Nisâ suresi · 23–28. ayetler

Evlenilmesi haram olanlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nisâ suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 23. ayet. حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَٰتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَٰتُكُمْ وَعَمَّٰتُكُمْ وَخَٰلَٰتُكُمْ وَبَنَاتُ ٱلْأَخِ وَبَنَاتُ ٱلْأُخْتِ وَأُمَّهَٰتُكُمُ ٱلَّٰتِىٓ أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَٰتُكُم مِّنَ ٱلرَّضَٰعَةِ وَأُمَّهَٰتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَٰٓئِبُكُمُ ٱلَّٰتِى فِى حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ ٱلَّٰتِى دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُوا۟ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلَٰٓئِلُ أَبْنَآئِكُمُ ٱلَّذِينَ مِنْ أَصْلَٰبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُوا۟ بَيْنَ ٱلْأُخْتَيْنِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

    Diyanet İşleri

    Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Mehmet Okuyan

    Anneleriniz, kızlarınız, dipnot 1 kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt (emmekten dolayı oluşan) kız kardeşleriniz, dipnot 2 kadınlarınızın (eşlerinizin) anneleri, kendileriyle (cinsel ilişki ile) birleştiğiniz kadınlarınızdan (eşlerinizden) olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız da size haram kılınmıştır. Onlarla (hanımlarla nikâhlanmış da) henüz (cinsel ilişki ile) birleşmemiş (ve onlardan boşanmış)sanız, (onların kızlarını almanızda) size herhangi bir vebal yoktur. dipnot 3 Kendi neslinizden olan oğullarınızın helalleri (gelinleriniz) dipnot 4 ve iki kız kardeşi (aynı anda) birlikte dipnot 5 almak da (size haram kılındı). Ancak geçen geçmiştir. dipnot 6 Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen "anneleriniz ve kızlarınız" ifadesi, yukarıya doğru anneanneleri ve babaanneleri içerdiği gibi kızları ve onların kızları olan torunları da elbette içerir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ifade süt kardeşliğinin bile evliliğe engel olduğu hükmünü içermektedir. Dolayısıyla Hz. Adem'in çocuklarının farklı doğumlarda dünyaya gelmiş kardeşlerin birbiriyle evlendirildiği iddiası bu hüküm karşısında tümüyle geçersiz hale getirilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      [Rabîbe] kelimesinin çoğulu olan [rabâib] kelimesi "üvey kızlar" demektir. Yüce Allah bu cümlede evlenilip cinsel anlamda birleşilmiş olan hanımların başka erkeklerden yani önceki evliliklerinden olma kızlarıyla da evlenilemeyeceğini ifade etmektedir. Eğer nikâh yapılmış da henüz cinsel birliktelik yaşanmadan ayrılık gerçekleşmişse bu durumda o hanımların kızları yabancı durumunda olacakları için onlarla evlenilebileceği ifade edilmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette geçen ve [halîleh] kelimesinin çoğulu olan [halâil] kelimesi "gelinler" demektir. Yüce Allah ayetin bu kısmında kişinin kendi öz çocuğunun boşadığı hanımıyla yani "gelinler"le evlenilemeyeceğini ifade etmektedir.
    5. metne dön, dipnot 5
      Buradaki vurgu iki kız kardeşin her ne sebeple olursa olsun aynı anda aynı kişinin nikahı altında bulundurulmasının haramlığıdır.
    6. metne dön, dipnot 6
      Bu ifade, Kur'an hükümleri gelmeden önceki uygulamaları içermektedir. Kur'an geldikten sonra böyle bir izin söz konusu değildir.

    Mustafa İslamoğlu

    Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz; erkek ve kız kardeşlerinizin kızları; süt anneleriniz ve süt kardeşleriniz; eşlerinizin anneleri; kendileriyle gerdeğe girdiğiniz eşlerinizden doğmuş olup sizin kendi hanenizde bakım ve velayetini üstlendiğiniz (sulbünüzden olmayan) kızlarınız, size haram kılınmıştır; fakat gerdeğe girmemişseniz bir mahzur yoktur; ve öz oğullarınızın eşleri de size haramdır; aynı anda iki kız kardeşi almanız da öyle. Fakat geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır; çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız ve teyzeleriniz; kız ve erkek kardeşlerinizin kızları; ve süt anneleriniz ile süt kardeşleriniz; eşlerinizin anneleri; ve kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz eşlerinizden doğmuş olan üvey kızlarınız -ki onlar sizin evlatlıklarınızdır- size haram kılınmıştır; fakat gerdeğe girmemişseniz (kızlarıyla evlenmenizde) bir günah yoktur; ve kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın eşleri de (size haramdır); aynı anda ve birlikte iki kız kardeşi (eş olarak) almanız da (yasaklanmıştır); ama geçmişte olanlar geçmiştir. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Size (şunlarla evlenmek) haram edildi: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, eşlerinizin anneleri ve kendileri ile gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızdan (doğmuş) evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. . . Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile birleşmemişseniz (onlarla evlenmenizde) sizin üzerinize bir sakınca yoktur. . . Ayrıca sizin sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları ile iki kız kardeşi birlikte almanız (da size haram edilmiştir). . . Ancak geçmişte kalan müstesna. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerin kızları, kız kardeşlerin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle (gerdeğe) girdiğiniz kadınlarınızdan olup koruyuculuğunuz altında bulunan üvey kızlarınız -onlarla gerdeğe girmemişseniz, size bir sakınca yoktur-, sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik) haram kılındı. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

    Ali Rıza Safa

    Size yasaklananlar şunlardır: Anneleriniz; kızlarınız; kız kardeşleriniz; halalarınız; teyzeleriniz; erkek kardeşlerinizin kızları; kız kardeşlerinizin kızları; sütanneleriniz; sütkız kardeşleriniz; kadınlarınızın anneleri; gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızdan doğmuş olup, gözetiminiz altında bulunan üvey kızlarınız -gerdeğe girmemişseniz suç yoktur-; öz oğullarınızın eşleri; iki kız kardeşi birlikte almanız. Geçmişte olanlar, geçmişte kalmıştır. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir. dipnot 84

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 84
      Yasak olan kadınlar, Tevrat,
      Levililer 18:9-17 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

      Eski Ahit · Levililer 18:9

      Annenden ya da babandan olan, ister seninle aynı evde doğmuş olsun, ister olmasın üvey kızkardeşlerinden biriyle cinsel ilişki kurmayacaksın.

      Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

      ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Annenden veya babandan olan, seninle aynı evde doğmuş olsun ya da olmasın, üvey kız kardeşlerinden biriyle cinsel ilişki kurmayacaksın. Kızının ya da oğlunun kızıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü onların namusu, senin namusundur. Babanın evlendiği kadından doğan kızla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o, babandan olmadır; senin kız kardeşin sayılır. Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o, babanın yakın akrabasıdır. Teyzenle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o, annenin yakın akrabasıdır. Amcanın namusuna dokunmayacaksın, karısına yaklaşmayacaksın. Çünkü o, senin yengendir. Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o, oğlunun karısıdır. Kardeşinin karısıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o, kardeşinin namusudur. Bir kadının hem kendisiyle hem kızıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Kadının kızının kızıyla veya kadının oğlunun kızıyla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü onlar, kadının yakın akrabasıdır. Onlara yaklaşmak alçaklıktır."

    Bayraktar Bayraklı

    Size şunları nikahlamak haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer onlarla nikahlanıp da henüz birleşmemişseniz, kızlarını almanızda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın eşlerini ve iki kızkardeşi birden almak da size haram kılındı. Ancak, geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcıdır; esirgeyicidir.

    Edip Yüksel

    Size şunlar yasaklandı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız -eğer onlarla gerdeğe girmemişseniz kızlarıyla evlenebilirsiniz-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız... Mevcut evlilikler bu yasanın dışındadır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Belirtilmedikçe veya bağlamla sınırlanmadıkça, Arapça'da ibn/bin (oğul) ve benat (kızlar) kelimesi tüm torunları da kapsar. Aynı şekilde eb (baba) ve umm (anne) kelimeleri de tüm ataları kapsar. Nitekim tüm insanlar Beni Adem yani Adem'in çocuklarıyız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Size şunlar yasaklandı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız -eğer onlarla gerdeğe girmemişseniz kızlarıyla evlenebilirsiniz-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız... Mevcut evlilikler bu yasanın dışındadır. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt hemşireleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -onlarla zifafa girmemişseniz kızlarıyla evlenmenizde bir sakınca yoktur- ve öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birlikte nikahlayıp almanız haram kılındı. Ancak geçen geçti, çünkü Allah bağışlayıcı ve merhamet edicidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizlere şunlar haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, hemşireleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, biraderlerinizin kızları, hemşirelerinizin kızları, ve sizi emziren süt analarınızla süt hemşireleriniz ve kadınlarınızın anaları, ve kendilerile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan ellerinizde bulunan üvey kızlarınız şayed analariyle zifafa girmemiş iseniz beis yok - ve kendi sulbünüzden gelmiş oğullarınızın haliyleleri ve iki hemşire beynini cem'etmeniz, geçen geçti, ona Allah gafur, rahim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Annelerinız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, kendileriyle ilişkiye girdiğiniz hanımlarınızın himayeniz altında bulunan kızları dipnot 1 , öz oğullarınızın hanımları ve aynı anda iki kız kardeşi birlikte almanız size haram kılındı. Evlenip de ilişkide bulunmadığınız hanımlarınızın kızlarını almanızda bir sakınca yoktur. Geçmişte olan geçmişte kalmıştır. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Üvey kızlarınız.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, kendileriyle ilişkiye girdiğiniz hanımlarınızın himayeniz altında bulunan kızları dipnot 1 , öz oğullarınızın hanımları ve aynı anda iki kız kardeşi birlikte almanız size haram kılındı. Evlenip de ilişkide bulunmadığınız hanımlarınızın kızlarını almanızda bir sakınca yoktur. Geçmişte olan geçmişte kalmıştır. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Üvey kızlarınız.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, kendileriyle ilişkiye girdiğiniz hanımlarınızın himayeniz altında bulunan kızları dipnot 1 , öz oğullarınızın hanımları ve aynı anda iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız size haram kılındı. Evlenip de ilişkide bulunmadığınız hanımlarınızın kızlarını almanızda bir sakınca yoktur. Geçmişte olan geçmişte kalmıştır. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Üvey kızlarınız.

