Nahl suresi · 22–34. ayetler

Ahirete inanmayanlar ve meleklerin canları alışı

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nahl suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 22. ayet. إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ قُلُوبُهُم مُّنكِرَةٌ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

    Mehmet Okuyan

    İlahınız tek bir ilahtır. (Fakat) ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcıdır; dipnot 1 kendileri de kibirlenen kişilerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225, 283; Nahl 16:22, 106; Ahzâb 33:5.

    Mustafa İslamoğlu

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır; fakat ahirete inanmayan kimselerin yürekleri, büyüklük taslamaları yüzünden (bu hakikati) inkara meyletmiştir.

    Muhammed Esed

    Sizin tanrınız Tek Tanrıdır; ne var ki, ahirete inanmayanların kalpleri bu (gerçeği), boş bir kibir yüzünden, kabule yanaşmıyor.

    Ahmed Hulusi

    İlah olarak düşündüğünüz, Uluhiyet sahibi BİR'dir! Sonsuz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkar kaplamıştır ve güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar (benliklerini şirk koşanlar)!

    Ali Bulaç

    Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri ise inkarcıdır ve onlar müstekbir (büyüklenmekte) olanlardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İlâhınız tek bir ilahdır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.

    Ali Rıza Safa

    Tanrınız, Tek ve Eşsiz Tanrıdır. Sonsuz yaşama inanmayanların yürekleri nankörlük etmiştir. Çünkü onlar, büyüklük taslayanlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Tanrınız tek bir tanrıdır. Ama, ahirete inanmayanların kalpleri inkar etmektedir. Onlar büyüklük taslarlar.

    Edip Yüksel

    Tanrınız bir tek tanrıdır. Ahireti onaylamayanların kalpleri inkarcıdır ve onlar büyüklük taslarlar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tanrınız bir tek tanrıdır. Ahirete inanmıyanların kalpleri inkarcıdır ve onlar büyüklük taslarlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İlahınız bir tek ilahtır; öyle iken ahirete inanmayanlar, kendilerini büyük gördüklerinden, onların kalpleri inkarcıdır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İlahınız bir tek ilahtır, öyle iken Ahırete inanmıyanlar kendilerini büyüksündüklerinden dolayı kalbleri münkirdir

    Erhan Aktaş

    Sizin ilahınız, bir tek ilahtır. Buna rağmen, ahirete iman etmeyenlerin kalpleri, bunu kabul etmez. Ve onlar büyüklenen kimselerdir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizin ilahınız, bir tek ilahtır. Buna rağmen, ahirete inanmayanların kalpleri, bunu kabul etmez. Ve onlar büyüklenen kimselerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizin ilahınız, bir tek ilahtır. Buna rağmen, ahirete inanmayanların kalpleri dipnot 1 , bunu kabul etmez. Ve onlar büyüklenen kimselerdir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Akılları. Kur'an kalp sözcüğünü, kan pompalayan organ olan kalbi değil de, akıl ve düşünme merkezi anlamında kullanmaktadır.

    Gültekin Onan

    Sizin tanrınız tek bir tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalpleri ise inkarcıdır ve onlar müstekbir (büyüklenmekte) olanlardır.

    Hasan Basri Çantay

    Sizin Tanrınız bir tek Tanrıdır. Ahirete inanmazların kalbleri (bunu) inkar edicidir. Onlar büyüksenen (kimse) lerdir.

    İbni Kesir

    İlahınız; tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalbleri inkar edicidir ve onlar büyüklük taslayanlardır.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete iman etmeyenlerin kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

    Süleyman Ateş

    Tanrınız bir tek Tanrıdır. Ama ahirete inanmayanların kalbleri inkarcıdır, onlar büyüklük taslarlar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri, kendilerini yalanlar. Onlar, kendilerini büyük gören kimselerdir.

    Şaban Britch

    İlahınız tek (hak) ilahtır. Ahirete iman etmeyenler ise, onların kalpleri inkarcıdır. Aslında onlar, büyüklük taslayanlardır

    Şaban Piriş

    İlahınız tek ilahtır. Ahirete inanmayanlar ise, onların kalpleri inkarcıdır. Aslında onlar, büyüklük taslayanlardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Tanrınız bir tek tanrıdır. Böyle iken, ahirete inanmayanlar, kibre saplandıkları için kalpleri inkarcı olmuştur.

  2. Nahl suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 23. ayet. لَا جَرَمَ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْتَكْبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

    Mustafa İslamoğlu

    Ziyanı yok, nasıl olsa Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilmektedir. Şu bir gerçek ki O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

    Muhammed Esed

    Hiç kuşkusuz, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da Allah tastamam bilmektedir: kesin olan şu ki O, kendini büyüklük duygusuna kaptıranları asla sevmez!

    Ahmed Hulusi

    Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir. . . Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez.

    Ali Bulaç

    Şüphesiz Allah, onların saklı tuttuklarını ve açığa vurduklarını bilir; gerçekten O, müstekbirleri sevmez.

    Ali Özek ve heyeti

    Hiç şüphesiz Allah, onların gizleyeceklerini de açıklayacaklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları asla sevmez.

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, Allah, onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir. Kuşkusuz, O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Bayraktar Bayraklı

    Doğrusu Allah, gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları asla sevmez.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz ALLAH onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuşkusuz ALLAH onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphe yok ki, Allah onların ne gizlediklerini, ne açıkladıklarını hep bilir. Muhakkak O, kibirlenenleri sevmez.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şüphe yok ki Allah, onların ne gizlediklerini, ne açıkladıklarını hep bilir, her halde o, kibirlenenleri sevmez

    Erhan Aktaş

    Allah'ın, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz Tanrı, onların saklı tuttuklarını ve açığa vurduklarını bilir; gerçekten O, müstekbirleri sevmez.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki Allah onların gizleyecekleri şeyleri de, açıklayacakları şeyleri de bilir. Hakıykat O, büyüksenenleri sevmez.

    İbni Kesir

    Şüphesiz Allah; onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. Ve O; büyüklük taslayanları sevmez.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.

    Süleyman Ateş

    Gerçekten Allah, onların gizlediklerini de bilir, açığa vurduklarını da. O, büyüklük taslayanları sevmez.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, onların neyi gizlediklerini ve neyi açığa vurduklarını bilir; bunda zerre kadar şüphe olmaz. O, kendini büyük görenleri sevmez.

    Şaban Britch

    Muhakkak, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.

    Şaban Piriş

    Dikkat edin, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz Allah, onların sakladıklarını da açığa vurduklarını da biliyor. Hiç kuşkusuz O, büyüklük taslayanları sevmiyor.

  3. Nahl suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 24. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    Diyanet İşleri

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman, "Öncekilerin masalları" dediler.

    Mehmet Okuyan

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiği zaman, "Öncekilerin masalları!" derler.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve kendilerine "Rabbiniz size ne indirdi?" diye sorulduğunda, "Eskilerin masallarını..." derler;

    Muhammed Esed

    Böylelerine: "Rabbiniz ne indirdi!" diye sorulsa, "Eskilerin masallarını/efsanelerini!" derler.

    Ahmed Hulusi

    Onlara: "Rabbiniz ne inzal etti?" denildiğinde, "Öncekilerin efsanelerini" dediler.

    Ali Bulaç

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Eskilerin masalları" dediler.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiği zaman, «Öncekilerin masallarını» derler.

    Ali Rıza Safa

    "Efendiniz, ne indirmiştir?" denildiğinde, şöyle dediler: "Öncekilerin söylenceleri!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara,"Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman; "Öncekilerin masallarını" derler.

