80. sure

Abese Suresi عبس

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi 1–10 karşılaştır — Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi
  2. Kur'an bir öğüttür 11–16 karşılaştır — Kur'an bir öğüttür
  3. İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı 17–23 karşılaştır — İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı
  4. Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler 24–32 karşılaştır — Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler
  5. Sâhha günü: iki tür yüz 33–42 karşılaştır — Sâhha günü: iki tür yüz

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi 1–10

  1. Abese suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 1. ayet. عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ

    `abese vetevellâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yüzünü ekşittin ve sırtını döndün.

    Ayet detayı — Abese suresi, 1. ayet

  2. Abese suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 2. ayet. أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ

    en câehü-l'a`mâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O kör dipnot 1 , sana geldi diye dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Surenin iniş sebebi ile ilgili rivayet şudur: Abdullah b. Ümmü Mektum, Allah'ın Elçisi sallallahu aleyhi ve selleme gelerek "Ya Muhammed, beni yanına al ve bilgilendir" dedi. Peygamberin yanında müşriklerin büyüklerinden biri vardı. Peygamber ondan yüz çevirip müşrike yöneliyor ve şöyle diyordu: ‘Ey falanın babası, sözümde bir sakınca görüyor musun? O da, (putlara akıtılan) kanlar hakkı için hayır, sözünde bir sakınca görmüyorum diyordu.' (Muvatta, Kur'an, 8; Tirmizi, Tefsiru'l-Kur'an, 72. (beni bilgilendir) ifadesi Tirmizi'de geçer.)
    2. metne dön, dipnot 2
      Bir yazıda veya konuşmada "Sen…" veya "Siz …" yerine "O…" veya "Onlar…" denmesi, Arap edebiyatında ifadeye güzellik katar. Buna iltifat denir. Burada da iltifat olduğundan "Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü, o kör, ona geldi diye" ifadesinden sonra "Ne biliyorsun, belki o kendini geliştirecekti" denerek üçüncü şahıstan ikinci şahsa geçilmiştir. Türkçede iltifat sanatı olmadığından tercüme bu sanata göre değil, cümlenin akışına göre yapılmıştır.

    Ayet detayı — Abese suresi, 2. ayet

  3. Abese suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 3. ayet. وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ

    vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ne biliyorsun, belki o kendini geliştirecekti,

    Ayet detayı — Abese suresi, 3. ayet

  4. Abese suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 4. ayet. أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ

    ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Veya bilgi edinecek dipnot 1 , o bilgi ona yarayacaktı?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bilgi diye çevrilen kelime "zikir"dir. Zikir, sürekli akılda tutulan kullanıma hazır bilgidir. (Müfredat s.237)

    Ayet detayı — Abese suresi, 4. ayet

  5. Abese suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 5. ayet. أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ

    emmâ meni-stagnâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sana ihtiyaç duymayan adama gelince,

    Ayet detayı — Abese suresi, 5. ayet

  6. Abese suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 6. ayet. فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ

    feente lehû teṣaddâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sanki ona değil, duvara konuşuyorsun!

    Ayet detayı — Abese suresi, 6. ayet

  7. Abese suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 7. ayet. وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ

    vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onun kendini geliştirmemesinden sana ne!

    Ayet detayı — Abese suresi, 7. ayet

  8. Abese suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ

    veemmâ men câeke yes`â.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oysa bir gayretle sana gelen kişi,

    Ayet detayı — Abese suresi, 8. ayet

  9. Abese suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 9. ayet. وَهُوَ يَخْشَىٰ

    vehüve yaḫşâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Allah'tan) korkuyor,

    Ayet detayı — Abese suresi, 9. ayet

  10. Abese suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 10. ayet. فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ

    feente `anhü telehhâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ama sen onunla ilgilenmiyorsun dipnot 1 !