    Gültekin Onan

    Sizlere anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerin kızları, kız kardeşlerin kızları, sizi emziren (süt) anneleriniz, (süt) kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri ve kendileriyle (gerdeğe) girdiğiniz kadınlarınızdan olup koruyuculuğunuz altında bulunan üvey kızlarınız -onlarla gerdeğe girmemişseniz, size bir sakınca yoktur-, sizin sülbünüzden olan oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir araya getirdiğiniz (evlilik) haram kılındı. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Şüphesiz, Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, birader kızları, hemşire kızları, sizi emziren (süt) analarınız süt hemşireleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle (zifafa) girdiğiniz karılarınızdan olub himayelerinizde bulunan üvey kızlarınız (la evlenmeniz) size haram edildi. Eğer onlarla (üvey kızlarınızın analarıyle) zifafa girmemişseniz (onlarla evlenmenizde) size bir beis yok. Kendi sulbünüzden (gelmiş) oğullarınızın karıları (ile evlenmeniz) ve iki kız kardeşi birlikde almanız da (keza haram edildi). Ancak (cahiliyyet devrinde) geçen geçmişdir. Çünkü Allah hakıykaten yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, gerdeğe girdiğiniz karılarınızdan evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, size haram kılındı. Eğer üvey kızlarınızın anaları ile gerdeğe girmemişseniz, onlarla evlenmenizde bir vebal yoktur. Öz oğullarınızın karıları ile evlenmeniz ve iki kızkardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Geçmişte olanlar artık geçmiştir. Şüphesiz ki Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (22-23) Babalarınızın kadınlardan nikahlandıkları ile geçmişte olanlar hariç asla nikahlanmayın. Muhakkak ki o, iğrençliktir ve buğuz gerektirir /nefret gerektirir , kötü bir yoldur. Size analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları (tüm yeğenleriniz) sizleri emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, kadınlarınızın anneleri (kaynanalarınız) haram kılındı. Kendileriyle beraber olduğunuz kadınlarınızın himayenize aldığınız kızları (Üvey kızlarınız) Nikah yapmadığınız ve kendileriyle beraber olmadığınız kadınların kızları için size bir günah yoktur. Kendi sulbünüzden olan / soyunuzdan olan oğullarınızın helalleri (gelinler haram, evlatlık oğlunun hanımı helaldir. Zeyd) İki kız kardeşi bir araya getirmeniz / iki kız kardeşi nikahlamanız geçmiş te olmuş olanlar hariç haramdır, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, -Eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz (annelerini boşayıp, onlarla nikâh kıymanızda) bir sakınca yoktur- kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçen geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı ve merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    Size (şunlarla evlenmeniz) haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız -eğer onlarla henüz birleşmemişseniz, (kızlarını almaktan ötürü) üzerinize bir günah yoktur-kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları ve iki kızkardeşi bir arada almanız. Ancak geçmişte olanlar hariç. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Şunlar (ile evlenmeniz) dipnot 1 size haram kılınmıştır: Analarınız, dipnot 2 kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşinizin kızları, kız kardeşinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, dipnot 3 kadınlarınızın anaları, birliktelik yaşadığınız kadınlarınızdan olup ailenizin çatısı altına girmiş bulunan üvey kızlarınız. Ama anneleriyle birliktelik yaşamadan ayrılmışsanız onlarla da evlenmenizin bir günahı olmaz. dipnot 4 Kendi soyunuzdan olan oğullarınızın eşleri ile nikahlanmanız ve iki kız kardeşle aynı anda nikahlı olmanız da haram kılınmıştır. Geçmişte olan oldu. Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haram kılınan şeyin, burada sözü edilen kadınlarla evlilik olduğu hem bu ayetten hem de bunu takip eden ayetlerden açıkça anlaşılmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Analarınız" ifadesi sadece anneyi değil, anneanne, babaanne ve onların anneleri gibi, kişinin bütün büyük annelerini içine alır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bir kadından süt emen çocuk onun süt çocuğu, doğurduğu veya emzirdiği çocukların da süt kardeşi olur ve aralarında ebedi evlenme yasağı doğar. Fakat bu yasak, süt emen çocuğun kardeşlerini kapsamaz. Bu yüzden fıkıhta "süt emenin nefsi (yani sadece kendisi) emzirenin nesline haramdır" kuralı geliştirilmiştir. Buna göre bir kadın kendi çocuğu olmayan birini emzirdiğinde sadece o çocuk onun süt çocuğu olur. Süt hısımlığının doğması için çocuğun, kameri takvime göre 0-2 yaş arasında, emzirmenin de onu beslemek maksadıyla olması gerekir (Bakara 2/233). Çünkü Kur'an'da geçerli takvim, kameri takvimdir (Tevbe 9/36).
    4. metne dön, dipnot 4
      Dul kalan kadın, yeni bir evlilik yapar ve eşiyle birlikte olursa yeni eşinin tahsisi ettiği ev, o kadının kendi evi olur. Herkes annesinin evine girme hakkına sahip olduğu için (Nur 24/61) kadının başka kocadan olan kızı yeni kocasının öz kızı gibi sayılarak onun aile çatısı altına girmiş olur.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşinizin kızları, kız kardeşinizin kızları, sizi emzirmiş olan analarınız, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz karılarınızın yanınızda bulunan kızları size haram kılınmıştır. Gerdeğe girmeden ayrıldığınız kadınların kızları ile evlenmezin günahı yoktur. Kendi soyunuzdan olan oğullarınızın eşleri ile iki kız kardeşi birlikte nikahınız altında bulundurmanız da haram kılınmıştır. Geçmişte olan oldu. Allah'ın bağışlaması çok ikramı boldur.

    Şaban Britch

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz (annelerini boşayıp, onlarla nikah kıymanızda) bir sakınca yoktur kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçmişte olanlar geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı, çok merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girmiş olduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, -eğer analarıyla zifafa girmemiş iseniz bir sakınca yoktur- kendi öz oğullarınızın karıları ve iki kız kardeşi birden almanız size haram kılınmıştır. Ancak geçmişte olanlar geçmiştir. (Bu sebeple üzerinize bir günah yoktur). Allah, şüphesiz çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Size, şu kadınlarla evlenmek haram kılınmıştır: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz hanımlarınızdan doğmuş olup evlerinizde oturan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz o takdirde sizin için bir günah yoktur- ve sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları. İki kız kardeşi birlikte almanız da haram kılınmıştır. Eskide kalanlar müstesna. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

  2. Nisâ suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 24. ayet. وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُمْ كِتَٰبَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَأُحِلَّ لَكُم مَّا وَرَآءَ ذَٰلِكُمْ أَن تَبْتَغُوا۟ بِأَمْوَٰلِكُم مُّحْصِنِينَ غَيْرَ مُسَٰفِحِينَ فَمَا ٱسْتَمْتَعْتُم بِهِۦ مِنْهُنَّ فَـَٔاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ فَرِيضَةً وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا تَرَٰضَيْتُم بِهِۦ مِنۢ بَعْدِ ٱلْفَرِيضَةِ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