    Edip Yüksel

    Kendilerine, "Efendiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Geçmişlerin efsanelerini..." diye yanıtlarlar. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet Kuran'ı efsane diye inkar edenler hakkında olduğu gibi Hadis kitaplarında derlenen geçmişlerin efsanelerini "vahiy" diyerek Kuran'a eş koşan modern müşrikler için de geçerlidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine, 'Rabbiniz ne indirdi,' denildiğinde, 'Geçmişlerin efsanelerini...,' diye yanıtlarlar.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde "Eskilerin masalları." dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlara rabbınız ne indirdi? denildiği vakıt da "eskilerin masalları" dediler

    Erhan Aktaş

    Onlara, "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" diye sorulduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" derler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlara, "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" diye sorulduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" derler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlara, "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" diye sorulduğu zaman, "Öncekilerin masallarını." derler.

    Gültekin Onan

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Eskilerin masalları" dediler.

    Hasan Basri Çantay

    Onlara: "Size Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman "evvelkilerin masallarını" dediler.

    İbni Kesir

    Onlara: Size Rabbınız ne indirdi? denildiği zaman; geçmişlerin masallarını, derler.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.

    Süleyman Ateş

    Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiği zaman, "Evvelkilerin masalları!" derler.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğu zaman "(Bunlar) öncekilerin yazıları! dipnot 1 " derler.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen esatir (أَسَاطِيرُ) kelimesi, "bir şeye hiza vermek, saf tutturmak" anlamına gelen satr (سطر) kökünden türemiş olan usture (اسطورة) kelimesinin çoğuludur (Müfredat). Satara (سَطَرَ) fiilinin "yazı yazmak" anlamına gelmesi, harflerin hizaya sokulması, anlamlı bir şekilde sıralanması sebebiyledir. Dokuz yerde geçen esatiru'l-evvelin (أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ) ifadesi, Kur'an'da anlatılanların yeni olmadığını, önceki ilahi kitaplarda, diğer kitaplarda, yazıtlarda ya da anlatılarda zaten var olduğunu belirtmek için ayetleri görmezden gelenler tarafından kullanılan alaycı bir ifadedir. Bunu söyleyerek Kur'an'ın önceki ilahi kitapları tasdik etmesini de istismar etmişlerdir En'am 6/25, Enfal 8/31, Müminun 23/83, Furkan 25/5, Neml 27/68, Ahkaf 46/17, Kalem 68/15, Mutaffifin 83/13.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara: "Rabbinizin indirdiği nedir?" diye sorulsa, "Eskilerin masalları" derler.

    Şaban Britch

    Onlara: Rabbiniz ne indirdi?” diye sorulduğunda “Öncekilerin masallarını” derler.

    Şaban Piriş

    Onlara, "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda "öncekilerin masallarını" derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlara, "Rabbiniz ne indirdi" dendiğinde şöyle dediler: "Öncekilerin masallarını."

  4. Nahl suresi, 25. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 25. ayet. لِيَحْمِلُوٓا۟ أَوْزَارَهُمْ كَامِلَةً يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَمِنْ أَوْزَارِ ٱلَّذِينَ يُضِلُّونَهُم بِغَيْرِ عِلْمٍ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.

    Mehmet Okuyan

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşıyacak ve bilgisizce saptırmakta oldukları kişilerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. dipnot 1 Dikkat edin! Yüklenecekleri şey ne kötüdür!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada kastedilen saptıranların bu yanlış işleri sebebiyle saptırmaları sonucunda işlenen hataların bir kısmından kendilerine pay verilmesiyle ilgilidir. Nitekim Nisâ 4:85'te de buna dair bilgiler verilmektedir. Bu ayet En‘âm 6:164, İsrâ 17:15, ‘Ankebût 29:12-13, Fâtır 35:18, Zümer 39:7 ve Necm 53:38. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Böylece Kıyamet Günü kendi günahlarının yükünü tamamen, bilgisizlikleri sebebiyle saptırdıklarının vebalini ise kısmen yüklenmiş olurlar. Hele bir bakın şunlara, ne berbat bir yükü yükleniyorlar!

    Muhammed Esed

    Böyle yapmakla, Kıyamet Günü'nde kendi günahlarının yükünü bütünüyle, yoldan çıkardıkları bilgisiz kimselerin yükünü de kısmen üzerlerine almış olurlar. Bir bilseniz, bu yüklendikleri ne kötü bir yüktür!

    Ahmed Hulusi

    Kıyamet günü hem kendi veballerini bütünüyle yüklenip taşımaları ve ilimsizce saptırdıkları kimselerin veballerinden de (bir kısmını) yüklenmeleri için (böyle söylerler). . . Kesinlikle bilin ki, yüklendikleri ne kötüdür!

    Ali Bulaç

    Kıyamet gününde kendi günahlarının tümünü ve bilgisizce saptırdıklarının günahlarının bir kısmını yüklenmeleri için. Bak, ne kötü yük yükleniyorlar.

    Ali Özek ve heyeti

    Kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşımaları ve bilgisizce saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için (öyle derler). Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!

    Ali Rıza Safa

    Yeniden Yaratılış Günü'nde, hem kendi suçlarının tümünü hem de saptırdıkları bilgisiz kimselerin yükünün bir bölümünü yüklenirler. İyi bilin ki, yüklendikleri şey çok kötüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    Kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşımaları ve bilgisizce saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için öyle derler. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!

    Edip Yüksel

    Diriliş gününde kendi günahlarının tamamını, ayrıca saptırdıkları kimselerin günah yüklerinden de bir payı bilgisizce yüklenirler. Yükleri ne de kötüdür. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bak 6:164.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Diriliş gününde kendi günahlarının tamamını, ayrıca saptırdıkları kimselerin günah yüklerinden de bir payı yüklenirler. Yükleri ne de kötüdür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şunun için ki kıyamet gününde kendi günahlarını tamamen yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırdıkları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Bak, ne fena yük yükleniyorlar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şunun için Kıyamet günü kendi veballerini kamilen yüklendikten başka ılimsizlikleri yüzünden ıdlal ettikleri kimselerin veballerinden bir kısmını da yüklenecekler, bak ne fena yük yükleniyorlar

    Erhan Aktaş

    Kıyamet Günü, kendi yüklerinin tamamını ve saptırdıkları cahillerin yüklerinden bir kısmını, yüklenmiş olurlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kıyamet Günü, kendi yüklerinin tamamını ve saptırdıkları cahillerin yüklerinden bir kısmını, yüklenmiş olurlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kıyamet Günü, kendi yüklerinin tamamını ve saptırdıkları cahillerin yüklerinden bir kısmını, yüklenmiş olurlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!

    Gültekin Onan

    Kıyamet gününde kendi günahlarının tümünü ve bilgisizce saptırdıklarının günahlarının bir kısmını yüklenmeleri için. Bak, ne kötü yük yükleniyorlar.

    Hasan Basri Çantay

    (Böyle söylemeleri ancak şu akıbete uğrayacakları içindir:) Çünkü onlar kıyamet gününde kendilerinin günah yüklerini kamilen taşıdıktan başka sapdırdıkları bilgisiz kimselerin veballerinden bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat et ki onların sırtlayacakları bu yükler ne kötüdür!

    İbni Kesir

    Bununla onlar; kıyamet günü kendilerinin bütün yüklerini taşıdıktan başka, bilgisizlikle baştan çıkardıklarının yüklerinden bir kısmını da sırtlarlar. Dikkat edin; yüklendikleri yük, ne kötüdür.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!

    Süleyman Ateş

    Ki kıyamet günü hem kendi veballerini tam olarak yüklensinler, hem de bilgisizce saptırdıkları kimselerin veballerinden bir kısmını. Bak, ne kötü şey yükleniyorlar!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Böylece (mezardan) kalkış günü hem kendi günahlarını hem de bilgisizlikleri yüzünden yoldan çıkardıkları kimselerin bazı günahlarını yüklenirler. Baksanıza ne kötü yük yükleniyorlar!

    Şaban Britch

    Kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak; ilimsizce saptırdıkları kimselerin günahlarından bir kısmını da yüklenirler. Dikkat! Ne kötü bir yük yükleniyorlar.

