Erhan Aktaş
Ey örtüye bürünmüş olan. dipnot 1
Erhan Aktaş — dipnotlar
- metne dön, dipnot 1 Bu bir benzetmedir: "İçine kapanıp toplumdan soyutlanan, yılgınlık gösteren" gibi anlamlara gelmektedir.
74. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Müddessir suresi, 1. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
yâ eyyühe-lmüddeŝŝir.
Ey örtüye bürünmüş olan. dipnot 1
Müddessir suresi, 2. ayet. قُمْ فَأَنذِرْ
ḳum feenẕir.
Kalk ve uyarmaya başla.
Müddessir suresi, 3. ayet. وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
verabbeke fekebbir.
Rabb'ini tekbir dipnot 1 et!
Müddessir suresi, 4. ayet. وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
veŝiyâbeke feṭahhir.
Ve örtünü hemen temizle. dipnot 1
Müddessir suresi, 5. ayet. وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
verrucze fehcür.
Kirlilikten kaçın. dipnot 1
Müddessir suresi, 6. ayet. وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
velâ temnün testekŝir.
Karşılık bekleyerek iyilik yapma. dipnot 1
Müddessir suresi, 7. ayet. وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
velirabbike faṣbir.
Rabb'in için sabret. dipnot 1
Müddessir suresi, 8. ayet. فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
feiẕâ nüḳira fi-nnâḳûr.
Nakur'a dipnot 1 üflendiği zaman.
Müddessir suresi, 9. ayet. فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
feẕâlike yevmeiẕiy yevmün `asîr.
İşte O Gün, dipnot 1 çok zorlu bir gündür;
Müddessir suresi, 10. ayet. عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
`ale-lkâfirîne gayru yesîr.
Kafirler için kolay olmayan.
Müddessir suresi, 11. ayet. ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
ẕernî vemen ḫalaḳtü veḥîdâ.
Tek olarak yarattığım kişiyi Bana bırak. dipnot 1
Müddessir suresi, 12. ayet. وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا
vece`altü lehû mâlem memdûdâ.
Ona hesapsız mal verdim;
Müddessir suresi, 13. ayet. وَبَنِينَ شُهُودًا
vebenîne şühûdâ.
Ve her zaman yanında olan evlatlar.
Müddessir suresi, 14. ayet. وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا
vemehhettü lehû temhîdâ.
Ona, geniş imkanlar sağladım.
Müddessir suresi, 15. ayet. ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
ŝümme yaṭme`u en ezîd.
Sonra hırsla daha da artırmamı ister.
Müddessir suresi, 16. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَٰتِنَا عَنِيدًا
kellâ. innehû kâne liâyâtinâ `anîdâ.
Hayır, asla! O Biz'im ayetlerimize karşı inat etti.
Müddessir suresi, 17. ayet. سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
seürhiḳuhû ṣa`ûdâ.
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Müddessir suresi, 18. ayet. إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
innehû fekkera veḳaddera.
Düşündü ve karar verdi.
Müddessir suresi, 19. ayet. فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
feḳutile keyfe ḳaddera.
O mahvoldu, nasıl bir karar verdi! dipnot 1
Müddessir suresi, 20. ayet. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.
Yine o mahvoldu. Nasıl bir karar verdi! dipnot 1
Müddessir suresi, 21. ayet. ثُمَّ نَظَرَ
ŝümme neżara.
Sonra baktı!
Müddessir suresi, 22. ayet. ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
ŝümme `abese vebesera.
Sonra kaşlarını çatıp surat astı!
Müddessir suresi, 23. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
ŝümme edbera vestekbera.
Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!
Müddessir suresi, 24. ayet. فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
feḳâle in hâẕâ illâ siḥruy yü'ŝer.
"Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.
Müddessir suresi, 25. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
in hâẕâ illâ ḳavlü-lbeşer.
"Bu, olsa olsa ancak bir beşer sözüdür!"
Müddessir suresi, 26. ayet. سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
seuṣlîhi seḳara.
Onu Sakar'a sokacağım.
Müddessir suresi, 27. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
vemâ edrâke mâ seḳar.
Sakar'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?
Müddessir suresi, 28. ayet. لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
lâ tübḳî velâ teẕer.
O bırakmaz ve terk etmez!
Müddessir suresi, 29. ayet. لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ
levvâḥatül lilbeşer.
Beşeri yakıp kavurucudur!
Müddessir suresi, 30. ayet. عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
`aleyhâ tis`ate `aşer.
Onun üzerinedir on dokuz!
Müddessir suresi, 31. ayet. وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
vemâ ce`alnâ aṣḥâbe-nnâri illâ melâikeh. vemâ ce`alnâ `iddetehüm illâ fitnetel lilleẕîne keferû liyesteyḳine-lleẕîne ûtü-lkitâbe veyezdâde-lleẕîne âmenû îmânev velâ yertâbe-lleẕîne ûtü-lkitâbe velmü'minûne veliyeḳûle-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velkâfirûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. keẕâlike yüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vemâ ya`lemü cünûde rabbike illâ hû. vemâ hiye illâ ẕikrâ lilbeşer.
