22. sure

Hac Suresi الحج

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 8 konu
  1. Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili 1–10 karşılaştır — Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili
  2. Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf 11–24 karşılaştır — Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf
  3. Kâbe, haccın ilanı ve kurban 25–37 karşılaştır — Kâbe, haccın ilanı ve kurban
  4. Savaş izni ve helâk edilen memleketler 38–48 karşılaştır — Savaş izni ve helâk edilen memleketler
  5. Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır 49–57 karşılaştır — Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır
  6. Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti 58–66 karşılaştır — Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti
  7. Her ümmete bir ibadet yolu 67–72 karşılaştır — Her ümmete bir ibadet yolu
  8. Sinek meseli; rükû, secde ve cihad 73–78 karşılaştır — Sinek meseli; rükû, secde ve cihad

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyamet sarsıntısı ve dirilişin delili 1–10

  1. Hac suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ

    yâ eyyühe-nnâsü-tteḳû rabbeküm. inne zelzelete-ssâ`ati şey'ün `ażîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-2) Ey insanlar Rabbinizden sakının, kıyamet saatinin sarsıntısı / zelzelesi çok büyük bir şeydir, onu göreceğiniz gün emziren kadın çocuğunu emzirirken dikkati dağılacak , her bir hamile kadın taşıdığını düşürür , insanları sarhoş halde görürsün, oysa onlar içki içmiş değiller ve lakin Allah’ın azabı şiddetlidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 1. ayet

  2. Hac suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 2. ayet. يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّآ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَٰرَىٰ وَلَٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٌ

    yevme teravnehâ teẕhelü küllü mürḍi`atin `ammâ erḍa`at vetede`u küllü ẕâti ḥamlin ḥamlehâ vetera-nnâse sükârâ vemâ hüm bisükârâ velâkinne `aẕâbe-llâhi şedîd.

    Mehmet Alagaş

    (1-2) Ey insanlar Rabbinizden sakının, kıyamet saatinin sarsıntısı / zelzelesi çok büyük bir şeydir, onu göreceğiniz gün emziren kadın çocuğunu emzirirken dikkati dağılacak , her bir hamile kadın taşıdığını düşürür , insanları sarhoş halde görürsün, oysa onlar içki içmiş değiller ve lakin Allah’ın azabı şiddetlidir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 2. ayet

  3. Hac suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 3. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَٰنٍ مَّرِيدٍ

    vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv veyettebi`u külle şeyṭânim merîd.

    Mehmet Alagaş

    (3-4) İnsanlardan birileri Allah hakkında ilim dışı / ilme dayanmadan tartışırlar / mücadele ederler , her bir azgın şeytana uyarlar, onun hakkında yazılmıştır ki kim ona / şeytana yüzünü dönerse muhakkak ki o / şeytan ona uyanı saptırır, onu tutuşmuş / alevli ateşe iletir / ateşe gitmesine rehberlik eder.

    Ayet detayı — Hac suresi, 3. ayet

  4. Hac suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 4. ayet. كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُۥ مَن تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُۥ يُضِلُّهُۥ وَيَهْدِيهِ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

    kütibe `aleyhi ennehû men tevellâhü feennehû yüḍillühû veyehdîhi ilâ `aẕâbi-sse`îr.

    Mehmet Alagaş

    (3-4) İnsanlardan birileri Allah hakkında ilim dışı / ilme dayanmadan tartışırlar / mücadele ederler , her bir azgın şeytana uyarlar, onun hakkında yazılmıştır ki kim ona / şeytana yüzünü dönerse muhakkak ki o / şeytan ona uyanı saptırır, onu tutuşmuş / alevli ateşe iletir / ateşe gitmesine rehberlik eder.

    Ayet detayı — Hac suresi, 4. ayet

  5. Hac suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 5. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى رَيْبٍ مِّنَ ٱلْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَٰكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِن مُّضْغَةٍ مُّخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِّنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِى ٱلْأَرْحَامِ مَا نَشَآءُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوٓا۟ أَشُدَّكُمْ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنۢ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔا وَتَرَى ٱلْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنۢبَتَتْ مِن كُلِّ زَوْجٍۭ بَهِيجٍ

    yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî raybim mine-lba`ŝi feinnâ ḫalaḳnâküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min `aleḳatin ŝümme mim muḍgatim müḫalleḳativ vegayri müḫalleḳatil linübeyyine leküm. venüḳirru fi-l'erḥâmi mâ neşâü ilâ ecelim müsemmen ŝümme nuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm. veminküm mey yüteveffâ veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-l`umüri likeylâ ya`leme mim ba`di `ilmin şey'â. vetera-l'arḍa hâmideten feiẕâ enzelnâ `aleyhe-lmâe-htezzet verabet veembetet min külli zevcim behîc.

    Mehmet Alagaş

    (5-6) Ey insanlar eğer ki tekrar dirilmekten şüphe içinde iseniz, biz sizi topraktan yarattık sonra nutfeden / meniden yarattık sonra alakadan / kan pıhtısından yarattık sonra şekli belli ve şekilsiz bir etten yarattık, sizin için açıklıyoruz, dilediğimizi belirli süreye kadar rahimlerde yerleştiriyoruz , sonra sizi çocuk olarak çıkarıyoruz , sonra siz yetişkinliğe eriştiriyoruz / ulaştırıyoruz, sizden birileri vefat ediyor, sizden birilerini de bilirken bir şey bilmez hale gelmesi için ömrün en rezil kısmına geri döndürüyoruz. Arzı kurak bir halde / sönmüş kül gibi görürsün ne zaman ki ona su indirdiğimizde depreşir / kımıldar / harekete geçer ve kabarır göz alıcı her bir çiftten bitki yeşertir (yeniden dirilmek te böyle su dökülen toprağın dirilmesi gibi ş üpheniz giderildi mi?) İşte bu kesinlikle Allah’tır ve O gerçektir , m uhakkak ki O dirilir ve öldürür ve kesinlikle O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)

    Ayet detayı — Hac suresi, 5. ayet

  6. Hac suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 6. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veennehû yuḥyi-lmevtâ veennehû `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Alagaş

    (5-6) Ey insanlar eğer ki tekrar dirilmekten şüphe içinde iseniz, biz sizi topraktan yarattık sonra nutfeden / meniden yarattık sonra alakadan / kan pıhtısından yarattık sonra şekli belli ve şekilsiz bir etten yarattık, sizin için açıklıyoruz, dilediğimizi belirli süreye kadar rahimlerde yerleştiriyoruz , sonra sizi çocuk olarak çıkarıyoruz , sonra siz yetişkinliğe eriştiriyoruz / ulaştırıyoruz, sizden birileri vefat ediyor, sizden birilerini de bilirken bir şey bilmez hale gelmesi için ömrün en rezil kısmına geri döndürüyoruz. Arzı kurak bir halde / sönmüş kül gibi görürsün ne zaman ki ona su indirdiğimizde depreşir / kımıldar / harekete geçer ve kabarır göz alıcı her bir çiftten bitki yeşertir (yeniden dirilmek te böyle su dökülen toprağın dirilmesi gibi ş üpheniz giderildi mi?) İşte bu kesinlikle Allah’tır ve O gerçektir , m uhakkak ki O dirilir ve öldürür ve kesinlikle O her şeyi güç yetirip ayarlayandır. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil belki olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt)

    Ayet detayı — Hac suresi, 6. ayet

  7. Hac suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 7. ayet. وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ لَّا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبْعَثُ مَن فِى ٱلْقُبُورِ

    veenne-ssâ`ate âtiyetül lâ raybe fîhâ veenne-llâhe yeb`aŝü men fi-lḳubûr.

