Secde suresi · 23–30. ayetler

Mûsâ'ya verilen Kitap, helâk edilen nesiller ve fetih sorusu

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Secde suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 23. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    Diyanet İşleri

    Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz Musa'ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu Biz Musa'ya da vahiy iletmiştik: şu halde onunla (aynı ortak paydada) buluşacağından asla tereddüdün olmasın! Zira Biz, o (vahyi) de İsrailoğulları için bir yol haritası kılmıştık.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki (ey Muhammed,) Biz vahyi Musa'ya (da) tevdi etmiştik: öyleyse (sana ilettiğimiz vahiyde) aynı (hakikat) ile karşılaşacağından kuşkuya düşme! Ve (nasıl ki) o (önceki vahy)i İsrailoğulları için bir rehber kıldık,

    Ahmed Hulusi

    Andolsun ki Musa'ya Bilgi (Kitap) verdik. . . (Şimdi sen de) Ona (Bilgiye) ermiş olmaktan kuşku duyma! Onu İsrailoğulları için bir hakikat kılavuzu kıldık.

    Ali Bulaç

    Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun biz Musa'ya Kitap verdik, (Rasûlüm!) sen ona (Musa'ya) kavuşacağından şüphe etme ve onu İsrailoğullarına hidayet rehberi kıldık.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya, Kitap verdik. Ona kavuşacağından artık kuşku duyma. Onu, İsrailoğullarına, yol gösteren yaptık. dipnot 351

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 351
      "Ona kavuşacağından artık kuşku duyma!" bildirimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "O" zamirine değişik yönlendirmeler yapılarak, "Allah'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Kur'an'a kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'ya kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Bilgiye kavuşacağından kuşku duyma!" biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise "Musa'ya verilen gibi bir kitaba kavuşacağından kuşku duyma!" veya "Musa'nın da böyle bir vahiy aldığından kuşku duyma!" veya "Musa'ya ulaşmış olmasından kuşku duyma!" veya "Aynı gerçekle karşılaşacağından kuşku duyma!" biçiminde uydurma yorumlarla çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz, Musa'ya kitabı verdik. Musa'nın ona kavuştuğu hususunda hiç şüphe etme! Biz onu İsrailoğulları'na bir rehber kıldık.

    Edip Yüksel

    Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğullar için bir rehber yaptık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Musa'ya kitabı verdik; bu konuda hiçbir kuşkun olmasın. Onu İsrail oğulları için bir rehber yaptık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun ki (Biz) vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona kavuşmaktan şüpheye düşme. Onu İsrail oğulları için bir hidayet rehberi kılmıştık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şanım hakkı için muhakkak ki vaktiyle Musaya kitab vermiştik, şimdi de sen onun likasından şübheye düşme ve onu Beni İsrail için bir hidayet rehberi kılmıştık

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tevrat'ı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan dipnot 1 kuşku içinde olma. Onu dipnot 2 İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa'nın muhatap olduğu ilahi vahye muhatap olduğundan, aynı yolun yolcusu olduğundan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tevrat'ı.

    Gültekin Onan

    Andolsun, biz Musa'ya kitabı vermiştik; böylece sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık.

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun ki biz Musaya o kitabı verdik. Şimdi sen ona kavuşmakdan şübhede olma. Biz onu İsrail oğullarına hidayet (rehberi) yapmışdık.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Musa'ya da kitab verdik. Sakın, sen O'na kavuşacağından kuşku içinde olma. Ve onu İsrailoğullarına hidayet yaptık.

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun biz Mûsâ'ya Kitab'ı vermiştik, şimdi sen ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu (Tevrat'ı) İsrailoğullarına yol gösterici kılmıştık.

    Süleyman Ateş

    Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik. Sakın onun (Musa'ya) ulaşmasından kuşkuya düşme. Onu İsrail oğullarına yol gösterici yaptık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Musa'ya Kitap vermiştik. Hiç şüphen olmasın ki, sen de öyle bir kitaba kavuşacaksın. Onu İsrailoğulları için bir kılavuz yapmıştık.

