Rahmân suresi · 1–13. ayetler

Rahmân'ın öğretmesi, ölçü ve yeryüzü nimetleri

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Rahmân suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 1. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ

    Diyanet İşleri

    (1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.

    Mehmet Okuyan

    Rahmân.

    Mustafa İslamoğlu

    Rahman?.. (Rahman'ı mı merak ediyorsunuz? O zaman dinleyin ki, O...)

    Muhammed Esed

    Rahman,

    Ahmed Hulusi

    Rahman (El Esma ül Hüsna ile işaret edilen tüm özelliklerin sahibi),

    Ali Bulaç

    Rahman (olan Allah)

    Ali Özek ve heyeti

    Rahman

    Ali Rıza Safa

    Bağışlayan.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı,ona kendini ifade etmeyi öğretti.

    Edip Yüksel

    Rahman,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rahman,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rahman,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rahman

    Gültekin Onan

    Rahman.

    Hasan Basri Çantay

    (1-2) Kur'anı O çok esirgeyici (Allah) öğretdi.

    İbni Kesir

    Rahman.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rahmân.

    Süleyman Ateş

    Çok merhametli (Allah),

    Süleymaniye Vakfı

    Rahman /iyiliği sonsuz olan Allah dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rahman "rahmeti her şeyi kuşatan" demektir. Bu özellik Allah'tan başkasında olmayacağı için kelimeyi "iyiliği sonsuz" diye çevirdik (Fatiha 1/1-3).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O Rahman (İyiliği sonsuz olan)

    Şaban Britch

    Rahman,

    Şaban Piriş

    Rahman,

    Yaşar Nuri Öztürk

    O Rahman,

  2. Rahmân suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 2. ayet. عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

    Diyanet İşleri

    (1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.

    Mehmet Okuyan

    Kur'an'ı (O) öğretti.

    Mustafa İslamoğlu

    Kur'an'ı O öğretti,

    Muhammed Esed

    Bu Kuran'ı (insana) öğretti.

    Ahmed Hulusi

    Talim etti Kuran'ı (Esma mertebesindeki özellikleri oluşturdu).

    Ali Bulaç

    Kur'an'ı öğretti.

    Ali Özek ve heyeti

    Kur'anı öğretti.

    Ali Rıza Safa

    Kur'an'ı öğretti.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı,ona kendini ifade etmeyi öğretti.

    Edip Yüksel

    Kuran'ı öğretti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuran'ı öğretti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kur'an'ı öğretti,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Öğretti Kur'anı

    Erhan Aktaş

    Kur'an'ı öğretti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kur'an'ı öğretti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kur'an'ı öğretti.

    Gültekin Onan

    Kuran'ı öğretti.

    Hasan Basri Çantay

    (1-2) Kur'anı O çok esirgeyici (Allah) öğretdi.

    İbni Kesir

    Kur'an'ı öğretti.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kur’an'ı öğretti.

    Süleyman Ateş

    Kur'an'ı öğretti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kur'an'ı öğretti,

    Şaban Britch

    Kur’anı öğretti.

    Şaban Piriş

    Kur'anı öğretti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öğretti Kur'an'ı,

  3. Rahmân suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ

    Diyanet İşleri

    İnsanı yarattı.

    Mehmet Okuyan

    İnsanı (O) yarattı.

    Mustafa İslamoğlu

    insanı O yarattı,

    Muhammed Esed

    O, insanı yarattı:

    Ahmed Hulusi

    Halketti İNSAN'ı,

    Ali Bulaç

    İnsanı yarattı.

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanı yarattı.

    Ali Rıza Safa

    İnsanı yarattı.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı,ona kendini ifade etmeyi öğretti.

    Edip Yüksel

    İnsanı yarattı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanı yarattı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnsanı yarattı,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yarattı insanı

    Erhan Aktaş

    İnsanı yarattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnsanı yarattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanı yarattı.

    Gültekin Onan

    İnsanı yarattı.

    Hasan Basri Çantay

    insanı O yaratdı.

    İbni Kesir

    İnsanı yarattı.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsanı yarattı.

    Süleyman Ateş

    İnsanı yarattı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İnsanı yarattı.

    Şaban Britch

    İnsanı yarattı.