    Mehmet Alagaş

    (7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 7. ayet

  8. Hac suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 8. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

    vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri `ilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.

    Mehmet Alagaş

    (7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 8. ayet

  9. Hac suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 9. ayet. ثَانِىَ عِطْفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا خِزْىٌ وَنُذِيقُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    ŝâniye `iṭfihî liyüḍille `an sebîli-llâh. lehû fi-ddünyâ ḫizyüv venüẕîḳuhû yevme-lḳiyâmeti `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 9. ayet

  10. Hac suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 10. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    ẕâlike bimâ ḳaddemet yedâke veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

    Mehmet Alagaş

    (7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 10. ayet

Kıyıdan kulluk edenler ve iki hasım taraf 11–24

  1. Hac suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 11. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

    vemine-nnâsi mey ya`büdü-llâhe `alâ ḥarf. fein eṣâbehû ḫayrun-ṭmeenne bih. vein eṣâbethü fitnetün-nḳalebe `alâ vechih. ḫasira-ddünyâ vel'âḫirah. ẕâlike hüve-lḫusrânü-lmübîn.

    Mehmet Alagaş

    (7-11) Saat ise kesinlikle gelecektir ve onun gelmesinde bir şüphe yoktur, Allah kabirlerde kim varsa tekrar diriltecektir. İnsanlardan kimi de Allah’la , ilim dışı, bir kılavuzu olmadan ve de aydınlatıcı bir kitabı olmadan mücadele eder , Allah yolundan saptırmak için boynunu büker (gerdan kırar) Onun için dünyada rezillik vardır, kalkış gününde de kavurucu azabı ona tattıracağız, işte bu / azap senin elinle kazandığındır, Allah kesinlikle kullarına zulmedici değildir. İnsanlardan kimileri Allah’a yar kenarında gibi / uç noktasından tutarak ( eğreti şekilde) ibadet eder. Ona bir iyilik isabet ederse, onunla tatmin olur, eğer ona fitne isabet ederse de (İki seçenekli sınama) yüzünü döndürür , dünyası ve ahireti de hasara uğramıştır, işte apaçık hüsran budur.

    Ayet detayı — Hac suresi, 11. ayet

  2. Hac suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 12. ayet. يَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُۥ وَمَا لَا يَنفَعُهُۥ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

    yed`û min dûni-llâhi mâ lâ yeḍurruhû vemâ lâ yenfe`uh. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbe`îd.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Allah’ın dışında onlara zarar ve fayda vermeyen şeylere çağrıda bulunurlar / dua ederler , işte bu açık ara / uzak bir sapıklıktır, zararı faydasından daha yakın olana dua ederler ne kötü bir dosttur ne kötü bir yoldaş. Allah kesinlikle iman edenleri ve düzeltici ameller yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokar, muhakkak ki Allah neyi diliyorsa onu yapar. Her kim dünyada ve ahirette kendisine yardım edilmeyeceğini sanıyorsa, birtakım araçları göğe doğru uzatsın, sonra da diğer şeylerle tüm ilişki sini kessin ve de baksın ki aldığı önlem / kurduğu plan öfke lendiği şeyi giderebilecek mi? İşte bu şekilde O’na açık ayetlerimizi indiriyoruz , muhakkak ki Allah dilediğini yola koyar. (Allah’a ulaşmakta dua dışında bir sebep / bir araç yok, Aracısız ne kulluk olur ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesi yıkılmıştır. Bunu aklından çıkar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 12. ayet

  3. Hac suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 13. ayet. يَدْعُوا۟ لَمَن ضَرُّهُۥٓ أَقْرَبُ مِن نَّفْعِهِۦ لَبِئْسَ ٱلْمَوْلَىٰ وَلَبِئْسَ ٱلْعَشِيرُ

    yed`û lemen ḍarruhû aḳrabü min nef`ih. lebi'se-lmevlâ velebi'se-l`aşîr.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Allah’ın dışında onlara zarar ve fayda vermeyen şeylere çağrıda bulunurlar / dua ederler , işte bu açık ara / uzak bir sapıklıktır, zararı faydasından daha yakın olana dua ederler ne kötü bir dosttur ne kötü bir yoldaş. Allah kesinlikle iman edenleri ve düzeltici ameller yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokar, muhakkak ki Allah neyi diliyorsa onu yapar. Her kim dünyada ve ahirette kendisine yardım edilmeyeceğini sanıyorsa, birtakım araçları göğe doğru uzatsın, sonra da diğer şeylerle tüm ilişki sini kessin ve de baksın ki aldığı önlem / kurduğu plan öfke lendiği şeyi giderebilecek mi? İşte bu şekilde O’na açık ayetlerimizi indiriyoruz , muhakkak ki Allah dilediğini yola koyar. (Allah’a ulaşmakta dua dışında bir sebep / bir araç yok, Aracısız ne kulluk olur ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesi yıkılmıştır. Bunu aklından çıkar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 13. ayet

  4. Hac suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 14. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâr. inne-llâhe yef`alü mâ yürîd.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Allah’ın dışında onlara zarar ve fayda vermeyen şeylere çağrıda bulunurlar / dua ederler , işte bu açık ara / uzak bir sapıklıktır, zararı faydasından daha yakın olana dua ederler ne kötü bir dosttur ne kötü bir yoldaş. Allah kesinlikle iman edenleri ve düzeltici ameller yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokar, muhakkak ki Allah neyi diliyorsa onu yapar. Her kim dünyada ve ahirette kendisine yardım edilmeyeceğini sanıyorsa, birtakım araçları göğe doğru uzatsın, sonra da diğer şeylerle tüm ilişki sini kessin ve de baksın ki aldığı önlem / kurduğu plan öfke lendiği şeyi giderebilecek mi? İşte bu şekilde O’na açık ayetlerimizi indiriyoruz , muhakkak ki Allah dilediğini yola koyar. (Allah’a ulaşmakta dua dışında bir sebep / bir araç yok, Aracısız ne kulluk olur ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesi yıkılmıştır. Bunu aklından çıkar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 14. ayet

  5. Hac suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 15. ayet. مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَهُ ٱللَّهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى ٱلسَّمَآءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُۥ مَا يَغِيظُ

    men kâne yeżunnü el ley yenṣurahü-llâhü fi-ddünyâ vel'âḫirati felyemdüd bisebebin ile-ssemâi ŝümme liyaḳṭa` felyenżur hel yüẕhibenne keydühû mâ yegîż.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Allah’ın dışında onlara zarar ve fayda vermeyen şeylere çağrıda bulunurlar / dua ederler , işte bu açık ara / uzak bir sapıklıktır, zararı faydasından daha yakın olana dua ederler ne kötü bir dosttur ne kötü bir yoldaş. Allah kesinlikle iman edenleri ve düzeltici ameller yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokar, muhakkak ki Allah neyi diliyorsa onu yapar. Her kim dünyada ve ahirette kendisine yardım edilmeyeceğini sanıyorsa, birtakım araçları göğe doğru uzatsın, sonra da diğer şeylerle tüm ilişki sini kessin ve de baksın ki aldığı önlem / kurduğu plan öfke lendiği şeyi giderebilecek mi? İşte bu şekilde O’na açık ayetlerimizi indiriyoruz , muhakkak ki Allah dilediğini yola koyar. (Allah’a ulaşmakta dua dışında bir sebep / bir araç yok, Aracısız ne kulluk olur ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesi yıkılmıştır. Bunu aklından çıkar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 15. ayet

  6. Hac suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 16. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يُرِيدُ

    vekeẕâlike enzelnâhü âyâtim beyyinâtiv veenne-llâhe yehdî mey yürîd.