    Şaban Britch

    Musa’ya da kitap verdik. Ona kavuşmaktan/karşılaşmakan şüphen olmasın (Ey Peygamber). Onu (Tevrat'ı) İsrailoğulları için bir hidayet yaptık.

    Şaban Piriş

    Musa'ya da kitap vermiş ve ona kavuşmaktan şüpheleri olmasın diye onu İsrailoğulları için kılavuz yapmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun ki, Musa'ya Kitap'ı vermiştik. Böyleyken sen ona kavuşacağından kuşkuda olma! Biz onu İsrailoğullarına bir kılavuz yapmıştık.

  2. Secde suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 24. ayet. وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا يُوقِنُونَ

    Diyanet İşleri

    Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

    Mehmet Okuyan

    Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Yüce Allah'ın Kasas 28:5'te bildirdiği "İsrailoğulları'nı önderler kılma" vaadinin gerçekleştirilmiş olduğunun delilidir. İsrailoğulları içinde Hz. Musa'yı ve kardeşi Hz. Harun'u bunaltan çoğunluğun aksine, A‘râf 7:159'da da ifade edildiği gibi "Musa'nın kavminden de gerçeğe rehberlik eden ve onunla adil davranan bir topluluk vardır."

    Mustafa İslamoğlu

    Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.

    Muhammed Esed

    ve (nasıl ki) sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda (kavimlerini) hidayete ulaştıran önderler çıkardık, (işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahi kelam için de aynı şey geçerli olacak.)

    Ahmed Hulusi

    Onlardan, sabrettiklerinde, emrimizle hakikate erdiren önderler oluşturduk! Onlar işaretlerimize ikan sahibi oldular!

    Ali Bulaç

    Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

    Ali Rıza Safa

    Dirençli oldukları ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların arasından, buyruğumuzla yol gösteren önderler çıkardık.

    Bayraktar Bayraklı

    Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim ayetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.

    Edip Yüksel

    Sabrettikleri ve ayetlerimizi kuşkusuz bir bilgiyle onayladıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçlerinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yolu gösteren öncül imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar ayetlerimize kesin bir şekilde sarılmışlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve ayetlerimize yakin ile sarılmışlardı

    Erhan Aktaş

    Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sabrettikleri dipnot 1 ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Direnip dayandıkları.

    Gültekin Onan

    Ve onların içinden, sabrettikleri zaman buyruğumuzla doğru yola iletip yönelten imamlar kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

    Hasan Basri Çantay

    İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yin etmişdik ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

    İbni Kesir

    İçlerinden de sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola götürecek kılavuzlar tayin ettik. Ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

    Süleyman Ateş

    Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.

    Süleymaniye Vakfı

    Onların içinden kimileri ayetlerimize kesin olarak inanıp sabırlı davranınca /duruşlarını bozmayınca, o kişileri emrimizle (kitabımızla) yol gösteren önderler yaptık dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetlerimize kesin olarak inanıp dik duruş gösterdikleri zaman onları, emrimizle yol gösteren önderler yapmıştık.

    Şaban Britch

    Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice iman etmeleri sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını hidayet önderleri kıldık.

    Şaban Piriş

    Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.

  3. Secde suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 25. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecek olan elbet senin Rabbindir.

    Muhammed Esed

    Şüphe yok ki Allah, ihtilaf ettikleri bütün konularda Kıyamet Günü insanlar arasında bir hüküm verecektir.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki senin Rabbin O, hakkında karşı çıktıkları konularda kıyamet sürecinde onların aralarında hüküm verecektir.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, senin Rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır'.

    Ali Özek ve heyeti

    Muhakkak ki Rabbin, ihtilâf etmekte oldukları şeyler hakkında kıyamet günü onların aralarında hükmedecektir.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Efendin; O, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet gününde bizzat kendisi, onların aralarında ihtilafa düştükleri konularda hükmünü verecektir.