    Şaban Piriş

    Kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak; saptırdıkları bilgisiz kimselerin günahlarından bir kısmını yüklensinler. Dikkat, ne kötü bir yük yükleniyorlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şunun için ki onlar, kıyamet günü kendi günahlarını tamamen yüklendikten başka, ilimsizlik yüzünden saptırdıkları kişilerin günahlarının bir kısmını da yüklenecekler. Bakın, ne kötü şey yükleniyorlar!

  5. Nahl suresi, 26. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 26. ayet. قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

    Mehmet Okuyan

    Elbette onlardan öncekiler de (peygamberlere) tuzak kurmuşlardı. Sonunda Allah da onların temellerinden binalarına gelmiş, dipnot 1 üstlerinden tavan da tepelerine çökmüştü. Bu azap, onlara fark edemedikleri bir yerden gelmişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah'ın onların binalarına temellerinden gelmesi" onların temellerini sarsması, onları yerle bir etmesi, çökertmesi anlamına gelmektedir. Bu cümlede yer alan "Allah'ın gelmesi" mecaz bir ifadedir ve kastedilen Yüce Allah'ın onların sapasağlam ve zarar ziyan görmeyeceğini sandıkları tuzaklarını boşa çıkartacak azap ve helak emrinin gelmesidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Doğrusu, onlardan öncekiler de zaafı ustaca gizlenmiş düzenler kurmuşlardı; fakat Allah onların kurdukları yapıları temellerinden sarstı ve sonunda üstlerindeki tavan başlarına çöktü: zira daha nereden geldiğini anlayamadan azap onlara ulaşıvermişti.

    Muhammed Esed

    Onlardan önce gelip geçenler de birtakım zındıkça düzenler kurmuşlardı; ama işte, Allah onların kurduğu yapıları temellerinden çökertti; öyle ki, tavanları başlarına yıkıldı ve nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.

    Ahmed Hulusi

    Onlardan öncekiler mekr yaptı. . . Allah, onların binalarına temellerinden geldi! Tavan, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkında olmadıkları taraftan geldi (umulmadık noktadan girip, umulmadık yerden yıktı)!

    Ali Bulaç

    Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü, üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.

    Ali Rıza Safa

    Onlardan öncekiler de sinsi düzenler tasarlamışlardı. Allah, onların yapılarını kökünden yıktı; üstlerindeki tavan başlarına çöktü. Ve beklemedikleri bir yerden ceza geldi.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlardan öncekiler de peygamberlere hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü, tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.

    Edip Yüksel

    Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlardan öncekiler, tuzaklar kurmuşlardı. Allah da kurdukları binalarına temellerinden geldi (çökertti) de tavan tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet, onlardan evvelkiler hiyleler kurmuşladı, Allah da kurdukları bünyana kaidelerinden geldi de sekıf, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azab kendilerine duyamıyacakları cihetten geldi

    Erhan Aktaş

    Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle anlatılmaktadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle anlatılmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle ifade edilmektedir.

    Gültekin Onan

    Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Tanrı(nın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.

    Hasan Basri Çantay

    Kendilerinden öncekiler de (tıbkı müşrikler gibi peygamberleri aleyhine) faasid pilanlar kurmuşlardır. Nihayet Allah, onların binalarını ta temellerinden (yıkmayı) diledi de üstlerindeki tavan tepelerine göçdü (onları helak etdi). Hem bu azab onlara şuurlarının eremeyeceği tarafdan gelmişdir.

    İbni Kesir

    Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah; binalarını temellerinden çökertti de üstlerindeki tavanları başlarına yıkıldı. Hem bu azab; onlara hissedemeyecekleri taraftan gelmişti.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

    Süleyman Ateş

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, binalarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azab onlara ummadıkları yerden gelmişti.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerinden önce gelenler de oyun kurmuşlardı. Allah yapılarını temellerinden sarsmış ve çatılarını tepelerine yıkmıştı. O azap onlara hiç beklemedikleri yerden gelmişti.

    Şaban Britch

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın (emri) geldi, binalarını temellerinden söktü, üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.

    Şaban Piriş

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, bir anda binalarını temellerinden çökertmiş ve çatıları başlarına devrilmişti. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onlardan öncekiler tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarına temellerinden çarpmış da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.

  6. Nahl suresi, 27. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 27. ayet. ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يُخْزِيهِمْ وَيَقُولُ أَيْنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمْ تُشَٰٓقُّونَ فِيهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ إِنَّ ٱلْخِزْىَ ٱلْيَوْمَ وَٱلسُّوٓءَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

    Mehmet Okuyan

    Sonra (Allah) kıyamet gününde onları rezil edecek ve şöyle diyecektir: "Kendileri hakkında (müminlere) düşman olduğunuz ortaklarım(!) nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar da "Şüphesiz ki bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir." demiş (olacaklar)dır.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonunda Kıyamet Günü O, onları rezil edecek ve "Neredeymiş bakalım o uğruna mücadele verdiğiniz 'ortaklarım'(!)?" diye soracak. Bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, "Bugün" diyecekler, "alçaklığın her türü ve kötülüğün daniskası kafirler içindir!

    Muhammed Esed

    Sonra Kıyamet Günü'nde (Allah), "Hani nerede, o uğruna (doğru yoldan) ayrı düştüğünüz düzmece tanrılarınız!" diyerek onları(n hepsini) rüsvay edecektir. Kendilerine (dünya hayatında) bilgi verilmiş olanlar: "Bugün" diyecekler, "rüsvaylık da, bedbahtlık da hakkı inkar edenler içindir;

    Ahmed Hulusi

    Sonra kıyamet sürecinde onları rezil - rüsva eder ve der ki: "Nerede onlar yüzünden bana karşı çıkıp düşman kesildiğiniz ortaklarım?". . . Kendilerine ilim verilenler: "Bugün rezil - rüsvalık ve kötülük, hakikat bilgisini inkar edenleredir" dediler.

    Ali Bulaç

    Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: «Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?» Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: «Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.»

    Ali Rıza Safa

    Sonra, Yeniden Yaratılış Günü'nde, onları aşağılayacak ve şöyle diyecek: "Uğrunda düşmanlar kesildiğiniz ortaklarım neredeler?" Kendilerine bilgi verilenler, şöyle derler: "Bugün, aşağılanma ve kötülük, kesinlikle nankörlük edenler içindir!"

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra kıyamet gününde Allah onları rezil eder ve der ki: "Kendileri hakkında müminlere düşman kesildiğiniz, bana isnat ettiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: "Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."

    Edip Yüksel

    Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve "Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz ‘ortaklarım' nerede" der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: "Bugün rezillik ve kötülük kafirleredir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve, 'Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz 'ortaklarım' nerede,' der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: 'Bu gün rezillik ve kötülük kafirleredir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra kıyamet gününde Allah, onları rezil edecek ve: "Hani, nerede o, kendileri uğrunda ayrılık çıkarıp düşman kesildiğiniz ortaklarım? diyecek. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Gerçekten bugün rüsvaylık ve zillet kafirleredir." derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra Kıyamet günü onları rüsvay edecek ve diyecek: hani nerede o sizin haklarında şikak çıkarıp durduğunuz şeriklerim? Kendilerine ılim verilmiş olanlar dediler ki: hakıkat bütün sefalet-ü zillet bu gün kafirlerin üstünedir.

    Erhan Aktaş

    Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün Kafirlerin üzerinedir." diyecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim dipnot 1 verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün Kafirlerin dipnot 2 üzerinedir." diyecek.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve "Hani, uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" diyecek. Kendilerine ilim dipnot 1 verilenler, "Rezillik ve kötülük, bugün gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir." diyecek.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye tabi olanlar. İlimden kasıt; bilgi veya bilim değil; gerçek ve kesin bilginin vahiy olduğuna inanmaktır. Yani, vahyin gerçekliğini kavramaktır.