    Mehmet Alagaş

    (12-16) Allah’ın dışında onlara zarar ve fayda vermeyen şeylere çağrıda bulunurlar / dua ederler , işte bu açık ara / uzak bir sapıklıktır, zararı faydasından daha yakın olana dua ederler ne kötü bir dosttur ne kötü bir yoldaş. Allah kesinlikle iman edenleri ve düzeltici ameller yapanları altlarından nehirler akan cennetlere sokar, muhakkak ki Allah neyi diliyorsa onu yapar. Her kim dünyada ve ahirette kendisine yardım edilmeyeceğini sanıyorsa, birtakım araçları göğe doğru uzatsın, sonra da diğer şeylerle tüm ilişki sini kessin ve de baksın ki aldığı önlem / kurduğu plan öfke lendiği şeyi giderebilecek mi? İşte bu şekilde O’na açık ayetlerimizi indiriyoruz , muhakkak ki Allah dilediğini yola koyar. (Allah’a ulaşmakta dua dışında bir sebep / bir araç yok, Aracısız ne kulluk olur ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesi yıkılmıştır. Bunu aklından çıkar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 16. ayet

  7. Hac suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 17. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

    inne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû veṣṣâbi'îne venneṣârâ velmecûse velleẕîne eşrakû. inne-llâhe yefṣilü beynehüm yevme-lḳiyâmeh. inne-llâhe `alâ külli şey'in şehîd.

    Mehmet Alagaş

    (17-18) İman edenler, yahudiler, sabiiler / yıldıza tapanlar, hristiyanlar, mecusiler / zerdüştler (İyilik ve kötülük tanrıları var) ve de ortak koşanlar, Muhakkak ki Allah kalkış gününde aralarını ayıracaktır , Allah kesinlikle her şeye şahittir. Görmedin mi ki semalarda ve yerde kim varsa O’na kesinlikle secde ediyor , Güneş, Ay, Yıldızlar, Dağlar, Ağaçlar, Yaratıklar ve insanların çoğu secde ediyorlar, insanlardan çoğunun üzerine ise azap gerçek oldu , Allah kimi değer verilmeyen biri ederse ona da ikram edecek yoktur, Allah istediğini kesinlikle yapar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 17. ayet

  8. Hac suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 18. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ secde ayeti

    elem tera enne-llâhe yescüdü lehû men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍi veşşemsü velḳameru vennücûmü velcibâlü veşşeceru veddevâbbü vekeŝîrum mine-nnâs. vekeŝîrun ḥaḳḳa `aleyhi-l`aẕâb. vemey yühini-llâhü femâ lehû mim mükrim. inne-llâhe yef`alü mâ yeşâ'.

    Mehmet Alagaş

    (17-18) İman edenler, yahudiler, sabiiler / yıldıza tapanlar, hristiyanlar, mecusiler / zerdüştler (İyilik ve kötülük tanrıları var) ve de ortak koşanlar, Muhakkak ki Allah kalkış gününde aralarını ayıracaktır , Allah kesinlikle her şeye şahittir. Görmedin mi ki semalarda ve yerde kim varsa O’na kesinlikle secde ediyor , Güneş, Ay, Yıldızlar, Dağlar, Ağaçlar, Yaratıklar ve insanların çoğu secde ediyorlar, insanlardan çoğunun üzerine ise azap gerçek oldu , Allah kimi değer verilmeyen biri ederse ona da ikram edecek yoktur, Allah istediğini kesinlikle yapar.

    Ayet detayı — Hac suresi, 18. ayet

  9. Hac suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 19. ayet. هَٰذَانِ خَصْمَانِ ٱخْتَصَمُوا۟ فِى رَبِّهِمْ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُءُوسِهِمُ ٱلْحَمِيمُ

    hâẕâni ḫaṣmâni-ḫteṣamû fî rabbihim. felleẕîne keferû ḳuṭṭi`at lehüm ŝiyâbüm min nârin. yüṣabbü min fevḳi ruûsihimü-lḥamîm.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 19. ayet

  10. Hac suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 20. ayet. يُصْهَرُ بِهِۦ مَا فِى بُطُونِهِمْ وَٱلْجُلُودُ

    yuṣheru bihî mâ fî büṭûnihim velcülûd.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 20. ayet

  11. Hac suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 21. ayet. وَلَهُم مَّقَٰمِعُ مِنْ حَدِيدٍ

    velehüm meḳâmi`u min ḥadîd.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 21. ayet

  12. Hac suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 22. ayet. كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ min gammin ü`îdû fîhâ veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 22. ayet

  13. Hac suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 23. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدْخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ

    inne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru yüḥallevne fîhâ min esâvira min ẕehebiv velü'lüâ. velibâsühüm fîhâ ḥarîr.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 23. ayet

  14. Hac suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 24. ayet. وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ

    vehüdû ile-ṭṭayyibi mine-lḳavl. vehüdû ilâ ṣirâṭi-lḥamîd.

    Mehmet Alagaş

    (19-24) İşte bu iki rakip, rekabete girdi / hasımlaştı, Kafirler için ateşten giysi biçilmiştir, başları üzerinden de kaynar su akıtılır, karınlarında ve ciltlerinde ne varsa onunla eritilir, onların demirden kamçılar vardır, ızdırap dolayısıyla ne zaman oradan çıkmayı dileseler oraya tekrar iade edilirler , kavurucu azabı tadın , muhakkak ki Allah iman edenleri ve salih amel işleyenleri altlarından nehirler akan cennetlere sokar , orada altın bilezikler ve incilerle bezenirler / takınırlar , elbise olarak ipek giyerler, sözün en hoşuna yönlendirilmişlerdir, övgü yoluna / hamd yoluna iletilmişlerdir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 24. ayet

Kâbe, haccın ilanı ve kurban 25–37

  1. Hac suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 25. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

    inne-lleẕîne keferû veyeṣuddûne `an sebîli-llâhi velmescidi-lḥarâmi-lleẕî ce`alnâhü linnâsi sevâeni-l`âkifü fîhi velbâd. vemey yürid fîhi biilḥâdim biżulmin nüẕiḳhü min `aẕâbin elîm.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 25. ayet

  2. Hac suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 26. ayet. وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

    veiẕ bevve'nâ liibrâhîme mekâne-lbeyti el lâ tüşrik bî şey'ev veṭahhir beytiye liṭṭâifîne velḳâimîne verrukke`i-ssücûd.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 26. ayet

  3. Hac suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 27. ayet. وَأَذِّن فِى ٱلنَّاسِ بِٱلْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ

    veeẕẕin fi-nnâsi bilḥacci ye'tûke ricâlev ve`alâ külli ḍâmiriy ye'tîne min külli feccin `amîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 27. ayet

  4. Hac suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 28. ayet. لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْلُومَٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ

    liyeşhedû menâfi`a lehüm veyeẕkürü-sme-llâhi fî eyyâmim ma`lûmâtin `alâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-l'en`âm. fekülû minhâ veaṭ`imü-lbâise-lfeḳîr.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 28. ayet

  5. Hac suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 29. ayet. ثُمَّ لْيَقْضُوا۟ تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا۟ نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا۟ بِٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    ŝümme liyaḳḍû tefeŝehüm velyûfû nüẕûrahüm velyeṭṭavvefû bilbeyti-l`atîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 29. ayet