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala bu davranışı Nebimize yasakladı. "Bir şey isteyene ve sorana ilgisiz davranma." (Duha 93/10)

    Ayet detayı — Abese suresi, 10. ayet

Kur'an bir öğüttür 11–16

  1. Abese suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 11. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ

    kellâ innehâ teẕkirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayete,  إن هذه أشياء تذكرة أي ستذكر   (bu şeyler hatırlatılacaktır anlamı verilmiştir.)

    Ayet detayı — Abese suresi, 11. ayet

  2. Abese suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 12. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

    femen şâe ẕekerah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kim ne yapmışsa dipnot 1 onu hatırlayacaktır dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada şae (شاء) fiiline (كوَّن) kevvene = oluşturdu" anlamı verilmiştir. Çünkü şae (شاء)  şey (شَيْء)'den türemiştir. Şey (شَيْء) hem mastar hem isimdir. Mastar anlamı "oluşturma" isim anlamı ise kendisi veya ölçüsü oluşmuş varlıktır. Allah Teala şöyle buyurur:إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئاً أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ  "Bir şeyi irade ettiğinde yaptığı, sadece ona "ol" demektir; sonra o şey oluşur." (Yasin 36/82) Ayetteki شَيْئاً (= şey'en) mastar, ondaki tenvin ise muzafun ileyhten ıvazdır. Yani ifade, شيْئَ شَيئٍْ iken muzafun ileyh olan şey شيئ kaldırılmış yerine tenvin konmuştur. Kaldırılan isimdir ve mastar olan  شيئ'in mef'ulüdür. Ayetteki كُنْ tam fiildir ve faili şey (شيئ)'dir. Şey (شيئ)'in kendisi henüz oluşmamış olsa da ölçüsü oluştuğu için emre muhatap kılınmıştır. Ayetteki  فَيَكُونُ(feyekun) da tam fiildir. Bu sebeple (إِذَا أَرَادَ شَيْئاً)'e; إحداث شيء و تكوينه إِذَا أَرَادَ = bir şeyi var etmek ve oluşturmak istediği zaman'. anlamı verilir. Çünkü tam olan كُنْ = kün'ün anlamı, kevvin  كوِّنْ= oluşmaya başla!" veya "uhdus أحدث = varlık sahnesine çık" şeklindedir. Buradan hareketle mastar olan شيئ 'in, ihdas (إحداث) ve tekvin (تكوين) anlamında olduğu ortaya çıkar. İhdas, yokken var etmek, tekvin ise oluşturmaktır. Bize göre tekvin anlamı daha uygundur Şey (شَيْء) mastarından (شاء) fiili türetilmiştir. Aslı (شَيَأَ)'dir. Ya (ي)'dan önce fetha olduğu için ya elife dönüşmüş ve (شاء) olmuştur. Mastar ile fiil arasında anlam farkı olmaz; tek fark fiilin bir zaman dilimi içinde olmasıdır. Şey mastarının anlamı (تكوين)  tekvin olduğu için şae (شاء)'nin anlamı da "(كوَّن) kevvene =oluşturdu" olur. Daha geniş izah için "Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz  Bayındır" adlı kitabın ikinci baskısındaki ilgili bölüme bkz.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayet şu şekilde takdir edilerek anlam verilmiştir: من كون شيئا ذكره  (bir şey yapan onu hatırlar) Suçlar bağışlansa bile ahirette kişiye gösterilecektir. Allah Teala şöyle buyurur: "Kim zerre kadar iyilik yapmış olsa onu görür. Kim zerre kadar kötülük yapmış olsa onu da görür." (Zilzal 99/7-8)

    Ayet detayı — Abese suresi, 12. ayet

  3. Abese suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 13. ayet. فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ

    fî ṣuḥufim mükerrameh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar, değerli sayfalara dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsan değerli olduğundan onun için tutulan defter de değerlidir.