    Diyanet İşleri

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Sağ ellerinizin (yeminlerinizin) sahip oldukları dipnot 1 hariç, Allah'ın size bir yazısı (emri) olarak evli kadınlar dipnot 2 da (size haram kılınmıştır). dipnot 3 Bunların ötesinde (başkasını), namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılınmıştır. Onlardan yararlanmanıza karşılık, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin! dipnot 4 mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade, hem bu ayette hem de Bakara 2:235'te belirtildiği üzere yeminlerle sahip olunacağı bildirilen aday eşler veya evlenilerek özgürlüklerine kavuşturulacak cariyeler anlamına gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen [el-muhsanât] kelimesi namusu adeta bir kale gibi koruma altına alınmış kadınlar anlamında evli hanımların hem bizzat kendileri hem de eşleri tarafından korunmuşluğu demektir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Nisâ 4:22-24. ayetlerde, kendileriyle evlenilmesi dinen haram olan kadınlar sayılmaktadır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu ayette sözü edilen durum, geçici süreli birliktelik anlamında [mut‘a] nikâhı değildir. Ayetin bağlamına dikkat edildiğinde kastedilenin, evliliklerde hanımlara verilen mehir olduğu apaçık ortadadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Meşru şekilde hakkını vererek sahip olduklarınızın dışında, bütün evli kadınlar (da haramdır). Bu Allah'ın size talimatıdır. Bunların dışındakilerin tümü, mal varlığınızdan bir kısmını vererek istemeniz, gayr-ı meşru bir ilişkiyle değil de evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helaldir. Kendilerinden yararlandığınız kadınlara mehirlerini bir yükümlülük olarak tastamam verin! Bu yükümlülüğün tesbitinden sonra, başka bir şey üzerinde uzlaşmanızda sizin için bir sorumluluk yoktur. Kuşku yok ki Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Meşru şekilde (nikah yoluyla) sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar (size haramdır). Bu, üzerinize farz olan Allahın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün (kadınlar), kendilerine mal varlığınızdan (bir kısmını) vermeniz ve gayri meşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla meşru şekilde almak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin; ama bu meşru yükümlülük (üzerinde anlaştık)tan sonra (başka) bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Malik olduğunuz (cariyeler) müstesna, evli kadınlar haram kılınmıştır. (Bunlar) üzerinize Allah'ın yazısıdır (farzıdır). . . Bütün bunların dışında kalanları, "sifah"tan (zinadan) kaçınarak namuslu yaşamanız için, mallarınızdan sarf ederek (nikahlamanız) size helal kılındı. Nikahlanarak beraber olduğunuz kadınlara mehrlerini tamamıyla verin. Bundan başkaca karşılıklı anlaşarak daha fazlasını vermenizde de sakınca yoktur. Muhakkak ki Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışındaki kadınlardan 'evli ve özgür' olanlarla da (evlenmeniz haramdır.) Bunlar, Allah'ın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak üzere mallarınızla (mehir vererek) evlenecek kadın aramanız size helal kılındı. Öyleyse onlardan hangi şeyle (veya ne kadar) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tesbit edildiği miktarıyla ödeyin. Miktarın tesbitinden sonra, karşılıklı hoşnud olduğunuz bir şey konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı. Allah'ın size emri budur. Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (yeni bir miktar üzerinde) karşılıklı anlaşmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyle bilendir; mutlak hüküm sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Yanınızda size bağlı olanlar dışındaki evli kadınlar size yasaklanmıştır. Allah, üzerinize böyle yazmıştır. Bunların dışında kalanlar; sağtöreli yaşamanız, zina etmemeniz ve mallarınızla istemeniz koşuluyla helaldir. Onlardan yararlanmanıza karşılık, hak ettikleri ödencelerini artık verin. Bu zorunluluğu yerine getirdikten sonra, karşılıklı olarak hoşnut olduğunuz durumda üzerinize suç yoktur. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Hukuka uygun şekilde nikahla sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar size haramdır. Bu, üzerinize farz olan Allah'ın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün kadınlar, kendilerine mal varlığınızdan bir kısmını vermeniz ve hukuki olmayan bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla hukuka uygun bir şekilde olmak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini veriniz; ama bu hukuki yükümlülükten sonra bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Yeminlerinize/anlaşmalarınıza sahip olanlar hariç, korunmuş/iffetli kadınlara gelince bunlar, ALLAH'ın üzerinize farz kıldığı yasalardır. Bunların dışındakiler, iffetli yaşamanız, zina etmemeniz ve mehirleriyle istemeniz koşuluyla size helaldir. Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin. Bu farzı yerine getirirken mehri ayarlamak için karşılıklı anlaşmanızda bir sakınca yoktur. ALLAH Bilendir, Bilgedir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * "Ma meleket eymanukum" ifadesi geleneksel çeviriler tarafından "ellerinizin altındakiler" olarak çevrilmiştir. Bu çeviri, erkeğin kontrolü altında özgürlüklerini kaybetmiş cariyeler olarak anlaşılmıştır. Bu geleneksel anlayış Kuran'ın diğer ayetleriyle çelişir. * Zira Kuran köleliği müşriklerin bir adeti olarak değerlendirir ve yasaklar (79:24; 12:39-42; 90:13; 4:25). İlginç bir detaylama örneği olarak bu ifadedeki "YeMiN" sözcüğünün çoğulu olan "eYMaN" Kuran'da sürekli olarak "sözleşmeler, yeminler" anlamında kullanılır (2:224; 2:225; 4:33; 5:89; 16:92, 94; 66:2; 3:77; 5:53; 5:108; 6:109; 9:12, 13; 16:38; 24:53; 35:42; 58:16; 63:2). * Öyleyse söz konusu ifade şöyle çevrilebilir: "sözleşmelerinizin hak sahibi olduğu kişiler" veya "sözleşmelerinizle üzerlerinde hakka sahip olduklarınız" veya EYMAN (sözleşmeler) kelimesini özne yerine tümleç olarak okursak o zaman: "sözleşmelerinize sahip olanlar" Evlilik, kural olarak her iki tarafın onayı ve katılımıyla oluşan bir sözleşme ve ilan olayıdır. Kocası boşamadan evli bir kadınla evlenilmez. * Ancak, kocası Müslümanlarla savaş halinde olan düşmanların safında yer alan Müslüman bir kadın Müslümanların ülkesine göç ederse o kadınla sözleşme yapılarak evlenilebilir (60:10). Bu durumda, kadın düşman safında yer alan kocasından boşanmadığı halde hukuken boşanmış sayılıyor. Kendisiyle yapılan anlaşma normal evlilik anlaşmasından farklı olduğu için bu ilişki böyle bir ifadeyle betimleniyor. * Bu durum, karısı düşman safında yer alıp da Müslümanların ülkesine göç eden erkekler için de söz konusudur. Bak: 24:31 ve 33:55. Sözleşme ile bir başkası için çalışan kişi için de aynı ifade kullanılır. * Bak: 16:71; 30:28. Ayrıca bak: 4:25, 36; 23:6; 24:58; 33:50; 33:52; 70:30). Gerçeği onaylayan bir kadın, gerçeği onaylayanlarla savaş halinde olan inkarcı kocasını terk edip onaylayanlara sığınırsa, evlenmesi için eski kocasından boşanması gerekmez. Boşanmanın iki tarafın hakemleri huzurunda tartışılması gereken ve aylarca süren bir işlem olduğunu hesaba katınız. * Ayrıca bak 60:10. Bu ve izleyen ayette "korunmuş/iffetli" olarak çevirdiğim "muhsanat" kelimesi ben dahil tüm mealler tarafından iki zıt anlamda çevrildi. 24'üncü ayette evlenmemiş kadınlar için ama izleyen 25'inci ayette ise bekar kadınlar için... Bir önceki 23. Ayette evlenilmesi yasak olanlar listeleniyor. Bu ayetin başındaki ilk cümle ise evlenmesine izin verilen korunmuş/iffetli kadınlardan söz ediyor. * Şahsen bu kelimenin doğru anlamı için çok uğraştım ama aynı kelimeye birbirini izleyen iki ayette iki farklı anlam vermekten kurtulamadım. Ta ik Allah, Kuran üzerinde bilgiyle ve aklederek araştırma yapan bir kadın yoluyla düzeltinceye kadar. Bu kelimeyle ilgili tartışma için, arkadaşım Sonia Cihangir'in 2016 yılında yayımlanan ve önsüzünü yazdığım "Din, Kadın, Adalet" adlı kitabının 100-102 sayfalarına bakabilirsiniz. * Efendimiz, evlenilmesi yasak olan yakın akrabaları 14 madde halinde belirttikten sonra, sayılanların dışındakilerin helal olduğunu açıkça bildirmektedir. Ne var ki, Hadis, Sünnet ve mezhep kitapları, peygambere yaptıkları bir iftira ile bunlara bir madde daha ekleyerek 4:24'deki hükmü inkar etmektedirler. * Bir kadını, teyzesi veya halası ile birlikte nikahlamanın haram olduğunu iddia edenler, hem Allah'ı unutkanlıkla suçlamış oluyorlar ve hem de Kuran'ı bize ileten peygamberin Kuran'la çeliştiğini iddia etmiş oluyorlar. (6:19, 38, 114; 12:111; 19:64; 25:30).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayrıca yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları hariç, evli kadınlar... Bunlar, ALLAH'ın üzerinize farz kıldığı yasalardır. Bunların dışındakiler, iffetli yaşamanız, zina etmemeniz ve mehirleriyle istemeniz koşuluyla size helaldir. Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin. Bu farzı yerine getirirken mehri ayarlamak için karşılıklı anlaşmanızda bir sakınca yoktur. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de harp esiri olarak elinize geçen cariyeler dışında, evli kadınlarla evlenmeniz Allah yazısı olarak haramdır. Bunların dışındakileri ise, zinadan kaçınıp namuslu yaşamak üzere mallarınızla istemeniz size helal kılındı. O halde hangisiyle nikah ile münasebette bulundunuzsa mehirlerini kendilerine bir farz olarak verin. O mehri kesiştikten sonra aranızda bir değişiklik yapmak hususunda anlaşmanızda da size bir günah yoktur. Her zaman Allah hakkıyla bilen mutlak hüküm sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de harb esiri olarak ellerinizde milk bulunanlar müstesna olmak üzere evli kadınlar, işte bütün bunlar size Allah yazısı olarak haram; Bunların maadası ise sifahdan kaçınarak namuslu yaşamak üzere mallarınızla isteyesiniz diye size halal kılındı, o halde hangilerinden nikah ile müstefid oldunuzsa mehirlerini kendilerine verin ki farzdır, o mehri kesişdikten sonra aranızda rızalaştığınızda da size bir cünha yoktur, her halde allah alim, hakim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Antlaşma ile sahip olduğunuz kimseler dipnot 1 hariç muhsenat dipnot 2 kadınlar Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olanlar, dipnot 3 musafihin dipnot 4 olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız, dipnot 5 ücretlerini farz kıldığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen'dir ve En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 4:3. ayetin 6. dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hür kadınlar. Korunan: İffetini, edebini, namusunu, özgürlüğünü koruyan. Bir kadın; evlilikle, özgür olmakla ve iffetli olmakla; korunmayı, sakınmayı ve engel olmayı sağlamaktadır. Muhsenat, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu kelime, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Muhsenat, hür kadın anlamında (4:4; 4:25), iffet ve namus sahibi anlamında (21:91; 66:12) ayetlerinde geçmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İffet ve namusunu koruyanlar.
    4. metne dön, dipnot 4
      Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayanlar.
    5. metne dön, dipnot 5
      Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" kelimesi, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" kelimesinin mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanmak, zevk almak anlamına gelmektedir. "Meta"; kelime anlamı olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir kadınla "belli bir karşılık" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu ayette yer alan "muhsin olanlar, musafihin olmayanlar" tanımlaması sadece "özel koşullara bağlı olan" evliliklerle ilgili ayetlerde yer alması önemli bir ayrıntıdır. Süre koşulu aranmaksızın hür olma statüsüne sahip olanların evliliklerinden söz eden hiçbir ayette "muhsin olan, musafihin olmayan" ibareleri yer almamaktadır. Bu da koşullu ve özel bir evlilik çeşidi olan Mut'a evliliğinden söz edildiğini göstermektedir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamada yaşanan yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz. Amacına uygun gerçekleştrilmesi durumunda bu evliliğin toplumsal ve sosyal açıdan önemli bir ihtiyacı karşıladığı görülecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Antlaşma ile sahip olduğunuz kimseler dipnot 1 hariç Muhsenat dipnot 2 kadınlar Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olanlar dipnot 3 , musafihin dipnot 4 olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız dipnot 5 , ücretlerini farz[6] kıldığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen'dir ve En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an; kiminle olursa olsun, nikah yapmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. Diğer bir deyimle "nikahsız her birliktelik" zinadır. Toplumsal gerçekliğin verili kalıntısı olan kölelik ve cariyelik olgusu, İslam'ın kabul ettiği veya ön gördüğü bir olgu değildir. İslam, kölelik ve cariyeliği; cariye ve köle edinme yollarını ortadan kaldırarak kesinlikle yasaklamıştır. Verili durumun tasfiye edilmesi süreci olan uygulamaları ileri sürerek, İslam'da cariyeliğin ve köleliğin olduğunu söylemek, İslam'a iftira atmaktır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hür kadınlar. Muhsenat sözcüğü, kök anlamı itibariyle saklamak, korumak, engel olmak demektir. Bu sözcük, Arapça'da hür kadın, namuslu/iffetli kadın anlamlarına gelmektedir. Evlilikle, hürriyetle ve iffetle bir kimse; korunmayı, saklanılmayı ve engel olunmayı sağlamaktadır. Muhsenat, Hür kadın anlamında (4:4; 4:25); İffet ve Namus sahibi anlamında (21:91;66:12;) ayetlerinde geçmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İffet ve namusunu koruyanlar.
    4. metne dön, dipnot 4
      Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayanlar.
    5. metne dön, dipnot 5
      Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" sözcüğü, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" sözcüğünün mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanma, zevk alma anlamına gelmektedir. "Meta"; sözcük olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir kadınla "belli bir karşılık" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu ayette yer alan "muhsin olanlar, musafihin olmayanlar" tanımlaması sadece özel koşullara bağlı ve sahip olan evliliklerle ilgili ayetlerde yer almaktadır. Süre koşulu aranmaksızın hür olma statüsüne sahip olanların evliliklerinden söz eden hiçbir ayette "muhsin olan, musafihin olmayan" ibareleri yer almamaktadır. Bu da koşullu ve özel bir evlilik çeşidi olan Mut'a evliliğinden söz edildiğini göstermektedir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamada yaşanan yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve sağ ellerinizin sahip olduğu kimseler dipnot 1 hariç, evli kadınlarla da evlenemezsiniz. Bu Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olan dipnot 2 , musafihin dipnot 3 olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız dipnot 4 , ücretlerini üzerinde anlaştığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen ve En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağ ellerinizin sahip olduğu" deyimi, "güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz" anlamına gelmektedir. Yani antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, esas olarak kast edilen şey, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikah yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikah yapılmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hür olan, iffet ve namusunu koruyan.
    3. metne dön, dipnot 3
      Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayan.
    4. metne dön, dipnot 4
      Mut'a yaptıysanız: ayette geçen "istemta'tum" sözcüğü, yararlanma anlamına gelmekte olup, "mut'a" sözcüğünün mastarıdır. Mut'a, "mta" kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanma, zevk alma anlamına gelmektedir. "Meta"; sözcük olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir bayanla, "belli bir ücret" ve "belli bir süreyle" anlaşarak, nikahlı bir evlilik yapması demektir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamadaki yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.

