68. sure

Kalem Suresi القلم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7 karşılaştır — Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin
  2. Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16 karşılaştır — Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi
  3. Bahçe sahipleri kıssası 17–33 karşılaştır — Bahçe sahipleri kıssası
  4. Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41 karşılaştır — Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?"
  5. Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47 karşılaştır — Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet
  6. Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52 karşılaştır — Sabret, balık sahibi gibi olma

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kaleme yemin: sen deli değilsin, yüce ahlak üzeresin 1–7

  1. Kalem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 1. ayet. نٓ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ

    nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.

    Muhammed Esed

    Nun. Düşün kalemi ve (onunla) yazdıklarını!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 1. ayet

  2. Kalem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 2. ayet. مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ

    mâ ente bini`meti rabbike bimecnûn.

    Muhammed Esed

    Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 2. ayet

  3. Kalem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 3. ayet. وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ

    veinne leke leecran gayra memnûn.

    Muhammed Esed

    Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 3. ayet

  4. Kalem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 4. ayet. وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

    veinneke le`alâ ḫulüḳin `ażîm.

    Muhammed Esed

    çünkü sen, üstün bir hayat tarzına sahipsin;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 4. ayet

  5. Kalem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 5. ayet. فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ

    fesetübṣiru veyübṣirûn.

    Muhammed Esed

    ve (bir gün) sen de göreceksin, onlar, (şimdi seni küçümseyenler) de görecekler,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 5. ayet

  6. Kalem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 6. ayet. بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ

    bieyyikümü-lmeftûn.

    Muhammed Esed

    hanginiz(in) akıldan yoksun olduğunu.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 6. ayet

  7. Kalem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 7. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlih. vehüve a`lemü bilmühtedîn.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, yalnız senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını bilir ve yalnız O'dur, kimin doğru yolda olduğunu bilen.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 7. ayet

Yalanlayanlara boyun eğme; kınanan kişi 8–16

  1. Kalem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 8. ayet. فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    felâ tüṭi`i-lmükeẕẕibîn.

    Muhammed Esed

    O halde, hakikati yalanlayanlar(ın arzu ve özlemlerin)e uyma!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 8. ayet

  2. Kalem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 9. ayet. وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

    veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

    Muhammed Esed

    Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 9. ayet

  3. Kalem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 10. ayet. وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ

    velâ tüṭi` külle ḥallâfim mehîn.

    Muhammed Esed

    Ayrıca, yemin edip duran alçağa uyma,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 10. ayet

  4. Kalem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 11. ayet. هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ

    hemmâzim meşşâim binemîm.

    Muhammed Esed

    (yahut) iğrenç dedikodular yapan iftiracıya,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 11. ayet

  5. Kalem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 12. ayet. مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

    mennâ`il lilḫayri mü`tedin eŝîm.

    Muhammed Esed

    (yahut) iyiliğe mani olana, (yahut) günahkar zorbaya,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 12. ayet

  6. Kalem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 13. ayet. عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ

    `utüllim ba`de ẕâlike zenîm.

    Muhammed Esed

    (yahut) ihtiraslarına esir olmuş zalime ve bütün bunların ötesinde (hemcinslerine) hiçbir faydası dokunmayana.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 13. ayet

  7. Kalem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 14. ayet. أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ

    en kâne ẕâ mâliv vebenîn.

    Muhammed Esed

    Onun mal mülk ve çocuk sahibi olmasından mıdır

    Ayet detayı — Kalem suresi, 14. ayet

  8. Kalem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 15. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    iẕâ tütlâ `aleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-l'evvelîn.

    Muhammed Esed

    ki ne zaman mesajlarımız böyle birine iletildiyse, "Bunlar eski zaman hikayeleri!" demişti?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 15. ayet

  9. Kalem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 16. ayet. سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ

    senesimühû `ale-lḫurṭûm.

    Muhammed Esed

    (Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 16. ayet

Bahçe sahipleri kıssası 17–33

  1. Kalem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 17. ayet. إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ

    innâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.

    Muhammed Esed

    Ve Biz o (günahkar)ları (sadece) sınayacağız, tıpkı ağaçtaki meyveleri ertesi gün kesinlikle toplayacağına yemin eden bazı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 17. ayet

  2. Kalem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 18. ayet. وَلَا يَسْتَثْنُونَ

    velâ yesteŝnûn.

    Muhammed Esed

    ve onlar (Allah'ın iradesi ile ilgili) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 18. ayet

  3. Kalem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 19. ayet. فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ

    feṭâfe `aleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

    Muhammed Esed

    bunun üzerine, onlar uykudayken Rabbinden (gelen) bir salgın o (bahçeyi) sarmıştı,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 19. ayet

  4. Kalem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 20. ayet. فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ

    feaṣbeḥat keṣṣarîm.