    Gültekin Onan

    Sonra (Tanrı) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (müminlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

    Hasan Basri Çantay

    Sonra kıyamet gününde de (Allah) onları rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani sizin, uğurlarında (mü'minlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede"?! Kendilerine ilim verilen (mü'min) ler: "Bu gün, (dediler), hakıykat rüsvaylık, zillet ve azab kafirlerin üstündedir".

    İbni Kesir

    Sonra da kıyamet gününde onları rezil eder ve der ki: Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede? Kendilerine bilgi verilmiş olanlar derler ki: Doğrusu bugün, rezillik ve zillet kafirleredir.

    Mehmet Alagaş

    (19-27) Allah sizin sakladığınızı da açığa vurduklarınızı da / alenileştirdiklerinizi de biliyor , Allah’ın dışında çağırdıklarınız herhangi bir şey yaratamaz onlar yaratıktırlar , ö lüdürler diri değildirler , ne zaman dirileceklerinin de bilincinde değildirler, sizin ilahınız tek ilahtır , a hirete iman etmeyenler in kalplerinde belirsizlik vardır , onlar büyüklenenlerdir. Şüphesiz ki Allah sizin sakladıklarınızı da açığa çıkardıklarınızı kesinlikle bilir, muhakkak ki O büyüklenenleri sevmez. Onlara Allah ne indirdi denildiğinde dediler ki evvelkilerin hikayeleri / masalları (bize ne evvelkilere ne olmuş) kıyamet günü yüklendiklerini / sorumluluklarını tamamen kendileri taşıyacaklardır ve bir de ilim dışı bir şekilde saptırdıklarının da yüklerini / sorumluluklarını taşıyacaklardır , ne kötü bir sorumluluk / ne kötü bir vezirlik! Onlardan öncekiler de bir tuzak planı kurdular Allah geldi, onların kurulu kubbelerini / binalarını temellerinden aldı, çatılarıyla birlikte üzerlerine çöktürdü, onlara azap, bilincinde / şuurunda olmadıkları taraftan geldi. Sonra kıyamet günü onlar rezil olacaklar, diyecek ki, nerede bana ortak koştuğunuz sizleri ayrıştıran / düşmanlaştıran ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler dediler ki; bugün kesinlikle rezillik / zillet ve kötülük kafirlerindir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (Müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler derler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük, kâfirlerin üstünedir.”

    Süleyman Ateş

    Sonra kıyamet günü de, onları rezil eder ve "Hani haklarında (mü'minlere) düşmanlık ettiğiniz ortaklarım nerede?" der. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Bugün rezillik ve kötülük kafirleredir!" derler.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra kıyamet günü Allah onları rezil edecek ve "Hani nerede o uğrunda bölündüğünüz ortaklarım!" diyecek dipnot 1 . Kendilerine bilgi verilmiş olanlar dipnot 2 şöyle diyecekler: "Bugün bütün rezillik ve kötülükler kafirlerin üstündedir."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Bunlar, hesap günü, her toplumun içinden getirilecek olan şahitlerdir (Nisa 4/41-42, Hud 11/18).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra (mezardan) kalkış günü Allah, onları rezil edecek ve diyecek ki "Uğruna cemaatler oluşturduğunuz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki "Bugün bütün rezillik ve bütün kötülükler o kafirlerin üstündedir."

    Şaban Britch

    Sonra Allah, kıyamet günü onları rezil edip şöyle der: "Hani haklarında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilen (Alimler): "Bugün, rezillik ve azap kâfirlerin üzerinedir" der.

    Şaban Piriş

    Sonra, Allah, kıyamet günü onları rezil edip şöyle der: -Nerede benim ortaklarım olduğu konusunda tartıştıklarınız?!" kendilerine ilim verilenler: -Bugün, rezillik ve azap kafirlerin üzerinedir, der.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra kıyamet günü onları rezil edecek ve diyecek: "Kendileri için kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki: "Bugün rezillik ve kötülük, gerçeği inkar edenleredir."

  7. Nahl suresi, 28. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 28. ayet. ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ظَالِمِىٓ أَنفُسِهِمْ فَأَلْقَوُا۟ ٱلسَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِن سُوٓءٍۭ بَلَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

    Mehmet Okuyan

    Melekler dipnot 1 canlarını alırken kendilerine yazık eden kişiler, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk ki!" diyerek teslim olurlar. (Melekler şöyle diyeceklerdir) "Hayır! Allah sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ve benzer ifadeler, insanların canını alan "melekler"den söz etmektedir. Ölüm melekleri içinde herkes için özel bir ölüm meleğinin varlığı da Secde 32:11'de ifade edilmektedir. Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Enfâl 8:50; Nahl 16:32; Muhammed 47:27.

    Mustafa İslamoğlu

    O kimseler ki, kendi kendilerine kötülük etmeyi sürdürürken melekler onların canlarını almışlardı. İşte (Hesap Günü) bunlar teslim sancağını çekerek "Biz yaptıklarımızı kötülük olsun diye yapmamıştık" (diyecekler). "Yoo!" (denilecek kendilerine), "Unutuyorsunuz ama, Allah yapmış olduğunuz her şeyi eksiksiz bilendir.

    Muhammed Esed

    onlar ki, kendi kendilerine zulüm hali içindeyken melekler canlarını almıştı!" Böyleleri nihayet (hesap vermeye çağırıldıklarında): "Kötü bir şey yapma(k isteme)miştik biz!" (diyerek) boyun eğme tavrı takınacaklar. (Fakat onlara;) "Hayır!" (diye karşılık verilecek,) "Muhakkak ki, yapıp ettiğiniz her şeyi Allah eksiksiz biliyor!

    Ahmed Hulusi

    Nefslerine zulmedici olarak (şirk ile) yaşarken meleklerin vefat ettirdiği kimseler: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. . . "Hayır! Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı Aliym'dir. "

    Ali Bulaç

    Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiç bir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.»

    Ali Rıza Safa

    Melekler, kendilerine yazık edenlerin canlarını alırken, "Hiçbir kötülük yapmıyorduk!" diyerek teslim olurlar. Hayır, öyle değil! Kuşkusuz, Allah, neler yaptığınızı Bilendir.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine zulmederlerken, meleklerin canlarını aldıkları kimseler,"Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diyerek teslim olurlar. Melekler onlara şöyle der: "Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilendir."

    Edip Yüksel

    Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup "Biz herhangi bir kötülük yapmıyorduk" derler. Hayır, ALLAH sizin yaptıklarınızı iyi bilir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar ki, nefislerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup 'Biz herhangi bir kötülük yapmıyorduk,' derler. Hayır, ALLAH sizin yaptıklarınızı iyi bilir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Melekler, kendilerine zulmetmiş kimselerin canlarını alırken onlar: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk." diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı tamamen biliyor.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki Melekler onları nefislerinin zalimleri olarak kabzederler de o vakıt bakarsın şöyle diyerek teslim olmuşlardır: biz bir kötülükten yapmıyorduk, hayır, Allah sizin ne maksadla yapıyorduğunuzu tamamen biliyor

    Erhan Aktaş

    Melekler, kendilerine haksızlık yapanların dipnot 1 canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: dipnot 2 "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaratılış amacına uygun yaşamayarak, hakkın yerine batılı, iman etmenin yerine küfrü tercih ederek.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaresizce son anda iman etmeye sığınarak.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Melekler, kendilerine haksızlık yapanların dipnot 1 canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: dipnot 2 "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaratılış amacına uygun yaşamayarak, hakkın yerine batılı, iman etmenin yerine küfrü tercih ederek.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaresizce son anda iman etmeye sığınarak.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Melekler, kendilerine haksızlık yapanların dipnot 1 canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: dipnot 2 "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yaradılış amacına uygun yaşamayarak, hakkın yerine batılı tercih ederek.
    2. metne dön, dipnot 2
      Çaresizce son anda iman etmeye sığınarak.