    Gültekin Onan

    Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışındaki kadınlardan 'evli ve özgür' olanlarla da (evlenmeniz haramdır). Bunlar, Tanrı'nın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak üzere mallarınızla(mehir vererek) evlenecek kadın aramanız size helal kılındı. Öyleyse onlardan hangi şeyle (veya ne kadar) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tesbit edildiği miktarıyla ödeyin. Miktarın tesbitinden sonra, karşılıklı hoşnud olduğunuz bir şey konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Tanrı, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.

    Hasan Basri Çantay

    (Harb esiri olarak) sağ ellerinizin malik olduğu kadınlar (mülk-i yemininiz olan cariyeler) müstesna olmak üzere diğer bütün kocalı kadınlar (la evlenmeniz de size haram edildi. Bu hürmetler) üzerinize Allanın farzı olarak (yazılmışdır). Onlardan maadası ise — namuskar ve zinaya sapmamış (insanlar) haalinde (yaşamanız şartiyle) mallarınızla (mehir vermek veya satın almak suretiyle) ara (yıb nikahla) manız için — size halal edildi. O halde onlardan hangisiyle faidelendiyseniz ücretini takdir edildiği vech ile verin. O mehrin mıkdarını ta'yin etdikden sonra aranızda gönül hoşluğu ile uyuşduğunuz şey (mıkdar) hakkında üstünüze bir vebal yokdur. Şübhesiz ki Allah hakkıyle bilicidir, mutlak hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Evli kadınlarla evlenmeniz de. Sağ ellerinizin sahib oldukları müstesna. Bunlar; Allah'ın size farz kıldığı hükümlerdir. Geriye kalanları ise; zinadan kaçınıp iffetli yaşamanız şartı ile mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan yararlandığınızın karşılığı olarak kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Kararlaştırdıktan sonra, aranızda anlaştığınız hususta size bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz ki Allah, Alim, Hakim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    (Savaşta tutsak olarak) ellerinize geçen(cariye)ler dışında, evli kadınlar(la evlenmeniz) de haramdır. (İşte bunlar) size Allah'ın yazdığı yasaklardır. Bunlardan ötesini, iffetli yaşamak, zina etmemek şartıyle mallarınızla istemeniz (evlenmeniz), size helal kılındı. O halde onlardan yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin. Hakkın kesiminden sonra karşılıklı anlaşma(k suretiyle kesilenden az veya çok vermeniz)de üzerinize bir günah yoktur. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Evli kadınları dipnot 1 nikahlamanız da haramdır. Ama (evli olduğu halde) hakimiyetiniz altına girmiş olan (savaş esiri kadınlar) ile evlenebilirsiniz. dipnot 2 Bunlar, Allah'ın size yazdığı hükümlerdir. Diğer kadınlar; iffetli olmanız, zinadan uzak durmanız dipnot 3 ve mehirlerini vermeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Onlardan nikah ile yararlandıklarınıza dipnot 4 mehirlerini, dipnot 5 belirlediğiniz miktarda verin. Mehri belirledikten sonra başka bir miktar üzerinde anlaşmanızın dipnot 6 size bir günahı yoktur. Allah daima bilen ve bütün kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      </b>Bu ayette geçen muhsana kelimesine evli kadın anlamı verilmesi, bu ifadenin evlenilmesi haram olan kadınlardan bahseden ayetten sonra gelip hükmün evliliğe bağlanması sebebiyledir. Aslında müslüman-kafir, hür-esir, evli-bekar ayrımı yapılmaksızın, namusunu koruyan bütün kadınlar Kur'an hükümleriyle koruma altına alınmış ve onlara "muhsana" yani kalenin içindeymiş gibi korunmuş kadın denilmiştir (Nisa 4/25, Maide 5/5, Nur 24/4, 23). Kadın, nikah ile birlikte kocasının da koruması altına girer ve bir kez daha muhsana olur. <b>
    2. metne dön, dipnot 2
      </b>"Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın" emriyle başlayıp buraya kadar sayılan kadınları nikahlamak haramdır. Bu ayette yer alan "Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki evli kadınları nikahlamak da haramdır" hükmü ile evli savaş esiri kadınlarla evlenmeye onay verilmiştir. Evlenme, esir kadının hür iradesi ile olur. Hakimiyeti altında bulunduğu kişinin yetkisi, evliliğe onay vermekle sınırlıdır (Nisa 4/25). <b>
    3. metne dön, dipnot 3
      </b>Kadın olsun erkek olsun, namuslu olmak, zinadan (Nur 24/3) ve eşcinsellikten uzak durmak evlenmenin olmazsa olmaz şartlarındandır (Nisa 4/24, 25, Maide 5/5 ve Nur 24/26, Necm 53/32). Fuhuş çeşitlerinden uzak duran bir mümin erkek veya kadın, ancak bunlardan uzak duran bir erkek veya kadınla evlenebilir. Bu suçları işledikten sonra tövbekar olup kendini tamamen düzelten de namuslu sayılır (Furkan 25/68-70). <b>
    4. metne dön, dipnot 4
      </b>Bu ayet, nikahtan sonra gerdeğe girilmişse, belirlenmiş mehri vermenin erkeğin görevi, onu almanın da kadının hakkı olduğunu hükme bağlamıştır. Bu yüzden erkek, mehir belirlendikten ve gerdekten sonra karısını boşarsa, belirlenen mehrin tek kuruşunu dahi alamaz (Bakara 2/228; Nisa 4/20). Boşanma durumunda mehirle ilgili diğer hükümler için bkz: Bakara 2/236-237; Ahzab 33/49. <b>
    5. metne dön, dipnot 5
      </b>"Mehirler" anlamı verilen kelime "ecr" (أجر)'in çoğulu olan "ücur" (أجور)'dur. "Ecr", ister dünyada ister ahirette olsun yapılan işe karşılık alınan şeydir (Müfredat). Kelime, bu ayette olduğu gibi Nisa 4/25, Maide 5/5, Ahzab 33/50 ve Mümtahine 60/10. ayetlerde de "mehir" anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla evlenilmesi helal olan kadınlardan yararlanmanın tek yolu, mehrin şart olduğu nikahtır. Mehirsiz evlilik, sadece Muhammed aleyhisselama özel olarak helal kılınmıştır (Ahzab 33/50). Buna rağmen Şiiler, ayetin iç bütünlüğünü, diğer ayetlerle ilişkisini ve Arap dili kurallarını ihlal ederek bu ayeti mut'a nikahına delil saymışlardır. Onlara göre mut'a, erkeğin kadına vereceği mala karşılık bir süreliğine onun cinselliğinden yararlanma sözleşmesidir. Bununla taraflar, karı koca sayılmaz, aralarında nafaka, miras, boşanma vs. hükümler geçerli olmaz, süre dolunca ayrılık gerçekleşir. Yaptıkları en büyük yanlış, ayette geçen (فَمَا اسْتَمْتَعْتُم بِهِ) = "onunla yararlandığınız" ifadesindeki "o" zamirini, uydurdukları "(kadınları) elde etme = (نيل)" kelimesine göndermeleridir. Halbuki buradaki "o" zamirini, nikah dışında bir şeyi gösterme ihtimali yoktur. Çünkü Nisa 4/22. ayetten buraya kadar evlenilmesi haram olan kadınlar sayılmış ve onların dışındakilerle ancak mehir şartıyla evlenebileceği hükme bağlanmıştır. Ayetlerde yapılan bu tür saptırmalar, tevbe edilmezse Allah'ın asla affetmeyeceği en büyük günahtır (ٍAl-i İmran 3/99, İbrahim 14/3, A'raf 7/44, Hud 11/18). <b>
    6. metne dön, dipnot 6
      </b> Herhangi bir baskı olmadan, karşılıklı rıza ile mehir miktarında artırma veya eksiltme yapılabilir (Nisa 4/4).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikahlamanız da haramdır. Allah'ın size farz kıldığı budur. Namuslu yaşamanız ve zinadan kaçınmanız şartıyla, bunların dışındaki kadınlarla evlenmeniz helal kılındı ki mallarınız karşılığında onlara talip olasınız. Bunlardan hangilerinden nikah ile yararlanırsanız mehirlerini belirlediğiniz miktarda veriniz dipnot 1 . Mehri belirledikten sonra gönül rızası ile başka bir şekilde uyuşmanızın bir günahı yoktur. Allah bilir, doğru kararlar verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Babalarınızın nikahladığı kadınları nikahlamayın" emriyle başlayıp buraya kadar sayılan kadınları nikahlamak haramdır. Bu ayette yer alan "Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikahlamanız da haramdır" hükmü ile evli savaş esiri kadınlarla evlenmeye onay verilmiştir. Çünkü Muhammed 47/4'e göre savaş esirleri köleleştirilemez; onları karşılıklı(fidye ile) veya karşılıksız serbest bırakmak gerekir. Karşılıksız serbest bırakılmayan, fidyeleri de ödenmeyen kadınlara evlilik yolu açılarak esirlikten kurtulmalarına imkan verilmiştir. Dışarıdan birisi veya hakimiyeti altında olduğu kişi, ona talip olursa kadına mehir hakkı doğar. Talip olan erkek yeterli maddi imkana sahipse esir durumundaki kadına en az fidye bedelini mehir olarak ödemek zorundadır (Bkz.: Nisa 4/25) ve böylece o kadın özgürlüğüne kavuşur. Talip olan erkek özgürlük fidyesini ödeyebilecek kadar maddi imkana sahip değilse kadının belirlediği mehir bedeli ile talip olur. Geri kalan kısmını karı-koca çalışarak ve diğer müminlerin zekatları ile tamamlayarak kısa sürede esir statüsü sonlandırılır. Her durumda esir statüsündeki kadın evlilik akdinin (nikahın) tarafıdır ve evlilik, esir kadının kendi istek ve onayı, ailesinin izni ve Kur'an ölçülerine (marufa) uygun biçimde yapılır. Mehir bedelini bizzat bu esir kadın alır. Kur'an esir kadınların odalık olarak kullanılmalarına (cinselliklerinin istismar edilmesine) asla izin vermez. Ahzab 33/50. ayette nebimize, sadece Marya için özel izin verilmiştir. Ama maalesef gelenekte, ilgili ayetlerin tamamının anlamı çarptırılarak esir kadınların cinselliği istismar edilmiştir. İlgili yerlere gerekli dipnotlar düşülmüştür.