Cehennem ashabını dipnot 1 meleklerden dipnot 2 başkasını yapmadık. Onların sayılarını, Kafirler için bir fitneden dipnot 3 başka bir şey yapmadık. Kendilerine kitap verilenler; kesin olarak bilsinler, İman Edenler'in imanları artsın. Kendilerine kitap verilmiş iman sahipleri kuşku duymasınlar. Kalplerinde hastalık olanlarla, dipnot 4 Kafirler de desinler ki: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor şimdi?" İşte böyle, Allah, hak edeni dipnot 5 dalalette bırakır, hak edeni dipnot 5 doğru yolu gösterir. Rabb'inin ordularını, dipnot 6 kendisinden başkası bilmez. Bu, beşer için zikirden dipnot 7 başka bir şey değildir.
Müddessir suresi, 32. ayet. كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
kellâ velḳamer.
Hayır! Anlayan kim? Ay'a ant olsun;
Müddessir suresi, 33. ayet. وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
velleyli iẕ edbera.
Ve dönüp gelen geceye;
Müddessir suresi, 34. ayet. وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
veṣṣubḥi iẕâ esfera.
Ve aydınlatan sabaha.
Müddessir suresi, 35. ayet. إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
innehâ leiḥde-lküber.
Kuşkusuz o en büyüklerden biridir.
Müddessir suresi, 36. ayet. نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ
neẕîral lilbeşer.
Beşer dipnot 1 için uyarıcıdır;
Müddessir suresi, 37. ayet. لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
limen şâe minküm ey yeteḳaddeme ev yeteeḫḫar.
Sizden, öne geçmek isteyen için de geride kalmak isteyen için de. dipnot 1
Müddessir suresi, 38. ayet. كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
küllü nefsim bimâ kesebet rahîneh.
Herkes kazancının karşılığında bir rehinedir.
Müddessir suresi, 39. ayet. إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ
illâ aṣḥâbe-lyemîn.
Ancak "Ashabı Yemin dipnot 1 " hariç.
Müddessir suresi, 40. ayet. فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ
fî cennâtin. yetesâelûn.
Cennetler içinde soracaklar;
Müddessir suresi, 41. ayet. عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
`ani-lmücrimîn.
Suçlulara,
Müddessir suresi, 42. ayet. مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
mâ selekeküm fî seḳara.
Sizi Sakar'a dipnot 1 sürükleyen nedir?
Müddessir suresi, 43. ayet. قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
ḳâlû lem nekü mine-lmüṣallîn.
"Musallin dipnot 1 " den olmadık." dediler.
Müddessir suresi, 44. ayet. وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
velem nekü nuṭ`imü-lmiskîn.
"Miskine yediren değildik."
Müddessir suresi, 45. ayet. وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
vekünnâ neḫûḍu me`a-lḫâiḍîn.
"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."
Müddessir suresi, 46. ayet. وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
vekünnâ nükeẕẕibü biyevmi-ddîn.
"Din Günü'nü dipnot 1 yalanlardık."
Müddessir suresi, 47. ayet. حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
ḥattâ etâne-lyeḳîn.
"Bize yakin dipnot 1 gelene kadar."
Müddessir suresi, 48. ayet. فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
femâ tenfe`uhüm şefâ`atü-şşâfi`în.
Artık şefaatçilerin dipnot 1 şefaati dipnot 2 onlara yarar sağlamaz.
Müddessir suresi, 49. ayet. فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
femâ lehüm `ani-tteẕkirati mü`riḍîn.
Onlara ne oluyor ki zikirden dipnot 1 yüz çeviriyorlar.
Müddessir suresi, 50. ayet. كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
keennehüm ḥumürum müstenfirah.
Sanki ürkmüş yabani eşekler gibidirler;
Müddessir suresi, 51. ayet. فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
ferrat min ḳasverah.
Aslandan kaçan.
Müddessir suresi, 52. ayet. بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
bel yürîdü küllü-mriim minhüm ey yü'tâ ṣuḥufem müneşşerah.
Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.
Müddessir suresi, 53. ayet. كَلَّا بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ
kellâ. bel lâ yeḫâfûne-l'âḫirah.
Hayır! Doğrusu onlar ahiretten korkmuyorlar.
Müddessir suresi, 54. ayet. كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ
kellâ innehû teẕkirah.
Hayır! Kuşkusuz, o bir öğüttür.
Müddessir suresi, 55. ayet. فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Dileyen ondan öğüt alır.
Müddessir suresi, 56. ayet. وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
vemâ yeẕkürûne illâ ey yeşâe-llâh. hüve ehlü-ttaḳvâ veehlü-lmagfirah.
Allah dilemedikçe dipnot 1 onlar öğüt almazlar. O, takvaya ehildir dipnot 2 ve bağışlamaya ehildir.