    Gültekin Onan

    Ki melekler, kendi nefslerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiç bir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Tanrı, sizin neler yaptığınızı bilendir.

    Hasan Basri Çantay

    Melekler, kendilerine (küfürleri sebebiyle) zulmedenlerin canlarını alacakları Zaman onlar: "Biz hiç bir fenalık yapmazdık" (diye diye) teslim (oldular). Hayır, Allah sizin neler işler olduğunuzu muhakkak ki çok iyi bilendir.

    İbni Kesir

    Melekler; kendilerine zulmetmiş olanların canını alırken: Biz, hiç bir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah sizin neler yaptığınızı bilir.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, ''Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) ''Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir.''

    Süleyman Ateş

    Nefislerine zulmederlerken meleklerin, canlarını aldığı kimseler; "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk!" diye teslim olurlar. "Hayır, Allah sizin yaptıklarınızı biliyor."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Kendilerini kötü duruma düşürmüşken, meleklerin vefat ettirdiği kimseler hemen teslimiyet gösterir ve "Kötü bir şey yapmıyorduk ki!" derler. Allah ne yaptığınızı bilir.

    Şaban Britch

    Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken; “Biz bir kötülük yapmamıştık.” diyerek teslim olurlar. Hayır, Allah onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.

    Şaban Piriş

    Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken "biz bir kötülük yapmamıştık." diyerek teslim olurlar. Şüphesiz, Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öz benliklerine zulmedip durdukları bir sırada, meleklerin vefat ettirdikleri kişiler şöyle diyerek teslim bayrağını çekerler: "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk." İş hiç de öyle değil. Allah, sizin yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir.

  8. Nahl suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 29. ayet. فَٱدْخُلُوٓا۟ أَبْوَٰبَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَا فَلَبِئْسَ مَثْوَى ٱلْمُتَكَبِّرِينَ

    Diyanet İşleri

    "Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

    Mehmet Okuyan

    İçinde ebedî kalıcılar olarak cehennemin kapılarına girin!" Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!

    Mustafa İslamoğlu

    Haydi o halde, içerisinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından buyurun!" İşte, büyüklük taslamayı kişiliğinin bir parçası haline getirenlerin düştüğü berbat konum.

    Muhammed Esed

    Haydi, girin kapılarından bakalım, içinde kalıp duracağınız cehennemin! Gerçekten de, ne kötü olacak (o gün), kendilerini boş yere büyüklük duygusuna kaptırmış olanların düştüğü durum!

    Ahmed Hulusi

    "O halde, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere cehennemin kapılarına girin! Mütekebbirun'un (benlikli - kibirlilerin) yeri ne kötüdür!"

    Ali Bulaç

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür.

    Ali Özek ve heyeti

    «O halde, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!»

    Ali Rıza Safa

    "Şimdi, sürekli kalacağınız cehennemin kapılarından girin!" Büyüklük taslayanlar, artık, ne kötü bir yerde kalacaklar.

    Bayraktar Bayraklı

    O halde, içinde süreli kalacağınız cehennemin kapılarından giriniz! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!

    Edip Yüksel

    İçinde sürekli kalacağınız cehennemin kapısından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İçinde sürekli kalacağınız cehennemin kapsından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için girin bakalım, ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından! Bak, kibirlenenlerin yeri ne kötü!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için girin bakalım Cehennemin kapılarına: içinde kalmak üzere, bak artık mütekebbirlerin mevkıi ne fena?

    Erhan Aktaş

    O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem'in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem'in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem'in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.

    Gültekin Onan

    Öyleyse içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür.

    Hasan Basri Çantay

    O halde, içinde ebedi kalıcı olarak, girin cehennemin kapılarından. (Bak) büyüklük taslayanların mevkii ne kötüdür!

    İbni Kesir

    Haydi cehennemin kapılarından girin. Orada temelli kalacaksınız. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Haydi, içinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”

    Süleyman Ateş

    "Onun için, içinde sürekli kalmak üzere cehennemin kapılarına girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Haydi, girin Cehennem'in kapılarından. Hep orada kalacaksınız. Büyüklük taslayanların yerleşecekleri yer ne kötüdür!"

    Şaban Britch

    Öyleyse, içinde ebedi kalacağınız Cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların ikametgâhı ne kötüdür!

    Şaban Piriş

    Bu sebeple, içinde ebedi kalacağınız cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların ikametgahı ne kötüdür!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hadi girin cehennem kapılarından; sürekli kalacaksınız orada. Gerçekten kötü yermiş kibre sapanların barınağı.

  9. Nahl suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 30. ayet. وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ خَيْرًا لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَلَدَارُ ٱلْـَٔاخِرَةِ خَيْرٌ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

    Diyanet İşleri

    Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere, "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Hayr indirdi" derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.

    Mehmet Okuyan

    Takvâlı (duyarlı) olanlara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiği (zaman) "İyilik (indirdi)" derler. Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. dipnot 1 Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Doğrusu muttakîlerin (duyarlı olanların) yurdu ne güzeldir! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili müjdeler için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97; Zümer 39:10.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:32; A‘râf 7:169; Yûsuf 12:109.

    Mustafa İslamoğlu

    Bir de sorumluluk bilincine sahip olanlara sorulacak: "Rabbiniz size ne indirdi?" Onlar "iyilik-güzellik!" diyecekler. İyilikte sebat gösterenler bu dünyada iyilik bulacaklar; ama ahiret yurdu ondan çok daha hayırlı olacak: ve elbet pek güzeldir muttakilerin yurdu!

    Muhammed Esed

    Ama Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda, onlar: "Katıksız iyiliği!" diye cevap verirler. İyilikte devamlı olanlar bu dünyada iyilik bulacaklardır; böylelerinin öte dünyada tutacakları yurt çok daha hayırlı olacaktır. Ne güzel bir yurt, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanların yurdu!

    Ahmed Hulusi

    Allah'tan korunanlara: "Rabbiniz ne inzal etti?" denildi. . . "Hayır" dediler. . . Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır. . . Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır. . . Muttakilerin vatanı ne güzeldir!

    Ali Bulaç

    (Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Kötülüklerden) sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiğinde, «Hayır (indirdi)» derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir!

    Ali Rıza Safa

    Sakınanlara; "Efendiniz, ne indirmiştir?" denildiğinde; "İyilik!" derler. Dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır. Sonsuz Yaşam Ülkesi ise kesinlikle daha iyidir. Zaten sorumluluk bilinci taşıyanların ülkesi ne güzeldir.

    Bayraktar Bayraklı

    Sakınanlara, "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "iyilik" derler. Bu dünyada iyi davranışlara iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakınanların yurdu ne güzeldir!

    Edip Yüksel

    Erdemlilere, "Efendiniz ne indirdi?" denir. "İyilik" diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel davrananlar için güzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Erdemlilerin yurdu ne de iyidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erdemlilere, 'Rabbiniz ne indirdi,' denir. 'İyilik,' diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel davrananlar için güzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Erdemlilerin yurdu ne de iyidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda: "Hayır indirdi." demişlerdir. Bu dünyada iyi işler yapanlara güzel bir mükafat vardır. Elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne hoş!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahdan korkup korunanlara ise "rabbınız ne indirdi? Denildiğinde "hayır" demişlerdir" bu Dünyada güzel iş yapanlara güzel bir mükafat var ve elbette Ahıret yurdu daha hayırlıdır, müttekılerin yurdu da ne hoş!

    Erhan Aktaş

    Ve takva dipnot 1 sahiplerine: "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 16:1. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve takva dipnot 1 sahiplerine: "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve takva sahiplerine: "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

    Gültekin Onan

    (Tanrı'dan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

    Hasan Basri Çantay

    (Allahdan) korkan ve korunanlara: "Rabbinizin indirdiği nedir?" denildi. Onlar da: "(Mahz-ı) hayr" dediler. Bu dünyada iyi hareket edenlere güzel bir (mükafat) vardır. Ahiret evi ise elbet daha hayırlıdır. Takva sahiblerinin yurdu hakıykat ne güzel!

