77. sure

Mürselât Suresi المرسلات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Gönderilenlere yemin ve hüküm günü 1–15 karşılaştır — Gönderilenlere yemin ve hüküm günü
  2. Yaratılıştaki deliller 16–28 karşılaştır — Yaratılıştaki deliller
  3. Yalanlayanların karşılığı 29–40 karşılaştır — Yalanlayanların karşılığı
  4. Sakınanların hâli ve son uyarı 41–50 karşılaştır — Sakınanların hâli ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Gönderilenlere yemin ve hüküm günü 1–15

  1. Mürselât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 1. ayet. وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًا

    velmürselâti `urfâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyiliği yaymak için görev üstlenenler dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her müslüman, böyle bir görevle görevlendirilmiştir ama hepsi bunu yapmaz. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Hoşgörülü ol, iyiliği emret; kendini bilmezlerden de yüz çevir." (A'raf 7/199)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 1. ayet

  2. Mürselât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 2. ayet. فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا

    fel`âṣifâti `aṣfâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    işleri sürükleyip götürenler dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz tarafından bağışlanma hakkını ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cenneti elde etmek için yarışın. Cennet, Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar için hazırlanmıştır." (Al-i İmran 3/133)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 2. ayet

  3. Mürselât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 3. ayet. وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًا

    vennâşirâti neşrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyiliği her tarafa yayanlar,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 3. ayet

  4. Mürselât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 4. ayet. فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًا

    felfâriḳâti ferḳâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyi ile kötüyü birbirinden ayıranlar dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Müminler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız size doğruyu yanlıştan ayırma gücü (furkan) verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah'ın ikramı büyüktür." (Enfal 8/29)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 4. ayet

  5. Mürselât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا

    felmülḳiyâti ẕikrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve arkalarında doğru bir bilgi bırakanlar dipnot 1 ; işte bütün bu kişiler önemlidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlk ayetlerindeki kelimeleri, tefsir bilginleri meleklerin veya rüzgarın özelliği saymışlardır. Allah'ın yaptığı yeminler, bir şeyin önemini ortaya koymak içindir. Ayetler böyle tefsir edilince yeminlerin bir anlamı kalmaz. Kur'an, insanlara indiğinden o kelimeler, bazı kişilerin önemini göstermeli ki herkes dersini alsın. Bize göre onlar, kadın erkek her insanı içine alan النفوس =en-nüfus yani kişiler sözünün sıfatıdır; başkası uygun düşmez..

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 5. ayet

  6. Mürselât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 6. ayet. عُذْرًا أَوْ نُذْرًا

    `uẕran ev nüẕrâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O bilgi, özür için de uyarı için dipnot 1 de olabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buna şu olay örnek verilebilir: Yahudilerde cumartesi günü av yasağı vardır. Davud (a.s.) zamanında sahil kenti Eyle'de Yahudiler yaşardı. Yılın bir ayında oraya balıklar akın eder, neredeyse su görünmez olurdu. Sadece cumartesi günleri balık gelirdi. Deniz kenarında havuzlar kazıp arklar açtılar. Cumartesi balıklar havuzlara doldu, pazar günü avladılar. Cezalanacaklarından korka korka balıklardan yararlandılar. Zamanla evlatlar babalarının yolundan gitti, mal mülk edindiler. Bu işi hoş karşılamayan bazı gruplar, onları uyardı ama vazgeçmediler, "Ne zamandır biz bu işi yapıyoruz, bunun için Allah'tan hiçbir ceza gelmedi." dediler. Onlara: "Aldanmayın, belki size bir azap gelir, yok olursunuz." dendi. Bir sabah alçak maymunlar gibi oldular. Üç gün böyle yaşadılar, sonra yok olup gittiler.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Fahrüddin er-Razi, Tefsir-i Kebir]. Bir bölük onlarla mücadele ederken, "İçlerinden bir topluluk şöyle demişti: "Allah'ın yok edeceği ya da şiddetli azap vereceği bir kavme niye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabbinize karşı özrümüz olsun diye, belki de çekinirler"(Araf 7/164)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 6. ayet

  7. Mürselât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 7. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ

    innemâ tû`adûne levâḳi`.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 7. ayet