    Edip Yüksel

    Efendin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında diriliş günü karar verecek olandır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında diriliş günü karar verecek olandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi ihtilaf edip durdukları şeylerde şüphesiz ki, Rabbin kıyamet günü aralarında ayrıca hükmü verecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi ihtilaf edib durdukları şeylerde hiç şübhesiz ki rabbın Kıyamet günü beyinlerini fasledecektir

    Erhan Aktaş

    Senin Rabb'in; kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin haklı, kimin haksız olduğu konusunda kesin hükmünü verecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senin Rabbin; Kıyamet Günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin haklı, kimin haksız olduğu konusunda kesin hükmünü verecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Senin Rabb'in; Kıyamet Günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kimin haklı, kimin haksız olduğu konusunda kesin hükmünü verecek.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, senin rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır'.

    Hasan Basri Çantay

    İhtilaf etmekde oldukları şeyler hakkında muhakkak ki Rabbin, (evet) O, kıyamet günü onların aralarında hükmedecekdir.

    İbni Kesir

    Ayrılığa düştükleri şeylerde; Rabbın, muhakkak ki kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

    Süleyman Ateş

    Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, ayrılığa düştükleri konularda onların aralarında hükmedecektir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kuşkusuz, Rabbin, evet O, ihtilaf edip durdukları hususlarda onların arasını ayıracaktır.

  4. Secde suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 26. ayet. أَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ أَفَلَا يَسْمَعُونَ

    Diyanet İşleri

    Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helak etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hala duymayacaklar mı?

    Mehmet Okuyan

    Yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesli helak etmiş olmamız onlara (sonrakilere) yol göstermedi mi? Bunlarda elbette dersler vardır. (Gerçeği) dinlemezler mi?

    Mustafa İslamoğlu

    Şimdi kalıntılarında dolaştıkları kendilerinden önce yaşamış uygarlıklardan nicelerini helak etmiş olmamız onlar için yol gösterici olmadı mı? Kuşkusuz bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır: hala mı işitmeyecekler?

    Muhammed Esed

    (Fakat) onlar, (o hakikati inkar edenler,) kendilerinden önce gelip geçmiş kaç nesli -bugün yurtlarında dolaşıp durdukları (kaç toplumu)- yok ettiğimizi görüp ders almazlar mı? Bunda elbette açık dersler vardır: hala dinlemezler mi?

    Ahmed Hulusi

    Meskenleri üzerinde yürüdükleri halde, kendilerinden önceki nesillerden nicelerini helak etmiş olmamız onlara gerçeği göstermedi mi? Muhakkak ki bu olayda dersler vardır. . . Hala mı algılamıyorlar?

    Ali Bulaç

    Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden evvel yıkıma uğratmış olmamız, hala onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?

    Ali Özek ve heyeti

    Halen yurtlarında gezip dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır. Hâlâ kulak vermezler mi?

    Ali Rıza Safa

    Yerleşim yerlerinde gezip dolaştıkları, onlardan önceki nice kuşakları yıkıma uğratmış olmamız, yine de onları doğru yola getirmedi mi? Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır; artık duymayacaklar mı?

    Bayraktar Bayraklı

    Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak edişimiz onları doğru yola sevketmedi mi? Bunlarda elbette dersler vardır. Hala kulak vermiyorlar mı?

    Edip Yüksel

    Kendilerinden önce nice nesilleri yok etmiş olmamız üzerinde hiç düşünmediler mi? Ki şimdi onların yurtlarında dolaşıyorlar. Bunda dersler ve işaretler vardır. İşitmezler mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerinden önce nice nesilleri yok etmiş olmamız üzerinde hiç düşünmediler mi? Ki şimdi onların yurtlarında dolaşıyorlar. Bunda dersler ve işaretler vardır. İşitmezler mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onları doğru yola hala iletmedi mi, kendilerinden önce yurtlarında gezip dolaştıkları nice kuşaktan helak etmiş olmamız? Şüphesiz bunda (alınacak) ibretler vardır; hala kulak vermeyecekler mi?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Daha irşad etmedi mi onları ki kendilerinden evvel nice karınlar helak etmişiz, meskenlerinde geziyorlar, elbette bunda şübhesiz ayetler var, hala kulak vermiyecekler mi?

    Erhan Aktaş

    Yaşadıkları yerlerde, daha önce gezip dolaşmış olan nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları doğru yola iletmeye yetmedi mi? Kuşkusuz bunda nice ayetler dipnot 1 vardır. Hala söz dinlemeyecekler mi?