    İbni Kesir

    Müttakilere: Rabbınız ne indirdi? denildiği vakit: Hayır indirdi, derler. Bu dünyada ihsan edenlere iyilik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Müttakilerin yurdu ne de güzeldir.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’tan sakınan/takvalı olan kimselere; “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “İyilik/hayır!” diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere “iyilik” vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah’tan sakınanların/takvalı olanların yurdu ne güzeldir.

    Süleyman Ateş

    (Allah'ın azabından) korunanlara da: "Rabbiniz ne indirdi?" dendi. "Hayır (indirdi)." dediler. Bu dünyada güzel iş yapanlara güzellik vardır, (onlar için) ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Korunanların yurdu ne güzeldir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinerek korunanlara: "Rabbiniz sizi nasıl karşıladı?" diye sorulunca, "Çok iyi" diyeceklerdir. Bu dünyada iyilik edenler iyilik bulurlar. Ahiret yurdu elbette daha iyidir. Kendini bozmamış olanların dipnot 1 yurdu ne güzeldir!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Müttekiler: Allah'tan çekinerek korunan, kendini bozmamış olanlar. Bakınız Bakara 2/2.

    Şaban Britch

    Allah’tan sakınan/takvalı olan kimselere “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “iyilik/hayır!” diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere “iyilik” vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah’tan sakınanların/takvalı olanların yurdu ne güzeldir.

    Şaban Piriş

    Allah'tan korkan kimselere "Rabbiniz size ne indirdi?" denildiğinde, "iyilik!" diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel davrananlara, "nimet ve güzel akibet" vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah'tan korkanların yurdu ne güzeldir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Korunup sakınanlara, "Rabbiniz ne indirdi" dendiğinde şöyle dediler: "Hayır indirdi." Bu dünyada güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik vardır. Sonsuzluk yurdu elbette ki daha hayırlıdır. Gerçekten ne güzelmiş takva sahiplerinin yurdu!

  10. Nahl suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 31. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَآءُونَ كَذَٰلِكَ يَجْزِى ٱللَّهُ ٱلْمُتَّقِينَ

    Diyanet İşleri

    İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.

    Mehmet Okuyan

    (O güzel yurt), girecekleri, altlarından ırmaklar akan durmaya değer cennetlerdir. dipnot 1 Onlar için orada diledikleri her şey vardır. dipnot 2 Allah muttakîlere (duyarlı olanlara) işte böyle karşılık verecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Durulmaya değer cennetler" anlamı verdiğimiz "‘Adn cennetleri" ifadesi Kur'an'da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü'min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Yâsîn 36:57; Zümer 39:34; Fussilet 41:32; Şûrâ 42:22; Zuhruf 43:71; Duhân 44:55; Muhammed 47:15; Kâf 50:35.

    Mustafa İslamoğlu

    Zemininden ırmakların çağıldadığı kalıcı mutluluğun merkezi olan cennetlere girecekler; orada istedikleri her şeyi bulacaklar. Allah, sorumluluk bilincine sahip olanları işte böyle ödüllendirecek.

    Muhammed Esed

    İçlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı ebedi mutluluk, esenlik bahçelerine girecekler ve orada gönüllerinin çektiği her şeyi bulabilecekler. Allah, Kendisine sorumluluk bilinciyle bağlananları işte böyle ödüllendirecektir.

    Ahmed Hulusi

    (Muttakilerin vatanı) Adn cennetleri. . . Altlarından nehirler akan o cennetlere dahil olurlar. . . Orada her diledikleri kendilerinindir. . . Allah, takva ehlini işte böyle cezalandırır!

    Ali Bulaç

    Adn cennetleri; ona girerler, onun altından ırmaklar akar, içinde onların her diledikleri şey vardır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle ödüllendirir.

    Ali Özek ve heyeti

    (O yurt,) girecekleri, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Onlar için orada kendilerine diledikleri her şey vardır. İşte Allah, takvâ sahiplerini böyle mükâfatlandırır.

    Ali Rıza Safa

    Altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Diledikleri her şey onlar içindir. Allah, sorumluluk bilinci taşıyanları, işte böyle ödüllendirecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, içinden ırmaklar akan daimi mutluluk cennetlerine girerler. Orada diledikleri her şey vardır. İşte Allah, sakınanları böyle ödüllendirir.

    Edip Yüksel

    İçlerinden ırmaklar akan Adn bahçelerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar. ALLAH erdemlileri işte böyle ödüllendirir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İçlerinden ırmaklar akan Adn cennet (bahçe) lerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar. ALLAH erdemlileri işte böyle ödüllendirir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Girecekleri yer altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir, orada bütün diledikleri vardır; işte Allah takva sahiplerini böyle mükafatlandırır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Adin Cennetleri, ona girecekler, altından nehirler akar, onlara orada ne isterlerse var, işte Allah müttekılere böyle mükafat eder

    Erhan Aktaş

    İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerine girerler. Orada, onlar için diledikleri şeyler var. İşte Allah, takva sahiplerini böyle ödüllendirir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerine girerler. Orada, onlar için diledikleri şeyler var. İşte Allah, takva sahiplerini böyle ödüllendirir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerine girerler. Orada, onlar için diledikleri her şey var. İşte Allah, takva sahiplerini dipnot 1 böyle ödüllendirir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kendisini kötü ve zararlı şeylere karşı korumaya alan.

    Gültekin Onan

    Adn cennetleri; ona girerler, onun altından ırmaklar akar, içinde onların her diledikleri şey vardır. İşte Tanrı, takva sahiplerini böyle ödüllendirir.

    Hasan Basri Çantay

    (O yurd) And cennetleridir ki altlarından ırmaklar akan bu (cennetlere) gireceklerdir onlar. Orada ne dilerlerse onların. İşte Allah, takvaya erenleri böyle mükafatlandırır.

    İbni Kesir

    Adn cennetlerine girerler. Onların altlarından ırmaklar akar. Orada diledikleri kendilerinindir. Ve işte Allah; müttakileri böyle mükafatlandırır.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İçinden nehirler akan Adn Cennetleri'ne gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır.

    Süleyman Ateş

    Altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler. Orada onlar için diledikleri her şey vardır. İşte Allah, korunanları böyle mükafatlandırır.

    Süleymaniye Vakfı

    (Orası) Adn cennetleridir dipnot 1 . Oraya gireceklerdir. O cennetlerin içlerinden ırmaklar akacak, orada arzu ettikleri her şey onların olacaktır dipnot 2 . Allah, yanlışlardan sakınmış olanları işte böyle ödüllendirecektir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ahiretteki Cennet, "Adn cennetleri" olarak nitelenir (Meryem 19/60-63). Bir diğer niteleme biçimi de "Firdevs"tir (Kehf 18/107-108, Müminun 23/1-11).
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlar kalıcı cennetlerdir (bahçelerdir). Bunlar oraya girerler. İçinden ırmaklar akar. Beğendikleri her şey orada onlar içindir. Allah, kendisinden çekinerek korunanların ödülünü işte böyle verir.

    Şaban Britch

    Adn Cennetleridir, girecekleri yer... Oranın alt tarafından ırmaklar akar, orada diledikleri şey onlarındır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükâfatlandırır.

    Şaban Piriş

    Adn Cennetleridir, girecekleri yer... Oranın alt tarafından ırmaklar akar, orada diledikleri şey onlarındır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükafatlandırır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Adn cennetleri... Girecekler içlerine. Altlarından ırmaklar akacak. Orada diledikleri şey kendilerinin olacak. Allah, korunup sakınanları işte böyle ödüllendirir.