  8. Mürselât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 8. ayet. فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

    feiẕe-nnücûmü ṭumiset.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yıldızlar söndürülünce,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 8. ayet

  9. Mürselât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 9. ayet. وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ

    veiẕe-ssemâü füricet.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    gök açılınca,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 9. ayet

  10. Mürselât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

    veiẕe-lcibâlü nüsifet.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    dağlar parçalanıp savrulunca dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sana dağları soruyorlar. De ki "Rabbim (Sahibim) onları kül gibi savuracaktır, Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır." (Taha 20/105-106)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 10. ayet

  11. Mürselât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 11. ayet. وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ

    veiẕe-rrusülü üḳḳitet.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    kendilerine elçi gönderilenler dipnot 1 için belirlenen gün gelince dipnot 2 (tehdit edildiğiniz şey başınıza gelir.)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul, hem elçi gönderilen kişiyi hem de kendilerine elçi gönderilenleri içine alır. Bir gün gelip hesap verileceğini ancak bu bilgiyi getiren elçiler ve bu haberi duyan veya okuyanlar bilebilir. İşte bu büyük bir haberdir. Bkz.  (Nebe 78/2). "Biz elçi göndermeden azap etmeyiz" (İsra 17/15) Hesap gününün varlığını ancak onlar bilebilirler..
    2. metne dön, dipnot 2
      Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız. (Araf 7/6)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 11. ayet

  12. Mürselât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 12. ayet. لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ

    lieyyi yevmin üccilet.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Buluşma hangi güne bırakıldı?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 12. ayet

  13. Mürselât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 13. ayet. لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ

    liyevmi-lfaṣl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tabii ki ayırma gününe.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 13. ayet

  14. Mürselât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 14. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ

    vemâ edrâke mâ yevmü-lfaṣl.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayırma günü nedir, sen nereden bileceksin?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 14. ayet

  15. Mürselât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 15. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 15. ayet

Yaratılıştaki deliller 16–28

  1. Mürselât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 16. ayet. أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ

    elem nühliki-l'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizden öncekileri etkisizleştirmedik mi?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 16. ayet

  2. Mürselât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 17. ayet. ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    ŝümme nütbi`uhümü-l'âḫirîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonrakileri de onlara katacağız.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 17. ayet

  3. Mürselât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 18. ayet. كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunu, bütün suçlulara yapacağız.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 18. ayet

  4. Mürselât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 19. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 19. ayet

  5. Mürselât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 20. ayet. أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

    elem naḫlukküm mim mâim mehîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi dayanıksız bir sudan yarattık dipnot 1 , değil mi?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kanalda döllenmiş yumurta olarak yaratılır, arkasından ana rahmine yerleştirilir.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 20. ayet

  6. Mürselât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 21. ayet. فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

    fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine) dipnot 1 yerleştirdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Karar-ı mekin (قَرَارٍ مَكٖينٍ): sağlam bir yer (ana rahmi) anlamı verdiğimiz tamlama için Bkz. Müminun 23/13 ve dipnotu

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 21. ayet

  7. Mürselât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 22. ayet. إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ

    ilâ ḳaderim ma`lûm.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belli bir süreye kadar orada kaldı.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 22. ayet

  8. Mürselât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 23. ayet. فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ

    feḳadernâ. feni`me-lḳâdirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ölçülerinizi orada belirledik dipnot 1 . Güzel ölçüler koyan biziz!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanın ölçülerinin ve şeklinin belirlenmesi ana rahminde olur (Bkz. Al-i İmran 3/6)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 23. ayet

  9. Mürselât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 24. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 24. ayet

  10. Mürselât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 25. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا

    elem nec`ali-l'arḍa kifâtâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yeryüzünü toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 25. ayet

  11. Mürselât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 26. ayet. أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا

    aḥyâev veemvâtâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Diriler ve ölüler için...