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dersler, göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaşadıkları yerlerde, daha önce gezip dolaşmış olan nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları doğru yola iletmeye yetmedi mi? Kuşkusuz bunda nice ayetler dipnot 1 vardır. Hala söz dinlemeyecekler mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dersler, göstergeler, kanıtlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaşadıkları yerlerde, daha önce gezip dolaşmış olan nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları doğru yola iletmeye yetmedi mi? Kuşkusuz bunda nice ayetler dipnot 1 vardır. Hala söz dinlemeyecekler mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dersler, göstergeler, kanıtlar.

    Gültekin Onan

    Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri kendilerinden önce yıkıma uğratmış olmamız, hala onları doğru yola iletip yöneltmedi mi? Elbette, bunda ayetler vardır; yine de işitmiyorlar mı?

    Hasan Basri Çantay

    Biz onlardan evvel nice nesiller helak etdik. Yurdlarında kendileri de gezib duruyorlar. (Bu), onları hidayete sevk etmedi mi? Bunlarda elbette ibretler vardır.. Haala dinlemeyecekler mi?

    İbni Kesir

    Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nesillerden nicesini yok etmiş olmamız, onları doğru yola sevketmez mi? Şüphesiz bunlarda ayetler vardır. Hala dinlemezler mi?

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?

    Süleyman Ateş

    Bugün yurtlarında dolaştıkları nice kuşakları daha önce helak etmiş olmamız, hala onları yola getirmedi mi? Şüphesiz bunda ibretler vardır. (Öğüt alma kulağıyle) İşitmiyorlar mı?

    Süleymaniye Vakfı

    Kendilerinden önce nice nesilleri yok etmiş olmamız, onları yola getirmedi mi? Üstelik öncekilerin yaşadıkları yerlerde dolaşıyorlar. Şüphesiz ki bunlarda ayetler /göstergeler vardır, hala dinlemeyecekler mi dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onlara gerçeği göstermiyor mu? Şimdi onların yurtlarında dolaşıyorlar. Bunda kesin göstergeler vardır, anlamıyacaklar mı?

    Şaban Britch

    Yurtlarında dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmemizi görüp, (bu onlara) yol göstermiyor mu? İşte bunda ayetler vardır. Hâlâ işitmiyorlar mı?

    Şaban Piriş

    Yurtlarında dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmemiz onlara yol göstermiyor mu? İşte bunda ayetler vardır. Hala anlamıyorlar mı?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Evlerinde, yurtlarında dolaşıp durdukları nice nesilleri, kendilerinden önce helak etmiş olmamız onlara yol göstermedi mi? Kuşkusuz, bunda ibretler vardır. Hala işitmiyorlar mı?

  5. Secde suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 27. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hala görmeyecekler mi?

    Mehmet Okuyan

    Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da mı düşünmediler? dipnot 1 (Gerçeği) görmezler mi?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [nesûku] "sevk ediyoruz", [nuhricü] "çıkartıyoruz" fiillerinin geniş zaman kalıbında getirilmesi, Yüce Allah'ın hayata her an müdahil olduğunu, yaratma işleminin dışında kalmadığını göstermektedir. Benzer mesajlar: Nahl 16:8; Yâsîn 36:36; Rahmân 55:29.

    Mustafa İslamoğlu

    Kıraç toprağa suyu sevk edip de onunla kendilerinin ve hayvanlarının beslendiği bitkiler çıkardığımızı nasıl görmezler? Peki ama, daha da mı görmeyecekler?

    Muhammed Esed

    Üzerinde ot bitmeyen kuru topraklara yağmur indirip kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği bitkileri Bizim yeşerttiğimizi görmezler mi?

    Ahmed Hulusi

    Görmediler mi ki biz suyu çorak - kupkuru arza sevk ederiz de, o suyla, onların hayvanlarının ve kendi nefslerinin yediği ekini çıkarırız? Hala mı görmüyorlar?

    Ali Bulaç

    Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?

    Ali Özek ve heyeti

    Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmediler mi? Hâlâ da göremeyecekler mi?