  11. Nahl suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 32. ayet. ٱلَّذِينَ تَتَوَفَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ طَيِّبِينَ يَقُولُونَ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمُ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

    Mehmet Okuyan

    (Muttakîler), meleklerin "Size selam olsun! Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin!" diyerek tertemiz olarak canlarını aldığı kişilerdir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bunlar, meleklerin "Selam sizlere!.. Yapmış olduklarınızdan dolayı girin cennete!.." diyerek canlarını tertemizken aldığı kimseler olacak.

    Muhammed Esed

    Onlar ki, bir arınmışlık hali içindeyken melekler, "Size selam olsun, (hayattayken) yaptıklarınızdan ötürü girin cennete!" diyerek canlarını alırlar.

    Ahmed Hulusi

    Melekler, temiz inançlı oldukları halde vefat ettirdiği (bedenden ayırdığı) o kimselere: "Selamun aleyküm! Yaptıklarınızın getirisi olarak, girin cennete!" derler.

    Ali Bulaç

    Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin."

    Ali Özek ve heyeti

    (Onlar,) meleklerin, «Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin» diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir.

    Ali Rıza Safa

    Melekler, onların canlarını temiz kimseler olarak alırken, şöyle derler: "Size selam olsun; yaptıklarınıza karşılık, girin cennete!"

    Bayraktar Bayraklı

    Melekler, iyi insanlar olarak canlarını aldığı kimselere, "Size selam olsun! Yapmış olduğunuza karşılık cennete giriniz" derler.

    Edip Yüksel

    İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde, "Selam size olsun. Yaptıklarınızın karşılığı olarak bahçeye giriniz" derler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde, 'Selam size olsun. Yaptıklarınızın karşılığı olarak cennete giriniz,' derler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar ki, melekler, onların canlarını hoşça davranarak alırlar. "Selam size, girin cennete, çünkü çalışıyordunuz." derler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar ki Melekler onları hoş hoş kabzederler "selam, size girin, Cennete, çünkü çalışıyordunuz" derler

    Erhan Aktaş

    Melekler, onların dipnot 1 canlarını tayyib dipnot 2 şekilde alırlar. "Selam size. Yapmış olduğunuz iyi şeylere karşılık girin Cennete. dipnot 3 " derler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan, iyilik yapan, takva sahiplerinin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kolay, rahat, güzellikle, iyilikle.
    3. metne dön, dipnot 3
      16:29. ayette melekler, kötülük yapmak ve küfrü tercih etmekle kendilerine haksızlık yapanların canlarını alırlarken onların Cehennem'e gideceklerini, bu ayette de bunların aksine takva sahibi iyi kimselerin canlarını alırlarken onların da Cennet'e gideceklerini haber vermektedirler. Yüzlerce ayet kıyamet günü sorgunun yapılacağını, hesap görüleceğini, böylelikle kimin Cennet'e kimin Cehennem'e gideceğinin belirleneceğini söylemesine rağmen, meleklerin kötülerin canlarını alırken onlara "Cehennem'e girin." iyilerin canlarını alırken onlara da "Cennet'e girin." demeleri çelişki gibi görülebilir. Ancak "Hesap Günü" hesabımızın görülecek olması, bizim yaptıklarımızla neyi hak ettiğimizi, bizim tarafımızdan bilinmesinin alegorik (simgesel) anlatımıdır. Takva sahibi iyi kimselersek Cennet'e, kendisine yazık eden kötü kimselersek de Cehennem'e gideceğimiz gerçeğini zaten biliyoruz. Kur'an, zaten bize kimlerin Cennet'lik kimlerin Cehennem'lik olacağını yüzlerce ayette açıkça bildirmiyor mu? Biz de Kur'an'ın bildirmesinden hareketle kimlerin Cennet'lik kimlerin Cehennem'lik olacağını biliyoruz. Meleklerin Kur'an'a göre zaten "Cennetlik olanları" "Cennet'e girin." diye müjdelemesi malumu ilam etmekten başka bir şey değildir. Bu siz artık Cennet'te sayılırsınız demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Melekler, onların dipnot 1 canlarını tayyib dipnot 1 şekilde alırlar. "Selam size. Yapmış olduğunuz iyi şeylere karşılık girin Cennete. dipnot 3 " derler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi olan, iyilik yapan, takva sahiplerinin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kolay, rahat, güzellikle, iyilikle.
    3. metne dön, dipnot 3
      16:29'da Melekler, kötülük yapmak ve küfrü tercih etmekle kendilerine haksızlık yapanların canlarını alırlarken onların Cehennem'e gideceklerini, bu ayette de bunların aksine takva sahibi iyi kimselerin canlarını alırlarken onların da Cennet'e gideceklerini haber vermektedirler. Yüzlerce ayet Kıyamet Günü sorgunun yapılacağını, hesap görüleceğini, böylelikle kimin Cennet'e kimin Cehennem'e gideceğinin belirleneceğini söylemesine rağmen meleklerin kötülerin canlarını alırken onlara cehenneme girin, iyilerin canlarını alırken onlara da Cennete girin demeleri çelişki gibi görülebilir. Ancak "Hesap Günü" hesabımızın görülecek olması, bizim yaptıklarımızla neyi hak ettiğimizi, bizim tarafımızdan bilinmesinin alegorik anlatımıdır. Takva sahibi iyi kimselersek Cennet'e, Kendisine yazık eden kötü kimselersek de Cehennem'e gideceğimiz gerçeğini zaten biliyoruz. Kur'an, zaten bize kimlerin Cennet'lik kimlerin Cehennem'lik olacağını yüzlerce ayette açıkça bildirmiyor mu? Biz de, Kur'an'ın bildirmesinden hareketle kimlerin Cennet'lik kimlerin Cehennem'lik olacağını biliyoruz. Meleklerin Kur'an'a göre zaten "Cennetlik olanları" Cennet'e girin diye müjdelemesi malumu ilam etmekten başka bir şey değildir. Bu siz artık Cennet'te sayılırsınız demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Melekler, onların canlarını en iyi şekilde alırlar. "Selam size. Yapmış olduğunuz iyi şeylere karşılık girin Cennete." derler.

    Gültekin Onan

    Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin."

    Hasan Basri Çantay

    Ki bunlar meleklerin pak ve asude olarak canlarını alacakları kimselerdir. "Selam (ve selamet) size. İşlemekde olduğunuz (iyi hareketlerin, amellerin) karşılığı olmak üzere girin cennete" derler.

    İbni Kesir

    Onlar; meleklerin, güzel güzel canlarını alacakları kimselerdir. Selam size, yaptıklarınıza karşılık haydi girin cennete, derler.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Melekler, tertemiz ve hoş olarak canlarını aldığı o kimselere: “Selam olsun size! Yaptığınız amelleriniz sebebiyle girin Cennet'e!” derler.

    Süleyman Ateş

    Melekler, iyi insanlar olarak canlarını aldığı kimselere de: "Selam size, yaptıklarınıza karşılık cennete girin!" derler.

    Süleymaniye Vakfı

    Onlar, meleklerin, iyi durumda iken vefat ettireceği kimselerdir. Onlara şöyle derler: "Selam size /artık güvendesiniz! Yapmış olduklarınıza karşılık cennete girin dipnot 1 !"

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Melekler, iyi durumdayken vefat ettirdikleri kişilere; "Esenlik ve güvenlik sizedir (Selamun aleykum)" derler, "Yapmış olduğunuz şeylerin karşılığı olarak girin cennete dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, kabrin iyiler için cennet bahçelerinden bir bahçe olacağını gösterir. Benzer ayet Yasin 36/26

    Şaban Britch

    Melekler, arınıp temizlenmiş kimselerin canlarını alırken: Selam size! Yaptığınız amelleriniz sebebiyle girin Cennet'e! derler.

    Şaban Piriş

    Melekler, arınmış kimselerin canlarını alırken: -Selam size! Yaptıklarınızın karşılığı olarak girin cennete! derler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Melekler, canlarını temiz insanlar olarak aldıklarına şöyle derler: "Selam size, yapıp ettiklerinize karşılık olarak girin cennete."