    Şaban Britch

    (Savaşta alınan) Cariyeler dışında evli kadınlarla da evlenmeniz haramdır. Bu, (emirleri) Allah sizler üzerine yazmıştır. Bunların dışındaki kadınları zinadan kaçınıp, iffetli olarak, mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılındı. Kendilerinden faydalandığınız kadınlara bir farz olan mehirlerini veriniz. Mehir belirlendikten sonra, (bu hususta artış ve indirim ile) ilgili uzlaşmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet ve hüküm sahibidir.

    Şaban Piriş

    Cariyeler dışında evli kadınlarla da evlenmeniz haramdır. Bu, Allah'ın size yazısıdır / yasağıdır. Bunların dışında kalan kadınlardan iffetli olup gayri meşru olan sefihliğe sapmadan, mallarınız karşılığında istemeniz size helaldir. Kendilerinden faydalandığınız kadınlara bir farz olan mehirlerini veriniz. Mehrin tespitinden sonra, karşılıklı hoşnut olduğunuz şeylerde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah bilendir, hükmedendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Harpte elinize geçmiş kadınlar hariç olmak üzere, nikahlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. Bu, üzerinize Allah'ın yazdığıdır. Bunlar dışındakileri, mallarınızı vererek almanız; şunu bunu dost tutmayarak iffetli yaşamanız, zina etmemeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Kendilerinden nimetlendiğiniz kadınların mehirlerini onlara bir hak olarak verin. Mehir kesişmeden sonra karşılıklı hoşnutluğa bağlı hallerde üzerinize günah yoktur. Allah, her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

  3. Nisâ suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 25. ayet. وَمَن لَّمْ يَسْتَطِعْ مِنكُمْ طَوْلًا أَن يَنكِحَ ٱلْمُحْصَنَٰتِ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ فَمِن مَّا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُكُم مِّن فَتَيَٰتِكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِكُم بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱنكِحُوهُنَّ بِإِذْنِ أَهْلِهِنَّ وَءَاتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ مُحْصَنَٰتٍ غَيْرَ مُسَٰفِحَٰتٍ وَلَا مُتَّخِذَٰتِ أَخْدَانٍ فَإِذَآ أُحْصِنَّ فَإِنْ أَتَيْنَ بِفَٰحِشَةٍ فَعَلَيْهِنَّ نِصْفُ مَا عَلَى ٱلْمُحْصَنَٰتِ مِنَ ٱلْعَذَابِ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ ٱلْعَنَتَ مِنكُمْ وَأَن تَصْبِرُوا۟ خَيْرٌ لَّكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    İçinizden, imanlı özgür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kişi, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan, yeminlerinizin sahip oldukların)dan (cariyelerinizden alsın)! Allah sizin imanınızı çok iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Onları sahiplerinin izni ile nikâhlayın ve namuslu yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ile uygun bir şekilde mehirlerini de (bizzat) kendilerine verin! Evlendikten sonra bir çirkinlik (fuhuş) yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). dipnot 1 Bu (cariye ile evlenme emri), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için hayırlı olandır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümlede verilmek istenen mesaj, Nûr 24:2'de belirtildiği üzere, zinaya öngörülen 100 [celde] (değnek) sopa cezasının cariyelikten sonra evlilik yapan kadınlara zina yapmaları durumunda bunun yarısının yani 50 sopalık cezanın uygulanacağı hükmünü içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Aranızdan her kimin durumu, hür bir mü'min kadın almaya elvermezse, o meşru şekilde sahip olduğunuz mü'min kızlardan birini alsın; çünkü Allah, imanınızı(n değerini) çok iyi bilir; (zaten eşler olarak) siz, birbirini bütünleyen parçalarsınız. O halde iffetini koruyan, fuhşa bulaşmayan ve dost da tutmayan kadınlarla sahiplerinin izniyle evlenin ve mehirlerini makul bir şekilde verin! Onlar evlendirildikten sonra iffetsiz bir davranışta bulunurlarsa, onları hür evli kadınlara verilenin yarısıyla cezalandırın! Bu, içinizden zorlanınca günaha girme korkusu duyanlar içindir. Fakat sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır: Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    Aranızdan her kim, içinde bulunduğu şartlardan dolayı hür bir mümin kadın ile evlenecek durumda değilse, onu, meşru şekilde sahip olduğunuz mümin bakirelerden biri (ile evlendirin). Allah, imanınız ile ilgili her şeyi bilir; her birini diğerinizin bir benzeridir. O halde fuhuşta bulunmayan, dost tutmayan ve meşru evlilik bağını gözeten kadınlarla sahiplerinin iznini alarak evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra gayri ahlaki bir davranışta bulunurlarsa, hür evli kadınların tabi oldukları cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. Bu (cariyeler ile evlenme izni), günah işlemekten korkanlarınız içindir. Fakat sabırla direnmeniz (ve bu tür evliliklerden kaçınmanız)sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.

    Ahmed Hulusi

    Sizden, iman eden hür kadınlarla evlenme imkanına sahip olmayanlar, malik olduğunuz iman eden genç kızlarınızdan (nikahlasın). . . Allah sizin imanınızı (hakikatinizde olarak) bilir. . . Birbirinizdensiniz. . . Onları, sahiplerinin izniyle nikahlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak durarak, iffetli kadınlar olmaları halinde, örf üzere (mehrlerini) verin. . . Evliliğe geçtikten sonra eğer fuhuş yaparlarsa, (o takdirde) hür kadınlara tatbik edilen azabın yarısı onlara verilir. . . Bu (cariyeler ile evlenme yolu), sizden suç işlemekten korkan kimse içindir. . . Şartlara dayanmanız, sizin için daha hayırlıdır. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    İçinizden özgür mü'min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de maruf (normal) ölçüler içinde (gönül hoşnutluğu ile) verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

    Ali Rıza Safa

    Aranızdan, özgür kadınlarla evlenmeye güçleri yetmeyenler, yanlarında kendilerine bağlı olan inanmış kızlarınızdan alsınlar. Allah, inancınızı bilir. Hepiniz, birbirinizle özdeşsiniz. Öyleyse zina etmeyen ve gizli ilişkiler içinde bulunmayanları, bağlı olduklarından onay alarak evlendirin ve ödencelerini aksatmadan verin. Evlendikten sonra sağtöreye uygun olmayan ilişkilerde bulunurlarsa, özgür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Suç işlemekten korkanlarınız için böyledir. Dirençli olursanız, sizin için daha iyidir. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    İçinizden, inanmış hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz/hepiniz aynı kökten gelmektesiniz. Öyleyse iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla, sahiplerinin izniyle onlarla evleniniz; ücretlerini/ mehirlerini de güzelce veriniz. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanır. Bu cariye ile evlenme, içinizden sıkıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