    Ali Rıza Safa

    Çorak toprağı sulayarak, kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği ekinleri çıkarıyoruz; artık görmeyecekler mi?

    Bayraktar Bayraklı

    Kupkuru topraklara suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmüyorlar mı? Hala görmeyecekler mi?

    Edip Yüksel

    Kıraç toprağa suyu sürerek onların ve çiftlik hayvanlarının yediği ekinleri çıkardığımızı kavramazlar mı? Görmezler mi?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kıraç toprağa suyu sürerek onların ve çiftlik hayvanlarının yediği ekinleri çıkardığımızı kavramazlar mı? Görmezler mi?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ya hiç görmediler mi, Biz kır bir yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz; ondan hayvanları da yiyor, kendileri de? Hala gözlerini açmayacaklar mı?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya hiç görmediler de mi? Biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz, ondan hayvanları da yiyor, kendileri de, hala gözlerini açmıyacaklar mı?

    Erhan Aktaş

    Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

    Gültekin Onan

    Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiryoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?

    Hasan Basri Çantay

    Suyu kupkuru ve çorak yere sevk etdiğimizi, onunla gerek hayvanlarının, gerek kendilerinin kısmen yiyegeldikleri ekini çıkarmakda olduğumuzu da görmediler mi? Haala da görmeyecekler mi?

    İbni Kesir

    Görmezler mi ki; Biz, kuru yerlere suyu gönderiyor, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkarıyoruz. Hala da görmeyecekler mi?

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?

    Süleyman Ateş

    Görmüyorlar mı biz nasıl suyu, kuru, otsuz yere sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları da, kendileri de yiyor? Görmüyorlar mı?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Görmezler mi ki, kuru toprağa suyu gönderip hayvanlarının ve kendilerinin yediği bitkileri çıkarmaktayız. Bunu kavrayamıyorlar mı?

    Şaban Britch

    Bizim, kurak araziyi su ile suladığımızı, onunla, hayvanların ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Hala görmüyorlar mı?

    Şaban Piriş

    Bizim, susuz araziyi su ile suladığımızı, onunla, hayvanların ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Hala doğruyu göremiyorlar mı?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Görmediler mi ki biz, çorak toprağa suyu salıyoruz da onunla ekinler çıkarıyoruz; hem hayvanları yiyor ondan hem kendileri. Hala görmüyorlar mı?

  6. Secde suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 28. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْفَتْحُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Diyanet İşleri

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, şu fetih ne zamanmış?" diyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de diyorlar ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bu (bahsi geçen) kesin hüküm ne zaman verilecek?"

    Muhammed Esed

    Ama onlar: "Eğer söylediğiniz doğru ise, bu nihai karar ne zaman verilecek?" diye soruyorlar.

    Ahmed Hulusi

    Derler ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz: Şu El Feth (mutlak feth - ölümün tadılarak hakikatin apaçık algılanması) ne zaman?"

    Ali Bulaç

    Derler ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, şu fetih ne zamanmış?"

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer doğru söylüyorsanız, bu fetih (ve hüküm) günü hani ne zaman? derler.

    Ali Rıza Safa

    Dediler ki: "Bu utku ne zaman; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

    Bayraktar Bayraklı

    Derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, bu hüküm günü ne zaman?"

    Edip Yüksel

    "O zafer ne zaman gerçekleşecek, doğru sözlüyseniz?" diye meydan okuyorlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'O zafer ne zaman gerçekleşecek, doğru sözlüyseniz?' diye meydan okuyorlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de: "Ne zaman (gelecektir) o zafer, eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (28-29) Bir de ne vakıt o fetih eğer doğru iseniz? diyorlar. De ki; küfredenlere o fetih günü iymanları faide vermez ve onlara göz açtırılmaz

    Erhan Aktaş

    "Eğer doğru kimselerseniz, bu fetih dipnot 1 ne zaman?" diyorlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar, yargı zamanı; haklı ve haksızın belli olacağı Kıyamet Günü.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Eğer doğru kimselerseniz, Bu fetih dipnot 1 ne zaman?" diyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar, yargı zamanı; haklı ve haksızın belli olacağı Kıyamet Günü.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer doğru kimselerseniz, "Bu fetih dipnot 1 ne zaman?" diyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar, yargı zamanı; haklı ve haksızın belli olacağı Kıyamet Günü.