  6. Hac suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

    ẕâlik. vemey yü`ażżim ḥurumâti-llâhi fehüve ḫayrul lehû `inde rabbih. veüḥillet lekümü-l'en`âmü illâ mâ yütlâ `aleyküm fectenibü-rricse mine-l'evŝâni vectenibû ḳavle-zzûr.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 30. ayet

  7. Hac suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 31. ayet. حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِۦ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخْطَفُهُ ٱلطَّيْرُ أَوْ تَهْوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍ سَحِيقٍ

    ḥunefâe lillâhi gayra müşrikîne bih. vemey yüşrik billâhi fekeennemâ ḫarra mine-ssemâi fetaḫṭafühu-ṭṭayru ev tehvî bihi-rrîḥu fî mekânin seḥîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 31. ayet

  8. Hac suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 32. ayet. ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقْوَى ٱلْقُلُوبِ

    ẕâlik. vemey yü`ażżim şe`âira-llâhi feinnehâ min taḳve-lḳulûb.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 32. ayet

  9. Hac suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 33. ayet. لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ

    leküm fîhâ menâfi`u ilâ ecelim müsemmen ŝümme meḥillühâ ile-lbeyti-l`atîḳ.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 33. ayet

  10. Hac suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 34. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِّيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَٰمِ فَإِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَلَهُۥٓ أَسْلِمُوا۟ وَبَشِّرِ ٱلْمُخْبِتِينَ

    velikülli ümmetin ce`alnâ mensekel liyeẕkürü-sme-llâhi `alâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-l'en`âm. feilâhüküm ilâhüv vâḥidün felehû eslimû. vebeşşiri-lmuḫbitîn.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 34. ayet

  11. Hac suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 35. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    elleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veṣṣâbirîne `alâ mâ eṣâbehüm velmüḳîmi-ṣṣalâti vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 35. ayet

  12. Hac suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 36. ayet. وَٱلْبُدْنَ جَعَلْنَٰهَا لَكُم مِّن شَعَٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَٱذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ عَلَيْهَا صَوَآفَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْقَانِعَ وَٱلْمُعْتَرَّ كَذَٰلِكَ سَخَّرْنَٰهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    velbüdne ce`alnâhâ leküm min şe`âiri-llâhi leküm fîhâ ḫayr. feẕkürü-sme-llâhi `aleyhâ ṣavâff. feiẕâ vecebet cünûbühâ fekülû minhâ veaṭ`imü-lḳâni`a velmü`terr. keẕâlike seḫḫarnâhâ leküm le`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 36. ayet

  13. Hac suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 37. ayet. لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

    ley yenâle-llâhe lüḥûmühâ velâ dimâühâ velâkiy yenâlühü-ttaḳvâ minküm. keẕâlike seḫḫarahâ leküm litükebbirü-llâhe `alâ mâ hedâküm. vebeşşiri-lmuḥsinîn.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 37. ayet

Savaş izni ve helâk edilen memleketler 38–48

  1. Hac suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 38. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ

    inne-llâhe yüdâfi`u `ani-lleẕîne âmenû. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle ḫavvânin kefûr.

    Mehmet Alagaş

    (25-38) Muhakkak ki kafirler, Allah yolundan ve Mescid - i Haram’ dan alıkoyarlar / geri çevirirler, ki o Mescid -i, oranın yerlisi insanlar ve yabancı / dışarıdan gelen insanlar için eşit seviyede olan bir yer yaptık, (Oraya sokmuyorlar) her kim orada zulmederek inançlarından dönmelerini dilerse, ona acıtıcı bir azap tattırırız. Kabe’nin / Beytin yerini İbrahim için belirleyip kondurmuştuk, bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi tavaf edenler için, kalkıp duranlar için, Rükû edenler için ve secde edenler için temiz tut . İnsanlar içinde haccı duyur / ilan et , yürüyerek ve geniş ova (amik) yollarından binek sırtında sana gelsinler, kendileri için birtakım menfaatlere şahit olsunlar, Allah’ın ismini hatırlayıp ansınlar, herkesçe belli / bilinen günlerde onları rızıklandırdığımız dört ayaklı hayvanlardan, onlardan kesip yesinler , fakiri de ve baisi de (fakir değil fakat şartları daha sıkıntılı durumda olanı da) yedirsinler / doyursunlar sonra kirlerini gidersinler, adaklarını ifa etsinler, Beyt-i Atik’i / Eski Evi / Beytullah’ı tavaf etsinler, sözün özü, her kim Allah’ın yasaklarına hürmet gösterir ise bu davranışı onun için Rabbin yanında hayırlıdır, sizin için tüm evcil hayvanlar şu okunacak olanlar hariç helal kılındı. Putlardan oluşan pislikten kaçının, asılsız sözlerden kaçının , (Bunlar bizim İlah’ımız, bereket heykeli vb. sözler) O’na ortak koşmadan, yönelme eğilimi sadece Allah olanlar olun / Hanifler olun (Putlara yönelmeyin) (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli ) Allah’a ortak koşan biri, gökten düşmüş kuşların da kendisini kaptığı biri gibidir yahut Rüzgârın kendisini ıssız uzak bir mekâna sürüklediği / savurduğu biri gibidir. Sözün özü, her kim Allah’ın sembollerine / şiarlarına hürmet gösterirse (Safa Merve Arafat bir semboldür hürmet gerekir) Muhakkak ki bunlara hürmet, kalplerin sakınmasındandır / takvasından dolayıdır, (Takvalı kalp böyle yapar) size onlarda / şiarlarda belirli bir sürelik faydalar vardır, ardından gideceğiniz yeriniz / mahalliniz ise Beyt-i Atiktir. Her bir toplum için / ümmet için, onları rızıklandırdığımız evcil hayvanları keserken üzerlerine Allah’ı hatırlayıp söylemelerini içeren ibadet yöntemleri yaptık, ilahınız tek ilahtır / bir ilahtır , artık O’na teslim olun , alçak gönüllü olanları / muhbitleri müjdele. Onlar öyleleridir ki Allah hatırlatıldığında kalpleri ürperirler, kendilerine isabet eden şeylere de sabırlıdırlar, namazı da kalkıp kılarlar, rızıklandırdığımız şeylerden de başkalarına harcarlar. Büyükbaş hayvanı / Büdne’yi Allah’ın kutsal sembollerinden yaptık, onlarda sizin için iyilikler vardır , diz çöktürüp boğazladığınız da üzerlerine Allah’ın ismini anın , yanlarına doğru yıkıldıklarında ise artık onlardan yiyin , kanaatkâr olup istemeyene de aç olup isteyene de yedirin , bu şekilde o hayvanları sizler için emre amade yaptık / sizin güdümünüze verdik , böylelikle belki teşekkür ed ersiniz. Onların etleri de kanları da Allah’a ulaşmaz / nail olmaz , lakin sizin sakınmanız / takvanız O’na ulaşır, bu şekilde onları sizin emrinize amade eder ki sizi yola iletmesinden dolayı Allah’ı büyükleyesiniz (En büyük sensin diyebilesiniz) Güzel davrananları müjdele. Allah iman edenleri savunur / müdafisi olur , muhakkak ki Allah, ihanet tabiatlı olanları ve görmezden geleni / nankörü hiçbirini sevmez.

    Ayet detayı — Hac suresi, 38. ayet

  2. Hac suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 39. ayet. أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا۟ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ

    üẕine lilleẕîne yüḳâtelûne biennehüm żulimû. veinne-llâhe `alâ naṣrihim leḳadîr.