  12. Nahl suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 33. ayet. هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    Diyanet İşleri

    (O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    (Kâfirler) ille de kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin (azap) emrinin gelmesini mi bekliyorlar! dipnot 1 Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık etmedi fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:210; En‘âm 6:158.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Al-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:118; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.

    Mustafa İslamoğlu

    Şu berikiler başka değil, sadece meleklerin ya da Rablerinin (helak) emrinin kendilerine gelmesini bekliyorlar, öyle mi? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara zulmeden Allah değildi; aksine onlar kendi kendilerine zulmetmiş oldular.

    Muhammed Esed

    (Hakkı inkar edenler) yalnızca meleklerin kendilerine görünmesini ya da Allah'ın nihai yargısının gerçekleşmesini mi bekliyorlar? Onlardan önce gelip geçen (günahkar) toplumlar da böyle yaptı; ve (helak edildikleri zaman) onlara zulmeden Allah değildi; tersine onlar kendi kendilerine zulmettiler:

    Ahmed Hulusi

    (Onlar iman etmek için) ille meleklerin gelmesini (fiziki ölüm) yahut Rabbinin hükmünün (bir azabın) gelmesini mi bekliyorlar?. . Onlardan öncekiler de işte böyle yapmıştı! Allah onlara zulmetmedi; onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

    Ali Bulaç

    (Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

    Ali Özek ve heyeti

    (Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin (Kıyamet günü) emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Ali Rıza Safa

    Meleklerin, kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? Yoksa Efendinin buyruğunun gelmesini mi? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah, onlara haksızlık etmedi. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

    Bayraktar Bayraklı

    İlle kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin buyruğunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

    Edip Yüksel

    Kendilerine meleklerin gelmesini yahut Efendinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Kendilerinden öncekiler de aynı şekilde davranmışlardı. Onlara ALLAH zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Kendilerinden öncekiler de aynı şekilde davranmışlardı. Onlara ALLAH zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O kafirler, sadece kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin emrinin gelmesini beklerler, onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O kafirler başka değil ancak kendilerine o meleklerin gelmesine veya Rabbının emri gelmesine bakarlar, onlardan evvelkiler de böyle yaptılar ve onlara Allah zulmetmedi ve lakin kendileri nefislerine zulmediyorlardı

    Erhan Aktaş

    Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rabb'inin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendilerine haksızlık yapmışlardı.

    Gültekin Onan

    (Küfre sapanlar) Kendilerine meleklerin gelmesinden veya rabbinin buyruğunun gelmesinden başka bir şey mi gözlüyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Tanrı onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

    Hasan Basri Çantay

    (Kafirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden, yahud Rabbinin emri (erişib) çatmasından başka bir şey mi beklerler? (Buna hakları var mı?) Onlardan evvelkiler de böyle yapdı (idi). Onlara Allah zulm etmedi. Fakat kendi kendilerine zulm etdiler onlar.

    İbni Kesir

    Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbının emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Süleyman Ateş

    (İnkar edenler) İlle kendilerine meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin (azab) emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de öyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunlar ne bekliyorlar? Meleklerin gelmesini veya Rablerinin (Sahiplerinin) emrinin gelmesini mi? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara karşı bir yanlış yapmadı ama onlar yanlışı kendilerine yapıyorlardı.

    Şaban Britch

    Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbinin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara Allah zulmetmedi. Onlar, kendi kendilerine zulmettiler.

    Şaban Piriş

    Onlar, kendilerine meleklerin veya Rabbinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Onlara Allah zulmetmedi. Onlar, kendi kendilerine zulmettiler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Allah'ın emrinin gelmesini mi? Onlardan öncekiler de aynen böyle yapmışlardı. Allah onlara zulüm etmemişti. Tam aksine, onlar kendi kendilerine zulüm ediyorlardı.

  13. Nahl suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 34. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    Diyanet İşleri

    Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda yaptıklarının kötülükleri onlara ulaşmış ve alay etmiş oldukları şey onları çepeçevre kuşatmış (olacak)tır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette insanlara isabet eden kötülükler onların yaptıklarının karşılığı olarak belirtilmekte, aynı şekilde alay ettikleri şeyin kendilerini kuşatmasında da alaycılık "sebep", kuşatılmak ise "sonuç" olarak verilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    En sonunda yaptıkları kötülüklerin hedefi haline geldiler: alay edip durdukları şey tarafından çepeçevre kuşatıldılar.

    Muhammed Esed

    Öyle ki, işledikleri kötülükler kendi başlarına yıkılmış, alay edip durdukları şey onları çepeçevre kuşatmıştı.

    Ahmed Hulusi

    Bu yüzden yaptıklarının getirisi olan kötülükler kendilerine isabet etti ve kendisiyle alay edip durdukları şey kendilerini çepeçevre kuşattı.

    Ali Bulaç

    Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey, kendilerini sarıp kuşatıverdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, yaptıkları kötülükler başlarına yıkıldı. Ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

    Bayraktar Bayraklı

    Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey, onları kuşattı.

    Edip Yüksel

    Yaptıkları kötülükler onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onun için yaptıklarının fenalıkları başlarına musibet oldu ve alay ettikleri şey kendilerini sarıverdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onun için amellerinin fenalıkları başlarına musibet oldu ve istihza ettikleri şey kendilerini sarıverdi

    Erhan Aktaş

    Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

    Gültekin Onan

    Böylece işledikleri kötülükleri kendilerine isabet etti ve alaya aldıkları şey kendilerini sarıp kuşatıverdi.

    Hasan Basri Çantay

    Onun için yapdıklarının cezası onları çarpmış, istihza edegeldikleri (hakıykat) çepçevre kendilerini kuşatıvermişdir.

    İbni Kesir

    Bunun için işledikleri kötülüklere uğradılar ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

    Mehmet Alagaş

    (28-34) Kendilerine zulmedenler / kendilerine zalimler , melekler onları vefat ettirirken teslim olduk , bizler kötülük yapanlar değildik diye cevap verirler , bilakis Allah kesinlikle onların yaptıkları şeyleri bilmektedir (Kimi kandırıyorsunuz?) Cehennemin kapılarından ora ya kalıcı olarak girin , kibirlenenlerin / mütekebbirler in yerleşim yeri ne kötü dür. Sakınanlara denilir ki rabbiniz ne indirdi? derler ki hayır indirdi, bu dünyada güzellik yapanlar için, güzellik vardır, ahiret yurdu ise daha hayırlıdır, sakınanların yurdu ise ne güzeldir, altlarından ırmaklar akan adn cennetlerine girerler, orada neyi isterlerse onlara o vardır , Allah sakınanları / muttakileri böyle karşılıklandırır , Melekler hoş kimselerin canlarını alırlarken derler ki; selam size / teslimiyet üzerinize olsun, yaptıklarınızdan ötürü cennete girin , m eleklerin yahut Rabbinizin bir emrinin sizi almasını mı bekliyorsunuz? Onlardan öncekilerde böyle yaptı , Allah onlara zulmetmedi ve lakin onlar kendilerine zulmediyorlardı , yaptıkları nedeniyle onlara kötülük isabet et ti, alay ediyor oldukları şeyler de onları kuşattı.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.

    Süleyman Ateş

    Nihayet yaptıklarının kötülükleri onlara ulaştı ve alay ettikleri şey onları kuşattı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yaptıkları işlerin kötü tarafları onlara gelip çattı da hafife aldıkları o şey başlarına geldi.

    Şaban Britch

    Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

    Şaban Piriş

    Onlara, yaptıklarının kötülüğü dokundu ve onları alay ettikleri şey, çepeçevre kuşattı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonunda, yapıp ettiklerinin kötülükleri başlarına musibet olmuş, alay edip durdukları şey kendilerini sarıvermişti.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.