70. sure

Meâric Suresi المعارج

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7 karşılaştır — Soran birisi: azabı uzak görenler
  2. O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18 karşılaştır — O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı
  3. İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35 karşılaştır — İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları
  4. İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44 karşılaştır — İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Soran birisi: azabı uzak görenler 1–7

  1. Meâric suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 1. ayet. سَأَلَ سَآئِلٌۢ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ

    seele sâilüm bi`aẕâbiv vâḳi`.

    Ali Bulaç

    İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 1. ayet

  2. Meâric suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 2. ayet. لِّلْكَٰفِرِينَ لَيْسَ لَهُۥ دَافِعٌ

    lilkâfirîne leyse lehû dâfi`.

    Ali Bulaç

    Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 2. ayet

  3. Meâric suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 3. ayet. مِّنَ ٱللَّهِ ذِى ٱلْمَعَارِجِ

    mine-llâhi ẕi-lme`âric.

    Ali Bulaç

    (Bu azab) Yüce makamlar sahibi olan Allah'tandır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 3. ayet

  4. Meâric suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 4. ayet. تَعْرُجُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ إِلَيْهِ فِى يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُۥ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

    ta`rucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.

    Ali Bulaç

    Melekler ve Ruh (Cebrail), ona, süresi elli bin yıl olan bir günde çıkabilmektedir.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 4. ayet

  5. Meâric suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 5. ayet. فَٱصْبِرْ صَبْرًا جَمِيلًا

    faṣbir ṣabran cemîlâ.

    Ali Bulaç

    Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 5. ayet

  6. Meâric suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 6. ayet. إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُۥ بَعِيدًا

    innehüm yeravnehû be`îdâ.

    Ali Bulaç

    Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 6. ayet

  7. Meâric suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 7. ayet. وَنَرَىٰهُ قَرِيبًا

    venerâhü ḳarîbâ.

    Ali Bulaç

    Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 7. ayet

O günün dehşeti ve cehennemin çağrısı 8–18

  1. Meâric suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 8. ayet. يَوْمَ تَكُونُ ٱلسَّمَآءُ كَٱلْمُهْلِ

    yevme tekûnü-ssemâü kelmühl.

    Ali Bulaç

    Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 8. ayet

  2. Meâric suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 9. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ

    vetekûnü-lcibâlü kel`ihn.

    Ali Bulaç

    Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengarenk yün gibi olacak.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 9. ayet

  3. Meâric suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 10. ayet. وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا

    velâ yes'elü ḥamîmün ḥamîmâ.

    Ali Bulaç

    (Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 10. ayet

  4. Meâric suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 11. ayet. يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ

    yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min `aẕâbi yevmiiẕim bibenîh.

    Ali Bulaç

    Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 11. ayet

  5. Meâric suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 12. ayet. وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ

    veṣâḥibetihî veeḫîh.

    Ali Bulaç

    Kendi eşini ve kardeşini,

    Ayet detayı — Meâric suresi, 12. ayet

  6. Meâric suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 13. ayet. وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ

    vefeṣîletihi-lletî tü'vîh.

    Ali Bulaç

    Ve onu barındıran aşiretini de;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 13. ayet

  7. Meâric suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 14. ayet. وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

    vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

    Ali Bulaç

    Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 14. ayet

  8. Meâric suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ

    kellâ. innehâ leżâ.

    Ali Bulaç

    Hayır; (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir:

    Ayet detayı — Meâric suresi, 15. ayet

  9. Meâric suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 16. ayet. نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ

    nezzâ`atel lişşevâ.

    Ali Bulaç

    Başın derisini kavurup soyar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 16. ayet

  10. Meâric suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 17. ayet. تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ

    ted`û men edbera vetevellâ.

    Ali Bulaç

    Yüz çevirip arkasını döneni çağırır durur.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 17. ayet

  11. Meâric suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 18. ayet. وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ

    veceme`a feev`â.

    Ali Bulaç

    (Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 18. ayet

İnsanın hırsı ve namaz kılanların vasıfları 19–35

  1. Meâric suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 19. ayet. إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا

    inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.

    Ali Bulaç

    Gerçekten, insan, 'bencil ve haris' olarak yaratıldı.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 19. ayet

  2. Meâric suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 20. ayet. إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا

    iẕâ messehü-şşerru cezû`â.

    Ali Bulaç

    Kendisine bir şer (kötülük) dokunduğu zaman feryadı basar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 20. ayet

  3. Meâric suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 21. ayet. وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا

    veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.

    Ali Bulaç

    Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).

    Ayet detayı — Meâric suresi, 21. ayet

  4. Meâric suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 22. ayet. إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ

    ille-lmüṣallîn.

    Ali Bulaç

    Ancak namaz kılanlar hariç;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 22. ayet

  5. Meâric suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 23. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ

    elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.