    Mehmet Alagaş

    (39-41) Zulme uğramış olanların savaşmalarına izin verildi , m uhakkak ki Allah, onlara yardıma güç yetirendir , y urtlarından haksız yere, sırf Rabbimiz Allah’tır dedikleri için çıkarıldılar , şayet Allah’ın insanların bazısını bazıları ile def etmesi olmasaydı, içinde Allah’ın isminin çokça hatırlanıp söylendiği, manastırlar / saveemiğ, kiliseler /biyeağ, havralar / salavat ve mescitler harap olurdu, Allah, O’na / Allah’a yardım eden kişiye mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah güçlü / kuvvetlidir, saygı değerdir. Eğer O kimseleri arza yerleştirir isek, onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, normal olanı / tanınıp bilineni / marufu emrederler, belirsiz olanı / tanınmayanı yasaklarlar / nehyederler , işlerin sonucu / akıbeti Allah’a aittir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 39. ayet

  3. Hac suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 40. ayet. ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    elleẕîne uḫricû min diyârihim bigayri ḥaḳḳin illâ ey yeḳûlû rabbüne-llâh. velevlâ def`u-llâhi-nnâse ba`ḍahüm biba`ḍil lehüddimet ṣavâmi`u vebiye`uv veṣalevâtüv vemesâcidü yüẕkeru fîhe-smü-llâhi keŝîrâ. veleyenṣuranne-llâhü mey yenṣuruh. inne-llâhe leḳaviyyün `azîz.

    Mehmet Alagaş

    (39-41) Zulme uğramış olanların savaşmalarına izin verildi , m uhakkak ki Allah, onlara yardıma güç yetirendir , y urtlarından haksız yere, sırf Rabbimiz Allah’tır dedikleri için çıkarıldılar , şayet Allah’ın insanların bazısını bazıları ile def etmesi olmasaydı, içinde Allah’ın isminin çokça hatırlanıp söylendiği, manastırlar / saveemiğ, kiliseler /biyeağ, havralar / salavat ve mescitler harap olurdu, Allah, O’na / Allah’a yardım eden kişiye mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah güçlü / kuvvetlidir, saygı değerdir. Eğer O kimseleri arza yerleştirir isek, onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, normal olanı / tanınıp bilineni / marufu emrederler, belirsiz olanı / tanınmayanı yasaklarlar / nehyederler , işlerin sonucu / akıbeti Allah’a aittir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 40. ayet

  4. Hac suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 41. ayet. ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

    elleẕîne im mekkennâhüm fi-l'arḍi eḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte veemerû bilma`rûfi venehev `ani-lmünker. velillâhi `âḳibetü-l'ümûr.

    Mehmet Alagaş

    (39-41) Zulme uğramış olanların savaşmalarına izin verildi , m uhakkak ki Allah, onlara yardıma güç yetirendir , y urtlarından haksız yere, sırf Rabbimiz Allah’tır dedikleri için çıkarıldılar , şayet Allah’ın insanların bazısını bazıları ile def etmesi olmasaydı, içinde Allah’ın isminin çokça hatırlanıp söylendiği, manastırlar / saveemiğ, kiliseler /biyeağ, havralar / salavat ve mescitler harap olurdu, Allah, O’na / Allah’a yardım eden kişiye mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah güçlü / kuvvetlidir, saygı değerdir. Eğer O kimseleri arza yerleştirir isek, onlar namazı kalkar kılarlar, zekâtı verirler, normal olanı / tanınıp bilineni / marufu emrederler, belirsiz olanı / tanınmayanı yasaklarlar / nehyederler , işlerin sonucu / akıbeti Allah’a aittir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 41. ayet

  5. Hac suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 42. ayet. وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ

    veiy yükeẕẕibûke feḳad keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv ve`âdüv veŝemûd.

    Mehmet Alagaş

    (42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 42. ayet

  6. Hac suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 43. ayet. وَقَوْمُ إِبْرَٰهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ

    veḳavmü ibrâhîme veḳavmü lûṭ.

    Mehmet Alagaş

    (42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 43. ayet

  7. Hac suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 44. ayet. وَأَصْحَٰبُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَىٰ فَأَمْلَيْتُ لِلْكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    veaṣḥâbü medyen. veküẕẕibe mûsâ feemleytü lilkâfirîne ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne nekîr.

    Mehmet Alagaş

    (42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 44. ayet

  8. Hac suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 45. ayet. فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ

    fekeeyyim min ḳaryetin ehleknâhâ vehiye żâlimetün fehiye ḫâviyetün `alâ `urûşihâ vebi'rim mü`aṭṭaletiv veḳaṣrim meşîd.

    Mehmet Alagaş

    (42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 45. ayet

  9. Hac suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 46. ayet. أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَآ أَوْ ءَاذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى ٱلْأَبْصَٰرُ وَلَٰكِن تَعْمَى ٱلْقُلُوبُ ٱلَّتِى فِى ٱلصُّدُورِ

    efelem yesîrû fi-l'arḍi fetekûne lehüm ḳulûbüy ya`ḳilûne bihâ ev âẕânüy yesme`ûne bihâ. feinnehâ lâ ta`me-l'ebṣâru velâkin ta`me-lḳulûbü-lletî fi-ṣṣudûr.

    Mehmet Alagaş

    (42-46) Eğer ki seni yalanlıyorlarsa, kesin bir şey var ki onlardan önceki Nuh kavmi de Ad da Semud da İbrahim kavmi de Lut kavmi de Medyen halkı da yalanladılar , Musa’yı da yalanladılar. (Şaşırılacak şey değil hep böyleler) Kafirlere süre tanıdım / mühlet verdim, sonra onları yakaladım, belirsizleştirmek / tanımamak inkâr (Ne olacağı belli değil canım demek) nasıl olurmuş? Nice memleketleri zulüm ederlerken helak ettik, o memleketlerin, tahtları / çardakları yerle bir olmuş, su kuyuları terk edilmiş, görkemli /meşid köşkleri / kasırları terkedilmiş, yeryüzünde gezmiyorlar mı? Aklettikleri kalpleri yahut işittikleri kulakları olmadı mı? (Gördükleri işittikleri verilerle bir bağ, bir ilişki kuramadılar mı?) Muhakkak ki onların gözleri kör olmaz (Görürler) fakat göğüslerinde ki kalpleri körleşmiştir. (Akletme kabiliyeti, işlemci gidik, bağ kuramıyorlar)

    Ayet detayı — Hac suresi, 46. ayet

  10. Hac suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 47. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

    veyesta`cilûneke bil`aẕâbi veley yuḫlife-llâhü va`deh. veinne yevmen `inde rabbike keelfi senetim mimmâ te`uddûn.

    Mehmet Alagaş

    (47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 47. ayet

  11. Hac suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 48. ayet. وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ

    vekeeyyim min ḳaryetin emleytü lehâ vehiye żâlimetün ŝümme eḫaẕtühâ. veileyye-lmeṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 48. ayet

Şeytanın vesvesesi; o gün mülk Allah'ındır 49–57

  1. Hac suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 49. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü innemâ ene leküm neẕîrum mübîn.

    Mehmet Alagaş

    (47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 49. ayet

  2. Hac suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 50. ayet. فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    felleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

    Mehmet Alagaş

    (47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 50. ayet

  3. Hac suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 51. ayet. وَٱلَّذِينَ سَعَوْا۟ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

    velleẕîne se`av fî âyâtinâ mü`âcizîne ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.

