bağlantıyı kurmak için dipnot 5 kitaptan, (kurgularıyla) benzeşen şeye dipnot 6 uyarlar. Oysa kitabın tevilini /ayetler arasındaki bağlantıyı sadece Allah bilir (ve onu ayetleriyle gösterir). Bu ilmi dipnot 7 /kitabı açıklama ilmini kavramış olanlar şöyle derler: "Biz ona/o ilme inandık, onun tamamı Rabbimiz katındandır." Bu zikre dipnot 8 /doğru bilgiye, aklıselim sahibi olanlardan dipnot 9 başkası ulaşamaz.
Bu Kitab'ı sana indiren O'dur. Âyetlerinin bir kısmı muhkemdir dipnot 1 ; onlar kitab'ın dipnot 2 ana ayetleridir. Diğerleri müteşabih dipnot 3 (benzeşik) olanlardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, istedikleri te'vili (bağlantıyı) kurup istedikleri fitneyi çıkarmak için Kitap'tan, kendi eğrilikleriyle dipnot 4 benzeşen şeye uyarlar. Oysa onun tevilini (ayetleri birbiri ile ilişkilendirmeyi) dipnot 5 sadece Allah bilir. Bu ilimde dipnot 6 sağlam duruş gösterenler de şöyle derler: "Biz, bu ilme inandık, hepsi (muhkem, müteşabih ve tevil) Sahibimiz katındandır." Bu zikre dipnot 7 (doğru bilgiye) sadece sağlam duruşlu olanlar ulaşabilirler dipnot 8 .
Sana kitabı indiren O’dur. Onda bir kısmı, muhkem ki bunlar kitabın özüdür. Bir kısmı da müteşabih ayetler vardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve (kendilerine göre) onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise “Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.
Sana kitabı indiren O'dur. Onda bir kısmı, muhkem -ki bunlar kitabın özüdür.- bir kısmı da müteşabih ayetler vardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun tevilini yapmak için onun müteşabih olanlarına uyarlar. Oysa, onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise "Biz, ona iman ettik, onun hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası düşünmez.
Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşabihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşabih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.
Âl-i İmrân suresi, 8. ayet. رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ
(Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin."
(Şöyle dua ederler:) "Rabbimiz! Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından merhamet ver! Şüphesiz ki bolca veren yalnızca sensin.
"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve bize katından bir rahmet bahşet: çünkü yalnızca Sensin hiç karşılıksız sınırsızca lutfeden."
"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi hakikatten (bir daha) saptırma ve bize rahmetini bağışla: Sensin (hakiki) Lütuf Sahibi."
Rabbimiz, bize hidayet ettikten (hakikati gösterip idrak ettirdikten) sonra şuurumuzu (nefsaniyete - egoya) döndürme ve bize ledünnünden bir rahmet bağışla. Muhakkak sen Vehhab'sın.
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen."
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize kendi katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağış sahibi olan yalnız sensin.
"Efendimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra yüreklerimizi saptırma ve Senin katından bir rahmet bağışla. Kuşkusuz, Sen, Bağışı Sonsuzsun!"
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi haktan bir daha saptırma ve bize rahmetini bağışla, gerçek lütuf sahibi sensin.
"Efendimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."
'Rabbimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın.'
Ey Rabbimiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.
Ya rabbena bizleri hidayetine irdirdikten sonra kalblerimizi yamıltma da ledünnünden bize bir rahmet ihsan eyle, şüphesiz sensin bütün dilekleri veren vehhab sen.
Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."
Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."
Onlar derler ki: Rabb'imiz! Verdiğin hidayetten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin.
"Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan sensin sen."
Ey Rabbimiz, bizi doğru yola iletdikden sonra kalblerimizi (Hakdan) sapdırma. Bize kendi canibinden bir rahmet ver. Şübhesiz bağışı en çok olan Sensin Sen.
Ey Rabbımız; bizi, hidayetine erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme. Katında bize rehmet lutfet. Şüphesiz en çok lütfeden Sen'sin Sen.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bahşedensin.
(Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."
Rabbimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra kalplerimizi kaydırma! dipnot 1 Bize katından iyilik ve ikramda bulun! Sen Vehhab olan / karşılık beklemeden bol bol verensin.
(Onlar şöyle derler:) Sahibimiz! Bizi yoluna kabul ettikten sonra, kalplerimizin eğrilmesine izin verme dipnot 1 . Bize katından iyilikte bulun! Hep bağış yapan Sen'sin.
Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.
Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet, şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.
Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız sen Vahhab'sın, bol bol bağışta bulunansın.
Âl-i İmrân suresi, 9. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."
Rabbimiz! Gelmesinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin." Şüphesiz ki Allah sözünden dönmez.
"Rabbimiz! Geleceğinden kuşku duyulmayan o günde Sen insanlığı bir araya toplayacaksın! Çünkü Allah vaadinden asla dönmez."