    Edip Yüksel

    Sizden korunmuş/iffetli kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyenler, yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları gerçeği onaylamış kadınlarla evlensinler. Onaylamanızın aslını en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine korunmuş kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * O günün mevcut bir realitesi olan kölelik kurumu Kuran tarafından kaldırılır (4:92; 5:89; 8:67; 24:32-33; 58:3; 90:13). * Nitekim bu ayet eşitliği vurguluyor. * Bak 60:10. * Tanrı, özgürlüğüne kavuşmuş olmalarına rağmen geçmişlerini hesaba katarak eski kölelere daha hafif bir ceza öngörüyor. * Bu yasa, aynı zamanda, zina suçunu işleyen özgür kadınların cezasının taşla öldürme olamayacağını kanıtlıyor. Zira "ölüm cezasının yarısı" diye bir şey olamaz. * Bak 24:2

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizden özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyenler, inanmış yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları ile evlensinler. İnancınızı en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine özgür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İçinizden kim hür olan mümin kadınları nikahla alacak mali güce sahip değilse, ona da sahip bulunduğunuz mümin cariyelerinizden var. Allah, kadrinizi imanınız ile çok iyi bilir. Siz müminler hep birbirinizden sayılırsınız, o halde fuhuşta bulunmayan gizli dost edinmeyen, namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikahlayınız, mehirlerini de güzelce kendilerine veriniz. Eğer evlendikten sonra bir fuhuş irtikap ederlerse o vakit bunlara, hür kadınlar üzerine terettüp edecek cezanın yarısı lazım gelir. Bu durum sizden günaha girmek korkusunda olanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah günahları bağışlayandır, merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İçinizden her kim hurrolan mü'min kadınları nikah edecek genişliğe güç yetiremiyorsa ona da ellerinizin altındaki mü'min cariyelerinizden var, Allah kadrinizi iymanınızla bilir, mü'minler hep biribirinizden sayılırsınız, onun için fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları halde onları sahiblerinin izniyle nikah ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz, eğer evlendikten sonra bir fuhş irtikab ederlerse o vakıt üzerlerine hür kadınlar üzerine terettüb edecek cezanın yarısı lazım gelir, şu suret günaha girmek korkusu olanlarınız içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır, bununla beraber Allah gafurdur, rahimdir.

    Erhan Aktaş

    Sizden kim muhsenat dipnot 1 Mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz dipnot 2 Mü'min genç kadınlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 3 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hür kadınlarla (4:24. ayetin dipnotu).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. 4:3 ayetin 6. dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizden kim muhsenat dipnot 1 mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz dipnot 2 mümin esir kızlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 3 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hür kadınlarla. Bkz. 4:24 ayetin dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. 4:24 ayetin dipnotu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizden kim muhsenat dipnot 1 mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, sağ ellerinizin sahip olduğu mümin kadınlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. dipnot 2 Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek nikahlanın. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hür kadınlarla.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.

    Gültekin Onan

    İçinizden özgür inançlı(kadın)ları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inançlı cariyelerinizden (alsın). Tanrı sizin inancınızı en iyi bilendir. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak ehlinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın). Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Sizden kim hür ve müslüman kadınları nikahla alacak bir bolluğa güc yetişdiremezse o halde sağ ellerinizin malik olduğu mü'min cariyelerinizden (alsın). Allah sizin imanınızı çok iyi bilendir. Kiminiz kiminizden (haasıl olmuşsunuz) dur. O halde — fuhuşda bulunmayan, gizli dostlar da edinmeyen namuslu kadınlar olmak üzere — onları, saahiblerinin izniyle, kendinize nikahlayın. Ücretlerini (mehirlerini) de güzellikle onlara verin. Onlar evlendikden sonra bir fuhuş irtikab eldiler mi o vakit üzerlerine hür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı (verilir. Cariyeleri almak hususundaki) bu (müsaade) içinizden sıkıntıya düşmekden (zinaya sapmakdan) korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah hakkıyle yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Sizden; hür, inanmış kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyen kimse, inanmış genç kızlarınızdan sağ ellerinizin sahib olduklarından (alsın) . Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Birbirinizdensiniz. Onlarla zinadan kaçınmaları, iffetli yaşamış ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin. Ve ma'ruf şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa; onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu; içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizden, hür Mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan Mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    Süleyman Ateş

    İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeğe gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınız(olan cariyeleriniz)den alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz (hepiniz aynı kökten gelmekte, aynı toplumun bireylerisiniz; insanlık bakımından aranızda bir fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyle, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, ücretlerini (mehirlerini) de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme), içinizden sakıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    İçinizden, mümin olan iffetli hür kadınları dipnot 1 nikahlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin esir kızlarınızı nikahlayabilirler. dipnot 2 İmanınızı en iyi bilen Allah'tır. Hepiniz birbirinizdensiniz. dipnot 3 Onları (esir kadınları), iffetli olmaları, zinadan uzak durmuş ve gizli dost edinmemiş olmaları şartıyla (yanlarında kaldıkları) ailelerinin izni dipnot 4 ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olarak verin. Evlendikten dipnot 5 sonra zina ederlerse onlara verilecek ceza, evli hür kadınlara verilen cezanın dipnot 6 yarısı kadardır. Bu (izin), dipnot 7 içinizden (evlenme imkanı bulamayacağını düşünüp) çıkmaza girmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz daha iyi olur. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayete göre hür kadınla evlenmeye gücü yeten erkek, esir kadınla evlenemez. Hür eşi olan, onun üzerine esir bir eş de alamaz. Eğer evlenmek istiyorsa, önce esiri hürriyetine kavuşturur (Muhammed 47/4), sonra evlenir. Hürriyetine kavuşturma bedelinin mehire sayılması konusunda anlaşabilirler. Nebimiz, esir kadınlardan Cüveyriye, Safiye ve Reyhane'yi, hürriyetine kavuşturduktan sonra nikahlamıştır. Nebimize hediye edilen, savaş esiri olmayan Mariye ise Ahzab 33/50. ayet ile ona özel olarak helal kılınmıştır (Tahrim 66/1-2).
    2. metne dön, dipnot 2
      Bkz. Bakara 2/222 ve dipnotları.
    3. metne dön, dipnot 3
      Her kadın bir erkeğin kızı, her erkek de bir kadının oğludur (Hucurat 49/13).
    4. metne dön, dipnot 4
      Savaş esirleri, savaşa katılan askerlere dağıtılır, sonra ya karşılıksız olarak ya da fidye karşılığı serbest bırakılırlar (Muhammed 47/4). Özgürlüklerine kavuşturuluncaya kadar, yanlarında kaldıkları ailenin bir ferdi gibi muamele görürler (Nur 24/58-59). Ailenin, esirin evliliği üzerindeki yetkisi, tıpkı hür kadınınki gibi sadece denetlemeyle sınırlıdır (Nur 24/33). Esir kız /kadın, evlenme kararını kendi hür iradesiyle verir ve eşinin ödeyeceği mehrin de sahibi olur.
    5. metne dön, dipnot 5
      Bir önceki ayetin dipnotunda da belirtildiği gibi hür-esir, evli-bekar ayrımı olmaksızın bütün kadınlar "muhsana" yani kalenin içindeymiş gibi korunmuş olarak vasıflanmış ve evlilik dışı ilişkiye izin verilmemiştir. Hem bu iki ayetin hem de Nisa 4/3, Nur 24/32-33. ayetlerin açıkça ortaya koyduğu gibi esir kadının cinselliğinden, evlilik dışında herhangi bir yolla yararlanılamaz. Bu ayet, esir kadının evlenmesini, hür kadın gibi kendi iradesine bırakmış, evliliği denetleme görevini de yanında bulunduğu aileye vermiştir. Bu ayete ve Bakara 232. ayete göre ailenin yetkisi, esir kadının kararının marufa yani Kur'an ölçülerine uygun olup olmadığını denetlemekle sınırlıdır. İlgili bütün ayetlerin ortak hükmünü Nebimiz şöyle ifade etmiştir: "(Evlenmek isteyen kadın) Eğer velisiyle anlaşamazsa sultan (yetkili kişi), velisi olmayanın velisidir (Ebu Davud Nikah 26; İbn Mace Nikah 12; Nesai Nikah 35). Her kadın gibi esir kadın da nikah ile birlikte kocasının da koruması altına girer ve evli kadın anlamında yeniden muhsana olur.
    6. metne dön, dipnot 6
      Zinanın cezası 100 celde yani yüz kırbaçtır (Nur 24/2 ve dipnotları). Esir kadın bu suçu işlerse, ona, bunun yarısı kadar ceza verilir. Bu suçu, Nebimizin eşlerinden biri işlemiş olsaydı ona verilecek ceza, zina eden hür kadınlara verilen 100 kırbaç cezasının iki katı yani 200 kırbaç olurdu (Ahzab 33/30). Kur'an'da recm, yani taşlayarak öldürme cezası yoktur. Zaten sonu ölümle biten bir cezanın yarısı ya da iki katı olamaz. Recim cezası bu dine sonradan ilave edilmiştir. Herşeyi ile mükemmel hale gelmiş bu dine ilavede bulunmak (Maide 5/3), kişiyi dinden çıkarır.
    7. metne dön, dipnot 7
      Bu izin, esir kadınlarla ayette belirtilen kurallara uygun şekilde evlenme iznidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Mümin, iffetli ve hür kadınları nikahlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin esir kızlarınızı nikahlayabilirler. İmanınızı en iyi bilen Allah'tır. Hepiniz birbirinizdensiniz dipnot 1 . Onları (esir kadınları), iffetli olmaları, zinadan uzak durmuş ve gizli dostlar edinmemiş olmaları şartıyla onları, ailelerinin dipnot 2 izni ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olarak verin. Evlenirler, sonra da zina etmiş olarak karşınıza çıkarlarsa onlara verilecek ceza, hür kadınlara verilen o cezanın yarısı kadardır dipnot 3 . Bu ruhsat dipnot 4 , içinizden zor duruma düşmekten korkanlar içindir. Ama sabretmeniz daha iyi olur. Allah bağışlar ve merhamet eder. Evlenirler, sonra da zina etmiş olarak karşınıza çıkarlarsa onlara verilecek ceza, evli hür kadınlara verilen o cezanın yarısı kadardır. Bu ruhsat, içinizden zor duruma düşmekten korkanlar içindir. Ama sabretmeniz daha iyi olur. Allah bağışlar ve merhamet eder.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye oymaklara ve boylara ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, Allah'tan en çok çekinenizdir. Her şeyin iç yüzünü bilen Allah'tır. (Hucurat 49/13)
    2. metne dön, dipnot 2
      avaş esirleri ailelere dağıtılır ve ailenin bir ferdi gibi muamele görürler (bkz. Nur 58-59) Yanında bulunduğu aile, esirin ailesi sayılır. Ailenin yetkisi, sadece evlenmeye izin vermekle sınırlıdır. O, evlenme kararını kendi hür iradesiyle alır ve eşinin ödeyeceği mehrin de sahibi olur. Daha sonra onun üstünü tamamlarsa fidyesini vererek esirlikten kurtulur.
    3. metne dön, dipnot 3
      Zinanın cezası 100 celde (kırbaç) vuruşudur. Hür olmayan kadınlardan bu suçu işleyenler yarısı kadar ceza alırlar. Kur'an'da zina eden kadın ve erkekler için taşlanma (recm) cezası yoktur. Zaten taşlanarak öldürülme cezasının yarısıolmaz. Bkz.: Nur 24/2 ve Nur 24/4.
    4. metne dön, dipnot 4
      Hür olmayan kadınlarla ayette belirtilen kurallara uygun şekilde evlenme izni...