    Gültekin Onan

    Derler ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, şu fetih ne zamanmış?"

    Hasan Basri Çantay

    Diyorlar ki: "Eğer doğru söyleyiciler iseniz o fetih ne zaman"?

    İbni Kesir

    Ve derler ki: Doğru söylüyorsanız bu fetih ne zamandır?

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derler ki: “Bu fetih ne zaman olur, eğer doğru söyleyenler iseniz?”

    Süleyman Ateş

    "Doğru iseniz bu fetih ne zaman?" diyorlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Doğru söylüyorsanız söyleyin bakalım, herşey ne zaman ortaya çıkacak?" derler.

    Şaban Britch

    Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bu hüküm ne zaman gerçekleşecek? diyorlar.

    Şaban Piriş

    -Eğer doğru söyleyenlerden iseniz bu hüküm ne zaman gerçekleşecek? diyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir de soruyorlar: "Eğer doğru sözlülerseniz, bu fetih ne zaman?"

  7. Secde suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 29. ayet. قُلْ يَوْمَ ٱلْفَتْحِ لَا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِيمَٰنُهُمْ وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ

    Diyanet İşleri

    De ki: "Fetih (Kıyamet) günü, inkar edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Fetih (hüküm) gününde kâfir olanlara (o günkü) imanları yarar sağlamayacak dipnot 1 ve kendilerine bakılmayacak da!" dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölüm anında veya Son Saat'te ya da ahirette iman etmenin faydasının olmayacağıyla ilgili bkz. Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Al-i İmrân 3:77, 88; Nahl 16:85; Enbiyâ 21:40.

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Kesin hükmün verileceği gün inkarda ısrar edenlere ne imanları fayda verecek, ne de göz açtırılacak."

    Muhammed Esed

    De ki: "Nihai Karar Günü, (hayatları boyunca) hakikati inkar etmiş olanlara ne (yeni fark ettikleri) imanları bir fayda sağlayacak, ne de kendilerine bir mühlet verilecektir".

    Ahmed Hulusi

    De ki: "O FETH'in yaşandığı süreçte, (ölümü tatmadan önce) hakikat bilgisini inkar edenlere artık iman etmeleri bir fayda sağlamaz ve mühlet verilmez. "

    Ali Bulaç

    De ki: "Fetih günü, inkar edenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Fetih (ve hüküm) gününde inkârcılara (o gün ettikleri) imanları fayda vermeyecek ve kendilerine mühlet de tanınmayacaktır!

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Utku Günü'nde inanmaları, nankörlük edenlere yarar sağlamaz; onlara süre de verilmez!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "İnkar edenlere, hüküm gününde inanmaları hiçbir fayda vermez ve onlara süre de tanınmaz."

    Edip Yüksel

    De ki: "Zafer günü, inkarcıları onaylamaları bir yarar sağlamayacaktır; kendilerine bir başka şans da tanınmayacaktır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Zafer günü, inkarcılara inanmaları bir yarar sağlamıyacaktır; kendilerine bir başka şans da tanınmayacaktır.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "İnkar edenlere o zafer günü iman etmeleri fayda vermez ve onlara göz açtırılmaz."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (28-29) Bir de ne vakıt o fetih eğer doğru iseniz? diyorlar. De ki; küfredenlere o fetih günü iymanları faide vermez ve onlara göz açtırılmaz

    Erhan Aktaş

    De ki: "Kafirlerin fetih günü dipnot 1 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar zamanı, hüküm günü, kıyamet günü.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Kafirlerin dipnot 1 fetih günü dipnot 2 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Karar zamanı, hüküm günü, kıyamet günü.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Gerçeği yalanlayan nankörlerin, fetih günü dipnot 1 inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Ve onlara süre de tanınmaz."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar zamanı, hüküm günü, kıyamet günü.

    Gültekin Onan

    De ki: "Fetih günü, küfredenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz."

    Hasan Basri Çantay

    Sen de söyle "Fetih günü, o kafirlere imanları faide vermeyecek, kendileri (nin yüzlerin) e de bakılmayacak".