    Mehmet Alagaş

    (47-51) Senden azabı çabuk / acele istiyorlar, Allah sözünden / vaadinden caymaz / tam karşıtı bir şey yapmaz. Allah’ın yanında ki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir , memleketlerden nicelerine zalim olduklarında mühlet verdim , sonra onları yakaladım dönüş banadır. (Bize göre bin sene mühlet verilmesi, O’na göre bir gün beklesinler demek gibidir. Her zalim kavmin vakti saati belli) De ki Ey insanlar, Muhakkak ki ben sizin için a paçık bir uyarıcıyım, iman edenler ve düzeltici faaliyet yapanlar onlar için bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır , ayetlerimizi aciz bırakmak için yarışanlar ise, işte onlar, cehennem halkıdır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 51. ayet

  4. Hac suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 52. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رَّسُولٍ وَلَا نَبِىٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلْقَى ٱلشَّيْطَٰنُ فِىٓ أُمْنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ ثُمَّ يُحْكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    vemâ erselnâ min ḳablike mir rasûliv velâ nebiyyin illâ iẕâ temennâ elḳa-şşeyṭânü fî ümniyyetih. feyenseḫu-llâhü mâ yülḳi-şşeyṭânü ŝümme yuḥkimü-llâhü âyâtih. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (52-54) Senden önce hiçbir Elçi / Resul ve de Bildirici / Nebi yoktur ki, bir dilekte / temenni de bulunduğunda şeytan onun dileğine bir şeyler karıştırmış olmasın, Allah şeytanın karıştırdıklarını giderir, sonra Allah ayetini son karar haline getirir / muhkemleştirir. Allah bilendir ve gerekçeli karar verendir. Bu, (Dileklerine şeytanın kattıklarını giderilmesi) kalplerinde hastalık olanların ve kalpleri taşlaşmış olanların şeytanın sınamasına / fitnesine düşmeleri içindir. Muhakkak ki zalimler uzak bir ayrılık / uzak bir kopuş içindedirler, yine bu (Dileklerine şeytanının kattıklarının giderilmesi) ilim verilenlerin bu kesinlikle Rabbimizden gelen bir gerçektir demeleri, ona iman etmeleri ve gönüllerinden boyun eğmeleri içindir , muhakkak ki Allah, iman edenleri istikameti dosdoğru olan yola yönlendirir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 52. ayet

  5. Hac suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 53. ayet. لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِى ٱلشَّيْطَٰنُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ

    liyec`ale mâ yülḳi-şşeyṭânü fitnetel lilleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velḳâsiyeti ḳulûbühüm. veinne-żżâlimîne lefî şiḳâḳim be`îd.

    Mehmet Alagaş

    (52-54) Senden önce hiçbir Elçi / Resul ve de Bildirici / Nebi yoktur ki, bir dilekte / temenni de bulunduğunda şeytan onun dileğine bir şeyler karıştırmış olmasın, Allah şeytanın karıştırdıklarını giderir, sonra Allah ayetini son karar haline getirir / muhkemleştirir. Allah bilendir ve gerekçeli karar verendir. Bu, (Dileklerine şeytanın kattıklarını giderilmesi) kalplerinde hastalık olanların ve kalpleri taşlaşmış olanların şeytanın sınamasına / fitnesine düşmeleri içindir. Muhakkak ki zalimler uzak bir ayrılık / uzak bir kopuş içindedirler, yine bu (Dileklerine şeytanının kattıklarının giderilmesi) ilim verilenlerin bu kesinlikle Rabbimizden gelen bir gerçektir demeleri, ona iman etmeleri ve gönüllerinden boyun eğmeleri içindir , muhakkak ki Allah, iman edenleri istikameti dosdoğru olan yola yönlendirir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 53. ayet

  6. Hac suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 54. ayet. وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    veliya`leme-lleẕîne ûtü-l`ilme ennehü-lḥaḳḳu mir rabbike feyü'minû bihî fetuḫbiṭa lehû ḳulûbühüm. veinne-llâhe lehâdi-lleẕîne âmenû ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Mehmet Alagaş

    (52-54) Senden önce hiçbir Elçi / Resul ve de Bildirici / Nebi yoktur ki, bir dilekte / temenni de bulunduğunda şeytan onun dileğine bir şeyler karıştırmış olmasın, Allah şeytanın karıştırdıklarını giderir, sonra Allah ayetini son karar haline getirir / muhkemleştirir. Allah bilendir ve gerekçeli karar verendir. Bu, (Dileklerine şeytanın kattıklarını giderilmesi) kalplerinde hastalık olanların ve kalpleri taşlaşmış olanların şeytanın sınamasına / fitnesine düşmeleri içindir. Muhakkak ki zalimler uzak bir ayrılık / uzak bir kopuş içindedirler, yine bu (Dileklerine şeytanının kattıklarının giderilmesi) ilim verilenlerin bu kesinlikle Rabbimizden gelen bir gerçektir demeleri, ona iman etmeleri ve gönüllerinden boyun eğmeleri içindir , muhakkak ki Allah, iman edenleri istikameti dosdoğru olan yola yönlendirir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 54. ayet

  7. Hac suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 55. ayet. وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ حَتَّىٰ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ

    velâ yezâlü-lleẕîne keferû fî miryetim minhü ḥattâ te'tiyehümü-ssâ`atü bagteten ev ye'tiyehüm `aẕâbü yevmin `aḳîm.

    Mehmet Alagaş

    (55-57) Kafirler, kıyamet saati ansızın gelinceye kadar veya sonlandırıcı gün / kesintiye uğratıcı gün /akamete uğratıcı gün gelinceye kadar onun hakkında tereddütte / miryede kalırlar. (Acaba g elecek mi gelmeyecek mi tereddütü) O gün egemenlik / mülkiyet / mülk üzerindeki tüm yetki, Allah’a aittir, onlar arasında ilgili son kararını verir, iman edenler ve ıslah edici ameller yapanlar naîm cennetlerindedir, kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için aşağılayıcı / küçük düşürücü / onur kırıcı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 55. ayet

  8. Hac suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 56. ayet. ٱلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    elmülkü yevmeiẕil lillâh. yaḥkümü beynehüm. felleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti fî cennâti-nne`îm.

    Mehmet Alagaş

    (55-57) Kafirler, kıyamet saati ansızın gelinceye kadar veya sonlandırıcı gün / kesintiye uğratıcı gün /akamete uğratıcı gün gelinceye kadar onun hakkında tereddütte / miryede kalırlar. (Acaba g elecek mi gelmeyecek mi tereddütü) O gün egemenlik / mülkiyet / mülk üzerindeki tüm yetki, Allah’a aittir, onlar arasında ilgili son kararını verir, iman edenler ve ıslah edici ameller yapanlar naîm cennetlerindedir, kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için aşağılayıcı / küçük düşürücü / onur kırıcı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 56. ayet

  9. Hac suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 57. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ feülâike lehüm `aẕâbüm mühîn.