"Ey Rabbimiz! (Geleceğine) hiç şüphe olmayan o Gün'ü görüp yaşamaları için mutlaka insanlığı bir araya toplayacaksın: Allah vaadini yerine getirmekten asla kaçınmaz."
"Rabbimiz, muhakkak ki sen, oluşacağı konusunda şek, şüphe olmayan süreçte insanları cem edeceksin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez. "
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Allah, va'dinden cayıp dönmez."
Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.
"Efendimiz! Sen, hakkında kuşku olmayan bir günde, insanları kesinlikle Toplayacak Olansın!" Kuşkusuz, Allah, verdiği sözden asla dönmez.
Rabbimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah, asla sözünden dönmez.
"Efendimiz, gerçekleşmesi kuşku götürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin." ALLAH sözünden dönmez.
'Rabbimiz, gerçekleşmesi kuşku gütürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin.' ALLAH sözünden dönmez.
Ey Rabbimiz, şüphesiz sen, insanları, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir güne toplayacaksın. Şüphesiz Allah, belirlediği süreyi şaşırmaz.
Ya rabbena! muhakkak ki sen insanları geleceğinde hiç şüphe olmıyan bir güne toplıyacaksın, şüphesiz ki Allah mi'adını şaşırmaz.
"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez."
"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez.
"Rabb'imiz! Sen, geleceğinden kuşku olmayan günde, insanları toplayacaksın. Kuşkusuz, Allah sözünden dönmez.
"Rabbimiz, kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları gerçekten Sen toplayacaksın. Doğrusu Tanrı, va'dinden cayıp dönmez".
Ey Rabbimiz, muhakkak ki Sen, (vukuunda) hiç bir şübhe olmayan bir günde insanları toplayacak olansın. Şübhesiz Allah sözünden caymaz.
Ey Rabbımız; muhakkak ki geleceğinden şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak Sen'sin. Şüphesiz ki Allah vaadinden dönmez.
(1-9) Elif Lâm Mîm (Hurufu mukattaa kesik kopuk harfler), Allah, ondan başka ilah yoktur. Diridir, Ayakta tutandır. (Allah kendi kendine var olandır diğerlerini de ayağa kaldırandır, onun bir hayatı vardır. Cansız bir güç değildir canlı bir güçtür.) Sana, ellerinde olanı onaylayan kitabı, gerçek olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i insanlara kılavuz olsun diye önceden indirdi ve Furkan’ı da indirdi. (Furkan gerçekle batılı ayırt etmeyi sağlayıcı) Allah’ın ayetlerini örtbas edenlere şiddetli azap vardır. Allah saygıdeğerdir, öc alıcıdır / intikam alıcıdır. Kesinlikle Arzda ve semada Allah’tan hiçbir şey gizli kalmaz. O, size, esirgendiğiniz yerdeyken / rahimlerdeyken şekil verendir / tasvir edendir. Ondan başka ilah yoktur , saygıdeğerdir, h âkimdir. Kitabı size indiren O’dur, onda sağlam / muhkem ayetler vardır , onlar ki kitabın anasıdır , diğerleri ise benzeşik / müteşabih olanlardır , kalplerinde kayma olanlar fitne çıkarmak ve yorumlamak için benzeşenlerin ardına düşerler , onun yorumunu ancak Allah bilir , ilimde uzmanlaşmış olanlar / ilmi sağlam olanlar /râsihûn, ona iman ettik hepsi Allah’ın yanındandır diyorlar, onu ancak akıl uluları hatırlayıp anar. Rabbimiz, kalbimizi, yoluna girmiş olduktan sonra kaydırma, kendi katından bize rahmet hibe et , elbette ki sen hibe edensin. Rabbimiz, kesinlikle sen, olacağına dair şüphe duyulmayan bir günde , insanları toplayacaksın. Allah, kesinlikle v erdiği sözünün aksine bir şey yapmaz.
Rabbimiz! Hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Şüphesiz ki Allah sözünden asla dönmez.
"Rabbimiz, sen mutlaka insanları, asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın." Allah sözünden dönmez.
Rabbimiz, geleceğinde şüphe olmayan bir günde insanları toplayacak olan sensin!" dipnot 1 Şüphesiz Allah, vaadinden dönmez. dipnot 2
Sahibimiz! Geleceğinde şüphe olmayan bir günde, insanları bir araya getirecek olan da Sen'sin. Sen dipnot 1 sözünden dönmezsin.
Rabbimiz, hakkında şüphe olmayan günde bütün insanları mutlaka toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden asla dönmez.
-Rabbimiz, geleceği şüphe götürmeyen günde bütün insanları toplayacak olan şüphesiz sensin. Allah sözünden dönmez.
Ey Rabbimiz! Sen Cami'sin; insanları varlığında kuşku bulunmayan bir günde mutlaka toplayacaksın. Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.