    Ayet detayı — Abese suresi, 13. ayet

  4. Abese suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 14. ayet. مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ

    merfû`atim müṭahherah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yüksek nitelikli ve temiz sayfalara

    Ayet detayı — Abese suresi, 14. ayet

  5. Abese suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 15. ayet. بِأَيْدِى سَفَرَةٍ

    bieydî seferah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yazıcıların elleriyle kaydedilir dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ağızdan çıkan her söz ve yapılan her iş kayda geçer. İlgili ayetlerden bir kısmı şöyledir: "Yok, yok… Siz hesap verme işini yalan sayıyorsunuz. Ama üzerinizde korumaların olduğu bir gerçektir. Değerli yazıcıların… Onlar yaptığınız her şeyi bilirler." (İnfitar 82/9–12) İki kayıt görevlisi oturmuş, biri sağdan biri soldan kayıt tutarlar. Kişi ağzından hangi sözü çıkarsa yanında onu kayda hazır bir gözcü mutlaka olur. (Kaf 50/17–18) Yaptıkları her şey defterlerdedir. Küçük, büyük hepsi satırlara geçmiştir. (Kamer 54/52-53) Defter önlerine konacak ve içindekilerden ötürü günahkarların tir tir titrediğini göreceksin. Diyecekler ki; «Vay başımıza gelenler! Bu defter de ne? Ne küçük koymuş ne büyük; hepsini toplamış». Bütün yaptıklarını hazır bulacaklardır, Rabbin kimseye zulmetmez. (Kehf 18/49) Yaptığı iyiliği ve kötülüğü önünde bulacağı gün herkes çok ister ki, keşke yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsa. (Ali İmran 3/30) O gün huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz. Defteri sağdan verilmiş olanlar derler ki; "İşte defterim, okusanıza!" Ben yaptıklarımla yüzleşeceğimi biliyordum. (Hakka 69/18–20)

    Ayet detayı — Abese suresi, 15. ayet

  6. Abese suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 16. ayet. كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ

    kirâmim berarah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyi ve değerli yazıcıların…

    Ayet detayı — Abese suresi, 16. ayet

İnsanın nankörlüğü ve yaratılışı 17–23

  1. Abese suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 17. ayet. قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ

    ḳutile-l'insânü mâ ekferah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kahrolası o adam dipnot 1 ; ne kadar da nankördür!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Nebiyi dinlemeyen adam.

    Ayet detayı — Abese suresi, 17. ayet

  2. Abese suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 18. ayet. مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ

    min eyyi şey'in ḫaleḳah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah onu hangi şeyden yarattı?

    Ayet detayı — Abese suresi, 18. ayet

  3. Abese suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 19. ayet. مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ

    min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Döllenmiş yumurtadan değil mi? Yarattı ve sonra ölçüsünü belirledi dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen فقدره sözü, kaderini belirledi diye tercüme edilebilir. Kader, ölçü demektir. Kaderini belirlemek, ölçüsünü belirlemektir. Her insanın sahip olduğu ölçüler, ana rahminde belirlenir.

    Ayet detayı — Abese suresi, 19. ayet

  4. Abese suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 20. ayet. ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ

    ŝümme-ssebîle yesserah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra yolunu kolaylaştırdı.

    Ayet detayı — Abese suresi, 20. ayet

  5. Abese suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 21. ayet. ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ

    ŝümme emâtehû feaḳberah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra öldürecek ve onu kabre koyacak.

    Ayet detayı — Abese suresi, 21. ayet

  6. Abese suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 22. ayet. ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ

    ŝümme iẕâ şâe enşerah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra belirlediği zamanda yeniden kaldıracaktır.

    Ayet detayı — Abese suresi, 22. ayet

  7. Abese suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 23. ayet. كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ

    kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yok, yok… O, Allah'ın verdiği emri tutmadı.

    Ayet detayı — Abese suresi, 23. ayet

Yiyeceğe bakış: yağmur ve bitkiler 24–32

  1. Abese suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 24. ayet. فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ

    felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O adam bir de yiyeceğine baksın.