    Şaban Britch

    İçinizden hür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, ellerinizin altında bulunan genç mümin cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Sizler (din bakımından) denksiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu (gücü yetmeyen kimselerin cariyelerle evlenmesi), sizden günaha (zinaya) düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

    Şaban Piriş

    İçinizden özgür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, sizin genç ve mümin olan cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Siz, birbirinizdensiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu, sizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnanmış hür kadınları nikahlama genişliğine gücü yetmeyeniniz, ellerinizin altındaki genç, mümin köle kızlarından biriyle evlensin. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hep birbirinizdensiniz. O halde onları, ailelerinin izniyle nikahlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak kalarak, iffetli hanımlar olmaları şartıyla onların mehirlerini örfe uygun bir biçimde verin. Evliliğe geçtikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara uygulanan cezasının yarısı uygulanacaktır. Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici, çok merhametlidir.

  4. Nisâ suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 26. ayet. يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Mehmet Okuyan

    Allah size (hükümleri) açıklamak, sizi sizden önceki (iyi)lerin yollarına ulaştırmak dipnot 1 ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah din konusunda bize kanun olarak belirlediği şeyleri daha önce Hz. Nuh'a da, Hz. Muhammed'e de, Hz. İbrahim'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya da emrettiğini bildirerek ilahi mesajlardaki kaynak ve ruh birlikteliğine dikkat çekmektedir. Şûrâ 42:13'te bahsedilen bu beş peygamberden Ahzâb 33:7'de de bahsedilmektedir. Aynı mesaj içeriğinde olmak üzere Al-i İmrân 3:19, 52, 81, 85, En‘âm 6:83-90, A‘râf 7:126, Enbiyâ 21:92, Hacc 22:78, Mü'minûn 23:52, Şu‘arâ 26:192-196, Şûrâ 42:13, Ahkâf 46:9, Necm 53:36-41 ve A‘lâ 87:18-19 gibi ayetlerde çeşitli bilgiler verildiğini hatırlatmak gerekmektedir. Benzer ayetlerde vurgulanan husus, peygamberlerin ve getirdikleri mesaj içeriklerinin ruh ve amaç açısından birlikteliklerini ortaya koymaktır. Bu itibarla tekrar vurgulayalım ki önceki peygamberlere veya kitaplara atfedilen ilâhî mesajların doğruluk değeri veya ölçüsü, Kur'an'a uygunluk şartına bağlıdır. Kur'an'a uygun iseler doğrudurlar; aykırı iseler tahrife uğramışlardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah (bütün bunları) size açıklamak, öncekilerin (doğru) hayat tarzlarına sizi yönlendirmek ve size bağışıyla yönelmek ister; çünkü Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.

    Muhammed Esed

    Allah (bütün bunları) size açıklamak, öncekilerin (doğru) hayat tarzlarına sizi yöneltmek ve size bağışlayıcılığı ile yaklaşmak ister; zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    Allah bilmediklerinizi açıklamak, sizden öncekilerin doğru yaşam tarzlarına yöneltmek ve suçlarınızı bağışlamak ister. Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

    Ali Bulaç

    Allah, size açıklayarak anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetine iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek ister. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah size (bilmediklerinizi) açıklamak ve sizi, sizden önceki (iyi)lerin (hak) yoluna iletmek ve sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah hakkıyla bilicidir, yegâne hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, size açıklamak, sizden öncekilerin yasalarına eriştirmek ve pişmanlığınızı kabul etmek istiyor. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah size bilmediklerinizi açıklamak, sizi sizden önceki iyilerin yollarına iletmek ve sizin günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah, hakkıyla bilendir;işini yerli yerinde yapandır.

    Edip Yüksel

    ALLAH size bunları açıklamak, sizden öncekilerin yoluna sizi iletmek ve kendisine yönelişinize (tövbe) karşılık vermek ister. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH size bunları açıklamak, sizden öncekilerin yoluna sizi iletmek ve kendisine yönelişinize (tövbenize) karşılık vermek ister. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah sizlere, bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve hayra erişinizi görerek günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah hem herşeyi bilendir, hem de mutlak hüküm sahibidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah sizlere bilmediklerinizi bildirmek ve sizden öndekilerin yollarını göstermek ve salaha rücuunuzu görerek günahlarınızı bağışlamak dileyor, Hem Allah alimdir hakimdir

    Erhan Aktaş

    Allah, size açıklamak; sizi, sizden öncekilerin yasalarına iletmek ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, size açıklamak; sizi, sizden öncekilerin yasalarına iletmek ve tevbenizi dipnot 1 kabul etmek ister. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dönüş yapmak: Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek, yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, size açıklamak; sizi, sizden öncekilerin yasalarına iletmek ve tövbenizi kabul etmek ister. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Gültekin Onan

    Tanrı, size açıklayarak anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetine iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek ister. Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Hasan Basri Çantay

    Allah size (bilmediklerinizi) açıkça bildirmek, sizi sizden evvelkilerin (İbrahim ve İsmailin) yollarına iletmek, sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Allah hakkıyle bilicidir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

    İbni Kesir

    Allah; size bilmediklerinizi açıkça bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek ister. Allah Halim'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah size (hükümlerini) açıklamak, sizden öncekilerin yollarına hidayet etmek ve tevbenizi kabul buyurmak ister. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir

    Süleyman Ateş

    Allah size (helal ve haram olanı) açıklamak ve sizi, sizden öncekilerin yasalarına iletmek ve günahlarınızı bağışlamak istiyor. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, (doğruları) size açık açık anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetlerine /onlar için belirlenen yollara dipnot 1 iletmek ve tövbenizi kabul etmek ister. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yollar" diye meal verdiğimiz kelime, sünnetin (سنة) çoğulu olan sünen (سنن)dir. Sünnet, nebiler dahil bütün inananların takip etmek zorunda olduğu değişmez kuralların uygulandığı ana yoldur. O yola girmeyenler kaybederler. Sünnet kelimesi bir de Allah'ın, kendi kanunlarını, fert ve toplumlara uygulamasi ile ilgili olarak kullanılır (Al-i İmran 3/137, Enfal 8/38, Hicr 15/13, İsra 17/76-77, Kehf 18/55, Ahzab 33/38, 62; Fatır 35/43, Mümin 40/85, Fetih 48/23). Ümmetlerin uymaları gereken kurallar bütününe şeriat denir. Şeriatte, şir'a denen ve imtihan gereği her bir ümmete özel olarak konulmuş hükümler (Maide 5/48) bulunsa da ana hükümler değişmez (Şura 42/13). Bu sebeple Adem aleyhisselamdan beri Allah'ın uyulmasını istediği dinin adı İslam'dır (Al-i İmran 3/19, 83; Maide 5/3). Şeriatin değişmeyen çok büyük kısmı "sünen /yollar" kapsamındadır. Dolayısıyla sünen için ümmetlerin ortak paydası denebilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, açıkça anlatmak; sizi, sizi sizden öncekilerin de gittiği doğru yollara dipnot 1 yönlendirmeyi ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah bilir, doğru kararlar verir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen sünen=  السنن doğru yol anlamına gelen sünnet = السنة‘in çoğuludur. (Kurtubi)

    Şaban Britch

    Allah, size açıklamak ve sizi sizden öncekilerin yollarına iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

    Şaban Piriş

    Allah, size açıklamak ve size sizden öncekilerin hükümlerini iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah bilendir, hükmedendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah size açık-seçik bildirmek istiyor. Sizi, sizden öncekilerin yol ve yöntemlerinden haberdar ediyor. Size tövbe nasip ediyor. Allah her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.

  5. Nisâ suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 27. ayet. وَٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَيُرِيدُ ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلشَّهَوَٰتِ أَن تَمِيلُوا۟ مَيْلًا عَظِيمًا

    Diyanet İşleri

    Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

    Mehmet Okuyan

    Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise büyük bir sapkınlığa sapmanızı (tamamen yoldan çıkmanızı) istiyorlar.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah size olanca bağışlayıcılığıyla yönelmek isterken, ayartıcı içgüdülerine esir olanlar sizi yoldan tamamen çıkarmak isterler.