    Şaban Piriş

    İnsanı yarattı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yarattı insanı,

  4. Rahmân suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 4. ayet. عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

    Diyanet İşleri

    Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.

    Mehmet Okuyan

    Açıklamayı (insana O) öğretti.

    Mustafa İslamoğlu

    insana kendini ifade etmeyi o öğretti.

    Muhammed Esed

    ona açık ve berrak şekilde düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.

    Ahmed Hulusi

    Öğretti ona beyanı (Esma özelliklerini insanda açığa çıkardı); (Hz. Ali'nin deyişiyle "'İnsan', konuşan Kur'an" oldu. )

    Ali Bulaç

    Ona beyanı öğretti.

    Ali Özek ve heyeti

    Ona, beyanı (konuşmayı hidayet ve sapıklık yolunu) öğretti .

    Ali Rıza Safa

    Ona, düşüncesini açıklamayı öğretti. dipnot 475

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 475
      İşte, bir bilgi ayeti: İnsan dünyaya geldiği anda, kulakları duymakta ve gözleri görmektedir. Altı ay içinde duyduklarını ve gördüklerini anlar; yaklaşık on iki ay içinde konuşmaya başlar. Bu doğal bir süreçtir ve özel bir çaba gerektirmez.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rahman, Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı,ona kendini ifade etmeyi öğretti.

    Edip Yüksel

    Ona beyanı (açıklama yeteneğini) öğretti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ona beyanı (açıklama yeteneğini) öğretti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ona güzel beyanı belletti.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Belletti ona o güzel beyanı

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ona beyanı dipnot 1 öğretti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona beyanı dipnot 1 öğretti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.

    Gültekin Onan

    Ona beyanı öğretti.

    Hasan Basri Çantay

    Ona beyanı O ta'lim etdi.

    İbni Kesir

    Ona beyanı öğretti.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona beyanı öğretti.

    Süleyman Ateş

    Ona beyanı (konuşup, düşüncelerini açıklamayı) öğretti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ona kendini ifade etmeyi öğretti.

    Şaban Britch

    Ona beyanı öğretti

    Şaban Piriş

    Ona beyanı öğretti

    Yaşar Nuri Öztürk

    Belletti ona duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi.

  5. Rahmân suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 5. ayet. ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

    Diyanet İşleri

    Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Güneşi ve ayı mükemmel bir hesapla yörüngelerinde hareket ettiren de (O).

    Muhammed Esed

    Güneş ve ay (O'nun buyruğu doğrultusunda) kendileri için belirlenen yörüngelerde akarlar;

    Ahmed Hulusi

    Güneş (kavrayış) ve Ay (duygu - hissediş) (Bi-) hesap iledir (mertebelerledir).

    Ali Bulaç

    Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir.

    Ali Özek ve heyeti

    Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.

    Ali Rıza Safa

    Güneş ve ay hesaba bağlıdır. dipnot 476

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 476
      İşte, bir bilgi ayeti: Ay, dünyanın tek doğal uydusudur. Ay, kendi çevresinde, dünya çevresinde ve dünya ile birlikte güneş çevresinde olmak üzere üç ayrı dönüşüm yapar. Dünya yörüngesindeki dönüşümü eşzamanlıdır; sürekli aynı yüzü dünyaya dönüktür. Güneş düzeni ile ilgili ilk çalışmaları, Polonyalı gökbilimci Kopernik on altıncı yüzyılda başlatmıştır. Güneş, kendi ekseni etrafında saatte yetmiş bin kilometre hızla döner ve yirmi beş günde bir tur tamamlar. Dünyadan bakıldığında, güneşin gökyüzünde izlediği yol yıl boyunca değişir. Akışkan bir yapısı olan güneş, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü aşamalı olarak yapar. Yani ekvatordaki dönüşü, kutuplardaki dönüşünden daha hızlıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Güneş ve ay bir hesapla hareket etmektedir.