    Muhammed Esed

    ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 20. ayet

  5. Kalem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 21. ayet. فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ

    fetenâdev muṣbiḥîn.

    Muhammed Esed

    Sabah erken kalktıklarında birbirlerine seslendiler:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 21. ayet

  6. Kalem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 22. ayet. أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ

    eni-gdû `alâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

    Muhammed Esed

    "Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 22. ayet

  7. Kalem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 23. ayet. فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ

    fenṭaleḳû vehüm yeteḫâfetûn.

    Muhammed Esed

    Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 23. ayet

  8. Kalem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 24. ayet. أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ

    el lâ yedḫulennehe-lyevme `aleyküm miskîn.

    Muhammed Esed

    "Bugün hiçbir yoksul, bahçeye girip (siz habersizken) yanınıza (sokulmayacak)!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 24. ayet

  9. Kalem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 25. ayet. وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ

    vegadev `alâ ḥardin ḳâdirîn.

    Muhammed Esed

    ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 25. ayet

  10. Kalem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 26. ayet. فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ

    felemmâ raevhâ ḳâlû innâ leḍâllûn.

    Muhammed Esed

    Ama bahçeye bakıp onu (tanınmaz halde) görünce: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!" diye bağırdılar;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 26. ayet

  11. Kalem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 27. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Muhammed Esed

    (ve sonra da) "Hayır, galiba elimizden çıkmış!" (dediler).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 27. ayet

  12. Kalem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 28. ayet. قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

    ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.

    Muhammed Esed

    Aralarındaki en akl-ı selim sahibi olanı, "Ben size, Allah'ın sınırsız şanını yüceltmelisiniz demedim mi?" diye sordu.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 28. ayet

  13. Kalem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

    Muhammed Esed

    Onlar: "Rabbimizin şanı yücedir! Doğrusu biz zulüm işliyorduk!" diye cevap verdiler;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 29. ayet

  14. Kalem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 30. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetelâvemûn.

    Muhammed Esed

    ve sonra dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 30. ayet

  15. Kalem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 31. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ

    ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.

    Muhammed Esed

    (Sonunda) "Yazıklar olsun bize!" dediler, "Gerçekten biz küstahça davranmıştık!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 31. ayet

  16. Kalem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 32. ayet. عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ

    `asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.

    Muhammed Esed

    (Ama) belki Rabbimiz yerine daha iyisini bize bağışlayacak. Biz de ümitle O'na yöneleceğiz!"

    Ayet detayı — Kalem suresi, 32. ayet

  17. Kalem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.

    Muhammed Esed

    İşte (bazı insanları bu dünyada denemek için verdiğimiz) azap böyledir ama öteki dünyada (günahkarların uğrayacağı) azap daha şiddetli olacak; keşke bunu bilselerdi!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 33. ayet

Sakınanların cenneti; "nasıl hüküm veriyorsunuz?" 34–41

  1. Kalem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 34. ayet. إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    inne lilmütteḳîne `inde rabbihim cennâti-nne`îm.

    Muhammed Esed

    Çünkü, (yalnız) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanları Rableri katında mutluluk bahçeleri beklemektedir:

    Ayet detayı — Kalem suresi, 34. ayet

  2. Kalem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 35. ayet. أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ

    efenec`alü-lmüslimîne kelmücrimîn.

    Muhammed Esed

    yoksa, Bize teslim olanlara suçlular ile aynı şekilde mi davranalım?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 35. ayet

  3. Kalem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 36. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Muhammed Esed

    Sizin neyiniz var? (Haklı ile haksız arasındaki) yargınızı neye dayandırıyorsunuz?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 36. ayet

  4. Kalem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 37. ayet. أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ

    em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa dönüp baktığınız (özel) bir kitabınız mı var,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 37. ayet

  5. Kalem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 38. ayet. إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ

    inne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.

    Muhammed Esed

    içinde istediğiniz her şeyi bulabileceğiniz (bir kitap)?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 38. ayet

  6. Kalem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 39. ayet. أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

    em leküm eymânün `aleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa vereceğiniz her hükmün sizin (meşru hakkınız) olacağına dair Kıyamet Günü'ne kadar Bizi bağlayan sağlam bir vaad mi aldınız?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 39. ayet

  7. Kalem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 40. ayet. سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ

    selhüm eyyühüm biẕâlike za`îm.

    Muhammed Esed

    Onlara sor hangisi bunu yüklenecek!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 40. ayet

  8. Kalem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 41. ayet. أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ

    em lehüm şürakâ'. felye'tû bişürakâihim in kânû ṣâdiḳîn.