    Muhammed Esed

    Allah size bağışlayacağı ile yaklaşırken (yalnızca) kendi ihtiraslarının ardından gidenler ise doğru yoldan sapmanızı isterler.

    Ahmed Hulusi

    Allah, (yanlışlarınıza olan) tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvaniyete (bedensel dürtülere) tabi olanlar ise, sizin büyük bir sapma ile (hakikatten) uzaklaşmanızı isterler.

    Ali Bulaç

    Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzuların esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.

    Ali Rıza Safa

    Allah, pişmanlığınızı kabul etmek istiyor. Aşırı isteklerine tutsak olanlar ise büyük bir sapmayla sapkınlığa düşmenizi istiyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah sizin tövbenizi kabul etmek ister, iğreti arzularına uyanlar ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.

    Edip Yüksel

    ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; fantezilerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; heva ve heveslerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak isterken, o şehvetleri peşinde koşanlar sizin büyük bir yamuklukla yamulmanızı, yoldan sapmanızı istiyorlar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak istiyorken o şehvetleri ardında koşanlar sizin büyük bir yamıklıkla yamılmanızı istiyorlar

    Erhan Aktaş

    Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine tabi olanlar ise, sizin derin bir sapkınlığa düşmenizi isterler.

    Gültekin Onan

    Tanrı, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.

    Hasan Basri Çantay

    (Evet) Allah sizin tevbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyi ile (yoldan) sapmanızı dilerler.

    İbni Kesir

    Allah; sizin tövbelerinizi kabul etmek ister. Şehvetlerine uyanlarda sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.

    Mehmet Alagaş

    (24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

    Süleyman Ateş

    Allah, sizin tevbenizi kabul etmek istiyor; şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, tövbenizi /dönüşünüzü kabul etmek ister. dipnot 1 (Dünyadaki) çekici şeylerin peşine takılanlar ise sizin de büyük bir ilgiyle (çekici şeylere) meyletmenizi isterler. Büyük bir sapma ile sapmanızı isterler. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İrade, istemek ve dilemektir. Allah'ın iradesinin ezeli olduğuna ve irade ettiği şeyin mutlaka gerçekleşeceğine inanılır. Ayetler, bu inancın yanlış olduğunu açıkça göstermektedir. Çünkü bu iddia doğru olsaydı, Allah'ın, bütün insanların doğru yolda olması ile ilgili iradesi gerçekleşir ve kimse yanlış yolda olmazdı. Bir şey Allah'ın sadece iradesi ile değil, iradesinin ardından vereceği "ol" emri ile gerçekleşir (Yasin 36/82). Allah, "ol" emrini verince iradesi meşiete dönüşür ve o şey mutlaka olur (En'am 6/149, Nahl 16/9). O, imtihan ile ilgili konularda sadece gereğini yapanlar için "ol" emrini verir (Ra'd 13/27, Taha 20/82).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, sizin dönüşünüzü (tevbenizi) kabul etmek ister ama arzularının peşine takılanlar, sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi isterler.

    Şaban Britch

    Allah, tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.

    Şaban Piriş

    Allah, tevbe etmenizi ister; şehvetlerine tabi olanlar ise büyük bir sapıklığa meyletmenizi isterler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlarsa sizin büyük bir sapışla sapmanızı isterler.

  6. Nisâ suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nisâ suresi, 28. ayet. يُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُخَفِّفَ عَنكُمْ وَخُلِقَ ٱلْإِنسَٰنُ ضَعِيفًا

    Diyanet İşleri

    Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Mehmet Okuyan

    Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek istiyor; (çünkü) insan zayıf yaratılmıştır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah kullarının durumunu bildiği için verdiği bütün hükümlerinde onların yükünü hafifletmeyi amaçladığını ve onlara güçlerinin üstünde herhangi bir görev yüklemeyeceğini ifade etmektedir. Burada öncelikli konu evlilik, hatta cariyelerle evlilik olduğu için bu noktada bu tür evliliklere getirdiği esnekliklerin amacı bildirilmektedir. Bakara 2:286'da şöyle buyrulmaktadır: "Allah hiçbir canı gücünün yetmeyeceği şeyle sorumlu tutmaz." Yüce Allah bu cümlede çok temel bir prensibe değinmekte ve hiç kimsenin üstesinden gelemeyeceği, gücünün yetmeyeceği herhangi bir şeyle yükümlü tutulamayacağını, yükümlü tutulmaması gerektiğini ilkeleştirmektedir. Böylece emrettiği ve yasakladığı her bir buyruğunun aslında kulların yapabileceği türden kolay şeyler olduğunu dolaylı olarak ifade etmiş olmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah yükünüzü hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır.

    Muhammed Esed

    Allah yüklerinizi hafifletmek ister; zira insan zayıf yaratılmıştır.

    Ahmed Hulusi

    Allah, üzerinizdeki yükü hafifletmeyi murat eder. İnsan zayıf yaratılmıştır.

    Ali Bulaç

    Allah (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Ali Rıza Safa

    Allah, üzerinizdeki yükü azaltmak istiyor. Çünkü insan, güçsüz yaratılmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah sizden yükünüzü hafifletmek ister; çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Edip Yüksel

    ALLAH ise yükünüzü hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratıldı. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Allah, insanları en güzel şekilde yaratmıştır (32:7; 64:3; 82:7; 95:4). * Fakat insanoğlu, kendisine verilen özgür seçim gücüyle Şeytana yani Sapkına uyunca Allah'ın sayısız yaratıkları arasında en aşağıya düşürüldü (95:5). * Ayette, edilgen fiilin kullanılması ilgi çekicidir. "İnsanı zayıf yarattık" denmiyor, "insan zayıf yaratılmıştır" deniyor. * Nitekim insanın zayıflığı, aceleciliği, huysuzluğu söz konusu edilirken sürekli olarak edilgen fiil kullanılır (4:28; 21:37; 70:19). * İnsanları en güzel şekilde özgür olarak yaratan Allah, bu incelikli ifadeyle, insanın, orijinal yaratılışına özgür iradesiyle olumsuz etkide bulunduğunu anlatır. * (Bak 57:22-23).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH ise yükünüzü hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratıldı

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor; insan zaten zayıf olarak yaratılmıştır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor, öyleya insan zaiyf yaradılmıştır

    Erhan Aktaş

    Allah, sorumluluğunuzu hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, sorumluluğunuzu hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, yükümlülüğünüzü hafiflemek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Gültekin Onan

    Tanrı (ağır yükleri) sizden hafifletmek ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah (ağır teklifleri) sizden hafifletmek ister. (Zaten) insan da zaif olarak yaratılmışdır.

    İbni Kesir

    Allah (tekliflerini) sizden hafifletmek istiyor. Ve insan, zayıf yaratılmıştır.

    Mehmet Alagaş

    (24-28) Elinizin altında çalışan kadınlar (cariyeler) hariç mevcutta evli kadınlarla evlenemezsiniz , sizin aleyhinize Allah’ın yazdıklarıdır, b unun dışında kalanlar ise, nikahlanmadan beraberlik dışında , mallarınızı kullanarak evlilik yapmak isterseniz eğer, size helal kılmıştır. O kadınlardan hangilerinden faydalandınız ise farziyet kazanan / vazifeniz haline gelen ücretlerini / mehirlerini onlara verin, farziyet kazanan miktarın dışında razı olduğunuz ilaveyi onlara vermenizde size bir günah yoktur, muhakkak ki Allah bilendir, hâkimdir. Sizden kimde, iffetini koruyan mümine kadınlardan nikahlamaya zenginlik olarak güç yetiremez ise, elleri altında çalışan genç mümin kızlardan (cariyelerden) nikahlayabilirler, Allah sizlerin imanınızı daha iyi bilendir, sizler birbirinizdensiniz. Onları yakınlarının izni ile nikahlayın, evli kalmaları ve nikahsız ilişki kurmamaları, herhangi birini edinmemeleri şartıyla, onlara mehirlerini / ücretlerini normale uygun / örfe uygun olarak verin , e vlendikleri vakit, eğer ki o kadınlar bir iğrençlik / bir fuhuş yaparlar ise onların aleyhine olacak şekilde evli kadınlara olan azabın yarısını onlara (cariyelikten geldikleri için yarısı) uygulayın, bu (cariyelerle evliliği seçmek) sizden günah işleme endişesi olanlar içindir , sabrederseniz eğer, sizin için daha iyidir ,(sabredip cariye olmayan kadınlarla da evlenebilirsiniz) Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Allah size açıklamak istiyor ve sizi sizden öncekilerin yoluna / yaşam tarzına doğru iletmek istiyor ve tövbenizi kabul etmek istiyor , Allah bilendir, hâkimdir . Allah sizin vazgeçmenizi / tövbenizi kabul etmek istiyor , şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir meyletmeyle (kendileri gibi) meyletmenizi istiyor, Allah ise sizin hafifletilmenizi istiyor insan ise zayıf olarak yaratılmıştır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, sizden (ağır yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Süleyman Ateş

    Allah sizden (ağır teklifleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah yükünüzü hafifletmek ister; çünkü insanı zayıf yaratmıştır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Arap dilinde sıkça kullanılan iltifat sanatı vardır. Zihinleri uyanık tutup konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak için Geçişli fiil geçişsiz hale getirilir. Üçüncü şahıs, ikinci  veya birinci şahsa vs. dönüştürülür. Türkçe dilinde böyle bir sanat olmadığı için tercümeyi olduğu gibi yapmak, Türk okuyucuyu şaşırtır. Burada iltifat sanatı dikkate alınmadan verilecek meal şöyle olur:  "Allah yükünüzü hafifletmek ister; çünkü insanı zayıf yaratılmıştır." Dikkatle düşünen biri bu cümleden, insanı başka birinin yarattığını anlayabilir. Böyle yanlış anlamaya fırsat vermemek için bu sanatın Türkçede olmadığı dikkate alınarak meal verilmiştir.

    Şaban Britch

    Allah, sizden yükü hafifletmek ister. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Şaban Piriş

    Allah, sizden yükü hafifletmek ister, çünkü insan zayıf yaratılmıştır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.