    Edip Yüksel

    Güneş ve ay bir hesap ile (hareket etmekte) dir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Güneş ve ayın hareketleri alabildiğine hassas bir sistemi izler. Nitekim konumları saniyesi saniyesine, seneler öncesinden bilgisayarla hesaplanarak bilinmektedir. Ramazan orucunu ve bayramları, birbirleriyle çelişen ve yalan söyledikleri defalarca kanıtlanan tanıklara göre belirleyerek her sene bu konuda tartışmalar içine girenler, uydurma Hadisleri izleyeceklerine bu ayeti izleseler bu kronik problemlerini çözeceklerdir. Salat vakitleri konusunda takvimlerdeki hesaba uyanların, oruç söz konusu olunca hesabı sapkın işi görmeleri, Hadis ve Sünnet adındaki öğretileri izlemelerinin oluşturduğu çelişkili tavırlardan biridir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Güneş ve ay bir hesap ile (hareket etmekte) dir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Güneş ve Ay hesap iledir;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Güneş ve Ay hisablı

    Gültekin Onan

    Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir.

    Hasan Basri Çantay

    Güneş de, ay da hisabladır.

    İbni Kesir

    Güneş de, ay da bir hesab iledir.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Güneş ve Ay belli bir hesapladır.

    Süleyman Ateş

    Güneş de, Ay da bir hesap ile (cereyan etmekte)dir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Güneş ve ay, bir hesaba göredir.

    Şaban Britch

    Güneş ve Ay bir hesaba bağlıdır.

    Şaban Piriş

    Güneş ve ay bir hesaba bağlıdır

    Yaşar Nuri Öztürk

    Güneş ve Ay. Hesaba bağlıdır herbirinin her şeyi.

  6. Rahmân suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 6. ayet. وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

    Diyanet İşleri

    Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.

    Mehmet Okuyan

    Bitkiler dipnot 1 ve ağaçlar da secde etmektedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçen [en-necm] kelimesi yıldız değil, gövdesiz bitkiler demektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Gövdesiz ve gövdeli bitkiler O'nun emrine boyun eğerler.

    Muhammed Esed

    yıldızlar ve ağaçlar (O'nun önünde) yere kapanırlar.

    Ahmed Hulusi

    Necm (yıldız - fikirler) ve ağaç (beden) secdededirler (Esma indinde "yokluk" halindedirler).

    Ali Bulaç

    Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Bitkiler ve ağaçlar secde ederler.

    Ali Rıza Safa

    Yıldızlar ve ağaçlar secde ederler.

    Bayraktar Bayraklı

    Yıldızlar ve ağaçlar secde ederler.

    Edip Yüksel

    Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    çemen, ağaç secde eder dururlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çemen, ağaç secdedan

    Gültekin Onan

    Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler.

    Hasan Basri Çantay

    Sakı olmayan nebat da, ağaç da (Ona) secde ederler.

    İbni Kesir

    Bitkiler ve ağaçlar da secde ederler.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bitkiler ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler.

    Süleyman Ateş

    Necm (bitkiler, yıldızlar) ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler.

    Süleymaniye Vakfı

    O yıldız dipnot 1 ve ağaçlar secde eder /boyun eğerler. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, ayaklar, eller ve dizler üzerindeyken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamdaki secdedir (Nisa 4/102-103).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yıldızlar ve ağaçlar; her ikisi de Allah'a secde ederler dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Deklinasyon açısı. İnsan, başka hiçbir yardımcıya ihtiyaç duymadan gündüz gölgelere bakarak saati; gece ayın yerine bakarak takvimi okuyabilir.

    Şaban Britch

    Bitkiler, ağaçlar da secde ederler.

    Şaban Piriş

    Bitkiler, ağaçlar da boyun eğerler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Çimen/yıldız ve ağaç secde ediyorlar.

  7. Rahmân suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 7. ayet. وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

    Diyanet İşleri

    Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8) (Allah) göğü yükseltmiş ve dengeyi bozmayasınız diye (oraya) bir denge koymuştur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Kamer 54:49. Bu ayetlerde evrendeki denge ve adaletin toplumsal hayatta da devam ettirilmesi gerektiğine, varlıkları yaratanın tevhidine yani tekliğine uygun olarak hayatta azgınlık ve taşkınlıktan kaçınılmasına özen gösterilmesine dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine göğü özenle O yükseltti, bir denge ve ölçü koydu:

    Muhammed Esed

    Ve O, gökleri yükseltti ve (her şey için) bir ölçü koydu

    Ahmed Hulusi

    Semayı (bilinci; Levvame mertebesinden Mardiye mertebesine kadar) yükseltmiş ve mizanı (vahdet - kesret değerlerini dengeli yaşama özelliğini) yerleştirmiştir.