    Ali Bulaç

    Ki onlar, namazlarında süreklidirler.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 23. ayet

  6. Meâric suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 24. ayet. وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ

    velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.

    Ali Bulaç

    Ve onların mallarında belirli bir hak vardır:

    Ayet detayı — Meâric suresi, 24. ayet

  7. Meâric suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 25. ayet. لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

    lissâili velmaḥrûm.

    Ali Bulaç

    Yoksul ve yoksun olan(lar) için.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 25. ayet

  8. Meâric suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 26. ayet. وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

    velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.

    Ali Bulaç

    Onlar, din gününü tasdik etmektedirler.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 26. ayet

  9. Meâric suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

    velleẕîne hüm min `aẕâbi rabbihim müşfiḳûn.

    Ali Bulaç

    Rablerinin azabına karşı (daimi) bir korku duymaktadırlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 27. ayet

  10. Meâric suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 28. ayet. إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ

    inne `aẕâbe rabbihim gayru me'mûn.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz Rablerinin azabından emin olunamaz.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 28. ayet

  11. Meâric suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 29. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ

    velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

    Ali Bulaç

    Ve onlar, ırzlarını (ferç) korurlar;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 29. ayet

  12. Meâric suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 30. ayet. إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

    illâ `alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

    Ali Bulaç

    Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 30. ayet

  13. Meâric suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 31. ayet. فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ

    femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-l`âdûn.

    Ali Bulaç

    Fakat bunun ötesini arayanlar, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 31. ayet

  14. Meâric suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 32. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

    velleẕîne hüm liemânâtihim ve`ahdihim râ`ûn.

    Ali Bulaç

    (Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 32. ayet

  15. Meâric suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 33. ayet. وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ

    velleẕîne hüm bişehâdetihim ḳâimûn.

    Ali Bulaç

    Şahidliklerinde dosdoğru davrananlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 33. ayet

  16. Meâric suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 34. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

    velleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim yüḥâfiżûn.

    Ali Bulaç

    Namazlarını (titizlikle) koruyanlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 34. ayet

  17. Meâric suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 35. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍ مُّكْرَمُونَ

    ülâike fî cennâtim mükramûn.

    Ali Bulaç

    İşte onlar, cennetler içinde ağırlananlardır.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 35. ayet

İnkâr edenlerin beklentisi ve çıkış günü 36–44

  1. Meâric suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 36. ayet. فَمَالِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ

    femâ lilleẕîne keferû ḳibeleke mühti`în.

    Ali Bulaç

    Şimdi inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını sana uzatıp koşuyorlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 36. ayet

  2. Meâric suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 37. ayet. عَنِ ٱلْيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ عِزِينَ

    `ani-lyemîni ve`ani-şşimâli `izîn.

    Ali Bulaç

    Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 37. ayet

  3. Meâric suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 38. ayet. أَيَطْمَعُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ

    eyaṭme`u küllü-mriim minhüm ey yüdḫale cennete ne`îm.

    Ali Bulaç

    Onlardan her biri, nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi umuyor (tamah ediyor)?

    Ayet detayı — Meâric suresi, 38. ayet

  4. Meâric suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 39. ayet. كَلَّآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ

    kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ ya`lemûn.

    Ali Bulaç

    Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 39. ayet

  5. Meâric suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 40. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِرَبِّ ٱلْمَشَٰرِقِ وَٱلْمَغَٰرِبِ إِنَّا لَقَٰدِرُونَ

    felâ uḳsimü birabbi-lmeşâriḳi velmegâribi innâ leḳâdirûn.

    Ali Bulaç

    Artık, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim; Biz gerçekten güç yetireniz;

    Ayet detayı — Meâric suresi, 40. ayet

  6. Meâric suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 41. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ خَيْرًا مِّنْهُمْ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    `alâ en nübeddile ḫayram minhüm vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Ali Bulaç

    Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 41. ayet

  7. Meâric suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 42. ayet. فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

    feẕerhüm yeḫûḍû veyel`abû ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî yû`adûn.

    Ali Bulaç

    Şu halde sen, kendilerine vadedilen (azab) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar, oyalansınlar.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 42. ayet

  8. Meâric suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 43. ayet. يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ

    yevme yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi sirâ`an keennehüm ilâ nüṣubiy yûfiḍûn.

    Ali Bulaç

    Kabirlerinden koşarcasına çıkarılacakları gün, sanki onlar dikili bir şeye yönelmiş gibidirler.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 43. ayet

  9. Meâric suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meâric suresi, 44. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. ẕâlike-lyevmü-lleẕî kânû yû`adûn.

    Ali Bulaç

    Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük' yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.

    Ayet detayı — Meâric suresi, 44. ayet