    İbni Kesir

    De ki: Fetih günü o kafirlere imanları fayda vermeyecek ve onlara bakılmayacak.

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Fetih (kıyamet) günü, kâfirlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.”

    Süleyman Ateş

    De ki: "Fetih günü (gelince, şimdi) inkar edenlere (o zaman) inanmaları fayda vermez ve kendilerine mühlet de verilmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki: "Her şey ortaya çıktığı gün kafirlerin imana gelmesinin faydası olmayacak ve onlara göz açtırılmayacaktır."

    Şaban Britch

    De ki: Hüküm günü, kafirlerin imanının kendilerine bir fayda vermediği ve onlara süre/mühlet de tanınmaz.

    Şaban Piriş

    De ki: -Hüküm günü, kafirlerin imanının kendilerine bir fayda vermediği ve onlara göz de açtırılmadığı gündür.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Fetih günü, küfre sapanlara imanları yarar sağlamayacaktır. Onlara göz açtırılmaz bile."

  8. Secde suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Secde suresi, 30. ayet. فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَٱنتَظِرْ إِنَّهُم مُّنتَظِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan yüz çevir ve bekle! Şüphesiz ki onlar da bekleyenlerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde boş ver onları da (kendi işine bak); madem onlar beklemeye razılar, sen (dünden) bekle!

    Muhammed Esed

    Artık onları kendi hallerine bırak ve onların beklediği gibi sen de (hakikatin ortaya çıkmasını) bekle.

    Ahmed Hulusi

    Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Muhakkak ki onlar da bekliyorlar!

    Ali Bulaç

    Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Artık sen onları bırak ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.

    Ali Rıza Safa

    Artık, onlardan yüz çevir ve bekle. Aslında, onlar da bekliyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Onlar da beklemektedirler.

    Edip Yüksel

    Öyleyse onlardan yüz çevir ve bekle; onlar da beklemektedirler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse onlardan yüz çevir ve bekle; onlar da beklemektedirler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şimdi onlardan yüz çevir de gözet, çünkü onlar da gözetiyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi onlardan yüz çevir de gözet, çünkü onlar gözetiyorlar

    Erhan Aktaş

    Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık onları kendi hallerine bırak ve olacakları bekle. Doğrusu onlar da bekleyenlerdir.

    Gültekin Onan

    Öyleyse sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.

    Hasan Basri Çantay

    Artık onlardan yüz çevir, (inecek azablarını) bekle. Çünkü onlar bekleyicidirler.

    İbni Kesir

    Bırak onları ve bekle. Zaten onlar da beklemektedir.

    Mehmet Alagaş

    (23-30) Musa’ya da kitabı verdik , Onunla (Musa ile) buluşacağına dair bir tereddüdün olmasın , Onu İsrail oğullarına hidayet vesilesi / rehber yaptık , s abretmelerinden ötürü onlardan emirlerimizle hidayete vesile olan öncüler yaptık. Ayetlerimize kesin olarak inanmışlardı / ikna olmuşlardı. Rabbin kıyamet günü, üstünde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuları karara bağlayacaktır. O nlardan önce nice nesilleri helak et miş olmamız ve onların meskenlerinde geziyor olmaları, onları yola getirmedi mi? İşte bunda kesinlikle ayetler vardır, işitmiyorlar mı? Çorak bir yeri suluyoruz ondan da ekin çıkarıyoruz, hayvanları ve kendileri ondan yiyorlar, görmüyorlar mı? Doğru sözlü iseniz / sözünüze bağlı iseniz Fetih ne zaman? diye soruyorlar, de ki Fetih günü kafirlere iman etmeleri fayda vermez ve onlar bekletilmezler, onlara sırtını dön ve bekle, muhakkak ki onlar da bekleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.

    Süleyman Ateş

    Sen onlardan yüz çevir ve bekle, zaten onlar da beklemektedirler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları bırak, bekle; onlar da seni beklemektedir.

    Şaban Britch

    Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar.

    Şaban Piriş

    Şimdi, onlardan uzaklaş ve bekle, onlar da bekliyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Artık onlardan yüz çevir ve bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.