    Ali Bulaç

    Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu.

    Ali Özek ve heyeti

    Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.

    Ali Rıza Safa

    Gökleri yükseltti ve ölçüyü koydu.

    Bayraktar Bayraklı

    Göğü yükseltti ve teraziyi/ölçüyü koydu.

    Edip Yüksel

    Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bak şu güzel göğe, onu yükseltti, mizanı koydu ki,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizanı

    Gültekin Onan

    Gökyüzü, onu da yükseltti ve mizanı koydu.

    Hasan Basri Çantay

    Gök (e gelince:) Onu da (Allah) yükseltdi. Bir de mizanı koydu,

    İbni Kesir

    Göğü yükseltmiş, mizanı koymuştur.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Göğü yükseltti ve mizanı (adaleti) koydu.

    Süleyman Ateş

    Göğü yükseltti ve mizanı koydu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Göğü yükseltti ve dengeyi (mizanı) kurdu dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayet iki şeyden bahsetmektedir Göğün yükseltilmesi ve denge (mizan). Bu iki konunun geçtiği benzeşik (müteşabih) ayetleri de değerlendirmeye alırsak, göğün yükseltilmesinin zikredildiği diğer ayet Ra'd 13/2'dir. Şura 42/17'de Allah, kitabı ve mizanı indirdiğini bildirir. Hadid 57/25 bu kitap ve dengenin elçiler ile gönderildiğini bildirir. Pek çok ayette de "biz kitabı ve hikmeti" verdik buyrulmaktadır. Bir kısmı burada referans gösterilen, bir kısmı gösterilemeyen bütün benzeşik ayetler kümesi bir arada değerlendirildiğinde; hem tabiataki ayetlerin  hem de  kitaptaki ayetlerin bir mizana göre düzenlendiği anlaşılır. (Bkz: Al-i İmran 3/7 ve dipnotu). Öyleyse hikmet de bu düzenin(mizanın) yöntemini kullanarak doğru hüküme ulaşmaktır ve Allah tarafından yaratılmış ve indirilmiştir. Öyleyse Allah'ın aşırılık yapmamızı yasakladığı şeyler hem doğadaki mizanı bozmak hem de Kitap'taki mizanı (hikmeti) bozmaktır. Bizim yapmamız gereken şey  bunları öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir. Allah, bu gelişim yolunu (onun kurduğu düzenin ilmini anlama hikmetini), gerekli çalışmayı yapana verir. (Bkz: Bakara 2/269)

    Şaban Britch

    (Allah) Göğü yükseltip ve mizanı/adaleti koydu.

    Şaban Piriş

    (Allah) Göğü yükseltip, ona da bir ölçü koydu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.

  8. Rahmân suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 8. ayet. أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

    Diyanet İşleri

    Ölçüde haddi aşmayın.

    Mehmet Okuyan

    (7, 8) (Allah) göğü yükseltmiş ve dengeyi bozmayasınız diye (oraya) bir denge koymuştur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Kamer 54:49. Bu ayetlerde evrendeki denge ve adaletin toplumsal hayatta da devam ettirilmesi gerektiğine, varlıkları yaratanın tevhidine yani tekliğine uygun olarak hayatta azgınlık ve taşkınlıktan kaçınılmasına özen gösterilmesine dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    ki siz (ey insanlar), dengeyi bozup ölçüyü kaçırmayın!

    Muhammed Esed

    ki (siz, ey insanlar,) asla (doğruluk ve haklılık) ölçüsünden şaşmayasınız!

    Ahmed Hulusi

    Ki o mizanda haksızlık etmeyesiniz (dengede biri ağır basarak diğerinden mahrum kalmayasınız).

    Ali Bulaç

    Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'

    Ali Özek ve heyeti

    Sakın dengeyi bozmayın.

    Ali Rıza Safa

    Ölçüde haksızlık yapmayın!

    Bayraktar Bayraklı

    Sakın terazide haksızlık etmeyiniz/ölçüyü bozmayınız!

    Edip Yüksel

    Ki ölçüyü aşmayasınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki ölçüyü aşmayasınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    tartıda taşkınlık etmeyesiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki taşmayın mizanda

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.