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 26. ayet

  12. Mürselât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 27. ayet. وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا

    vece`alnâ fîhâ ravâsiye şâmiḫâtiv veesḳaynâküm mâen fürâtâ.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada yüksek dağlar oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 27. ayet

  13. Mürselât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 28. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 28. ayet

Yalanlayanların karşılığı 29–40

  1. Mürselât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 29. ayet. ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    inṭaliḳû ilâ mâ küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yalan saydığınız yere gidin şimdi!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 29. ayet

  2. Mürselât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 30. ayet. ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍ

    inṭaliḳû ilâ żillin ẕî ŝelâŝi şu`ab.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gidin de üç bölümlü gölgeye varın.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 30. ayet

  3. Mürselât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 31. ayet. لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ

    lâ żalîliv velâ yugnî mine-lleheb.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Gölgelendirmeyen, alevden de korumayan yere.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 31. ayet

  4. Mürselât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 32. ayet. إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ

    innehâ termî bişerarin kelḳaṣr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orası kalaslar gibi dipnot 1 kıvılcımlar saçar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      تفسير الكشاف مع الحواشى موافقا للمطبوع - (4 / 680) بشرار كَالْقَصْرِ أى كل شررة كالقصر من القصور في عظمها. وقيل : هو الغليظ من الشجر ، الواحدة قصرة ، نحو : جمرة وجمر. وقرئ : كالقصر ، بفتحتين : وهي أعناق الإبل ، أو أعناق النخل ، نحو شجرة وشجر. وقرأ ابن مسعود : كالقصر بمعنى القصور ، كرهن ورهن. وقرأ سعيد ابن جبير : كالقصر في جمع قصرة ، كحاجة وحوج جِمالَتٌ جمع جمال. أو جمالة جمع جمل ، شبهت بالقصور ، ثم بالجمال لبيان التشبيه. ألا تراهم يشبهون الإبل بالأفدان والمجادل «1». وقرئ : جمالات ، بالضم : وهي قلوس الجسور. وقيل : قلوس سفن البحر ، الواحدة جمالة.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 32. ayet

  5. Mürselât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 33. ayet. كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ

    keennehû cimâlâtün ṣufr.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Her biri sarı renkli gemi halatına benzer.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 33. ayet

  6. Mürselât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 34. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 34. ayet

  7. Mürselât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 35. ayet. هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

    hâẕâ yevmü lâ yenṭiḳûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu, onların konuşamayacakları gündür.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 35. ayet

  8. Mürselât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 36. ayet. وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

    velâ yü'ẕenü lehüm feya`teẕirûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Özürlerini ortaya koymalarına dahi izin verilmez.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 36. ayet

  9. Mürselât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 37. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 37. ayet

  10. Mürselât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 38. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte ayırma günü budur. O gün sizi de sizden öncekileri de bir araya toplayacağız.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 38. ayet

  11. Mürselât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 39. ayet. فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ

    fein kâne leküm keydün fekîdûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir oyununuz varsa (o günü beklemeyin) şimdiden oynayın.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 39. ayet

  12. Mürselât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 40. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 40. ayet

Sakınanların hâli ve son uyarı 41–50

  1. Mürselât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 41. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ

    inne-lmütteḳîne fî żilâliv ve`uyûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendini koruyanlar dipnot 1 gölgeliklere, pınar başlarına gidecekler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva sahibi olanlar, kendini koruyanlar, doğal yapıyı bozmayanlar, Allah'tan çekinerek korunanlar. Bkz. Bakara 2/2 ve dipnotu

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 41. ayet

  2. Mürselât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 42. ayet. وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

    vefevâkihe mimmâ yeştehûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Orada canlarının istediği meyveler olur.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 42. ayet

  3. Mürselât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 43. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Yaptıklarınıza karşılık, gönül rahatlığıyla yiyip için." (denir)

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 43. ayet

  4. Mürselât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 44. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 44. ayet

  5. Mürselât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 45. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 45. ayet

  6. Mürselât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 46. ayet. كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

    külû vetemette`û ḳalîlen inneküm mücrimûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Ey yalancılar! Biraz daha yiyip için, keyfinize bakın. Sizler suçlusunuz."

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 46. ayet

  7. Mürselât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 47. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 47. ayet

  8. Mürselât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 48. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

    veiẕâ ḳîle lehümü-rke`û lâ yerke`ûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara, "Allah'a boyun eğin!" denince boyun eğmiyorlar.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 48. ayet

  9. Mürselât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 49. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 49. ayet

  10. Mürselât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 50. ayet. فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ

    febieyyi ḥadîŝim ba`dehû yü'minûn.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar artık hangi söze inanırlar!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 50. ayet