    Muhammed Esed

    Yoksa görüşlerini destekleyen bilge kişiler mi var? Peki, iddialarında samimi iseler kendilerini destekleyenleri göstersinler,

    Ayet detayı — Kalem suresi, 41. ayet

Baldırların açılacağı gün ve verilen mühlet 42–47

  1. Kalem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 42. ayet. يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ

    yevme yükşefü `an sâḳiv veyüd`avne ile-ssücûdi felâ yesteṭî`ûn.

    Muhammed Esed

    insan bedeninin bir kemik yığınından ibaret hale getirileceği gün ve onların, (şimdi hakikati inkar edenlerin, Allah'ın huzurunda) secde etmeye çağrılacakları ama onu yapmaya güçlerinin yetmeyeceği gün.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 42. ayet

  2. Kalem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 43. ayet. خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ

    ḫâşi`aten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. veḳad kânû yüd`avne ile-ssücûdi vehüm sâlimûn.

    Muhammed Esed

    (işte o Gün) gözleri zilletin ağırlığıyla ürkekleşip durgunlaşacaktır; çünkü hayatta iken (Allah'ın huzurunda) secde etmeye çağrılmaları (boşa gitmişti).

    Ayet detayı — Kalem suresi, 43. ayet

  3. Kalem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 44. ayet. فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ

    feẕernî vemey yükeẕẕibü bihâẕe-lḥadîŝ. senestedricühüm min ḥayŝü lâ ya`lemûn.

    Muhammed Esed

    O halde bu haberi yalanlayanları Bana bırak. Onları, ne olup bittiğini fark etmeyecekleri şekilde, yavaş yavaş alçaltacağız;

    Ayet detayı — Kalem suresi, 44. ayet

  4. Kalem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 45. ayet. وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ

    veümlî lehüm. inne keydî metîn.

    Muhammed Esed

    çünkü onlara bir süre belli bir üstünlük versem de Benim ince planım son derece sağlamdır!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 45. ayet

  5. Kalem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 46. ayet. أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ

    em tes'elühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa, (ey Peygamber,) onlardan bir karşılık isteyeceğinden ve böylece (seni dinledikleri için) borç yükü altında kalacaklar(ından mı korkuyorlar)?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 46. ayet

  6. Kalem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 47. ayet. أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

    em `indehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

    Muhammed Esed

    Yoksa, (bütün varoluşun) gizli gerçekliği(nin) kendi kavrayış alanları içinde (olduğunu), böylece (zamanla) onu yazabilecekler(ini) mi (zannediyorlar)?

    Ayet detayı — Kalem suresi, 47. ayet

Sabret, balık sahibi gibi olma 48–52

  1. Kalem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 48. ayet. فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ

    faṣbir liḥukmi rabbike velâ tekün keṣâḥibi-lḥût. iẕ nâdâ vehüve mekżûm.

    Muhammed Esed

    Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabırla katlan ve öfkeye kapılıp da sonra (ızdırap içinde) haykıran büyük balık sahibi gibi olma!

    Ayet detayı — Kalem suresi, 48. ayet

  2. Kalem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 49. ayet. لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

    levlâ en tedârakehû ni`metüm mir rabbihî lenübiẕe bil`arâi vehüve meẕmûm.

    Muhammed Esed

    (Ve hatırla:) o'na Rabbinin rahmeti ulaşmamış olsaydı mutlaka aşağılanmış bir şekilde ıssız bir sahile atılmış olurdu

    Ayet detayı — Kalem suresi, 49. ayet

  3. Kalem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 50. ayet. فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    fectebâhü rabbühû fece`alehû mine-ṣṣâliḥîn.

    Muhammed Esed

    ama (bilindiği gibi,) Rabbi o'nu alıp dürüst ve erdemliler arasına koydu.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 50. ayet

  4. Kalem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 51. ayet. وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ

    veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semi`ü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

    Muhammed Esed

    Bu nedenle, hakikati inkara şartlanmış olanlar bu uyarı ve öğüdü her duyduklarında gözleriyle seni öldürecek gibi olsalar ve "(Muhammed mi?) o kesinlikle bir delidir!" deseler bile, (sabırlı ol.)

    Ayet detayı — Kalem suresi, 51. ayet

  5. Kalem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Kalem suresi, 52. ayet. وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ

    vemâ hüve illâ ẕikrul lil`âlemîn.

    Muhammed Esed

    (Sabırlı ol!) Çünkü bu, (Allah'tan) bütün insanlığa yönelik bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir.

    Ayet detayı — Kalem suresi, 52. ayet