    Gültekin Onan

    Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'

    Hasan Basri Çantay

    (8-9) Tartıda haksızlık etmeyin, ve teraziyi adaletle doğrultun, tartılanı eksik yapmayın diye.

    İbni Kesir

    Tartıda haksızlık etmeyin.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O halde ölçüde haddi aşmayın.

    Süleyman Ateş

    Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunu denge konusunda haddi aşmayasınız diye yaptı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kurulu dengede aşırılık yapmayın.

    Şaban Britch

    O halde ölçüde haddi aşmayın.

    Şaban Piriş

    O halde, ölçüde eğrilik yapmayın

    Yaşar Nuri Öztürk

    Azgınlık etmeyin ölçü ve tartıda, saptırmayın mizanı.

  9. Rahmân suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 9. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

    Diyanet İşleri

    Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine istikametle ölçüp biçin, ölçme değerlendirme yaparken haksızlık etmeyin!

    Muhammed Esed

    Öyleyse (yaptıklarınızı) adaletle tartın ve ölçüyü eksik tutmayın!

    Ahmed Hulusi

    Değerlendirmeyi (Uluhiyet hükümlerine göre) adaletle yaşayın ve mizanı dengelemede yanlış yaparak hüsranı yaşamayın!

    Ali Bulaç

    Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.

    Ali Özek ve heyeti

    Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.

    Ali Rıza Safa

    Tartıyı adaletle koruyun ve ölçüyü eksik tutmayın!

    Bayraktar Bayraklı

    Ölçüyü adaletle tutunuz ve eksik tartmayınız!

    Edip Yüksel

    Ölçüyü adaletle gözetiniz; ölçüyü kaybetmeyiniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ölçüyü adaletle gözetiniz; ölçüyü kaybetmeyiniz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Tartıyı adaletle doğru tutun, teraziyi aksatmayın!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve doğru tutun adaletle tartıyı da aksatmayın mizanı

    Erhan Aktaş

    Tartıyı hakkaniyetle dipnot 1 ayakta tutun. dipnot 2 Ölçüyü eksiltmeyin. dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklıdan ve haktan yana olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah'ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen "terazi" tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları "teraziye almak" deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tartıyı hakkaniyetle dipnot 1 ayakta tutun dipnot 2 . Ölçüyü eksiltmeyin. dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklıdan ve haktan yana olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah'ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen "terazi" tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları "teraziye almak" deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tartıyı hakkaniyetle dipnot 1 ayakta tutun dipnot 2 . Ölçüyü eksiltmeyin. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklıdan ve haktan yana olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah'ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen "terazi", tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları "Teraziye almak" deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.

    Gültekin Onan

    Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.

    Hasan Basri Çantay

    (8-9) Tartıda haksızlık etmeyin, ve teraziyi adaletle doğrultun, tartılanı eksik yapmayın diye.

    İbni Kesir

    Tartıyı doğru yapın, tartılanı eksik yapmayın.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.

    Süleyman Ateş

    Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölçüyü hakka uygun yapın. Eksiltip de kurulu dengeye yazık etmeyin.

    Şaban Britch

    Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

    Şaban Piriş

    Doğru tartın, eksik tartmayın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ölçüyü titizlikle, adaletle koruyun ve hüsrana araç yapmayın mizanı.

  10. Rahmân suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 10. ayet. وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

    Diyanet İşleri

    Allah, yeri yaratıklar için var etti.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) yeri canlılar için yaratmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine O, yeryüzünü orada yaşayan tüm canlıların (ayağı altında) özenle serdi;

    Muhammed Esed

    O, yeri, bütün canlı varlıklar için genişletip yaymıştır,

    Ahmed Hulusi

    Arz (Beden) ki, mahlukatı (mikro evreni) onda oluşturdu!

    Ali Bulaç

    Yere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı/koydu.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, yeri canlılar için yaratmıştır.

    Ali Rıza Safa

    Yeryüzünü, tüm canlı varlıklar için yarattı.

    Bayraktar Bayraklı

    Yeri de canlılar için hazırlamıştır.