    Ayet detayı — Abese suresi, 24. ayet

  2. Abese suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 25. ayet. أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا

    ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suyu, bolca biz yağdırdık.

    Ayet detayı — Abese suresi, 25. ayet

  3. Abese suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 26. ayet. ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا

    ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra toprağı çatlak çatlak ettik.

    Ayet detayı — Abese suresi, 26. ayet

  4. Abese suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 27. ayet. فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا

    feembetnâ fîhâ ḥabbâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Arkasından orada daneler bitirdik,

    Ayet detayı — Abese suresi, 27. ayet

  5. Abese suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 28. ayet. وَعِنَبًا وَقَضْبًا

    ve`inebev veḳaḍbâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzümü, yoncayı,

    Ayet detayı — Abese suresi, 28. ayet

  6. Abese suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 29. ayet. وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا

    vezeytûnev venaḫlâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Zeytini, hurmayı,

    Ayet detayı — Abese suresi, 29. ayet

  7. Abese suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 30. ayet. وَحَدَآئِقَ غُلْبًا

    veḥadâiḳa gulbâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gür bitkili bahçeleri,

    Ayet detayı — Abese suresi, 30. ayet

  8. Abese suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 31. ayet. وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا

    vefâkihetev veebbâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Meyveleri ve otlakları biz yetiştirdik.

    Ayet detayı — Abese suresi, 31. ayet

  9. Abese suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 32. ayet. مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    metâ`al leküm velien`âmiküm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hem siz yararlanın, hem küçük ve büyükbaş hayvanlarınız yararlansın diye.

    Ayet detayı — Abese suresi, 32. ayet

Sâhha günü: iki tür yüz 33–42

  1. Abese suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 33. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ

    feiẕâ câeti-ṣṣâḫḫah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kulakları sağır eden o çığlık kopunca;

    Ayet detayı — Abese suresi, 33. ayet

  2. Abese suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 34. ayet. يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ

    yevme yefirru-lmerü min eḫîh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün o şahıs kardeşinden kaçacak dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O gün, Allah'tan çekinmiş olanlar dışında bütün dostlar birbirine düşman kesilirler. (Zuhruf 43/67)

    Ayet detayı — Abese suresi, 34. ayet

  3. Abese suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 35. ayet. وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ

    veümmihî veebîh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Anasından, babasından,

    Ayet detayı — Abese suresi, 35. ayet

  4. Abese suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 36. ayet. وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ

    veṣâḥibetihî vebenîh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Karısından ve oğullarından da kaçacaktır.

    Ayet detayı — Abese suresi, 36. ayet

  5. Abese suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 37. ayet. لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ

    likülli-mriim minhüm yevmeiẕin şe'nüy yugnîh.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün bunlardan her birinin işi başından aşacaktır.

    Ayet detayı — Abese suresi, 37. ayet

  6. Abese suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 38. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ

    vucûhüy yevmeiẕim müsfirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimi yüzler de ışık saçacak,

    Ayet detayı — Abese suresi, 38. ayet

  7. Abese suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 39. ayet. ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ

    ḍâḥiketüm müstebşirah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gülecek ve müjde vermek isteyecektir.

    Ayet detayı — Abese suresi, 39. ayet

  8. Abese suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 40. ayet. وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ

    vevucûhüy yevmeiẕin `aleyhâ gaberah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kimi yüzler ise toz toprak içinde.

    Ayet detayı — Abese suresi, 40. ayet

  9. Abese suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 41. ayet. تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ

    terheḳuhâ ḳaterah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Karalara bulanacaktır.

    Ayet detayı — Abese suresi, 41. ayet

  10. Abese suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Abese suresi, 42. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ

    ülâike hümü-lkeferatü-lfecerah.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte onlar kafir ve günaha batmış kimselerdir.

    Ayet detayı — Abese suresi, 42. ayet