    Mehmet Alagaş

    (55-57) Kafirler, kıyamet saati ansızın gelinceye kadar veya sonlandırıcı gün / kesintiye uğratıcı gün /akamete uğratıcı gün gelinceye kadar onun hakkında tereddütte / miryede kalırlar. (Acaba g elecek mi gelmeyecek mi tereddütü) O gün egemenlik / mülkiyet / mülk üzerindeki tüm yetki, Allah’a aittir, onlar arasında ilgili son kararını verir, iman edenler ve ıslah edici ameller yapanlar naîm cennetlerindedir, kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, işte onlar için aşağılayıcı / küçük düşürücü / onur kırıcı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 57. ayet

Hicret edip öldürülenler ve Allah'ın kudreti 58–66

  1. Hac suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓا۟ أَوْ مَاتُوا۟ لَيَرْزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزْقًا حَسَنًا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

    velleẕîne hâcerû fî sebîli-llâhi ŝümme ḳutilû ev mâtû leyerzüḳannehümü-llâhü rizḳan ḥasenâ. veinne-llâhe lehüve ḫayru-rrâziḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 58. ayet

  2. Hac suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 59. ayet. لَيُدْخِلَنَّهُم مُّدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۥ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ

    leyüdḫilennehüm müdḫaley yerḍavneh. veinne-llâhe le`alîmün ḥalîm.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 59. ayet

  3. Hac suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 60. ayet. ذَٰلِكَ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيْهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ

    ẕâlik. vemen `âḳabe bimiŝli mâ `ûḳibe bihî ŝümme bügiye `aleyhi leyenṣurannehü-llâh. inne-llâhe le`afüvvun gafûr.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 60. ayet

  4. Hac suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 61. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    ẕâlike bienne-llâhe yûlicü-lleyle fi-nnehâri veyûlicü-nnehâra fi-lleyli veenne-llâhe semî`um beṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 61. ayet

  5. Hac suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 62. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلْبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

    ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veenne mâ yed`ûne min dûnihî hüve-lbâṭilü veenne-llâhe hüve-l`aliyyü-lkebîr.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 62. ayet

  6. Hac suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 63. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَتُصْبِحُ ٱلْأَرْضُ مُخْضَرَّةً إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

    elem tera enne-llâhe enzele mine-ssemâi mââ. fetuṣbiḥu-l'arḍu muḫḍarrah. inne-llâhe leṭîfün ḫabîr.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 63. ayet

  7. Hac suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 64. ayet. لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ

    lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. veinne-llâhe lehüve-lganiyyü-lḥamîd.

    Mehmet Alagaş

    (58-64) Allah yolunda yerlerinden çıkanlar / hicret edenler sonra da öldürülenler / katledilenler veya ölenler, Allah onları güzel bir rızıkla / erzakla rızıklandıracaktır , Allah rızıklandırıcıların hayırlısıdır, o nları hoşnut ola rak girecekleri b ir yere sokacaktır, Muhakkak ki Allah bilendir, uysal davranandır. Sözün özü, her kim kendisine uygulananın aynısı ile karşılık verir / mukabelede bulunur , s onra yine aleyhine haddi aşan / aşırı bir durum olursa , Allah ona mutlaka yardım edecektir, muhakkak ki Allah affedendir , bağışlayandır. Sözün özü, Allah kesinlikle geceyi gündüze katar, gündüzü de gecenin içine katar, muhakkak ki Allah işitendir görendir. Sözün özü, Allah, işte O, gerçektir ve O’nun dışında dua ettikleriniz de işte onlar da geçersiz olandır / batıldır, muhakkak ki Allah yücedir ve büyüktür. Muhakkak ki Allah’ın suyu gökten indirdiğini görmedin mi? Arz yemyeşil olarak ortaya çıkar / yemyeşil hale gelir , muhakkak ki Allah naziktir / latiftir, haberi olandır, semalarda ve arzda ne varsa O’nundur, muhakkak ki Allah, işte O, zengindir, övülendir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 64. ayet

  8. Hac suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 65. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلْفُلْكَ تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَيُمْسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    elem tera enne-llâhe seḫḫara leküm mâ fi-l'arḍi velfülke tecrî fi-lbaḥri biemrih. veyümsikü-ssemâe en teḳa`a `ale-l'arḍi illâ biiẕnih. inne-llâhe binnâsi leraûfür raḥîm.

    Mehmet Alagaş

    (65-66) Muhakkak ki Allah’ın, yerdeki her şeyi, sizin güdümünüze verdiğini / emrinize amade ettiğini görmedin mi? O’nun emri ile gemiler denizde akar / cereyan eder , yerin üzerine düşmesin diye göğü tutar , O’nun izin verdikleri hariç. (İzin verdikleri yere düşer) Muhakkak ki Allah insanlar için şefkatlidir / rauftur, esirgeyendir / rahimdir, s ize hayat veren sonra sizi öldüren sonra sizi dirilten O’dur, Muhakkak ki insan örtbas eder / görmezden gelir / nankörlük eder.

    Ayet detayı — Hac suresi, 65. ayet

  9. Hac suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 66. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَكَفُورٌ

    vehüve-lleẕî aḥyâküm. ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm. inne-l'insâne lekefûr.

    Mehmet Alagaş

    (65-66) Muhakkak ki Allah’ın, yerdeki her şeyi, sizin güdümünüze verdiğini / emrinize amade ettiğini görmedin mi? O’nun emri ile gemiler denizde akar / cereyan eder , yerin üzerine düşmesin diye göğü tutar , O’nun izin verdikleri hariç. (İzin verdikleri yere düşer) Muhakkak ki Allah insanlar için şefkatlidir / rauftur, esirgeyendir / rahimdir, s ize hayat veren sonra sizi öldüren sonra sizi dirilten O’dur, Muhakkak ki insan örtbas eder / görmezden gelir / nankörlük eder.

    Ayet detayı — Hac suresi, 66. ayet

Her ümmete bir ibadet yolu 67–72

  1. Hac suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 67. ayet. لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

    likülli ümmetin ce`alnâ menseken hüm nâsikûhü felâ yünâzi`anneke fi-l'emri ved`u ilâ rabbik. inneke le`alâ hüdem müsteḳîm.

    Mehmet Alagaş

    (67-70) Her toplum için ibadet yöntemleri yaptık, onlarda bu yöntemleri uyguladılar, emir konusunda seninle kavga etmesinler / niza etmesinler, Rabbine çağır, Muhakkak ki sen istikameti doğru olan bir yola yönlenmiş vaziyettesin, eğer ki seninle mücadele ederlerse deki, Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir. Allah kıyamet günü, sizin aranızda ki karşıtlaştığınız şeyler / ihtilaf ettiğiniz şeyler üzerinde kararını / hükmünü verecektir, bilmez misiniz ki Allah, semada ve yerde ne varsa bilir, muhakkak ki bu, kayıttadır / kitaptadır, muhakkak ki bu Allah için kolaydır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 67. ayet

  2. Hac suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 68. ayet. وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    vein câdelûke feḳuli-llâhü a`lemü bimâ ta`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (67-70) Her toplum için ibadet yöntemleri yaptık, onlarda bu yöntemleri uyguladılar, emir konusunda seninle kavga etmesinler / niza etmesinler, Rabbine çağır, Muhakkak ki sen istikameti doğru olan bir yola yönlenmiş vaziyettesin, eğer ki seninle mücadele ederlerse deki, Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir. Allah kıyamet günü, sizin aranızda ki karşıtlaştığınız şeyler / ihtilaf ettiğiniz şeyler üzerinde kararını / hükmünü verecektir, bilmez misiniz ki Allah, semada ve yerde ne varsa bilir, muhakkak ki bu, kayıttadır / kitaptadır, muhakkak ki bu Allah için kolaydır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 68. ayet

  3. Hac suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 69. ayet. ٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

    allâhü yaḥkümü beyneküm yevme-lḳiyâmeti fîmâ küntüm fîhi taḫtelifûn.

    Mehmet Alagaş

    (67-70) Her toplum için ibadet yöntemleri yaptık, onlarda bu yöntemleri uyguladılar, emir konusunda seninle kavga etmesinler / niza etmesinler, Rabbine çağır, Muhakkak ki sen istikameti doğru olan bir yola yönlenmiş vaziyettesin, eğer ki seninle mücadele ederlerse deki, Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir. Allah kıyamet günü, sizin aranızda ki karşıtlaştığınız şeyler / ihtilaf ettiğiniz şeyler üzerinde kararını / hükmünü verecektir, bilmez misiniz ki Allah, semada ve yerde ne varsa bilir, muhakkak ki bu, kayıttadır / kitaptadır, muhakkak ki bu Allah için kolaydır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 69. ayet

  4. Hac suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 70. ayet. أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّ ذَٰلِكَ فِى كِتَٰبٍ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    elem ta`lem enne-llâhe ya`lemü mâ fi-ssemâi vel'arḍ. inne ẕâlike fî kitâb. inne ẕâlike `ale-llâhi yesîr.