    Edip Yüksel

    Yeryüzünü tüm yaratıklar için yarattı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yeryüzünü tüm yaratıklar için yarattı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Yeryüzünü mahlukat için serdi,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Arza da bir tavazu' verdi berayı enam

    Gültekin Onan

    Yere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar (enam) için alçalttı/koydu.

    Hasan Basri Çantay

    Yer (e gelince:) Onu da bütün mahlukaaı (ın faidesi) için alçaltdı.

    İbni Kesir

    Yeri de yaratıklar için alçalttı.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, yeri canlılar için döşedi.

    Süleyman Ateş

    (Allah) Yeri halk için koydu.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü de canlılar için yayıp donattı.

    Şaban Britch

    Allah yeri, canlılar için döşedi.

    Şaban Piriş

    Yeryüzünü yarattıkları için alçalttı. Boyun eğdirdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve yerküre. Koydu onu toprakta yaşayacak yaratıklar için.

  11. Rahmân suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 11. ayet. فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

    Diyanet İşleri

    Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Mehmet Okuyan

    (11, 12) Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    orada envai çeşit meyveler, salkım saçak hurma ağaçları

    Muhammed Esed

    üzerinde meyveler ve salkım salkım hurma ağaçlarıyla

    Ahmed Hulusi

    Bir meyve (insan) var onda (arzda); tomurcuklu (açılıma hazır) hurma ağacı (beyin)!

    Ali Bulaç

    Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.

    Ali Özek ve heyeti

    Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Ali Rıza Safa

    Orada, meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Edip Yüksel

    Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları vardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Yenilenebilen sistemlere ve üreyen astronotlara sahip olan uzay gemimiz yeryüzüyle en gelişmiş uzay aracımızı karşılaştırınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada meyvalar, salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onda meyvalar, salkım tomurcuklu hurma ağaçları vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onda bir meyva, ve ekmamiyle duran nahli benam

    Erhan Aktaş

    Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.

    Gültekin Onan

    Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.

    Hasan Basri Çantay

    Ki onda (türlü) meyve (ler), domurcuklu hurma ağaç (lar) ı,

    İbni Kesir

    Onda meyveler, salkımlı hurma ağaçları;

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada meyveler ve tomurcuklu hurmalar vardır.

    Süleyman Ateş

    Onda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var.

    Süleymaniye Vakfı

    Orada her türlü meyve ve kapçıklı hurmalar vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada türlü yemişler ve salkımlı hurma ağaçları,

    Şaban Britch

    Orada meyveler, salkım salkım hurmalar...

    Şaban Piriş

    Orada meyveler, salkım salkım hurmalar...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir meyve var onda. Ve salkımlarla donatılmış hurma ağaçları.

  12. Rahmân suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 12. ayet. وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

    Diyanet İşleri

    Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

    Mehmet Okuyan

    (11, 12) Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    ve filizlenen danelerle hoş kokulu çiçekler verdi:

    Muhammed Esed

    ve filizlenip dal veren tohumları ve hoş kokulu bitkileriyle.

    Ahmed Hulusi

    Filizlenmiş tohumlar (uç vermiş hakikat fikirleri) ve hoş kokulu bitkiler (insani hakikatin getirisi davranışlar) var.

    Ali Bulaç

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler.

    Ali Özek ve heyeti

    Yapraklı daneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.

    Ali Rıza Safa

    Yapraklı çekirdekler ve güzel kokulu bitkiler.

    Bayraktar Bayraklı

    Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.

    Edip Yüksel

    Kabuklu taneler ve baharatlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kabuklu taneler ve baharatlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çimli taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır;

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o çimli daneler ve o hoşbu' reyhan

    Erhan Aktaş

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.

    Gültekin Onan

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler.

    Hasan Basri Çantay

    Samanlı tane (ler), hoş kokulu nebat (lar) vardır.

    İbni Kesir

    Yapraklı taneler ve kokulu bitkiler var.

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

    Süleyman Ateş

    Saplı ve yapraklı dane(ler) ve hoş kokulu bitkiler var.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kapçıklı daneler ve güzel kokulu çiçekler vardır.

    Şaban Britch

    Saplı ve kabuklu hububat ve hoş kokulu bitkiler vardır.

    Şaban Piriş

    Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Çimli ve samanlı dane ve hoş kokulu otlar vardır.

  13. Rahmân suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Rahmân suresi, 13. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Diyanet İşleri

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Mehmet Okuyan

    Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz ki!

    Mustafa İslamoğlu

    o halde Rabbinizin hangi nimetini inkar edebilirsiniz?

    Muhammed Esed

    Öyleyse, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini inkar edebilirsiniz?

    Ahmed Hulusi

    Hakikat böyle iken, Rabbinizin (varlığınızı oluşturan Esma özelliklerinin - şuur ve bedeninizin) nimetlerinin hangi birini sayarsınız yalan?

    Ali Bulaç

    Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ali Özek ve heyeti

    O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

    Ali Rıza Safa

    Artık, Efendinizin, hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? dipnot 477

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 477
      55:13 ve 55:77 arasındaki otuz bir ayette "Artık, Efendinizin, hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şimdi, Rabbinizin yaratılış gücünü nasıl göremezsiniz?

    Edip Yüksel

    (Ey insanlar ve cinler), Efendinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    (Ey insanlar ve cinler), Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    şimdi Rabbinizin hangi nimetlerine yalan dersiniz?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

    Erhan Aktaş

    O halde ikiniz dipnot 1 , Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çoğul formu (sigası) yerine ikil ("kuma" zamiri) formunun kullanılması, Arapça'da anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bir şeydeki bütünlüğü kapsayan bir ifade türüdür. Gökte yerde, baştan sona, büyük küçük yani her ne varsa, var olanın tamamı. Bu ikil zamirin insan-cinn toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz kelimesini, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, Nebilerin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde ikiniz dipnot 1 , Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çoğul formu(sigası) yerine ikil ("kuma" zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bir şeydeki bütünlüğü kapsayan bir ifade türüdür. Gökte yerde, baştan sona, büyük küçük yani her ne varsa, var olanın tamamı. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde ikiniz dipnot 1 , Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çoğul formu(sigası) yerine ikil("kuma" zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.

    Gültekin Onan

    Şu halde rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Hasan Basri Çantay

    O halde (ey ins-ü cin) Rabbinizin hangi ni'metlerini yalan sayabilirsiniz?

    İbni Kesir

    Şu halde Rabbınızın hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?

    Mehmet Alagaş

    (1-13) Acıyan / Rahmân Kur’an’ı öğretti, insanı yarattı, ona açıklamayı / beyanı / beyyineyi öğretti. Güneş ve ay belli bir hesaba bağlıdır. Bitkiler ve ağaçlar secde ediyorlar. (Gövdeli bitki şecar, gövdesiz bitki necm) Gök; onu yükseltti ve tartıyı / mizanı yerleştirdi , tartı da taşkınlık yapmayın . Ölçümde ölçüye dayanın / kıstaslı olun , tartıda hasar / noksanlık yapmayın. Yeri / arzı, canlı varlıklar için yerleşime hazırladı, Onda / arzda, meyveler, hurma salkımları, samanlı / yapraklı dane / hububat ve hoş kokulu bitkiler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Süleyman Ateş

    (Ey cinler ve insanlar topluluğu) Şimdi Rabbinizin hangi ni'metlerini yalanlıyorsunuz?

    Süleymaniye Vakfı

    (Ey insanlar ve cinler!) O halde Rabbinizin hangi nimetleri karşısında yalana sarılıyorsunuz dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin Arapçasında ikil (tesniye) formda hitap edilmiş olan iki gizli öznenin insanlar ve cinler olduğu, 14 ve 15. ayetlerden anlaşılmaktadır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Ey insan ve cin topluluğu) dipnot 1 Bu durumda Rabbinizin dipnot 2 hangi nimeti karşısında yalan söyleyebilirsiniz?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette yalan söylemek manasına gelen "kezzebe" fiilinin ikil kipi kullanıldığından esas çeviri "Siz ikiniz, bu durumda Rabbinizin hangi nimeti karşısında yalan söyleyebilirsiniz." olmalıdır. Ayetin esas metninde olmayan insan ve cin özneleri, 14 ve 15. ayetleri delil alarak parantez içinde eklenmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sahibinizin

    Şaban Britch

    Öyleyse (ey cinler ve insanlar) Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz.

    Şaban Piriş

    Öyleyse Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bu böyle iken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.