    Mehmet Alagaş

    (67-70) Her toplum için ibadet yöntemleri yaptık, onlarda bu yöntemleri uyguladılar, emir konusunda seninle kavga etmesinler / niza etmesinler, Rabbine çağır, Muhakkak ki sen istikameti doğru olan bir yola yönlenmiş vaziyettesin, eğer ki seninle mücadele ederlerse deki, Allah yaptıklarınızı daha iyi bilmektedir. Allah kıyamet günü, sizin aranızda ki karşıtlaştığınız şeyler / ihtilaf ettiğiniz şeyler üzerinde kararını / hükmünü verecektir, bilmez misiniz ki Allah, semada ve yerde ne varsa bilir, muhakkak ki bu, kayıttadır / kitaptadır, muhakkak ki bu Allah için kolaydır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 70. ayet

  5. Hac suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 71. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَا لَيْسَ لَهُم بِهِۦ عِلْمٌ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِيرٍ

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lem yünezzil bihî sülṭânev vemâ leyse lehüm bihî `ilm. vemâ liżżâlimîne min neṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (71-72) Haklarında hiçbir dayanılacak delil indirilmeyen / sultan indirilmeyen ve haklarında onlarla ilgili bilgi olmayan şeylere, Allah’ın dışında ki şeylere ibadet ediyorlar , z alimlere yardımcı yoktur. Onlara açıkça ayetlerimiz okunduğunda / sıralandığında kafirlerin tanımamalarını / inkarlarını yüzlerinden tanırsın, ayetlerimizi okuyanlara çullanacak hale gelirler, deki size bundan daha şerli / fena olanı haber vereyim mi? Ateş! Allah o ateşi kafirlere vaat etmiştir , ne kötü bir varış yeridir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 71. ayet

  6. Hac suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 72. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ta`rifü fî vucûhi-lleẕîne keferü-lmünker. yekâdûne yesṭûne billeẕîne yetlûne `aleyhim âyâtinâ. ḳul efeünebbiüküm bişerrim min ẕâliküm. ennâr. ve`adehe-llâhü-lleẕîne keferû. vebi'se-lmeṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (71-72) Haklarında hiçbir dayanılacak delil indirilmeyen / sultan indirilmeyen ve haklarında onlarla ilgili bilgi olmayan şeylere, Allah’ın dışında ki şeylere ibadet ediyorlar , z alimlere yardımcı yoktur. Onlara açıkça ayetlerimiz okunduğunda / sıralandığında kafirlerin tanımamalarını / inkarlarını yüzlerinden tanırsın, ayetlerimizi okuyanlara çullanacak hale gelirler, deki size bundan daha şerli / fena olanı haber vereyim mi? Ateş! Allah o ateşi kafirlere vaat etmiştir , ne kötü bir varış yeridir.

    Ayet detayı — Hac suresi, 72. ayet

Sinek meseli; rükû, secde ve cihad 73–78

  1. Hac suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 73. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَٱسْتَمِعُوا۟ لَهُۥٓ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخْلُقُوا۟ ذُبَابًا وَلَوِ ٱجْتَمَعُوا۟ لَهُۥ وَإِن يَسْلُبْهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيْـًٔا لَّا يَسْتَنقِذُوهُ مِنْهُ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلْمَطْلُوبُ

    yâ eyyühe-nnâsü ḍuribe meŝelün festemi`û leh. inne-lleẕîne ted`ûne min dûni-llâhi ley yaḫlüḳû ẕübâbev velevi-cteme`û leh. veiy yeslübhümü-ẕẕübâbü şey'el lâ yestenḳiẕûhü minh. ḍa`ufe-ṭṭâlibü velmaṭlûb.

    Mehmet Alagaş

    (73-74) Ey insanlar, size misal verilmektedir , onu işitin, muhakkak ki Allah’tan başka dua ettikleriniz bir sinek / zübeb dahi yaratamazlar, bir araya gelseler dahi yapamazlar, sinek o putlardan bir şey kapsa bu kaptığını ondan geri kurtaramazlar. İsteyen / talip zayıf / aciz, istenilen / matlup zayıf / aciz, Allah’ın takdir etmesini / güç yetirip ayarlamasını hakkıyla gerçek manada takdir edemediler, muhakkak ki Allah kuvvetlidir, saygındır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 73. ayet

  2. Hac suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 74. ayet. مَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

    mâ ḳaderü-llâhe ḥaḳḳa ḳadrih. inne-llâhe leḳaviyyün `azîz.

    Mehmet Alagaş

    (73-74) Ey insanlar, size misal verilmektedir , onu işitin, muhakkak ki Allah’tan başka dua ettikleriniz bir sinek / zübeb dahi yaratamazlar, bir araya gelseler dahi yapamazlar, sinek o putlardan bir şey kapsa bu kaptığını ondan geri kurtaramazlar. İsteyen / talip zayıf / aciz, istenilen / matlup zayıf / aciz, Allah’ın takdir etmesini / güç yetirip ayarlamasını hakkıyla gerçek manada takdir edemediler, muhakkak ki Allah kuvvetlidir, saygındır.

    Ayet detayı — Hac suresi, 74. ayet

  3. Hac suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 75. ayet. ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ

    allâhü yaṣṭafî mine-lmelâiketi rusülev vemine-nnâs. inne-llâhe semî`um beṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Ayet detayı — Hac suresi, 75. ayet

  4. Hac suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 76. ayet. يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    ya`lemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Ayet detayı — Hac suresi, 76. ayet

  5. Hac suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 77. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ secde ayeti

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-rke`û vescüdû va`büdû rabbeküm vef`alü-lḫayra le`alleküm tüfliḥûn.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Ayet detayı — Hac suresi, 77. ayet

  6. Hac suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Hac suresi, 78. ayet. وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    vecâhidû fi-llâhi ḥaḳḳa cihâdih. hüve-ctebâküm vemâ ce`ale `aleyküm fi-ddîni min ḥarac. millete ebîküm ibrâhîm. hüve semmâkümü-lmüslimîne min ḳablü vefî hâẕâ liyekûne-rrasûlü şehîden `aleyküm vetekûnû şühedâe `ale-nnâs. feeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte va`teṣimû billâh. hüve mevlâküm. feni`me-lmevlâ veni`me-nneṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (75-78) Allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçmiştir, muhakkak ki Allah işitendir görendir, Önlerinde olanı / gelecek olanı arkaya bıraktıklarını / geçmiş olanı bilir, işler Allah’a geri döner / rücu eder. Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, iyilik yapın, böylelikle belki kurtuluşa erersiniz. Allah için gerçek bir çaba ile çabalayın / gayret edin, O sizi seçti , size dinde hiçbir zorluk da yapmadı , babanız İbrahim’in dini topluluğu / milleti , O, sizi önceden Müslümanlar / Teslim olanlar olarak isimlendirdi, bu konuda Resul size şahit olsun, siz de insanlara bu konuda şahitler olunuz, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a sarılın, O sizin dostunuzdur ne güzel dost ve ne güzel yardımcı.

    Ayet detayı — Hac suresi, 78. ayet